
Boztepe'den Hamsiköy'e, Eski Kervan Yolunun İzinde
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Trabzon'u anlamanın en kolay yolu önce ona yukarıdan bakmak, sonra güneydeki dağlara doğru yola çıkmaktır. Bu rota tam olarak bunu yapıyor. Kentin üstündeki Boztepe'den başlıyor, Zeytinlik Caddesi'ndeki Kostaki Konağı'na yani bugünkü Trabzon Müzesi'ne iniyor, Soğuksu sırtlarındaki çam korusunun içinde duran Atatürk Köşkü'ne geçiyor ve Zigana Dağı'nın kuzey eteğindeki Hamsiköy'de bitiyor.
Sıranın bir mantığı var. Belleten'de yayımlanan bir araştırma, Bayburt'tan ve Gümüşhane'den Trabzon limanına inen tarihi yolların büyük kısmının son durağının Boztepe olduğunu gösteriyor. Bunların en işleği Zigana yolu, yani İpek Yolu'nun kuzey kollarından biri sayılan ve yılın on iki ayı kullanılan güzergah. Bu yol Hamsiköy'den geçip Maçka'ya iniyor, oradan Boztepe üzerinden kente ulaşıyordu. Biz bu yolu tersinden yürüyoruz: limanın üstündeki tepeden başlayıp kervanların dağdaki konaklama yerine çıkıyoruz.
Aradaki iki durak, 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başında bu ticaretin kente bıraktığı zenginliği gösteriyor. Kostaki Konağı bir bankerin, Soğuksu'daki köşk ise başka bir bankerin yazlık evi olarak yapıldı. İkisi de Avrupa mimarisinden etkilenmiş, ikisi de sonradan kamuya geçip müze oldu. Kostaki Konağı 2001'den beri arkeoloji ve etnografya eserlerini sergiliyor, köşk ise 1943'ten beri müze olarak ziyaret ediliyor. Evliya Çelebi'nin bağlarından söz ettiği Boztepe de bugün seyir terası ve ahşap yürüyüş yoluyla kentin en çok kullanılan mesire alanlarından biri. Yani gün, kentin hem manzarasını hem de yakın tarihini aynı hat üzerinde okumaya imkan veriyor.
Rota yarı yürüyüş, yarı araç işi. Boztepe'deki seyir terası ve ahşap yürüyüş yolu düz ve rahat, müze ise merkezde. Köşke giden yol kısa ama yokuşlu, bu yüzden araç ya da belediye otobüsü daha pratik. Hamsiköy için Maçka'ya, oradan Zigana yoluna çıkmak gerekiyor; Vikipedi Hamsiköy'ün il merkezine 48 kilometre uzaklıkta olduğunu yazıyor ve toplu taşıma pratik değil. Yol dağa tırmandıkça sis, yağmur ve sıcaklık hızla değişir; yanınıza bir yağmurluk ve kat kat giysi alın. Kışın Zigana yolunda kar olabilir, yola çıkmadan durumu sorun.
Müze ile köşkün güncel ziyaret saatlerini ve kapalı olduğu günleri gitmeden önce resmi sitelerinden kontrol edin. Hamsiköy'de günü coğrafi işaretli sütlaçla kapatmak bölgenin geleneği, ama gün içinde fazla oyalanmayın; dönüş yolunu karanlığa bırakmamak için öğleden sonra köyden ayrılmak en doğrusu.
Süre: tam gün. En iyi zaman: Mayıs ile ekim arası; Boztepe'ye sabah ya da gün batımında çıkın, Hamsiköy'e öğleden sonra varmak için Maçka yoluna öğle saatlerinde girin.. Ulaşım: Boztepe'ye ve Soğuksu'daki köşke şehir içi belediye otobüsleriyle, müzeye merkezden yürüyerek ulaşılır. Hamsiköy için Maçka üzerinden Zigana yoluna çıkan bir araç gerekir; kışın yolun durumunu yola çıkmadan sorun.
Kaynaklar
- Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Yayla Turizmi ve Yaylalarımız, https://trabzon.ktb.gov.tr/TR-57698/yayla-turizmi-ve-yaylalarimiz.html
- CNN Türk, Boztepe seyir terası ve yürüyüş yoluna yoğun ilgi, https://www.cnnturk.com/seyahat/boztepe-seyir-terasi-ve-yuruyus-yoluna-yogun-ilgi-2000682
- Belleten, Bayburt'tan Trabzon'a, Fatih Sultan Mehmed'in Trabzon Sefer Güzergahı, https://belleten.gov.tr/tam-metin/3794/tur
- Vikipedi, Boztepe, Ortahisar, https://tr.wikipedia.org/wiki/Boztepe,_Ortahisar
- Kültür Portalı, Trabzon Müzesi, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/trabzon/gezilecekyer/trabzon-muzesi
- Wikipedia, Trabzon Museum, https://en.wikipedia.org/wiki/Trabzon_Museum
- Kültür Portalı, Atatürk Köşkü, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/trabzon/gezilecekyer/ataturk-kosku
- Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Atatürk Köşkü, https://trabzon.ktb.gov.tr/TR-57781/ataturk-kosku.html
- Kültür ve Turizm Bakanlığı, Trabzon Atatürk Köşkü, https://www.ktb.gov.tr/TR-96386/trabzon---ataturk-kosku.html
- Vikipedi, Trabzon Atatürk Köşkü, https://tr.wikipedia.org/wiki/Trabzon_Atatürk_Köşkü
- Haber7, Atatürk'ün vasiyetini yazdığı yer, https://www.haber7.com/guncel/haber/2704079-iste-ataturkun-vasiyetini-yazdigi-yer
- Kültür Portalı, Hamsiköy, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/trabzon/gezilecekyer/hamsikoy
- TÜRKPATENT, Hamsiköy Sütlacı coğrafi işaret tescili (No 255), https://ci.turkpatent.gov.tr/Files/GeographicalSigns/5a68e1b6-47df-4b2b-ae49-69ec02ab3931.pdf
- Vikipedi, Hamsiköy, Maçka, https://tr.wikipedia.org/wiki/Hamsiköy,_Maçka
Rota Durakları

Boztepe
Güne kentin güneydoğusunda yükselen Boztepe'de başlayın ve ilk iş olarak seyir terasının kenarına gidip aşağıya bakın. Buradan liman, tarihi kent merkezi ve kıyı boyunca uzanan şehir tek bakışta görünür. Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Boztepe'yi kente hakim tepe üzerinde önemli bir peyzaj unsuru ve mesire yeri olarak tanımlıyor. Bu tanım bugün de geçerli, çünkü tepe yüzyıllardır kentin nefes aldığı açık alan. Liman tarafına bakarken aklınızda şu bilgi olsun: Belleten'de yayımlanan bir araştırmaya göre Bayburt ve Gümüşhane'den gelen kervan yollarının çoğu kente Boztepe üzerinden iniyordu. Yani şu an durduğunuz sırt, iç Anadolu'dan gelen yükün denize ulaşmadan önce geçtiği son eşikti.
Ardından ahşap yürüyüş yolunu doğuya doğru izleyin. Ortahisar Belediyesi'nin hizmete açtığı bu yol yaklaşık bin yüz metre uzunlukta ve çelik ayaklar üzerine kurulmuş bir platform. Habere göre platform, kazı ve dolgu en aza insin diye yerden biraz yüksekte tutulmuş. Yol boyunca biri ahşap, biri cam kaplı iki teras ve manzaranın en açık olduğu yerlerde iki ahşap kent balkonu var. Balkonlarda oturma alanları, kamelyalar ve salıncaklar bulunuyor; kısa bir mola için en iyi yer onlar. Cam terasa çıkınca ayağınızın altında yamacı görürsünüz, yükseklikten rahatsız olanlar ahşap terasta kalabilir.
Yürürken tepenin geçmişini düşünün. Vikipedi'deki maddeye göre Boztepe Osmanlı döneminde önce meralık alana dahil edilmiş, sonra yavaş yavaş yerleşime açılmış. Evliya Çelebi 1640 yılında Trabzon'da bulunduğunda buradaki bağlardan söz ediyor. Bugün yamaçta bağ yok, ama tepenin yeşil dokusu o mesire geleneğinin izini sürdürüyor. 1681 tarihli bir defterde mahalle sakinlerinin derbentçi, yani yolların bakımından sorumlu oldukları için vergiden muaf tutuldukları kayıtlı. Bu ayrıntı tepenin bir yol kavşağı olduğunu bir kez daha doğruluyor. 1834'te nüfus büyüyünce yerleşim Yukarı Boztepe ve Aşağı Boztepe diye iki mahalleye ayrılmış.
Güney yamaca doğru baktığınızda Gölçayırı tarafını görürsünüz. Belleten'deki araştırma, 1461 yazında Mahmut Paşa'nın kamp kurduğu yerin Bizans kaynaklarında Skylolimne diye anılan bu alan olduğunu söylüyor. Ad Rumca köpek bataklığı anlamına geliyor ve bugün orada ne göl ne bataklık kalmış. Fotoğraf için en iyi ışık sabah erken ve gün batımında gelir; öğle güneşi limanı düz ve soluk gösterir. Akşam saatlerinde kentin ışıkları yandığında manzara bambaşka bir hal alır, bu yüzden isterseniz rotayı tersinden kurup Boztepe'yi günün sonuna bırakabilirsiniz. Tepeden inerken belediye otobüsü ya da aracınızla doğruca merkeze, Zeytinlik Caddesi'ne yönelin; müze oradan yürüme mesafesinde.
Kaynak: Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; CNN Türk; Belleten; Vikipedi.

Trabzon Müzesi (Kostaki Konağı)
Zeytinlik Caddesi'nde konağın önüne geldiğinizde içeri girmeden önce birkaç dakika dışarıda durun. Kültür Portalı'na göre bu yapı 1898 ile 1913 arasında Banker Kostaki Teofilaktos tarafından konut olarak yaptırıldı. Türkçe kaynaklar mimarların İtalyan olduğunu ve kullanılan malzemenin önemli bir kısmının İtalya'dan getirildiğini yazıyor. Taş kuleli köşe cephesi, karşı kaldırımdan bakınca en iyi okunur. Konağın sonraki hayatı da cephesi kadar katmanlı: Teofilaktos 1917'de iflas edince mal varlığına haciz konulmuş ve yapı Nemlioğlu ailesine geçmiş. Atatürk 15-17 Eylül 1924'teki ilk Trabzon ziyaretinde eşi Latife Hanım ve heyetiyle bu konakta misafir edilmiş.
İçeride ziyarete zemin kattan başlayın, çünkü bu kat konağın kendisini anlatıyor. Vikipedi'deki İngilizce maddeye göre zemin kat yapının mimarisini ve geçmişini kronolojik sırayla gösteren bir teşhir olarak düzenlenmiş. Burada başınızı kaldırın; Kültür Portalı bodrum hariç bütün katların duvarlarının baştan sona kalem işiyle süslendiğini söylüyor. Bu süslemeler odadan odaya değişiyor, her odada birkaç dakika durup duvar ile tavanın birleştiği bordürlere bakın. Kapı ve pencere çevrelerindeki ayrıntılar da aynı dikkati hak ediyor.
Ardından konağın el değiştirdiği yılları aklınızda canlandırın. Vali Ali Galip Bey zamanında kamulaştırılan yapı 1927-1931 arasında Hükümet Konağı, 1931-1937 arasında müfettişlik binası olarak kullanılmış. 1937'de Milli Eğitim Bakanlığı'na verilmiş ve yarım asır kız meslek lisesi olmuş. 1987'de Kültür Bakanlığı'na devredilen konak, 1988-2001 arasındaki restorasyondan sonra 22 Nisan 2001'de müze olarak açılmış. Bu kadar farklı kullanıma rağmen süslemelerin ayakta kalması, restorasyonun neyi kurtardığını gösteriyor.
Sonra bodrum kata inin. Burası arkeolojik eserler bölümü ve Tunç Çağı'ndan Bizans dönemine uzanan bir seçki sunuyor. Mermer, bazalt, seramik, metal ve cam eserlerin yanında eski sikkeler de sergileniyor. Vitrinleri dönem sırasıyla izlerseniz Trabzon kıyısının binlerce yıllık yerleşim geçmişi kafanızda daha kolay oturur. Son olarak birinci kattaki etnografya bölümüne çıkın; burada bölgeye özgü günlük eşyalar ve Osmanlı dönemine ait eserler var. Gezmeyi bitirince bahçede kısa bir mola verin. Güncel ziyaret saatlerini ve kapalı günleri gitmeden önce resmi sitesinden kontrol edin. Buradan Soğuksu'ya kısa bir araç yolculuğu var; yol yokuşlu olduğu için yürümek yerine belediye otobüsü ya da araç kullanın.
Kaynak: Kültür Portalı, Trabzon Müzesi; Vikipedi.

Trabzon Atatürk Köşkü
Soğuksu sırtına vardığınızda köşke doğrudan girmeyin, önce çam korusunun içindeki bahçe yolunda bir tur atın. Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü köşkün bahçesinin çam ağaçlarıyla çevrili olduğunu yazıyor ve yapıyı en iyi bu ağaçların arasından görürsünüz. Ön cephedeki havuzlu bahçe ve çiçek tarhları fotoğraf için en uygun açıyı veriyor. Köşk, Trabzonlu banker Konstantin Kabayanidis tarafından yazlık olarak yaptırılmış. Yapım tarihi kaynaklarda farklı veriliyor: Kültür Portalı 19. yüzyıl başlarını, Vikipedi 1890'da başlayıp 1912'de biten bir inşaatı, Bakanlığın başka bir sayfası ise 1913'ü yazıyor. Bu yüzden en güvenli ifade, köşkün 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başı arasında yapıldığıdır.
Cepheye yaklaşınca malzemeye bakın. Vikipedi köşkün taş, tuğla ve ahşapla yığma teknikte yapıldığını ve bodrumuyla birlikte dört kattan oluştuğunu söylüyor. Bakanlığa göre dış cephede taş işçiliği, içeride tuğla kullanılmış, merdivenler ise ahşap ve korkuluklu. Batı Rönesans mimarisinin etkisi cephedeki gösterişli süslemelerde açıkça okunuyor. İçeri girdiğinizde zemin kattaki oturma odası, dinlenme odası, yemek odası ve misafir odasıyla başlayın. Birinci katta çalışma odası, büyük yatak odası, bekleme ve toplantı odaları, ikinci katta ise iki küçük oda bulunuyor. Haber7'deki habere göre müzede 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıla ait mobilyalar, porselenler, halılar ve tablolardan oluşan 344 eser sergileniyor.
Odalarda dolaşırken köşkün nasıl müzeye dönüştüğünü bilmek gezinizi zenginleştirir. Mübadele sonrasında 1923'te Hazine'ye geçen yapı, 1930'da il idaresince satın alınmış ve 1931'de Atatürk adına temlik edilmiş. Atatürk 1924'teki ilk ziyaretinde burada ağırlanmış, Kasım 1930'da yeniden gelmiş ve Haziran 1937'deki son ziyaretinde köşkte iki gece kalmış. Kültür Portalı, 11 Haziran 1937 gecesi mal varlığını ulusa bağışlama kararını burada aldığını yazıyor. Atatürk'ün ölümünden sonra köşk belediye tarafından satın alınmış ve 1943'te müze olarak açılmış.
Gezinin sonunda yeniden bahçeye çıkın ve köşkün bahçe tarafındaki çift kapılı bölüme bakın. Habere göre bu bölümün altında yağmur sularının toplandığı bir sarnıç ve ormana uzanan, sonradan kapatılmış bir dehliz bulunuyor. Bugün bu geçit görünmüyor, ama bilgi yapının bir yazlık ev olarak ne kadar özenle planlandığını gösteriyor. Köşkün bakımını işleten kurum olarak Trabzon Büyükşehir Belediyesi üstleniyor; zaman zaman tadilat için kapatılabildiği için güncel durumu ve saatleri gitmeden önce kontrol edin. Buradan sonra rota kentten çıkıyor: Maçka yönüne güneye dönün ve Zigana yolunu izleyerek Hamsiköy'e doğru yola çıkın.
Kaynak: Kültür Portalı, Atatürk Köşkü; Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; Vikipedi; Haber7.

Hamsiköy
Maçka'yı geçip Zigana yoluna tırmandıkça vadinin daraldığını ve havanın serinlediğini fark edeceksiniz. Kültür Portalı Hamsiköy'ü Zigana Dağı'nın kuzey eteğinde, İpek Yolu'nun kuzey güzergahı üzerinde, Maçka'ya 19 kilometre uzaklıktaki eski bir konaklama yeri olarak tanıtıyor. Belleten'deki araştırma da Zigana yolunun Hamsiköy ve Maçka üzerinden Boztepe'ye ulaştığını ve yılın her ayı kullanıldığını yazıyor. Yani sabah tepeden baktığınız limana giden yükler, tam da bu köyün önünden geçiyordu. Köye vardığınızda aracınızı bırakın ve önce vadiyi yürüyerek tanıyın.
Kültür Portalı köyün adını Arapça beş anlamına gelen hamse sözcüğüne bağlıyor ve yerleşimin beş ayrı parçadan oluştuğunu söylüyor. TÜRKPATENT'in coğrafi işaret kaydı bu beş köyü Hamsiköy, Çıralı, Güzelyayla, Dikkaya ve Başar olarak sayıyor. Vikipedi ise yerleşimin eski adının Ciharlı olduğunu ve adın 1959'da çıkarılan bir kanunla Hamsiköy olarak değiştirildiğini kaydediyor. Yürürken dere boyundaki eski konaklara ve taş çeşmelere dikkat edin; Kültür Portalı bunları köyün doğal güzelliğinin parçası olarak anıyor. İlkbaharda yamaçlarda mor çiçekli orman gülleri açar ve vadiyi renklendirir. Sis, buranın sıradan bir misafiri; dağ eteklerine çöktüğünde manzara birkaç dakikada değişir.
Ardından köyü ünlü yapan tatlıya sıra gelir. Hamsiköy Sütlacı 2017'de mahreç işareti olarak tescil edildi ve kaydın sahibi Maçka Esnaf ve Sanatkarlar Odası. Tescil belgesi tatlının yalnızca süt, pirinç, şeker ve bir tutam tuzla yapıldığını yazıyor. Belgeye göre köy 1200 ile 1600 metre arasında kurulu ve Zigana'nın denize bakan yamacı bol yağış aldığı için çayırlar yılın büyük bölümünde yeşil kalıyor. Sütün lezzetinin bu meralardaki çeşitli bitkilerden geldiği, üretimin de sütün temini dahil coğrafi sınır içinde yapılması gerektiği belirtiliyor. Pişirme iki tencereyle yapılıyor ve kıvam, kaşıktan bal gibi kesintisiz akmasıyla anlaşılıyor. Tatlı taze ya da üstü fırında koyulaştırılmış olarak, tarçın ve fındıkla servis edilebiliyor.
Kültür Portalı köyün sütünden kaşar, tereyağı, telli peynir ve lor da üretildiğini yazıyor; dönüşte yanınıza almak için bunlara bakabilirsiniz. Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Hamsiköy'de pansiyonlar bulunduğunu belirtiyor, yani günü uzatıp geceyi burada geçirmek de mümkün. Fotoğraf için köyün yamacına biraz tırmanıp evlerin vadiye yayıldığı görüntüyü kadraja alın. Öğleden sonra ışığı vadinin batı yamacını aydınlatır ve yeşili daha canlı gösterir. Dağda hava çabuk bozulduğu için yağmurluğunuzu araçta bırakmayın. Dönüşte aynı yolu izleyerek Maçka üzerinden kente inin ve karanlık basmadan virajlı kesimi geçmiş olmaya çalışın.
Kaynak: Kültür Portalı, Hamsiköy; TÜRKPATENT; Belleten; Vikipedi.
