
Ovanın Kenarından Kervan Yoluna, Kaya Kentten Obruk Gölüne
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Bu rota Konya'yı merkezindeki anıtlardan değil, kenarlarından okur. Bir gün boyunca ovanın güneybatısındaki volkanik kayalardan kentin kuzeybatısındaki dar vadiye, oradan da Aksaray'a giden eski kervan yolunun üzerindeki iki Selçuklu hanına uzanırsınız. Dört durağın ortak ipliği yoldur: Kilistra antik çağın Kral Yolu üzerinde kurulmuştu, Sille İstanbul ile Kudüs arasındaki eski güzergahın konaklama noktalarından biriydi, Zazadin ve Obruk hanları ise 13. yüzyılda kervanların Konya'dan Kapadokya'ya ilerlediği hattın üzerinde duruyordu.
İlk durak Meram'a bağlı Gökyurt'taki Kilistra'dır. Kentin yaklaşık elli kilometre güneybatısındaki bu yerleşimde insanlar milattan önceki yüzyıllardan beri yaşadı, Bizans döneminde ise yumuşak volkanik tüfe oyulmuş konutlar, sarnıçlar ve gözetleme noktaları beş ayrı kayalık kümesine yayıldı. Sabahın yumuşak ışığında kaya yüzleri en okunaklı halindedir; bu yüzden gün buradan başlar.
İkinci durak, kente dönüp kuzeybatıya doğru yaklaşık sekiz kilometre gidince varılan Sille'dir. Derin bir vadinin iki yamacına kurulmuş taş evler, dere boyunca dizilen köprüler, restore edilmiş bir Osmanlı hamamı ve vadinin yukarısındaki baraj gölü, 2001'de kentsel sit ilan edilen bu yerleşimin dokusunu oluşturur. Öğle molası için en uygun yer de burasıdır.
Öğleden sonra kentin doğusundan Aksaray yoluna çıkılır. Yaklaşık yirmi iki kilometre sonra, Tömek yakınında, vezir Sadeddin Köpek'in 1235 ile 1237 arasında yaptırdığı Zazadin Hanı karşınıza çıkar. Devşirme taşlarla örülmüş duvarları, iki renkli taç kapısı ve kubbeli kapalı bölümüyle Selçuklu kervansaray planını eksiksiz gösteren yapılardan biridir. Son durak aynı yolun devamında, Karatay sınırları içindeki Obruk mahallesinde, bölgenin en büyük çöküntü gölü olan Kızören Obruğu ile hemen kıyısındaki Obruk Hanı'dır. Günü burada, obruğun kenarında ovaya batan güneşi izleyerek bitirebilirsiniz.
Sıra coğrafyaya ve ışığa göre kuruldu: güneybatıdan kuzeydoğuya ilerlenir ve en açık manzaralı durak akşam saatlerine kalır. Toplam sürüş uzundur ve Kilistra ile Kızören arasında kentin içinden geçmek gerekir; yakıtınızı kentte tamamlayın. Kilistra'nın kayalık alanında ve Kızören'in uçurum kenarında sağlam, kaymayan ayakkabı şarttır; obruğun kenarındaki korkuluksuz noktalara yaklaşmayın. Yanınıza su ve şapka alın, çünkü Sille dışındaki üç durakta gölge çok azdır. Hanların ve kazı alanlarının ziyaret koşulları zaman zaman değişebildiği için gitmeden önce güncel durumu Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile işleten belediyelerin sitelerinden kontrol edin.
Süre: tam gün. En iyi zaman: İlkbahar ve sonbaharda, sabah erken yola çıkarak; bozkırın yaz öğleden sonrası gölgesizdir, kışın ise Kilistra'nın toprak yolları ve Sille'nin taş sokakları buzlanabilir.. Ulaşım: Sille'ye Konya merkezinden belediye otobüsü ve minibüsle gidilir; Kilistra, Zazadin Hanı ve Kızören Obruğu kırsalda dağınık durduğu için rotanın bütünü ancak araçla tamamlanır. Kızören dönüşü Aksaray yolundan kente yaklaşık yetmiş beş kilometrelik bir sürüştür.
Kaynaklar
- Kültür Portalı, Kilistra (Lystra), https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/konya/gezilecekyer/kilistra-lystra
- NTV (AA), Kilistra Antik Kenti ziyaretçilerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor, https://www.ntv.com.tr/yasam/kilistra-antik-kenti-ziyaretcilerini-tarihi-bir-yolculuga-cikariyor-konya-gezilecek-yerler-YrL1QykVvEScHeS_msO9kg
- CNN Türk, Konya'nın peribacaları; Kilistra Antik Kenti, https://cnnturk.com/turkiye/konyanin-peribacalari-kilistra-antik-kenti-1004430
- Kültür Portalı, Sille, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/konya/gezilecekyer/sille
- Konya Valiliği, Sille, https://konya.gov.tr/sille
- NTV (AA), Konya'da 5000 yıllık tarihi Sille köyü, https://www.ntv.com.tr/yasam/konyada-5000-yillik-tarihi-sille-koyu-konya-gezilecek-yerler-FEDN2CMeNE-9nhVgy3nwjw
- Konya Valiliği, Zazadin Hanı, https://konya.gov.tr/zazadin-hani
- TRT Haber (AA), Selçuklu'nun Konya'daki en büyük kervansarayı Zazadin Hanı, https://www.trthaber.com/haber/kultur-sanat/selcuklunun-konyadaki-en-buyuk-kervansarayi-zazadin-hani-437183.html
- Timeturk (AA), Zazadin Hanı ihtişamıyla konuklarını bekliyor, https://www.timeturk.com/kultur/zazadin-hani-ihtisamiyla-konuklarini-bekliyor/haber-1005291
- Showcaves, Kızören Gölü, https://www.showcaves.com/english/tr/karst/KizorenGolu.html
- Ramsar Sites Information Service, Kizören Obrouk, https://rsis.ramsar.org/ris/1620
- Timeturk (AA), Obruk gölü manzaralı 800 yıllık han ziyarete açılıyor, https://www.timeturk.com/gezi/obruk-golu-manzarali-800-yillik-han-ziyarete-aciliyor/haber-1745941
- Memurlar.net (AA), Obruk Han görenler hayran kalıyor, https://www.memurlar.net/haber/731396/obruk-hani-gorenler-hayran-kaliyor.html
- Vikipedi, Kilistra maddesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Kilistra
- Vikipedi, Sille maddesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Sille
- Vikipedi, Sille Barajı maddesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Sille_Barajı
- Vikipedi, Zazadin Hanı maddesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Zazadin_Hanı
- Vikipedi, Kızören Gölü maddesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Kızören_Gölü
- Wikipedia, Kızören Sinkhole, https://en.wikipedia.org/wiki/Kızören_Sinkhole
Rota Durakları

Kilistra Antik Kenti (Gökyurt)
Kilistra'ya Konya'dan iki yoldan ulaşılır ve hangisini seçeceğiniz günün akışını belirler. Kültür Portalı'na göre ilk yol Hatunsaray'a giden otuz dört kilometrelik asfalttan sonra güneydoğuya ayrılan on beş kilometrelik Gökyurt yoludur. İkinci yol Konya-Antalya devlet yolunun otuz altıncı kilometresinde, Kayalı ayrımından sola dönen yaklaşık dokuz kilometrelik bağlantıdır. Bu rotada dönüşte Sille'ye geçeceğiniz için gidişte Hatunsaray yolunu, dönüşte Antalya yolunu kullanmak hem çeşitlilik hem de zaman kazandırır. Hatunsaray yönünden gelirseniz alana, taş döşemeleri hala yerinde duran eski Kral Yolu'nu izleyerek girersiniz. Arabayı bırakınca birkaç dakikanızı bu taş döşemenin üzerinde yürüyerek geçirin, çünkü yerleşimin neden burada kurulduğunu en iyi o yol anlatır. Kültür Portalı'na göre bölgede bulunan seramikler buranın tarihinin Geç Tunç Çağı'na kadar indiğini gösterir. Kilistra'nın kayaları on bir ile üç milyon yıl önce oluşmuş volkanik tüflerdir ve kolay oyulabildikleri için seçilmiştir. Gezintiye ana kaya kümesinin önündeki düzlükten başlayın ve kaya yüzlerine önce uzaktan bakın. Dışarıdan doğal bir kayalık gibi görünen bu kütlelerin içi geniş odalar halinde oyulmuştur; Bakanlık kaynakları kentin kurulmasında gizliliğin esas alındığını yazar. Pencere sandığınız küçük delikleri dikkatle izleyin, ışık ve hava içeri bu mazgal ve baca açıklıklarıyla kamufle edilerek alınmıştır. Yerleşim Erken Bizans döneminde beş ayrı kaya mevkisine yayılmıştır, bu yüzden tek bir noktada kalmayıp patikalar boyunca kümeden kümeye geçin. Konutların yanında sarnıç, işlik, atölye, çeşme ve mezar gibi gündelik yaşamın izlerini arayın. Büyük su sarnıcı, kurak bir bozkırda suyun ne kadar değerli olduğunu gösteren en etkileyici yapıdır. Yüksek kayalardaki gözetleme kuleleri ve sığınaklar ise yerleşimin aynı zamanda bir karakol işlevi gördüğünü anlatır. Kayalardan birine oyulmuş haç planlı şapel alanın en çok bilinen oyma yapısıdır; ona bir mimari oyma örneği olarak bakıp geçebilirsiniz. Kaya odalara girerken başınızı eğin, eşikler alçak ve zeminler düzensizdir. Bazı oyukların bugün hala Gökyurt halkı tarafından yiyecek deposu olarak kullanıldığını unutmayın ve kapısı kapalı bir odaya girmeyin. Geçmiş yıllarda bazı ziyaretçilerin duvarlara sprey boyayla yazı yazması tepki çekmişti; tüf kolay aşınan bir taştır, duvarlara dokunmamak ve hiçbir iz bırakmamak gerekir. Fotoğraf için en iyi açı ana kümenin karşısındaki açıklıktan, kaya yüzlerini bütün olarak alan geniş kadrajdır. Sabah güneşi doğudan vurduğu için oyukların gölgeleri derinleşir ve kaya dokusu öğlene göre çok daha belirgin görünür. Alanda gölge çok az olduğu için suyunuzu araçta bırakmayın. Bölge Türklerin egemenliğine 11. yüzyıldan sonra geçmiş, 1466'da Osmanlı topraklarına katılmıştır; kaya odalarında dolaşırken bu uzun yerleşim zincirini aklınızda tutun. Turunuzu bitirdiğinizde Kayalı ayrımı üzerinden Antalya yoluna çıkın ve Konya'ya dönerek kentin kuzeybatısındaki Sille'ye yönelin.
Kaynak: Kültür Portalı, Kilistra (Lystra); NTV (AA), Kilistra Antik Kenti; CNN Türk, Konya'nın peribacaları Kilistra; Vikipedi, Kilistra.

Sille
Sille kent merkezine yaklaşık yedi kilometre uzaklıktadır ve buraya belediye otobüsü, minibüs ya da araçla kolayca gelinir. Kilistra'dan dönüşte kenti kuzeybatıya doğru geçerken vadinin ağzına yaklaştığınızı yolun birden daralmasından anlarsınız. Arabayı yerleşimin girişinde bırakıp Sille'yi yürüyerek gezmek en doğrusudur, çünkü buranın değeri tek bir yapıda değil, sokakların ve yamaçların bütününde yatar. Yerleşim, Sille Çayı'nın kuzeyden güneye akarak ikiye böldüğü derin ve dar bir vadinin iki yakasına kurulmuştur. Vadinin tabanı denizden yaklaşık bin yüz on beş metre yüksektir ve çevresini Küçük Gevele ile Büyük Gevele tepeleri sarar. Yerleşimin adının kökeni tartışmalıdır; bir görüş onu Yunan mitolojisindeki Silen'e, bir başkası su perileri anlamına gelen Sylla'ya bağlar. İlk iş olarak dere boyunca yürüyün ve iki yamacı karşılıklı izleyin; evlerin kayaya ve birbirine nasıl yaslandığını en iyi buradan görürsünüz. Dere üzerindeki eski köprüler iki yakayı birbirine bağlar ve vadinin fotoğrafı için en iyi duruş noktalarını verir. Evlerin duvarlarındaki taşa yakından bakın; yörede çıkan volkanik ve andezit özellikli Sille taşı yüksek ısıya dayanıklı olduğu için fırın yapımında, yapı taşı olarak da Konya'nın pek çok eski binasında kullanılmıştır. Vikipedi'ye göre bir zamanlar yirmi yedi ocakta çıkarılan bu taşın üretimi bugün yalnızca birkaç ocakla sürmektedir. Çarşının içinde 1884'te yapılan Hacı Ali Ağa Hamamı'nı arayın; kadınlar ve erkekler bölümü, su deposu ve Osmanlıca kitabesiyle büyük ölçüde yıkılmışken restore edilmiştir. Hamamdan sonra yamaçlara tırmanan dar sokaklara girin ve yörenin tarihi atmosferini yaşatan geleneksel Sille evlerinin cephelerini izleyin. Güney yamaçtaki tepelere oyulmuş yaklaşık kırk mağara, Kültür Portalı'nın Sille'nin en önemli tarihi varlıkları arasında saydığı kaya oyma yapılardır; onları dere kenarından bakarak sayabilirsiniz. Sille, 1920'lere kadar farklı toplulukların bir arada yaşadığı çok kültürlü bir yerleşimdi ve 1924 nüfus mübadelesinden sonra dokusu değişti; sokaklarda dolaşırken bu uzun ortak yaşamın iz bıraktığı bir yerde olduğunuzu unutmayın. Kaynaklara göre Cumhuriyet öncesinde nüfusu on sekiz bine ulaşan Sille, 1907 kayıtlarında on üç mahalleden oluşuyordu. Bugün Sille, Selçuklu ilçesine bağlı Subaşı ve Ak adlı iki mahalle olarak yönetilir. 2001'de kentsel sit ilan edilmesi, bugün gördüğünüz bütünlüğün korunmasını sağlamıştır. Sille aynı zamanda bir el sanatları yeridir; çömlekçilik, mumculuk ve cehri bitkisinden elde edilen kök boyalarla dokunan halılar yörenin adıyla anılır. Halı tezgahlarının sayısı bir zamanlar yüzlerle ifade edilirken bugün yalnızca birkaçı kalmıştır, bu yüzden açık bir atölyeye rastlarsanız kısa bir süre izlemeye değer. Ardından vadinin kuzey ucuna doğru yürüyün ya da kısa bir sürüş yapın ve Sille Barajı'nın gölünü görün. Devlet Su İşleri'nin sulama ve taşkın kontrolü için 1953 ile 1960 arasında yaptığı toprak dolgu barajın gövdesi akarsu yatağından otuz dokuz metre yüksektir. Barajın üstünden vadiye bakınca Takkeli Dağ olarak da bilinen Küçük Gevele'nin yamaçlarını ve yerleşimin vadiye nasıl sıkıştığını tek bakışta görürsünüz. Öğle yemeğini Sille'de yemek rotanın ritmine en uygun seçimdir, çünkü sonraki iki durakta yemek imkanı sınırlıdır. Dönüşte kent merkezini doğuya doğru geçip Aksaray yoluna çıkın; bir sonraki durak bu yol üzerindeki Zazadin Hanı'dır.
Kaynak: Kültür Portalı, Sille; Konya Valiliği, Sille; NTV (AA), Konya'da 5000 yıllık tarihi Sille; Vikipedi, Sille ve Sille Barajı.

Zazadin Hanı
Zazadin Hanı, Konya'ya yaklaşık yirmi iki kilometre uzaklıkta, Aksaray yolundan beş kilometre kadar içeride, Tömek köyünün yakınındadır. Ana yoldan ayrıldıktan sonra bozkırın ortasında birden yükselen taş kütle, hanın bir zamanlar kervancılar için nasıl bir işaret olduğunu kendiliğinden anlatır. Arabayı bırakınca içeri girmeden önce yapının çevresini bir kez dolaşın, çünkü bu hanın en ilgi çekici yanı dış duvarlarıdır. Cephelere dayanan çokgen, kare ve silindirik payandalar ile köşe kuleleri yapıya bir kale görünümü verir. Duvar taşlarına yakından bakın; Konya Valiliği'nin metni, çok sayıda devşirme taşın kullanıldığına ve duvarlardaki taşçı işaretlerinin yoğunluğuna dikkat çeker. Selçuk Üniversitesi'nden araştırmacılar bu taşların bir bölümünün Roma ve Bizans dönemi kalıntılarından geldiğini söyler, bu yüzden duvarlarda farklı boyda ve işçilikte taşların yan yana durduğunu görürsünüz. Ardından güney cephedeki taç kapının önüne gelin ve iki renkli taşların almaşık örgüyle dizilişini izleyin. Kapının iki yanındaki halat örgülü küçük sütuncelere ve onların zar biçimli başlıklarına dikkat edin. Taç kapıdan geçince basık tonozlu bir giriş eyvanından avluya çıkarsınız; avlunun güneyi, doğusu ve kuzeyi revaklı galeriler ve odalarla çevrilidir. Kaynaklar avluda önü açık ve kapalı yirmi dört oda ile hamam, ambar, depo ve ahır bölümlerinden söz eder. Giriş eyvanının üstünde, avlunun güneybatı köşesindeki taş merdivenle çıkılan ve yıldız tonozla örtülü küçük mescit odası bulunur; ona hanın mimari programının bir parçası olarak bakın. Avlunun kuzey kanadındaki taş merdiven ise çatıya çıkar; çatıya çıkılabiliyorsa bozkırı yukarıdan görme fırsatını kaçırmayın. Sonra batıdaki kapalı bölümün taç kapısına yönelin; burası kışın konaklanan, ayakları ve tonozlarıyla bir salon gibi uzanan kısımdır. İçeride orta sahının yan sahınlardan daha geniş ve yüksek olduğunu, ortasındaki kare alanın tromplarla geçilen bir kubbeyle örtüldüğünü görürsünüz. Kubbenin üstü onarımlarda saydam bir kasnak ve külahla kapatıldığı için içerisi beklediğinizden aydınlıktır. Kapı üstlerindeki iki kitabeyi bulmaya çalışın; bunlara göre kapalı bölüm 1235-1236'da, avlu ise 1236-1237'de vezir Sadeddin Köpek tarafından tamamlanmıştır. Valiliğin metnine göre nakkaş ve mimar olarak da bilinen Sadeddin Köpek'in hanın mimarı olması da muhtemeldir. TRT Haber yapıyı Anadolu Selçuklu Devleti'nin Konya'da yaptırdığı en büyük kervansaray olarak tanıtır. Hanın asıl adı Sadeddin Hanı idi ve halk arasında zamanla Zazadin'e dönüştü. 1996'daki kazılarda kapalı bölümde altıgen döşeme tuğlaları bulundu, çini parçalarının yapıya ait olup olmadığı ise tartışmalıdır. Uzun süre harap kalan yapı 2017'de Selçuklu Belediyesi'nin restorasyonuyla bugünkü haline kavuşmuştur ve çeşitli film çekimlerine de sahne olmaktadır. Hanın iç bölümlerinin ziyaret koşulları zaman zaman değiştiği için gitmeden önce güncel durumu işleten kurumun sitesinden kontrol edin. Fotoğraf için öğleden sonra güneşinin taç kapıyı yandan aydınlattığı anı bekleyin, iki renkli taşlar en iyi o zaman ayrışır. Buradan Aksaray yoluna dönüp doğuya doğru ilerleyin; son durak olan Kızören Obruğu aynı yolun devamındadır.
Kaynak: Konya Valiliği, Zazadin Hanı; TRT Haber (AA), Selçuklu'nun Konya'daki en büyük kervansarayı; Timeturk (AA), Zazadin Hanı ihtişamıyla konuklarını bekliyor; Vikipedi, Zazadin Hanı.

Kızören Obruğu
Kızören Obruğu Konya-Aksaray yolunun birkaç kilometre kuzeyinde, Karatay ilçesine bağlı Obruk mahallesindedir ve kent merkezine yaklaşık yetmiş beş kilometre uzaklıktadır. Zazadin'den sonra yol düz bir ovanın ortasından geçer; bu düzlüğün altındaki karstik boşlukları düşünerek ilerlemek, varacağınız manzarayı daha anlamlı kılar. Arabayı bırakınca önce obruğun kenarına değil, hemen batısındaki Obruk Hanı'nın önüne yürüyün. Kitabesi bulunmayan ve yaptıranı bilinmeyen bu Selçuklu hanı, tarihçiler tarafından 13. yüzyılın ilk yarısına tarihlenir ve adını yanındaki obruktan alır. Hanın buraya kurulmasının sebebi suydu; kervansaray su ihtiyacını uzun süre bu gölden karşılamıştır. Selçuk Üniversitesi 1996'da handa kazı ve temizlik çalışmaları yapmış, yapı yakın yıllarda Karatay Belediyesi'nin restorasyonu ve çevre düzenlemesiyle yeniden ayağa kaldırılmıştır. Hanın duvarlarındaki yazıtlı taşlara bakın; belediye bu yazıtların çevrildiğini ve dönemin yaşamına dair bilgiler taşıdığını açıklamıştır. Showcaves'e göre obruk sözcüğü yalnızca Konya bölgesinde görülen bu nadir karst göllerini anlatmak için kullanılır. Ovadaki çöküntülerin çoğu kurudur; Kızören, suyunu hala koruyan büyük bir örnek olduğu için ayrı bir önem taşır. Sonra obruğun kenarındaki seyir noktasına geçin ve aşağıya bakmadan önce bir an durup çukurun biçimini kavrayın. Üst kısmı huni gibi genişleyen çöküntü, aşağıda dik kireçtaşı duvarlarla suya iner. Showcaves verilerine göre elips biçimli obruk yaklaşık yüz seksen metre uzunluğunda ve yüz elli metre genişliğindedir, suyun derinliği ise yüz kırk beş metreye ulaşır; Türkçe Vikipedi'de daha büyük ölçüler geçtiği için bu sayıları yaklaşık kabul edin. Su yüzeyi bugün ova düzeyinin yirmi metreden fazla altındadır ve bu fark yalnızca doğal bir oluşum değildir. Yer altı suyunun sulama için aşırı çekilmesi göl seviyesini düşürmüş, 1996 ile 2006 arasında seviyenin on metre kadar indiği belirlenmiştir. Bu yüzden gölden tarımsal ve evsel su çekimi durdurulmuştur. Göl ayrıca yıl içinde beş metreye varan seviye farkı gösterir. Jeolog Fetullah Arık'ın açıklamasına göre Kızören'in güneyinde Karapınar'a uzanan bölgede eski obrukların yanında yakın yıllarda oluşmuş çok sayıda yeni obruk bulunur. Suyun yüzeyine uzun uzun bakın; Vikipedi'ye göre yer altı sularıyla beslenen bu derin gölde herhangi bir canlının yaşadığı tespit edilememiştir. Göl ve çevresindeki yüz yirmi yedi hektarlık alan 2006'da Ramsar Sözleşmesi kapsamında uluslararası öneme sahip sulak alan olarak kaydedilmiştir. Ramsar kaydı, kurak bozkırın ortasındaki bu tatlı su gölünü bölgenin tek tatlı su kaynağı olarak tanımlar ve çevrede dokuz küresel tehdit altındaki bitki türünün yaşadığını belirtir. Obruğun kenarında korkuluksuz noktalara kesinlikle yaklaşmayın; kenarlar kaygan ve dökülgen olabilir, çocukları elinizden bırakmayın. Fotoğraf için en güzel ışık gün batımına yakın saatlerdir, güneş batıdan alçaldığında karşı duvar kızıla boyanır ve suyun yüzeyi parlar. Gölün bir yanından öbür yanına yürüyerek farklı açılardan bakın, çünkü çukurun derinliği ancak hareket ettikçe anlaşılır. Burası günün son durağıdır; hava kararmadan önce Aksaray yoluna çıkıp Konya'ya dönmek, ışıksız kırsal yollarda araç kullanmaktan daha güvenlidir.
Kaynak: Showcaves, Kızören Gölü; Ramsar Sites Information Service, Kizören Obrouk; Timeturk (AA), Obruk gölü manzaralı 800 yıllık han; Memurlar.net (AA), Obruk Han; Vikipedi, Kızören Gölü.
