Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye
Nevşehir Kalesinden Sarıhan'a, Kapadokya'nın Kuzey Yolu
Kültürel4 Durak

Nevşehir Kalesinden Sarıhan'a, Kapadokya'nın Kuzey Yolu

Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Kapadokya denince akla önce peribacalı vadiler ve balonlu sabahlar gelir; bu rota ise bölgenin daha az konuşulan, ama tarihini en açık anlatan kuzey yolunu izler. Dört durak, bu topraklarda insanın kendini nasıl koruduğunu, nasıl yerleştiğini ve nasıl yolculuk ettiğini gösterir. Önce kentin en yüksek tepesindeki Nevşehir Kalesi'ne çıkarsınız; Selçuklu kökenli olduğu kabul edilen kale, Aksaray, Niğde ve Kayseri yollarının kesiştiği bir geçidi gözetliyordu. Sonra kuzeye, Gülşehir yakınındaki Açıksaray Ören Yeri'ne gidersiniz; burada tüf kayalara oyulmuş anıtsal cepheler, ahırlar ve büyük salonlar Bizans çağının bir yerleşimini açık havada sergiler. Üçüncü durak Avanos'un kuzeydoğusunda, İdiş Dağı'nın yamacına oyulmuş Özkonak Yeraltı Şehri'dir; savunma düzenekleriyle öteki yeraltı şehirlerinden ayrılır. Gün, Damsa Çayı vadisindeki Sarıhan Kervansarayı'nda, 1249 tarihli Selçuklu hanının avlusunda biter.

Sıra coğrafyadan gelir. Nevşehir güneyde, Gülşehir ve Avanos ise kuzeyde Kızılırmak'ın iki yakasındadır. Kentten kuzeye inip Açıksaray'a, oradan doğuya dönüp Özkonak'a, sonra güneye kıvrılıp Sarıhan'a gitmek yolu geri dönmeden tamamlar. Sıranın bir mantığı da konudur: kale ile yeraltı şehri savunmayı, Açıksaray yerleşmeyi, Sarıhan ise ticaret yolunu anlatır. Sabah ışığı kalenin manzarasına, öğle saatleri Açıksaray'ın geniş alanına, yeraltı şehrinin serinliği günün en sıcak saatine, akşamüstü ışığı ise Sarıhan'ın sarı ve pembe taşlarına denk gelir.

Mesafeler kısa ama araçsız aşılmaz. Nevşehir ile Gülşehir arası yirmi kilometre kadardır, Açıksaray Gülşehir'e üç kilometre uzaklıktadır. Özkonak Avanos'a on dört kilometre, Sarıhan ise Avanos'un beş kilometre kadar güneydoğusundadır. Her durakta yürüyüş vardır ama hiçbiri uzun bir patika değildir. Açıksaray'da toprak ve taşlık zeminde yürünür; Özkonak'ta alçak tavanlı, dar geçitlerden eğilerek ilerlenir. Rahat ayakkabı, şapka ve su şarttır.

Dikkat edilecek birkaç nokta var. Özkonak Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı bir ören yeridir; giriş koşullarını ve saatleri resmi müze sayfasından kontrol edin. Açıksaray geniş ve az işaretli bir alandır, tek başına kayalıkların üstüne tırmanmayın. Sarıhan'ın iç mekanına giriş koşulları değişebildiği için gitmeden bilgi alın. Bu rotada ücret ya da saat rakamı vermiyoruz, çünkü bunlar sık değişiyor. Kapadokya'nın kalabalık merkezinden uzaklaştıkça yollar sakinleşir; gün sonunda bölgeyi bir kervanın gözünden, tepeden kayaya ve yerin altından avluya inerek görmüş olursunuz.

Süre: tam gün. En iyi zaman: İlkbahar ve sonbaharda, sabah erken kalede başlayıp öğleden sonra Sarıhan'da bitirmek en rahatıdır; açık ören yerlerinde gölge azdır, ziyaret saatlerini gitmeden resmi sayfalardan kontrol edin.. Ulaşım: Nevşehir kent merkezine şehirlerarası otobüslerle gelinir ve kaleye merkezden yürüyerek çıkılır. Açıksaray, Özkonak ve Sarıhan arasında bu rotayı tek günde bağlayan düzenli bir toplu taşıma yoktur; Sarıhan'a minibüs işlemediği bildirildiği için rota özel araç ya da kiralık araç ister.

Kaynaklar

Nevşehir Merkez, Nevşehir
Kültürel
4 Durak
Mekanlarda ~4 sa
Yol ~44 km · 1 sa 13 dk
Toplam ~5 sa 13 dk
19 Ekim 2026

Rota Durakları

1
Nevşehir Kalesi

Nevşehir Kalesi

~45 dk burada

Güne kentin en yüksek tepesinde, Nevşehir Kalesi'nde başlayın. Kale merkezdeki yokuşlu sokaklardan yürüyerek çıkılan bir parkın içindedir ve serbestçe gezilebilir. Tepeye vardığınızda önce surların çevresinde yavaş bir tur atın. Kalenin planı kabaca ovaldir; iki kapısı ve dört yuvarlak kulesi vardır. Duvarlara yakından bakınca iki ayrı taş göreceksiniz. İlk yapımda koyu renkli bazalt taş kullanılmış, sonraki onarımlarda sarı taş eklenmiştir. Bu renk farkı, kalenin yüzyıllar boyunca nasıl yamandığını gösteren en kolay ipucudur. Kalenin ne zaman yapıldığı kaynaklarda farklı anlatılır. TDV İslam Ansiklopedisi onu Selçuklu devrine bağlar ve bölgenin güvenliğine hizmet ettiğini yazar. Bazı kaynaklar ise burada daha önce bir Bizans yapısı bulunmuş olabileceğini belirtir. Nevşehir o dönemde Muşkara adında küçük bir köydü. Köy Aksaray, Niğde ve Kayseri yollarının kesiştiği bir geçitteydi, kervanların uğrak yeriydi. Kentin kaderi on sekizinci yüzyılın başında, Muşkaralı Damad İbrahim Paşa sadrazam olunca değişti. Paşa köyü yeni bir şehre dönüştürdü ve yerleşim 1725'te Nevşehir, yani yeni şehir adını aldı. Bu imar sırasında kale yeniden tamir ettirildi ve çevresine sur yapıldı. Ansiklopediye göre 1730'da kalede bir dizdar, topçu neferleri, cephane ve bir mehter takımı bulunuyordu. Surların üstünden aşağıya bakınca o dönemin külliyesinin bulunduğu eski merkezi görebilirsiniz. Kalenin eteğinde Kayaşehir adıyla bilinen geniş bir kaya oyma yerleşimi de uzanır. Bu alan 2014'te bir kentsel dönüşüm çalışması sırasında ortaya çıktı ve kalenin çevresinde yaklaşık dört yüz bin metrekareye yayılır. Kazılarda binin üzerinde kaya oyma mekan, sarnıç, ahır ve tünel belgelenmiştir. Tepeden yamaçtaki bu basamaklı oyukları seçmeye çalışın; kentin yerin altında ve kayanın içinde de büyüdüğünü burada anlarsınız. Fotoğraf için en iyi zaman sabahtır, ışık arkanızdan gelir ve ova berrak görünür. Kuzeye bakarak bir sonraki durağınızın yönünü de kestirebilirsiniz. Parkta oturup soluklanacak yerler bulunur, ama tepede gölge azdır. Kaleden indikten sonra araçla kuzeye, Gülşehir yoluna çıkın.

Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi, Nevşehir; Castles.nl, Nevşehir Castle; KÜRE Ansiklopedi, Kayaşehir.

Nevşehir Kalesi, kent merkezinde yükselen bir tepenin üzerinde durur ve Nevşehir'in siluetini belirleyen yapıdır. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın tanıtım platformu Go Türkiye, kalenin yüksek konumunun kenti ve Kapadokya platosunu aynı bakışta birleştirdiğini anlatır. Kalenin ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmez. Bilkent Üniversitesi'nde hazırlanan bir araştırma, kalenin 12. yüzyılda Bağdat'a giden kervanları korumak için Selçuklular tarafından yapıldığının düşünüldüğünü aktarır. Kaleleri belgeleyen castles.nl sitesi yapının büyük olasılıkla 1200'lerin başında Selçuklularca inşa edildiğini, yerinde daha önce bir Bizans yapısı bulunmuş olabileceğini yazar. Kentin adıyla kalenin öyküsü iç içedir. Aynı kaynağa göre kasaba 15. yüzyılda Karamanoğulları yönetimindeyken Muşkara adını taşıyordu. 1726'da bu kasabada doğmuş olan Osmanlı sadrazamı Damat İbrahim Paşa eski yerleşimi yeniden kurdurmuş ve ona "yeni şehir" anlamına gelen Nevşehir adını vermiştir. Paşa bu imar sırasında kaleyi de onarttırmıştır. Aynı site kalenin tamamen askeri bir amaçla, kentten geçen İpek Yolu trafiğini denetlemek için yapıldığını belirtir. Bilkent'teki araştırma, kalenin bulunduğu Cumhuriyet Mahallesi'nin kentsel dönüşümle büyük ölçüde yıkıldığını ve geriye birkaç tarihi yapı kaldığını aktarır. Kentin eski çekirdeği bu yüzden kalenin eteğinde, onu çevreleyen yamaçlarda gelişmiştir. Kale oval bir plana sahiptir. Aynı kaynak iki kapısı ve dört yuvarlak kulesi olduğunu, ilk yapımda siyah bazalt taş kullanıldığını yazar. Sonraki onarımlarda ise sarı taş kullanılmıştır, bu yüzden duvarlarda iki rengin yan yana durduğunu görebilirsiniz. Türkçe Vikipedi kalenin 42 mazgallı olduğunu belirtir. Bugün surların içi yeşil bir avlu olarak düzenlenmiştir ve kale halka açık bir parkın parçasıdır. Surların üstündeki yürüyüş yolundan kentin dört yönüne bakabilirsiniz. Akşamüstü surlar aydınlatıldığında kale aşağıdaki kentten de ayrı bir görüntü verir. Kalenin eteklerindeki yamaçlar, son yıllarda kentin en büyük keşiflerinden birine sahne oldu. Küre Ansiklopedi, 2014'te kalenin çevresinde başlatılan kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında yerin altında çok katmanlı bir yerleşimin ortaya çıktığını yazar. Kayaşehir adı verilen bu alan sit alanı olarak tescil edilmiş ve 2015'ten başlayarak kazı ve temizlik çalışmalarına sahne olmuştur. Kaynağa göre alan yaklaşık 400 bin metrekareye yayılır ve burada binin üzerinde kaya oyma mekan ortaya çıkarılmıştır. Bunlar arasında yaşam alanları, sarnıçlar, at ahırları, hava bacaları, tüneller ve kaya mezarları vardır. Kaya oyma ibadet mekanları da bu dokunun bir parçasıdır. Bakanlığın duyurusuna göre ilk etap olarak belirlenen 120 bin metrekarelik alanda su yolları ve tüneller de gün yüzüne çıkarılmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın duyurusuna göre çalışmalarda bulunan 1271 eser Nevşehir Müzesi'nde koruma altına alınmış, alan kale ile birlikte düzenlenerek ziyarete açılmıştır. Yapıların büyük kısmı yamaç boyunca basamaklı olarak sıralanır ve bazı bölümleri yedi katlı bir yerleşim görünümündedir. Kaleye kent merkezinden yürüyerek çıkabilirsiniz, yol yokuştur ama kısadır. Tepede bir seyir alanı vardır ve kenti fotoğraflamak için en iyi saatler gün batımına yakın saatlerdir. Kayaşehir'in yürüyüş yolları ve tünelleri kalenin eteğinden başlar, ikisini birlikte gezmeyi planlayın. Kayaşehir'in güncel ziyaret saatlerini ve giriş koşullarını yerinde ya da işleten kurum olan Nevşehir Belediyesi'nin duyurularından kontrol edin. Yamaçtaki tünellerde zemin yer yer düzensizdir, rahat ayakkabı giyin. Kale ziyareti, Kapadokya'nın vadilerine gitmeden önce bölgenin coğrafyasını yukarıdan kavramak için iyi bir başlangıçtır. Uçhisar Kalesi yalnızca 6 kilometre doğudadır ve iki kaleyi aynı gün gezmek mümkündür.
2
Açıksaray Ören Yeri

Açıksaray Ören Yeri

~1 sa 30 dk burada
Nevşehir-Gülşehir yolu üzeri, Gülşehir, Nevşehir

Açıksaray, Nevşehir-Gülşehir yolunun hemen kenarındadır ve Gülşehir'e üç kilometre uzaklıktadır. Antik adı Zoropassos olan Gülşehir, Kızılırmak'ın güney kenarında kurulmuş bir ilçedir. Aracınızı bırakınca karşınıza tüf kayalara oyulmuş, kat kat yükselen yapılar çıkar. Kaynaklara göre alan yaklaşık bir kilometrekareye yayılır ve yapılar bir tepenin çevresinde birbirine geçen gruplar oluşturur. Yerleşim ortasından geçen bir dere ile iki bölüme ayrılır. Gezinize yol kenarındaki ilk bölümden başlayın; burada daha çok hayvan ahırları vardır. Bu bölümün 964 ile 965 yıllarında Bizans İmparatoru Nikephoros Phokas'ın ordusuna konaklama yeri olduğu tahmin edilir. Ahırlara girip yemlik oyuklarını ve hayvanların bağlandığı delikleri arayın. Sonra derenin öbür yakasına geçin. Bu ikinci bölümün onuncu yüzyılın ortasında ya da ikinci yarısında çok katlı bir yerleşim olarak oyulduğu düşünülür. Açıksaray'ı ünlü yapan, bu yakadaki süslemeli cephelerdir. Bazı cepheler kör kemerlerle bölünmüş üç kuşaktan oluşur ve kayaya bir saray yüzü gibi işlenmiştir. Cephelerin ardında büyük salonlar, avlular ve merdivenli konutlar açılır. Kaynaklarda Küçük Saray, Tavla denen at damı ve Merdivenli Mesken gibi adlar geçer. Alanda kaya oyma yapılar ve Roma dönemine ait kaya mezarları da bulunur. Yapıların işlevi araştırmacılar arasında tartışılır; bir görüş burayı yolcuların konakladığı, kervansaraya benzer bir geçiş noktası olarak yorumlar. Gezinin sonunda mantar biçimli peribacasını mutlaka görün. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü bu peribacasını bölgeye özgü, tek örnek olarak tanıtır. Alan geniş ve az işaretli olduğu için girişte bir tur planlayın ve aynı yoldan dönün. Kayaların üstüne çıkmayın; tüf yumuşaktır ve kenarlar kırılabilir. Gölge yalnızca oyukların içindedir, şapka ve su yanınızda olsun. Öğle ışığı cepheleri düz gösterir; fotoğraf için cepheyi yandan, gölgeli bir açıdan çekin. Doğaseverler için alanın çevresinde yürüyüş yapılabilecek bir parkur olduğu da bildirilir. Buradan sonra Kızılırmak vadisini izleyerek doğuya, Avanos ve Özkonak yönüne geçin.

Kaynak: Nevşehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Müze ve Ören Yerleri; KÜRE Ansiklopedi, Açık Saray Örenyeri; Türkiye'nin Tarihi Eserleri, Açık Saray.

Açıksaray, Kapadokya'nın kalabalık vadilerinden uzakta kalmış ama kayaya oyulmuş sivil yaşamı en açık biçimde gösteren ören yerlerinden biridir. Alan, Nevşehir'den Gülşehir'e giden yolun üzerinde, Gülşehir'e yaklaşık üç kilometre uzaklıktadır. Gülşehir'in antik çağdaki adı kaynaklarda Zoropassos olarak geçer. Ören yeri, yumuşak tüf kayalara oyulmuş çok sayıda mekandan, Roma dönemine ait kaya mezarlarından ve çok katlı yerleşim gruplarından oluşur. Yapıların büyük bölümünün Bizans döneminde, 10. ve 11. yüzyıllarda oyulduğu tahmin edilir. Yerleşim, ortasından küçük bir dere geçen iki ayrı bölümden meydana gelir. Yolun kenarındaki birinci bölümde daha çok hayvan ahırları bulunur. Araştırmacılar bu bölümün 964 ile 965 yıllarında bölgede konaklayan Bizans İmparatoru Nikephoros Phokas'ın ordusu tarafından kullanıldığını düşünür. Derenin karşısındaki ikinci bölümün ise 10. yüzyılın ortasında ya da ikinci yarısında çok katlı bir yerleşim olarak oyulduğu kabul edilir. Kaynaklar, burada çok sayıda insan ve hayvanın barınabildiğini, bu yüzden yerin sonraki dönemlerde bir ticaret ve konaklama noktasına dönüşmüş olabileceğini yazan bilim insanları olduğunu da aktarır. Açıksaray'ı ünlü yapan şey cepheleridir. Kaya yüzlerine sahte kemerler, nişler ve katlar halinde dizilmiş açıklıklar oyulmuştur; bu cepheler bir taş binanın yüzünü taklit eder. Cephelerin ardında geniş salonlar, avlular ve at ahırları açılır. Alan yaklaşık bir kilometrekareye yayılır ve yapılar alçak bir tepenin çevresinde birbirine geçen sekiz ayrı grup halinde dizilir. Yerel kaynaklar öne çıkan yapıları Tavla ya da At Damı, Küçük Saray, Beşik Tonozlu Yapı ve Merdivenli Mesken gibi adlarla anar. Küçük Saray adıyla bilinen grup, çok katlı yerleşim düzenini en iyi gösteren örneklerden biri olarak tanıtılır. Alandaki kaya oyma yapıların bir bölümü ibadet amaçlıdır, ancak Açıksaray'ı ayrıcalıklı kılan sivil yaşamın izleridir. Yer altına doğru genişleyen bölümlerde savunma için yapılmış sürgü taşları görülür. Bu yuvarlak taşların ağırlığı 200 ile 500 kilogram arasında değişir ve yalnızca içeriden açılabilir. Taşın ortasındaki delik hem kapıyı çevirmeye hem de dışarıyı gözetlemeye yarar. Katlar arasında çapı 5 ile 10 santimetreyi geçmeyen haberleşme delikleri bulunur. Kaynaklara göre üst katlarda mutfaklar ve üzüm işlenen şırahaneler, alt katlarda ise hayvan barınakları yer alır. Ören yerinin simgesi, mantar biçimli peribacasıdır. İnce bir gövdenin üstünde geniş bir başlık taşıyan bu kaya, Gülşehir'in de simgesi sayılır ve kaynaklarda bu biçimin bölgede başka bir yerde görülmediği yazılır. Mantar kaya, sert bir başlığın altındaki yumuşak tüfün rüzgar ve yağmurla aşınmasının en çarpıcı örneklerinden biridir. Gezmeye yolun kenarındaki ahır grubundan başlayıp dereyi geçerek karşı yamaçtaki çok katlı yapılara ilerlemek mantıklıdır. Patikalar düzensiz ve yer yer kayalık olduğundan sağlam ayakkabı giyin. Kaynaklar ziyaret için en iyi zamanın sabah saatleri olduğunu, o saatlerde güneşin kaya yüzeyinin dokusunu belirginleştirdiğini belirtir. Ören yeri bugün yürüyüş severlerin de tercih ettiği bir alandır; Gülşehir Kaymakamlığı, Çat Vadisi'ni de içine alan yaklaşık yedi kilometrelik bir yürüyüş parkurundan söz eder. Gölge az olduğu için yaz aylarında su ve şapka bulundurun. Güncel ziyaret koşullarını Nevşehir Müze Müdürlüğü ve Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynaklarından kontrol edin. Alana Nevşehir'den Gülşehir yönüne giden araçla ulaşılır; ören yeri yolun hemen kenarında olduğu için kolay bulunur. Açıksaray'ı Gülşehir ilçe merkezi ve Kızılırmak kıyısındaki yerleşimlerle aynı gün içinde gezmek mümkündür.
3
Özkonak Yeraltı Şehri

Özkonak Yeraltı Şehri

~1 sa burada
Özkonak Yeraltı Şehri Yolu, 50500 Avanos/Nevşehir

Özkonak Yeraltı Şehri, Avanos'a on dört kilometre uzaklıktaki Özkonak kasabasındadır. Şehir İdiş Dağı'nın kuzey yamacında, volkanik tüf tabakalarının çok kalın olduğu bir yere oyulmuştur. Burası Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı bir ören yeridir; giriş koşullarını ve saatleri resmi müze sayfasından kontrol edin. Günün en sıcak saatini burada geçirmek iyi bir plandır, çünkü yerin altı serindir. Yine de içerisi için hafif bir üst giysi almanız iyi olur. Girişten sonra geçitler daralır ve tavan alçalır, birçok yerde eğilerek yürürsünüz. Kapalı yer sıkıntısı çekenler girişe yakın bölümlerde kalabilir. Kaynaklara göre şehir 1972'de ortaya çıkarılmış ve aynı yıl ziyarete açılmıştır. Bakanlık metni burayı iki katlı bir yerleşim olarak tanıtır; geniş galeriler birbirine tünellerle bağlanır. Bazı yabancı kaynaklar daha fazla kat sayar, bu yüzden kat sayısına takılmadan gezin. İlk bakmanız gereken şey sürgü taşlarıdır. Değirmen taşına benzeyen bu iri taşlar geçitleri içeriden kapatmak için yuvarlanırdı. Taşın durduğu yuvayı ve onu döndürmek için açılmış boşluğu inceleyin. Özkonak'ı Kaymaklı ve Derinkuyu'dan ayıran özellik, katlar arasındaki çok dar ve uzun deliklerdir. Bu delikler katlar arasında haberleşmeyi sağlıyordu. Odaların girişleri kapatıldığında havalandırma da bu deliklerden yapılıyordu. Bir başka ayrıntı, sürgü taşından sonra tünelin tavanına açılmış deliklerdir. Bakanlık metnine göre bunlar içeri girmeye çalışan düşmanın üzerine kızgın yağ dökmek içindi; başka kaynaklar sıcak kum dökülmüş olabileceğini yazar. Yukarıya bakarak bu delikleri bulmaya çalışın. Galerilerde ahırlar, şırahane olarak kullanılmış bölümler ve depolar da görülür. Derinkuyu Belediyesi'nin sayfası alanın tam olarak temizlenmediğini, temizlenen kısmın ziyarete açıldığını belirtir. Bu yüzden işaretli yolun dışına çıkmayın ve kapalı geçitlere girmeyin. İçeride fotoğraf için ışık azdır; flaşsız, sabit elle çekim yapın. Çıkışta kasabanın sakin sokaklarında biraz dolaşabilirsiniz. Sonra güneye dönüp Avanos'u geçerek Damsa Çayı vadisindeki Sarıhan'a gidin.

Kaynak: Nevşehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Müze ve Ören Yerleri; Türkiye Müzeleri, Özkonak Yeraltı Şehri; Derinkuyu Belediyesi, Yeraltı Şehirleri.

Özkonak Yeraltı Şehri, Avanos'a yaklaşık 14 kilometre uzaklıktaki Özkonak kasabasında, İdiş Dağı'nın kuzey yamacına oyulmuştur. Bakanlığın müze sitesine göre yerleşim, volkanik kökenli ve granit yapılı tüf tabakalarının oldukça kalın olduğu bir alanda açılmıştır. Kapadokya'nın güneyindeki büyük yeraltı şehirlerinden uzakta, Kızılırmak'ın kuzeyinde kaldığı için daha sakin bir ziyaret sunar. Yeraltı şehri 1972'de ziyarete açılmıştır. İngilizce Vikipedi, yerleşimin aynı yıl tarlasına verdiği suyun nereye kaybolduğunu merak eden bir çiftçi tarafından bulunduğunu aktarır. Çiftçinin önce bir yeraltı odasına ulaştığı, kazıların ardından da bütün bir yerleşimin ortaya çıktığı anlatılır. Yerleşimin yaşı kesin olarak bilinmez. İngilizce Vikipedi yapının büyük olasılıkla Bizans dönemi Kapadokya halkı tarafından oyulduğunu, ancak daha eski de olabileceğini yazar. Türkçe Vikipedi ise bölgenin Geç Hitit döneminden başlayarak Pers, Helenistik ve Roma egemenliklerinden geçtiğini aktarır. Kaynaklar kat sayısı konusunda da ayrışır. Bakanlık ziyarete açık yerleşimi iki katlı olarak tanımlar, İngilizce Vikipedi ise toplam kat sayısının daha fazla olduğunu ileri sürer. Derinkuyu Belediyesi'nin yeraltı şehirleri sayfası, Özkonak'ın henüz tamamen temizlenmediğini ve temizlendiği kadarıyla ziyarete açıldığını belirtir. Yani bugün gördüğünüz bölüm, toprağın altında kalan yerleşimin yalnızca bir kesitidir. Aynı sayfa Kapadokya'nın başlıca yeraltı şehirlerini sayarken Özkonak'ı Kaymaklı, Derinkuyu ve Tatlarin ile birlikte anar. Belediye bu tür yapıların yalnızca Kapadokya'nın jeolojik oluşumuna özgü olduğunu, başka bölgelerde benzerlerine rastlanmadığını vurgular. Özkonak'ı diğer yeraltı şehirlerinden ayıran şey savunma düzenidir. Bakanlık bu yerleşimdeki savunma tekniklerinin dikkat çekici olduğunu özellikle vurgular. Katlar arasındaki bağlantı uzun ve dar deliklerle sağlanmıştır. İngilizce Vikipedi bu borumsu sistemin her kata ulaştığını ve kuşatma sırasında katlar arasında haberleşmeye yaradığını yazar. Aynı kaynak, tünellerin üzerinde bulunan deliklerden saldırganların üzerine kızgın kum döküldüğünü aktarır. Geçitler, yuvalarına yerleştirilmiş büyük sürgü taşlarıyla içeriden kapatılabilir. Ziyaret yolunda bu taşlardan birini, yanındaki küçük geçitle birlikte yakından görebilirsiniz. Gündelik yaşamın izleri de yerleşimin her köşesinde durur. Ahırlar, erzak depoları, havalandırma bacaları, bir su kuyusu ve üzüm sıkma işlikleri yerleşimin temel parçalarıdır. Türkçe Vikipedi depoların bir bölümünde büyük bir küp ve iki bölümlü bir işlik bulunduğunu aktarır. Mekanlar birbirine kısa ve alçak tünellerle bağlanır. Bu yüzden bazı geçişlerde eğilmeniz, bazılarında yan dönerek ilerlemeniz gerekebilir. Tüften oyulmuş basamaklar ve tabanlar yer yer düzensizdir, adımlarınıza dikkat edin. Özkonak, büyük yeraltı şehirlerine göre daha az kalabalık olduğu için yerleşimi acele etmeden inceleyebileceğiniz bir yerdir. Rahat, kaymayan ayakkabılar giyin. Yerleşim Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı bir ören yeridir, güncel saatleri ve ücreti resmi müze sitesinden kontrol edin. Özkonak, Avanos'un kuzeydoğusunda kısa bir yol mesafesindedir ve yeraltı şehri kasabanın içinde kalır. Dönüşte Avanos'a inip Kızılırmak kıyısında yürüyebilir ya da Avanos'un doğusundaki Sarıhan Kervansarayı'na uğrayabilirsiniz.
4
Sarıhan Kervansarayı

Sarıhan Kervansarayı

~45 dk burada
Avanos-Ürgüp yolu, Damsa Çayı vadisi, Avanos, Nevşehir

Günün son durağı Sarıhan Kervansarayı, Avanos'un beş kilometre kadar güneydoğusunda, Ürgüp'ün kuzeyinde, Damsa Çayı vadisindedir. Han, İpek Yolu'nun doğu-batı bağlantısını kuran Aksaray-Kayseri güzergahı üzerindedir. Yapı 1249'da, Anadolu Selçuklu sultanı II. İzzeddin Keykavus döneminde yaptırılmıştır. Kaynaklar onu Selçuklu sultanlarının yaptırdığı son kervansaraylardan biri olarak anar. Kültür envanteri hanı İpek Yolu temasıyla UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi içinde gösterir. Yaklaşırken önce cepheye bakın; duvarlar kalın ve yüksektir, eşkıyaya karşı korunmak için böyle yapılmıştır. Ana kapı batıya bakar. Adı sarı taştan gelir, ama yakından bakınca sarı, bej ve pembe tonlarda üç renk tüf göreceksiniz. Bu renkler özellikle kapı kemerlerinde süsleyici bir düzenle sıralanmıştır. Taç kapının taş işçiliğini birkaç dakika inceleyin; Selçuklu hanlarının en süslü bölümü kapılarıdır. İçeri girince geniş bir avluya çıkarsınız; yapı iki bin metrekare kadar bir alanı kaplar. Girişten bakınca solda tonozla örtülü altı açık bölüm sıralanır. Sağda yine süslü kapılarla girilen kapalı odalar vardır. Avlunun karşısında, zengin süslü ikinci bir taç kapı kapalı bölüme açılır. Bu bölüm yarım küre bir kubbeyle örtülüdür ve kubbedeki küçük delikler içeriye loş bir ışık verir. Selçuklu döneminde bu hanlarda yolcuların ilk günlerde ücretsiz yiyip içtiği, hayvanlarına bakıldığı bildirilir. Avluda dururken yük hayvanlarıyla dolu bir kervanın burada nasıl dinlendiğini gözünüzde canlandırın. Han zamanla yer yer yıkılmış ve 1991'de kapsamlı bir onarımdan geçmiştir. Onarımın sonucu tartışmalıdır; kimi yorumcular sonucu beğenir, kimileri özgün dokunun kaybolduğunu düşünür. Eski ve yeni taşları ayırmaya çalışmak gezinin ilginç bir parçasıdır. İç mekana giriş koşulları değişebildiği için gitmeden bilgi alın. Akşamüstü ışığı taşların sıcak rengini en iyi gösteren andır; cepheyi hafif yandan fotoğraflayın. Vadinin sessizliğinde birkaç dakika oturup günü tamamlayın. Buradan Avanos'a ya da Nevşehir'e dönüş kısa bir araç yolculuğudur.

Kaynak: Turkish Archaeological News, Sarı Han Caravanserai; Kültür Envanteri, Sarı Han; Vikipedi, Sarıhan Kervansarayı.

Sarıhan, Kapadokya'dan geçen Selçuklu kervan yolunun Nevşehir topraklarında kalan en etkileyici duraklarından biridir. Kervansaray, Avanos'un yaklaşık altı kilometre güneydoğusunda, Avanos ile Ürgüp arasındaki yolun kenarında, Damsa Çayı vadisinde yer alır. Yapı, İpek Yolu'nun doğu ile batıyı bağlayan Aksaray ile Kayseri arasındaki güzergahında bir konak noktasıydı. Kaynaklarda Saruhan ya da Avanos Han adıyla da anılır. Yapım tarihi için kaynakların çoğu 1249 yılını verir ve hanı Anadolu Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Keykavus döneminin eseri sayar. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sayfası ise yapının 1238 yılında inşa edildiğini tahmin eder. Tarih ne olursa olsun, Sarıhan Selçuklu sultanlarının yaptırdığı son kervansaraylardan biri olarak bilinir. Selçuklu sultanları 12. ve 13. yüzyıllarda ticaret yolları boyunca çok sayıda han yaptırmış, bu hanlarda tüccarlara güvenli konaklama, yiyecek ve yük hayvanları için bakım sağlanmıştır. Hanın adı, yapımında kullanılan taşın renginden gelir. Duvarlar bölgede bolca bulunan tüf taşıyla örülmüştür ve taşlar sarı, bej ve pembe tonlarda dizilmiştir. Bu renk farkı kemerlerde ve kapı çevrelerinde süsleyici bir etki için bilinçli olarak kullanılmıştır. Yapı yaklaşık iki bin metrekarelik bir alanı kaplar ve batıya bakan bir girişle açılır. Bu tür hanların duvarları, yol kesen eşkıyaya karşı korunmak için kalın ve yüksek yapılırdı. Plan, Selçuklu sultan hanlarının klasik düzenini izler. Önde, yazın kullanılan, etrafı mekanlarla çevrili kare bir avlu vardır. Arkada ise kışın kullanılan kapalı ve dikdörtgen bölüm yer alır. Girişten bakınca avlunun solunda tonozlu kemerlerle örtülü altı açık bölme, sağında ise süslü kapılarla açılan kapalı odalar bulunur. Girişin tam karşısında, kapalı bölüme geçişi sağlayan ikinci ve zengin işlenmiş bir kapı durur. Kapalı bölümün içi loştur ve ışık yalnızca örtüdeki küçük açıklıklardan süzülür. Sarıhan'ın ayırt edici bir özelliği, küçük mescidin ana kapının üstüne yerleştirilmiş olmasıdır. Benzer hanlarda bu birim genellikle avlunun ortasında yer alırdı. Avluya girdiğinizde ana kapının iç yüzündeki merdivenlere bakın; üst kattaki küçük birime bu basamaklardan çıkılır. Taç kapı, Selçuklu taş işçiliğinin özenli örneklerinden biridir ve kapı çevresindeki geometrik bezemeler yakından incelemeye değer. Yapı zamanla kısmen yıkılmış, üst bölümleri yer yer çökmüştür. Akademik bir çalışmada, han cephesinin taşlarının bir dönem yerel yönetimce sökülmesi kervansarayların uğradığı tahribata örnek olarak anılır. Kervansaray 1991 yılında tamamlanan kapsamlı bir onarımla bugünkü görünümüne kavuşmuştur. Onarımın sonucu tartışmalıdır; bazı yorumcular yapıyı en etkileyici Selçuklu hanlarından biri sayarken, bazıları özgün dokunun bir kısmının kaybolduğunu düşünür. Han, Kurt Erdmann'ın 13. yüzyıl Anadolu kervansarayları envanterinde de yer alır. Kültür Envanteri kaydı, Sarıhan'ı UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki İpek Yolu temasıyla ilişkilendirir. Ziyarete avlunun ortasından başlayıp cepheleri ve kapı süslemelerini bir tur halinde dolaşmak, ardından kapalı bölüme geçmek iyi bir sıralamadır. Fotoğraf için öğleden sonra ışığı sarı ve pembe taşların renk farkını belirginleştirir. Kervansaraya düzenli toplu taşıma bağlantısı bulunmadığından araçla ya da Avanos'tan taksiyle gelmek gerekir. Gündüz ziyaret koşullarını ve güncel giriş bilgisini gitmeden önce kontrol edin. Sarıhan'ı Avanos'un çömlekçi çarşısı ve Kızılırmak kıyısıyla aynı yarım günde gezebilirsiniz.

Rota Haritası

Rota Bilgisi
ŞehirNevşehir Merkez, Nevşehir
TürKültürel
Durak4
Tarih19 Ekim 2026
Radar TürkiyeYazarRadar TürkiyeRotayı Başlat