Bazalt Taşın Kenti Diyarbakır
Diyarbakır'a ilk kez gelen biri şehrin rengini hemen fark eder. Surlar, burçlar, han avluları, konak cepheleri ve sokak taşları koyu gri ile siyah arasında bir tonda birleşir. Bu rengin adı bazalttır.
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Diyarbakır'a ilk kez gelen biri şehrin rengini hemen fark eder. Surlar, burçlar, han avluları, konak cepheleri ve sokak taşları koyu gri ile siyah arasında bir tonda birleşir. Bu rengin adı bazalttır. Dicle Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nden Emine Ekinci Dağtekin'in 2018'de yayımlanan çalışması, bazaltın kentin tümüne hakim olduğunu, surlardan dar sokaklara, anıtsal yapılardan avlulu evlere kadar geleneksel dokunun bu taştan kurulduğunu yazar. Bu yazı bu taşın nereden geldiğini, nasıl işlendiğini ve bugün şehirde onu nerede, nasıl okuyabileceğinizi anlatıyor.
Karacadağ'ın armağanı
Diyarbakır'ın taşı uzaktan getirilmemiştir; kent zaten onun üzerinde durur. Dağtekin'in aktardığı kaynaklara göre kentin güneybatısındaki Karacadağ'ın bazalt lavları yaklaşık 80 metre kalınlığında ve geniş bir alana yayılır. Yaklaşık 11 milyon yıl önce püskürmeye başlayan Karacadağ volkanitleri Dicle'ye yaklaştıkça düz bir plato oluşturmuş ve Diyarbakır bu platonun üzerine kurulmuştur. Aynı çalışma, surların altında Dicle'ye bakan sarp yamaçta bazaltın soğuma çatlaklarının görülebildiğini ve sur için kesilen taşların en kısa mesafeden taşındığını belirtir.
Karacadağ'ın volkanik kökeni yalnız yapılarda değil, toprakta da kendini gösterir. TÜRKPATENT'in Karacadağ Pirinci tescil belgesi, havzanın topraklarının volkanik püskürtülerden oluştuğunu ve yüzeyin irili ufaklı taşlarla kaplı olduğunu yazar. Yani aynı dağ hem kentin duvarını hem de çevresindeki tarlanın toprağını belirlemiştir.
Bazaltın özellikleri
Dağtekin'in derlediği malzeme bilgisine göre Diyarbakır bazaltı koyu gri ve siyah renklerde, su emmeyen, dona, darbelere ve sürtünmeye karşı çok dayanıklı bir taştır. Taş gözenekli ve gözeneksiz olmak üzere iki yapıda bulunur. Dicle Üniversitesi'nden Gülin Payaslı Oğuz ve Fatma Meral Halifeoğlu'nun 2017 tarihli çalışması, ustaların bu iki türe dişi ve erkek dediğini aktarır. Gözenekli dişi taş daha kolay işlenir, gözeneksiz erkek taş ise daha zor işlenir ama daha sağlamdır.
Bu fark taşın nerede kullanıldığını belirlemiştir. Aynı çalışmaya göre duvar, kemer, sütun ve sütun başlığı gibi taşıyıcı elemanlar gözeneksiz bazalttan yapılır; eyvan, oda ve avlu döşemelerinde ise gözenekli taş tercih edilir. Dağtekin de gözeneksiz taşın yazıt, kemer, cephe, söve, lento, eşik, havuz, pencere ve kapılarda, gözenekli taşın ise avlu döşemesinde kullanıldığını yazar. Bir avluya girdiğinizde ayağınızın altındaki taş ile kemerdeki taşın dokusunu karşılaştırmak bu ayrımı görmenin en kolay yoludur.
Kara Amid adı
Bazalt kentin adına bile geçmiştir. Dağtekin'in kaynaklarına göre bu siyah görünüm kente Kara Amid, Karakale ve Karahamid gibi adlar kazandırmıştır. Çalışma, kenti yüzyıllar boyunca ziyaret eden gezginlerin surları ve kara taşı övgüyle anlattığını aktarır. Bunlardan biri 1046'da kente gelen Nasır-ı Hüsrev'dir; gezgin kentin yekpare bir kaya üzerine kurulduğunu ve kara taştan bir kaleyle çevrili olduğunu yazmıştır. Evliya Çelebi de kalenin ve yapıların siyah, sert taşla yapıldığını ve kentin Kara Amid diye anıldığını kaydetmiştir.
Surlar, taşın en büyük eseri
Bazaltı en büyük ölçekte görebileceğiniz yer surlardır. Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün aktardığı bir restorasyon çalışmasına göre Diyarbakır Kalesi İçkale ve Dış Kale olarak iki bölümden oluşur ve surların inşasına ilişkin kaynaklar farklı tarihler verse de ortak olarak 4. yüzyıl ortasına işaret eder. Surların çevre uzunluğu yaklaşık 5.200 metredir, İçkale ile birlikte toplam uzunluk yaklaşık 5.800 metreye ulaşır. Dış surlar üzerinde 82, İçkale üzerinde 19 burç vardır.
Aynı kaynağa göre burçların ve duvarların yüksekliği yaklaşık 8 ile 22 metre arasında değişir, kalınlıkları ise 1,40 ile 5 metre arasındadır. En kalın burçlar kuzey ve batı taraftadır. Surların dört ana kapısı vardır; Dağ Kapı kuzeye, Urfa Kapı batıya, Mardin Kapı güneye, Yeni Kapı doğuya açılır. Dağtekin, surların tamamına yakınının bazalttan yapılmış olmasının UNESCO Dünya Mirası sürecinde belirleyici bir özellik olarak vurgulandığını yazar. Diyarbakır Valiliği'nin sayfasına göre Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri 2015'te UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girmiştir.
Taşın nasıl örüldüğü
Bazalt çok sert bir taştır ve işlemesi zordur. Dağtekin'in çalışması, Sur içindeki tarihi yapıların temelden dama kadar yığma teknikle yapıldığını ve taşın yontulma biçimine göre düzgün yonu, kaba yonu, sıralı ve sırasız moloz taş olarak üst üste şaşırtmalı biçimde konduğunu yazar. Taşlar çoğu zaman yüzeyleri düzleştirilip aralarında harç görünmeyecek kadar sıkı yanaştırılarak örülmüştür.
Bu işçiliği en net gösteren yapılardan biri Dicle Köprüsü'dür. Kültür Portalı'na göre On Gözlü Köprü olarak da bilinen yapı yaklaşık 180 metre uzunluğunda ve 7-8 metre genişliğindedir. Köprünün dolgusunda kireç harçlı moloz, kaplamasında ise şaşırtmalı teknikte uygulanmış, kısmen devşirme kesme bazalt taşlar kullanılmıştır. Güney cephesindeki kitabeye göre köprü 1064-65'te Mervanoğulları döneminde yaptırılmış, ancak araştırmacılar bu kitabenin bir onarım kitabesi olduğu ve yapının daha eski olduğu görüşündedir. Köprünün ayaklarına baktığınızda farklı boyutlardaki taşların birbirine nasıl kilitlendiğini görürsünüz.
Siyah ve beyaz
Diyarbakır'ın taş dokusu yalnız siyah değildir. Dağtekin'e göre kentin geç dönem yapılarında bazalt kireç taşıyla birlikte kullanılarak almaşık, yani sırayla değişen siyah beyaz cepheler oluşturulmuştur. Çalışma bu yapılar arasında Deliller Hanı ve Hasan Paşa Hanı'nı da sayar. Payaslı Oğuz ve Halifeoğlu da evlerde estetik kaygıyla bazaltın kalkerle almaşık örgüde kullanıldığını yazar.
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne göre Hasan Paşa Hanı, Ulu Cami'nin doğusunda yer alır ve 1573'te Vezirzade Hasan Paşa tarafından yaptırılmıştır. Han avlulu ve iki katlıdır, avlunun ortasında sütunlu ve kubbeli bir şadırvan bulunur. Aynı sayfa Deliller Hanı'nın 1527'de Hüsrev Paşa tarafından Mardin Kapı mevkiinde yaptırıldığını belirtir. Bu iki handa avluya girip kemerlerdeki taş şeritlere bakmak, siyah beyaz örgünün etkisini anlamanın en iyi yoludur.
Cas, taşın süsü
Bazaltın sertliği oyma süslemeyi zorlaştırdığı için Diyarbakır ustaları cepheye başka bir yolla zenginlik katmıştır. Payaslı Oğuz ve Halifeoğlu'nun çalışmasına göre duvar örgüsünde kireç esaslı, bazalt tozu, tuğla kırığı, saman ve tuz katılmış bir harç kullanılır. Derz etkisi vermek için ise kireç kaymağına yumurta akı katılarak hazırlanan ve cas adı verilen bir harç uygulanır. Cas ile yapılan bezemeler avlu cephelerini zenginleştirmiştir.
Kültür Portalı'ndaki envanter kaydı, Cemil Paşa Konağı'nın bütün dış duvarlarında cas bezemelerin, yer yer hayat ağacı ve lale motiflerinin bulunduğunu yazar. Koyu taşın üzerindeki açık renkli desenler, bazaltın ağırlığını bir anda hafifletir. Bir avluda durup duvarlara yakından baktığınızda bu desenlerin taş derzlerini nasıl çerçevelediğini görebilirsiniz.
Avlulu ev ve bazaltın gündelik hali
Bazalt yalnız anıtsal yapıların değil, evlerin de taşıdır. Payaslı Oğuz ve Halifeoğlu, Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu'nun tescil ettiği geleneksel ev sayısını 446 olarak verir. Bu evler dışa kapalı, içe dönük bir düzendedir. Dörtgen bir avlunun çevresinde odalar, eyvan, mutfak ve kiler yer alır; avlunun zemini genellikle gözenekli bazaltla kaplıdır ve ortada çoğu zaman bir havuz bulunur.
Aynı çalışmaya göre avlu çevresindeki mekanlar mevsime göre düzenlenmiştir. Sıcak yazlar nedeniyle kuzeydeki yazlık kanatta odalar yüksek tavanlı ve bol pencerelidir; bu kanat yüksek eyvanlarla evin en zengin cephesini oluşturur. Ana taşıyıcı duvarlar bazalttan örülür, üst örtü kavak kirişleri üzerine serilen toprak damla tamamlanır. Bazı evlerin bodrumunda yaz için düzenlenmiş, serdap adı verilen havuzlu odalar da vardır.
Bu düzeni bugün en iyi Cemil Paşa Konağı'nda görebilirsiniz. Kültür Portalı'ndaki envanter kaydına göre konak 1887'de kesme bazalt taştan inşa edilmiştir. Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi'nde 2022'de yayımlanan bir çalışma, konağın harem ve selamlık bölümlerinde toplam 42 oda bulunduğunu, iki ayrı avlusu olduğunu ve Diyarbakır konakları arasında harem ve selamlık bölümlerinin tam olarak günümüze ulaştığı tek yapı olduğunu yazar. Konak bugün kent müzesi olarak kullanılmaktadır; ziyaret koşullarını resmi kaynaklardan kontrol edin.
Taşta figürler
Bazaltın sertliğine rağmen evlerde taş figürlere de rastlanır. Bitlis Eren Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi'nde yayımlanan bir çalışma, şehirde incelenen 443 evin 14'ünde taş figür bulunduğunu tespit etmiştir. Bu figürler arasında insan başları, boğa ve kurt başları ile yürür halde tasvir edilmiş aslanlar vardır. Dicle Köprüsü'nün güney cephesindeki kitabenin bitiminde de başı cepheden işlenmiş bir aslan kabartması bulunur. Gezerken kapı üstlerine ve köşe taşlarına bakmayı unutmayın.
Taşı okumak için gezi önerisi
Bazalt kentini görmek için yarım gün yeterli bir başlangıçtır. Güne Dağ Kapı ya da Mardin Kapı çevresinde surların dibinde başlayın ve burçların farklı kalınlıktaki duvarlarına bakın. Ardından Sur içine girip Hasan Paşa Hanı'nın avlusunda siyah beyaz örgüyü inceleyin. Cemil Paşa Konağı'nda avlu düzenini, cas bezemeleri ve gözenekli döşeme taşlarını görün. Günü Mardin Kapı'dan çıkıp Dicle Köprüsü'ne inerek bitirin; akşam ışığında bazaltın rengi daha sıcak görünür. Taşlar yaz öğlenlerinde çok ısınır, bu yüzden sıcak aylarda sabahı ve akşamüstünü seçin. Müze ve konakların açık olduğu gün ve saatleri resmi sitelerinden kontrol etmeyi unutmayın.
Kaynaklar
- Emine Ekinci Dağtekin, Coğrafi İşaret Olarak Diyarbakır Bazalt Taşı ve Tescili, Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, 2018, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/455625
- Gülin Payaslı Oğuz, Fatma Meral Halifeoğlu, Geleneksel Diyarbakır Evlerinde Yapım Tekniği ve Malzemede Koruma Sorunları, Dicle Üniversitesi, 2017, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/432169
- Nursen Işık, Geçmişin İzlerinin Diyarbakır Konaklarına Yansıması, Cemilpaşa Konağı Örneği, Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, 2022, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1928307
- Geleneksel Diyarbakır Evlerinde Taş Figürler, Bitlis Eren Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, https://dergipark.org.tr/tr/pub/bitlissos/article/724622
- Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Surlar, https://diyarbakir.ktb.gov.tr/TR-56899/surlar.html
- Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Hanlar, Kervansaraylar, https://diyarbakir.ktb.gov.tr/TR-56902/hanlar-kervansaraylar.html
- Kültür Portalı, Dicle Köprüsü, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/diyarbakir/gezilecekyer/dcle-koprusu
- Kültür Portalı Kültür Envanteri, Cemil Paşa Konağı, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/diyarbakir/kulturenvanteri/cemil-pasa-konagi
- Diyarbakır Valiliği, Dünya Mirası, https://www.diyarbakir.gov.tr/dunyamirasi
- TÜRKPATENT, Karacadağ Pirinci tescil belgesi, https://ci.turkpatent.gov.tr/Files/GeographicalSigns/3db407fd-1244-403b-920f-57d7918bc017.pdf
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz
