
Mudurnu ve Göynük, Bolu'nun İki Sakin Kasabası
Bolu'nun güneybatısında, ormanlı dağların arasına sıkışmış iki küçük kasaba, Mudurnu ve Göynük, ilin en iyi korunmuş geleneksel dokusunu taşır.
Kültür-sanat rehberleri, etkinlik önerileri ve şehirden hikayeler.

Bolu'nun güneybatısında, ormanlı dağların arasına sıkışmış iki küçük kasaba, Mudurnu ve Göynük, ilin en iyi korunmuş geleneksel dokusunu taşır.

Bolu'nun kuzeyinde, ormanlı tepelerin arasında küçük bir ilçe olan Mengen, Türkiye'de adı neredeyse bir meslekle eş anlamlı hale gelmiş ender yerlerden biridir.

Zonguldak'a hangi yoldan girerseniz girin, kentin size ilk söylediği şey yaşının genç olduğudur.

Manisa'ya yaz sonunda gelen biri, Gediz ovasında kilometrelerce uzanan asma sıralarının arasından geçer. Ağustos ortasından eylül başına kadar bağlarda hasat, köy kenarlarındaki düzlüklerde de serilmiş üzümler görülür.

Her bahar Manisa'da gökyüzünden renkli kağıtlara sarılı küçük parçalar yağar. Kalabalık başını yukarı kaldırır, eller havaya uzanır, yere düşmeden yakalanan her parça bir sevinç çığlığıyla karşılanır.

Isparta'ya mayıs sonunda gelen biri kenti gözünden önce burnuyla tanır. Ovadaki bahçelerde açan pembe güller, sabahın erken saatlerinde toplanıp gün ısınmadan damıtılır ve kentin üzerine o tanıdık koku çöker.

Isparta denince akla iki şey gelir, gül ve halı. Gül kentin baharını kokusuyla doldurur, halı ise yılın geri kalanında evlerin, atölyelerin ve pazarların ritmini belirlemiştir.

Antakya'yı mozaikleri olmadan anlatmak eksik kalır. Kentte ve çevresindeki villalarda bulunan taban mozaikleri bugün dünyanın en geniş mozaik koleksiyonlarından birini oluşturuyor.

Hatay'a gelen gezgin şehri çoğu zaman önce sofrasından tanır.

Elazığ'ı tanımak için sofrasına oturmak yeterli bir başlangıçtır. Elazığ mutfağı, Elazığ İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün kaydına göre yüz elliyi aşkın yemek çeşidiyle zengin ve köklü bir Anadolu mutfağıdır.

Harput'un platosunda akşam olunca il merkezinin ışıkları ovaya yayılır ve eski şehrin sessizliği başlar. Bu sessizlik, yüzyıllar boyunca bir müzik geleneğinin büyüdüğü yerdir.

Diyarbakır'a ilk kez gelen biri şehrin rengini hemen fark eder. Surlar, burçlar, han avluları, konak cepheleri ve sokak taşları koyu gri ile siyah arasında bir tonda birleşir. Bu rengin adı bazalttır.

Diyarbakır'a gelen gezgin şehri önce surlarıyla, sonra sofrasıyla tanır. Tescil kayıtlarına bakınca bu kentin mutfağının yalnızca karın doyurmak olmadığını, kuşaklar boyunca aktarılan bir bilgi olduğunu görürsünüz.

Tekirdağ sofrası çoğu okurun aklında etle kurulur. Oysa ilin tatlı tarafı da en az köftesi kadar belirgindir ve bu tarafın ana malzemesi şaşırtıcı biçimde peynirdir.

Tekirdağ'a gelen birinin ilk sorusu çoğu zaman aynıdır: köfte nerede yenir? Soru haklıdır, çünkü bu kentin adı bir yemeğin adıyla neredeyse eş anlamlı hale gelmiştir.

Samsun'u bir liman kenti, bir sanayi ve ticaret merkezi olarak tanıyanlar bu ilin toprağının Karadeniz kıyısının en çok kazılmış topraklarından biri olduğunu çoğu zaman bilmez.

Samsun'a deniz yoluyla da, karadan da gelseniz ilk karşılaştığınız şey bir fırın kokusudur.

Mersin ile Tarsus'un kalabalık mahallelerinde iki yeşil tepe yükselir. Üzerlerinde çam ağaçları, patikalar ve teraslar vardır, ilk bakışta sıradan birer park gibi görünürler.

Mersin'e ilk kez gelen biri şehri çoğu zaman bir dürümle tanır. Tantuni bu kentin adıyla birlikte anılır, ama Mersin sofrası tek bir yemekten çok daha geniştir.

Anadolu'nun yazılı tarihi bir tüccar mahallesinde başlar.

Kayseri'yi tanımanın en kestirme yolu sofrasından geçer. Kent, Erciyes'in eteğinde, eski kervan yollarının kesiştiği bir ovada kurulmuştur ve mutfağı bu iki gerçeğin izini taşır.

Gaziantep'in tarihi çarşılarında yürürken kulağınıza önce çekiç sesi gelir. Kale eteğindeki hanlar bölgesinde bakırcılar hala tezgah başındadır.

Gaziantep'e gelen gezginin ilk sorusu çoğu zaman nerede ne yenileceğidir. Bu soru şehirde bir merak olmaktan öte, kentin kimliğine açılan bir kapıdır.

Türkiye'de beyaz peynir denince akla gelen ilk adlardan biri Ezine'dir. Bu ad bir ilçenin adıdır, ama aynı zamanda yasayla korunan bir üretim tarifidir.