
İpek Kervanlarının İzinde Bursa Hanları ve Çarşısı
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Bursa'nın zenginliği büyük ölçüde yoldan geldi. TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre Tebriz'den gelen kervanlar Gilan, Esterabad ve Sari'nin değerli ipeklerini bu şehre taşır, Cenevizli, Venedikli ve Floransalı tüccarlar aynı ipeği almak için birbiriyle yarışırdı. Aynı kaynak, Medici ailesinin Bursa'daki temsilcisi Maringhi'nin 1501'de bir yük ipeğin 70-80 duka kar getirdiğini yazdığını aktarır. Bu rota, o ticaretin şehirde bıraktığı yapıları, parayı kazanan tüccarın köprüsünden değerli malların saklandığı bedestene kadar izliyor. Bu yapılar yalnızca dükkan değil, bir ticaret düzeninin kurumlarıydı: tüccarın konakladığı ve malını depoladığı han, değerli malın güvenle saklandığı bedesten, gelirini bir vakfa aktaran dükkanlar. TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre ipek tüccarlarından gümrük alan ipek emininin makamı bile Koza Han'ın içindeydi.
Rota doğudan batıya yürünür; hanlara vardığınızda her durakta zamanda biraz daha geriye gidersiniz. Gökdere vadisinin üzerindeki Irgandı Köprüsü ile başlar; köprüyü 1442'de, Azerbaycan'dan aldığı ipeği İtalyan tüccarlara satarak servet yapan Hoca Muslihiddin yaptırdı. Oradan Heykel'e yürüyüp Bursa Kent Müzesi'nde şehrin ticaret ve zanaat hafızasına bakarsınız; bodrum kattaki el sanatları çarşısında ipeğe ayrılmış ayrı bir bölüm vardır. Sonra hanlara girersiniz: 1491'de açılan Koza Han, Yıldırım Bayezid'in 14. yüzyılın sonunda yaptırdığı Bedesten ve Orhan Bey'in Bursa'da yaptırdığı ilk Osmanlı hanı olan Emir Han. Günü bölgenin en eski ticaret yapısında bitirmek bilinçli bir seçimdir; son avluda oturduğunuzda gördüğünüz her şeyin nereden başladığını anlarsınız.
Hanlar Bölgesi, 2014'te "Bursa ve Cumalıkızık, Osmanlı İmparatorluğu'nun Doğuşu" adıyla UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne giren alanın bir parçasıdır. Ama burası bir açık hava müzesi değil, bugün de çalışan bir çarşıdır. Hanlarda ipek, kumaş ve hediyelik satan dükkanlar, bedestende kuyumcular, avlularda oturma yerleri vardır. Avlulara ve revaklara girip dolaşabilirsiniz, ama esnafı ve atölyeleri fotoğraflamadan önce izin isteyin, yük taşıyanlara yol verin. Bedestende vitrinler yerine kubbelere ve ayaklara bakmak hem daha doğru hem daha öğreticidir.
Duraklar birbirine kısa yürüme mesafesindedir ve bütün yürüyüş şehir merkezinde geçer. Müze için bir saatten biraz fazla, her han için yarım saat ile kırk beş dakika arası ayırın; toplamda yarım gün yeter. Hafta sonları, özellikle pazar günleri dükkanların bir kısmı kapalı olabilir. Müzenin ziyaret günleri ve saatleri için güncel bilgiyi resmi sitesinden kontrol edin. Rota Ulu Cami'nin hemen yanında biter ve T1 tramvayının Ulu Camii durağı yakındadır. Şehrin tramvaylarına İpekböceği adının verilmiş olması da bu rotanın hikayesine küçük ama yerinde bir dipnottur.
Süre: yarım gün. En iyi zaman: Hanlar ve çarşı esnafın çalıştığı hafta içi günlerde canlıdır; köprüden öğleden önce yola çıkmak müzeye ve avlulara rahat bir tempo bırakır.. Ulaşım: T1 tramvayının Heykel durağı rotanın başına, Ulu Camii durağı sonuna yakındır; BursaRay ile gelenler Demirtaşpaşa ya da Osmangazi istasyonunda T1'e aktarma yapabilir. Duraklar arası yürünür, araç gerekmez.
Kaynaklar
- TDV İslam Ansiklopedisi, Koza Hanı maddesi, https://islamansiklopedisi.org.tr/koza-hani
- TDV İslam Ansiklopedisi, Irgandı Köprüsü maddesi, https://islamansiklopedisi.org.tr/irgandi-koprusu
- TDV İslam Ansiklopedisi, Büyük Çarşı (Bursa) maddesi, https://islamansiklopedisi.org.tr/buyuk-carsi--bursa
- TDV İslam Ansiklopedisi, Bedesten maddesi, https://islamansiklopedisi.org.tr/bedesten
- TDV İslam Ansiklopedisi, Bursa maddesi, https://islamansiklopedisi.org.tr/bursa
- Bursa Alan Başkanlığı, Irgandı Köprüsü, https://alanbaskanligi.bursa.bel.tr/irgandi-koprusu/
- Bursa Alan Başkanlığı, Adliye Binası, https://alanbaskanligi.bursa.bel.tr/adliye-binasi/
- Bursa Alan Başkanlığı, Koza Han, https://alanbaskanligi.bursa.bel.tr/koza-han-yeni-han-han-i-cedid-simkes-han-sirmakes-han-acem-han-beylik-han-yeni-kervansaray/
- Bursa Alan Başkanlığı, İç Kozahan, https://alanbaskanligi.bursa.bel.tr/ic-kozahan/
- Bursa Alan Başkanlığı, Bedesten, https://alanbaskanligi.bursa.bel.tr/bedesten/
- Bursa Alan Başkanlığı, Emir Han (Bey Hanı), https://alanbaskanligi.bursa.bel.tr/emir-han-bey-hani/
- Kültür Portalı, Irgandı Köprüsü, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/bursa/gezilecekyer/irgandi-koprusu
- Kültür Portalı, Koza Han, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/bursa/gezilecekyer/koza-han
- Kültür Portalı, Yıldırım Bayezid Bedesteni, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/bursa/gezilecekyer/yildirim-beyazid-bedesteni
- Kültür Portalı, Emir Han, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/bursa/gezilecekyer/emir-han
- Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bedesten, https://visitbursa.org/tr/mekanlar/bedesten-131
- Bursa Büyükşehir Belediyesi Müzeleri, Bursa Kent Müzesi, https://www.bursamuze.com/bursa-kent-muzesi
- Osmangazi Belediyesi, Koza Han, https://www.osmangazi.bel.tr/tarihi/default/koza-han
- Osmangazi Belediyesi, Irgandı Köprüsü, https://www.osmangazi.bel.tr/hizmet/irgandi-koprusu
- Salih Budakoğlu, Bursa Kapalı Çarşı Yangını (1958), Atatürkçü Bakış, 2003, https://acikerisim.uludag.edu.tr/items/ec7afd8c-2ca4-477a-9be0-70ed1334736a
- Özer Ergenç, Doğu İle Batıyı Birleştiren Bir Mekan, Bursa Bedesteni (2013), https://makale.isam.org.tr/items/e255fbe7-ca58-4734-a539-0beb419db022
- Vikipedi, Irgandı Köprüsü, https://tr.wikipedia.org/wiki/Irgandı_Köprüsü
- Vikipedi, Bursa Kent Müzesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Bursa_Kent_Müzesi
- Vikipedi, Koza Han, https://tr.wikipedia.org/wiki/Koza_Han
- Vikipedi, Hanlar Bölgesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Hanlar_Bölgesi
- Vikipedi, T1 (Bursa Tramvayı), https://tr.wikipedia.org/wiki/T1_(Bursa_Tramvayı)
- Wikipedia, Irgandı Bridge, https://en.wikipedia.org/wiki/Irgandı_Bridge
- Wikipedia, Koza Han, https://en.wikipedia.org/wiki/Koza_Han
- Wikipedia, Orhan Gazi Mosque, https://en.wikipedia.org/wiki/Orhan_Gazi_Mosque
Rota Durakları

Irgandı Köprüsü
Rotaya Gökdere vadisinin üzerindeki Irgandı Köprüsü'nden başlayın, çünkü bu yapı ipek ticaretinin şehre bıraktığı en kişisel izlerden biridir. Köprüyü 1442'de Hoca Muslihiddin adlı bir tüccar yaptırdı. Bursa Alan Başkanlığı, onun servetini Azerbaycan'dan aldığı ipeği İtalyan tüccarlara satarak kazandığını yazar. Kaynaklarda yapının ustası olarak Abdullah oğlu Timurtaş'ın adı geçer. Yani daha rotanın ilk adımında, Tebriz yolundan gelen ipekle Akdeniz limanlarına giden ipeğin arasında duran bir aracının şehre bıraktığı yatırımın üzerindesiniz.
Irgandı'yı sıradan bir taş köprüden ayıran şey, üzerinde iki sıra dükkan taşıyan bir arasta köprüsü olmasıdır. Kaynaklar onu Osmanlıların yaptığı tek arasta köprüsü olarak anar. Osmangazi Belediyesi de köprüyü dünyada türünün sayılı örneklerinden biri olarak tanıtır. Alan Başkanlığı'na göre köprüde toplam otuz iki dükkan vardı ve kuzeydoğu ucundaki beş dükkanın geliri vakfın görevlilerine ayrılmıştı. TDV İslam Ansiklopedisi, Muslihiddin'in torunu Ahmed Çelebi'nin 1559 tarihli vakfiyesinde bu beş dükkandan birini mescide çevirdiğini aktarır. Evliya Çelebi 17. yüzyılda köprüde iki yüz kadar hallaç dükkanı saydığını yazar, ancak 1861-62 tarihli bir şehir planı otuz iki ile otuz beş arasında dükkan gösterir. İngilizce Vikipedi, köprünün Osmanlı döneminde geceleri kapatılarak iki mahalle arasındaki geçişi denetlemek için de kullanıldığını not eder.
Bugün üzerinde yürüdüğünüz dükkan sıralarının ne kadar yeni olduğunu da bilmek gerekir. 1855 depremi köprüye ağır hasar verdi. Milli Mücadele yıllarında Bursa'yı işgal eden Yunan ordusu 1922'de şehirden çekilirken köprüyü tahrip etti. Belediye 1949'da köprüyü onardı, ancak bu onarımda dükkanlar yeniden kurulmadı ve yapı arasta niteliğini kaybetti. Bugünkü dükkan sıraları, Osmangazi Belediyesi'nin 2004'te tamamladığı yeniden yapım ve restorasyonla geri geldi. Bu çalışmadan sonra köprü bir Sanat Köprüsü olarak düzenlendi ve dükkanlar atölyelere dönüştü.
Önce köprünün bir ucunda durup iki sıra dükkanın arasından karşı yakaya bakın; bir köprünün üstünde olduğunuzu unutturan bu sokak görüntüsü yapının asıl fikridir. Sonra dükkanların önünden yavaşça geçin ve açık olan atölyelerde yapılan el işlerine göz atın. Zanaatkarları çalışırken fotoğraflamadan önce izin istemek, bu küçük atölyelerde özellikle önemlidir. Köprünün taşıyıcısı sivri bir taş kemerdir ve kaynaklara göre kemer açıklığı on beş ile on altı metre arasındadır. Üstteki dükkan sıraları yüzünden bu kemer köprünün üzerinden fark edilmez. TDV, köprünün düzgün kesme taşla yapıldığını ve kemerin yüksekliğinin de açıklığına yakın olduğunu belirtir. Köprü bugün iki ilçenin, Osmangazi ile Yıldırım'ın sınırında durur ve TDV'ye göre altındaki vadi Yeşil semtini ikiye ayırır.
Fotoğraf için dükkan sıralarının arasında uzanan geçidi boydan boya çeken bir kare, köprünün bir çarşı olduğunu en iyi anlatır. Burada yarım saat, köprüyü iki yönde yürümek ve birkaç atölyeye bakmak için yeterlidir. Buradan batıya, Heykel'e doğru yürüyün; ikinci durak Bursa Kent Müzesi, Atatürk Anıtı'nın güneyinde, Valilik binasının yanındadır.
Kaynak: Bursa Alan Başkanlığı; TDV İslam Ansiklopedisi, Irgandı Köprüsü; Kültür Portalı.

Bursa Kent Müzesi
Kent Müzesi, hanlara girmeden önce şehrin genel hikayesini tek bir binada toplamak için iyi bir duraktır. Müze, 1926'da adliye binası olarak yapılan simetrik cepheli, geniş saçaklı bir yapıda çalışır. Kaynaklar binanın tasarımını Mimar Kemalettin Bey'e, yapımını Ekrem Hakkı Ayverdi'ye bağlar. Adliye 1999'da yeni binasına taşındıktan sonra yapı 2001-2004 arasında restore edildi ve müze 14 Şubat 2004'te ziyarete açıldı. İçeri girmeden cepheye bir dakika ayırın; girişin orta eksende vurgulanması ve kemerli pencerelerle dikdörtgen pencerelerin birlikte kullanılması, binanın 1920'lerin yapı dilini taşıdığını gösterir.
Müzeyi zemin kattan başlayarak gezin, çünkü zemin kat kronolojik bir düzen izler. Buradaki ilk galeri tarih öncesinden Osmanlı dönemine ve Kurtuluş Savaşı'na uzanır. Aynı galeride şehrin 18. ve 19. yüzyılda yaşadığı felaketlere ayrılmış bilgiler de vardır. Bu bölüme dikkatle bakın, çünkü rotanın geri kalanında göreceğiniz hanların ve çarşının bugünkü hali büyük ölçüde depremlerden ve yangınlardan sonraki onarımların sonucudur. İkinci galeri Cumhuriyet dönemini, kentin büyümesini, göçleri ve Uludağ'ı anlatır. Müzede şehrin topografik bir maketi de bulunur; hanlar bölgesinin, Gökdere vadisinin ve dağın birbirine göre konumunu görmek için ona birkaç dakika ayırın.
Birinci kat tematik düzendedir ve kaplıcalardan yemek kültürüne, Karagöz ile Hacivat geleneğine kadar şehrin gündelik yaşamını anlatır. Vikipedi'ye göre bu katta dönem dönem değişen sergiler de açılır, bu yüzden göreceğiniz içerik ziyaret zamanınıza göre farklı olabilir. Müzede altı Osmanlı padişahının balmumu heykelleri de sergilenir.
Bu rota için asıl önemli bölüm bodrum kattaki El Sanatları Çarşısı'dır. Çarşı, 18. yüzyıl Bursa çarşısını canlandıran bir düzenle kurulmuştur ve Vikipedi'ye göre on altı dükkandan oluşur. Müzenin kendi tanıtımı, düzenin Bursa'ya gelen Avrupalı gezginlerin çektiği eski çarşı fotoğraflarından yola çıkılarak hazırlandığını belirtir. Dükkanlar arasında havlucu, saraç, semerci, yemenici, bıçakçı, bakırcı-kalaycı, keçeci, sepetçi ve çinici gibi zanaatlar yer alır. İpek bölümü öteki dükkanlardan ayrı tasarlanmıştır ve müze onu en dikkat çekici bölümlerinden biri olarak tanıtır. Hanlara gitmeden önce bu bölümde durun, çünkü birazdan göreceğiniz hanlarda ipek ticareti merkezi bir yer tutuyordu.
İpeğin şehir için önemi hanların çağında bitmedi. TDV İslam Ansiklopedisi, 1837'de yerel ipek sanayisinde buhar gücünün kullanılmaya başlandığını, yirmi beş yıl içinde iplikhane sayısının otuz beşe çıktığını ve 1914'te ham ipek üretiminin bin tona ulaştığını yazar. Yani kervan döneminin ticaret yapıları ile fabrika döneminin iplikhaneleri aynı malın iki ayrı çağını temsil eder.
Vikipedi, hafta sonları müzede geleneksel zanaatkarların gösteriler yaptığını yazar; güncel programı müzeden öğrenmek iyi olur. Müze tekerlekli sandalye ile gezilebilir; asansör, rampa ve uygun tuvaletler bulunur. Gruplar için rezervasyon koşulu vardır ve ziyaret günleri ile saatleri için güncel bilgiyi resmi sitesinden kontrol etmelisiniz. Müzeden çıkınca Atatürk Caddesi boyunca batıya yürüyün; üçüncü durak Koza Han, Orhan Camii'nin kuzeyinde, Ulu Cami ile arasındadır.
Kaynak: Bursa Büyükşehir Belediyesi Müzeleri; Bursa Alan Başkanlığı, Adliye Binası; Vikipedi, Bursa Kent Müzesi.

Koza Han
Koza Han'a Orhan Camii tarafındaki kapıdan girin. Kültür Portalı'na göre alt katın bir kapısı Orhan Camii'ne, öteki kuzeyde çarşıya açılır; yani han, şehrin iki ticaret dünyası arasında bir geçittir. Hanı II. Bayezid yaptırdı; TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre inşaat Mart 1490'da başladı ve han 29 Eylül 1491'de açıldı. Mimarı Abdülula bin Pulad Şah'tır ve Kültür Portalı yapım işlerinin sorumlusu olarak Şuca bin Karaca'nın adını verir. Kaynakların çoğu hanın İstanbul'daki II. Bayezid Külliyesi'ne gelir sağlamak için yapıldığını yazar; TDV ise bu vakıf bağının tartışmalı olduğunu da not eder. Belgelerde Yeni Han, Beylik Han ve Simkeş Han gibi başka adlarla geçer, bugünkü adı ise ticaretine egemen olan kozadan gelir.
Bu durakta hana bir mimari eser olarak değil, bir ticaret makinesi olarak bakın. Bursa Alan Başkanlığı'na göre avlu yaklaşık 46 metreye 38 metredir ve iki kat boyunca yaklaşık üç buçuk metre genişliğinde revaklarla çevrilidir. Kaynakların çoğuna göre alt katta elli, üst katta elli bir oda bulunur; bu sayılar kaynaktan kaynağa biraz değişir. Vikipedi'ye göre tüccarlar odaları üst üste ikişer oda olarak kiralar, üstteki odayı iş ve konaklama, alttakini mal deposu olarak kullanırdı. Üst kattaki her odanın dışarıya bakan iki penceresi vardır, bu da yukarıdaki odaların yaşamak ve çalışmak için düşünüldüğünü gösterir.
Hanı ipek ticaretinin merkezi yapan şey, içinde oturan insanlardı. TDV İslam Ansiklopedisi, hanın Azerbaycan ve İran'dan gelen tüccarları barındırdığını ve ipek tüccarlarından gümrük alan ipek emininin makamının da burada olduğunu yazar. Yani Tebriz yolundan gelen ham ipeğin alıcıyla buluştuğu ticaretin denetimi de bu avludan yürütülüyordu. İngilizce Vikipedi'ye göre 16. yüzyılın başında Floransalı Medici ailesinin de handa bir bürosu vardı.
Avluyu önce alt kat revaklarında bir tur atarak dolaşın ve oda kapılarının sıklığına bakın. Sonra üst kata çıkıp revaktan avluya bakın; ortadaki sekizgen köşk mescit, sekiz ayak üzerinde yükselir ve altındaki şadırvanla avlunun odak noktasını oluşturur. Hanın doğu yanında, eskiden ahır olarak kullanılan İç Kozahan bulunur ve ana hana doğu duvarındaki geniş bir açıklıkla bağlanır. Kervanla gelen hayvanlar ve ağır yükler ana avludan ayrı, tek katlı bu ikinci avluda tutulurdu; burası hanın işleyişinin görünmeyen yarısıdır. İç Kozahan bugün yeme içme amacıyla kullanılıyor; oradan geçerek iki avlunun ölçüsünü ve karakterini karşılaştırabilirsiniz.
Kuzey cephedeki ana kapıya da bakmadan ayrılmayın. TDV'ye göre düzgün kesme taştan kemerin içindeki alınlık, geometrik bir desenle işlenmiş renkli taş kaplamayla süslüdür. Han 1671-72 ve 1785'te onarıldı, 1950'lere doğru büyük bir restorasyonla sonradan eklenen parçalardan temizlendi. Osmangazi Belediyesi 2011'de yeni restorasyon projelerinin hazırlandığını belirtir.
Bugün üst kattaki dükkanlarda ipek kumaş, eşarp ve tekstil ürünleri, alt katta ise kafeteryalar ve hediyelik dükkanlar vardır. İpek almak isterseniz acele etmeyin; birkaç dükkanı dolaşıp dokuları ve desenleri karşılaştırmak hanın beş yüz yıllık işini kendi ölçeğinizde tekrar etmek gibidir. Fotoğraf için üst kat revağının bir köşesinden avluyu ve mescidi birlikte alan geniş bir kare iyi sonuç verir. Hanın kuzey kapısından çıkıp çarşının içine yönelin; bir sonraki durak Bedesten çok yakındadır.
Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi, Koza Hanı; Bursa Alan Başkanlığı; Kültür Portalı; Osmangazi Belediyesi.

Bursa Bedesteni
Bedesten, hanların ve açık çarşıların ortasında duran, kapıları kapatılabilen sağlam bir yapıdır; bölgenin kasası gibi düşünülmüştü. Bursa Alan Başkanlığı, yapıldığı dönemde bankacılığın ve borsacılığın çekirdeğini oluşturduğunu, ülkenin en değerli mallarının burada saklanıp alınıp satıldığını yazar. Yapıyı Yıldırım Bayezid 14. yüzyılın sonunda yaptırdı ve TDV İslam Ansiklopedisi vakıf kayıtlarına dayanarak 1400 tarihini verir. Kaynaklar onu Osmanlı döneminin ilk bedesteni olarak anar. Orhan Bey'in Emir Han'ı daha önce bu işi gördüğü için yapıya Bezzazistan-ı Cedid, yani Yeni Bedesten adı da verilmiştir.
Girerken kapıya dikkat edin. Yapının dört cephesinin ortasında birer kapı vardır ve TDV'ye göre Evliya Çelebi 17. yüzyılda bedesteni dört demir kapılı büyük bir yapı olarak anlatır. Kültür Portalı, giriş kapısının üstünde kufi ile nesih yazının karışık kullanıldığı bir kitabe bulunduğunu, batı kapısının kitabesinde ise yapının adının Bazestan olarak geçtiğini belirtir.
İçeride dikdörtgen bir mekan, altı kalın ayakla on dört bölüme ayrılır ve TDV'ye göre her bölüm bir kubbeyle örtülüdür. Kubbelerin sırasını görmek için içerideki uzun eksende yavaşça yürüyün ve yukarı bakın; ayakların kubbeleri nasıl paylaştığını en iyi bu yürüyüşte anlarsınız. İçerideki dükkanlar duvarlara yaslanmıştır, bu yüzden ortadaki geçit baştan sona açık kalır. Kaynaklara göre içeride otuz iki, dışarıda altmış sekiz dükkan vardır. Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne göre dış dükkanların on ikisinin geliri Orhan Gazi'nin vakfına, geri kalanı Yıldırım'ın vakfına ayrılmıştı. Yani aynı çarşıda iki ayrı dönemin vakıfları yan yana gelir topluyordu.
Özer Ergenç'in bu yapı üzerine yazdığı makalenin başlığı bedesteni doğu ile batıyı birleştiren bir mekan olarak tanımlar. Bu tanım, İranlı ipek tüccarı ile İtalyan alıcının aynı şehirde buluştuğu bir dönemde değerli malın güvenle saklanacağı bir yapının neden bu kadar önemli olduğunu özetler.
Bugün gördüğünüz yapının arkasında büyük bir yangın var. Salih Budakoğlu'nun çalışmasına göre 24 Ağustos 1958'de Kapalıçarşı'da çıkan yangın, şehrin 19. yüzyıl ortasındaki büyük depremden sonra yaşadığı en büyük felaketti. Yangın hanlarla ve çarşılarla birlikte bedesteni de ağır biçimde etkiledi. Bedesten 1960'ta aslına uygun olarak onarıldı; TDV'ye göre bu onarımda dış dükkanlar ve çevredeki çarşıların dış dükkan sıraları betonarme olarak yeniden yapıldı. Duvarlara ve dış dükkanlara bakarken bu bilgiyi aklınızda tutun: yapının biçimi eski, bazı parçaları ise 1960'ların işidir.
Bedesten bugün kuyumcular çarşısı olarak kullanılır ve yapının değerli mal ticaretine ev sahipliği yapması ilk işlevini hatırlatır. Altın ve mücevher satılan bir çarşıda vitrinleri ve esnafı fotoğraflamak hoş karşılanmayabilir; kameranızı kubbelere ve ayaklara yöneltin. Çevredeki kapalı sokaklar, TDV'nin Sipahi Çarşısı, Gelincik Çarşısı ve Uzun Çarşı gibi adlarla andığı çarşı dokusunun parçasıdır. Bedestenden çıkıp Ulu Cami yönüne yürüyün; son durak Emir Han, caminin kuzeydoğu köşesindedir.
Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi, Bedesten ve Büyük Çarşı; Bursa Alan Başkanlığı; Kültür Portalı; Bursa Büyükşehir Belediyesi.

Emir Han
Rotanın son durağı, Bursa'da yapılan ilk Osmanlı hanı olan Emir Han'dır. Hanı Orhan Bey, Bursa'nın fethinden sonra kendi külliyesine gelir sağlamak için yaptırdı. Aynı külliyenin camisindeki kitabe 1339-40 tarihini verir. Yani bu avluda, Koza Han'dan bir yüzyılı aşkın bir süre önce kurulan bir ticaret düzeninin içindesiniz. Kaynaklarda Bezzaz-ı Atik, Eski Bezzazistan, Bey Hanı ve Sultan Hanı gibi adlarla geçer; Kültür Portalı'na göre Emir Bey Hanı adı 1522'den sonra yerleşmiştir. Yıldırım Bayezid yeni bedesteni yaptırınca buraya bir süre Eski Bedesten dendi; demek ki az önce gördüğünüz yapı bu hanın bir işini devralmıştı.
Hana girince önce avlunun büyüklüğüne bakın; Bursa Alan Başkanlığı'na göre iç avlu 46 metreye 50 metredir. İki katlı yapıda Alan Başkanlığı alt katta 36, üst katta 38 birim sayar, Kültür Portalı ise üst katta 37 oda verir. Alt kattaki odalar depo olarak, pencereli ve ocaklı üst kat odaları tüccarların kalması ve çalışması için kullanılırdı. Alan Başkanlığı hanın ipek ve ipekli kumaş ticaretine hizmet ettiğini, tüccarların hayvanları için ahır bölümü de bulunduğunu yazar.
Bu düzeni Koza Han'da gördüklerinizle karşılaştırın: ikisinde de avluyu çeviren iki katlı revak ile alttaki depoların ve üstteki yaşama odalarının ayrımı aynıdır. Farkı malzemede ve ayrıntıda arayın. Emir Han kesme taş ve tuğlayla yapılmıştır ve beşik tonozlar kalın taş ve tuğla ayaklara oturur. Birinci kat revaklarının dört köşesinin kubbeyle örtüldüğüne dikkat edin.
Emir Han'ın hikayesi bir yangınlar ve onarımlar zinciridir. İngilizce Vikipedi'ye göre yapı 1544, 1788 ve 1958'de yangın, 1674 ve 1855'te deprem hasarı gördü. Aynı kaynak onarımlar için 1634 ve 1963 tarihlerini verir. Bursa Alan Başkanlığı da hanın birçok kez yandığını ya da yıkıldığını ve her seferinde büyük masraflarla onarıldığını vurgular. Bu yüzden gördüğünüz her duvarın 14. yüzyıldan kaldığını düşünmeyin; bugünkü yapı, yüzyıllar boyunca aynı plana sadık kalınarak yenilenen bir handır.
Han bugün de dükkanlarıyla çalışır; revaklarda yürürken esnafın işini aksatmamaya özen gösterin. Avluda biraz oturup rotanın başından beri gördüklerinizi sırayla düşünün. Köprüyü yaptıran tüccar, müzedeki ipek bölümü, Koza Han'daki ipek emini ve bedestendeki değerli mal ticareti, bu avluda başlayan bir ticaret düzeninin sonraki halkalarıdır.
Fotoğraf için avlunun bir köşesinden iki kat revağı birlikte alan bir kare, Osmanlı şehir hanının temel şemasını en yalın haliyle gösterir. Rota burada biter; Ulu Cami hemen yanınızdadır ve T1 tramvayının Ulu Camii durağı yakındadır. Günü uzatmak isterseniz bölgedeki öteki hanlara da uğrayabilirsiniz. TDV'ye göre II. Bayezid'in Temmuz 1508'de tamamlattığı Pirinç Han bölgenin en büyük hanıdır ve Çelebi Mehmed döneminden kalan Geyve Han da aynı çarşı dokusunun içindedir.
Kaynak: Bursa Alan Başkanlığı, Emir Han; Kültür Portalı; TDV İslam Ansiklopedisi, Büyük Çarşı; Wikipedia, Orhan Gazi Mosque.
