
Kongreden Palandöken'e, 1919'un Erzurum'u
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Erzurum'un yakın tarihinde 1919 yazı ayrı bir yer tutar. Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları 9 Temmuz 1919'da şehre gelip bir konağa yerleşti, 23 Temmuz ile 7 Ağustos arasında toplanan Erzurum Kongresi'ni yönetti ve 29 Ağustos'a kadar, yani tam 52 gün, çalışmalarını bu şehirde sürdürdü. Bu rota o yazın iki mekanını, kırk yıl önceki bir savunmanın sahnesi olan tabyaları ve şehri güneyden saran dağı tek bir yarım güne topluyor. Böylece Erzurum'u yalnızca medreseleriyle değil, son iki yüz yılının hikayesiyle de görmüş oluyorsunuz.
İlk durak, kongre günlerinde kalınan ve bugün Atatürk Evi Müzesi olan konak. 19. yüzyılın sonunda yapıldığı tahmin edilen bu bazalt taş ev, odalarında dönemin belgelerini, gazetelerini ve kongre bildirilerinin basıldığı matbaa makinesini saklıyor. İkinci durak, kongrenin toplandığı Kongre Binası; bir zamanlar okul olarak yapılan, bugün hem Kongre ve Milli Mücadele Müzesi'ne hem de Erzurum Resim Heykel Müzesi'ne ev sahipliği yapan büyük taş yapı. İki durak arası yürünecek kadar yakın, bu yüzden günün ilk yarısını şehirde yaya olarak geçirebilirsiniz.
Ardından şehrin doğu çıkışına, Top Dağı'nın eteğindeki Aziziye Tabyası'na geçiyoruz. Sultan Abdülaziz döneminde yapılan bu tabyalar 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda, halk arasında 93 Harbi diye bilinen savaşta Erzurum'un savunmasında rol oynadı ve Nene Hatun'un adıyla anılan tarihi milli parkın içinde kalıyor. Rota, şehrin güneyinde yükselen Palandöken Dağı'nda bitiyor; kışın kayak alanı, yazın yürüyüş ve manzara yeri olan bu dağdan bakınca sabah gezdiğiniz şehrin bütünü ovanın ortasında görünüyor.
Sıra kronolojiyi değil yolu izliyor. Önce şehir merkezindeki iki müzeyi yaya olarak gezin, sonra araçla doğuya, tabyalara gidin, son olarak güneye dönüp dağa çıkın. Akşamüstü ışığı Palandöken'de geçirmek için güne erken başlamak iyi olur. Müzelerin güncel açılış günlerini ve saatlerini gitmeden önce Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın müze sayfalarından kontrol edin. Tabyalar açık alanda, rüzgara açık bir sırtta duruyor; şapka, rüzgarlık ve rahat ayakkabı alın, taş duvarlara çıkmayın. Erzurum yüksek bir şehir olduğu için yazın bile akşamları serin olur. Palandöken'de kış koşulları sert ve hızlı değişebilir, dağa çıkmadan önce hava ve yol durumunu öğrenin. Bu rotadaki mekanlar ulusal tarihin anma yerleri; ziyaret ederken sessiz ve saygılı olmak hem müzelerde hem tabyada beklenen davranıştır.
Süre: yarım gün. En iyi zaman: Haziran ile eylül arası en rahat dönemdir; kışın tabyalar ve dağ yolu karla kaplanabileceği için ilk iki durağı şehirde yürüyerek yapıp Palandöken'e kayak için çıkmayı planlayın.. Ulaşım: Atatürk Evi ile Kongre Binası şehir merkezinde birbirine yürüme mesafesindedir ve şehrin her yerinden toplu taşımayla ulaşılır. Aziziye Tabyası ile Palandöken'e özel araçla ya da taksiyle gidilir; bu iki durak için kendi aracınızı ya da ticari araçları planlayın.
Kaynaklar
- Türkiye Müzeleri, Erzurum Atatürk Evi Müzesi, https://turkishmuseums.kprod.kultur.gov.tr/museum/detail/2040-erzurum-ataturk-house-museum/2040/4
- Kültür Portalı, Erzurum Resim Heykel Müzesi ve Kongre Binası, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/erzurum/gezilecekyer/kongre-binasi
- Kültür Portalı, Erzurum Tabyalar, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/erzurum/gezilecekyer/erzurum-tabyalar
- Aksoy, Erzurum Tabyaları Kültür Rotası Önerisi, DergiPark, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/2294327
- Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Turizm Rehberi, https://erzurum.ktb.gov.tr/Eklenti/149997,turizm-rehberi---trpdf.pdf?0=
- Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Erzurum'un Doğal Güzellikleri, https://erzurum.ktb.gov.tr/Eklenti/57936,dogal-guzelliklerpdf.pdf?0=
- GoTürkiye, Erzurum, https://erzurum.goturkiye.com/tr-tr/gor
- Vikipedi, Erzurum Kongresi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Erzurum_Kongresi
- Vikipedi, Palandöken Dağı, https://tr.wikipedia.org/wiki/Palandöken_Dağı
- Vikipedi, Nene Hatun Tarihi Milli Parkı, https://tr.wikipedia.org/wiki/Nene_Hatun_Tarih%C3%AE_Mill%C3%AE_Parkı
Rota Durakları

Erzurum Atatürk Evi Müzesi
Rotaya şehir merkezindeki konakta, Atatürk Evi Müzesi'nde başlayın. Bu durakta yaklaşık kırk beş dakika geçirecek, kongre yazının gündelik yüzünü göreceksiniz. İçeri girmeden önce binanın karşısında bir dakika durun ve cepheye bakın. Konak bodrum katın üzerinde zemin kat, birinci kat ve çatı katından oluşan bir yapıdır. Yapım tarihi kesin bilinmiyor, ama kaynaklar 19. yüzyılın sonlarında yapıldığını tahmin ediyor. Rehber kitapçığa göre konağı Erzurumlu varlıklı bir aile yaptırmış ve evin işçiliğinde 1800'lü yılların özellikleri görülüyor.
Evin hikayesi kongreden önce başlıyor ve bunu bilerek gezmek odaları daha anlamlı kılıyor. Konak 1915 ile 1916 arasında yaklaşık dokuz ay Alman Konsolosluğu olarak kullanıldı. Erzurum'un 1918 baharında kurtuluşundan sonra valiliğe konut olarak verildi ve vali 3 Temmuz 1919'da evi boşalttı. Mustafa Kemal Paşa ile Hüseyin Rauf Bey ve arkadaşları 9 Temmuz 1919'da buraya yerleşti. Kongre çalışmaları 29 Ağustos'a kadar, 52 gün boyunca bu evde sürdü.
Giriş holünden sonra sağdaki odaya geçin. Burada Kazım Karabekir, Raif Dinç ve Kazım Yurdalan'a ait belgeler, fotoğraflar, giysiler ve kişisel eşyalar sergileniyor. Bu odanın tam karşısındaki odayı atlamayın, çünkü rotanın en etkileyici nesnesi orada duruyor. Erzurum Kongresi bildirilerinin basıldığı matbaa makinesi, dönemin Albayrak ve Envari Şarkiye gazeteleriyle birlikte bu odada sergileniyor. Makinenin önünde biraz durup bir bildirinin buradan nasıl çoğaltılıp dağıtıldığını düşünmek, kongreyi bir tarih kitabı başlığından somut bir işe çeviriyor.
Ardından merdivenle birinci kata çıkın. Merdiven başındaki koltuk ve sehpalar, Atatürk'ün 1924'teki ikinci Erzurum ziyaretinin dönemine ait. Birinci kattaki salonda Erzurum Kongresi'ne katılan üyelerin fotoğrafları ve kısa yaşam öyküleri var; adları tek tek okumak delegelerin hangi şehirlerden geldiğini görmenizi sağlar. Bu geçiş alanından çalışma odasına, kabul salonuna ve yatak odasına geçiliyor. Çalışma odasında Mustafa Kemal Paşa'nın askerlikten istifa edip sivil hayata bu evde başladığını hatırlayın, çünkü müze bu olayı konağın önemli anları arasında sayıyor.
Evin sonraki yıllarını da merak edenler için kısa bir not var. Konak 13 Eylül 1924'teki ziyarette şehir adına bir altın anahtar ve tapuyla Atatürk'e armağan edildi. Atatürk'ün ölümünden sonra kız kardeşi Makbule Hanım'a kaldı, onun vasiyetiyle Çocuk Esirgeme Kurumu'na devredildi. Bina 1984'te Kültür Bakanlığı'na geçti ve onarıldıktan sonra 3 Ekim 1984'te müze olarak açıldı.
Odalar küçük olduğu için kalabalık saatlerde sırayla gezmek gerekebilir. İç mekanda fotoğraf çekme kuralları değişebilir, bunu girişteki görevliye sorun. Güncel açılış günlerini ve saatlerini gitmeden önce Türkiye Müzeleri sayfasından kontrol edin. Çıkışta Kongre Binası'na doğru yürüyün; iki müze arası yaklaşık bir kilometrelik bir şehir yürüyüşüdür.
Kaynak: Türkiye Müzeleri, Erzurum Atatürk Evi Müzesi; Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Turizm Rehberi.

Erzurum Kongre Binası
Kongre Caddesi üzerindeki büyük taş binaya vardığınızda rotanın merkezine gelmiş olursunuz. Bu durağa bir saat ayırın, çünkü bina iki ayrı müzeyi bir arada taşıyor. Önce dışarıdan, önündeki çimenlikten binanın boyutuna bakın. Kaynaklara göre binada kırktan fazla bağımsız oda bulunuyor; bu, bir okul binası olarak yapılmış olmasının izidir. Kültür Portalı yapının Mıgırdiç Sanasaryan tarafından yaptırıldığını ve okul olarak eğitim verdiğini yazıyor. Kaynaklar yapım ve açılış tarihini farklı veriyor, bu yüzden 19. yüzyılın ikinci yarısında yapıldığını söylemek en doğrusu.
Binanın sonraki yüzyılı da cephesine yazılmış gibi okunabilir. Bina 1924 sonlarında bir yangın geçirdi ve ahşap bölümü tamamen yandı. Onarımdan sonra 1926'da Gazi İlkokulu olarak açıldı, ardından Güzel Sanatlar Lisesi ve Sosyal Bilimler Lisesi olarak kullanıldı. 2011 ile 2013 arasında kapsamlı bir restorasyondan geçti. 2014 sonunda Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devredildi ve 2016'dan beri müze olarak hizmet veriyor.
İçeri girince önce kongre salonuna yönelin, çünkü ziyaretin anlamı orada. Erzurum Kongresi 23 Temmuz ile 7 Ağustos 1919 arasında bu salonda toplandı. Salonda Mustafa Kemal Atatürk'ün oturduğu başkanlık makamı ve nüfus cüzdanının bir örneği duruyor. Delegelerin masalarında adları yazılı; Trabzon, Erzurum, Sivas, Bitlis ve Van'dan gelen katılımcıların yerlerini tek tek görebilirsiniz. Duvarlardaki portreler ve yanlarındaki metinler delegelerin yaşamlarını anlatıyor. Salonun ortasında bir süre durup sıraların düzenine bakın; toplantının ölçeğini en iyi bu boşluk anlatır.
Kongrenin aldığı kararları önceden bilmek salonu okumayı kolaylaştırır. İl kültür müdürlüğünün rehberi, kongrenin toplanış biçimiyle bölgesel ama aldığı kararlarla ulusal sayıldığını vurgular. Rehbere göre kongrede milli sınırlar içinde vatanın bir bütün olduğu ve manda ile himayenin kabul edilemeyeceği kararlaştırıldı. Aynı kaynak, kongrenin Sivas Kongresi'ne ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kurulmasına giden süreci hızlandırdığını yazar.
Kongre bölümünü gezdikten sonra binanın diğer müzesine, Erzurum Resim Heykel Müzesi'ne geçin. Müze 1963'te kurulmuş, birkaç kez taşındıktan sonra bu binaya yerleşmiş. Koleksiyon Türk resim sanatının farklı dönemlerini yansıtıyor. Şeref Akdik, Bahattin Akay, Mustafa Aslıer, Halis Üstündağ ve Hüseyin Yüce gibi sanatçıların eserleri arasında dolaşırken ritmi yavaşlatın.
Binadan çıkmadan önce ön cepheye bir kez daha, bu kez çimenliğin köşesinden bakın; fotoğraf için en geniş açı orasıdır. Müzenin güncel ziyaret günlerini gitmeden önce Kültür Portalı ya da bakanlığın müze sayfalarından kontrol edin. Buradan sonra rotanın yaya bölümü bitiyor. Aziziye Tabyası'na gitmek için araca binin ve şehrin doğusuna, Kars yoluna doğru ilerleyin.
Kaynak: Kültür Portalı, Erzurum Resim Heykel Müzesi ve Kongre Binası; Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Turizm Rehberi.

Aziziye Tabyası
Şehrin doğusunda, Kars yolu üzerindeki askeri kışlanın kuzeyinde, şehir merkezine yaklaşık üç kilometre uzaklıkta Aziziye Tabyası'na varırsınız. Bu durakta bir saat geçirin, çünkü burada bakılacak şey tek bir yapı değil bir savunma hattıdır. Tabya, Top Dağı'nın güney ucunda yükseltisi iki bin metreyi aşan bir sırtta duruyor. Alan bugün Nene Hatun Tarihi Milli Parkı'nın içinde kalıyor; uzun yıllar askeri güvenlik bölgesinde kalan saha, 2009'da 387 hektarlık bir tarihi milli park olarak ilan edildi.
İlk iş olarak tabyanın neden burada olduğunu anlamak için arkanızı şehre verip doğuya bakın. Tabya, Sultan Abdülaziz'in emriyle ve Fosfor Mustafa Paşa'nın projesiyle 1867 ile 1872 arasında, Erzurum-Kars yolunu denetlemek için yapıldı. Kültür Portalı Erzurum çevresinde görüş açısı yüksek tepelere yapılmış yirmi bir tabya sayıyor ve bunların en önemlilerinin şehrin hemen doğusundaki Mecidiye ve Aziziye tabyaları olduğunu yazıyor. Önünüzde uzanan yolun ve ovanın görünüşü, bu sırtın neden seçildiğini her açıklamadan iyi anlatır.
Sonra yapıya yaklaşın ve planını okumaya çalışın. İl rehberine göre Aziziye Tabya U biçiminde bir plana sahip ve batı kısmında komuta birimleri bulunuyor. Diğer bölümler yuvarlak kemerli kapılardan geçilen, tonozlu odalardan oluşuyor. Duvarlara dikkatle bakın; doğu ve kuzey duvarları düzgün kesme taşla, diğerleri ise moloz taşla örülmüş. Kültür Portalı bu tabyalarda mimari üsluptan çok sağlamlığın öne çıkarıldığını ve yan yana odaların üstünün kalın bir toprak tabakasıyla örtüldüğünü belirtiyor. Odaların genişliği üç ile dört metre arasında, derinliği ise altı ile on dört buçuk metre arasında değişiyor.
Tabyanın önünde iki anma noktası var ve ikisi de durmayı hak ediyor. Biri 1953'te yaptırılan Aziziye Anıtı, öteki 1877-1878 savaşının simge adlarından Nene Hatun'un mezarı. DergiPark'taki tabyalar çalışmasına göre 8 Kasım 1877 gecesi tabyanın düştüğü haberi şehre ulaşınca halk eline geçeni alıp tabyaya koştu ve Nene Hatun bu mücadelenin simgesi oldu. Nene Hatun 1955'te Yılın Annesi seçildi, aynı yıl hayatını kaybetti ve anıtın yanına defnedildi. Her yıl kasım ayında Aziziye ve Mecidiye tabyalarına onun adıyla bir saygı yürüyüşü düzenleniyor.
Vaktiniz varsa yakındaki diğer iki Aziziye tabyasına da bakın. İkinci tabya birincinin yaklaşık iki yüz metre kuzeyinde ve 1877 baskınında ilk düşen ve geri alınan tabya olarak anılıyor. Üçüncü tabya düzenli altıgen planıyla ayrılıyor; kapı ve pencere kemerlerinde bazalt, duvarlarda koyu kahverengi küfeki taşı kullanılmış.
Alan açık ve rüzgarlı bir sırtta olduğu için yanınıza su ve rüzgarlık alın. Tarihi duvarların üstüne çıkmayın ve taşlara dokunmamaya özen gösterin, çünkü yapılar kırılgan. Burası bir anma alanı, bu yüzden sessiz ve saygılı olun. Ziyaret koşulları için İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün güncel duyurularına bakın. Buradan sonra araçla şehrin güneyine dönüp Palandöken'e çıkacaksınız.
Kaynak: Kültür Portalı, Erzurum Tabyalar; Aksoy, Erzurum Tabyaları Kültür Rotası Önerisi, DergiPark.

Palandöken Dağı
Rotanın son durağı, Erzurum'u güneyden bir yay gibi kuşatan Palandöken Dağı. Buraya iki saat ayırın ve bu süreyi mevsime göre kullanın. Dağ şehir merkezine çok yakın; il kültür müdürlüğünün doğa kitapçığı aradaki uzaklığı yaklaşık beş kilometre olarak veriyor. Adının palan yani eşek semeri ile döken sözcüklerinden geldiği anlatılır; dik yollarda semere vurulan yüklerin devrilmesine yapılan bir göndermedir.
Dağa çıkarken önce şehre dönüp bakın, çünkü rotanın bütünü buradan bir arada görünür. Sabah gezdiğiniz merkez, doğuda tabyaların durduğu Top Dağı ve şehrin oturduğu ova aşağıda uzanır. Erzurum zaten yaklaşık bin sekiz yüz elli metre yükseklikte kurulduğu için dağ, üç bin metreyi aşan zirvesine rağmen şehirden bakınca olduğundan alçak görünür. Dağın en yüksek noktası Ejder Tepesi olarak anılıyor; kaynaklar zirve yüksekliğini üç bin yüz metrenin üzerinde, birbirinden biraz farklı değerlerle veriyor.
Kışın gelirseniz Palandöken her şeyden önce bir kayak alanıdır. Dağ 1993'te Kış Turizm Merkezi ilan edildi. Doğa kitapçığına göre en uzun pist on iki kilometreye ulaşıyor ve pistlerin başlangıcıyla bitişi arasındaki yükseklik farkı bin yüz metreyi buluyor. Ejder ve Kapıkaya pistleri Uluslararası Kayak Federasyonu tarafından tescilli; bazı pistler aydınlatıldığı için gece kayağı da yapılabiliyor. Dağ 2011 Dünya Üniversiteler Kış Oyunları'na ev sahipliği yaptı ve il rehberine göre 2025'te Avrupa Kış Sporları Başkenti unvanını taşıdı. Kayak sezonu, telesiyej ve pist durumu her yıl değiştiği için güncel bilgiyi işleten kurumun duyurularından alın.
Yazın gelirseniz dağ başka bir yüze bürünür ve yürüyüşe uygun hale gelir. Vikipedi'ye göre teknik bir tırmanış zorluğu yok, ama yüksek irtifa ve hızla değişen hava yüzünden yürüyüşü kısa tutun ve yanınıza katmanlı giysi alın. Mayıs ayında yamaçlarda yalnızca bu dağa özgü olduğu bildirilen bir çan çiçeği türü, Campanula palandokenensis açar; çiçekleri koparmayın. Dağda 19. yüzyılın savunma hattının bir parçası da duruyor: Erzurum-Tekman yolu üzerinde, dağın yüksek bir noktasındaki Büyük Palandöken Tabya, il rehberine göre Erzurum'un en büyük tabyası.
Günün sonunu burada geçirmeyi planladıysanız, gün batımına doğru şehre bakan bir noktada durun. Akşamüstü ışığı ovanın üzerindeki şehri yumuşak bir renge boyar ve sabahtan beri gezdiğiniz yerleri tek karede toplamak için en iyi andır. Hava kararmadan önce aşağı inmeye başlayın, çünkü yüksekte sıcaklık güneş batınca hızla düşer. Dağ yolunun durumunu ve hava tahminini çıkmadan önce mutlaka kontrol edin.
Kaynak: Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Doğal Güzellikler; Vikipedi, Palandöken Dağı.
