
Kara Kayadan Kocatepe'ye, Afyonkarahisar'ın Bir Günü
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Afyonkarahisar adını kentin ortasında yükselen koyu renkli volkanik kayadan alır. TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre Karahisar adı bu kayalığın renginden ve üstündeki hisardan gelir; Sahib eki, Moğol istilası sırasında buraya sığınan Selçuklu veziri Sahip Ata Fahreddin Ali'nin adını taşır, Afyon adı ise bölgede eskiden beri geniş ölçüde yapılan haşhaş ekimine dayanır. Osmanlı döneminde Karahisarısahib sancağının merkezi olan kent, 27 Ağustos 1922'de işgalden kurtarıldı ve bu tarih bugün de kentin kurtuluş günü olarak kutlanır. Bu rota kentin uzun hikayesini bir günde, dört durakta ve kronolojik bir çizgide okumanızı sağlıyor.
İlk durak, 2023'te kentin batısında, İzmir karayolu üzerinde açılan yeni Afyonkarahisar Müzesi'dir. Beş katlı teşhir Kalkolitik çağdan Erken Cumhuriyet'e uzanır ve beşinci katı Kurtuluş Savaşı'na ayrılmıştır; yani günün sonunda Kocatepe'de duracağınız tarihe de ilk kez burada değersiniz. Ardından kent merkezine dönüp Hititlerin Hapanuva dediği, 226 metre yüksekliğindeki kaya kütlesinin üstündeki kaleye tırmanırsınız. Tepeden, kalenin eteğinden ovaya doğru yüzyıllar içinde nasıl yayıldığını gördüğünüz kenti seyredersiniz.
Kaleden inip birkaç sokak ötedeki Zafer Müzesi'ne yürürsünüz. 1913-1914'te belediye binası olarak yapılan bu iki katlı taş yapı, 27 Ağustos 1922'de kentin kurtuluşunun ardından Batı Cephesi karargahı oldu ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi burada planlandı. Müzenin karşısındaki Anıtpark'ta 1936'da açılan Zafer Anıtı durur. Günün son durağı, kentin güneybatısında, 1874 metre yükseklikteki Kocatepe'dir. Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922 sabahı buradan başlatıldı; bugün tepede 1953 tarihli taş anıt, 1993'te açılan bronz Atatürk Anıtı ve hala yerinde duran siper görülür.
Sıralama bilinçli. Sabahı kapalı mekanda geçirip ışığın yumuşadığı öğleden sonra kaleye çıkmak, Kocatepe'yi de günün sonuna bırakıp ovayı alçalan güneşle görmek için rota böyle kuruldu. Kale ile Zafer Müzesi arasını yürüyebilirsiniz, ama müzeye gidip gelmek ve Kocatepe'ye çıkmak için araç gerekir. Kalenin merdivenleri uzun ve diktir; rahat ayakkabı giyin, yanınıza su alın. Kocatepe yolu kar nedeniyle kışın kapalıdır, bu yüzden rota ilkbahar sonundan sonbahara kadar en rahat gezilir. Müzenin pazartesi kapalı olduğunu, güncel ziyaret koşullarını ise her kurumun resmi sayfasından kontrol etmeyi unutmayın. Zafer Haftası'nda, 26-30 Ağustos arasında, kent ve Kocatepe kalabalıklaşır; törenleri görmek isteyen için bu bir fırsat, sakin bir gezi arayan için ise başka bir hafta daha uygundur.
Süre: tam gün. En iyi zaman: Mayıs ile ekim arasında salı ile cumartesi arasındaki bir gün en iyisidir; Afyonkarahisar Müzesi pazartesi kapalıdır, Kocatepe yolu ise kar nedeniyle kışın kapanır.. Ulaşım: Müzeye ve kale çevresine kent içi belediye otobüsleri ya da taksiyle ulaşılır, güncel hatları Afyonkarahisar Belediyesi'nden kontrol edin; kale ile Zafer Müzesi arası yürünür. Kocatepe kent merkezine yaklaşık 22 kilometre uzaklıktadır ve oraya özel araçla gidilir; toplu ulaşım yalnızca Zafer Haftası'nda düzenlenir.
Kaynaklar
- Kültür Portalı, Afyonkarahisar Kalesi, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/afyonkarahisar/gezilecekyer/afyonkarahisar-kalesi
- Afyonkarahisar Belediyesi, Afyonkarahisar Kalesi, https://www.afyon.bel.tr/afyonkarahisar/tarihi-yerler/afyonkarahisar-kalesi
- Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Kaleler, https://afyon.ktb.gov.tr/TR-63490/kaleler.html
- TDV İslam Ansiklopedisi, Afyonkarahisar, https://islamansiklopedisi.org.tr/afyonkarahisar
- Kültür Portalı, Afyonkarahisar Müzesi, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/afyonkarahisar/gezilecekyer/afyonkarahisar-muzesi
- Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Müzeler, https://afyon.ktb.gov.tr/TR-63477/muzeler.html
- Kültür Portalı, Zafer Müzesi, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/afyonkarahisar/gezilecekyer/zafer-muzesi
- Afyonkarahisar Valiliği, Kocatepe, https://www.afyonkarahisar.gov.tr/kocatepe
- Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Başkomutan Tarihi Milli Parkı, https://afyon.ktb.gov.tr/TR-63495/baskomutan-tarihi-milli-parki.html
- Afyonkarahisar Belediyesi, Kocatepe, https://www.afyon.bel.tr/afyonkarahisar/tarihi-yerler/kocatepe
- Vikipedi, Afyonkarahisar Müzesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Afyonkarahisar_Müzesi
- Vikipedi, Afyonkarahisar Kalesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Afyonkarahisar_Kalesi
Rota Durakları

Afyonkarahisar Müzesi
Güne kentin batısında, İzmir karayolu üzerindeki yeni müze binasında başlayın. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü müzenin adresini Dörtyol Mahallesi, Turgut Özal Bulvarı olarak verir; kent merkezinden buraya araçla ya da belediye otobüsüyle gelinir. Müze pazartesi kapalıdır, diğer günlerin saatlerini gitmeden resmi sayfadan kontrol edin. Bu kurumun hikayesi binasından eskidir, girişte bunu aklınızda tutun. Cumhuriyet'in ilk yıllarında Asar-ı Atika Muhipleri Cemiyeti'nin topladığı eserler 1931'de resmi müze deposu, 1933'te müze müdürlüğü oldu. Koleksiyon 1970'e kadar Taş Medrese'de, 1971'den sonra ikinci bir binada sergilendi ve 2023'te bugünkü binaya taşındı. Kapalı teşhir beş kat boyunca kronolojik ilerler, bu yüzden gezmeye alttan başlayıp yukarı çıkmak en doğrusudur. İlk katlarda Kalkolitik ve Tunç çağlarının pişmiş toprak kaplarına bakın. Kültür Portalı'nın öne çıkardığı eserlerden biri, Erken Tunç Çağı'na ait, figürin başı biçiminde süslenmiş kırmızı astarlı bir testidir ve nadir törensel kaplardan sayılır. Sandıklı'daki Kusura Höyük'te İngiliz arkeolog Winifred Lamb'in 1935-1937 kazısında bulunan Eski Tunç ve Hitit buluntuları da bu koleksiyona gelmiştir. Sonraki katlarda Hitit, Frig, Lidya ve Pers dönemlerini izleyin; günün geri kalanında göreceğiniz kale kayasının ilk sahiplerini burada tanırsınız. Müzenin en çok merak edilen bölümü Dinar'daki Tatarlı Tümülüsü'nden gelen ahşap mezar odasıdır. Kök boyalı figürlerle bezenmiş kirişlerin bir kısmı 1969'daki kaçak kazıdan sonra yurt dışına kaçırılmış, 2004'te Türkiye'ye getirilip restore edilmiştir. Frig ve Pers kültürlerinin izlerini birlikte taşıyan oda 2023'te birleştirilerek yeni binada özel bir bölümde sergilenmeye başladı. Roma katında Çavdarlı Köyü'ndeki Kovalık Mevkii'nde 1964'te yol yapımı sırasında bulunan heykel grubunu arayın. Grup 71 envanterlik eserden oluşur, MS 2. yüzyılın sonlarına tarihlenir ve Kültür Portalı onu sayısal bakımdan dünyada tek örnek olarak tanıtır. Dinar'da hastane temel kazısında bulunan, İscehisar'daki antik Docimeium ocaklarının beyaz mermerinden yontulmuş girlantlı lahdin çevresinde de dolaşın. Uzun yüzlerden birinde Akhilleus ile Amazon kraliçesi Penthesileia'nın mücadelesi, ötekinde Perseus ile Andromeda'nın buluşması işlenmiştir. Bu lahit, ilin bugün de süren mermer işçiliğinin ne kadar eskiye dayandığını gösterir. Sikke vitrinlerinde ön yüzünde Zeus başı, arka yüzünde haşhaş ve buğday betimlenmiş bir parçaya rastlarsanız durun, kentin adının hikayesi o küçük metalde de yazılıdır. Bizans, Selçuklu ve Osmanlı salonlarını geçip beşinci kata çıkın; Kurtuluş Savaşı'na ayrılan bu kat günün son iki durağına hazırlık gibidir. Canlandırmalar, gerçekçi mankenler ve çoklu ortam düzenlemeleri teşhiri zenginleştirir, aceleyle geçmeyin. Çıkmadan önce bahçeye uğrayın; Roma ve Bizans mezar stelleri, lahitler, küpler ve Osmanlı mezar taşları açık havada sergilenir. Buradan kent merkezine, kale kayasının dibine dönün; kale ile müze arası yürüme mesafesinde değildir.
Kaynak: Kültür Portalı, Afyonkarahisar Müzesi.

Afyonkarahisar Kalesi
Kaleye kent merkezinden, eski Afyonkarahisar evlerinin arasından yürüyerek ulaşılır; Afyonkarahisar Belediyesi yolun kısa olduğunu ve yön tabelalarıyla işaretlendiğini belirtir. Tırmanışa başlamadan önce kayanın dibinde bir an durun ve yukarı bakın. Bu, Kültür Portalı'na göre 226 metre yüksekliğinde, volkanik kökenli doğal bir kaya kütlesidir ve kentin adı onun koyu renginden gelir. TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre kent bu dik yamaçlı tepenin eteğinde, yaklaşık 1010 metre yükseklikte kurulmuştur. Merdivenler restore edilmiştir, ama uzun ve diktir; acele etmeyin, ara düzlüklerde soluklanın. Yaz aylarında tırmanışı öğlenin en sıcak saatlerine bırakmayın ve yanınıza su alın. Yukarı çıkarken bu kayanın kaç farklı adla anıldığını düşünün. Hitit İmparatoru II. Murşil'in Arzava seferi sırasında, MÖ 1350 yıllarında, burası Hapanuva, yani Yüksek Tepe adlı müstahkem bir mevkiydi. Roma ve Bizans döneminde kaya surlarla çevrilip kale görünümüne kavuştu ve Vikipedi'ye göre Akroenos adıyla anıldı. Zirveye vardığınızda düzlüğü yavaşça dolaşın ve sarnıçları arayın. Kaynaklar zirvede dört büyük sarnıç bulunduğunu, ayrıca Frig dönemine ait kültür izlerine rastlandığını yazar. Bu Frig izleri, ertesi gün İhsaniye'deki kaya anıtlarına gitmeyi düşünenler için iyi bir başlangıç noktasıdır. Kalenin surları Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat zamanında, kale dizdarı Mimar Bedrettin Gevhertaş tarafından 1235'te onarılmış; kaleye küçük bir mescit ve yanına bir saray yapılmıştır. Evliya Çelebi'nin anlatımına göre bu Selçuklu mescidinin harabesi kale içinde onun zamanında da duruyordu. 1573'te Osmanlı Sultanı II. Selim'in emriyle Mahmut Bey burçları, sarnıçları ve kuleyi yeniden onardı. Osmanlı döneminde kale hem hazinenin ve halkın mallarının korunduğu yer hem de bir hapishane olarak önemini korudu, Tanzimat'tan sonra bu önemini yitirdi. Şimdi kenara yürüyün ve kenti dört yönden seyredin, çünkü kalenin asıl armağanı bu manzaradır. TDV'ye göre yerleşim 12. yüzyılın ortasına kadar kalenin içindeydi, 13. yüzyılda kalenin dışına ve güneybatı eteklerine taştı. 15. ve 16. yüzyıllarda kalenin güneyinde ve doğusunda yeni mahalleler kuruldu, 17. yüzyılda kent doğuya doğru büyüdü. Aşağıdaki çatıların dağılımına bakarken bu genişlemeyi bir harita gibi okuyabilirsiniz. Batıda sabah gittiğiniz müzenin bulunduğu yöne, güneybatıda ise günün sonunda çıkacağınız Kocatepe'nin bulunduğu ovaya doğru bakın. Fotoğraf için en iyi ışık öğleden sonra geç saatlerde gelir; kara kayanın gölgesi kentin üstüne uzanır. Zirvede rüzgar sert esebilir, bir ceket bulundurun ve kenarlarda dikkatli olun. İnişte aynı merdivenleri kullanın ve eteğe varınca Zafer Müzesi'ne doğru birkaç sokak yürüyün.
Kaynak: Kültür Portalı, Afyonkarahisar Kalesi.

Zafer Müzesi
Zafer Müzesi kent merkezinde, Anıtpark'ın karşısında, Milli Birlik Caddesi üzerinde, Hükümet Konağı'nın yanındadır. Binaya girmeden önce karşı kaldırımdan cephesine bakın, çünkü yapının kendisi de bir belgedir. Bina 1913-1914 yıllarında Belediye Başkanı Esbabzade Hüseyin Tevfik Efendi tarafından, Hükümet Konağı ile birlikte belediye hizmet binası olarak yaptırılmıştır. Kaynaklar yapımını Ermeni ustaların üstlendiğini yazar. İki katlı, kargir binanın doğuda, batıda ve güneyde üç kapısı vardır. Alt kat pencerelerinin basık, üst kat pencerelerinin sivri kemerli olduğuna dikkat edin. Pencere kenarları ve köşeler çıkıntılı kesme taştandır ve cepheye o sade ama ağırbaşlı görünümü verir. Bu belediye binası, 27 Ağustos 1922'de kentin işgalden kurtulmasının ardından Batı Cephesi karargahı olarak kullanıldı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Batı Cephesi Harekat Şube Müdürü Tevfik Bıyıklıoğlu burada çalıştı. Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin planları bu odalarda yapıldı. 1935'te yeni belediye binası yapılınca boşaltılan yapı yıllarca farklı amaçlarla kullanıldı ve 1985'te Zafer Müzesi olmak üzere Başkomutan Tarihi Milli Park Müdürlüğü'ne devredildi. İçeride önce fotoğraflara, topografik haritaya ve panolara ayırın vaktinizi. Vitrinlerde savaşta kullanılan silahlar, savunma telleri ve konserve kutuları gibi gündelik malzemeler de durur; cephedeki hayatı en çok bu sıradan nesneler anlatır. Kültür Portalı müzedeki eser sayısını 213 olarak verir. Aralarında Zafer Anıtı'nın açılışı için özel olarak yaptırılmış gümüş bir makas da vardır, onu arayın. Komutanların kaldığı odalar yeniden düzenlenerek 1995'te ziyarete açılmıştır; kapı eşiklerinde durup odaların düzenine bakın. Kaynaklar kat düzeninde ayrışır: Kültür Portalı üst katta sekiz oda, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü dokuz oda sayar, siz de gezerken kendiniz sayabilirsiniz. Müzeden çıkınca karşıdaki Anıtpark'a geçin. Avusturyalı heykeltıraş Krippel'in yaptığı Zafer Anıtı 1936'da açılmıştır ve kübik bir kaidenin üstünde iki insan figürüyle Türk zaferini anlatır. Kaidenin yan yüzlerindeki kabartmalarda Kurtuluş Savaşı planının hazırlanışı ve savaş anı işlenmiştir; anıtın çevresinde yavaşça dönerek her yüzü okuyun. Müze, Başkomutan Tarihi Milli Park Müdürlüğü'ne bağlıdır ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü onu özel müzeler arasında sayar. Buradan aracınıza dönün ve güneybatıya, Kocatepe'ye doğru yola çıkın.
Kaynak: Kültür Portalı, Zafer Müzesi.

Kocatepe ve Başkomutan Tarihi Milli Parkı
Kocatepe, Afyonkarahisar Belediyesi'ne göre kent merkezine yaklaşık 22 kilometre uzaklıkta, Büyükkalecik beldesi sınırlarındadır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yolu, kasabadan sonra yaklaşık 8 kilometre daha yukarı çıkılarak varılan bir tepe olarak tarif eder. Yol asfalttır ama Valilik kar yoğunluğu nedeniyle kış mevsiminde kapalı olduğunu belirtir; kış sonunda gidecekseniz durumu önceden öğrenin. Aracı bırakınca hemen anıta koşmayın, önce çevrenize bakın. 1874 metre yükseklikteki bu tepe, Valilik'in anlatımıyla Afyonkarahisar ve Sinanpaşa ovalarına hakimdir. Komutanların burayı neden seçtiğini anlamanın en kısa yolu bu manzaradır. Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları 25 Ağustos 1922 akşamı Kocatepe'ye geldi ve Büyük Taarruz 26 Ağustos sabahı, şafakla birlikte buradan başlatıldı. Taarruzun ilk safhası burada kurulan karargahtan ve bugün de yerinde duran siperden yönetildi. Başkomutan 27 Ağustos 1922 öğle üzeri Kocatepe'den ayrıldı; aynı gün kent işgalden kurtarıldı. Siperin yanına gidin ve önündeki araziye bakın; yönetilen cephenin genişliğini buradan hissedersiniz. Sonra 1953 tarihli anıta yürüyün. Milli Savunma Bakanlığı'nın kesme taştan yaptırdığı bu anıtın üstünde çiçek kabartmalı mermer bir yazıt vardır, yaklaşıp kabartmaları inceleyin. Tepenin bugünkü en belirgin yapısı ise 1993'te Kültür Bakanlığı'nın çevre düzenlemesiyle birlikte açtığı Atatürk Anıtı'dır. Bronzdan dökülen heykel yaklaşık 4 ton ağırlığındadır ve kaidesiyle birlikte 7,5 metre yüksekliğe ulaşır. Anıtın etrafında dolaşın; heykelin baktığı yönle siperin baktığı yönün aynı ovaya açıldığını göreceksiniz. Belediye, harekatın dört gün sonra, 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da kesin zaferle sonuçlandığını hatırlatır. Kocatepe, 31 Ağustos 1981'de ilan edilen Başkomutan Tarihi Milli Parkı'nın Kocatepe bölümünün merkezindedir; parkın öteki büyük bölümü Dumlupınar tarafındadır. Her yıl 26-30 Ağustos arasındaki Zafer Haftası'nın ilk töreni 26 Ağustos günü burada yapılır. Valilik, bu öneme karşın tepeye gelen ziyaretçinin az olduğunu yazar; yılın geri kalanında burayı çoğu zaman sessiz bulursunuz. Dönüşte vaktiniz varsa Kocatepe kasabasındaki Kurtkaya mevkiine uğrayın. Burada 27 Ağustos 1922'de şehit düşen Yüzbaşı Agah Efendi, Üsteğmen Feyzullah Efendi ve 101 silah arkadaşının şehitliği bulunur. Tepede rüzgar güçlü ve hava kentten daha serin olabilir; bir kat fazla giysi alın. Gün batımına doğru ova altın renge döner, rotayı burada bitirmenin nedeni budur; karanlık çökmeden kente dönmek için zamanınızı ayarlayın.
Kaynak: Afyonkarahisar Valiliği, Kocatepe.
