
Amorium'dan Sultan Dağları'na, Doğu Afyon'un Eski Yolu
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Afyonkarahisar denince akla önce kara kayanın üstündeki kale ve kentin çevresi gelir. Bu rota ise ilin doğusuna, Emir Dağları ile Sultan Dağları arasındaki geniş ovaya uzanır ve bu toprakların yüzyıllar boyunca bir geçit olduğunu anlatır. Dört durak, Bizans'ın en önemli kentlerinden birinden Selçuklu kervan yoluna kadar aynı ovada yaşanmış bir tarihi sırayla gösterir. Gün Emirdağ'ın doğusundaki Hisarköy'de, Amorium antik kentinin höyüğünde başlar. Bizans döneminde bir ordu karargahı ve tahta imparator veren bir kent olan Amorium, 838'deki büyük kuşatmadan sonra bir daha eski gücüne kavuşmamıştır. İkinci durak Bolvadin yakınında, Akarçay'ın üzerindeki Kırkgöz Köprüsü'dür; 1150'de bir Bizans imparatorunun yaptırdığı, on altıncı yüzyılda Mimar Sinan'ın uzattığı köprü, İstanbul'u güneye bağlayan eski yolun geçişiydi. Üçüncü durak Akarçay'ın döküldüğü Eber Gölü'dür; kamışları, yüzen adacıkları ve kuşlarıyla ovanın suyunu anlatır. Gün, Sultandağı ilçe merkezindeki İshaklı Kervansarayı'nda, 1249 tarihli Selçuklu hanının avlusunda biter.
Sıra coğrafyadan gelir. Amorium rotanın en kuzeyindedir; oradan güneye, Bolvadin'e inilir. Kırkgöz ile Eber aynı Akarçay hattının üstündedir ve nehrin aktığı yönü izlemek, köprüden göle doğal bir geçiş sağlar. Sultandağı ise gölün güneydoğusunda, dağın eteğindedir. Böylece yol geri dönmeden tamamlanır. Konu da aynı sırayı izler: Amorium yerleşmeyi ve savunmayı, Kırkgöz ve İshaklı ise yolu ve yolculuğu anlatır; Eber ikisinin ortasında ovanın kendisini gösterir. Kırkgöz'ün üstünden geçen yol, Roma döneminden beri İstanbul'u güneye bağlayan kervan yoluydu ve Osmanlı döneminde hac kervanları da onu kullandı. İshaklı Kervansarayı ise Afyon ile Akşehir üzerinden Konya'ya giden Selçuklu yolunun konaklama yerlerinden biriydi. Amorium'un kalıntıları ise yüzyıllarca unutuldu ve yeri ancak on dokuzuncu yüzyılda bir gezginin araştırmalarıyla yeniden belirlendi.
Rota uzun bir araç günüdür. Kırkgöz Bolvadin'e yedi kilometre kadar uzaklıktadır, Eber de ilçeye aynı ölçüde yakındır. Sultandağı, Afyon ile Konya arasındaki karayolunun altmış sekizinci kilometresindedir ve dönüş bu yoldan yapılır. Her durakta yürüyüş vardır ama hiçbiri uzun bir patika değildir. Amorium'da açık kazı alanında, gevşek ve engebeli zeminde yürünür; köprünün üstünde korkuluk alçaktır; göl kıyısı çamurlu olabilir.
Dikkat edilecek birkaç nokta var. Eber Gölü'nün su seviyesi yıldan yıla çok değişir; kuraklık yıllarında gölün tamamen kuruduğu haber verilmiştir, bu yüzden göl durağını su durumunu öğrenerek planlayın. Amorium'da gölge neredeyse yoktur. Kazı alanlarında kalıntıların üzerine basılmaz, devşirme taşlar yerinden oynatılmaz. Rahat ayakkabı, şapka, su ve kuşlar için bir dürbün yanınızda olsun.
Süre: tam gün. En iyi zaman: İlkbahar ve sonbaharda, sabah erken Amorium'da başlayıp öğleden sonra İshaklı Kervansarayı'nda bitirmek en rahatıdır; Eber Gölü'nün su durumunu ve yapıların ziyaret koşullarını yola çıkmadan resmi kaynaklardan kontrol edin.. Ulaşım: Duraklar kırsalda ve birbirinden uzak olduğu için rota özel araç ister; duraklar arasında rotayı tek günde bağlayan düzenli bir toplu taşıma yoktur. Emirdağ, Bolvadin ve Sultandağı ilçe merkezlerine Afyonkarahisar'dan gidiş seçeneklerini yola çıkmadan kontrol edin.
Kaynaklar
- Kültür Portalı, Amorium Antik Kenti, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/afyonkarahisar/gezilecekyer/amorium-antik-kenti
- TDV İslam Ansiklopedisi, Ammuriye, https://islamansiklopedisi.org.tr/ammuriye
- Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Antik Kentler, https://afyon.ktb.gov.tr/TR-63499/antik-kentler.html
- Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Köprüler, https://afyon.ktb.gov.tr/TR-63503/kopruler.html
- Anadolu Ajansı, Mimar Sinan'ın elinin değdiği köprü Kırkgöz, https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/mimar-sinanin-elinin-degdigi-kopru-kirkgoz/1635881
- CNN Türk, 868 yıllık Kırkgöz Köprüsü hala ihtişamını koruyor, https://www.cnnturk.com/yasam/868-yillik-kirkgoz-koprusu-hala-ihtisamini-koruyor?page=1
- Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Göller, https://afyon.ktb.gov.tr/TR-63440/goller.html
- Hürriyet Daily News, One of Turkey's largest freshwater lakes dries up completely due to drought, http://www.hurriyetdailynews.com/photo-one-of-turkeys-largest-freshwater-lakes-dries-up-completely-due-to-drought-138057
- Kültür Portalı, İshaklı Han, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/afyonkarahisar/gezilecekyer/ishakli-han
- TDV İslam Ansiklopedisi, İshaklı Kervansarayı, https://islamansiklopedisi.org.tr/ishakli-kervansarayi
- Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Kervansaraylar, https://afyon.ktb.gov.tr/TR-63496/kervansaraylar.html
- turkishhan.org, Sahip Ata Han, http://www.turkishhan.org/sahipata.htm
- Vikipedi, Amorium, https://tr.wikipedia.org/wiki/Amorium
- Vikipedi, Kırkgöz Köprüsü, https://tr.wikipedia.org/wiki/Kırkgöz_Köprüsü
- Vikipedi, Eber Gölü, https://tr.wikipedia.org/wiki/Eber_Gölü
- Wikipedia, Lake Eber, https://en.wikipedia.org/wiki/Lake_Eber
- Vikipedi, Bolvadin, https://tr.wikipedia.org/wiki/Bolvadin
- Vikipedi, Sultandağı, https://tr.wikipedia.org/wiki/Sultandağı
Rota Durakları

Amorium Antik Kenti
Güne rotanın en kuzeyindeki Amorium'da, Emirdağ'ın on üç kilometre kadar doğusundaki Hisarköy'de başlayın. Kültür Portalı kentin Afyonkarahisar'ın yaklaşık yetmiş kilometre kuzeydoğusunda olduğunu yazar. Kazı alanının ziyaret koşullarını yola çıkmadan il kültür ve turizm müdürlüğünden ya da müze müdürlüğünden öğrenin. Köye vardığınızda önce manzaraya bir bakın; ovanın ortasında yükselen tepe, kentin Yukarı Şehir denilen höyüğüdür. Bu höyük alandaki en eski yerleşimin merkezidir ve kenarlarında Bizans dönemi sur duvarlarının izleri hala seçilebilir. Aşağı Şehir ise bütün kenti kuşatan ikinci bir sur hattıyla çevriliydi. Yürüyüşe höyüğün eteğinden başlayıp sur izini takip etmek, kentin iki katmanlı planını anlamanın en kolay yoludur. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kentin Hitit döneminde Aura diye anıldığını, Amorium adının ise Klasik çağa ait olduğunu belirtir. Hellenistik ve Roma dönemlerinden alanda neredeyse hiç kalıntı görülmez; bu dönemlerin en açık izi kentin kendi adına bastırdığı sikkelerdir. Kültür Portalı'na göre Amorium, Roma Senatosu'nun bölgede kendi parasını basma izni verdiği ilk şehirler arasındaydı. Kentin parlak çağı ise Bizans dönemidir. İmparator Zenon döneminde, beşinci yüzyılın sonunda kentin surları yapıldı. 640'tan sonra Amorium Bizans ordusunun Anadolu'daki karargahı, ardından Anadolikon Theması'nın merkezi oldu. Dokuzuncu yüzyılda Bizans tahtına üç imparator veren hanedan da bu kentten çıktı; il müdürlüğü bu sülalenin Frig Sülalesi olarak bilindiğini yazar. Ama aynı ün kentin sonunu da hazırladı ve 838'de Abbasi Halifesi Mutasım'ın ordusu kenti kuşatıp aldı. TDV İslam Ansiklopedisi kentin 931'de Tarsus emiri tarafından yeniden tahrip edildiğini, bundan sonra giderek önemini yitirdiğini anlatır. Halk sonraki yüzyıllarda buraya Hergan Kale dedi ve kalıntıların yeri ancak on dokuzuncu yüzyılda gezgin William Hamilton'ın araştırmalarıyla yeniden belirlendi. Kazılarda açılan yapıları gezerken bilgi panolarını izleyin. Kültür Portalı'na göre Aşağı Şehir'deki Büyük Mekan denilen alanda 2001 yılında altıncı ile dokuzuncu yüzyıllar arasına tarihlenen bir Bizans hamamı ve döşemesiz bir sokak açığa çıkarıldı. Kazılar 1987'de Oxford'dan R. Martin Harrison'ın yüzey araştırmasıyla başladı, 1993 ile 2009 arasında Chris Lightfoot tarafından sürdürüldü. 2014'ten bu yana çalışmalar Anadolu Üniversitesi'nden Zeliha Demirel Gökalp başkanlığında yürütülüyor. Açık kazı alanlarında zemin gevşek ve engebelidir; çukurların kenarına yaklaşmayın ve kalıntıların üzerine basmayın. Fotoğraf için höyüğün üstünden Aşağı Şehir'e doğru bakan geniş bir açı, kentin büyüklüğünü en iyi anlatır. Sabah ışığı ovayı yandan aydınlattığı için duvar izleri daha belirgin görünür. Alanda gölge yok denecek kadar azdır, şapkanızı ve suyunuzu araçta bırakmayın. Buradan güneye, Bolvadin yönüne inip Akarçay üzerindeki Kırkgöz Köprüsü'ne geçin.
Kaynak: Kültür Portalı, Amorium Antik Kenti; Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Antik Kentler; TDV İslam Ansiklopedisi, Ammuriye.

Kırkgöz Köprüsü (Bolvadin)
Kırkgöz Köprüsü, Bolvadin ilçe merkezinin yedi kilometre kadar dışında, Eber Gölü'ne akan Akarçay'ın üzerindedir. Kaynaklar mesafeyi altı ile yedi kilometre arasında verir ve köprüye ilçe merkezinden kısa bir araç yolculuğuyla ulaşılır. Köprü bugün ana yolun dışında kaldığı için çevresi sakindir ve uzunluğunu acele etmeden yürüyerek görebilirsiniz. Önce köprünün başında durup bütün uzunluğuna bakın. CNN Türk'ün haberine göre köprü iki yüz metre kadar uzunluğundadır. Adı kırk göz der, ama göz sayısı yüzyıllar içinde değişmiştir. Anadolu Ajansı'na göre köprü 1150'de Bizans İmparatoru I. Manuel Komnenos tarafından kırk gözlü olarak yaptırıldı. On altıncı yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman'ın seferleri sırasında Mimar Sinan köprüyü kuzey yöne uzatarak altmış dört göze çıkardı. Bugün ayakta kalan göz sayısı kaynaklarda elli yedi olarak verilir. Vikipedi bazı gözlerin nehir yatağı düzenlemesi sırasında kaldırıldığını, bir kısmının da toprak altında kaldığını yazar. Bu yüzden gözleri saymaya kalkarsanız farklı bir sonuca varmanız şaşırtıcı değildir. Yürürken kemerlerin biçimine dikkat edin. Ortadaki kemerler daha geniş ve sivridir, uçlara doğru ise küçülür ve basıklaşır. Taşlar da köprünün katmanlarını ele verir. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü güney bölümün mermer ve yontulmuş bazalttan yapıldığını, kuzey bölümün ise Sinan'ın eklemesi olduğunu belirtir. Ayaklarda Hellen, Roma ve Bizans dönemlerinden kalma devşirme mimari parçalar, hatta mezar taşları görülür. Bu parçaları aramak, köprüyü küçük bir açık hava arşivine çevirir. Vikipedi'ye göre Osmanlı dönemine ait kuzey kısımda taş işçiliği daha düzenlidir; iki ucu karşılaştırarak bu farkı kendiniz görün. Sinan köprüye bir namazgah ve suya inmek için mermer bir merdiven de ekletmişti. Köprünün kitabesi bugün yerinde değildir; Vikipedi kitabenin bir dönem nehre düştüğünü, sonra bulunarak müzeye taşındığını anlatır. Anadolu Ajansı'na konuşan tarihçi Mustafa Güler, köprünün Roma döneminden beri İstanbul'dan güneye uzanan kervan yolunun önemli geçişlerinden biri olduğunu söyler. Güler'e göre Osmanlı döneminde aynı yol hac kervanlarının da güzergahıydı ve köprü sürekli hareketli bir geçiş noktasıydı. Fotoğraf için köprüyü yan açıdan, kemer dizisini bir çizgi gibi uzatarak çekin; öğleden sonra ışığı taşların rengini ısıtır. Köprünün üstünde yürürken korkuluğun tek sıra ve alçak olduğunu unutmayın, kenara fazla yaklaşmayın. Taşlara tırmanmayın ve devşirme parçaları yerinden oynatmayın, çünkü köprü define arayanların açtığı tahribatı zaten taşıyor. Buradan Akarçay'ın aktığı yönü izleyerek Eber Gölü'nün kıyısına geçin.
Kaynak: Anadolu Ajansı, Mimar Sinan'ın elinin değdiği köprü Kırkgöz; CNN Türk, Kırkgöz Köprüsü; Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Köprüler; Vikipedi, Kırkgöz Köprüsü.

Eber Gölü
Akarçay'ın son durağı olan Eber Gölü, Bolvadin, Çay ve Sultandağı ilçelerinin arasında uzanır. Vikipedi gölün Bolvadin'e yedi kilometre uzaklıkta olduğunu yazar. Göl, Akarçay Havzası denilen kapalı bir çöküntü alanının içindedir; kuzeyinde Emir Dağları, güneyinde Sultan Dağları yükselir. Gölün yüzeyi denizden yaklaşık 967 metre yüksektedir. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yüzölçümünü 150 kilometrekare olarak verir, Vikipedi ise 125 kilometrekare yazar; aradaki fark gölün yıldan yıla değişen alanından gelir. Buraya gelmeden önce su durumunu mutlaka araştırın. Hürriyet Daily News, gölün bir kuraklık döneminde tamamen kuruduğunu haber verdi. İngilizce Vikipedi ise suyun 2020 itibarıyla göle geri döndüğünü belirtir. Yani göreceğiniz manzara mevsime ve o yılın yağışına göre çok değişebilir. Kıyıya vardığınızda ilk göreceğiniz şey genellikle su değil, kamıştır. Vikipedi'ye göre yüzeyin büyük kısmı beş altı metreye ulaşan kırmızı kamışlarla kaplıdır, bu yüzden göl uzaktan bir çayırlık gibi görünür. Yerli halkın kopak dediği yüzen adacıklar da bu kamışların topraktan ayrılan köklerinden oluşur. Kamış ve hasırotu yüzyıllardır çevre köylerin geçim kaynağıdır ve hasır, yastık ile kağıt yapımında kullanılır. İl müdürlüğüne göre gölde sazan ve turna balığı yaşar. Eber aynı zamanda önemli bir kuş alanıdır. İngilizce Vikipedi, BirdLife International'ın gölü 1989'da Önemli Kuş Alanı olarak tanımladığını aktarır. Türkçe madde göle gelen türler arasında küçük karabatak, kaşıkçı, Dalmaçya pelikanı ve erguvani balıkçılı sayar. Dürbününüzü sazlığın açık suyla buluştuğu kenarlara çevirin, çünkü su kuşları en çok bu sınırda görünür. Kuşları ürkütmemek için sessiz olun ve kamışların arasına girmeyin. Göl 1992'de birinci derece doğal sit alanı ilan edildi. İl müdürlüğü gölün kirlilikten zarar gördüğünü de açıkça yazar; kıyıda hiçbir şey bırakmamak bu yüzden daha da önemlidir. Su belli bir düzeyi aştığında fazlası bir kanalla daha alçakta kalan Akşehir Gölü'ne aktarılır. Fotoğraf için sabah erken ya da gün batımına yakın saatleri seçin; açık havada sazlığın arkasında Sultan Dağları'nın sırtı görünür. Kıyı zemini çamurlu ve yumuşak olabilir, uygun ayakkabı giyin ve sağlam zeminden ayrılmayın. Buradan güneydoğuya, Sultan Dağları'nın eteğindeki Sultandağı ilçe merkezine geçin.
Kaynak: Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Göller; Hürriyet Daily News, Lake Eber dries up; Vikipedi, Eber Gölü; Wikipedia, Lake Eber.

İshaklı Kervansarayı
Rotanın son durağı İshaklı Kervansarayı, Sultandağı ilçe merkezinin tam ortasındadır. Sultandağı'nın eski adı İshaklı'dır ve kervansaray adını oradan alır; yapı Sahip Ata Hanı diye de anılır. TDV İslam Ansiklopedisi yapının Akşehir ile Çay arasındaki yol üzerinde, Akşehir'e yirmi beş kilometre uzaklıkta olduğunu yazar. Kervansarayı uzun ve kalın taş duvarlarından hemen tanırsınız. Ansiklopediye göre kalın kuşatma duvarları ve üstlerindeki dayanak kuleleri yapıyı neredeyse bir kale gibi tahkim eder. İçeri girmeden önce cephede biraz oyalanın. Dış duvarlar kare ve yarım silindir biçimli payandalarla desteklenmiştir. Avluya açılan ana taçkapı yedi sıra mukarnaslı bir kavsarayla örtülüdür, tepesi ise bugün yıkıktır. Taçkapının iki yanındaki çokgen nişlere ve üst köşelerdeki istiridye kabuğu biçimli küçük tromplara bakın. Kitabeler hanın ne zaman ve kimin eliyle yapıldığını anlatır. TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre iki taçkapıdaki kitabelerden yapının Eylül 1249'da, Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Keykavus'un saltanatının ilk yıllarında Vezir Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından yaptırıldığı anlaşılır. Ansiklopedi bu hanı Sahip Ata'nın yaptırdığı, tarihi bilinen en eski yapı olarak tanıtır. Sahip Ata Selçuklu döneminin en çok eser yaptıran devlet adamlarından biriydi; turkishhan.org onun Konya'daki İnce Minareli Medrese'yi ve Sivas'taki Gök Medrese'yi de yaptırdığını yazar. Avluya girince ortadaki küçük, yerden yükseltilmiş köşk mescide bakın. Kültür Portalı bu yapının, avlu ortasında bağımsız duran Selçuklu köşk mescitlerinin son örneği olduğunu belirtir. Dikkatli bakarsanız köşk mescidin hanın ana eksenine göre çarpık durduğunu görürsünüz, çünkü kıble yönüne göre yerleştirilmiştir. Ansiklopedi batı duvarının bazı yerlerinde Roma ve Bizans lahitlerinden devşirme parçalar kullanıldığını yazar. Avlunun karşısında kışlık denilen kapalı bölüm durur. Bu bölüm beşik tonozlarla örtülü beş nefli, kareye yakın bir salondur ve kemerleri on altı taş ayağa oturur. Ortadaki nef ötekilerden daha geniş ve yüksektir, tonozunun ortasındaki aydınlık kubbesi salona ışık veriyordu. İçerisi loştur; gözleriniz alışana kadar kapıda biraz bekleyin, sonra ayakların dizilişini izleyin. Yapı yüzyıllar içinde birçok onarım geçirdi. Ansiklopedi hanın 1885 dolaylarında tamir edildiğini, 1925'e kadar ambar olarak kullanıldığını ve 1964'te Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edildiğini yazar. Kültür Portalı avlu çevresindeki mekanların 1960'ların ortasında büyük ölçüde yıkıldığını, 2003'teki kazılarda bu odaların izlerinin tespit edildiğini belirtir. Fotoğraf için hanın batıya bakan cephesi öğleden sonra ışık aldığında en iyi görünür. Ziyaret koşullarını gitmeden kontrol edin. Gün burada biter; Afyonkarahisar'a dönüş, Sultandağı'nın üzerinde bulunduğu Afyon ile Konya arasındaki karayolundan yapılır.
Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi, İshaklı Kervansarayı; Kültür Portalı, İshaklı Han; turkishhan.org, Sahip Ata Han.
