Isparta Gülü ve Gülyağı
Isparta'ya mayıs sonunda gelen biri kenti gözünden önce burnuyla tanır. Ovadaki bahçelerde açan pembe güller, sabahın erken saatlerinde toplanıp gün ısınmadan damıtılır ve kentin üzerine o tanıdık koku çöker.
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Isparta'ya mayıs sonunda gelen biri kenti gözünden önce burnuyla tanır. Ovadaki bahçelerde açan pembe güller, sabahın erken saatlerinde toplanıp gün ısınmadan damıtılır ve kentin üzerine o tanıdık koku çöker. Isparta gülü bugün resmi kayıtlarda tescilli bir ürün, gülyağı da dünyanın parfüm sanayisinin aradığı bir hammaddedir. Bu yazı gülün Isparta'ya nasıl geldiğini, nasıl yetiştirilip işlendiğini ve bu mevsimi yaşamak isteyen birinin nereye bakabileceğini anlatıyor. Rehberimiz Isparta İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Isparta Valiliği'nin gül sayfaları, Türk Patent ve Marka Kurumu'nun tescil belgeleri ve TDV İslam Ansiklopedisi.
Yüz yıllık bir gelenek
Isparta İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün sayfası ilginç bir tespitle başlar. Kentte gülcülüğün binlerce yıla uzanan bir geçmişi yoktur, gelenek yüz elli yılı bile geçmez. Gül tarımı Isparta'da bilinmezken komşu Burdur ve Denizli'nin Çal yöresinde zaten yapılıyordu. Gülü Isparta'ya getiren kişi olarak Yalvaç'tan gelip kente yerleşen Gülcü İsmail Efendi anılır. Valilik sayfasına göre 1840'ta doğan İsmail Efendi ticaret hayatına dokumacılıkla başlamıştı.
Hikayenin ayrıntıları iki resmi sayfada küçük farklarla anlatılır, ama ana çizgi aynıdır. 1880'lerin sonunda İsmail Efendi, Denizli'nin Çal kazasında görev yapan ve Bulgaristan'ın Kızanlık yöresinden gelmiş bir tapu memurunun gülden yağ çıkarmayı bildiğini öğrendi ve onunla mektuplaştı. Otuz dönümlük bir bahçeye gül fidanı dikti ve damıtma için bir gülhane kurdu. Valilik sayfası, ilk denemelerde imbiklerden yalnızca gül suyu alındığını, yağın bir türlü ayrılmadığını yazar. Sonunda Kızanlıklı bir gülyağı ustasını yanına alan İsmail Efendi dördüncü ürün yılında yağı elde etti. Çevresindekiler de onun başarısını görünce gül dikmeye başladı. İsmail Efendi 1915 yılının mayısında, tam gül mevsiminde hayata veda etti.
TDV İslam Ansiklopedisi de 1890'dan itibaren kentte gül işleme sanayisinin kurulduğunu ve giderek kent ekonomisinde önemli bir yer edindiğini yazar. Ansiklopediye göre XIX. yüzyılın sonunda Avrupa mallarıyla sarsılan kent ekonomisi, gülcülük ve halıcılıkla yeniden canlandı.
Bahçeden fabrikaya
Valilik sayfası sonraki dönemi sayılarla izler. 1931'de toplanan gül miktarı dört yüz elli bin kilograma ulaştı ve güller köylülerin kendi imkanlarıyla işleniyordu. 1930'ların ortasında kentte bir gülyağı fabrikasının temeli atıldı ve 1936'da fabrika usulü üretim başladı. TDV İslam Ansiklopedisi gülyağcılığın 1948'de kooperatifleştiğini yazar. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve valilik, 1954'te dokuz kooperatifin birleşmesiyle gül üreticilerinin bir kooperatifler birliğinin kurulduğunu aktarır. Bu birlik zamanla İslamköy, Yakaören ve Kılıç gibi yerlerde yeni tesisler açtı.
Kentin adları da bu geçmişi taşır. TDV İslam Ansiklopedisi, Gülistan, Gülcü ve Gülevler gibi mahalle adlarının gül sanayisinin kent hayatındaki yerini gösterdiğini belirtir. Ansiklopediye göre gülyağı Isparta'nın dış satımında en önemli yeri tutar.
Dünyanın gülyağı
Isparta gülyağının dünyadaki payı resmi tanıtımlarda yüksek bir oranla anılır. GoTürkiye'nin Isparta sayfası, Isparta güllerinin dünya gülyağının yüzde altmışını sağladığını yazar. Valilik sayfası ise kentteki üreticilerin birlikte dünya gülyağının yaklaşık yüzde altmış beşini karşıladığını belirtir. İki kaynak farklı yıllara ve hesaplara dayanıyor olabilir, ama ikisi de aynı gerçeği söyler. Dünyada gülyağı denince akla gelen birkaç yerden biri Isparta'dır.
Isparta gülünün kimliği
Bitkinin adı Rosa damascena'dır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, bu türün Isparta gülü, pembe yağ gülü, yağ gülü ve Şam gülü adlarıyla da bilindiğini yazar. Pembe renkli, yarım katmerli, güçlü kokulu, dikenli ve kışa dayanıklı, boyu bir buçuk ile üç metre arasında değişen çok yıllık bir bitkidir. Müdürlüğe göre dünya standartlarına uygun gülyağı, deniz seviyesinden bin elli metre ve daha yüksekte yetişen güllerden elde edilir.
Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarında bu ürün ailesi üç ayrı menşe adıyla korunur. Isparta Gülü 83 numarayla 2006'da tescil edildi ve tescil ettiren Süleyman Demirel Üniversitesi'dir. Isparta Gülyağı 421 numarayla 2019'da, Isparta Gül Suyu 899 numarayla 2021'de tescil edildi. İkisinin de tescil ettireni Isparta Ticaret Borsası'dır. Gülyağı belgesi coğrafi sınırı yalnızca Isparta ile çizmez. Burdur'un Merkez ve Ağlasun ilçeleri, Afyonkarahisar'ın Dazkırı, Dinar ve Başmakçı ilçeleri ile Denizli ili de sınırın içindedir. Belgeye göre gül havadar ve bol ışıklı arazileri, ilkbaharda don ve kırağı görmeyen ve çiçeklenme zamanında çiğ düşen bir iklimi sever. Çiğ, yağ verimini artırır.
Toplamadan damıtmaya
Tescil belgeleri gül mevsimini ayrıntısıyla anlatır. Çiçeklenme alçak yerlerde mayısın ilk haftasının sonunda başlar, yükseldikçe gecikir ve yüksek bahçelerde temmuz başında biter. Yaklaşık kırk ile elli gün süren bu dönemde çiçekler her sabah, gün ışığıyla birlikte başlayıp öğleye doğru biten saatlerde elle tek tek koparılır. Toplanan çiçekler çuvallara konup bekletilmeden fabrikaya taşınır, çünkü belgeye göre hasattan hemen sonra damıtılmayan gül, yağ verimini ve kalitesini önemli ölçüde kaybeder.
Belgeler iki üretim yolunu tarif eder. Köylü tipi üretimde imbik denen basit bir kazana on beş kilogram taze çiçek ve kırk beş litre su konup kaynatılır. Bu ilk damıtmadan neredeyse hiç yağ çıkmaz. Üç ayrı damıtmadan toplanan sular imbikte yeniden damıtılır ve ancak o zaman yüzeyde ince bir tabaka halinde gülyağı ayrılır. Fabrika tipi üretimde ise genellikle üç bin litrelik kazanlar kullanılır, kazanların çoğu kalaylı bakırdandır. Belgeye göre bakır kazanda damıtılan yağın rengi yüksek kaliteyle ilişkilendirildiği için sektör bakırdan vazgeçmez. İlk damıtmadan çıkan yağa birinci yağ ya da çiçek yağı, kalan suyun yeniden damıtılmasıyla elde edilene ikinci yağ ya da su yağı denir. Belgeye göre üç ile dört ton taze çiçekten yaklaşık bir kilogram gülyağı elde edilir. Yağ, kumkuma ve muskal denen kaplarda dinlendirildikten sonra satışa sunulur.
Bu küçük miktarın neden bu kadar değerli olduğunu gülyağı belgesindeki analizler açıklar. Belgeye göre Isparta gülyağında dört yüzden fazla uçucu bileşen bulunmuştur. Kokunun omurgasını sitronellol, geraniol, nerol ve linalol gibi alkoller oluşturur. Taze yağ bazen yeşilimsi görünür, bir süre sonra açık sarıya döner. Belge ayrıca yağın yirmi derecenin altında kısmen, on altı derecenin altında ise tamamen katılaştığını not eder.
Gül suyu bu sürecin ikinci ürünüdür. Isparta Gül Suyu belgesi onu, gülyağı ayrıldıktan sonra kalan renksiz, berrak ya da çok hafif bulanık, hafif gül kokulu ve kendine özgü acımsı tadı olan aromatik su olarak tanımlar. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ayrıca taze çiçeklerden çözücüyle elde edilen ve krem kıvamında, koyu renkli bir katı gülyağı olan gül konkretinden de söz eder.
Gül mevsimini yaşamak
Gül mevsimi tescil belgelerine göre mayıs başından temmuz başına uzanır, en yoğun hali ise mayıs ve haziran aylarıdır. GoTürkiye'nin Isparta sayfası gül tarımının yoğun olduğu yerleri sayar. Gönen'in Güneykent beldesi, Keçiborlu'nun Senir beldesi, Eğirdir'e bağlı Kılıç, Ardıçlı, Gülköy ve Sorkuncak köyleri bunların başında gelir. Aynı sayfaya göre ziyaretçiler bu bahçelerde gül toplamaya katılabilir, geleneksel ve modern gülyağı üretimini yerinde izleyebilir ve gülden yapılan ürünleri satın alabilir.
Gül toplamayı görmek istiyorsanız sabah çok erken yola çıkın. Toplama gün ısınmadan yapılır ve öğleye doğru bahçeler sessizleşir. Hasat mevsimi her yıl havaya göre birkaç gün oynar, bu yüzden planınızı yapmadan önce yörenin resmi duyurularını takip edin. Bahçeler üreticilerin tarlalarıdır, izin almadan girmeyin ve dallara zarar vermeyin.
Gülün ardından lavanta
Mevsimi biraz uzatmak isteyenler için Keçiborlu bir ikinci renk sunar. GoTürkiye'ye göre ilçenin Kuyucak köyünde yetiştirilen lavanta son yıllarda adını duyurdu. Çiçeklenme haziranın ortasında başlayıp temmuz ortasına kadar sürer ve hasat ağustos ortasında başlar. Gül ile lavantayı aynı yolculukta görmek isteyenler için haziranın ikinci yarısı iyi bir dönemdir.
Kente götürülecek bir koku
Isparta'dan dönerken yanınıza alacağınız gül suyu ya da gülyağının tescilli olup olmadığını ambalajdan anlayabilirsiniz. Tescil belgelerine göre Isparta Gülyağı ve Isparta Gül Suyu ibareli logo ile menşe adı amblemi ürünün kendisinde ya da ambalajında yer alır. Gül suyu belgesi ayrıca bu logonun hologram etiket biçiminde uygulandığını söyler. Satın almadan önce bu işarete bakmak, gerçekten Isparta'nın gülünden yapılmış bir ürünü seçmenin en kolay yoludur.
Kaynaklar
- Isparta İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Türkiye'nin Gül Bahçesi, https://isparta.ktb.gov.tr/TR-372476/turkiye39nin-gul-bahcesi.html
- Isparta Valiliği, Isparta Gülü, https://www.isparta.gov.tr/isparta-gulu
- Türk Patent ve Marka Kurumu, Isparta Gülyağı tescil belgesi, https://ci.turkpatent.gov.tr/Files/GeographicalSigns/14619f0b-8e98-4f30-b7f7-4762140dda28.pdf
- Türk Patent ve Marka Kurumu, Isparta Gül Suyu tescil belgesi, https://ci.turkpatent.gov.tr/Files/GeographicalSigns/04e8ee79-5c2a-41c8-b405-08e6b81ae5ed.pdf
- Türk Patent ve Marka Kurumu, Isparta Gülü tescil belgesi, https://ci.turkpatent.gov.tr/Files/GeographicalSigns/7fa2787e-f49c-428b-b3b2-a9f1a597cacb.pdf
- Türk Patent ve Marka Kurumu, Isparta coğrafi işaretleri, https://ci.turkpatent.gov.tr/cografi-isaretler/liste?il=32
- TDV İslam Ansiklopedisi, Isparta, https://islamansiklopedisi.org.tr/isparta
- GoTürkiye, Discover Isparta Through Its Scents, https://goturkiye.com/isparta/smell
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz
