
Ortahisar'dan Sobesos'a Ürgüp'ün Kalesi, Peribacaları ve Taş Köyü
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Kapadokya'yı çoğu ziyaretçi peribacaları ve kaya oyma yerleşimler üzerinden tanır. Bu rota aynı manzarayı Ürgüp çevresinde tek bir günde dört farklı katmanıyla okumayı önerir: insanların oyarak içinde yaşadığı dev bir kaya, doğanın aşındırarak biçimlendirdiği bir peribacası grubu, yüz yıl önce zenginleşmiş bir kasabanın taş konakları ve toprağın altından çıkarılan bir Roma kenti. Duraklar kuzeyden güneye dizilir ve her biri bir öncekinin sorusuna cevap verir.
Gün Ortahisar'da, kasabanın ortasından yükselen ve halkın Sivrikaya dediği kaya kalede başlar. Kaynaklara göre tüften oluşan bu doğal kütlenin içi odalar, merdivenler ve tünellerle oyulmuştur; kale çatlaklar nedeniyle 2003'te ziyarete kapatılmış, uzun bir izleme ve güçlendirme çalışmasından sonra yeniden açılmıştır. Kasabanın yamaçlarındaki kaya depoları ise Ortahisar'ın bugün de süren bir geleneğini, tüfün sabit serinliğinde ürün saklamayı gösterir.
İkinci durak, Nevşehir–Ürgüp yolu üzerindeki Üç Güzeller'dir. Halkın baba, anne ve çocuk diye adlandırdığı bu üç bitişik peribacası, Nevşehir Valiliği'nin anlattığı jeolojik süreci en açık biçimde gösteren yerlerden biridir: yumuşak tüf aşınırken üstteki dirençli başlık gövdeyi korur. Burada aynı zamanda bu oluşumların ne kadar kırılgan olduğunu da görürsünüz.
Üçüncü ve en uzun durak, eski adı Sinasos olan Mustafapaşa'dır. Köy, 19. yüzyılda kasaba dışında ticaretle zenginleşen ahalisinin yaptırdığı kesme taş konaklar, anıtsal kapılar, çeşmeler ve bir taş köprüyle tanınır; 1924 nüfus mübadelesinden sonra köye başka bir topluluk yerleşmiş ve köy bugünkü adını almıştır. Bu durağı aracı köyün girişinde bırakıp yürüyerek geçirin.
Gün, Şahinefendi köyündeki Sobesos'ta biter. 2002'de başlayan kazılarla ortaya çıkan bu Roma ve Bizans yerleşimi, kayaya oyulmuş Kapadokya köylerinin aksine açık araziye kurulmuş bir kenttir; mozaikli bir villa ve L biçimli bir hamam burada en çok dikkat çeken kalıntılardır. Rotanın sırası bu yüzden bilinçlidir: sabah kayanın içinde başlayan gün, akşamüstü taşın toprakta kurduğu bir kentte kapanır.
Duraklar arası sürüşler kısadır, yalnız Mustafapaşa'dan Sobesos'a giden yol daha uzundur. Üç Güzeller'den Mustafapaşa'ya geçerken Ürgüp merkezinden geçersiniz; Kültür Portalı Mustafapaşa'yı Ürgüp'ün yaklaşık beş kilometre güneyinde, Sobesos'un bulunduğu Şahinefendi köyünü ise Ürgüp'e yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta verir. Kalede basamaklar dar ve diktir, rahat ayakkabı giyin, yanınıza su ve şapka alın. Kalenin ve Sobesos'un giriş koşullarını, açık olup olmadıklarını yola çıkmadan işleten kurumların güncel duyurularından kontrol edin.
Süre: tam gün. En iyi zaman: İlkbahar ya da sonbaharın açık bir gününde sabah erken yola çıkın; kalenin basamaklarını serinlikte çıkar, Mustafapaşa'nın sokaklarını öğle sıcağından önce ya da ikindi ışığında yürürsünüz.. Ulaşım: Rota araçla gezilir: Ortahisar Nevşehir–Ürgüp yoluna yaklaşık bir kilometre, Mustafapaşa Ürgüp'ün yaklaşık beş kilometre güneyindedir, ama son durak Sobesos'un bulunduğu Şahinefendi köyü Ürgüp'e yaklaşık 25 kilometre uzaktadır ve oraya gitmek için kendi aracınız ya da kiralık bir araç gerekir. Duraklarda aracı bırakıp yürüyerek gezin.
Kaynaklar
- Kültür Portalı, Ortahisar Kalesi, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/nevsehir/gezilecekyer/ortahsar-kales
- Küre Ansiklopedi, Ortahisar Kalesi, https://kureansiklopedi.com/tr/detay/ortahisar-kalesi-e3e50
- Kültür Envanteri, Ortahisar Kalesi, https://kulturenvanteri.com/yer/ortahisar-kalesi/
- World Architecture Community, Ortahisar Castle Conservation Project, https://worldarchitecture.org/architecture-projects/mvzh/ortahisar-castle-conservation-project-project-pages.html
- Kapadokya Kültür Yolu, Ortahisar, https://kapadokyakulturyolu.com.tr/tr/durak/7
- Vikipedi, Ortahisar, Ürgüp, https://tr.wikipedia.org/wiki/Ortahisar,_Ürgüp
- Wikipedia, Ortahisar, Nevşehir, https://en.wikipedia.org/wiki/Ortahisar,_Nevşehir
- Nevşehir Valiliği, Peribacaları, https://nevsehir.gov.tr/peribacalari
- CNN Türk, Aşıklar Üç Güzelleri öldürüyor, https://cnnturk.com/yasam/gezi/asiklar-uc-guzelleri-olduruyor-426392
- Haber7, Kapadokya'nın simgesi ziyaretçi akınına uğruyor, https://www.haber7.com/seyahat/haber/3034249-kapadokyanin-simgesi-ziyaretci-akinina-ugruyor
- Bengütürk, Kapadokya'nın efsanesi Üç Güzeller, https://www.benguturk.com/kultur-sanat/kapadokyanin-efsanesi-uc-guzeller-209996h
- Kültür Portalı, Mustafapaşa Köyü, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/nevsehir/gezilecekyer/mustafapasa-koyu-
- Kapadokya Üniversitesi, Sinasos Kapıları, https://mustafapasakapadokya.org/project/sinasos-kapilar
- Küre Ansiklopedi, Mustafapaşa Köyü, https://kureansiklopedi.com/tr/detay/mustafapasa-koyu-nevsehir-7a48b
- İTÜ, Sinasos Yöresel Mimarisi ve 19. Yüzyıl Batılılaşma Hareketlerinin Konut Mimarisine Etkileri, https://polen.itu.edu.tr/items/42992fb6-74ce-42eb-b207-1cde417b705b
- Vikipedi, Mustafapaşa, Ürgüp, https://tr.wikipedia.org/wiki/Mustafapaşa,_Ürgüp
- Kültür Portalı, Sobesos Antik Kenti, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/nevsehir/gezilecekyer/sobesos-antik-kenti-
- Küre Ansiklopedi, Sobesos Antik Kenti, https://kureansiklopedi.com/tr/detay/sobesos-antik-kenti-810fe
- Yeni Birlik, Sobesos Antik Kenti'nde yeni bulgular, https://www.gazetebirlik.com/kultur-sanat/sobesos-antik-kentinde-yeni-bulgular-kapadokyanin-kentsel-gecmisine-pencere-aciliyor/298580
- Vikipedi, Sobesos, https://tr.wikipedia.org/wiki/Sobesos
Rota Durakları

Ortahisar Kalesi
Rotaya Ortahisar'da, kasabanın ortasından yükselen kaya kalenin dibinde başlayın. Kültür Portalı kasabanın Ürgüp–Nevşehir yoluna yaklaşık bir kilometre uzaklıkta olduğunu ve kalenin ana yoldan görülebildiğini yazar. Bu yüzden kasabaya girmeden önce yol kenarında güvenli bir yerde durup kaleyi, evlerin arasından yükselen tek bir kütle olarak uzaktan görmek iyi bir başlangıçtır. Kasabalılar bu kayaya Sivrikaya der; İngilizce Vikipedi kasabanın Bizans dönemindeki adının Potamia olduğunu da not eder. Kalenin yüksekliği kaynaklarda farklı verilir: Kültür Portalı elli metrenin üzerinde der, Küre Ansiklopedi ve Kapadokya Kültür Yolu yaklaşık 86 metre, İngilizce Vikipedi ise 90 metre yazar. Hangi rakamı alırsanız alın, kaya tüften oluşmuş doğal bir kütledir ve içi insan eliyle oyulmuş odalar, merdivenler ve tünellerle doludur. Kalenin ne zaman oyulmaya başlandığı kesin olarak bilinmez. Yerel kaynaklar ilk oymaları Hitit dönemine bağlar, Küre Ansiklopedi ise kesin tarihin bilinmediğini ve bölgede Roma ile Bizans dönemlerinin izlerine rastlandığını vurgular. Kültür Envanteri'nin aktardığı yerel anlatıya göre kale, 1470'te İshak Paşa'nın Karamanoğulları üzerine yürüdüğü seferde Uçhisar ve Başhisar kaleleriyle birlikte Osmanlı yönetimine geçti. Kaleye giden yokuşu yürüyerek çıkın, çünkü Vikipedi'nin anlattığı gibi Ortahisar'da evler kaleye doğru basamak basamak yükselir ve bu düzeni en iyi yürürken görürsünüz. Yolda eski taş evlerin dış merdivenlerine bakın. İngilizce Vikipedi bu evlerin üst katlarının çoğunlukla harçsız tüf bloklarla örüldüğünü ve üst kata tüf levhalardan yapılmış bir dış merdivenle çıkıldığını anlatır. Aynı kaynak daha yeni yapıların aynı taşın düzgün kesilmiş bloklarından yapıldığını ve dış duvarlarının beyaz kireçle kaplandığını da yazar. Kale girişine vardığınızda giriş koşullarını ve güncel ziyaret bilgisini Ortahisar Belediyesi'nin duyurularından kontrol edin. Kalenin bugün yeniden gezilebilmesi uzun bir koruma çalışmasının sonucudur. World Architecture Community'de yayımlanan proje tanıtımına göre kale, doğal çatlakların yarattığı kaya düşmesi ve göçme riski nedeniyle 2003'te ziyarete kapatıldı. Aynı tanıtıma göre 2011'de kayaya çatlak ölçerler, rüzgar, nem ve sıcaklık algılayıcıları ile ivme ölçerler yerleştirildi, daha önce ulaşılamayan bölümlere bir tırmanış ekibiyle ek algılayıcılar takıldı ve sesli ışıklı bir alarm sistemi kuruldu. Küre Ansiklopedi kalenin güvenlik önlemleri alındıktan sonra 2013'te yeniden turizme kazandırıldığını yazar. İçerideki basamaklar dar ve yer yer diktir; çıkarken ellerinizi boş tutun, fotoğrafı düzlüklerde durup çekin. Tepeye ulaştığınızda Küre'nin anlattığı panoramik manzara açılır ve çevredeki vadiler, peribacaları ve kasabanın damları ayaklarınızın altına serilir. Kültür Envanteri'nin birlikte andığı Uçhisar ve Başhisar adları, bu bölgede savunmanın neden hep böyle yüksek kayalara kurulduğunu hatırlatır. Kaleden inerken kasabanın vadilere bakan yamaçlarındaki kapılara dikkat edin, çünkü bunların bir kısmı Ortahisar'ın ünlü kaya depolarıdır. Vikipedi'ye göre neredeyse bütün vadilerin yamaçlarına oyulan bu depolarda yörede yetişen patates ve elmanın yanında Akdeniz Bölgesi'nden getirilen portakal ve limon saklanır. İngilizce Vikipedi tüf mağaraların yaz kış yaklaşık 10 derecede kaldığını ve ürünlerin burada dokuz aya kadar bekletildiğini yazar. Vikipedi'ye göre kasaba bu depolar nedeniyle Kapadokya'nın ambarı diye anılır ve 2026'da Uluslararası Cittaslow Birliği'ne katılarak bölgenin ilk sakin şehri olmuştur. Aynı kaynak depoların bir kısmının bugün konaklama ve yeme içme yeri olarak kullanıldığını da belirtir; kullanımdaki bir depoya izinsiz girmeyin, dışarıdan bakıp geçin. Kalenin fotoğrafını kasabanın alt sokaklarından, evlerin damlarını ön plana alarak çekin; tüfün rengi sabah ve ikindi ışığında daha sıcak görünür. Buradan Nevşehir–Ürgüp yoluna dönüp doğuya, Ürgüp girişine doğru kısa bir sürüş sizi bir sonraki durağa, Üç Güzeller'e götürür.
Kaynak: Kültür Portalı, Ortahisar Kalesi; Küre Ansiklopedi, Ortahisar Kalesi; World Architecture Community, Ortahisar Castle Conservation Project; Vikipedi, Ortahisar.

Üç Güzeller Peribacaları
Ortahisar'dan Nevşehir–Ürgüp yoluna dönüp Ürgüp'e doğru ilerlediğinizde Üç Güzeller yol kenarında sizi karşılar. CNN Türk'ün haberi bu peribacası grubunun Nevşehir–Ürgüp yolunda bulunduğunu ve iki büyük ile bir küçük peribacasından oluştuğunu yazar. Anadolu Ajansı kaynaklı Haber7 haberine göre halk bu üç gövdeyi baba, anne ve çocuk olarak tanımlar ve birbirine bitişik durmaları onları bölgenin simgelerinden biri yapmıştır. Aracınızı düzenlenmiş alanda bırakın ve önce seyir noktasına çıkın; CNN Türk ziyaretçilerin Üç Güzeller'i seyir tepesinden izlediğini anlatır. Buradan peribacalarının arkadaki vadiyle birlikte nasıl tek bir manzara kurduğunu görürsünüz. Şimdi gözünüzü gövdelerin tepesindeki koyu renkli başlıklara çevirin, çünkü bu durağın asıl dersi jeolojidir. Nevşehir Valiliği'nin peribacaları sayfası, volkanik faaliyetlerle bölgeye yayılan tüf tabakalarının yağmur ve rüzgarla aşındığını ve farklı yükseklikte kaya sütunlarının bu yolla ortaya çıktığını anlatır. Aynı sayfaya göre bazı oluşumların üst kısmında daha dirençli kayaçlar korunur, konik gövdeler ve kaya başlıkları da bu yüzden belirginleşir. Üç Güzeller'de bu mekanizmayı ders kitabı açıklığında görürsünüz: sert başlık, altındaki yumuşak gövdeyi yağmura karşı bir şemsiye gibi korur. Başlığın gövdeye oturduğu çizgiye bakın, iki farklı kayacın renk ve doku farkı orada en açık biçimde okunur. Valilik bu oluşumların aşınmasının hala sürdüğünü ve peribacalarının değişen iklim koşulları ile insan faaliyetleri karşısında hassas bir miras olduğunu vurgular. Bu hassasiyetin izlerini Üç Güzeller'de çıplak gözle görmek mümkündür. CNN Türk'ün haberi bazı ziyaretçilerin gövdelere isim kazıdığını, kalp çizdiğini ya da sprey boyayla yazı yazdığını ve bunun binlerce yılda oluşan yapıları tahrip ettiğini aktarır. Gövdelere dokunmayın, üzerlerine tırmanmayın ve çevredeki yumuşak toprak sırtlarda yol dışına basmayın. Peribacalarının adıyla ilgili bir de halk anlatısı vardır. Bengütürk'ün aktardığı anlatıya göre bir kralın kızı halktan bir çobana aşık olur, ikisi saraydan kaçar ve yıllar sonra bir çocukları olur. Anlatı, peşlerine düşen askerler aileyi vadide bulduğunda üçünün birlikte peribacasına dönüştüğünü söyler. Bu bir efsanedir, ama gövdelere bakarken iki büyük ve bir küçük peribacasının neden bir aileye benzetildiğini anlamak zor değildir. Haber7'deki habere göre Ürgüp Belediyesi alanın çevresini düzenlemiş ve bölgenin güzel atlar diyarı adından esinlenerek alana at figürleri yerleştirmiştir. Bu figürler fotoğraf için kurulmuş bir dekordur; peribacalarını tek başına çekmek isterseniz birkaç adım yana çekilip kareyi yeniden kurun. Fotoğraf için sabahın ya da ikindinin yan ışığını seçin, çünkü alçak açılı ışık gövdelerin üzerindeki aşınma çizgilerini belirginleştirir. Haber7 alandaki ziyaretçi yoğunluğunun gün boyu sürdüğünü yazar; kalabalıksız bir kare için güne erken başlamanın faydası burada da görülür. Bu durakta uzun kalmanıza gerek yok, ama acele de etmeyin, çünkü sonraki iki durak doğanın biçimlendirdiği kayalardan insan eliyle kurulan taş yerleşimlere geçer. Üç Güzeller'den Ürgüp merkezine inip güneye, Kültür Portalı'na göre Ürgüp'ün yaklaşık beş kilometre güneyindeki Mustafapaşa'ya yönelin.
Kaynak: Nevşehir Valiliği, Peribacaları; CNN Türk; Haber7 (Anadolu Ajansı); Bengütürk.

Mustafapaşa (Sinasos)
Mustafapaşa'ya vardığınızda aracınızı köyün girişinde bırakın, çünkü bu durak baştan sona yürüyerek gezilir. Kültür Portalı köyün Ürgüp'ün beş kilometre güneyinde olduğunu ve antik dönemdeki adının Sinasos olduğunu yazar. Vikipedi'ye göre köy çevresindeki beş tepenin eteklerine kurulmuştur; bu yüzden sokaklar sürekli inip çıkar ve her dönemeçte başka bir yamaç açılır. Gezmeye başlamadan köyün hikayesini aklınızda tutun, çünkü bugün gördüğünüz gösterişli taş evlerin büyük bölümü tek bir yüzyılın ürünüdür. Vikipedi 19. yüzyılda Sinasos'un Kapadokya'nın en zengin yerleşimlerinden biri olduğunu ve kasaba dışında ticaretle zenginleşen ahalinin memleketlerine büyük konaklar ve kamusal yapılar yaptırdığını anlatır. Aynı kaynağa göre kasaba bu dönemde Doğunun İncisi diye anılıyordu. Kapadokya Üniversitesi'nin Sinasos kapıları üzerine hazırladığı sayfa da 19. yüzyılın ve 20. yüzyıl başının kasabanın refah düzeyinin en yüksek olduğu dönem olduğunu, İstanbul'da ticaretle zenginleşenlerin dönüp ihtişamlı evler yaptırdığını yazar. Vikipedi'ye göre 1924 nüfus mübadelesiyle köyün Rum ahalisi ayrıldı ve köye bugünkü Yunanistan'daki Jerveni köyünden gelen aileler yerleştirildi. Küre Ansiklopedi köyün adını su sıkıntısını gidermek için çeşmeler yaptıran Seyyid Mustafa Paşa'dan aldığını ve bu adın 1966'da belediye kurulmasıyla resmileştiğini yazar. Yürüyüşe köyün merkezinden başlayın ve ilk olarak Mehmet Şakir Paşa Medresesi'nin taç kapısını bulun. Vikipedi medresenin 1899'da kurulduğunu yazar. Kapadokya Üniversitesi'nin sayfası ise bu taç kapının Osmanlı döneminde az rastlanan bir anıtsallıkta tasarlandığını, kademeli kemerleri, sütunceleri ve bitkisel ile geometrik kabartmalarıyla bölgedeki taş ustalarının bir baş yapıtı olduğunu anlatır. Kapının üzerindeki kitabenin bile süsleme programının bir parçası olarak ayrıca bezendiğine dikkat edin. Ardından sokaklara dağılın ve konakların giriş kapılarına tek tek bakın. Aynı sayfaya göre kapıların çoğunun kanatları ahşap ve çift kanatlıdır, taş kısımlarda en çok yuvarlak ve basık kemer görülür ve her kapı diğerinden farklı bir kompozisyonla kurulmuştur. Bazı kapılarda çarkıfelek motifi gibi yaygın süslemeler, bazılarında ise ev sahibinin kişisel zevkini yansıtan kabartmalar bulursunuz. Kapı tokmaklarını da arayın: sayfa, bugün Kapadokya Üniversitesi'nin idari binası olan Sultanidis Konağı'nın avlu kapısında bilekten itibaren tasvir edilmiş bir insan eli biçiminde tokmak bulunduğunu yazar. Vikipedi konakların kesme taştan, çoğunun iki katlı ve bezemeli balkonlu olduğunu ve Ürgüp Loncası'na bağlı farklı kökenlerden taş ustalarınca yapıldığını aktarır. Aynı kaynağa göre mübadele sırasında sayıları 700 kadar olduğu düşünülen konakların 120 kadarı bugün ayaktadır, Küre Ansiklopedi ise köyde 93 tescilli tarihi ev bulunduğunu yazar. Vikipedi konakların çoğunun iç mekanlarında duvar resimleri olduğunu da belirtir, ama bu yapılar bugün kullanımdadır; içeri yalnızca ziyarete açık olan yerlerde ve izinle girin. Yürüyüşün ortasında Maraşoğlu Köprüsü'ne inin; Vikipedi bu kesme taş köprünün köyün eski yapılarından olduğunu ve bugün iki mahalleyi birbirine bağladığını yazar. Vikipedi'ye göre köyde 12 çeşme bulunur ve bunların en eskisi 16. yüzyılın sonlarında yaptırılmış Gazi Sokak Çeşmesi'dir. Seyyid Mustafa Paşa'nın adını taşıyan iki çeşmenin yapım yılı aynı kaynakta 1804 olarak geçer; önlerinden geçerken kitabeleri arayın. Köyün çevresindeki vadilerde kaya oyma yapılar da vardır, ama bu rota Mustafapaşa'nın taş sivil mimarisine odaklanır. Mübadeleden hemen önce, 1924 yazında kasabanın bütün yapıları ve gündelik yaşamı profesyonel bir fotoğrafçıya belgeletilmiş ve bu fotoğraflar Atina'da bir albüm olarak basılmıştır. Vikipedi bu albümün 2007'de Türkiye'de de kitaplaştığını yazar; sokaklarda gördüğünüz cepheleri yüz yıl önceki halleriyle karşılaştırmak bu sayede mümkündür. Köy 1981'de turizm merkezi ilan edilmiş, 2021'de de Dünya Turizm Örgütü'nün en iyi turizm köyleri arasına girmiştir ve Kültür Portalı bu unvanı ayrıca anar. Vikipedi'ye göre merkezi Mustafapaşa'da olan Kapadokya Üniversitesi, köyün restorasyon ve cephe düzenleme projelerinde yerel halkla birlikte çalışmıştır. Vaktiniz kalırsa köyün yakınındaki Damsa Baraj Gölü'ne kısa bir sapma yapın; Kültür Portalı onu çam ağaçlarıyla kaplı bir mesire alanı olarak tanıtır. Mustafapaşa'dan güneye, Şahinefendi köyüne doğru devam edin, çünkü son durak Sobesos bu köyün sınırları içindedir.
Kaynak: Kültür Portalı, Mustafapaşa Köyü; Kapadokya Üniversitesi, Sinasos Kapıları; Küre Ansiklopedi, Mustafapaşa Köyü; Vikipedi, Mustafapaşa.

Sobesos Antik Kenti
Rotanın son durağı Sobesos, Kültür Portalı'na göre Ürgüp'e yaklaşık 25 kilometre uzaklıktaki Şahinefendi köyünün sınırları içindedir. Kent, Damsa Vadisi'nin güneyinde, etrafını saran alçak tepelerin arasında yer alır. Vikipedi'ye göre köy çevresindeki bazı kalıntıların fark edilmesi üzerine burada bir antik kent olduğu anlaşıldı ve 2002'de Nevşehir Müze Müdürlüğü kazılara başladı. Küre Ansiklopedi kazıların 2002–2005 ve 2010–2011 yıllarında yürütüldüğünü yazar; Yeni Birlik'in haberine göre çalışmalar bugün Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nden bir kazı başkanının yönetiminde sürmektedir. Bu durak, gün boyu gördüğünüz kaya oyma yerleşimlerle bilinçli bir karşıtlık kurar. Kazı başkanı aynı habere, kayaya oyulmuş yerleşimlerin aksine burada sivil ve kamusal mimarinin açık araziye yayıldığını ve Sobesos'un Tyana ile Mokissos gibi kentlerle birlikte değerlendirilebileceğini anlatır. Ziyaret koşullarını ve güncel bilgiyi yola çıkmadan Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın duyurularından kontrol edin. Alana girdiğinizde kalıntıları koruyan çatının altına yürüyün; haberde ziyarete açık olan bölüm, aristokratlara ait olduğu tahmin edilen mozaikli villa olarak tanımlanır. Kültür Portalı'na göre yerleşimin bilinen en erken kalıntısı, başlangıçta yerel bir seçkine ait konut olan Villa I yapısıdır. Dikdörtgen planlı yapının erken evresinde dışta sütunlu bir portiko vardır, girişi kuzeydeki kapıdan sağlanır ve içte avluyu L biçiminde saran odalar bulunur. Yapıyı özel kılan, zemini kaplayan geometrik motifli mozaiklerdir; önce bunları yavaşça, bir uçtan öbürüne izleyerek inceleyin. Küre Ansiklopedi mozaiklerde yıldız, eşkenar dörtgen ve çiçek motiflerinin yanında bir keklik figürü de bulunduğunu yazar. Villa sonraki yüzyıllarda başka işlevlerle kullanılmaya devam etmiştir, ama Kültür Portalı genel planının ve mozaiklerinin büyük ölçüde korunduğunu belirtir. Ardından kentin kuzey ucundaki hamama geçin. Kültür Portalı hamamın Anadolu sıra tipli hamam geleneğinin bir çeşitlemesi olduğunu ve planının L biçiminde uzandığını anlatır. Batıdan doğuya sıcaklık, ılıklık ve iki soğukluk bölümü, kuzeyden güneye ise soyunma odası ile buhar odası sıralanır. Küre'ye göre hamamın ısıtması, zemin altında sıcak hava dolaştıran hypocaust tekniğiyle sağlanıyordu; bölümler arasında yürürken sıcaklığın tabandan yükseldiği bu düzeni aklınızda tutun. Hamamın en ünlü mozaiği, ikinci soğukluk bölümünün kapı girişindeki bir çift sandalet motifidir ve bunu bulmadan alandan ayrılmayın. Soyunma odasında ise kısmen tahrip olmuş olsa da giyoş motifiyle çevrili bir alanda daire biçimli panolara yerleştirilmiş geometrik ve bitkisel bezemeler görülür. Küre bu hamamın 7. yüzyıldan itibaren Arap akınlarıyla işlev değiştirdiğini ve bazı bölümlerinin konut ve işlik olarak kullanılmaya başladığını yazar. Kültür Portalı alanda ayrıca konut topluluğuna bağlı cadde ve sokak izleri ile özgün kapak tasarımlarıyla dikkat çeken çok sayıda mezar bulunduğunu anlatır. Mozaiklerin üzerine basmayın ve çatının dışında kalan duvar temellerine çıkmayın, çünkü bunlar hala süren bir kazının parçasıdır. Yeni Birlik'in haberine göre kazılarda Roma dönemi yapılarının yanında Neolitik ve Tunç Çağı'na uzanan yerleşim izlerine de rastlanmıştır ve kazı başkanı yerleşimin bugün görünenden daha büyük olabileceğini söylemektedir. Fotoğraf çekerken çatının gölgesinin mozaiklerde sert bir kontrast yaratabileceğini unutmayın; bulutlu bir gün ya da ikindi ışığı renkleri daha dengeli gösterir. Günü bitirirken etrafınızdaki açık araziye bir kez daha bakın: sabah içine girdiğiniz kayanın aksine burada kent toprağın üstüne kurulmuştur. Dönüşte aynı yoldan Mustafapaşa üzerinden Ürgüp'e çıkabilir ve günü Ürgüp merkezinde bitirebilirsiniz.
Kaynak: Kültür Portalı, Sobesos Antik Kenti; Küre Ansiklopedi, Sobesos Antik Kenti; Yeni Birlik; Vikipedi, Sobesos.
