
Bornova'da Köşkten Müzeye, Levanten Caddesinden Kampüse
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Bornova, İzmir'in sayfiye köyüydü; 1866'da İzmir-Kasaba demiryolu buraya ulaşınca Levanten aileler için kalıcı bir yerleşime dönüştü. Ticaretle zenginleşen, çoğu İngiliz kökenli aileler demiryolunun kuzeyinde geniş bahçeli köşkler kurdu; bahçeler İngiliz bahçe anlayışıyla düzenlendi, salonların döşemesi İngiltere'den getirildi. Konak'taki mağazadan Bornova'daki bahçeye uzanan bu hayatın izleri bugün Mustafa Kemal Caddesi ve Gençlik Caddesi boyunca, Ege Üniversitesi kampüsünün içinde ve çevresinde hala ayakta.
Bu rota o köşkleri bir tarih dersi gibi değil, bir öğleden sonrayı dolduran bir yürüyüş olarak kuruyor. Sıra bilerek batıdan doğuya, caddeden kampüse ve en sonunda parka doğru. Bornova metro istasyonundan çıkıp Mustafa Kemal Caddesi'ne vardığınızda ilk durak İzmir'in en büyük Levanten köşkü Paterson'dır; uzun süredir restorasyonda olan yapı duvarının dışından okunur ve rotanın en kısa durağıdır. Caddeyi doğuya doğru takip edince Gençlik Caddesi'ndeki Mattheys Köşkü'ne, yani Arkas Sanat Bornova'ya varırsınız; burada 16. ile 19. yüzyıl Anadolu halıları ve köşkün bahçesindeki mini golf parkuru sizi en çok oyalayacak yerdir. Birkaç yüz metre ötede, Anglikan kilisesinin karşısında ve Murat Köşkü'nün yanında, Ege Üniversitesi'nin müzeye çevirdiği La Fontaine Köşkü durur; bu sırada üç köşkü de aynı yürüyüşte, benzer ışıkta görmüş olursunuz.
Kampüs kapısından içeri girince Sirkehane'ye, Ege Üniversitesi Etnografya Müzesi'ne geçersiniz. Köşk sahiplerinin değil, o köşklerde çalışan ve çevre köylerde yaşayan insanların giysileri, çalgıları ve düğün adetleri buradadır; rotanın mimari teması burada halk kültürüyle dengelenir. Son durak Aşık Veysel Rekreasyon Alanı, günün sonunda oturup dinlenmek, çocukları koşturmak ya da yaz akşamıysa açık hava tiyatrosundaki konsere kalmak içindir.
Toplam yürüyüş dört kilometre civarındadır ve neredeyse tamamı düzdür; Bornova ovası bu rotayı yokuşsuz kılar. Yine de iki uyarı var. Sirkehane hafta sonu, halı sergisi pazartesi kapalı olduğu için rotayı salı ile cuma arasına koyun ve müzelerin güncel saat ve ücretini çıkmadan önce resmi sitelerinden kontrol edin. İkincisi, Paterson Köşkü'nün restorasyonu yıllardır sürüyor; içeri girilip girilemeyeceğini önceden sormak gerekir, bu rotada köşk dışarıdan anlatılıyor. Sergi ve müze için fotoğraf kuralları girişte yazılıdır; köşklerin cepheleri için en iyi ışık öğleden sonradır, çünkü Mustafa Kemal Caddesi'ndeki cepheler güneye bakar. Yanınıza su ve rahat ayakkabı alın; dönüşte Ege Üniversitesi metro istasyonu kampüsün içinden, Bornova istasyonu ise parktan yürüyüş mesafesindedir.
Süre: yarım gün. En iyi zaman: Salı ile cuma arasında bir hafta içi günü; Sirkehane'deki müze hafta sonu, halı sergisi ise pazartesi kapalıdır, mor salkımların açtığı nisan-mayıs ve yaz akşamlarının konser takvimi için ekim başına kadar süren mevsim ayrıca güzeldir.. Ulaşım: İzmir Metrosu M1 hattının Bornova istasyonundan inip kuzeye yürüyerek Mustafa Kemal Caddesi'ne çıkın; dönüşte Ege Üniversitesi istasyonu kampüsün içindedir. Mattheys Köşkü ve Ege Üniversitesi kapısına ESHOT'un 330, 365, 498, 515 ve 559 numaralı otobüsleri Rektörlük durağından ulaşır; araç gerekmez.
Kaynaklar
- Vikipedi, Paterson Köşkü, https://tr.wikipedia.org/wiki/Paterson_Köşkü
- Vikipedi, Mattheys Köşkü, https://tr.wikipedia.org/wiki/Mattheys_Köşkü
- Vikipedi, La Fontaine Köşkü, https://tr.wikipedia.org/wiki/La_Fontaine_Köşkü
- Vikipedi, Ege Üniversitesi Etnografya Müzesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Ege_Üniversitesi_Etnografya_Müzesi
- Vikipedi, Aşık Veysel Rekreasyon Alanı, https://tr.wikipedia.org/wiki/Aşık_Veysel_Rekreasyon_Alanı
- Vikipedi, İzmir Levanten köşkleri, https://tr.wikipedia.org/wiki/İzmir_Levanten_köşkleri
- Vikipedi, Bornova (İzmir Metrosu), https://tr.wikipedia.org/wiki/Bornova_(İzmir_Metrosu)
- BirGün, 161 yıllık Paterson Köşkü ayağa kaldırılıyor, https://www.birgun.net/haber/izmir-de-161-yillik-paterson-kosku-ayaga-kaldiriliyor-307049
- Visit İzmir, Arkas Sanat Bornova, https://www.visitizmir.org/en/Destinasyon/24942
- Arkas Sanat, ziyaret bilgileri, https://arkassanatbornova.com/tr/ziyaret
- Visit İzmir, La Fontaine Köşkü, https://www.visitizmir.org/en/Destinasyon/11456
- Kültür Envanteri, La Fontaine Köşkü, https://kulturenvanteri.com/tr/yer/la-fontaine-kosku/
- Ege Üniversitesi, Ege Üniversitesi Köşkleri, https://ege.edu.tr/tr-90/ege_university_pavilions.html
- Ege Üniversitesi SKS, Etnografya Müzesi, https://sksdb.ege.edu.tr/tr-4624/etnografyam.html
- Visit İzmir, Sirkehane (Ege Üniversitesi Etnografya Müzesi), https://www.visitizmir.org/en/Destinasyon/11460
- Vikipedi, Aşık Veysel, https://tr.wikipedia.org/wiki/Âşık_Veysel
- Karar, Aşık Veysel Açık Hava Tiyatrosu yenilendi, https://www.karar.com/sehir-haberleri/izmirin-gozde-kultur-sanat-merkezine-estetik-dokunus-2063471
Rota Durakları

Paterson Köşkü
Rotaya Bornova metro istasyonundan çıkıp kuzeye, Mustafa Kemal Caddesi'ne doğru yürüyerek başlayın. Cadde boyunca birkaç köşkün yüksek bahçe duvarı art arda gelir; Paterson Köşkü bunların en büyüğüdür ve duvarının arkasında 25 bin metrekareyi aşan bir bahçe saklar. Köşkün inşasına 1859'da İskoçya'nın Leith kentinden gelen tacir John Paterson başlamıştı; aile hububat ticareti, tarım ürünleri ihracatı ve krom madenciliğiyle uğraşıyordu. Odalar İngiltere'den getirilmiş şömine ve mobilyalarla döşenmişti ve evde altmış kadar hizmetli çalıştığı biliniyor. Yapının 38 odası vardı, malzemesinin çoğu Kıta Avrupası ve İngiltere'den getirilmişti ve ön cephe sahipleri tarafından yedi kez değiştirilmişti. O dönemde bahçe 133 dönümdü; içinde yarış atları, çiftlik hayvanları, sera ve tarım alanları bulunuyordu. Bugün köşke kalan alan 25 bin 400 metrekaredir, yani eski arazinin beşte birinden azdır. Bu rakamlar size duvarın dışında yürürken ne kadar küçük bir parçasını gördüğünüzü anlatır.
Köşk uzun süredir restorasyonda, bu yüzden durağı dışarıdan kurun. Kapıdan bakınca sol tarafta üç katlı kuleli bina ve ana kütle seçilir; 2016'nın sonunda başlayan çalışmada önce kuleli binanın restorasyonu ve içindeki hamam tamamlandı, ana binanın rekonstrüksiyonu ise sonraya kaldı. Çalışmanın ilk adımında yapıya sonradan eklenmiş, özgün olmayan bölümlerin büyük kısmı kaldırıldı. Bahçede araştırma kazılarıyla üç müştemilat, iki fıskiyeli süs havuzu ve bir sarnıç bulunmuştu; bunlar da projeye alındı. Restorasyonun ne zaman biteceği birkaç kez ertelendiği için içeri girilip girilemeyeceğini önceden sorun; kapalıysa bile cephe ve bahçe duvarı bu durağı doldurur.
Yapının hikayesi caddede yürürken aklınızda olsun. Köşk 1960'a kadar konut olarak kullanıldı, sonraki yıllarda ofis, lojman ve fabrika arasında el değiştirdi ve cephedeki katmanlar bu değişimlerin izidir. Aile 1963'te İngiltere'ye göç etti, köşk yaklaşık beş yıl NATO personeline ofis oldu, 1973'te bazı bölümleri yıkılarak halı fabrikasına çevrildi. 1978'de kamulaştırma kararı alındı, 1986'daki yangın ana giriş bölümlerini harap etti, 1991'de Kültür ve Turizm Bakanlığı ilk restorasyonu başlattı. Aynı dönemde Koruma Yüksek Kurulu'nun onayıyla köşkün çevresindeki 54 bin metrekarelik alanda Büyükşehir Belediyesi bir çevre düzenlemesi yaptı. 2017'de Bakanlık kullanım hakkını kırk dokuz yıllığına İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne devretti ve bugünkü çalışma o protokolle sürüyor.
Fotoğraf için cadde tarafından çekim güneş güneyde olduğu için öğleden sonra daha iyidir; sabah cephe gölgede kalır. Duvar boyunca yürüyüp köşenin arkasına geçince kuleli binanın çatısı ağaçların üstünden görünür, bu rotanın en iyi karesidir. Kaldırımda oturacak yer azdır, dinlenmeyi bir sonraki durağın bahçesine bırakın. Bir sonraki durağa geçmek için caddeyi doğuya doğru takip edin; Gençlik Caddesi'ne dönünce Mattheys Köşkü'nün kemerli kapısı birkaç dakikada önünüze çıkar. Yolda gördüğünüz öteki bahçe duvarlarının da çoğu aynı dönemin köşklerine aittir, Bornova'nın Levanten dokusu sokak seviyesinde böyle okunur.
Kaynak: Vikipedi, Paterson Köşkü; BirGün, Paterson Köşkü restorasyonu.

Arkas Sanat Bornova (Mattheys Köşkü)
Gençlik Caddesi'nde kemerli taş kapı sizi karşılar; iki yanındaki taş banklar Bornova köşklerinin "pesulaki" denen geleneksel oturma yerleridir ve köşkün bahçeye bakan en eski parçalarından biridir. Bahar aylarında kapının üstünü mor salkım sarar, o haftalarda sabah erken gelirseniz hem çiçeği hem boş bahçeyi bulursunuz. Mattheys Köşkü'nün 1780'de yapıldığı tahmin edilir; bazı kaynaklar 1860'ı verir, çünkü köşk 1800'lerin ortasında büyük bir değişim geçirmişti. Uzun süre Wood-Paterson Evi diye anıldı; John Maltas'ın yazlık olarak yeniden kurduğu yapı 1840'ta kızı Eugenie Wood'a kaldı. Eugenie'nin kızı Hortense Wood, ressam, şair ve besteciydi; Franz Liszt'ten piyano dersi almış, 16 Eylül 1922'de Mustafa Kemal Paşa'yı bu evde ağırlamıştı. O gün konukların arasında Fevzi, İsmet ve Asım paşalar ile Halide Edip de vardı; ziyaret sırasında Hortense'in yeğeni Fernand de Cramer ile satranç oynandığı anlatılır. Liszt'in de köşkün Kahire Odası denen bölümündeki piyanoyu çaldığı aktarılır. Köşke bugünkü adını veren Tony Mattheys, sonraki sahipler Renee Steinbüchel ile Sonia Whittall'ın babasıdır; 2018'de yapı onların çocuklarından satın alınarak restorasyona başlandı. Dere taşıyla örülmüş bahçe duvarı ve kemerli kapı sayesinde köşk, 2000'li yıllara ulaşan az sayıdaki Bornova köşkünden biri oldu.
Biletinizi alıp önce bahçeyi dolaşın. Bornova köşklerine prestij kapısı denen bir girişten girilir, bahçe evin kendisi kadar önemli sayılırdı ve bu bahçenin simgesi servi ağaçlarıdır. Bahçede 1970'te kapanan Bornova Golf Kulübü'nün anısına dokuz parkurlu bir mini golf sahası kuruldu; her parkurda seramik sanatçısı Verda Sipahi'nin yaptığı bir Bornova köşkü maketi ve o köşkü anlatan bir simge var. Az önce dışından baktığınız Paterson Köşkü'nün maketi de buradadır, yani ilk durağın içini burada görmüş olursunuz. Mattheys'in kendi parkurunun simgesi, doğal olarak, kemerli kapısıdır.
İçeride on sergi salonuna yayılan Arkas Halı Koleksiyonu'ndan seçilmiş 16. ile 19. yüzyıl Anadolu halıları vardır; Batı ve Orta Anadolu'da dokunmuş bu parçalar, koleksiyonun otuz yılı aşan birikiminden gelir. Salonları sırayla gezin; alçı kornişler ve yüksek tavanlar halıların kendisi kadar bakılmayı hak eder, 2018 ile 2023 arasındaki beş yıllık restorasyon tam da bu ayrıntıları geri getirdi. Bir salon dokuma tezgahına, ipliklere ve aletlere ayrılmıştır; dokuma geleneğini anlamak için halıların önüne değil bu salona daha çok zaman ayırın. Bir başka duvarda Oriental Carpet Manufacturers için çizilmiş 18 halı tasarımı panosu asılıdır ve gösteri salonunda Anadolu halısını anlatan kısa bir belgesel döner. Belgeseli en sona bırakmak yerine ortada izleyin; sonraki salonlarda desenleri daha kolay okursunuz.
Sergi salonlarında fotoğraf kuralı girişte yazılıdır, bahçede serbesttir; iç mekanda ışık düşük tutulduğu için flaşsız çekim gerekir. Köşk pazartesi kapalıdır, güncel saat ve ücreti resmi sitesinden kontrol edin. Dinlenmek için bahçedeki servi gölgesi ve taş banklar yeterlidir. Çıkışta Gençlik Caddesi'nde sağa dönüp birkaç yüz metre yürüyün; Anglikan kilisesinin karşısına geldiğinizde La Fontaine Köşkü'ne varmışsınız demektir.
Kaynak: Vikipedi, Mattheys Köşkü; Visit İzmir, Arkas Sanat Bornova.

La Fontaine Köşkü
La Fontaine Köşkü'nü iki komşusuyla birlikte okuyun; karşısında Anglikan kilisesi, yanında İngiliz Edwards ailesinin 1880'de yaptırdığı Murat Köşkü durur. Bu üçlü, Bornova Levantenlerinin yaşadığı mahallenin merkeziydi ve biraz ileride, bugün Ege Üniversitesi rektörlüğü olan Büyük Ev de aynı ailelere aitti. Köşkün kayıtlarda görülen ilk sahibi James La Fontaine, 1836'da Büyük Ev'i satın alan Charlton Whittall'ın torunuydu. Ege Üniversitesi'nin kayıtlarına göre La Fontaine ailesi İsviçre kökenli bir İngiliz ailesiydi ve köşk 20. yüzyılın başında onların elindeydi. Karşıdaki Anglikan kilisesi Saint Mary Magdalene adını taşır. Büyük Ev ise 18. yüzyılın başında Hollandalı rahibeler için manastır olarak yapılmıştı; 1948'de Hazine'ye geçti ve bugün iki yanına eklenen yeni binalarla rektörlüğe hizmet ediyor. Yapım tarihi ve mimarı bilinmiyor; bu belirsizlik bile köşk hakkında bir şey söyler, çünkü Bornova'daki birçok köşk gibi burası da eklenerek büyümüş bir evdir.
Önce karşı kaldırımdan cepheye bakın. Bina bir bodrum ve iki kattan oluşur, iki kat birbirinden belirgin biçimde ayrılmıştır ve ikinci katta ana caddeye bakan dökme demir bir balkon vardır. Ana giriş kemerli bir kapıyla vurgulanır, cephe sade tutulmuştur; yanındaki Murat Köşkü'yle karşılaştırınca aynı mahallenin iki farklı üslubunu görürsünüz. Balkonun demir işçiliğini öğleden sonra ışığında çekin; sabah cephe gölgede kalır.
Köşkün el değiştirme hikayesi kısa ama Bornova'nın yirminci yüzyılını özetler. James La Fontaine'in ölümünden sonra ev eşi Clara ve çocuklarına kaldı, 1941'de Clara'nın yeğeni Ruby Gladys Whittall aileden satın aldı, 1963'te Ege Üniversitesi bina ihtiyacı için onu devraldı. 1975'e kadar üniversitenin yapı işleri burada çalıştı; sonra sırayla Körler Okulu'na, jandarma ve topçu birliklerine, Halk Sağlığı Enstitüsü'ne tahsis edildi. 1996'da yeniden üniversiteye verildi, bir süre Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Eğitim Fakültesi dekanlığı olarak kullanıldı. 2010'daki restorasyondan beri Ege Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Müzesi olarak hizmet veriyor.
İçeri girince orijinal süslemeyi aramayın; fresklerin, alçı kabartmaların ve tavan bezemelerinin çoğu zamanla yok olmuştu ve bugün gördüğünüz iç mekan, müze işlevine göre düzenlenmiş bir köşktür. Müzenin ziyaret günleri üniversitenin akademik takvimine bağlı olabilir, gitmeden önce merkezin sayfasından açık olup olmadığını kontrol edin; kapalıysa cephe, balkon ve bahçe yine durağı doldurur. Köşk tarihçesini anlatan kadar, Ege Üniversitesi'nin Bornova'da sekiz köşkü aslına uygun restore edip kullanıma açtığını da hatırlatır; Murat Köşkü 2005'ten beri öğrenci topluluklarının merkezidir ve kafeteryasında oturulabilir. Dinlenmek için en uygun yer işte bu komşu köşkün bahçesidir. Aynı çevrede Herbert Whittall'ın 1865'te yaptırdığı Wilkinson Köşkü, 2006'daki restorasyondan beri kampüs dışından gelen sergilere ev sahipliği yapan bir sanat merkezi olarak kullanılıyor. Eskiden Whittall arazisinin parçası olan Kuyulu Ev ise bir dönem Bornova'daki İngiliz topluluğunun kulüp binasıydı, bugün kadın çalışmaları üzerine bir araştırma merkezidir. Sonraki durağa geçmek için kampüs kapısından içeri girin ve yerleşke yollarını güneybatıya doğru takip edin; Sirkehane'nin taş-tuğla cephesi, yeşil alanın ortasında yaklaşık on dakika sonra karşınıza çıkar.
Kaynak: Vikipedi, La Fontaine Köşkü; Visit İzmir, La Fontaine Köşkü; Ege Üniversitesi Köşkleri.

Ege Üniversitesi Etnografya Müzesi (Sirkehane)
Sirkehane adını 1960'lardan alır; Ziraat Fakültesi'nin Gıda ve Fermantasyon Teknolojisi Bölümü yapının arka bölümünde sirke ve turşu üretirdi, ön bölüm lojmandı. Bina 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başı arasında yapılmıştı, ilk sahipleri hakkında bütün aramalara rağmen bilgi bulunamadı; 1943'te Hazine'ye geçti, 1990'da takasla Ege Üniversitesi'ne verildi. Bina 1990'lara kadar konut olarak da kullanıldı; üniversitenin kayıtlarına göre restorasyon projesinin 2007'de başlatılması planlanmıştı. Büyük bölümü yıkık haldeyken onarıldı, 22 Haziran 2010'da tamamlandı ve o yılın kasımında Kültür Bakanlığı'nın onayıyla özel müze statüsü aldı. Onarım bittiğinde yapı önce Ege Üniversitesi Balkanlar ve Anadolu Giysileri Müzesi adıyla açılmıştı, bugünkü Etnografya Müzesi adı bu onaydan sonra verildi. İlk adındaki giysi vurgusu koleksiyonun çekirdeğini hala anlatır; sergilenen 2.499 objenin 2.100'ü giysidir. Taş-tuğla cephe ve bahçe, Levanten köşklerinin süslü cephelerinden sonra göze dinlendirici gelir; kampüsün ortasında bir çiftlik evi gibi durur.
Ziyaret günleri, saatleri ve giriş koşulları değişebildiği için yola çıkmadan önce üniversitenin müze sayfasından güncel bilgiyi kontrol edin. İçeride Balkan ülkelerine ve Türk dünyasına ait 2.100 parça geleneksel giysi, 110 halk çalgısı ve takı, aksesuar, silah, sandık ve dolaplarla birlikte toplam 2.499 obje sergilenir. Gezmeye giysi bölümünden başlayın; bölgelere göre dizilen takımlarda başlıkların ve önlüklerin farkını izlemek, Balkanlar'dan Ege'ye göç yollarını haritasız anlatır. Çalgı vitrinlerine ikinci sırada bakın; yaylılardan vurmalılara uzanan 110 parça, halk oyunları ve halk müziği araştırmalarının malzemesidir ve müze zaten bu amaçla kurulmuştur.
Üçüncü bölüm düğün evidir ve çoğu ziyaretçinin en çok vakit geçirdiği yerdir. Geleneksel bir İzmir evi ortamında 19. yüzyıl düğün adetleri canlandırılır; kına gecesi, çeyiz sergisi, düğün yemeği hazırlıkları ve çeyiz yazımı ayrı köşelerde kurulmuştur. Aynı katta ahşap işçiliği, ayakkabıcılık, bakırcılık ve terzilik atölyeleri canlandırılır; bu dört meslek, az önce gezdiğiniz köşklerin kapılarını, ayakkabılarını ve perdelerini yapan esnafın mesleğidir ve rotanın iki yarısı burada birbirine bağlanır. Müzenin tanıtımına göre bu atölyeler, geleneksel mesleklerin sürdürülebilirliğini gözetmek amacıyla canlandırılmıştır. Süreli sergi salonunda halk kültürüne dair dönemsel sergiler açılır, toplantı salonunda söyleşi ve dinleti yapılır; kapıdaki programa göz atın.
Fotoğraf çekmeden önce görevliye sorun, vitrinlerin camı yansıma yapar, en iyi sonuç cama yakın ve açılı durarak alınır. Bahçeye çıkın; geleneksel tarım aletleriyle süslenmiş yeşil alanda oturup dinlenebilirsiniz, kampüsün ağaçları öğleden sonra gölge verir. Ziraat Fakültesi'nin bu yerleşkeyle bağı eskidir; 19. yüzyılın son çeyreğinde yapılan Sarı Köşk, Bornova Ziraat Okulu'nun ilk binası olarak kullanılmıştı ve bugün İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi dekanlığıdır. Üniversitenin restore ettiği köşklerden biri olan ve Fransız Pandespanian ailesinin 1880'de yaptırdığı köşk ise öğrenci ve çalışanlara kafe-restoran olarak hizmet veriyor; öğle molası için yerini kampüs görevlilerine sorabilirsiniz. Müze binası bugün de daha çok Sirkehane adıyla bilinir, kampüste yolu sorarken bu adı kullanmak işinizi kolaylaştırır. Son durağa geçmek için kampüsün batı kapısından çıkıp Bornova istasyonu yönünde yürüyün, Aşık Veysel Rekreasyon Alanı'nın girişine yaklaşık yirmi dakika sürer; yorulduysanız Rektörlük durağından kalkan otobüslerle de yaklaşabilirsiniz.
Kaynak: Ege Üniversitesi, Etnografya Müzesi; Visit İzmir, Sirkehane; Ege Üniversitesi Köşkleri.

Aşık Veysel Rekreasyon Alanı
Rotanın son durağı mimari değil, nefes almak içindir. Aşık Veysel Rekreasyon Alanı 231 bin metrekarelik bir parktır; yapımına 2008'de başlandı, 25 Eylül 2010'da İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından açıldı ve o günden beri Bornova'nın en büyük yeşil alanı olarak kullanılıyor. Park adını halk ozanı Aşık Veysel'den alır; gerçek adı Veysel Şatıroğlu olan ozan 1894'te Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde doğdu ve yedi yaşında geçirdiği çiçek hastalığıyla iki gözünü de kaybetti. Babasının oyalansın diye aldığı bağlamayla önce başka ozanların türkülerini çaldı, 1930'da Sivas'ta Ahmet Kutsi Tecer'in düzenlediği bir şairler gecesinde tanınmaya başladı ve bir dönem Köy Enstitülerinde saz hocalığı yaptı. Uzun İnce Bir Yoldayım, Dostlar Beni Hatırlasın ve Kara Toprak en bilinen eserlerindendir; ölümünün ellinci yılı olan 2023, Türkiye'de Aşık Veysel Yılı olarak kutlandı. Köşklerin yüksek duvarlarından sonra burada ufuk birden açılır; parkın ana girişinden içeri girip önce yürüyüş yolunu sağa doğru takip edin, 1.500 metrekarelik yapay gölete bu yoldan varırsınız. Göletin çevresindeki amfi basamakları parkın en iyi oturma yeridir; öğleden sonra ışığı suyun üstünden gelir ve gölet fotoğrafı buradan çekilir.
Göletten sonra parkın güneyine doğru yürüyün; 12 bin metrekarelik Buz Sporları Salonu ve yarı olimpik yüzme havuzu bu taraftadır. Havuz 2019'da başlayıp 2021'de hizmete giren son büyük eklentidir; ikisi de kapalı tesistir, kullanım koşullarını ve saatlerini belediyenin sayfasından öğrenin. Spor sahaları da yan yanadır: üç basketbol sahası, iki tenis kortu ve bir mini futbol sahası var, top getirdiyseniz sıra beklemeniz gerekebilir. Üç ayrı çocuk oyun alanı parkın farklı köşelerine dağıtılmıştır, çocuklu geliyorsanız gölete en yakın olanı seçin.
Parkın kuzeyinde İzmir'in en büyük açık hava tiyatrosu durur; 5.000 kişilik amfi, 2026 yazında koltukları, sahne çatısı ve çevresindeki ağaçlandırmayla yenilendi ve 5.200 koltuğun tamamı değiştirildi. İzmir Kültür AŞ'nin işlettiği sahnede yaz boyunca konser takvimi sürer, 2026'da 85 gecelik bir program kasım başına kadar planlandı. Yenilemede sahne çatısının bakımı yapıldı, kantinler ve tuvaletler elden geçirildi ve bu sezon ilk kez ayrı yeme-içme alanları kuruldu. Alanda İzmir Kent Kitaplığı Yayınları'nın kitapları da ziyaretçilere sunuluyor, konserden önce erken gelirseniz bunlara göz atabilirsiniz. Hava şartları uygun giderse takvimin kasım sonuna kadar uzatılması düşünülüyor, bu yüzden sonbaharda gelirseniz de programa bakmaya değer. Rotayı yaz akşamına denk getirdiyseniz günü bir konserle bitirmek mümkündür; o günün programını ve biletini önceden kontrol edin, konser akşamları park girişi kalabalık olur.
Yürümek istemeyenler için 1,5 kilometrelik bisiklet yolu parkın çevresini dolanır; metroda bisiklet taşımak mümkün olduğundan rotanın tamamını da bisikletle yapabilirsiniz. Dinlenme terasları ve kafeterya gölet tarafındadır; parkta ücretsiz kablosuz ağ vardır. Araçla gelenler için parkta otopark da bulunur, ama rota metroyla kurulduğu için buna ihtiyacınız olmaz. Gün batımında amfi basamaklarına geri dönün, gölet ve arkasındaki ağaçlar günün son fotoğrafını verir. Dönüş için parkın güney kapısından çıkıp Bornova metro istasyonuna yürüyün; yolculuk M1 hattıyla Konak ve Üçyol'a kesintisiz devam eder.
Kaynak: Vikipedi, Aşık Veysel Rekreasyon Alanı; Vikipedi, Aşık Veysel; Karar, açık hava tiyatrosu yenilemesi.
