
Tarihi & Kültürel YerlerKaleler & Saraylar
Afyonkarahisar Kalesi
Henüz puan yok
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Afyonkarahisar Kalesi
Afyonkarahisar Merkez, Afyonkarahisar
Mekan Hakkında
Afyonkarahisar Kalesi, kente adını veren kara kayanın tepesinde oturur ve şehrin hangi köşesinden bakarsanız bakın ufku o belirler. Volkanik bir kaya kütlesi olan tepe, çevresindeki ovadan yaklaşık 226 metre yükselir. Kültür Portalı kaleyi eski Afyonkarahisar evlerinin arasından yükselen doğal bir kaya olarak tanıtır. Kayanın koyu rengi ve üstündeki hisar, Karahisar adının kaynağıdır.
Kalenin tarihi Hitit dönemine kadar uzanır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne göre kaya, MÖ 1350 dolaylarında Hitit kralı II. Murşil'in Arzava seferi sırasında müstahkem mevki olarak kullanılmış ve Hapanuva adını almıştır. Kaynaklar bu adı "yüksek tepe" diye açıklar. Zirvede, MÖ 1200 ile 700 arasında Anadolu'da yaşayan Friglere ait kültür izleri bulunur. Aynı kaynaklar burada kaya oyma kült alanları ve dört büyük sarnıç olduğunu yazar. Roma ve Bizans döneminde kayanın üstüne surlar örülmüş ve tepe bugünkü kale görünümünü kazanmıştır.
Bizans çağında burası Akroinon adıyla anılırdı. TDV İslam Ansiklopedisi, Bizans kaynaklarındaki Akroinon Kalesi'nin bu kaya olduğunun sanıldığını belirtir. İngilizce Vikipedi'ye göre 740 yılında kale önlerinde Bizans ordusu ile Emevi kuvvetleri arasında büyük bir meydan savaşı yapılmıştır. Halk anlatılarında adı yaşayan Seyyid Battal Gazi'nin de bu savaşta kale önlerinde öldüğü rivayet edilir. Şehrin 13. yüzyılın başlarında Türklerin eline geçtiği, yakındaki Altıgöz Köprüsü'nün kitabesinden anlaşılır.
Selçuklu döneminde kale devletin hazinesinin korunduğu yer olarak önem kazandı. Sultan I. Alaeddin Keykubad zamanında kale dizdarı olan Mimar Bedrettin Gevhertaş, surları 1235 yılında onardı. Aynı dönemde kalenin içine küçük bir mescit ile yanına bir saray yaptırıldı. Türkçe Vikipedi, hazineler burada saklandığı için kaleye Hisar-ı Devlet de dendiğini aktarır. Selçuklu veziri Sahip Ata Fahreddin Ali'nin adı, şehrin Karahisar-ı Sahip olarak anılmasına yol açmıştır. Osmanlı döneminde 1573 yılında II. Selim'in emriyle Mahmut Bey burçları, sarnıçları ve kuleyi yeniden onarttı. Evliya Çelebi, 17. yüzyılda kalede yaklaşık iki yüz muhafız ve siyasi suçluların tutulduğu bir zindan olduğunu yazmıştır. Tanzimat'tan sonra kale askeri önemini yavaş yavaş yitirdi.
TDV İslam Ansiklopedisi kentin büyümesini de kaleyle birlikte anlatır. Yerleşim 12. yüzyılın ortalarına kadar kale içindeydi, 13. yüzyılda kayanın güneybatı eteklerine taştı. Sonraki yüzyıllarda kalenin güneyinde ve doğusunda yeni mahalleler kuruldu. Bugün kalenin eteğindeki Kalealtı çevresi, cumbalı ve ahşap kepenkli geleneksel evleriyle bu eski dokunun en iyi korunan kesimlerinden biridir.
Kaleye şehir merkezinden yürüyerek ulaşılır; Afyonkarahisar Belediyesi yolun kısa olduğunu ve yön tabelalarıyla işaretlendiğini belirtir. Zirveye kayanın yamacına yapılmış taş basamaklı merdivenlerle çıkılır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, surların onarıldığını ve çıkış merdivenlerinin yenilendiğini kaydeder. Tırmanış dik ve uzundur, bu yüzden rahat ayakkabı ve yanınızda su bulundurmanız iyi olur. Yazın öğle sıcağında kayanın üstünde gölge yoktur; sabah erken ya da akşamüstü çıkmak hem daha serin hem de ışık açısından daha güzeldir.
Yukarıda sur kalıntılarının arasından geçerken kayaya oyulmuş sarnıçlara ve eski yapıların temellerine bakın. Zirveden bakınca ovaya yayılan kent, kubbeler ve minareler, uzakta Frig yaylasına uzanan tepeler bir arada görünür. Rüzgar zirvede kuvvetli olabilir, çocuklarla çıkarken korkuluk olmayan kenarlardan uzak durun. Ziyaret koşulları ve olası bakım kapanışları için güncel bilgiyi il kültür ve turizm müdürlüğünden ya da belediyeden öğrenin.
İnişten sonra kalenin eteğindeki eski sokaklarda gezinmek, kaleyi şehirle birlikte okumanın en iyi yoludur. Zafer Müzesi ve Anıtpark kısa bir yürüyüşle ulaşılabilecek mesafededir.
Konum - Afyonkarahisar Kalesi
Mekan Bilgisi
MekanAfyonkarahisar Merkez, Afyonkarahisar
TürTarihi & Kültürel Yerler
