Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye
Kongreden Palandöken'e, 1919'un Erzurum'u
Kültürel4 Durak

Kongreden Palandöken'e, 1919'un Erzurum'u

Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Erzurum'un yakın tarihinde 1919 yazı ayrı bir yer tutar. Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları 9 Temmuz 1919'da şehre gelip bir konağa yerleşti, 23 Temmuz ile 7 Ağustos arasında toplanan Erzurum Kongresi'ni yönetti ve 29 Ağustos'a kadar, yani tam 52 gün, çalışmalarını bu şehirde sürdürdü. Bu rota o yazın iki mekanını, kırk yıl önceki bir savunmanın sahnesi olan tabyaları ve şehri güneyden saran dağı tek bir yarım güne topluyor. Böylece Erzurum'u yalnızca medreseleriyle değil, son iki yüz yılının hikayesiyle de görmüş oluyorsunuz.

İlk durak, kongre günlerinde kalınan ve bugün Atatürk Evi Müzesi olan konak. 19. yüzyılın sonunda yapıldığı tahmin edilen bu bazalt taş ev, odalarında dönemin belgelerini, gazetelerini ve kongre bildirilerinin basıldığı matbaa makinesini saklıyor. İkinci durak, kongrenin toplandığı Kongre Binası; bir zamanlar okul olarak yapılan, bugün hem Kongre ve Milli Mücadele Müzesi'ne hem de Erzurum Resim Heykel Müzesi'ne ev sahipliği yapan büyük taş yapı. İki durak arası yürünecek kadar yakın, bu yüzden günün ilk yarısını şehirde yaya olarak geçirebilirsiniz.

Ardından şehrin doğu çıkışına, Top Dağı'nın eteğindeki Aziziye Tabyası'na geçiyoruz. Sultan Abdülaziz döneminde yapılan bu tabyalar 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda, halk arasında 93 Harbi diye bilinen savaşta Erzurum'un savunmasında rol oynadı ve Nene Hatun'un adıyla anılan tarihi milli parkın içinde kalıyor. Rota, şehrin güneyinde yükselen Palandöken Dağı'nda bitiyor; kışın kayak alanı, yazın yürüyüş ve manzara yeri olan bu dağdan bakınca sabah gezdiğiniz şehrin bütünü ovanın ortasında görünüyor.

Sıra kronolojiyi değil yolu izliyor. Önce şehir merkezindeki iki müzeyi yaya olarak gezin, sonra araçla doğuya, tabyalara gidin, son olarak güneye dönüp dağa çıkın. Akşamüstü ışığı Palandöken'de geçirmek için güne erken başlamak iyi olur. Müzelerin güncel açılış günlerini ve saatlerini gitmeden önce Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın müze sayfalarından kontrol edin. Tabyalar açık alanda, rüzgara açık bir sırtta duruyor; şapka, rüzgarlık ve rahat ayakkabı alın, taş duvarlara çıkmayın. Erzurum yüksek bir şehir olduğu için yazın bile akşamları serin olur. Palandöken'de kış koşulları sert ve hızlı değişebilir, dağa çıkmadan önce hava ve yol durumunu öğrenin. Bu rotadaki mekanlar ulusal tarihin anma yerleri; ziyaret ederken sessiz ve saygılı olmak hem müzelerde hem tabyada beklenen davranıştır.

Süre: yarım gün. En iyi zaman: Haziran ile eylül arası en rahat dönemdir; kışın tabyalar ve dağ yolu karla kaplanabileceği için ilk iki durağı şehirde yürüyerek yapıp Palandöken'e kayak için çıkmayı planlayın.. Ulaşım: Atatürk Evi ile Kongre Binası şehir merkezinde birbirine yürüme mesafesindedir ve şehrin her yerinden toplu taşımayla ulaşılır. Aziziye Tabyası ile Palandöken'e özel araçla ya da taksiyle gidilir; bu iki durak için kendi aracınızı ya da ticari araçları planlayın.

Kaynaklar

Yakutiye, Erzurum
Kültürel
4 Durak
Mekanlarda ~4 sa 45 dk
Yol ~12,2 km · 37 dk
Toplam ~5 sa 22 dk
19 Ekim 2026

Rota Durakları

1
Erzurum Atatürk Evi Müzesi

Erzurum Atatürk Evi Müzesi

~45 dk burada
Çaykara Caddesi, Lalapaşa Mahallesi, Yakutiye / Erzurum

Rotaya şehir merkezindeki konakta, Atatürk Evi Müzesi'nde başlayın. Bu durakta yaklaşık kırk beş dakika geçirecek, kongre yazının gündelik yüzünü göreceksiniz. İçeri girmeden önce binanın karşısında bir dakika durun ve cepheye bakın. Konak bodrum katın üzerinde zemin kat, birinci kat ve çatı katından oluşan bir yapıdır. Yapım tarihi kesin bilinmiyor, ama kaynaklar 19. yüzyılın sonlarında yapıldığını tahmin ediyor. Rehber kitapçığa göre konağı Erzurumlu varlıklı bir aile yaptırmış ve evin işçiliğinde 1800'lü yılların özellikleri görülüyor.

Evin hikayesi kongreden önce başlıyor ve bunu bilerek gezmek odaları daha anlamlı kılıyor. Konak 1915 ile 1916 arasında yaklaşık dokuz ay Alman Konsolosluğu olarak kullanıldı. Erzurum'un 1918 baharında kurtuluşundan sonra valiliğe konut olarak verildi ve vali 3 Temmuz 1919'da evi boşalttı. Mustafa Kemal Paşa ile Hüseyin Rauf Bey ve arkadaşları 9 Temmuz 1919'da buraya yerleşti. Kongre çalışmaları 29 Ağustos'a kadar, 52 gün boyunca bu evde sürdü.

Giriş holünden sonra sağdaki odaya geçin. Burada Kazım Karabekir, Raif Dinç ve Kazım Yurdalan'a ait belgeler, fotoğraflar, giysiler ve kişisel eşyalar sergileniyor. Bu odanın tam karşısındaki odayı atlamayın, çünkü rotanın en etkileyici nesnesi orada duruyor. Erzurum Kongresi bildirilerinin basıldığı matbaa makinesi, dönemin Albayrak ve Envari Şarkiye gazeteleriyle birlikte bu odada sergileniyor. Makinenin önünde biraz durup bir bildirinin buradan nasıl çoğaltılıp dağıtıldığını düşünmek, kongreyi bir tarih kitabı başlığından somut bir işe çeviriyor.

Ardından merdivenle birinci kata çıkın. Merdiven başındaki koltuk ve sehpalar, Atatürk'ün 1924'teki ikinci Erzurum ziyaretinin dönemine ait. Birinci kattaki salonda Erzurum Kongresi'ne katılan üyelerin fotoğrafları ve kısa yaşam öyküleri var; adları tek tek okumak delegelerin hangi şehirlerden geldiğini görmenizi sağlar. Bu geçiş alanından çalışma odasına, kabul salonuna ve yatak odasına geçiliyor. Çalışma odasında Mustafa Kemal Paşa'nın askerlikten istifa edip sivil hayata bu evde başladığını hatırlayın, çünkü müze bu olayı konağın önemli anları arasında sayıyor.

Evin sonraki yıllarını da merak edenler için kısa bir not var. Konak 13 Eylül 1924'teki ziyarette şehir adına bir altın anahtar ve tapuyla Atatürk'e armağan edildi. Atatürk'ün ölümünden sonra kız kardeşi Makbule Hanım'a kaldı, onun vasiyetiyle Çocuk Esirgeme Kurumu'na devredildi. Bina 1984'te Kültür Bakanlığı'na geçti ve onarıldıktan sonra 3 Ekim 1984'te müze olarak açıldı.

Odalar küçük olduğu için kalabalık saatlerde sırayla gezmek gerekebilir. İç mekanda fotoğraf çekme kuralları değişebilir, bunu girişteki görevliye sorun. Güncel açılış günlerini ve saatlerini gitmeden önce Türkiye Müzeleri sayfasından kontrol edin. Çıkışta Kongre Binası'na doğru yürüyün; iki müze arası yaklaşık bir kilometrelik bir şehir yürüyüşüdür.

Kaynak: Türkiye Müzeleri, Erzurum Atatürk Evi Müzesi; Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Turizm Rehberi.

Erzurum Atatürk Evi Müzesi, şehir merkezinde, 1919 Erzurum Kongresi sırasında Mustafa Kemal Paşa ile arkadaşlarının kaldığı tarihi konakta hizmet verir. Konağın yapım tarihi kesin olarak bilinmez, ama Kültür Portalı ve Bakanlığın müze sitesi onu 19. yüzyılın sonlarına tarihler. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün turizm rehberine göre konak Erzurumlu varlıklı bir aile tarafından yaptırılmıştır. Kareye yakın bir alana oturan yapı, bodrum katın üzerinde zemin kat, birinci kat ve çatı katından oluşur. Kaide ve temellerde kesme taş, diğer kısımlarda ahşap kirişlerle birlikte moloz taş kullanılmıştır. Girişi yuvarlak kemerli bir kapıdan sağlanır ve Kültür Portalı yapıda 1890'lı yılların üslup özelliklerinin dikkat çektiğini belirtir. Konak, milli mücadeleden önce de farklı işlevler üstlendi. 1915 ile 1916 arasında yaklaşık dokuz ay Alman Konsolosluğu olarak kullanıldı. Kültür Portalı'na göre Erzurum'un 12 Mart 1918'de kurtuluşunun ardından bina Erzurum Valiliği'ne konut olarak verildi. Dönemin valisi 3 Temmuz 1919'da şehirden ayrılınca konak boşaldı. Mustafa Kemal Paşa, Samsun'dan sonra kongre için geldiği Erzurum'da 9 Temmuz 1919'da Hüseyin Rauf Bey ve arkadaşlarıyla bu eve yerleşti. Heyet, 29 Ağustos 1919'a kadar 52 gün boyunca kongre çalışmalarının büyük bölümünü burada yürüttü. Bakanlığın müze sitesi, konakta yaşanan önemli olayları ayrıca sıralar. Mustafa Kemal Paşa 8 ile 9 Temmuz 1919 tarihlerinde askerlikten bu evde istifa ederek sivil hayata geçti. Meclis-i Mebusan seçimlerinde Erzurum'dan aday gösterilip ilk kez milletvekili seçilmesi ve Sivas Kongresi'ne katılacak heyete başkanlık etmesi de bu dönemde gerçekleşti. Kongreden sonra ev yeniden vali konağı olarak kullanıldı. 13 Eylül 1924'te Erzurum'a gelişinde, Belediye Başkanı Nazif Bey'in Erzurumlu bir kuyumcuya yaptırdığı altın anahtar ve evin tapusu şehir adına kendisine armağan edildi. Konak, Atatürk'ün ölümünden sonra kız kardeşi Makbule Hanım'a kaldı. Onun ölümünün ardından isteği doğrultusunda Çocuk Esirgeme Kurumu'na devredildi ve bu kurum binayı 1980 yılına kadar kullandı. Bina 1984 yılında Kültür Bakanlığı'na geçti, onarıldı ve 3 Ekim 1984'te Atatürk Evi Müzesi adıyla ziyarete açıldı. Müze bugün Erzurum Müze Müdürlüğü'ne bağlıdır. Taş cephe, ahşap pencere çerçeveleri ve girişin üstündeki çıkma balkon, konağın dışarıdan en kolay tanınan ayrıntılarıdır. Zemin katta, giriş holünün sağındaki odada Kazım Karabekir ve Kazım Yurdalan başta olmak üzere milli mücadelenin önde gelen isimlerine ait belgeler, fotoğraflar ve kişisel eşyalar sergilenir. Karşıdaki odada milli mücadele döneminde Erzurum'da çıkan Albayrak gazetesi ile kongre bildirilerinin basıldığı matbaa makinesi yer alır. Vikipedi, aynı katta kongreye delege olarak katılan Erzurumlu bir müdafaa-i hukuk yöneticisine ait giysi, silah ve belgelerin de bulunduğunu aktarır. Birinci kattaki ön odada kongre üyelerinin fotoğrafları ve kısa yaşam öyküleri sergilenir. Buradan Mustafa Kemal Paşa'nın kullandığı çalışma odasına, kabul salonuna ve yatak odasına geçilir. Gezide önce zemin kattaki matbaa makinesine bakmanızı, sonra merdivenden çıkıp odaları sırayla dolaşmanızı öneririz. Ev küçük ölçekli olduğu için kalabalık grup saatlerinde odalar dolabilir, sakin bir ziyaret için hafta içi sabahları daha uygundur. Müze, şehir merkezinde Çaykara Caddesi üzerindedir ve Cumhuriyet Caddesi yönünden yürüyerek ulaşılır. Kültür Portalı, Atatürk Üniversitesi yönüne giden dolmuşlarla da gelinebildiğini belirtir. Yakutiye Medresesi ve Erzurum Kongre Binası kısa yürüyüş mesafesindedir, bu yüzden üç yer aynı yarım güne rahatça sığar. Ziyaret gün ve saatleri değişebileceği için güncel bilgiyi Bakanlığın müze sitesinden kontrol edin.
2
Erzurum Kongre Binası

Erzurum Kongre Binası

~1 sa burada
Kongre Caddesi, Kazım Karabekir Paşa Mahallesi, Yakutiye / Erzurum

Kongre Caddesi üzerindeki büyük taş binaya vardığınızda rotanın merkezine gelmiş olursunuz. Bu durağa bir saat ayırın, çünkü bina iki ayrı müzeyi bir arada taşıyor. Önce dışarıdan, önündeki çimenlikten binanın boyutuna bakın. Kaynaklara göre binada kırktan fazla bağımsız oda bulunuyor; bu, bir okul binası olarak yapılmış olmasının izidir. Kültür Portalı yapının Mıgırdiç Sanasaryan tarafından yaptırıldığını ve okul olarak eğitim verdiğini yazıyor. Kaynaklar yapım ve açılış tarihini farklı veriyor, bu yüzden 19. yüzyılın ikinci yarısında yapıldığını söylemek en doğrusu.

Binanın sonraki yüzyılı da cephesine yazılmış gibi okunabilir. Bina 1924 sonlarında bir yangın geçirdi ve ahşap bölümü tamamen yandı. Onarımdan sonra 1926'da Gazi İlkokulu olarak açıldı, ardından Güzel Sanatlar Lisesi ve Sosyal Bilimler Lisesi olarak kullanıldı. 2011 ile 2013 arasında kapsamlı bir restorasyondan geçti. 2014 sonunda Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devredildi ve 2016'dan beri müze olarak hizmet veriyor.

İçeri girince önce kongre salonuna yönelin, çünkü ziyaretin anlamı orada. Erzurum Kongresi 23 Temmuz ile 7 Ağustos 1919 arasında bu salonda toplandı. Salonda Mustafa Kemal Atatürk'ün oturduğu başkanlık makamı ve nüfus cüzdanının bir örneği duruyor. Delegelerin masalarında adları yazılı; Trabzon, Erzurum, Sivas, Bitlis ve Van'dan gelen katılımcıların yerlerini tek tek görebilirsiniz. Duvarlardaki portreler ve yanlarındaki metinler delegelerin yaşamlarını anlatıyor. Salonun ortasında bir süre durup sıraların düzenine bakın; toplantının ölçeğini en iyi bu boşluk anlatır.

Kongrenin aldığı kararları önceden bilmek salonu okumayı kolaylaştırır. İl kültür müdürlüğünün rehberi, kongrenin toplanış biçimiyle bölgesel ama aldığı kararlarla ulusal sayıldığını vurgular. Rehbere göre kongrede milli sınırlar içinde vatanın bir bütün olduğu ve manda ile himayenin kabul edilemeyeceği kararlaştırıldı. Aynı kaynak, kongrenin Sivas Kongresi'ne ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kurulmasına giden süreci hızlandırdığını yazar.

Kongre bölümünü gezdikten sonra binanın diğer müzesine, Erzurum Resim Heykel Müzesi'ne geçin. Müze 1963'te kurulmuş, birkaç kez taşındıktan sonra bu binaya yerleşmiş. Koleksiyon Türk resim sanatının farklı dönemlerini yansıtıyor. Şeref Akdik, Bahattin Akay, Mustafa Aslıer, Halis Üstündağ ve Hüseyin Yüce gibi sanatçıların eserleri arasında dolaşırken ritmi yavaşlatın.

Binadan çıkmadan önce ön cepheye bir kez daha, bu kez çimenliğin köşesinden bakın; fotoğraf için en geniş açı orasıdır. Müzenin güncel ziyaret günlerini gitmeden önce Kültür Portalı ya da bakanlığın müze sayfalarından kontrol edin. Buradan sonra rotanın yaya bölümü bitiyor. Aziziye Tabyası'na gitmek için araca binin ve şehrin doğusuna, Kars yoluna doğru ilerleyin.

Kaynak: Kültür Portalı, Erzurum Resim Heykel Müzesi ve Kongre Binası; Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Turizm Rehberi.

Erzurum Kongre Binası, 23 Temmuz ile 7 Ağustos 1919 arasında toplanan Erzurum Kongresi'ne ev sahipliği yapan tarihi yapıdır. Bina bugün iki müzeyi birlikte barındırır; kongre salonu kongre ve milli mücadele anılarına, diğer bölümler ise Erzurum Resim ve Heykel Müzesi'ne ayrılmıştır. Yapı Kongre Caddesi üzerinde, şehir merkezinin kuzey kesiminde durur. Kültür Portalı, binanın 19. yüzyılda Mıgırdiç Sanasaryan tarafından yaptırıldığını ve Sanasaryan Koleji olarak eğitim verdiğini yazar. Okulun kuruluş ve binanın yapım tarihleri kaynaklarda farklı verildiği için bina kısaca 19. yüzyılın ikinci yarısının bir okul yapısı olarak anılabilir. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün turizm rehberine göre kongre Mustafa Kemal Atatürk'ün başkanlığında toplanmıştır. Rehber, kongrenin toplanış amacı bakımından bölgesel, aldığı kararlar bakımından ise ulusal bir kongre olarak tarihe geçtiğini belirtir. Aynı kaynak, Erzurum Kongresi'nin Sivas Kongresi'ne ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kurulmasına giden süreci hızlandırdığını vurgular. Kültür Portalı'na göre kongreye Trabzon, Erzurum, Sivas, Bitlis ve Van'dan gelen 56 delege katılmıştır. TDV İslam Ansiklopedisi, kongreye giden yolu da adım adım anlatır. Mart 1919'da Vilayat-ı Şarkiyye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliyye Cemiyeti'nin Erzurum şubesi açılmış, XV. Kolordu komutanlığına getirilen Kazım Karabekir Paşa 3 Mayıs 1919'da şehre gelmiştir. Mustafa Kemal Paşa ise 3 Temmuz 1919'da III. Ordu müfettişi olarak Erzurum'a ulaşmıştır. Kongre süresince Mustafa Kemal Paşa ile arkadaşları bu binaya yaklaşık bir kilometre uzaklıktaki konakta kalmıştır; o konak bugün Atatürk Evi Müzesi'dir. Binanın kongreden sonraki hayatı da uzun bir okul tarihidir. Kültür Portalı'na göre yapı 1924 yılının sonlarında bir yangın geçirmiş ve ahşap bölümü tamamen yanmıştır. Onarılan bina 1926'da Gazi İlkokulu olarak açılmış, zaman içinde Güzel Sanatlar Lisesi ve Sosyal Bilimler Lisesi olarak kullanılmıştır. Vikipedi, aradaki yıllarda binanın yapı sanat okulu ve fen lisesi olarak da hizmet verdiğini, kongre salonunun 1960'ta ayrı bir müze olarak ziyarete açıldığını aktarır. 2011 ile 2013 arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından restore edilen yapı, 2014 sonunda Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'ne devredilmiştir. Erzurum Resim ve Heykel Müzesi'nin kendi hikayesi daha eskidir. Müze 1963'te Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olarak Halk Eğitimi Merkezi binasında kurulmuş, 1976'da Kültür Bakanlığı'na bağlanmış ve 1986'da yeni bir kültür merkezine taşınmıştır. Kültür Portalı'na göre müze 2016'dan bu yana Kongre Binası'nda hizmet vermektedir. Resim koleksiyonu Şeref Akdik, Bahattin Akay, Mustafa Aslıer, Halis Üstündağ ve Hüseyin Yüce gibi sanatçıların eserleriyle Türk resminin farklı dönemlerinden örnekler sunar. Vikipedi, koleksiyonun 76 tablo dahil 152 parçadan oluştuğunu belirtir. Gezinin en önemli bölümü kongre salonudur. Kültür Portalı'na göre salonda Mustafa Kemal Atatürk'ün nüfus cüzdanı örneği, oturduğu başkanlık makamı ve delegelerin adlarının yazılı olduğu masalar yer alır. Duvarlardaki portreler delegelerin hayat öykülerini anlatır. Salona girdiğinizde önce başkanlık masasına, sonra masalardaki isimlere bakarak hangi ilden kimlerin geldiğini izlemenizi öneririz. Ardından resim galerisinde Cumhuriyet döneminin ressamlarına ayrılmış duvarlarda zaman geçirebilirsiniz. Binanın önündeki geniş çimenlik ve meydan, cephenin tamamını fotoğraflamak için yeterli mesafe bırakır. Açık renk sıvalı cephe, sıra sıra yuvarlak kemerli pencereler ve köşelerdeki koyu taş pilastrlar yapının dışarıdan tanınan özellikleridir. Kongre Caddesi şehir merkezine yakındır, bina yürüyerek ya da merkezden geçen toplu taşıma araçlarıyla kolayca bulunur. Atatürk Evi Müzesi ile aynı gün gezilmesi kongrenin iki mekanını birlikte görmeyi sağlar. Ziyaret gün ve saatleri değişebileceği için güncel bilgiyi Kültür Portalı ya da müzenin bağlı olduğu Bakanlık sayfasından kontrol edin.
3
Aziziye Tabyası

Aziziye Tabyası

~1 sa burada
Erzurum-Kars yolu, şehrin doğusu, Nene Hatun Tarihi Milli Parkı, Palandöken / Erzurum

Şehrin doğusunda, Kars yolu üzerindeki askeri kışlanın kuzeyinde, şehir merkezine yaklaşık üç kilometre uzaklıkta Aziziye Tabyası'na varırsınız. Bu durakta bir saat geçirin, çünkü burada bakılacak şey tek bir yapı değil bir savunma hattıdır. Tabya, Top Dağı'nın güney ucunda yükseltisi iki bin metreyi aşan bir sırtta duruyor. Alan bugün Nene Hatun Tarihi Milli Parkı'nın içinde kalıyor; uzun yıllar askeri güvenlik bölgesinde kalan saha, 2009'da 387 hektarlık bir tarihi milli park olarak ilan edildi.

İlk iş olarak tabyanın neden burada olduğunu anlamak için arkanızı şehre verip doğuya bakın. Tabya, Sultan Abdülaziz'in emriyle ve Fosfor Mustafa Paşa'nın projesiyle 1867 ile 1872 arasında, Erzurum-Kars yolunu denetlemek için yapıldı. Kültür Portalı Erzurum çevresinde görüş açısı yüksek tepelere yapılmış yirmi bir tabya sayıyor ve bunların en önemlilerinin şehrin hemen doğusundaki Mecidiye ve Aziziye tabyaları olduğunu yazıyor. Önünüzde uzanan yolun ve ovanın görünüşü, bu sırtın neden seçildiğini her açıklamadan iyi anlatır.

Sonra yapıya yaklaşın ve planını okumaya çalışın. İl rehberine göre Aziziye Tabya U biçiminde bir plana sahip ve batı kısmında komuta birimleri bulunuyor. Diğer bölümler yuvarlak kemerli kapılardan geçilen, tonozlu odalardan oluşuyor. Duvarlara dikkatle bakın; doğu ve kuzey duvarları düzgün kesme taşla, diğerleri ise moloz taşla örülmüş. Kültür Portalı bu tabyalarda mimari üsluptan çok sağlamlığın öne çıkarıldığını ve yan yana odaların üstünün kalın bir toprak tabakasıyla örtüldüğünü belirtiyor. Odaların genişliği üç ile dört metre arasında, derinliği ise altı ile on dört buçuk metre arasında değişiyor.

Tabyanın önünde iki anma noktası var ve ikisi de durmayı hak ediyor. Biri 1953'te yaptırılan Aziziye Anıtı, öteki 1877-1878 savaşının simge adlarından Nene Hatun'un mezarı. DergiPark'taki tabyalar çalışmasına göre 8 Kasım 1877 gecesi tabyanın düştüğü haberi şehre ulaşınca halk eline geçeni alıp tabyaya koştu ve Nene Hatun bu mücadelenin simgesi oldu. Nene Hatun 1955'te Yılın Annesi seçildi, aynı yıl hayatını kaybetti ve anıtın yanına defnedildi. Her yıl kasım ayında Aziziye ve Mecidiye tabyalarına onun adıyla bir saygı yürüyüşü düzenleniyor.

Vaktiniz varsa yakındaki diğer iki Aziziye tabyasına da bakın. İkinci tabya birincinin yaklaşık iki yüz metre kuzeyinde ve 1877 baskınında ilk düşen ve geri alınan tabya olarak anılıyor. Üçüncü tabya düzenli altıgen planıyla ayrılıyor; kapı ve pencere kemerlerinde bazalt, duvarlarda koyu kahverengi küfeki taşı kullanılmış.

Alan açık ve rüzgarlı bir sırtta olduğu için yanınıza su ve rüzgarlık alın. Tarihi duvarların üstüne çıkmayın ve taşlara dokunmamaya özen gösterin, çünkü yapılar kırılgan. Burası bir anma alanı, bu yüzden sessiz ve saygılı olun. Ziyaret koşulları için İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün güncel duyurularına bakın. Buradan sonra araçla şehrin güneyine dönüp Palandöken'e çıkacaksınız.

Kaynak: Kültür Portalı, Erzurum Tabyalar; Aksoy, Erzurum Tabyaları Kültür Rotası Önerisi, DergiPark.

Aziziye Tabyası, Erzurum'un doğusunda, Top Dağı'nın yamaçlarında kurulmuş Osmanlı dönemi savunma yapılarından biridir ve şehrin en bilinen tabyasıdır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün turizm rehberine göre ana tabya Top Dağı'nın güney ucunda, yaklaşık 2068 metre yükseklikte yer alır. Yapı 1867 ile 1872 arasında Sultan Abdülaziz'in emriyle, Fosfor Mustafa Paşa'nın projesine göre inşa edilmiştir. Amaç, şehre doğudan ulaşan Erzurum-Kars yolunu denetlemekti. Tabya bugün komşusu Mecidiye Tabyası ile birlikte Nene Hatun Tarihi Milli Parkı'nın sınırları içindedir. Erzurum'u çevreleyen tabya hattı tek bir yapıdan çok daha geniştir. Kültür Portalı şehrin çevresinde, görüş açısı yüksek tepelere kurulmuş 21 tabya sayar ve ilk tabyaların 18. yüzyıldaki Osmanlı-İran savaşlarına uzandığını yazar. Gazi Üniversitesi'nden Erman Aksoy'un makalesi ise 18. ve 19. yüzyıllarda var olan 44 tabyanın tespit edildiğini aktarır. TDV İslam Ansiklopedisi, Aziziye ve Mecidiye ile birkaç tabyanın 1877'den önce, şehrin kuzey, güney ve doğusundaki diğerlerinin ise daha sonra yapıldığını belirtir. Turizm rehberine göre bu yapımda, yer yer yıkılmış olan Erzurum Kalesi'nin taşları da kullanılmıştır. Aziziye adı aslında birbirine yakın üç yapıyı kapsar. Birinci tabya U biçimli bir plana sahiptir; batı kısmında komuta birimleri bulunur, diğer bölümler yuvarlak kemerli kapılardan geçilen tonozlu odalardan oluşur. Doğu ve kuzey duvarları düzgün kesme taşla, diğer duvarlar moloz taşla örülmüştür. İkinci tabya birincinin yaklaşık 200 metre kuzeyindedir, yarım ay biçiminde bir toprak yığını ve iki ucundaki taş yapılardan oluşur. Üçüncü tabya düzenli altıgen planlıdır ve Pasinler Ovası'ndan gelen Vank Deresi yolunu tutmak için yapılmıştır. Avlusunda kar kuyuları bulunan bu yapının kapı ve pencere kemerlerinde bazalt, duvarlarında koyu kahverengi taş, örtüsünde tuğla kullanılmıştır. Kültür Portalı tabyaların genel yapısını da anlatır. Yan yana dizilmiş odaların üzeri kalın bir toprak tabakasıyla örtülmüş, düşmanın geleceği yönün öbür tarafına toplanma avluları, depolar ve revir gibi bölümler yerleştirilmiştir. Kışla odalarının genişliği 3 ile 4 metre, derinliği 6 ile 14,5 metre arasındadır. Bazı odaların içi ahşap kalaslarla ikiye bölünerek iki katlı hale getirilmiştir. Mimari süsten çok sağlamlık ve kullanışın öne çıktığı bu yapılarda bazalt taşın koyu rengi, çevredeki kuru ot örtüsüyle belirgin bir karşıtlık kurar. Tabyanın adı en çok 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı ile anılır. TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre 8 ile 9 Kasım 1877 gecesi Aziziye ve Mecidiye tabyalarında, başta Nene Hatun olmak üzere Erzurum halkının büyük desteğiyle önemli bir savunma başarısı kazanılmıştır. Ansiklopediye göre bu gecenin öncesinde ordusuyla Erzurum'a çekilen Gazi Ahmed Muhtar Paşa, 5 Kasım 1877'de yapılan teslim teklifini kabul etmemişti. Turizm rehberi, ikinci Aziziye tabyasının o baskında ilk ele geçirilen ve geri alınan tabya olduğunu kaydeder. Aksoy'un makalesi, tabyanın ele geçirildiği haberi üzerine şehirden koşan halkın taş ve sopalarla mücadeleye katıldığını aktarır. Turizm rehberine göre tabyanın önünde 1953 yılında yaptırılan Aziziye Anıtı ve savunmanın simgesi haline gelen Nene Hatun'un mezarı bulunur. Nene Hatun 1955'te ilk kez verilen Yılın Annesi unvanını almış, aynı yıl Erzurum'da hayatını kaybetmiştir. Savaşla alınamayan şehir, TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre 1878 başındaki mütareke ile teslim edilmiş, 13 Temmuz 1878'de imzalanan Berlin Antlaşması ile yeniden boşaltılmıştır. Uzun yıllar askeri güvenlik bölgesi içinde kalan alan, 18 Mayıs 2009 tarihli kararla 387 hektarlık bir tarihi milli park ilan edilmiştir. Her yıl kasım ayında Aziziye ve Mecidiye tabyalarına bir anma yürüyüşü düzenlenir. Kültür Portalı'na göre tabyalar şehir merkezine yaklaşık üç kilometre uzaklıkta, şehrin doğusunda, Kars yolu üzerindeki askeri kışlanın kuzeyindedir ve ulaşım özel ya da ticari araçlarla sağlanır. Tepe açık bir alan olduğu için yazın şapka, kışın kalın giysi almanız iyi olur. Anıtın çevresinden batıya bakınca şehrin tamamı, güneyde Palandöken'in yamaçları geniş bir panorama halinde görülür.
4
Palandöken Dağı

Palandöken Dağı

~2 sa burada

Rotanın son durağı, Erzurum'u güneyden bir yay gibi kuşatan Palandöken Dağı. Buraya iki saat ayırın ve bu süreyi mevsime göre kullanın. Dağ şehir merkezine çok yakın; il kültür müdürlüğünün doğa kitapçığı aradaki uzaklığı yaklaşık beş kilometre olarak veriyor. Adının palan yani eşek semeri ile döken sözcüklerinden geldiği anlatılır; dik yollarda semere vurulan yüklerin devrilmesine yapılan bir göndermedir.

Dağa çıkarken önce şehre dönüp bakın, çünkü rotanın bütünü buradan bir arada görünür. Sabah gezdiğiniz merkez, doğuda tabyaların durduğu Top Dağı ve şehrin oturduğu ova aşağıda uzanır. Erzurum zaten yaklaşık bin sekiz yüz elli metre yükseklikte kurulduğu için dağ, üç bin metreyi aşan zirvesine rağmen şehirden bakınca olduğundan alçak görünür. Dağın en yüksek noktası Ejder Tepesi olarak anılıyor; kaynaklar zirve yüksekliğini üç bin yüz metrenin üzerinde, birbirinden biraz farklı değerlerle veriyor.

Kışın gelirseniz Palandöken her şeyden önce bir kayak alanıdır. Dağ 1993'te Kış Turizm Merkezi ilan edildi. Doğa kitapçığına göre en uzun pist on iki kilometreye ulaşıyor ve pistlerin başlangıcıyla bitişi arasındaki yükseklik farkı bin yüz metreyi buluyor. Ejder ve Kapıkaya pistleri Uluslararası Kayak Federasyonu tarafından tescilli; bazı pistler aydınlatıldığı için gece kayağı da yapılabiliyor. Dağ 2011 Dünya Üniversiteler Kış Oyunları'na ev sahipliği yaptı ve il rehberine göre 2025'te Avrupa Kış Sporları Başkenti unvanını taşıdı. Kayak sezonu, telesiyej ve pist durumu her yıl değiştiği için güncel bilgiyi işleten kurumun duyurularından alın.

Yazın gelirseniz dağ başka bir yüze bürünür ve yürüyüşe uygun hale gelir. Vikipedi'ye göre teknik bir tırmanış zorluğu yok, ama yüksek irtifa ve hızla değişen hava yüzünden yürüyüşü kısa tutun ve yanınıza katmanlı giysi alın. Mayıs ayında yamaçlarda yalnızca bu dağa özgü olduğu bildirilen bir çan çiçeği türü, Campanula palandokenensis açar; çiçekleri koparmayın. Dağda 19. yüzyılın savunma hattının bir parçası da duruyor: Erzurum-Tekman yolu üzerinde, dağın yüksek bir noktasındaki Büyük Palandöken Tabya, il rehberine göre Erzurum'un en büyük tabyası.

Günün sonunu burada geçirmeyi planladıysanız, gün batımına doğru şehre bakan bir noktada durun. Akşamüstü ışığı ovanın üzerindeki şehri yumuşak bir renge boyar ve sabahtan beri gezdiğiniz yerleri tek karede toplamak için en iyi andır. Hava kararmadan önce aşağı inmeye başlayın, çünkü yüksekte sıcaklık güneş batınca hızla düşer. Dağ yolunun durumunu ve hava tahminini çıkmadan önce mutlaka kontrol edin.

Kaynak: Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Doğal Güzellikler; Vikipedi, Palandöken Dağı.

Palandöken, Erzurum ovasının güneyinde şehri bir yay gibi kuşatan dağ kütlesidir ve kentin hemen her sokağından görülen arka planını oluşturur. Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün doğa rehberine göre dağların en yüksek noktası 3176 metredeki Ejder Tepesi'dir. Kaynaklar zirve yüksekliği için farklı rakamlar verir; Türkçe Vikipedi 3125 metre, İngilizce Vikipedi ise daha yüksek bir değer yazar. Aynı rehber dağın şehir merkezine yaklaşık 5 kilometre, havalimanına da 15 kilometre uzaklıkta olduğunu belirtir. Erzurum şehrinin kendisi yaklaşık 1850 metre yükseklikte kurulduğu için dağ, gerçekte olduğundan daha alçak görünür. Adının hikayesi de yerel hayatın içinden gelir. Türkçe Vikipedi'ye göre ad, eşeğin sırtına konan semer anlamındaki "palan" ile "döken" sözcüklerinden oluşur. Bu ad, dağın dik yollarında yük hayvanlarının sırtındaki heybelerin devrildiğine yapılan bir göndermedir. Bugün Palandöken'i Türkiye'de herkes önce kayakla tanır. Go Türkiye'nin Erzurum sayfası dağın yaklaşık 70 kilometreye 25 kilometrelik bir alanı kapladığını ve 1993'te Kış Turizm Merkezi ilan edildiğini anlatır. Kayak merkezi şehre yakın yamaçlarda kuruludur ve il turizm rehberine göre şehir merkezinden araçla yaklaşık on dakikalık bir mesafededir. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün doğa rehberi en uzun pistin 12 kilometreye ulaştığını ve pistlerin başlangıç ile bitişi arasındaki yükseklik farkının 1100 metre olduğunu yazar. Aynı rehbere göre Ejder ve Kapıkaya pistleri, Uluslararası Kayak Federasyonu tarafından tescil edilmiş olimpik pistlerdir. Yamaçlarda kar kalınlığının iki ila üç metreyi bulduğu ve kar kalitesinin kayakçıları buraya çektiği belirtilir. Pist sayısı ve toplam pist uzunluğu için resmi yayınlar birbirinden farklı rakamlar verdiği için güncel değeri işletmenin duyurularından kontrol etmek en doğrusudur. Dağ büyük kış organizasyonlarına da ev sahipliği yaptı. Erzurum 2011'de 25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları'nı düzenledi; İngilizce Vikipedi'ye göre serbest stil kayak ve snowboard yarışmaları Palandöken'deki pistlerde yapıldı. 2017'de Avrupa Gençlik Olimpik Kış Festivali'nin Alp disiplini ve snowboard yarışları da burada koşuldu. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün turizm rehberi, Palandöken'in 2025 Avrupa Kış Sporları Başkenti unvanını taşıdığını da not eder. Kış yalnızca kayak demek değildir. Turizm rehberi snowboard, yamaç paraşütü, dağcılık, buz tırmanışı ve kar yürüyüşü gibi etkinlikleri de sayar ve gün battıktan sonra aydınlatılmış pistlerde gece kayağı yapılabildiğini belirtir. Kaynaklara göre sezon sonbaharın sonunda ya da kasımda açılabilir ve yüksek kesimlerde mayısa kadar sürebilir; açılış ve kapanış tarihleri kar durumuna göre değiştiği için gitmeden önce duyurulara bakın. Yaz geldiğinde dağın yüzü tamamen değişir. Kar çekildiğinde yeşil yamaçlar, kayalık sırtlar ve zirvedeki verici kuleleri şehirden bile seçilir. Türkçe Vikipedi, teknik açıdan zor bir tırmanış olmadığını, en rahat yolun kayak merkezinden sırtı izleyerek zirveye çıktığını yazar. İkinci bir yol dağın güney yamacındaki Başköy'den yukarı tırmanır. Aynı kaynak, dağın bazı dik parkurlarının sert kış koşullarında tehlikeli olabileceğini ve kışın teknik malzemeyle çıkılması gerektiğini vurgular. Yaz yürüyüşünde bile hava dağda şehirdekinden çok daha hızlı değişir, bu yüzden rüzgarlık ve su almayı unutmayın. Botanikle ilgilenenler için küçük bir ayrıntı vardır. Bilimsel adı Campanula palandokenensis olan ve yalnız bu dağa özgü bir çan çiçeği türü, mayıs ayında yamaçlarda görülebilir. Palandöken'i görmek için mutlaka zirveye çıkmak gerekmez. Erzurum Kalesi'nin surlarından ya da şehrin yüksek noktalarından bakıldığında dağın bütün kütlesi, özellikle ikindi ışığında, şehrin üzerinde yükselen bir duvar gibi görünür. Kayak merkezine şehirden araçla kısa sürede çıkılır; kış sezonunda ulaşım seçeneklerini ve teleferik ile telesiyejlerin çalışma düzenini işletmenin güncel duyurularından öğrenin. Dağın eteğindeki tarihi tabyalar ve şehir merkezindeki medreseler aynı gün içinde birlikte gezilebilecek kadar yakındır.

Rota Haritası

Rota Bilgisi
ŞehirYakutiye, Erzurum
TürKültürel
Durak4
Tarih19 Ekim 2026
Radar TürkiyeYazarRadar TürkiyeRotayı Başlat