
Nevşehir Kalesinden Sarıhan'a, Kapadokya'nın Kuzey Yolu
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Kapadokya denince akla önce peribacalı vadiler ve balonlu sabahlar gelir; bu rota ise bölgenin daha az konuşulan, ama tarihini en açık anlatan kuzey yolunu izler. Dört durak, bu topraklarda insanın kendini nasıl koruduğunu, nasıl yerleştiğini ve nasıl yolculuk ettiğini gösterir. Önce kentin en yüksek tepesindeki Nevşehir Kalesi'ne çıkarsınız; Selçuklu kökenli olduğu kabul edilen kale, Aksaray, Niğde ve Kayseri yollarının kesiştiği bir geçidi gözetliyordu. Sonra kuzeye, Gülşehir yakınındaki Açıksaray Ören Yeri'ne gidersiniz; burada tüf kayalara oyulmuş anıtsal cepheler, ahırlar ve büyük salonlar Bizans çağının bir yerleşimini açık havada sergiler. Üçüncü durak Avanos'un kuzeydoğusunda, İdiş Dağı'nın yamacına oyulmuş Özkonak Yeraltı Şehri'dir; savunma düzenekleriyle öteki yeraltı şehirlerinden ayrılır. Gün, Damsa Çayı vadisindeki Sarıhan Kervansarayı'nda, 1249 tarihli Selçuklu hanının avlusunda biter.
Sıra coğrafyadan gelir. Nevşehir güneyde, Gülşehir ve Avanos ise kuzeyde Kızılırmak'ın iki yakasındadır. Kentten kuzeye inip Açıksaray'a, oradan doğuya dönüp Özkonak'a, sonra güneye kıvrılıp Sarıhan'a gitmek yolu geri dönmeden tamamlar. Sıranın bir mantığı da konudur: kale ile yeraltı şehri savunmayı, Açıksaray yerleşmeyi, Sarıhan ise ticaret yolunu anlatır. Sabah ışığı kalenin manzarasına, öğle saatleri Açıksaray'ın geniş alanına, yeraltı şehrinin serinliği günün en sıcak saatine, akşamüstü ışığı ise Sarıhan'ın sarı ve pembe taşlarına denk gelir.
Mesafeler kısa ama araçsız aşılmaz. Nevşehir ile Gülşehir arası yirmi kilometre kadardır, Açıksaray Gülşehir'e üç kilometre uzaklıktadır. Özkonak Avanos'a on dört kilometre, Sarıhan ise Avanos'un beş kilometre kadar güneydoğusundadır. Her durakta yürüyüş vardır ama hiçbiri uzun bir patika değildir. Açıksaray'da toprak ve taşlık zeminde yürünür; Özkonak'ta alçak tavanlı, dar geçitlerden eğilerek ilerlenir. Rahat ayakkabı, şapka ve su şarttır.
Dikkat edilecek birkaç nokta var. Özkonak Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı bir ören yeridir; giriş koşullarını ve saatleri resmi müze sayfasından kontrol edin. Açıksaray geniş ve az işaretli bir alandır, tek başına kayalıkların üstüne tırmanmayın. Sarıhan'ın iç mekanına giriş koşulları değişebildiği için gitmeden bilgi alın. Bu rotada ücret ya da saat rakamı vermiyoruz, çünkü bunlar sık değişiyor. Kapadokya'nın kalabalık merkezinden uzaklaştıkça yollar sakinleşir; gün sonunda bölgeyi bir kervanın gözünden, tepeden kayaya ve yerin altından avluya inerek görmüş olursunuz.
Süre: tam gün. En iyi zaman: İlkbahar ve sonbaharda, sabah erken kalede başlayıp öğleden sonra Sarıhan'da bitirmek en rahatıdır; açık ören yerlerinde gölge azdır, ziyaret saatlerini gitmeden resmi sayfalardan kontrol edin.. Ulaşım: Nevşehir kent merkezine şehirlerarası otobüslerle gelinir ve kaleye merkezden yürüyerek çıkılır. Açıksaray, Özkonak ve Sarıhan arasında bu rotayı tek günde bağlayan düzenli bir toplu taşıma yoktur; Sarıhan'a minibüs işlemediği bildirildiği için rota özel araç ya da kiralık araç ister.
Kaynaklar
- TDV İslam Ansiklopedisi, Nevşehir, https://islamansiklopedisi.org.tr/nevsehir
- Castles.nl, Nevşehir Castle, https://castles.nl/nevsehir-castle
- Bilkent Üniversitesi Açık Arşivi, Nevşehir Cumhuriyet Mahallesi, https://repository.bilkent.edu.tr/items/c44bbe8a-2363-4efd-80dd-08992f180245
- KÜRE Ansiklopedi, Kayaşehir, https://kureansiklopedi.com/tr/detay/kayasehir-6f207
- GoTürkiye, Nevşehir'de Görülecek Yerler, https://goturkiye.com/tr/nevsehir/gor
- Nevşehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Nevşehir Müze Müdürlüğüne Bağlı Müze ve Ören Yerleri, https://nevsehir.ktb.gov.tr/TR-225524/nevsehir-muze-mudurlugune-bagli-muze-ve-oren-yerleri.html
- KÜRE Ansiklopedi, Açık Saray Örenyeri, https://kureansiklopedi.com/tr/detay/acik-saray-orenyeri-e709d
- Türkiye'nin Tarihi Eserleri, Gülşehir Açık Saray, https://www.turkiyenintarihieserleri.com/?oku=2322
- Posta, Yaklaşık bin yıllık harabeler turizme katkı sağlayacak, https://www.posta.com.tr/galeri/yaklasik-bin-yillik-harabeler-turizme-katki-saglayacak-2561565
- Türkiye Müzeleri, Özkonak Yeraltı Şehri, https://www.turkishmuseums.com/museum/detail/2209-nevsehir-ozkonak-underground-city/2209/4
- Derinkuyu Belediyesi, Yeraltı Şehirleri, https://derinkuyu.bel.tr/sehir/yeralti-sehirleri/21/
- Turkish Archaeological News, Sarı Han Caravanserai, https://turkisharchaeonews.net/site/sarı-han-caravanserai
- Kültür Envanteri, Sarı Han, Avanos, https://kulturenvanteri.com/yer/sarihan-kervansarayi/
- Vikipedi, Sarıhan Kervansarayı, https://tr.wikipedia.org/wiki/Sarıhan_Kervansarayı
- Wikipedia, Özkonak underground city, https://en.wikipedia.org/wiki/Özkonak_underground_city
- Wikipedia (de), Açıksaray, https://de.wikipedia.org/wiki/Açıksaray
- Vikipedi, Gülşehir, https://tr.wikipedia.org/wiki/Gülşehir
- Vikipedi, Avanos, https://tr.wikipedia.org/wiki/Avanos
Rota Durakları

Nevşehir Kalesi
Güne kentin en yüksek tepesinde, Nevşehir Kalesi'nde başlayın. Kale merkezdeki yokuşlu sokaklardan yürüyerek çıkılan bir parkın içindedir ve serbestçe gezilebilir. Tepeye vardığınızda önce surların çevresinde yavaş bir tur atın. Kalenin planı kabaca ovaldir; iki kapısı ve dört yuvarlak kulesi vardır. Duvarlara yakından bakınca iki ayrı taş göreceksiniz. İlk yapımda koyu renkli bazalt taş kullanılmış, sonraki onarımlarda sarı taş eklenmiştir. Bu renk farkı, kalenin yüzyıllar boyunca nasıl yamandığını gösteren en kolay ipucudur. Kalenin ne zaman yapıldığı kaynaklarda farklı anlatılır. TDV İslam Ansiklopedisi onu Selçuklu devrine bağlar ve bölgenin güvenliğine hizmet ettiğini yazar. Bazı kaynaklar ise burada daha önce bir Bizans yapısı bulunmuş olabileceğini belirtir. Nevşehir o dönemde Muşkara adında küçük bir köydü. Köy Aksaray, Niğde ve Kayseri yollarının kesiştiği bir geçitteydi, kervanların uğrak yeriydi. Kentin kaderi on sekizinci yüzyılın başında, Muşkaralı Damad İbrahim Paşa sadrazam olunca değişti. Paşa köyü yeni bir şehre dönüştürdü ve yerleşim 1725'te Nevşehir, yani yeni şehir adını aldı. Bu imar sırasında kale yeniden tamir ettirildi ve çevresine sur yapıldı. Ansiklopediye göre 1730'da kalede bir dizdar, topçu neferleri, cephane ve bir mehter takımı bulunuyordu. Surların üstünden aşağıya bakınca o dönemin külliyesinin bulunduğu eski merkezi görebilirsiniz. Kalenin eteğinde Kayaşehir adıyla bilinen geniş bir kaya oyma yerleşimi de uzanır. Bu alan 2014'te bir kentsel dönüşüm çalışması sırasında ortaya çıktı ve kalenin çevresinde yaklaşık dört yüz bin metrekareye yayılır. Kazılarda binin üzerinde kaya oyma mekan, sarnıç, ahır ve tünel belgelenmiştir. Tepeden yamaçtaki bu basamaklı oyukları seçmeye çalışın; kentin yerin altında ve kayanın içinde de büyüdüğünü burada anlarsınız. Fotoğraf için en iyi zaman sabahtır, ışık arkanızdan gelir ve ova berrak görünür. Kuzeye bakarak bir sonraki durağınızın yönünü de kestirebilirsiniz. Parkta oturup soluklanacak yerler bulunur, ama tepede gölge azdır. Kaleden indikten sonra araçla kuzeye, Gülşehir yoluna çıkın.
Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi, Nevşehir; Castles.nl, Nevşehir Castle; KÜRE Ansiklopedi, Kayaşehir.

Açıksaray Ören Yeri
Açıksaray, Nevşehir-Gülşehir yolunun hemen kenarındadır ve Gülşehir'e üç kilometre uzaklıktadır. Antik adı Zoropassos olan Gülşehir, Kızılırmak'ın güney kenarında kurulmuş bir ilçedir. Aracınızı bırakınca karşınıza tüf kayalara oyulmuş, kat kat yükselen yapılar çıkar. Kaynaklara göre alan yaklaşık bir kilometrekareye yayılır ve yapılar bir tepenin çevresinde birbirine geçen gruplar oluşturur. Yerleşim ortasından geçen bir dere ile iki bölüme ayrılır. Gezinize yol kenarındaki ilk bölümden başlayın; burada daha çok hayvan ahırları vardır. Bu bölümün 964 ile 965 yıllarında Bizans İmparatoru Nikephoros Phokas'ın ordusuna konaklama yeri olduğu tahmin edilir. Ahırlara girip yemlik oyuklarını ve hayvanların bağlandığı delikleri arayın. Sonra derenin öbür yakasına geçin. Bu ikinci bölümün onuncu yüzyılın ortasında ya da ikinci yarısında çok katlı bir yerleşim olarak oyulduğu düşünülür. Açıksaray'ı ünlü yapan, bu yakadaki süslemeli cephelerdir. Bazı cepheler kör kemerlerle bölünmüş üç kuşaktan oluşur ve kayaya bir saray yüzü gibi işlenmiştir. Cephelerin ardında büyük salonlar, avlular ve merdivenli konutlar açılır. Kaynaklarda Küçük Saray, Tavla denen at damı ve Merdivenli Mesken gibi adlar geçer. Alanda kaya oyma yapılar ve Roma dönemine ait kaya mezarları da bulunur. Yapıların işlevi araştırmacılar arasında tartışılır; bir görüş burayı yolcuların konakladığı, kervansaraya benzer bir geçiş noktası olarak yorumlar. Gezinin sonunda mantar biçimli peribacasını mutlaka görün. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü bu peribacasını bölgeye özgü, tek örnek olarak tanıtır. Alan geniş ve az işaretli olduğu için girişte bir tur planlayın ve aynı yoldan dönün. Kayaların üstüne çıkmayın; tüf yumuşaktır ve kenarlar kırılabilir. Gölge yalnızca oyukların içindedir, şapka ve su yanınızda olsun. Öğle ışığı cepheleri düz gösterir; fotoğraf için cepheyi yandan, gölgeli bir açıdan çekin. Doğaseverler için alanın çevresinde yürüyüş yapılabilecek bir parkur olduğu da bildirilir. Buradan sonra Kızılırmak vadisini izleyerek doğuya, Avanos ve Özkonak yönüne geçin.
Kaynak: Nevşehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Müze ve Ören Yerleri; KÜRE Ansiklopedi, Açık Saray Örenyeri; Türkiye'nin Tarihi Eserleri, Açık Saray.

Özkonak Yeraltı Şehri
Özkonak Yeraltı Şehri, Avanos'a on dört kilometre uzaklıktaki Özkonak kasabasındadır. Şehir İdiş Dağı'nın kuzey yamacında, volkanik tüf tabakalarının çok kalın olduğu bir yere oyulmuştur. Burası Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı bir ören yeridir; giriş koşullarını ve saatleri resmi müze sayfasından kontrol edin. Günün en sıcak saatini burada geçirmek iyi bir plandır, çünkü yerin altı serindir. Yine de içerisi için hafif bir üst giysi almanız iyi olur. Girişten sonra geçitler daralır ve tavan alçalır, birçok yerde eğilerek yürürsünüz. Kapalı yer sıkıntısı çekenler girişe yakın bölümlerde kalabilir. Kaynaklara göre şehir 1972'de ortaya çıkarılmış ve aynı yıl ziyarete açılmıştır. Bakanlık metni burayı iki katlı bir yerleşim olarak tanıtır; geniş galeriler birbirine tünellerle bağlanır. Bazı yabancı kaynaklar daha fazla kat sayar, bu yüzden kat sayısına takılmadan gezin. İlk bakmanız gereken şey sürgü taşlarıdır. Değirmen taşına benzeyen bu iri taşlar geçitleri içeriden kapatmak için yuvarlanırdı. Taşın durduğu yuvayı ve onu döndürmek için açılmış boşluğu inceleyin. Özkonak'ı Kaymaklı ve Derinkuyu'dan ayıran özellik, katlar arasındaki çok dar ve uzun deliklerdir. Bu delikler katlar arasında haberleşmeyi sağlıyordu. Odaların girişleri kapatıldığında havalandırma da bu deliklerden yapılıyordu. Bir başka ayrıntı, sürgü taşından sonra tünelin tavanına açılmış deliklerdir. Bakanlık metnine göre bunlar içeri girmeye çalışan düşmanın üzerine kızgın yağ dökmek içindi; başka kaynaklar sıcak kum dökülmüş olabileceğini yazar. Yukarıya bakarak bu delikleri bulmaya çalışın. Galerilerde ahırlar, şırahane olarak kullanılmış bölümler ve depolar da görülür. Derinkuyu Belediyesi'nin sayfası alanın tam olarak temizlenmediğini, temizlenen kısmın ziyarete açıldığını belirtir. Bu yüzden işaretli yolun dışına çıkmayın ve kapalı geçitlere girmeyin. İçeride fotoğraf için ışık azdır; flaşsız, sabit elle çekim yapın. Çıkışta kasabanın sakin sokaklarında biraz dolaşabilirsiniz. Sonra güneye dönüp Avanos'u geçerek Damsa Çayı vadisindeki Sarıhan'a gidin.
Kaynak: Nevşehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Müze ve Ören Yerleri; Türkiye Müzeleri, Özkonak Yeraltı Şehri; Derinkuyu Belediyesi, Yeraltı Şehirleri.

Sarıhan Kervansarayı
Günün son durağı Sarıhan Kervansarayı, Avanos'un beş kilometre kadar güneydoğusunda, Ürgüp'ün kuzeyinde, Damsa Çayı vadisindedir. Han, İpek Yolu'nun doğu-batı bağlantısını kuran Aksaray-Kayseri güzergahı üzerindedir. Yapı 1249'da, Anadolu Selçuklu sultanı II. İzzeddin Keykavus döneminde yaptırılmıştır. Kaynaklar onu Selçuklu sultanlarının yaptırdığı son kervansaraylardan biri olarak anar. Kültür envanteri hanı İpek Yolu temasıyla UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi içinde gösterir. Yaklaşırken önce cepheye bakın; duvarlar kalın ve yüksektir, eşkıyaya karşı korunmak için böyle yapılmıştır. Ana kapı batıya bakar. Adı sarı taştan gelir, ama yakından bakınca sarı, bej ve pembe tonlarda üç renk tüf göreceksiniz. Bu renkler özellikle kapı kemerlerinde süsleyici bir düzenle sıralanmıştır. Taç kapının taş işçiliğini birkaç dakika inceleyin; Selçuklu hanlarının en süslü bölümü kapılarıdır. İçeri girince geniş bir avluya çıkarsınız; yapı iki bin metrekare kadar bir alanı kaplar. Girişten bakınca solda tonozla örtülü altı açık bölüm sıralanır. Sağda yine süslü kapılarla girilen kapalı odalar vardır. Avlunun karşısında, zengin süslü ikinci bir taç kapı kapalı bölüme açılır. Bu bölüm yarım küre bir kubbeyle örtülüdür ve kubbedeki küçük delikler içeriye loş bir ışık verir. Selçuklu döneminde bu hanlarda yolcuların ilk günlerde ücretsiz yiyip içtiği, hayvanlarına bakıldığı bildirilir. Avluda dururken yük hayvanlarıyla dolu bir kervanın burada nasıl dinlendiğini gözünüzde canlandırın. Han zamanla yer yer yıkılmış ve 1991'de kapsamlı bir onarımdan geçmiştir. Onarımın sonucu tartışmalıdır; kimi yorumcular sonucu beğenir, kimileri özgün dokunun kaybolduğunu düşünür. Eski ve yeni taşları ayırmaya çalışmak gezinin ilginç bir parçasıdır. İç mekana giriş koşulları değişebildiği için gitmeden bilgi alın. Akşamüstü ışığı taşların sıcak rengini en iyi gösteren andır; cepheyi hafif yandan fotoğraflayın. Vadinin sessizliğinde birkaç dakika oturup günü tamamlayın. Buradan Avanos'a ya da Nevşehir'e dönüş kısa bir araç yolculuğudur.
Kaynak: Turkish Archaeological News, Sarı Han Caravanserai; Kültür Envanteri, Sarı Han; Vikipedi, Sarıhan Kervansarayı.
