
Akköprü'den Yumurtatepe'ye Yenimahalle'nin Sekiz Yüz Yılı
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Yenimahalle, Ankara'nın en kalabalık yaşam ilçelerinden biri; bugün apartmanların, bulvarların ve metro hatlarının ilçesi olarak bilinir. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın il sayfasına göre ilçenin planlı kuruluşu 1925'te Atatürk Orman Çiftliği'nin kurulmasıyla başlar, 1940'ların sonunda çiftliğin karşısındaki yamaçlar dar gelirli memurlara konut için dağıtılır ve semt 1957'de ilçe merkezi olur. Ama toprağın tarihi çok daha eskidir. Bu rota, aynı ilçenin içinde sekiz yüz yılı, hatta Tunç Çağı'na kadar uzanan katmanları bir öğleden sonraya sığdırmayı deniyor.
Sıra kuzeydoğudan başlayıp güneye, sonra batıya ve yeniden kuzeye dönen bir halka çiziyor. İlk durak Akköprü, Ankara Çayı üzerinde 1222 tarihli kitabesiyle şehrin ayakta kalan en eski köprüsü; buraya metroyla gelinir ve köprünün üzerinde yürünür. İkinci durak Tandoğan'daki MKE Sanayi ve Teknoloji Müzesi; II. Abdülhamid döneminin süvari kışlasının yerindeki binada, Osmanlı tophanesinden Cumhuriyet fabrikalarına uzanan bir üretim hikayesi anlatılır ve rotanın en uzun durağıdır. Üçüncü durakta Beşevler'e geçip Mimar Kemaleddin'in son eseri sayılan Gazi Eğitim Enstitüsü binasının, bugünkü Gazi Üniversitesi Rektörlüğü'nün cephesini okuyorsunuz. Dördüncü durak Atatürk Orman Çiftliği'nin içindeki Atatürk Evi, Selanik'teki doğum evinin aynı plan ve ölçülerle kurulmuş örneği. Son durak Yumurtatepe Tümülüsü; Frig mezar tepesi sanılan, kazıda Eski Tunç Çağı'na tarihlenen ve anılarda Hatıralar Tepesi adıyla geçen yeşil bir tepe.
Rotanın ortak ipliği toprağın kendisi. Gazi binasının arsası çiftlikten alınmıştı, çiftliğin arazisi zamanla müzeye komşu kurumlara, yollara ve konutlara bölündü, tümülüs ise çiftliğin ana yolunun ağzında kaldı. Bu yüzden duraklar arasındaki yolculuk da gezinin parçasıdır; pencereden bakarken bir zamanlar çorak bir ova olan yerin nasıl şehre dönüştüğünü görürsünüz. Bir de küçük bir oyun önerelim: Akköprü 1927-1937 arasında dolaşan beş liralık banknotun arka yüzündeydi, Gazi binası ise 2009'dan beri yirmi liralık banknotun arka yüzünde. Paranın iki yüzü bu rotada aynı gün içinde görülür.
Toplam yolun hepsini yürümek mümkün olsa da duraklar arası mesafeler iki kilometreyi bulabildiği için metro, Ankaray ve kısa taksi yolculuklarıyla birleştirmek daha akıllıcadır. Gazi Üniversitesi çalışan bir kampüs, MKE müzesi bir kurum yerleşkesinin içinde ve Yumurtatepe birinci derece arkeolojik sit alanı; üçünde de görevlilerin ve tabelaların uyarılarına uyun. Saatleri ve kapalı günleri gitmeden resmi sitelerden kontrol edin, yanınıza su ve rahat ayakkabı alın.
Süre: 4-5 saat. En iyi zaman: Pazartesi ile cumartesi arasında aydınlık bir sabah; Kültür Portalı'na göre MKE müzesi pazar ve resmi tatillerde, Atatürk Evi ise bayramlarda kapalı olabildiği için çıkmadan iki kurumun güncel duyurularına bakın.. Ulaşım: Başlangıç için M1 Kızılay-Batıkent metrosunun Akköprü istasyonunda inin, köprü istasyonun hemen kuzeyindedir. MKE müzesine yakın istasyon Ankaray'ın Anadolu/Anıtkabir istasyonudur ve bir durak batıdaki Beşevler istasyonu Gazi yerleşkesine iner; Atatürk Evi ile Yumurtatepe arasındaki geçişler için kısa bir taksi ya da otobüs yolculuğu gerekir, dönüşte tümülüsten M1'in Demetevler istasyonuna yürüyebilirsiniz.
Kaynaklar
- TDV İslam Ansiklopedisi, Akköprü (Semavi Eyice), https://islamansiklopedisi.org.tr/akkopru
- Kültür Envanteri, Akköprü, https://kulturenvanteri.com/yer/akkopru/
- Vikipedi, Akköprü (köprü), https://tr.wikipedia.org/wiki/Akköprü_(köprü)
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Yenimahalle, https://ankara.ktb.gov.tr/TR-152784/yenimahalle.html
- Kültür Portalı, MKE Sanayi ve Teknoloji Müzesi, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/ankara/gezilecekyer/mke---sanay-ve-teknoloj-muzes
- Küre Ansiklopedi, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Sanayi ve Teknoloji Müzesi, https://kureansiklopedi.com/tr/detay/makina-ve-kimya-endustrisi-kurumu-sanayi-ve-teknol
- Vikipedi, MKE Sanayi ve Teknoloji Müzesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/MKE_Sanayi_ve_Teknoloji_Müzesi
- Küre Ansiklopedi, Mimar Kemaleddin Bey, https://kureansiklopedi.com/tr/detay/mimar-kemaleddin-bey-37528
- Vikipedi, Gazi Üniversitesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Gazi_Üniversitesi
- Wikipedia, Gazi Eğitim Enstitüsü, https://en.wikipedia.org/wiki/Gazi_Eğitim_Enstitüsü
- Kültür Envanteri, Gazi Üniversitesi Rektörlük Binası, https://kulturenvanteri.com/yer/gazi-universitesi-rektorluk-binasi/
- Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü, Atatürk Evi, https://www.aoc.gov.tr/Portal/Geziyerlerimiz/ataturk-evi/36
- Vikipedi, Ankara Atatürk Evi Müzesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Ankara_Atatürk_Evi_Müzesi
- Vikipedi, Atatürk Orman Çiftliği, https://tr.wikipedia.org/wiki/Atatürk_Orman_Çiftliği
- Kültür Envanteri, Yumurtatepe, https://kulturenvanteri.com/yer/yumurtatepe-tumulusu/
- Vikipedi, Yumurtatepe Tümülüsü, https://tr.wikipedia.org/wiki/Yumurtatepe_Tümülüsü
- Ali Cengizkan, Atatürk'ün ölünce gömülmek istediği Ankara tümülüsü Yumurtatepe (Yetkin Report), https://yetkinreport.com/2024/05/11/ataturkun-olunce-gomulmek-istedigi-ankara-tumulusu-yumurtatepe/
- Vikipedi, A1 (Ankaray), https://tr.wikipedia.org/wiki/A1_(Ankaray)
Rota Durakları

Akköprü
Akköprü istasyonundan çıkınca kuzeye yönelin; köprü birkaç dakikalık yürüyüşle karşınıza çıkar. Önce köprünün üzerine çıkmayın, kıyıdan, yandan bakabileceğiniz bir nokta bulun. Gövdeyi bütün olarak görmenin tek yolu budur, çünkü üzerindeyken kemerleri göremezsiniz. Kaynaklar köprünün yedi sivri kemerli olduğunu yazar, dördü büyük, üçü küçük gözdür. Türkçe Vikipedi'ye göre güney uçtaki iki göz belediyenin düzenlemesi sırasında toprak dolgunun altında kalmıştır, bu yüzden bugün yedi gözün hepsini göremeyebilirsiniz. Ortadaki en yüksek gözü bulun; TDV İslam Ansiklopedisi bu gözün açıklığını on metre olarak verir ve diğer gözlerin iki uca doğru alçalıp küçüldüğünü anlatır. Köprünün uzunluğu aynı kaynağa göre yetmiş yedi metre, genişliği yedi metredir.
Sonra köprünün batı yüzüne geçin, çünkü iki kitabe bu taraftadır. Birinin okunamayacak kadar silindiği, diğerinin de hasar gördüğü yazılır; yine de Arapça kitabenin yerini görmek köprünün yaşını kavramayı kolaylaştırır. TDV kitabeye göre köprünün 1222'de, Sultan I. Alaeddin Keykubad tarafından yaptırıldığını söyler. Kültür Envanteri ve Vikipedi ise yapıyı sultan adına, dönemin Ankara valisi Kızıl Bey'in yaptırdığını belirtir; iki anlatım birbirini tamamlar gibi okunabilir. Taşlara yakından bakın ve aralarda başka bir yapıdan gelmiş, üzeri işlemeli ya da yazılı blokları arayın. TDV, inşaatta İlkçağ'dan kalma devşirme taşlar da kullanıldığını not eder. Malzeme konusunda kaynaklar ayrışır; TDV ve Türkçe Vikipedi andezit, Kültür Envanteri ve İngilizce Vikipedi bazalt der, siz de rengin ve dokunun hangisine benzediğine kendiniz karar verebilirsiniz.
Ardından köprünün üzerinde karşıya yürüyün, yapı bugün yalnız yayalara açıktır. Zemindeki betonu ve metal korkulukları fark edeceksiniz; kaynaklar bunların sonradan eklendiğini, 1960'larda Karayolları onarımında beton dolgu kullanıldığını yazar. Bu katmanlar, köprünün yüzyıllar boyunca kullanılan bir yol olduğunun izidir. TDV, köprünün birkaç kez onarıldığını ve 1970'teki onarımda eski görünüşüne bir ölçüde döndürülmeye çalışıldığını yazar. Yapı 8 Ağustos 1959'da tescil edilmiştir. Kültür Envanteri köprünün İncesu, Hatip ve Çubuk çaylarının birleştiği yerde durduğunu söyler; suyun akış yönüne bakıp bu kavşağı haritada eşleştirmeyi deneyin. Eski Bağdat ticaret yolu buradan geçerdi ve Osmanlı döneminde askere ya da hacca gidenler bu köprüden uğurlanırdı. Fotoğraf için kıyıda, kemerlerin bütün olarak kadraja girdiği bir nokta seçin. Durağı bitirince istasyona dönüp güneye, Tandoğan yönüne geçin.
Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi, Akköprü; Kültür Envanteri, Akköprü; Vikipedi, Akköprü (köprü).

MKE Sanayi ve Teknoloji Müzesi
Müze, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu'nun Tandoğan'daki genel müdürlük yerleşkesinin içindedir; Ankaray'ın Anadolu/Anıtkabir istasyonundan birkaç yüz metrelik yürüyüşle varılır. Kurum yerleşkesi olduğu için girişte görevlilerin yönlendirmesine uyun. Kültür Portalı müzenin 22 Mayıs 2013'te açıldığını ve girişin ücretsiz olduğunu yazar; güncel saatleri yine de kurumun duyurularından kontrol edin. İçeri girmeden önce binanın kendisine bir dakika ayırın. Türkçe Vikipedi'ye göre bu yerde II. Abdülhamid döneminde yapılmış bir süvari kışlası vardı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında İstanbul'dan Anadolu'ya kaçırılan askeri teçhizat burada saklandı. Bina 20 Kasım 1922'de çıkan yangında tamamen yandı. Aynı kaynak Atatürk'ün yangından sonra buraya geldiğini ve "Türk, öğün, çalış, güven" sözünü burada söylediğini anlatır. Bugünkü bina yangından sonra yeniden yapılmış ve 2013'e kadar kurumun çeşitli müdürlüklerine hizmet etmiştir.
Gezmeye girişteki portre dizisiyle başlayın; Küre Ansiklopedisi burada kurumun yöneticilerinin portrelerinin sergilendiğini yazar. Portrelerin önünde kurumun soy ağacını kafanızda kurun. Küre'ye göre kurumun kökeni Fatih Sultan Mehmet döneminde kurulan Tophane-i Amire'ye uzanır, 1921'de Askeri Fabrikalar Umum Müdürlüğü olur ve 1950'de bugünkü adını alır. Salonlarda Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi silahları, mühimmat, torna tezgahları, matkaplar ve pres makineleri sergilenir. Bu makinelerin önünde biraz yavaşlayın, çünkü müzenin asıl konusu silahtan çok üretimin kendisidir. Fişek üretim makinelerini ve kurumun sivil ürünlerini, yani pilleri, elektrik sayaçlarını ve gaz ocaklarını yan yana görmek, bir fabrikanın savaş sonrasında ev eşyası üretimine nasıl yöneldiğini gösterir.
Vikipedi'nin en dikkat çekici parça olarak andığı Gazi Kovan'ı mutlaka bulun. Kaynağa göre bu top kovanı Kurtuluş Savaşı'nda bir buçuk yıl içinde sekiz kez doldurulmuş ve dokuz cephede kullanılmıştır. Duvarlardaki Kurtuluş Savaşı fotoğraflarına ve kurum gazetesinin kupürlerine de zaman ayırın. Sonra açık hava sergisine çıkın; Vikipedi bu alanı on bin metrekare olarak verir. Burada deniz mayınları, maden ocakları için üretilmiş lokomotif ve vagonetler, traktör, iş makineleri ve bir uçaksavar durur. Küre'nin özellikle andığı parça, Yavuz zırhlısının top namlusundan alınmış bir kesittir; kesitin içine bakıp namlunun et kalınlığını görmek ölçeği anlamanın en kolay yoludur. Vikipedi müzenin üç boyutlu olarak da gezilebildiğini not eder, gelmeden önce bir göz atabilirsiniz. Çıkışta yeniden Ankaray'a dönün; Gazi yerleşkesi bir durak batıdaki Beşevler istasyonundan yürüme mesafesindedir.
Kaynak: Kültür Portalı, MKE Sanayi ve Teknoloji Müzesi; Küre Ansiklopedi, MKEK Sanayi ve Teknoloji Müzesi; Vikipedi, MKE Sanayi ve Teknoloji Müzesi.

Gazi Üniversitesi Rektörlük Binası (Gazi Eğitim Enstitüsü)
Beşevler istasyonundan çıkıp Gazi Üniversitesi'nin merkez yerleşkesine yürüyün; ana bina yerleşkenin en göze çarpan yapısıdır. Bu bir müze değil, rektörlüğün, Gazi Eğitim Fakültesi dekanlığının ve laboratuvarların çalıştığı canlı bir binadır. Bu yüzden durağın büyük kısmını dışarıda, cepheyi okuyarak geçirmeyi planlayın. Önce binayı karşıdan, ana eksenin üzerinden görebileceğiniz bir noktaya geçin. Küre Ansiklopedisi Mimar Kemaleddin'in Osmanlı mimarisinden kemer, çini, geniş saçak ve simetrik giriş düzeni gibi öğeleri çağdaş yapı programlarında kullandığını anlatır. Bu öğeleri sırayla cephede arayın: girişin simetrisini, kemerli açıklıkları ve saçağın gölgesini. Kemaleddin'in bu üslubu daha sonra Birinci Ulusal Mimarlık Akımı adıyla anılmıştır ve bina bu akımın son büyük örneklerinden sayılır.
Binanın hikayesinin en çarpıcı yanı bir tarih çakışmasıdır. Gazi Üniversitesi maddesine göre temel 8 Ağustos 1927'de atılmıştır; Kemaleddin ise aynı yılın temmuz ayında Ankara'da ölmüştür. Yani mimar, son eseri sayılan binanın temel törenini göremedi. İngilizce Vikipedi binanın iki buçuk yılda tamamlandığını ve beş yüz yatılı öğrenci için tasarlandığını yazar. Aynı kaynağa göre arsa, Atatürk Orman Çiftliği'nden simgesel bir bedelle alınmış üç yüz altmış dekarlık bir alandı. O yıllarda yerleşke Ulus'a dört kilometre kadar uzaktaydı ve çevresi çorak bir araziydi; ağaçlandırma için artezyen kuyuları açıldı. Bugün çevrenizdeki yeşili bu bilgiyle birlikte görmek, bir okulun bozkırda nasıl kurulduğunu gözünüzde canlandırır. Yerleşkede 1930'da açılan spor salonunu Ernst Egli tasarlamıştır, 1960 sonrasında eklenen bazı yapıların ise ana binanın karakterini bozduğu yazılır.
Bina Orta Muallim Mektebi olarak kurulan, 1929'da Gazi adını alan ve 1976'da Gazi Eğitim Enstitüsü olan okulun evidir. İngilizce Vikipedi, okulun otuz binden fazla ortaokul öğretmeni yetiştirdiğini belirtir. Burada ders verenler arasında edebiyatçı Ahmet Hamdi Tanpınar ve müzik eğitimcisi Eduard Zuckmayer vardır, mezunları arasında Rıfat Ilgaz ve Fakir Baykurt sayılır. Binada 1979'da kurulan Resim Heykel Müzesi ile Mimar Kemaleddin Müzesi bulunur; ziyaret koşullarını üniversiteden önceden sorun. Çatıda bir gözlemevi olduğu, ancak bugün çalışmadığı yazılır. Cebinizde yirmi liralık banknot varsa arka yüzüne bakın; 2009'dan beri bu binanın ve Kemaleddin'in portresinin orada olduğunu göreceksiniz. Bir sonraki durak batıdaki Atatürk Orman Çiftliği içindedir, oraya kısa bir taksi yolculuğuyla geçebilirsiniz.
Kaynak: Vikipedi, Gazi Üniversitesi; Wikipedia, Gazi Eğitim Enstitüsü; Küre Ansiklopedi, Mimar Kemaleddin Bey.

Atatürk Evi (AOÇ)
Atatürk Evi, Atatürk Orman Çiftliği arazisinin içindedir ve çiftlik müdürlüğü tarafından işletilir. Çiftliğin resmi sitesi girişin ücretsiz olduğunu belirtir; ancak bayramlarda ve bakım dönemlerinde kapandığına dair duyurular da yayınlar, bu yüzden gelmeden siteye bakın. Bu durakta binayı dışarıdan başlayarak katman katman okumayı öneriyoruz. Önce karşısında durup cepheye bakın: ev üç katlıdır ve pembe renktedir. Resmi siteye göre ev, Selanik'teki doğum evinin aynı plan ve ölçülerle yapılmış bir örneğidir ve 10 Kasım 1981'de törenle ziyarete açılmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın ilçe sayfası ise 19 Mayıs 1981 tarihini verir; Vikipedi bu tarihin temel atma günü olduğunu yazar. Bu ayrıntı, kopyanın doğumun yüzüncü yılı için bir yıl içinde kurulduğunu gösterir.
Taş merdivenli kapıdan girdiğinizde zemin katta taşlığı, kileri ve hizmetçi odasını görürsünüz. Burada biraz durup evin işleyişini düşünün; eşyanın saklandığı ve günlük işin görüldüğü bölüm burasıdır. İkinci kata çıkınca sofa, mutfak, oturma odası ve misafir odası karşınıza çıkar. Sofanın odaları birbirine bağlayan bir hol gibi çalıştığına dikkat edin. Üçüncü katta yine bir sofa, Atatürk Odası ve Müze Odası vardır. Resmi site Atatürk Odası'nın ölçülerini 3,86 metreye 2,82 metre olarak verir; içeri girdiğinizde odanın ne kadar küçük olduğunu hissedeceksiniz. Zeminde kırmızı üzerine beyaz, yeşil ve siyah çiçekli bir kilim serilidir. Girişin sağındaki duvar boyunca bir kaide üzerinde tunçtan bir büst durur. Odanın ortasındaki kaideli Selanik mangalına, duvar boyunca dizilmiş hasır sandalyelere ve tavana asılı pirinç gaz lambasına bakın. Ziyaretçilerin görüşlerini yazdığı defter de bu odadadır, isterseniz bir not bırakabilirsiniz.
Müze Odası'nda kişisel eşyalar sergilenir. Resmi site gri bir takım elbiseyi, kasketi, frak takımını, silindir şapkayı, mareşal kasketini, atkıyı, kahve fincanını ve bastonu sayar. Bu eşyaları önceki duraktaki Gazi binasıyla aynı yıllara ait bir gündelik hayatın parçaları olarak düşünmek ilginçtir. Evden çıktıktan sonra bahçede biraz oturup çiftliğin manzarasına bakın. Vikipedi çiftliğin 1925'te kurulduğunu ve Ankara'nın en büyük yeşil alanı olduğunu yazar. Burada, rotanın başından beri söz ettiğimiz arazinin ne kadar geniş olduğunu kendi gözünüzle görürsünüz. Son durak Yumurtatepe kuzeydedir; kısa bir taksi yolculuğuyla Çamlıca yönüne geçin.
Kaynak: Atatürk Orman Çiftliği, Atatürk Evi; Vikipedi, Ankara Atatürk Evi Müzesi; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yenimahalle.

Yumurtatepe Tümülüsü
Yumurtatepe, Çamlıca Mahallesi'nde apartmanların arasında yükselen yuvarlak, yeşil bir tepedir. İlk bakışta bir park tümseği sanılabilir, ama burası birinci derece arkeolojik sit alanıdır. Ali Cengizkan'ın yazısına göre tepe 1972'de tescil edilmiş, 5 Mart 1991'de birinci derece arkeolojik sit olarak kayda geçmiştir. Bu yüzden tepenin üzerine çıkmadan önce çevredeki tabelalara ve uyarılara bakın; çıkışa izin verilmeyen bir yer varsa tepeyi kaldırımdan dolaşarak görmek de yeterlidir. Önce tepenin çevresinde yavaşça bir tur atın ve biçimini farklı açılardan izleyin. Adındaki yumurta benzetmesini en iyi yandan bakınca anlarsınız. Kültür Envanteri tepenin 1967'de ODTÜ'nün Frig nekropolü kurtarma projesinde yirmi numaralı tümülüs olarak belirlendiğini yazar.
Bu tepenin hikayesi bir yanılgının düzeltilmesidir, durağın keyfi de bunu yerinde düşünmekten gelir. Türkçe Vikipedi'ye göre belediyenin tepe üzerinde imar çalışması başlatması üzerine 1986 ile 1987 arasında Anadolu Medeniyetleri Müzesi kurtarma kazısı yaptı. Kazıda yüzeyin yarım metre altında oval planlı bir yapı kalıntısı bulundu. Vikipedi bu yapının yaklaşık yetmiş santimetre yüksekliğinde korunduğunu yazar. Tepenin zirvesine yakın durduğunuzda bu kalıntının ayağınızın hemen altında kaldığını düşünün. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü elektromanyetik yöntemle mezar odası aradı ve merkezin batısında on ila on beş metre derinlikte uygun bir boşluk olabileceğini saptadı, ancak kazı bir sonuç vermedi. Kültür Envanteri'ne göre vardılan sonuç, tepenin bir Frig tümülüsü olmadığı, burada Eski Tunç Çağı'na tarihlenen stratejik bir merkez bulunduğudur. Vikipedi de yerin büyük bir yerleşim olmadığını, bir karakol gibi kullanılmış olabileceğini yazar. Cengizkan ise yazısında tepeyi Frig dönemine bağlar; yani tarihleme bugün de tartışmalıdır.
Tepenin bir de anı tarafı var. Cengizkan'ın aktardığı Münir Hayri Egeli anılarına göre Atatürk çiftliğin ana yolunun karşısındaki bu küçük tepe için bir gün şöyle der: "Şu küçük tepede bana küçük ve güzel bir mezar yapılabilirdi." Tepe bu yüzden anılarda Hatıralar Tepesi adını alır. Aynı yazıya göre Ernst Egli'nin çiftlik planında bu çevre Şehitler Tepesi olarak adlandırılmıştır. Cengizkan, Ankara'da otuzdan fazla tümülüs bilindiğini, Beştepe adının da çiftlikteki beş tümülüsten geldiğini hatırlatır. Uygun bir yerden kuzeye bakarsanız Çamlıca'nın ve Demetevler'in apartmanlarını görürsünüz. Rotayı bitirmek için M1 metrosunun Demetevler istasyonuna yürüyün; kuş uçuşu bir buçuk kilometre kadardır.
Kaynak: Kültür Envanteri, Yumurtatepe; Vikipedi, Yumurtatepe Tümülüsü; Ali Cengizkan, Yetkin Report.
