Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye

Mersin Sofrası, Tantuniden Kerebiçe

Mersin'e ilk kez gelen biri şehri çoğu zaman bir dürümle tanır. Tantuni bu kentin adıyla birlikte anılır, ama Mersin sofrası tek bir yemekten çok daha geniştir.

Radar TürkiyeRadar Türkiye4 Kasım 2026
Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Mersin Sofrası, Tantuniden Kerebiçe

Mersin'e ilk kez gelen biri şehri çoğu zaman bir dürümle tanır. Tantuni bu kentin adıyla birlikte anılır, ama Mersin sofrası tek bir yemekten çok daha geniştir. Tarsus'un humusu ve kebabı, Silifke'nin keçi sütünden yoğurdu, Anamur'un muzu, Mut'un kayısısı ve zeytinyağı, Bozyazı'nın çoban yiyeceği kavut bu sofranın parçalarıdır. Bu yazı Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün coğrafi işaretli ürünler listesini rehber alarak ilin mutfağını ilçe ilçe dolaşıyor. Sonunda bu lezzetleri yerinde ve mevsiminde tatmak isteyenler için birkaç öneri var.

Coğrafi işaret ne anlatır

Coğrafi işaret, bir ürünün adını yetiştiği ya da yapıldığı yerle birlikte koruma altına alan bir tescildir. Bir ürünün bu tescili alması için özelliklerinin o yörenin toprağından, ikliminden ya da orada kuşaktan kuşağa aktarılan ustalıktan geldiğinin belgelenmesi gerekir. Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün sayfasında ilde tescil edilmiş yirmi üç ürün tek tek sayılır ve her birinin tescil tarihi verilir. Listedeki en eski kayıtlar 2003 yılına aittir. Mersin Cezeryesi 15.01.2003 tarihinde, Anamur Muzu ise 09.07.2003 tarihinde tescillenmiştir. Listenin en yeni kayıtları ise 2024 yılından gelir, Gülnar Kuş Üzümü ile Anamur Batırığı bunlardandır. Liste okunduğunda ilin mutfağının iki büyük kaynaktan beslendiği görülür. Bir yanda Tarsus ve Mersin'in kent mutfağı vardır, öbür yanda Toros yaylaları ile batı kıyısının köy ve yörük gelenekleri.

Tantuni, kentin sokak lezzeti

Müdürlüğün sayfasında Mersin Tantunisi 21.03.2017 tarihiyle yer alır ve Mersin yöresine has bir et yemeği olarak tanımlanır. Tescil metnine göre ayırt edici özellik, dana etinin yağlı kaburga kısmının ve pamuk yağının kullanılmasıdır. Et önce damar ve zarlarından ayıklanıp kuşbaşı doğranır ve kısa süre haşlanır. Ardından geniş tantuni tepsisine serilir, pamuk yağı, kırmızı toz biber, sumak ve tuzla ateşin üzerinde karıştırılarak kızartılır. Pişen et tepsinin ortasından kenarına çekilir ve orada sıcak bekler. Tepsiye ara ara su serpilir, böylece tepsi yanmaz ve çıkan buhar eti sıcak tutar. Metin pamuk yağının seçilme nedenini de açıklar, bu yağ ateşte acı ve yanık bir koku vermez. Tantuni isteğe göre somun ya da lavaş denen açık ekmeğe sarılır, salatasının üzerine limon ya da turunç suyu sıkılır. Yanında turşu ve tere gibi yeşillikler, içecek olarak da ayran ya da şalgam verilir. Kültür Portalı'ndaki geleneksel mutfak sayfası da tantuniyi yörede en yaygın etli yiyeceklerden biri olarak anar. Portal dürümün iki ucunun birleştirilerek tutulmasını öğütler, bu küçük ayrıntı tezgah başında işe yarar.

Kerebiç ve beyaz köpük

Mersin'in tatlıları içinde en tuhaf görüneni kerebiçtir. İrmikli hamur bezelere ayrılır, el ile oyulur ve içi ceviz ya da Antep fıstığıyla doldurulur. Ardından odun fırınında pişirilir ve üzerine çöven kökünden elde edilen beyaz köpük konur. Müdürlüğün sayfası Mersin Kerebicini 11.04.2019 tarihli tescille verir. Aynı metne göre kerebiç ilk olarak 1940'lı yıllarda kentin merkez çarşısı çevresinde tatlıcılıkla uğraşan aileler tarafından yalnızca ramazan ayında ve bayramlarda yapılıp el arabalarında satılıyordu. Zamanla sevilmiş ve yılın on iki ayı üretilen bir tatlıya dönüşmüştür. Tescil metninin vurguladığı bir ayrıntı daha var, kerebicin hamurunda şeker kullanılmaz. Tatlılık sunumdan hemen önce üstü kaplanan köpükten gelir. Kültür Portalı'nın tarifi köpüğün yapılışını da anlatır. Çöven kökü bir gece suda bekletilir, uzun süre kaynatılır ve elde edilen su köpürene kadar çırpılır. Portal tarifinde köpüğün üzerine tarçın serpildiği de yazar.

Cezerye, havuçtan bir tatlı

Cezerye listenin en eski kaydıdır. Müdürlüğün tanımına göre ana maddesi sarı havuçtur. Havuç haşlanıp kıyılır, şeker, glikoz ve sitrik asitle marmelata dönüştürülür ve ısıl işlemden geçirilir. Bu aşamada çeşidine göre ceviz, fındık ya da Antep fıstığı eklenir. Dinlendirilen cezerye sonra kalıplanarak şekil alır. Sayfa cevizli, fındıklı ve fıstıklı çeşitlerin yanında bunların top biçiminde yapılan türlerini de sayar. Müdürlüğün listesinde bu tatlı, ilin coğrafi işaret alan ilk ürünü olarak öne çıkar.

Tarsus sofrası

Listenin neredeyse yarısı Tarsus'a aittir ve bu ilçe başlı başına bir mutfak durağıdır. Tarsus Humusu 01.11.2017 tarihinde tescillenmiştir. Müdürlüğün metnine göre ilçede humus yapımı 1920'lerde başlamıştır. Pişmiş nohut dövme bakır tas içinde tokmakla ezilir, tahin, limon, sarımsak ve baharat eklenir, üzerine kızdırılmış pul biberli yağ dökülür. İsteğe göre pastırma da eklenir ve yemek sıcak yenir. Tescil metni nohudun tokmakla ezilmesinden gelen pürüzlü dokuyu ürünün ayırt edici özelliği sayar. Humusta kullanılan tahin Çukurova'da hasat edilen yerli susamdan yapılır.

Tarsus Kebabı ile Tarsus Fındık Lahmacunu aynı gün, 17.09.2020 tarihinde tescillenmiştir. Kebap erkek koyun eti ve kuyruk yağının soğan, maydanoz ve kapya biberiyle zırhla çekilip yassı şişlere sarılmasıyla hazırlanır. Ardından meşe kömürünün korlu ve alevsiz ateşinde sürekli çevrilerek pişirilir. Fındık lahmacunu adını küçüklüğünden alır, hamuru en çok sekiz santimetre çapında el ile açılır. Harca ince kıyılmış kuru soğan katılır ve kuyruk yağı konmaz. Bu küçük lahmacunlar taş fırında pişirilir. Tarsus Şalgamı ise sofranın içeceğidir. Siyah havuç ve şalgam turpu dilimlenir, su ve tuzla kurulur ve bulgur unundan yapılan doğal mayayla mayalanır. Müdürlüğün metnine göre içine süs biberi atıldığında acılı şalgam elde edilir. Tarsus'un üzümü de listede yer alır. Tarsus Beyazı Üzüm, yani topacık, yörenin yerli üzümüdür ve pekmeze elverişlidir. Bu üzümün pekmezinden yapılan Tarsus Yayla Bandırması, ipe dizilmiş cevizlerin nişastayla pişirilmiş pekmeze batırılıp kurutulmasıyla hazırlanır. Tescil metni bu karışıma yörede palıza dendiğini yazar.

Yaylalar ve batı kıyısı

Mersin'in batısına doğru gidildikçe mutfak köy ve yörük geleneğine yaklaşır. Silifke Yoğurdu esas olarak kıl keçisinin sütünden yapılır. Müdürlüğün metnine göre süt odun ateşinde kaynatıldığı için yoğurda hafif bir tütsü aroması geçer. Mayalama toprak kaplarda ya da yörede çingil denen kaplarda yapılır ve yoğurt aynı kaplarda satılır. Bozyazı Kavutu keçiboynuzu, susam, yer fıstığı ve akdarının dövülmesiyle pişirilmeden hazırlanan bir yörük yiyeceğidir. Metne göre kavut eskiden uzun yolculuklarda, yayla göçlerinde ve çobanların yanında taşınırdı, bu yüzden yörede çoban helvası diye de anılır. İçine şeker eklenmez, tatlılığı yemişlerden gelir. Anamur Batırığı ise ince bulgur, yer fıstığı, susam, kuru domates ve salçayla yapılır. Bu batırıkta tahin kullanılmaz, onun yerine yer fıstığı ve susamdan bir macun hazırlanır. Yazın bir kısmı elle sıkılarak köfte yapılır, kalanına soğuk su eklenip sebzelerle birlikte yenir.

Meyve bahçeleri

Mersin'in ılık kıyısı ilin meyvelerine de yansır. Anamur Muzu ve Erdemli Muzu listede ayrı ayrı yer alır. Anamur muzunun hasadı Ekim ile Mart sonu arasında yoğunlaşır. Erdemli Lamas Limonunun hasadı kasım başında başlar ve şubata kadar sürer. Mut Kayısısı sofralık bir kayısıdır ve tescil metni onun kırmızı yanaklı, sert etli ve yola dayanıklı olduğunu öne çıkarır. Mut Zeytinyağının metninde ilçede yaşı 1300 olarak tespit edilip anıt ağaç olarak tescil edilen bir zeytin ağacından da söz edilir. Göksu kıyısındaki Gezende Eriği erkenci bir yeşil eriktir. Gülnar Kuş Üzümü ise ilçenin birkaç mahallesinde yetişen küçük taneli, çekirdeksiz, kurutmalık siyah bir üzümdür. Silifke Çileği Göksu Deltası'nın alüvyonlu topraklarında yetişir.

Mevsimine göre bir takvim

Bu listeyi bir gezi planına çevirmek kolaydır. Tescil metinlerine göre Erdemli limonunun hasadı kasımdan şubata, Anamur muzunun hasadı ise ekimden mart sonuna uzanır, yani kış kıyı bahçelerinin mevsimidir. Gezende eriği, ağaçları erken ilkbaharda uyandığı için erken hasat edilen bir eriktir. Kerebiç ise müdürlüğün metnine göre artık yılın on iki ayı üretilir. Şalgam yazın serinletici, kışın ısıtıcı bir içecek olarak anılır. Yayla bandırması tescil metnine göre iplere asılı olarak serin ve kuru bir yerde altı ay saklanabilir, bu yüzden eve götürmek için uygundur.

Pratik notlar

Tantuniyi yerinde, tepsinin başında yemek bu yemeğin asıl deneyimidir. Etin tepsinin kenarında beklediğini ve ekmeğin buharla yumuşatıldığını kendi gözünüzle görürsünüz. Tarsus'a giden biri humusu, kebabı ve fındık lahmacununu aynı gün tadabilir. Silifke yoğurdunu ve batı kıyısının ürünlerini görmek için Silifke ile Anamur arasındaki kıyı yolunda bir ya da iki gün ayırmak gerekir. Coğrafi işaretli ürün satın alırken ambalajdaki tescil bilgisine bakmak, ürünün gerçekten o yöreden geldiğini anlamanın en kolay yoludur. Hangi ürünlerin tescil altında olduğunu ve tanımlarını Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün sayfasından kontrol edebilirsiniz.

Kaynaklar

Yorumlar

0/1000

İlk yorumu sen yaz