Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye
Maltepe'den Pendik'e Anadolu Yakasının Güney Sahili
Rotalar4 Durak

Maltepe'den Pendik'e Anadolu Yakasının Güney Sahili

Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Anadolu Yakası'nın güney kıyısı, Bostancı'dan doğuya doğru Marmara'ya bakan uzun bir sahil şerididir ve yolun her noktasında Adalar karşıda durur. Bu rota o şeridin Maltepe ile Pendik arasındaki bölümünü dört durakta gezer: Maltepe'nin dolgu üzerine kurulan dev sahil parkında başlar, Dragos'un 107 metrelik tepesine çıkar, Kartal'ın iskele meydanına iner ve Pendik sahilinde gün batımıyla biter. Anlatılan hikaye, deniz kenarındaki eski sayfiyelerin bugünkü yüzüdür.

Kıyının katmanları eskidir. Bizans döneminde Maltepe Bryas, Kartal Kartalimen, Pendik ise Pantikion adıyla anılan küçük kıyı yerleşimleriydi. Kartal ve Maltepe kaymakamlıklarının tarih sayfalarına göre 1080'lerde Selçuklu sultanı Süleyman Şah ile Bizans arasında Dragos Deresi sınır sayıldı; 1329'da Orhan Gazi Pelekanon, yani Maltepe Savaşı'nı kazandı ve bu kıyı Osmanlı toprağı oldu. 1857'de Kartal'da ilk vapur iskelesi kuruldu, 1870'lerin başında Haydarpaşa'dan gelen demiryolu bu köyleri banliyöye çevirdi. Yirminci yüzyılda kıyı yazlıkların, plajların ve kooperatif villalarının yeriydi: Süreyya Plajı 1946'da açıldı, Dragos 1947'de bir kooperatifle iskan edildi. 1980'lerin sonunda başlayan sahil dolgusu o plajları karada bıraktı ama yerlerine bugün yürüdüğünüz sahil yolunu getirdi. 2019'da Marmaray'ın Halkalı-Gebze hattı, 2020'de Maltepe'deki Orhangazi Şehir Parkı açıldı.

Sıra batıdan doğuya, Marmaray'ın Gebze yönüyle aynıdır. Sabahı Maltepe'de 3,2 kilometre uzunluğundaki parkta geçirin; öğlene doğru Dragos'a tırmanıp Adalar'ı yukarıdan görün; öğleden sonra Kartal Meydanı'nda iskelenin ve balıkçı limanının çevresinde dolaşın; günü Pendik sahilinde, batıda Adalar'ın siluetine doğru inen güneşle kapatın. Her durak bir Marmaray istasyonunun yanındadır: Süreyya Plajı ya da Maltepe, Cevizli, Kartal ve Pendik. Yorulmadıysanız duraklar arasını sahil yolundan yürüyebilir ya da bisikletle geçebilirsiniz; İBB'ye göre Bostancı ile Pendik arasındaki 36 kilometrelik bisiklet ağı Kadıköy'den gelen 15 kilometrelik yolla birleştirildi ve sahil boyunca kesintisiz bir güzergah oluştu. Yorulduysanız trene binmek bir-üç istasyonluk iştir.

Birkaç uyarı. Sahil yolu düz ve açıktır, gölge azdır ve rüzgar sert esebilir; şapka, su ve rüzgarlık alın. Dragos çıkışı dik bir yokuştur. Deniz seferleri mevsime ve güne göre değişir: Maltepe'den Adalar'a Şehir Hatları her gün sefer yapar, Pendik'ten Büyükada'ya sefer yalnız hafta sonu ve resmi tatillerde vardır; güncel tarifeleri Şehir Hatları ve İDO'nun resmi sitelerinden kontrol edin. Pendik iskelesinden Yalova'ya hızlı feribot kalkar, yani rota bir Yalova gezisinin başlangıcı da olabilir.

Bu rota, Kadıköy'den Bağdat Caddesi'ne uzanan sahil hattının doğuya doğru devamıdır; iki rotayı ayrı günlerde yürüyünce Anadolu Yakası'nın Marmara kıyısını Moda'dan Pendik'e kadar tamamlamış olursunuz.

Süre: tam gün. En iyi zaman: İlkbahar ya da sonbaharda, sabah Maltepe'de başlayıp günü Pendik sahilinde gün batımıyla bitirecek şekilde; hafta sonu gelirseniz Pendik'ten Büyükada'ya yalnız cumartesi, pazar ve resmi tatillerde çalışan Şehir Hatları seferini de plana katabilirsiniz.. Ulaşım: Rotanın omurgası Marmaray'dır: Süreyya Plajı ya da Maltepe istasyonunda inip parka yürünür; Cevizli, Kartal ve Pendik istasyonları öteki üç durağın yanı başındadır. Duraklar arasında dolgu üzerindeki sahil yolu yürüyerek ya da bisikletle geçilir; Kartal ve Pendik'te M4 metrosu, Maltepe ve Pendik iskelelerinde Adalar vapurları ikinci seçenektir.

Kaynaklar

Maltepe, İstanbul
Rotalar
4 Durak
Mekanlarda ~5 sa 30 dk
Yol ~12 km · 51 dk
Toplam ~6 sa 21 dk
30 Eylül 2026

Rota Durakları

1
Maltepe Sahil Parkı (Orhangazi Şehir Parkı)

Maltepe Sahil Parkı (Orhangazi Şehir Parkı)

~2 sa burada
Yalı Mahallesi, sahil yolu, Maltepe / İstanbul

Güne Marmaray'ın Süreyya Plajı ya da Maltepe istasyonunda başlayın; parkın on yaya girişinden birkaçı iki istasyona da yakındır ve Turgut Özal Bulvarı'nı geçince kendinizi Türkiye'nin en büyük açık hava spor alanlarından birinde bulursunuz. Maltepe Kaymakamlığı'na göre park 5 Ocak 2020'de açıldı; 120 hektarlık alanın 101 hektarı denizden kazanılmış dolgu, 19 hektarı eski yeşil alandır. İBB'nin verdiği ölçülerle burası 3,2 kilometre uzunluğunda, 400 metre genişliğinde, 1 milyon 200 bin metrekareyi aşan bir zemindir; yani iki saat ayırdığınız bu durakta her şeyi görmeye değil, birkaç şeyi seçmeye çalışın. İlk seçim yürümek mi bisiklete binmek mi olacak: park içinde 7,5 kilometreyi aşan bisiklet yolu ve 1.900 metrelik koşu parkuru var, beş bisiklet girişi ayrıca işaretlidir.

Deniz kıyısındaki yoldan batıya değil doğuya, yani Dragos yönüne yürüyün; böylece sabah güneşi sırtınızda kalmaz ve Büyükada ile Heybeliada'nın silueti bütün yol boyunca karşınızda durur. Yürürken kara tarafında kalan spor sahalarını sayarak geçebilirsiniz: İBB'nin listesinde üç futbol sahası, beş tenis kortu, dört basketbol ve iki voleybol sahası, bir atletizm pisti ve plaj futbolu için kum saha var. Kaykay parkı, akrobatik bisiklet parkuru, mini golf ve model araç pisti çocuklu ya da sportif gruplar için durağı uzatmanın yollarıdır. Yeşil tarafta 16 bine yakın yetişkin ağaç, yüz binin üzerinde çalı ve 63 bin gül fidanı sayılıyor; gül bahçesi mayıs ve haziranda en dolu halindedir.

Parkın kıyıya bakan kesiminde Şehir Hatları'nın Maltepe iskelesini görürsünüz; buradan Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada'ya her gün sefer vardır. Rotayı bir gün Adalar'la birleştirmek isterseniz vapura buradan binebilirsiniz; sefer saatlerini Şehir Hatları'nın resmi sitesinden kontrol edin. Su tarafında dragon bot yarışları, kano ve kürek yarışları ve Su Sporları Festivali gibi etkinlikler düzenleniyor; kıyıdaki parkuru kürek çeken ekipleri izlemek için kullanın. Parkın 30 bin metrekarelik sert zeminli ve 59 bin metrekarelik çim etkinlik alanı büyük konserlerin ve toplantıların yeridir; takvime denk gelirseniz kalabalığı hesaba katın.

Eylül ayında geliyorsanız Ulugazi Yağlı Güreşleri'ni kaçırmayın. Vikipedi'ye göre bu güreşler 1933'te Atatürk'ün izlediği müsabakalara dayanır, 83 yıllık bir aradan sonra 2021'de yeniden başlatıldı ve her eylül İBB Spor tarafından bu parkta düzenleniyor. Er meydanının çevresi erken saatlerde dolar; iyi bir yer için sabah gelin.

Bir de kayıp bir plajın izini sürün. Bu dolgunun altında Süreyya Plajı'nın kumu yatıyor: Kültür Envanteri'ne göre Süreyya İlmen Paşa inşaatı 1939'da başlattı, plaj 8 Haziran 1946'da açıldı ve Türkiye Turizm Ansiklopedisi'nin yazdığına göre 1980'lerin sonunda başlayan Caddebostan-Tuzla sahil dolgusuyla cazibesini yitirip 1992'de kapandı. MİMDAP'ta yayımlanan bir yazıya göre plajda 80 birinci mevki ve 200'den fazla ikinci mevki soyunma odası, gazino ve 42 odalı bir otel vardı. Plajın 50 metre açığındaki kayalığa dikilen altı sütunlu Bakireler Anıtı bugün denizden 600 metre kadar içeride, dolgunun ortasında durur; içindeki Venüs heykeli kayıptır, ama yapı İBB tarafından 2022-2023'te restore edildi. Anıtı Süreyya Plajı istasyonunun çevresinde arayın; plajın adı da zaten yalnızca bu istasyonda yaşıyor.

Parkın adındaki Orhan Gazi bu kıyıya yabancı değildir: Kartal Kaymakamlığı'nın tarih sayfasına göre Orhan Gazi 1329'da Pelekanon, yani Maltepe Savaşı'nı burada kazandı, Vikipedi'ye göre Osmanlı ordusu Bağdat yolunda Üsküdar'dan sonraki ikinci konağını Maltepe'de kurardı. Maltepe adının hazine tepesi anlamına geldiği ve Dragos efsanesine bağlandığı da aynı kaynakta yazar; ejderin beklediği hazine bir sonraki durakta sizi bekliyor. Dinlenmek için kıyıya yakın banklardan birini seçin, çünkü parkın iç kesimleri öğle güneşinde gölgesizdir. Dragos'a geçmek için kıyı yolunu doğuya doğru izleyin; tepe sahilin ötesinde önünüzde yükselir, Marmaray'la gidecekseniz Cevizli istasyonu tepenin eteğindedir.

Kaynak: Maltepe Kaymakamlığı; İBB Gençlik ve Spor Hizmetleri; Kültür Envanteri; Türkiye Turizm Ansiklopedisi; MİMDAP; Kartal Kaymakamlığı; Şehir Hatları; Vikipedi.

Maltepe Sahil Parkı, Anadolu Yakası'nda Küçükyalı ile Dragos arasında, Marmara kıyısına doldurularak kazanılmış geniş bir alanda uzanan sahil parkıdır. Maltepe'nin Marmara Denizi'ne yaklaşık yedi kilometrelik kıyısı vardır ve bu park o kıyının en geniş, en açık parçasıdır. Haritalarda parkın kuzey bölümü Orhangazi Şehir Parkı adıyla da geçer. Deniz tarafında kaya dolgusuyla korunan uzun bir yürüyüş yolu, kara tarafında çimen alanlar, ağaç dikimleri ve büyük kalabalıkları alacak ölçekte açık meydanlar vardır. Kıyı çizgisi doğuya doğru Dragos Tepesi'ne, batıya doğru Küçükyalı ve Bostancı'ya uzanır; Prens Adaları tam karşıdadır. Bu kıyının hikayesi bir plajla başlar. Askerlikten ayrılıp ticarete atılan ve Kadıköy'deki Süreyya Operası'nı da yaptıran Süreyya İlmen Paşa, 1874 ile 1955 yılları arasında yaşamış varlıklı bir girişimciydi. Maltepe sahilinde sebze yetiştirdiği bir bahçesi vardı; 1939'da Kartal Kaymakamı ile Maltepe Belediye Başkanı'nın ısrarıyla burayı plaja çevirmeye karar verdi. İnşaat 20 Haziran 1939'da başladı, İkinci Dünya Savaşı yüzünden aksadı ve plaj 8 Haziran 1946'da açıldı. Süreyya Plajı üç yüz metrelik kumsalı, iki mevkili soyunma kabinleri, gazinosu ve kırk iki odalı oteliyle döneminin modern bir tesisiydi; yazları orkestra ve dans geceleri düzenlenirdi. Devlet Demiryolları plajın önünde önce geçici bir durak açıp trenleri bir dakika durdurdu, sonra kalıcı bir istasyon yaptı; bugünkü Marmaray istasyonunun Süreyya Plajı adını taşıması bu hatıradandır. Vali Lütfi Kırdar'ın yaptırdığı asfalt yol plajı Bağdat Caddesi'ne bağladı. Plajın simgesi olan Bakireler Anıtı, kıyıdan elli metre kadar açıkta bir kayalığın üstüne kuruldu. Mimar Münci Tangör'ün tasarladığı yapı altı sütun üzerine oturan 3,5 metre çapında bir kubbeden oluşur; dört metre yüksekliğindedir ve ortasında Münci Tangör'ün kardeşi heykeltıraş Türkan Tangör'ün yaptığı Venüs heykeli duruyordu. Anıtın tarihi konusunda kaynaklar ayrılır; kimi 1939'da başlanıp 1946'da bitirildiğini, kimi 1953'te açıldığını yazar. Avrupa'daki benzerleri gibi, evlenmek isteyen genç kızların ziyaret ettiği bir tapınak fikrinden esinlenmişti. 1990'lardaki sahil yolu çalışmaları sırasında Venüs heykeli çalındı; 2010'ların başında denizin doldurulmasıyla anıt karada kaldı ve bir süre bir otoparkın ortasında durdu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi anıtı 24 Ağustos 2023'te yeni yerine taşıdı; bugün adını taşıyan küçük bir meydanda durur. Anıtın silueti Maltepe Belediyesi'nin logosundadır ve ilçedeki Türkan Saylan Kültür Merkezi'nin mimarisi ondan esinlenerek tasarlanmıştır. Plaj döneminden kalan bu beyaz kubbe, parkın en çok fotoğraflanan noktasıdır. Bu kıyı Bizans ve Osmanlı devirlerinden 1970'lere kadar şehirden kaçılan bir yazlık hattıydı. Bizans döneminde bölge Bryas adıyla anılıyordu; dokuzuncu yüzyılda İmparator Theophilos'un Bağdat saraylarından esinlenen bir saray yaptırdığı ve harabelerinin Küçükyalı'da olduğu kaynaklarda geçer. Maltepe adı ise Dragos'la ilgili bir hazine efsanesinden gelir. Parkı gezmek için Marmaray'ın Süreyya Plajı istasyonundan inin; istasyonun yakın çevresinde Bakireler Anıtı ve sahil parkı yer alır. Önce anıta uğrayın, sonra deniz kıyısındaki yürüyüş yoluna çıkıp doğuya, Dragos yönüne yürüyün. Yol boyunca bir yanda geniş çimenler, öbür yanda kaya dolgusu ve açık deniz vardır; öğleden sonra güneş arkanızda kalır ve Adalar öne çıkar. Gün batımında yürüyüş yolunun deniz tarafı dolar; fotoğraf için batıya, Bostancı yönüne bakan noktaları seçin. Park açık alandır ve gölge azdır; yazın sabah erken ya da akşamüstü gelin, şapka ve su alın. Rüzgarlı günlerde dalgalar kaya dolgusunu aşar; yürüyüş yolunun deniz kenarından biraz içeride yürüyün. Bisiklet ve koşu için düz ve uzun bir hat sunar; kıyı yolu batıda Bostancı'ya, doğuda Kartal ve Tuzla'ya kadar sürer. Ulaşım için Marmaray'ın Süreyya Plajı ve Maltepe istasyonları parka yakındır. Süreyya Plajı istasyonundan 4, 16D ve 133T numaralı otobüsler ile Bostancı ve Pendik yönüne minibüsler kalkar. Maltepe sahilindeki Şehir Hatları iskelesinden Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada'ya sefer yapılır; güncel tarifeyi Şehir Hatları'nın sitesinden kontrol edin. Bağdat Caddesi parkın kuzeyinde, Bostancı ile Pendik arasında uzanır.
2
Dragos Tepesi

Dragos Tepesi

~1 sa burada
Orhantepe Mahallesi, Kartal / İstanbul

Dragos'a Cevizli istasyonundan ya da Maltepe parkından sahil yolunu izleyerek girin; tepe denizden 107 metre yükselir ve Maltepe ile Kartal sınırının tam üstünde durur. Yamaç boyunca tırmanırken sokakların düzenli dokusuna ve bahçeli evlere bakın: İstanbul Ansiklopedisi'ne göre bu tepe 1947'de kurulan İstanbul Ankara Evleri kooperatifiyle iskan edildi, yollar açılıp asfaltlandı, dağıtılan arsalara villalar yapıldı ve zirveye çam ağaçları dikildi. Zirvedeki çamlar o dikimin mirasıdır ve gölgeleri manzara için en iyi durak yeridir. Aynı kaynağa göre tepeye altı kilometre uzaktan içme suyu getirildi ve aşağıda Cevizli istasyonu kuruldu; yani bugün trenle geldiğiniz durak, tepedeki yazlık yaşamın ürünüdür. Yabancı sayılan Dragos adı da o yıl resmen Orhan Tepe'ye çevrildi; Vikipedi'ye göre tepenin büyük bölümü bugün Kartal'ın Orhantepe Mahallesi'ndedir, ama eski ad dilden hiç düşmedi.

Zirveye vardığınızda önce güneye dönün. Tepenin Adalar'a ve Marmara'ya bakan manzarası hem İstanbul Ansiklopedisi'nde hem Vikipedi'de övülür; Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada burada haritadaki gibi yan yana dizilir. Adalar güneyde kaldığı için öğle güneşi ters ışık verir; fotoğraf için sabah erken ya da ikindi saatleri daha iyidir. Sonra batıya bakın: az önce yürüdüğünüz 3,2 kilometrelik Maltepe parkı ayaklarınızın altında yeşil bir şerit olarak uzanır. Doğuda Kartal ve Pendik'in kıyısı, iç tarafta ise Vikipedi'ye göre 537 metreyle İstanbul'un en yüksek noktası olan Aydos Tepesi yükselir. Vikipedi'nin Dragos maddesi bu tepeye İstanbul'un Balkonu der, aynı unvan Kartal maddesinde Yakacık Tepesi için de geçer; hangi balkonun daha iyi olduğuna kendiniz karar verin.

Manzaranın altında bir de efsane var. Vikipedi'ye göre Dragos adı ejder anlamına gelir ve tepede saklı bir hazineyle onu bekleyen bir ejder efsanesinden türer; Maltepe adının hazine tepesi anlamına gelmesi de bu hikayeye bağlanır. Tarih ise efsaneden daha eski: Dragos'un geçmişi altıncı yüzyıla uzanır ve 2010'da İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin başlattığı çalışmalarda Geç Roma ve Erken Bizans dönemine tarihlenen, bir hamam ve bir kilise kalıntısını da içeren yapı izleri bulundu; bunların bir Bizans sarayına bağlı olduğu düşünülüyor. Bu kalıntılar için düzenlenmiş bir gezi yolu olup olmadığını yerinde sorun; yazılı kaynaklarda böyle bir düzenleme geçmiyor. Kartal Kaymakamlığı'nın tarih sayfasına göre adını tepeden alan Dragos Deresi 1080'lerde Selçuklu sultanı Süleyman Şah ile Bizans arasında sınır sayıldı; yani bu tepe bir dönem iki dünyanın sınır taşıydı.

Bir saatlik durakta zirvede yirmi dakika kalın, kalanını iniş ve kıyı için ayırın. İnişte deniz tarafındaki sokakları seçin; yamaç dik olduğu için rahat ayakkabı gerekir ve yağmurlu günde asfalt kaygandır. Yamaç sokakları konut sokaklarıdır; sessiz olun ve bahçelere girmeyin. Kıyıya inince Kartal tarafında, Vikipedi'ye göre eski TEKEL tütün fabrikasının yerinde kurulan Marmara Üniversitesi Dragos Yerleşkesi'ni görürsünüz; sahil şeridi buradan Kartal'a doğru uzun ve düz devam eder. Kartal Belediyesi'nin haberlerine göre Dragos sahilinde yelken, kürek ve yüzme için bir su sporları iskelesi hazırlanıyordu; kıyıda yelkenlileri görürseniz şaşırmayın. Dragos sahili öğle molası için de uygundur; kıyıdaki banklar doğrudan Adalar'a bakar. Bir sonraki durak için sahil yolunu doğuya, Kartal Meydanı'na doğru yürüyün ya da Cevizli'den trene binip Atalar ve Başak'tan sonra üçüncü durak olan Kartal'da inin.

Kaynak: İstanbul Ansiklopedisi; Kartal Kaymakamlığı; Kartal Belediyesi; Vikipedi.

Dragos Tepesi, Anadolu Yakası'nda Maltepe ile Kartal'ın sınırında, Marmara kıyısından 107 metre yükselen ve şehrin bu yakasında denize en yakın seyir noktalarından biri olan tepedir. Tepenin büyük bölümü Kartal'ın Orhantepe Mahallesi içinde kalır; batı etekleri Maltepe'ye taşar. Uzun sahil şeridi, Prens Adaları manzarası, mehtabı ve sakinliğiyle tanınır; bu yüzden "İstanbul'un Balkonu" adı Dragos için de kullanılır. Adı Türkçeye ejder anlamıyla girmiştir; efsaneye göre tepede saklı bir hazine vardır ve onu bir ejder bekler. Maltepe'nin adı da aynı efsaneden gelir: hazine bulunan tepe anlamındaki bu ad, Kocaeli Yarımadası'nın Türklerce fethinden sonra verilmiştir. Kartal'ın adı ise kaynaklara göre altıncı yüzyıldaki Kartalimen balıkçı köyünden ya da buraya ilk yerleşen Kartelli adlı bir balıkçıdan gelir. Tepenin eteğinden denize dökülen Dragos Çayı, Anadolu'da Türklerle Bizanslılar arasında çizilen ilk sınırdır. Selçuklu hükümdarı Kutalmışoğlu Süleyman Şah 1081'de Bizans imparatoruyla yaptığı antlaşmada bu küçük suyu sınır kabul etmiş ve ötesine geçmemeyi taahhüt etmiştir. Çay bugün de Maltepe ile Kartal'ı birbirinden ayırır. Bölgenin tarihi altıncı yüzyıla uzanır; Dragos, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde Anadolu Yakası'nın yerleşim merkezlerinden biri olmuştur. Bizans döneminde bu kıyının Bryas adıyla anıldığı ve dokuzuncu yüzyılda İmparator Theophilos'un burada Bağdat saraylarından esinlenen bir saray yaptırdığı kaynaklarda geçer; sarayın yerinin Küçükyalı mı yoksa Dragos mu olduğu tartışmalıdır. Kartal Belediyesi ile İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin 2010'da başlattığı kazılarda tepenin güney eteğinde Geç Roma ve Erken Bizans dönemine tarihlenen hamam, kilise ve mezar kalıntıları bulundu. Hamamın altıncı ile on dördüncü yüzyıllar arasında kullanıldığı düşünülüyor; alanda gözyaşı şişeleri, cam bilezikler, Bizans sikkeleri ve seramik parçaları çıktı. Aynı noktada 1974-1977 yıllarında da hamam kalıntıları tespit edilmişti. Kartal Belediyesi'nin kültür müdürünün başkanlığında yürütülen kazı iki buçuk yıl sürdü. Kalıntıların bir Bizans sarayıyla bağlantılı olduğu görüşü ileri sürülür, ancak alanın yarısından fazlası henüz açılmamıştır. Tepenin denize bakan yamacında, eski TEKEL sigara fabrikasının yerine açılan Marmara Üniversitesi Dragos Yerleşkesi bulunur. Yerleşkenin resmi adı Mehmet Genç Külliyesi'dir. Kartal ilçe merkezinin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 65 metredir; Dragos'un 107 metresi bu kıyıda gözün en yükseğe çıktığı yerdir. Bu kıyı, Bizans ve Osmanlı devirlerinden 1970'lere kadar şehirden kaçılan bir yazlık hattıydı; bahçeli yazlık evler o dönemin izidir. Bugün tepe yoğun biçimde yapılaşmıştır, ama sokakların denize bakan uçları ve sahil şeridi manzarayı korur. Ziyaret için en iyi saat ikindi sonrasıdır; güneş batıya, Adalar'ın üzerine iner ve Marmara'nın rengi dakika dakika değişir. Sahil yolundan tepeye çıkan dik sokaklardan birini seçin; yükseldikçe önce Büyükada ile Heybeliada'nın sırtları, açık havada öbür adalar da görünür. Güneye baktığınızda Adalar, batıya baktığınızda Maltepe sahilinin uzun yeşil hattı, doğuda ise Kartal'ın yüksek binaları görülür. Denizden gelen rüzgar tepede sahilden daha serttir; ilkbahar ve sonbaharda bir kat fazla giysi alın. Yürüyüşü sahilde bitirmek daha kolaydır; tırmanışı önce yapıp inişi Dragos sahiline bırakın. Sahildeki yürüyüş yolu Maltepe yönünde sahil parkına, Kartal yönünde Kartal sahiline bağlanır ve iki yönde de trafikten uzak yürünür. Sahildeki İBB sosyal tesisi, Dragos Sosyal Tesisi, inişin sonunda oturup denize bakmak için uygun bir yerdir. Gece mehtapta gelmek de bu semtin eski bir alışkanlığıdır. Tepe herkese açık bir semttir; bilet ya da giriş saati yoktur, ancak üniversite yerleşkesi ve kazı alanı dışarıdan görülür, içine girilmez. Ulaşım için Marmaray'ın Maltepe tarafındaki Cevizli ve Kartal tarafındaki Atalar istasyonları en yakın raylı sistem duraklarıdır; ikisinden de sahil yoluna inilip tepeye tırmanılır. Bostancı ile Tuzla arasında işleyen sahil yolu otobüsleri ve minibüsler Dragos sahilinin önünden geçer. Maltepe Sahil Parkı'ndan yürüyerek gelenler için tepe, sahil yürüyüşünün doğal bitiş noktasıdır.
3
Kartal Meydanı ve İskelesi

Kartal Meydanı ve İskelesi

~1 sa burada
Kordonboyu Mahallesi, Turgut Özal Bulvarı, Kartal / İstanbul

Kartal'a Marmaray'la geliyorsanız istasyondan denize doğru inin; Vikipedi'ye göre istasyon Yukarı, Çavuşoğlu ve Kordonboyu mahalleleri arasında, meydanın hemen yanındadır. Bu istasyonun kendisi de bir tarih taşır: ilk kez 22 Eylül 1872'de Osmanlı Anadolu Demiryolları'yla açıldı, 29 Mayıs 1969'da elektrikli banliyö hattına bağlandı, 2013'te kapatılıp yaklaşık 800 metre doğuya taşındı ve 12 Mart 2019'da Marmaray kapsamında yeniden hizmete girdi. Kartal Kaymakamlığı'nın tarih sayfasına göre 1870'lerde açılan bu banliyö hattı ile 1857'de kurulan ilk vapur iskelesi, o güne kadar küçük bir yerleşim olan Kartal'ı geliştiren iki şeydir; yani rotanın omurgası olan tren ile iskele, ilçenin de kuruluş hikayesidir.

Meydanın kendisi denizle Marmaray hattı arasında uzanır. Kartal Belediyesi'nin haberine göre yenilenen Kartal Meydanı yaklaşık 100 bin metrekarelik bir alanı kaplar, herkes için erişilebilir biçimde düzenlendi ve hattın üzerinden geçtiği bu eski sayfiye alanı yeniden denizle buluşturuldu. Önce kıyı çizgisini takip edin: sahil yolunun bu bölümünde balıkçı limanı vardır ve sabah dönen teknelerin çevresi günün en canlı yeridir. Sonra iskeleye yürüyün; Vikipedi'ye göre Kartal iskelesinden Adalar'a ve Yalova'ya deniz ulaşımı yapılır, ancak Şehir Hatları'nın hat listesinde Kartal bulunmaz, seferleri başka işletmeler yürütür; güncel hatları ve saatleri gitmeden kontrol edin. Vapur beklemeseniz bile iskele başı Adalar'ı en yakından gördüğünüz noktadır; Büyükada ile Heybeliada buradan Maltepe'dekinden daha büyük görünür. Fotoğraf için en iyi açı iskelenin ucundan geriye, meydana ve hattın üzerinden geçen trene doğrudur; ikindide güneş batıdan geldiği için meydan aydınlık, deniz ise koyu kalır. Sahil yolunun bu bölümü Vikipedi'nin istasyon maddelerine göre Kordonboyu Mahallesi'nden geçer ve adına yakışır: kordon boyunca yürüyüş ve bisiklet yolu kesintisiz sürer.

Kartal'ın adı da bu kıyıdan gelir. Kaymakamlığa göre yerleşimin merkezi Bizans döneminde Kartalimen adlı bir balıkçı köyüydü ve tarihi altıncı yüzyılın başına uzanır; Vikipedi de adın bu balıkçı köyünden geldiğini yazar. Aynı kaynaklara göre Kartal 1908'e kadar Üsküdar Mutasarrıflığı'na bağlı bir sancak olarak yönetildi ve o yıl İstanbul'a bağlı ilçe oldu; 1947'de sanayi bölgesi ilan edilmesi tarım köyünü yerleşim banliyösüne çevirdi. Meydanda otururken bu katmanları yan yana görürsünüz: balıkçı tekneleri, sahil yolu boyunca yürüyen mahalleliler ve hattın üzerinden geçen trenler. Vikipedi'ye göre ilçe bugün Marmaray'ın beş istasyonu ve 17 Ağustos 2012'de açılan M4 metrosunun dört istasyonuyla iki raylı hatta birden bağlıdır. Meydan bu yüzden hafta içi öğle saatlerinde bile boş kalmaz.

Meydanın üst tarafına, Marmaray hattının kara yakasına da çıkın. Kartal Belediyesi'ne göre burada ünlü şair Neyzen Tevfik Kolaylı'nın adını taşıyan Neyzen Tevfik Meydanı var; İBB'nin 150 Günde 150 Proje kapsamında yaptığı 75.900 metrekarelik düzenlemede 6.500 metrekare yeşil alan ve 250 kişilik bir amfi tiyatro bulunur. Aynı haberde Savarona Caddesi Kartal'ın kalbi diye anılır; öğle molası için çarşı tarafına bu caddeden geçin. Meydandaki amfide oturup dinlenmek ya da Kartal Baba Alt Geçidi'nden yeniden sahile inmek mümkündür.

Bir saatlik durakta yarım saati kıyıya, kalanını çarşı ve üst meydana ayırın. Kartal'ın öteki iki tepesini buradan yalnızca adıyla bilin: Vikipedi'ye göre ilçede İstanbul'un en yüksek noktası olan Aydos Tepesi ve İstanbul'un Balkonu denilen Yakacık Tepesi vardır; ikisi de bu rotanın dışında, iç tarafta kalır. Pendik'e geçmek için sahil yolunu doğuya yürümeye devam edin ya da Marmaray'a binip Yunus'tan sonra ikinci durak olan Pendik'te inin; M4 metrosunun Kartal istasyonu D-100 üzerindedir ve meydana uzaktır, bu yüzden tren daha kestirmedir.

Kaynak: Kartal Kaymakamlığı; Kartal Belediyesi; Şehir Hatları; Vikipedi.

Kartal Meydanı ile İskelesi, Anadolu Yakası'nın Marmara kıyısındaki eski ilçe merkezinin denize açılan kapısıdır. Kordonboyu Mahallesi'nde, Marmaray'ın Kartal istasyonu ile deniz otobüsü terminali ve Adalar motorlarının iskelesi arasında kalan bu düzlük, ilçenin kalabalığının toplandığı yerdir. Kartal'ın merkezi altıncı yüzyılda Kartalimen adında bir balıkçı köyüydü; ilçenin adı ya bu köyün adından ya da Rumcada kartal anlamına gelen Aydos Tepesi'nden gelir. Kaynaklar ayrıca sahile ilk kez balık tutmak için gelen Kartelli adlı bir balıkçıyı da anar. Kartal 1400 yıllarında Osmanlı topraklarına katıldı; 1755'te Adalar'a, 1757'de Üsküdar'a bağlı bir nahiye, 1850'de İzmit Sancağı'na bağlı bir kaza oldu. 1870'te kaymakamlık, 1871'de belediye kuruldu ve ilk belediye reisi Yasin Ağa'ydı. Kartal 1888'de İstanbul şehremaneti sınırlarına katıldı. Kaymakamlığın tarihçesine göre 1908'e kadar Üsküdar Mutasarrıflığı'na bağlı kaldı, sonra İstanbul'a bağlı bir ilçe oldu. 1928'e kadar bugünkü Adalar ilçesi de Kartal'a bağlıydı; bu yüzden Kartal iskelesi ile Adalar arasındaki bağ yalnızca coğrafi değil, idari bir geçmişe de dayanır. Kartal'da ilk vapur iskelesi 1857'de yapıldı. 1950'lerden 1980'lere kadar Kartal ile Yalova arasında Mudanya ve Çardak adlı arabalı vapurlar çalıştı; Anadolu'ya arabayla geçmek isteyenlerin yolu buradan geçerdi. Bugün iskeleden Adalar'a motorlar, deniz otobüsü terminalinden ise Yalova'ya deniz otobüsleri kalkar. Terminal ve iskele, sahil boyunca uzanan Turgut Özal Bulvarı üzerindedir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ulaşım kurulu 2024'te Bostancı, Maltepe ve Kartal iskelelerindeki yoğunluğu azaltmak için Tuzla-Pendik-Büyükada hattı açılmasına karar verdi; bu karar Kartal iskelesinin Adalar yolculuğunda ne kadar yoğun kullanıldığını gösterir. Demiryolu da meydanın tarihinin parçasıdır. Kartal istasyonu 22 Eylül 1872'de açıldı; 1969'da elektrikli banliyö için yeniden yapıldı ve 1973'te Haydarpaşa-Gebze banliyö hattının açılmasıyla ilçe hızla büyüdü. Marmaray projesi için 2013'te kapatılan istasyon, yaklaşık 800 metre doğuya kaydırılarak viyadük üstünde yeniden inşa edildi ve 12 Mart 2019'da açıldı. İstasyon Yukarı, Çavuşoğlu ve Kordonboyu mahalleleri arasında durur; çevresinde Kartal Meydanı ve Maarifi Camii sayılır. Marmaray'ın Kartal'daki beş istasyonu 2019'da açıldı; Kartal istasyonu Halkalı ile Gebze arasındaki B1 hattı üzerindedir. M4 metrosunun Kartal istasyonu ise D-100 karayolu kavşağında, meydanın kuzeyindedir; 17 Ağustos 2012'de açıldı, dört girişi ve yaklaşık 180 metrelik bir yaya alt geçidi vardır. 1947'de sanayi bölgesi ilan edilen Kartal, 1987'de Pendik'in, 1992'de Maltepe ile Sultanbeyli'nin ayrılmasıyla bugünkü sınırlarına geldi. Meydanda görülecek şey bir anıt değil, denizin kendisidir. Kordonboyu'ndaki sahil parkı, kaya dolgusu boyunca uzanan yürüyüş yolu ve çimen alanlarla iskelenin iki yanına yayılır; batıda Dragos Tepesi'nin yeşil sırtı, güneyde Prens Adaları görünür. Sabah saatlerinde iskele önü Adalar'a giden yolcularla dolar; sakin bir yürüyüş için öğleden sonrayı seçin. Gün batımını iskelenin batı yanından, Dragos'a bakarak izleyin. Kartal merkezinin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 65 metredir; kuzeyde İstanbul'un en yüksek noktası olan 573 metrelik Aydos Tepesi kısmen ilçe sınırlarına girer. Meydanın batısında Maltepe sınırını çizen Dragos Çayı, 1081'de Selçuklu ile Bizans arasında Anadolu'daki ilk sınır olmuştu. İlçe Aydos Ormanı dahil 38,54 kilometrekaredir ve yirmi mahalleden oluşur. Sahil yolu Bostancı ile Tuzla arasında kesintisiz sürdüğü için buradan batıya Dragos ve Maltepe Sahil Parkı'na, doğuya Pendik sahiline yürünebilir. Vapur ve deniz otobüsü tarifeleri mevsime göre değiştiğinden güncel saatleri işletmecilerin sitelerinden kontrol edin. Ulaşım için en kolayı Marmaray'dır; Kartal istasyonundan inince meydan ve iskele birkaç dakika uzaktadır. M4 ile gelenler Kartal istasyonundan sahile inen caddeyi yürür ya da meydana inen otobüslere biner. Bağdat Caddesi Kadıköy'den Kartal'a kadar uzanır ve sahil yolu otobüsleri meydanın önünden geçer. Sabiha Gökçen Havalimanı Kartal'a yaklaşık on beş kilometredir.
4
Pendik Sahil Parkı

Pendik Sahil Parkı

~1 sa 30 dk burada
Batı ve Kaynarca Mahalleleri, sahil yolu, Pendik / İstanbul

Pendik'e trenle geliyorsanız, Vikipedi'ye göre Marmaray ile Yüksek Hızlı Tren'in aynı çatı altında durduğu istasyonda inersiniz; istasyon Yeni Mahalle'dedir ve Pendik Belediyesi deniz yolu terminalinin merkeze 100 metre uzaklıkta olduğunu yazar, yani sahile birkaç dakikada varırsınız. Bu istasyon da 22 Eylül 1872'de açılan Osmanlı hattının bir durağıdır; 1969'da elektrikli banliyöye bağlandı, 19 Haziran 2013'te kapanıp 12 Mart 2019'da Marmaray'a katıldı. Rotanın son durağına doksan dakika ayırın, çünkü Pendik'in kıyısı uzundur: Vikipedi'ye göre ilçenin Marmara'ya 9 kilometre sahili var ve belediyenin deyişiyle Pendik güneyde Marmara Denizi'ne ve Adalar'a komşudur.

Önce iskeleye bakın. Pendik İDO iskelesinden Şehir Hatları'nın Tuzla-Pendik-Büyükada hattı yalnız cumartesi, pazar ve resmi tatil günlerinde çalışır; hafta sonu geldiyseniz ve gün erken bittiyse rotayı Büyükada'da bitirmek mümkündür. Aynı iskeleden Vikipedi'ye göre Yalova'ya hızlı feribot kalkar; Pendik Belediyesi ilçeyi hava, deniz ve demiryolunun bir arada olduğu ender yerlerden biri diye tanıtır, Sabiha Gökçen Havalimanı merkezden 12 kilometre uzaktadır. Sefer saatlerini ve hangi günlerde sefer olduğunu Şehir Hatları ile İDO'nun resmi sitelerinden kontrol edin; buradaki tarifeler mevsimle değişir.

Sonra sahil yolunda batıya, Kartal yönüne doğru yürüyün; İBB'ye göre Bostancı ile Pendik arasındaki 36 kilometrelik bisiklet ağı bu kıyıdan geçer, yani yürüyüş yolu da bisiklet yolu da kesintisizdir. Belediyeye göre ilçe doğuda Tuzla, batıda Kartal ile komşudur; sahil yolu iki yönde de sürer, ama rota burada durur. Doğu yönündeki kıyının işini Marmaray'ın istasyon adları bile söyler: Pendik'ten sonra Kaynarca ve Tersane gelir. Doğu Mahallesi'ndeki sahil yolunda İBB Spor Envanteri'ne göre 2006'da kurulan Pendik Sahil Spor Tesisleri vardır; Spor İstanbul'un işlettiği tesiste iki aydınlatmalı halı saha ve bir tenis kortu bulunur. Kıyı boyunca Adalar bu kez batıda, gün batımının tam altında kalır; güneş akşam adaların üzerine iner. Bu yüzden rota bilerek burada bitiyor: gün batımını sırtınıza değil önünüze alın ve batıya bakan bir bankta oturun. Akşam rüzgarı denizden serttir; rüzgarlığı çıkarmayın.

Kasabanın kendisi de görülmeye değer. Pendik Belediyesi'nin tarih sayfasına göre en eski ad Pantikapaion'dur ve Bizans döneminde her tarafı surlarla çevrili anlamına gelen Pantecion denmiştir; 1961'de araştırmacı Şevket Aziz Kansu burada Paleolitik buluntular bildirmiş, MÖ 650'de yerleşen Bitinler de krallıklarını bu topraklarda kurmuştur. Aynı kaynağa göre Pendik 1328'de Aydos Kalesi'nin fethiyle Türk yönetimine girdi. Kasaba 1798, 1830 ve 1889'da üç büyük yangın geçirdi; sonuncusunda 1.200 konut ve dükkan yandı. Yangından sonra Azaryan Efendi'nin Paris'ten getirttiği mimar ve mühendisler kasabayı yeniden planladı ve belediye bu yüzden Pendik'i Türkiye'nin ilk planlı kasabası sayar. Sahilden istasyona dönerken sokakların düzenine bu gözle bakın. 1924'te mübadeleyle 2.200 kişi buraya yerleştirildi; nüfus 1935'te 4 bin, 1970'te 30 bindi, ilçe 4 Temmuz 1987'de Kartal'dan ayrıldı ve bugün Vikipedi'ye göre 750 bini aşkın kişi yaşıyor.

Doksan dakikayı şöyle bölün: yarım saat iskele ve çevresi, kırk dakika sahil yürüyüşü, yirmi dakika gün batımı. Dönüş için Marmaray her iki yöne çalışır; M4 metrosunun Pendik istasyonu Vikipedi'ye göre tren istasyonuna yaklaşık bir kilometre yürüme mesafesindedir. Yüksek Hızlı Tren'e bineceklerin istasyonu da aynı yerdedir; rotayı bir Ankara ya da Konya yolculuğunun başlangıcına bağlamak isteyenler için Pendik iyi bir son duraktır.

Kaynak: Pendik Belediyesi; Şehir Hatları; İBB Spor Envanteri; İBB Bisiklet; Vikipedi.

Pendik Sahil Parkı, Anadolu Yakası'nın doğusunda, Pendik iskelesinden doğuya doğru Kaynarca'ya kadar uzanan, Marmara kıyısındaki uzun kıyı parkıdır. Pendik'in Marmara'ya dokuz kilometrelik bir kıyısı vardır ve ilçe merkezi denizden yalnızca 39 metre yükseklikte, doğal bir koyun kenarına kurulmuştur. Park deniz tarafında kaya dolgusuyla korunan yürüyüş yolu, kara tarafında çimen alanlar, spor sahaları ve ağaçlıklı bölümlerle ilerler; kıyı boyunca bisiklet ve koşu için ayrılmış bir şerit vardır. Karşıda Prens Adaları, batıda Kartal ve Dragos, doğuda tersane ve Tuzla kıyısı görünür. Pendik'in adı Marmara'ya bakan bir yerleşimin en eski katmanlarına iner. Bilinen en eski ad Pantikapeon'dur; Roma ve Bizans devirlerinde "her tarafı duvarla çevrili" anlamına gelen Pantichion kullanılmış, ad Osmanlı döneminde Pendik biçimini almıştır. Halk arasında Pendik'e beş köy, beş burun ya da beş balıkçı köyü de denmiştir. 1961'de Şevket Aziz Kansu'nun yaptığı kazılarda Fikirtepe kültürüne benzeyen geometrik desenli kaplar, kemik iğneler ve obsidiyen aletler bulundu; kaynaklar burada üç dört bin yıllık yerleşim izinden söz eder. Pendik 1080-1083'te bir süre Selçukluların elinde kaldı, 1306'da Osmanlı topraklarına girdi ve 1329-1330'daki Pelekanon Savaşı'ndan sonra Bizans'ın geri alma çabaları sonuçsuz kaldı. Yıldırım Bayezid döneminde, 1400 dolayında Abdurrahman Gazi'nin buraya yerleşmesiyle kalıcı bir Türk kasabası oldu. Osmanlı devrinde küçük bir balıkçı kasabası olan Pendik, 1798'den başlayarak üç büyük yangın geçirdi; 1889 yangınında bin iki yüz konut ve dükkan yandı. Yangından sonra kasabanın yeniden kurulması Ayan Meclisi üyelerinden Azaryan Efendi'ye verildi; Paris'ten getirilen mimar ve mühendisler kasabanın ilk planını çizdi ve Pendik bu yüzden Türkiye'nin ilk planlı kasabası sayılır. Plan, Azaryan adının ilk harfi olan A'yı kasabanın ortasına işler; Gazipaşa ve İsmetpaşa Caddeleri harfin sahile uzanan iki ayağı, Dr. Orhan Maltepe Caddesi gövdesidir ve ayaklar belediye binasının önündeki parkta birleşir. Sahil parkında yürürken bu iki caddenin denize indiği noktalar, o planın uçlarıdır. 1924 mübadelesiyle Drama ve Yanya'dan gelen aileler yeni Pendik'in çekirdeğini oluşturdu. Seksenli yıllara kadar yazlık bir yerleşim olan ilçe, 1 Temmuz 1982'de Pendik Tersanesi'nin açılmasıyla hızla büyüdü ve bahçeli evlerin yerini apartmanlar aldı. Pendik 4 Temmuz 1987'de yayımlanan yasayla ilçe oldu ve 11 Ağustos 1988'de fiilen çalışmaya başladı; bugün nüfusuyla Anadolu Yakası'nın en büyük ilçesidir. Kıyıdaki ulaşım tarihi de eskidir. Pendik istasyonu 1870'lerin başında Osmanlı Nafia Nezareti tarafından açıldı; 1936'da yeniden yapıldı, 1969'da elektrikli banliyöye geçti ve Marmaray için 2013'te kapatılıp 12 Mart 2019'da yeniden açıldı. Bugün aynı istasyonda Marmaray ile Ankara, Eskişehir, Konya, Karaman ve Sivas'a giden yüksek hızlı trenler yan yana durur. Deniz tarafında 1998'de açılan Pendik-Eminönü deniz otobüsü hattı sonradan kaldırıldı; 2004'ten beri Pendik ile Yalova arasında hızlı feribot çalışır. Belediye, deniz terminallerinin ilçe merkezine yüz metre mesafede olduğunu ve Pendik marinasının İstanbul'un üçüncü büyük marinası olduğunu belirtir. 2024'te İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ulaşım kurulu, Bostancı, Maltepe ve Kartal iskelelerini rahatlatmak için Tuzla-Pendik-Büyükada deniz hattı açılmasına karar verdi; hat Pendik'teki iskeleden yolcu motoruyla işletilir. Parkı gezmek için Pendik istasyonundan sahile inin; iskele ve terminal önündeki meydandan doğuya, Kaynarca yönüne yürüyün. Yürüyüş yolunun bir bölümü marinanın tekneleri boyunca, bir bölümü geniş çimenler ve spor sahaları boyunca ilerler; Adalar hep solunuzda kalır. Öğleden sonra güneş batıya, Adalar'ın ve Dragos'un üzerine iner; gün batımı için kıyının batıya, Adalar'a bakan açık noktalarını seçin. Park açık alandır ve yazın gölge azdır; şapka ve su alın, kışın ise ilçenin hakim rüzgarları olan poyraz ve lodos denizden sert eser. Bisiklet için düz ve uzun bir hat sunar; kıyı yolu batıda Kartal ve Bostancı'ya, doğuda Tuzla'ya kadar sürer. Hafta sonu sabahları koşucular ve olta balıkçıları erkencidir; sakin bir yürüyüş için hafta içi öğle sonrasını seçin. Sefer saatleri değiştiği için Yalova feribotunun ve Adalar motorunun güncel tarifesini işletmecilerin sitelerinden kontrol edin. Ulaşım için Marmaray'ın Pendik istasyonu parkın batı ucuna, Kaynarca istasyonu doğu ucuna yakındır. M4 metrosunun Pendik istasyonu ilçe merkezinin kuzeyindedir; oradan sahile inen otobüs ve minibüsler kalkar. Sabiha Gökçen Havalimanı ilçe merkezine on iki kilometredir.

Rota Haritası

Rota Bilgisi
ŞehirMaltepe, İstanbul
TürRotalar
Durak4
Tarih30 Eylül 2026
Radar TürkiyeYazarRadar TürkiyeRotayı Başlat