Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye
Boztepe'den Hamsiköy'e, Eski Kervan Yolunun İzinde
Rotalar4 Durak

Boztepe'den Hamsiköy'e, Eski Kervan Yolunun İzinde

Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Trabzon'u anlamanın en kolay yolu önce ona yukarıdan bakmak, sonra güneydeki dağlara doğru yola çıkmaktır. Bu rota tam olarak bunu yapıyor. Kentin üstündeki Boztepe'den başlıyor, Zeytinlik Caddesi'ndeki Kostaki Konağı'na yani bugünkü Trabzon Müzesi'ne iniyor, Soğuksu sırtlarındaki çam korusunun içinde duran Atatürk Köşkü'ne geçiyor ve Zigana Dağı'nın kuzey eteğindeki Hamsiköy'de bitiyor.

Sıranın bir mantığı var. Belleten'de yayımlanan bir araştırma, Bayburt'tan ve Gümüşhane'den Trabzon limanına inen tarihi yolların büyük kısmının son durağının Boztepe olduğunu gösteriyor. Bunların en işleği Zigana yolu, yani İpek Yolu'nun kuzey kollarından biri sayılan ve yılın on iki ayı kullanılan güzergah. Bu yol Hamsiköy'den geçip Maçka'ya iniyor, oradan Boztepe üzerinden kente ulaşıyordu. Biz bu yolu tersinden yürüyoruz: limanın üstündeki tepeden başlayıp kervanların dağdaki konaklama yerine çıkıyoruz.

Aradaki iki durak, 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başında bu ticaretin kente bıraktığı zenginliği gösteriyor. Kostaki Konağı bir bankerin, Soğuksu'daki köşk ise başka bir bankerin yazlık evi olarak yapıldı. İkisi de Avrupa mimarisinden etkilenmiş, ikisi de sonradan kamuya geçip müze oldu. Kostaki Konağı 2001'den beri arkeoloji ve etnografya eserlerini sergiliyor, köşk ise 1943'ten beri müze olarak ziyaret ediliyor. Evliya Çelebi'nin bağlarından söz ettiği Boztepe de bugün seyir terası ve ahşap yürüyüş yoluyla kentin en çok kullanılan mesire alanlarından biri. Yani gün, kentin hem manzarasını hem de yakın tarihini aynı hat üzerinde okumaya imkan veriyor.

Rota yarı yürüyüş, yarı araç işi. Boztepe'deki seyir terası ve ahşap yürüyüş yolu düz ve rahat, müze ise merkezde. Köşke giden yol kısa ama yokuşlu, bu yüzden araç ya da belediye otobüsü daha pratik. Hamsiköy için Maçka'ya, oradan Zigana yoluna çıkmak gerekiyor; Vikipedi Hamsiköy'ün il merkezine 48 kilometre uzaklıkta olduğunu yazıyor ve toplu taşıma pratik değil. Yol dağa tırmandıkça sis, yağmur ve sıcaklık hızla değişir; yanınıza bir yağmurluk ve kat kat giysi alın. Kışın Zigana yolunda kar olabilir, yola çıkmadan durumu sorun.

Müze ile köşkün güncel ziyaret saatlerini ve kapalı olduğu günleri gitmeden önce resmi sitelerinden kontrol edin. Hamsiköy'de günü coğrafi işaretli sütlaçla kapatmak bölgenin geleneği, ama gün içinde fazla oyalanmayın; dönüş yolunu karanlığa bırakmamak için öğleden sonra köyden ayrılmak en doğrusu.

Süre: tam gün. En iyi zaman: Mayıs ile ekim arası; Boztepe'ye sabah ya da gün batımında çıkın, Hamsiköy'e öğleden sonra varmak için Maçka yoluna öğle saatlerinde girin.. Ulaşım: Boztepe'ye ve Soğuksu'daki köşke şehir içi belediye otobüsleriyle, müzeye merkezden yürüyerek ulaşılır. Hamsiköy için Maçka üzerinden Zigana yoluna çıkan bir araç gerekir; kışın yolun durumunu yola çıkmadan sorun.

Kaynaklar

Ortahisar, Trabzon
Rotalar
4 Durak
Mekanlarda ~4 sa 35 dk
Yol ~41,7 km · 1 sa 21 dk
Toplam ~5 sa 56 dk
19 Ekim 2026

Rota Durakları

1
Boztepe

Boztepe

~1 sa burada
Boztepe Mahallesi, Ortahisar / Trabzon

Güne kentin güneydoğusunda yükselen Boztepe'de başlayın ve ilk iş olarak seyir terasının kenarına gidip aşağıya bakın. Buradan liman, tarihi kent merkezi ve kıyı boyunca uzanan şehir tek bakışta görünür. Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Boztepe'yi kente hakim tepe üzerinde önemli bir peyzaj unsuru ve mesire yeri olarak tanımlıyor. Bu tanım bugün de geçerli, çünkü tepe yüzyıllardır kentin nefes aldığı açık alan. Liman tarafına bakarken aklınızda şu bilgi olsun: Belleten'de yayımlanan bir araştırmaya göre Bayburt ve Gümüşhane'den gelen kervan yollarının çoğu kente Boztepe üzerinden iniyordu. Yani şu an durduğunuz sırt, iç Anadolu'dan gelen yükün denize ulaşmadan önce geçtiği son eşikti.

Ardından ahşap yürüyüş yolunu doğuya doğru izleyin. Ortahisar Belediyesi'nin hizmete açtığı bu yol yaklaşık bin yüz metre uzunlukta ve çelik ayaklar üzerine kurulmuş bir platform. Habere göre platform, kazı ve dolgu en aza insin diye yerden biraz yüksekte tutulmuş. Yol boyunca biri ahşap, biri cam kaplı iki teras ve manzaranın en açık olduğu yerlerde iki ahşap kent balkonu var. Balkonlarda oturma alanları, kamelyalar ve salıncaklar bulunuyor; kısa bir mola için en iyi yer onlar. Cam terasa çıkınca ayağınızın altında yamacı görürsünüz, yükseklikten rahatsız olanlar ahşap terasta kalabilir.

Yürürken tepenin geçmişini düşünün. Vikipedi'deki maddeye göre Boztepe Osmanlı döneminde önce meralık alana dahil edilmiş, sonra yavaş yavaş yerleşime açılmış. Evliya Çelebi 1640 yılında Trabzon'da bulunduğunda buradaki bağlardan söz ediyor. Bugün yamaçta bağ yok, ama tepenin yeşil dokusu o mesire geleneğinin izini sürdürüyor. 1681 tarihli bir defterde mahalle sakinlerinin derbentçi, yani yolların bakımından sorumlu oldukları için vergiden muaf tutuldukları kayıtlı. Bu ayrıntı tepenin bir yol kavşağı olduğunu bir kez daha doğruluyor. 1834'te nüfus büyüyünce yerleşim Yukarı Boztepe ve Aşağı Boztepe diye iki mahalleye ayrılmış.

Güney yamaca doğru baktığınızda Gölçayırı tarafını görürsünüz. Belleten'deki araştırma, 1461 yazında Mahmut Paşa'nın kamp kurduğu yerin Bizans kaynaklarında Skylolimne diye anılan bu alan olduğunu söylüyor. Ad Rumca köpek bataklığı anlamına geliyor ve bugün orada ne göl ne bataklık kalmış. Fotoğraf için en iyi ışık sabah erken ve gün batımında gelir; öğle güneşi limanı düz ve soluk gösterir. Akşam saatlerinde kentin ışıkları yandığında manzara bambaşka bir hal alır, bu yüzden isterseniz rotayı tersinden kurup Boztepe'yi günün sonuna bırakabilirsiniz. Tepeden inerken belediye otobüsü ya da aracınızla doğruca merkeze, Zeytinlik Caddesi'ne yönelin; müze oradan yürüme mesafesinde.

Kaynak: Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; CNN Türk; Belleten; Vikipedi.

Boztepe, Trabzon şehir merkezinin güneydoğusunda, deniz seviyesinden yaklaşık 230 metre yükseklikte yükselen ve kenti bütünüyle önüne seren doğal bir seyir tepesidir. Tepenin eteklerinden Ortahisar'ın eski mahalleleri, liman ve kıyı şeridi birbirine bağlanır; bu yüzden Trabzon'u ilk kez gören biri için kentin planını okumanın en kolay yolu buraya çıkmaktır. Açık havalarda batıda Akçaabat'a, doğuda Yomra'ya kadar uzanan kıyı çizgisi ve denizin ufukla birleştiği hat rahatça seçilir. Tepenin geçmişi antik döneme kadar iner ve eski kaynaklarda Minthrion adıyla anılır. Osmanlı döneminde yamaçlar uzun süre mera ve bağ olarak kullanıldı; 1640 yılında Trabzon'da bulunan Evliya Çelebi seyahatnamesinde Boztepe'deki bağlardan söz eder. Bugünkü mahallenin ilk Osmanlı kayıtlarında Ketancızade Mahallesi olarak geçtiği düşünülür ve 1834 sayımında yerleşim Yukarı Boztepe ile Aşağı Boztepe diye iki ayrı mahalleye ayrılmış görünür. 1681 tarihli avarız defterine göre buranın sakinleri yolların bakımından sorumlu derbentçiler olduğu için bazı vergilerden muaf tutulmuştu. Bu ayrıntı tepenin kentin içerilerine açılan yollar üzerindeki konumunu da anlatır. Mahalle, Birinci Dünya Savaşı sırasındaki Rus işgali yıllarında büyük bir yıkım yaşadı. Bugün Boztepe, 2024 verilerine göre yedi bini aşkın nüfusuyla Ortahisar'ın yaşayan mahallelerinden biridir. Gerçekten de Boztepe, iç Anadolu'dan Trabzon limanına inen tarihi yolların son eşiğidir. Belleten'de yayımlanan bir araştırma, Bayburt'tan gelen Galyan Yolu'nun ve Zigana üzerinden inen eski İpek Yolu kolunun Maçka'yı geçtikten sonra Boztepe üzerinden kente ve limana bağlandığını gösterir. Aynı çalışma, 1461 seferinde Osmanlı ordusunun Boztepe'nin güney yamacındaki Gölçayır çevresinde, Bizans kaynaklarının Skylolimne dediği yerde konakladığını anlatır. Yunanca birleşik bir ad olan Skylolimne, araştırmaya göre Köpek Gölü ya da Köpek Bataklığı anlamına gelir. Eskiden yağmur ve kaynak sularının biriktiği bu bataklık bugün tamamen yerleşime açılmış ve izi kalmamıştır. Yani tepeden aşağı bakarken yalnızca bir manzarayı değil, yüzyıllardır kervanların ve orduların kente indiği eşiği de görürsünüz. Bugün Boztepe'nin en çok bilinen yüzü seyir terasıdır. Ortahisar Belediyesi'nin Nisan 2023'te açtığı seyir terası ve yürüyüş platformu, tepenin kuzey yamacında doğuya doğru yaklaşık 1100 metre boyunca uzanır. Basına yansıyan bilgiye göre yaklaşık 5 bin metrekarelik proje, kazı ve dolgu en aza indirilsin diye yerden biraz yüksekte çelik ayaklar üzerine oturtulmuş ahşap bir platform olarak yapıldı. Yol boyunca bir cam ve bir ahşap teras, iki ahşap kent balkonu, kamelyalar, salıncaklar ve oturma alanları bulunur; hizmet binaları ise manzarayı kapatmasın diye araziye gömülerek inşa edildi. Platformda yürürken kent sağınızda değil, ayaklarınızın altında kalır. Aşağıda limanın dalgakıranı, Ortahisar'ın kırmızı çatıları ve kıyı yolu bir harita gibi dizilir; havanın değişken olduğu günlerde bulutların denizin üzerinde gölge oyunları kurduğunu izlemek mümkündür. Akşamüstü gün batımını izlemek için gelenler kalabalıklaşır, karanlık çöktüğünde ise kıyı boyunca yanan ışıklar ayrı bir manzara oluşturur. Fotoğraf için en verimli saatler genellikle sabahın erken saatleri ve gün batımı öncesidir, çünkü öğle ışığında deniz üzerindeki pus manzarayı düzleştirebilir. Platformun dışında tepenin geniş bir bölümü ağaçlıklı mesire alanıdır. Çevre düzenlemeleriyle yürüyüş yolları, oturma yerleri ve oyun alanları yapılmış, yaz aylarında ailelerin gün boyu vakit geçirdiği bir dinlenme alanına dönüşmüştür. Kentin yoğun yapılaşması içinde Boztepe, yeşil dokusunu büyük ölçüde koruyan nadir açık alanlardan biri olarak kalır. Bu yüzden Trabzonlular için yalnızca turistik bir nokta değil, gündelik bir nefes alma yeridir. Boztepe'ye şehir merkezinden belediye otobüsü, taksi ya da özel araçla kolayca çıkılır. Yürümeyi sevenler için merkezden başlayan yokuş yol, tempoya göre yarım saat kadar sürer ve yol boyunca manzara giderek açılır. Araçla gelenler için tepede otopark alanları bulunur. Sisli ya da yağmurlu günlerde manzara tamamen kapanabileceği için çıkmadan önce havaya bakmak iyi olur. Kafeterya ve terasların çalışma saatleri mevsime göre değişebileceğinden güncel bilgiyi işleten kurumdan öğrenmek gerekir. Tepeden inerken Ortahisar'daki müzelere ya da Soğuksu yönündeki Atatürk Köşkü'ne geçmek, günü kentin tarihi dokusuyla sürdürmenin kolay bir yoludur.
2
Trabzon Müzesi (Kostaki Konağı)

Trabzon Müzesi (Kostaki Konağı)

~1 sa 15 dk burada
Gazipaşa Mahallesi, Zeytinlik Caddesi, Ortahisar / Trabzon

Zeytinlik Caddesi'nde konağın önüne geldiğinizde içeri girmeden önce birkaç dakika dışarıda durun. Kültür Portalı'na göre bu yapı 1898 ile 1913 arasında Banker Kostaki Teofilaktos tarafından konut olarak yaptırıldı. Türkçe kaynaklar mimarların İtalyan olduğunu ve kullanılan malzemenin önemli bir kısmının İtalya'dan getirildiğini yazıyor. Taş kuleli köşe cephesi, karşı kaldırımdan bakınca en iyi okunur. Konağın sonraki hayatı da cephesi kadar katmanlı: Teofilaktos 1917'de iflas edince mal varlığına haciz konulmuş ve yapı Nemlioğlu ailesine geçmiş. Atatürk 15-17 Eylül 1924'teki ilk Trabzon ziyaretinde eşi Latife Hanım ve heyetiyle bu konakta misafir edilmiş.

İçeride ziyarete zemin kattan başlayın, çünkü bu kat konağın kendisini anlatıyor. Vikipedi'deki İngilizce maddeye göre zemin kat yapının mimarisini ve geçmişini kronolojik sırayla gösteren bir teşhir olarak düzenlenmiş. Burada başınızı kaldırın; Kültür Portalı bodrum hariç bütün katların duvarlarının baştan sona kalem işiyle süslendiğini söylüyor. Bu süslemeler odadan odaya değişiyor, her odada birkaç dakika durup duvar ile tavanın birleştiği bordürlere bakın. Kapı ve pencere çevrelerindeki ayrıntılar da aynı dikkati hak ediyor.

Ardından konağın el değiştirdiği yılları aklınızda canlandırın. Vali Ali Galip Bey zamanında kamulaştırılan yapı 1927-1931 arasında Hükümet Konağı, 1931-1937 arasında müfettişlik binası olarak kullanılmış. 1937'de Milli Eğitim Bakanlığı'na verilmiş ve yarım asır kız meslek lisesi olmuş. 1987'de Kültür Bakanlığı'na devredilen konak, 1988-2001 arasındaki restorasyondan sonra 22 Nisan 2001'de müze olarak açılmış. Bu kadar farklı kullanıma rağmen süslemelerin ayakta kalması, restorasyonun neyi kurtardığını gösteriyor.

Sonra bodrum kata inin. Burası arkeolojik eserler bölümü ve Tunç Çağı'ndan Bizans dönemine uzanan bir seçki sunuyor. Mermer, bazalt, seramik, metal ve cam eserlerin yanında eski sikkeler de sergileniyor. Vitrinleri dönem sırasıyla izlerseniz Trabzon kıyısının binlerce yıllık yerleşim geçmişi kafanızda daha kolay oturur. Son olarak birinci kattaki etnografya bölümüne çıkın; burada bölgeye özgü günlük eşyalar ve Osmanlı dönemine ait eserler var. Gezmeyi bitirince bahçede kısa bir mola verin. Güncel ziyaret saatlerini ve kapalı günleri gitmeden önce resmi sitesinden kontrol edin. Buradan Soğuksu'ya kısa bir araç yolculuğu var; yol yokuşlu olduğu için yürümek yerine belediye otobüsü ya da araç kullanın.

Kaynak: Kültür Portalı, Trabzon Müzesi; Vikipedi.

Trabzon Müzesi, kent merkezinde Zeytinlik Caddesi üzerinde duran Kostaki Konağı'nda hizmet veren bir arkeoloji ve etnografya müzesidir. Konak, 1898 ile 1913 arasında banker Kostaki Teofilaktos tarafından konut olarak yaptırılmıştır. Kültür Portalı yapının mimarlarının İtalyan olduğunu ve kullanılan malzemenin önemli bir kısmının İtalya'dan getirildiğini belirtir. Türkçe Vikipedi mimarın adının tespit edilemediğini yazarken, İngilizce Vikipedi tasarımı kentte başka yapılar da yapan Aleksandros Kakulidis'e bağlar. Bu nedenle mimar konusunda kaynakların ayrıştığını bilmek gerekir. Konağın sahibi 1917'de iflas edince bütün mal varlığına haciz konmuştur. Yapı bu süreçte Nemlioğlu ailesi tarafından satın alınmıştır. Mustafa Kemal Atatürk, 15-17 Eylül 1924'teki ilk Trabzon ziyaretinde eşi Latife Hanım ve heyetiyle bu konakta konuk edilmiştir. Vali Ali Galip Bey döneminde kamulaştırılan bina 1927-1931 arasında hükümet konağı olarak kullanılmıştır. Ardından 1931-1937 arasında müfettişlik binası olmuştur. Yapının sonraki yarım yüzyılı eğitimle geçmiştir. 1937'de Milli Eğitim Bakanlığı'na verilen konak elli yıl boyunca Kız Meslek Lisesi olarak kullanılmıştır. 1987'de müze olmak üzere Kültür Bakanlığı'na devredilmiştir. Restorasyon 1988'de başlamış ve 2001'de tamamlanmıştır. Konak 22 Nisan 2001'de Trabzon Müzesi olarak ziyarete açılmıştır. Binanın en çarpıcı yanı iç süslemesidir. Kültür Portalı'na göre bodrum dışındaki bütün katların duvarları tamamen kalem işiyle bezelidir. İngilizce Vikipedi bu süslemeleri Barok etkili el işçiliği olarak tanımlar. Dışarıda ise taş işçiliğiyle öne çıkan köşe kulesi, konağın sokaktan en kolay tanınan parçasıdır. Konak, Türkiye'nin sayılı sivil mimarlık örnekleri arasında anılır. Müzenin düzeni katlara göre kurulmuştur ve gezi bu sırayı izleyerek kolaylaşır. Bodrum kat arkeolojik eserlere ayrılmıştır. Burada Tunç Çağı'ndan Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine uzanan mermer, bazalt, seramik, metal ve cam eserler ile sikkeler sergilenir. Zemin kat konağın mimarisini ve geçmişini kronolojik bir düzenle anlatır. Birinci kat ise yöreye özgü eşyaların gösterildiği etnografya bölümüdür. Asma kat idari birimlere ayrılmıştır ve ziyarete açık değildir. Gezmeye zemin kattan başlamak iyi bir fikirdir, çünkü konağın hikayesi oradaki odalarda anlatılır. Tavanlara ve duvar geçişlerine bakarak kalem işi süslemenin odadan odaya nasıl değiştiğini izleyebilirsiniz. Bodrum kattaki sikke vitrinleri kentin Roma dönemindeki önemini somut biçimde gösterir. İl Kültür Müdürlüğü'nün tarihçesi, Roma dönemi Trabzon sikkelerinin arka yüzünde yerel mitolojik figürler taşıdığını belirtir. Aynı kaynak, 4. yüzyıl başındaki bir imar etkinliğinin müzedeki Latince bir kitabeden öğrenildiğini yazar. Etnografya katında yöresel giysi ve ev eşyaları, konağın burjuva iç mekanıyla ilginç bir karşıtlık kurar. Müze kent merkezinde olduğu için şehir içi toplu taşıma ile kolayca ulaşılır. Meydandan yürüyerek gitmek de mümkündür ve eski çarşı sokaklarıyla birleştirilebilir. Açılış saatleri, kapalı günler ve giriş koşulları değişebildiği için güncel bilgiyi Müze Müdürlüğü'nden kontrol etmek gerekir. Kalem işi süslemelerin ayrıntısı için gün ışığının bol olduğu saatleri seçmek daha keyifli bir gezi sağlar. Ziyaretin ardından Boztepe'ye çıkıp kenti yukarıdan görmek ya da Soğuksu'daki Atatürk Köşkü'ne geçmek mümkündür.
3
Trabzon Atatürk Köşkü

Trabzon Atatürk Köşkü

~50 dk burada
Soğuksu Mahallesi, Ata Caddesi, Ortahisar / Trabzon

Soğuksu sırtına vardığınızda köşke doğrudan girmeyin, önce çam korusunun içindeki bahçe yolunda bir tur atın. Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü köşkün bahçesinin çam ağaçlarıyla çevrili olduğunu yazıyor ve yapıyı en iyi bu ağaçların arasından görürsünüz. Ön cephedeki havuzlu bahçe ve çiçek tarhları fotoğraf için en uygun açıyı veriyor. Köşk, Trabzonlu banker Konstantin Kabayanidis tarafından yazlık olarak yaptırılmış. Yapım tarihi kaynaklarda farklı veriliyor: Kültür Portalı 19. yüzyıl başlarını, Vikipedi 1890'da başlayıp 1912'de biten bir inşaatı, Bakanlığın başka bir sayfası ise 1913'ü yazıyor. Bu yüzden en güvenli ifade, köşkün 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başı arasında yapıldığıdır.

Cepheye yaklaşınca malzemeye bakın. Vikipedi köşkün taş, tuğla ve ahşapla yığma teknikte yapıldığını ve bodrumuyla birlikte dört kattan oluştuğunu söylüyor. Bakanlığa göre dış cephede taş işçiliği, içeride tuğla kullanılmış, merdivenler ise ahşap ve korkuluklu. Batı Rönesans mimarisinin etkisi cephedeki gösterişli süslemelerde açıkça okunuyor. İçeri girdiğinizde zemin kattaki oturma odası, dinlenme odası, yemek odası ve misafir odasıyla başlayın. Birinci katta çalışma odası, büyük yatak odası, bekleme ve toplantı odaları, ikinci katta ise iki küçük oda bulunuyor. Haber7'deki habere göre müzede 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıla ait mobilyalar, porselenler, halılar ve tablolardan oluşan 344 eser sergileniyor.

Odalarda dolaşırken köşkün nasıl müzeye dönüştüğünü bilmek gezinizi zenginleştirir. Mübadele sonrasında 1923'te Hazine'ye geçen yapı, 1930'da il idaresince satın alınmış ve 1931'de Atatürk adına temlik edilmiş. Atatürk 1924'teki ilk ziyaretinde burada ağırlanmış, Kasım 1930'da yeniden gelmiş ve Haziran 1937'deki son ziyaretinde köşkte iki gece kalmış. Kültür Portalı, 11 Haziran 1937 gecesi mal varlığını ulusa bağışlama kararını burada aldığını yazıyor. Atatürk'ün ölümünden sonra köşk belediye tarafından satın alınmış ve 1943'te müze olarak açılmış.

Gezinin sonunda yeniden bahçeye çıkın ve köşkün bahçe tarafındaki çift kapılı bölüme bakın. Habere göre bu bölümün altında yağmur sularının toplandığı bir sarnıç ve ormana uzanan, sonradan kapatılmış bir dehliz bulunuyor. Bugün bu geçit görünmüyor, ama bilgi yapının bir yazlık ev olarak ne kadar özenle planlandığını gösteriyor. Köşkün bakımını işleten kurum olarak Trabzon Büyükşehir Belediyesi üstleniyor; zaman zaman tadilat için kapatılabildiği için güncel durumu ve saatleri gitmeden önce kontrol edin. Buradan sonra rota kentten çıkıyor: Maçka yönüne güneye dönün ve Zigana yolunu izleyerek Hamsiköy'e doğru yola çıkın.

Kaynak: Kültür Portalı, Atatürk Köşkü; Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; Vikipedi; Haber7.

Trabzon Atatürk Köşkü, kente yukarıdan bakan Soğuksu sırtlarında, küçük bir çam korusunun içinde duran beyaz bir köşktür. Yapı, Trabzon'un ticaret ve bankerlikle uğraşan eşrafından Konstantin Kabayanidis tarafından yazlık ev olarak yaptırılmıştır. Yapım tarihi kaynaklarda farklı verilir. Türkçe Vikipedi ve köşkün eski müze müdürünün bir habere verdiği bilgi, yapımın 1890'da başlayıp 1912'de tamamlandığını söyler. Kültür Portalı ise köşkü 19. yüzyıla bağlayan daha genel bir tarih kullanır. Köşk, Avrupa ve Batı Rönesans mimarisinin etkilerini taşır ve dış cephesinde gösterişli Avrupa motifleri kullanılmıştır. Taş, tuğla ve ahşap malzemeyle yığma teknikte inşa edilmiş, bodrumuyla birlikte dört kattan oluşur. Haberde aktarılan bilgiye göre dış cephe taş işçiliğini öne çıkarırken iç duvarlar bağdadi teknikle yapılmıştır. Dönemin fayansları da iç mekanda kullanılmıştır. Kubbeli köşe kulesi ve beyaz cephe, köşkü bahçenin her noktasından tanınır kılar. Odaların dağılımı Kültür Portalı'nda katlara göre anlatılır. Giriş katında oturma, dinlenme, yemek ve misafir odaları bulunur. Birinci katta çalışma odası, büyük yatak odası, bekleme odası ve toplantı odası yer alır. İkinci katta ise iki küçük oda vardır. Saçaklardan gelen yağmur suyunun toplandığı bir sarnıcın binayla birlikte yapıldığı da müze yönetiminin habere verdiği bilgiler arasındadır. Köşkün mülkiyeti 1923'te Hazine'ye geçmiştir. 1930'da il idaresince satın alınmış ve 1931'de İl Daimi Encümeni kararıyla Mustafa Kemal Atatürk adına temlik edilmiştir. Kültür Portalı'na göre Atatürk 1924'teki ilk Trabzon ziyaretinde köşkte ağırlanmış, Kasım 1930'da yeniden gelmiştir. Haziran 1937'deki son ziyaretinde köşkte iki gece kalmıştır. 11 Haziran 1937 gecesi bütün mal varlığını millete bağışlama kararını burada aldığı ve listeyi hazırlayıp başbakana gönderdiği kaydedilir. Atatürk'ün ölümünden sonra köşk, yasal varisi olan kız kardeşi Makbule Boysan'a intikal etmiştir. Trabzon Belediyesi yapıyı müze olarak kullanmak üzere satın almış ve 1943'te tescil ettirmiştir. Aynı yıl dönemin eşyalarıyla döşenerek Atatürk Müzesi adıyla ziyarete açılmıştır. Habere göre müzede 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıla ait mobilya, porselen, halı ve tablolardan oluşan etnografik nitelikli eserler sergilenir. Ziyareti bahçeden başlatmak köşkü doğru okumayı sağlar. Havuzlu ön bahçeden bakınca cephenin simetrisi ve kulenin oranları en iyi biçimde görünür. İçeride mobilyaların yanı sıra tavan süslemelerine ve pencerelerden görünen çam korusuna dikkat etmek gerekir. Odalar küçük olduğu için kalabalık saatlerde gezinin ağırlaştığını hesaba katmak gerekir. Çam korusu da sakin bir yürüyüş için uygun bir alandır. Köşk kent merkezine araçla kısa bir mesafededir. Türkçe Vikipedi, bölgeye dolmuş hizmeti olmadığını, belediye otobüslerinin ring seferleriyle ulaşılabildiğini yazar. Zaman zaman bakım çalışmaları nedeniyle kapatılabildiği için güncel ziyaret bilgisini işleten kurum olan Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nden kontrol etmek gerekir. Yağmurlu havada bahçe yolları kaygan olabilir. Köşkten sonra Trabzon Müzesi'ndeki Kostaki Konağı ile aynı dönemin iki farklı konut anlayışını karşılaştırmak öğretici olur.
4
Hamsiköy

Hamsiköy

~1 sa 30 dk burada
Hamsiköy Mahallesi, Maçka / Trabzon

Maçka'yı geçip Zigana yoluna tırmandıkça vadinin daraldığını ve havanın serinlediğini fark edeceksiniz. Kültür Portalı Hamsiköy'ü Zigana Dağı'nın kuzey eteğinde, İpek Yolu'nun kuzey güzergahı üzerinde, Maçka'ya 19 kilometre uzaklıktaki eski bir konaklama yeri olarak tanıtıyor. Belleten'deki araştırma da Zigana yolunun Hamsiköy ve Maçka üzerinden Boztepe'ye ulaştığını ve yılın her ayı kullanıldığını yazıyor. Yani sabah tepeden baktığınız limana giden yükler, tam da bu köyün önünden geçiyordu. Köye vardığınızda aracınızı bırakın ve önce vadiyi yürüyerek tanıyın.

Kültür Portalı köyün adını Arapça beş anlamına gelen hamse sözcüğüne bağlıyor ve yerleşimin beş ayrı parçadan oluştuğunu söylüyor. TÜRKPATENT'in coğrafi işaret kaydı bu beş köyü Hamsiköy, Çıralı, Güzelyayla, Dikkaya ve Başar olarak sayıyor. Vikipedi ise yerleşimin eski adının Ciharlı olduğunu ve adın 1959'da çıkarılan bir kanunla Hamsiköy olarak değiştirildiğini kaydediyor. Yürürken dere boyundaki eski konaklara ve taş çeşmelere dikkat edin; Kültür Portalı bunları köyün doğal güzelliğinin parçası olarak anıyor. İlkbaharda yamaçlarda mor çiçekli orman gülleri açar ve vadiyi renklendirir. Sis, buranın sıradan bir misafiri; dağ eteklerine çöktüğünde manzara birkaç dakikada değişir.

Ardından köyü ünlü yapan tatlıya sıra gelir. Hamsiköy Sütlacı 2017'de mahreç işareti olarak tescil edildi ve kaydın sahibi Maçka Esnaf ve Sanatkarlar Odası. Tescil belgesi tatlının yalnızca süt, pirinç, şeker ve bir tutam tuzla yapıldığını yazıyor. Belgeye göre köy 1200 ile 1600 metre arasında kurulu ve Zigana'nın denize bakan yamacı bol yağış aldığı için çayırlar yılın büyük bölümünde yeşil kalıyor. Sütün lezzetinin bu meralardaki çeşitli bitkilerden geldiği, üretimin de sütün temini dahil coğrafi sınır içinde yapılması gerektiği belirtiliyor. Pişirme iki tencereyle yapılıyor ve kıvam, kaşıktan bal gibi kesintisiz akmasıyla anlaşılıyor. Tatlı taze ya da üstü fırında koyulaştırılmış olarak, tarçın ve fındıkla servis edilebiliyor.

Kültür Portalı köyün sütünden kaşar, tereyağı, telli peynir ve lor da üretildiğini yazıyor; dönüşte yanınıza almak için bunlara bakabilirsiniz. Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Hamsiköy'de pansiyonlar bulunduğunu belirtiyor, yani günü uzatıp geceyi burada geçirmek de mümkün. Fotoğraf için köyün yamacına biraz tırmanıp evlerin vadiye yayıldığı görüntüyü kadraja alın. Öğleden sonra ışığı vadinin batı yamacını aydınlatır ve yeşili daha canlı gösterir. Dağda hava çabuk bozulduğu için yağmurluğunuzu araçta bırakmayın. Dönüşte aynı yolu izleyerek Maçka üzerinden kente inin ve karanlık basmadan virajlı kesimi geçmiş olmaya çalışın.

Kaynak: Kültür Portalı, Hamsiköy; TÜRKPATENT; Belleten; Vikipedi.

Hamsiköy, Maçka ilçesine bağlı, Zigana Dağı'nın kuzey eteğinde, Trabzon'u Gümüşhane'ye bağlayan yol üzerinde kurulmuş bir dağ yerleşimidir. Vikipedi'ye göre yükseltisi yaklaşık 1200 metredir; Trabzon il merkezine 48, Maçka ilçe merkezine 19 kilometre uzaklıktadır. Kültür Portalı, yerleşimi Çin ve Hindistan'dan Avrupa'ya uzanan İpek Yolu'nun kuzey güzergahı üzerinde eski bir konaklama yeri olarak tanımlar. Yeşil vadi yamaçlarına serpilmiş evleri, ormanları ve sisle sarılan dağ etekleriyle Hamsiköy, kıyıdan iç Anadolu'ya çıkan yolun en tanınmış duraklarından biridir. Yerleşimin geçmişi uzun ve katmanlıdır. Bizans kaynaklarında buradan Palaiomatzouka, yani Eski ya da Yukarı Maçka adıyla söz edildiği ve yakınlarda bir kalenin anıldığı aktarılır. Osmanlı tahrir defterlerinde yerleşim 1486'da Hapsi adıyla görünür. Cumhuriyet döneminde köyün adı Ciharlı idi; bu ad 1959'da yasayla Hamsiköy olarak değiştirildi ve 1960 sayımından itibaren yeni adıyla kayıtlara geçti. Kültür Portalı ise adın Arapça hamse, yani beş sözcüğünden gelen Hamse köy biçiminden türediğini ve yerleşimin beş ayrı mahalleden oluştuğunu yazar. Ad konusunda kaynakların farklı açıklamalar verdiğini bilmek, köyün geçmişine dair anlatıları dinlerken işe yarar. Belleten'deki araştırma ise Hamsiköy'ün eski adlarını Palima ve Palaikastro olarak verir. 2022 verilerine göre mahallede 365 kişi yaşar; bu sayı 1985'te 764'tü. Hamsiköy'ün önemi her şeyden önce yoldan gelir. Belleten'de yayımlanan bir araştırma, Bayburt'tan Vavuk Geçidi ve Torul üzerinden gelen ve Zigana Köyü, Hamsiköy, Dikkaya ve Maçka'dan geçerek Trabzon'a inen yolu tarihi İpek Yolu'nun Anadolu'daki kuzey kollarından biri olarak anlatır. Aynı çalışmaya göre bu yol hem yazlık hem kışlık rota olarak yılın on iki ayı kullanılmıştır. Kervanların ve yolcuların Zigana'yı aşmadan önce ya da aştıktan sonra mola verdiği bir yer olması, Hamsiköy'ün bir konaklama durağı olarak kimliğini açıklar. Bugün Hamsiköy'ü çoğu ziyaretçi sütlacıyla tanır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Hamsiköy sütlacını Akçaabat köftesi ve Sürmene pidesiyle birlikte Trabzon'un coğrafi işaretli ürünleri arasında sayar. Kültür Portalı, bu ününün kaynağını bölgenin çiçek florasından beslenen sütte arar; köyde aynı sütten kaşar, tereyağı, telli peynir ve lor peyniri de üretilir. Sütlaç burada bir yol tatlısı olarak da anılır; Zigana yolundan geçenlerin köyde mola vermesinin başlıca sebeplerinden biri odur. Kısa bir yol molası için bile durup bu yerel tadı denemeye değer. Hamsiköy'ü gezerken yalnızca yol kenarında kalmamak gerekir. Kültür Portalı vadinin coşkun akan dereleri, mor çiçekli orman gülleri, tarihi konakları ve çeşmelerinden söz eder. Ana yoldan biraz yukarı yürüyüp yamaçtaki mahalleleri izlemek, evlerin vadiye nasıl dağıldığını görmenin en iyi yoludur. Yaz aylarında yamaçlar canlı yeşile bürünür, sonbaharda ise sis sık sık vadiye iner ve köyün üzerine örtü gibi çöker. Köyün çevresi yayla turizminin de giriş kapısıdır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, çevredeki yaylalara çıkan ziyaretçilerin Hamsiköy ve komşu Gürgenağaç'taki pansiyonlarda kalabildiğini, her türlü ihtiyacı da buradaki alışveriş yerlerinden karşılayabildiğini belirtir. Zigana yönünde devam edenler kısa sürede ormanların ve dağ çayırlarının arasına girer. Bu nedenle Hamsiköy, hem kısa bir yol molası hem de birkaç günlük bir dağ gezisinin üssü olarak kullanılabilir. Hamsiköy'e Trabzon'dan Maçka üzerinden Gümüşhane yoluna girilerek ulaşılır; bu yöne giden toplu taşıma seçenekleri için güncel bilgiyi yerel kaynaklardan öğrenin. Zigana yönündeki dağ yolunda kışın kar ve buzlanma görülebileceği için yola çıkmadan önce yol durumunu sorun. Yükseklik nedeniyle köyde hava kıyıdan belirgin biçimde serindir, yanınıza bir kat fazla giysi almak iyi olur. Dönüşte aynı yol üzerinde Maçka'yı ve Trabzon'a yaklaşırken Boztepe'yi görmek, tarihi yolun hikayesini baştan sona tamamlar.

Rota Haritası

Rota Bilgisi
ŞehirOrtahisar, Trabzon
TürRotalar
Durak4
Tarih19 Ekim 2026
Radar TürkiyeYazarRadar TürkiyeRotayı Başlat