Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye
Aşağı Sakarya'da Kaleler, Nehir Ağzı ve Longoz
Kültürel4 Durak

Aşağı Sakarya'da Kaleler, Nehir Ağzı ve Longoz

Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Sakarya Nehri Eskişehir'den doğup 824 kilometre yol aldıktan sonra Karasu'da Karadeniz'e dökülür. Bu rota nehrin son kesimini akış yönünde izliyor: Adapazarı Ovası'nın içinde, nehrin batı yakasında duran Harmantepe Kalesi'nden başlıyor, Sakarya Nehri ile Çark Suyu'nun buluştuğu yarımadadaki Seyifler Kalesi'ne geçiyor, Karasu Yenimahalle'de nehrin denize kavuştuğu yerde kıyıya çıkıyor ve günü kumulların ardındaki Acarlar Longozu'nda bitiriyor. Böylece bir gün içinde nehrin hem tarih boyunca bir sınır olduğunu hem de bugün bir delta yarattığını görüyorsunuz.

İki kale aynı hikayenin parçası. Kültür Portalı'na göre Harmantepe Kalesi, Bizans'ın doğu sınırını korumak için 12. ya da 13. yüzyılda, Sakarya Nehri'nin batı yakası boyunca birbirini gören ileri karakol ve gözetleme kulelerinden biri olarak yapıldı. Aynı sayfa Seyifler'i, Poyrazlar'daki yıkık kaleyi, Geyve Boğazı'ndaki Çobankale'yi ve Pamukova'daki kaleleri bu sınır zincirinin halkaları olarak sayıyor. Kaynaklar iki kalenin de Osmanlı Beyliği'nin ilk yıllarında Karadeniz kıyısına uzanan seferlerde önem kazandığını aktarıyor. Harmantepe zinciri günümüze en sağlam ulaşan kalelerden biri, Seyifler'den ise yalnız iki kule ve aralarındaki sur kaldı; ikisini art arda görmek, korunmuş bir kale ile toprağa karışmış bir kaleyi yan yana koymak demek.

Sıra coğrafyadan geliyor. Harmantepe kent merkezine 13 kilometre, Seyifler 30 kilometre uzaklıkta ve ikisi aynı yönde. Seyifler'den sonra yol nehri kuzeye doğru izleyerek Karasu'ya iner. Nehir ağzından Acarlar Longozu'na ise kıyıya paralel batıya gidilir; Vikipedi longozu nehrin 6 kilometre batısında, Karasu'ya yaklaşık 26 kilometre uzaklıkta veriyor. Longozu sona bırakmak, günün en uzun yürüyüşünü ve en sakin saatini aynı yere toplamak için.

Pratik notlar önemli. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün sayfasına göre Harmantepe Kalesi'nde 2023 itibarıyla temizlik ve kazı çalışmaları sürüyor ve kale ziyarete kapalı; yola çıkmadan güncel durumu müdürlükten öğrenin, kapalıysa surları dışarıdan izleyin. Seyifler'in kalıntıları köy girişinde, bitki örtüsü arasında; özel bir ziyaretçi düzenlemesi yok. Acarlar Longozu'nu Sakarya Büyükşehir Belediyesi işletiyor ve giriş ücretli; ücret ve açılış saatleri için belediyenin güncel duyurularına bakın. Kale ziyaretleri için kapalı ayakkabı, longoz için sinek kovucu ve su yanınızda olsun. Gün batımını nehir ağzında izlemek isterseniz longozdan sonra kısa yoldan Yenimahalle'ye geri dönebilirsiniz.

Süre: tam gün. En iyi zaman: İlkbahar ve sonbahar en uygun mevsim; longoz suyu kışın birikip yazın çekildiği için su ve nilüferleri görmek isteyenler bahar aylarını seçmeli, tarla yolları yağmurdan sonra çamurlu olabilir.. Ulaşım: Duraklar kırsalda ve birbirinden uzak olduğu için rota araçla gezilir; Kültür Portalı duraklara şehir içi ulaşım araçlarıyla da gidilebildiğini yazıyor, ama dört durağı toplu taşımayla aynı güne sığdırmak zordur. Harmantepe'ye son bölümü toprak olan tarla yolundan varılır; yağışlı günlerde yüksek tabanlı bir araç ya da kısa bir yürüyüş gerekebilir.

Kaynaklar

Adapazarı, Sakarya
Kültürel
4 Durak
Mekanlarda ~4 sa
Yol ~49,5 km · 1 sa 23 dk
Toplam ~5 sa 23 dk
19 Ekim 2026

Rota Durakları

1
Harmantepe Kalesi

Harmantepe Kalesi

~30 dk burada
Harmantepe, Adapazarı / Sakarya

Güne Adapazarı'nın kuzeyindeki ovada, Harmantepe Kalesi'nde başlayın. Kültür Portalı kaleye Küçük Söğütlü'den Akçakamış Köyü'ne giden yoldan sola ayrılan tarla yoluyla ulaşıldığını yazıyor. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne göre yolun son iki kilometresi toprak ama her mevsim geçilebiliyor; yağmurlu havalarda ise ulaşımın biraz zorlaştığı belirtiliyor. Aracı tarla yolunun geniş bir yerine, tarım makinelerinin geçişini kapatmadan bırakın.

Önce durun ve kalenin oturduğu yere bakın. Kale küçük, doğal bir tepeciğin üzerinde ve çevresi düz bir ova. Kültür Portalı bu çevrenin bir zamanlar sulak ve bataklık olduğunu, sonradan iki yanından geçirilen kanallar sayesinde verimli tarlalara dönüştüğünü anlatıyor. Bugün gördüğünüz ekili düzlüğü bataklık olarak düşünün; kalenin o ortamda ne kadar belirgin bir nokta olduğunu ancak böyle kavrarsınız. Vikipedi maddesi kalenin geniş ovanın içinde savunmasız bir konumda kaldığını ve çevresinde bir hendek olduğunun düşünüldüğünü, ama izlerinin belirsiz olduğunu da aktarıyor.

Ziyaret durumunu baştan bilin. Müdürlüğün sayfasına göre kalede 2023 itibarıyla temizlik ve kazı çalışmaları sürüyor ve kale ziyarete kapalı. Bu yüzden içeri girmeye çalışmayın; çit, şerit ya da uyarı varsa geçmeyin ve kazı alanına basmayın. Surlar ovanın düzlüğünden uzaktan da rahatça seçilir, gezinizi dışarıdan bir tur olarak kurun.

Sur hattının etrafında yürürken planı okuyun. Kaynaklar kalenin elipse yakın, yuvarlak bir planı olduğunu söylüyor; köşesiz akan sur çizgisini bu yüzden uzaktan bile fark edersiniz. Duvarların kalınlığı 2 metre, yüksekliği 8 ile 10 metre arasında değişiyor. Ortalama beşe beş metre ölçülerindeki altı burcu tek tek sayın ve aralarındaki mesafeye bakın.

Burçlarda iki ayrıntı arayın. Birincisi yuvarlak delikler: müdürlük, burçların iç dolgusuna bağlantı için ahşap kalasların ızgara biçiminde yerleştirildiğini, kalaslar çürüyünce yerlerinin delik olarak kaldığını açıklıyor. İkincisi burçların üst kısmında farklı yönlere bakan mazgal delikleri. Kalenin değişik yönlerde ve ölçülerde beş yuvarlak kemerli girişi var, ana kapı güneyde. Kapıların yanında, kanatları içeriden kilitleyen ahşap sürgülerin duvara sürüldüğü deliklerin de durduğu belirtiliyor; dışarıdan görebildiğiniz kapı ağızlarında onlara bakın.

Kalenin adı ve tarihi hakkında kısa bir not. Müdürlük ve Kültür Portalı yapıyı 12. ya da 13. yüzyıla, belediyenin turizm broşürü ise 12. yüzyıla tarihliyor. Vikipedi bazı araştırmacıların kaleyi 6. yüzyıldaki kanal projesine bağladığını, ama buluntuların onu Türk akınlarına karşı nehrin batısına dizilen kalelerin parçası olarak gösterdiğini aktarıyor.

Fotoğraf için ovanın güney tarafına geçin; ana kapının yüzü bu yöndedir ve sabah ışığı surları yandan aydınlatır. Telefoto bir kadrajla burçların arasındaki duvar dokusu, moloz taş ve kireç harcın ayrıntısı iyi okunur. Kale içi bitki ve ağaçlarla kaplı, bu yüzden duvarın üst hattı yazın yeşilin içinde kaybolabilir. Burada yarım saat yeterli. Ayrılırken tarla yolundan asfalta dönün ve Seyifler'e doğru kuzeydoğuya ilerleyin; iki kale arası kuş uçuşu yaklaşık 10 kilometre.

Kaynak: Sakarya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; Kültür Portalı; Sakarya Büyükşehir Belediyesi Turizm Broşürü 2025; Vikipedi.

Harmantepe Kalesi, Adapazarı'nın kuzeyinde, Harmantepe'nin kuzeyinde kalan düz ovanın ortasında, küçük doğal bir tepecik üzerine kurulmuş Bizans dönemi bir savunma yapısıdır. Kaynaklar onu, Bizans'ın doğu sınırını korumak için 12. ya da 13. yüzyılda Sakarya Nehri'nin batı yakası boyunca kurulan ve birbirini gören ileri karakol ile gözetleme kuleleri zincirinin bir halkası olarak tanımlar. Büyükşehir Belediyesi'nin turizm broşürü yapıyı 12. yüzyıla bağlarken İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iki yüzyılı da olası tarih olarak verir. Müdürlüğe göre kale, Aşağı Sakarya havzasındaki kaleler arasında günümüze en sağlam ulaşabilmiş örneklerden biridir. Yapı, Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 18 Nisan 1992 tarihli kararıyla korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. Kalenin çevresi bir zamanlar sulak ve bataklık bir araziydi. Sonradan iki yanından açılan kanallar bu alanı verimli tarım topraklarına dönüştürdü ve bugün kale, sürülmüş tarlaların ortasında tek başına duran taş bir halka gibi görünür. Planı elips biçiminde, yuvarlağa yakındır ve duvarlar yöre taşından örülmüştür. Sur duvarlarının kalınlığı 2 metreyi bulur, yüksekliği ise yerine göre 8 ile 10 metre arasında değişir. Surlar boyunca ortalama 5 metreye 5 metre ölçülerinde altı burç dizilir. Burçların iç dolgusu moloz taş ve kireç harcından yapılmış, bağlantıyı güçlendirmek için bu dolgunun içine ızgara biçiminde ahşap kalaslar yerleştirilmiştir. Kalaslar zamanla çürüdüğü için yerleri bugün duvarda sıra sıra yuvarlak delikler olarak görülür ve bu, yapının en dikkat çekici ayrıntısıdır. Burçların üst kısımlarında farklı yönlere bakan mazgal delikleri bulunur. Kaleye farklı yönlerden açılan ve boyutları birbirinden ayrı beş yuvarlak kemerli giriş vardır; ana kapı güneydedir. Kapıların yanlarında, onları içeriden kapatan ahşap sürgülerin duvara sürüldüğü delikler hala izlenebilir. Kapı kemerlerinin bir kısmı ve bazı burç ile sur bölümleri yıkılmış olsa da yapının önemli bölümü ayaktadır ve kalenin planı rahatça okunur. Yapımında tuğla kullanılmamış, yalnızca moloz taş ve kireç harcı kullanılmıştır. Kalenin tarihlemesi uzun süre tartışıldı. Bazı araştırmacılar onu, Justinianus Köprüsü'nün yapımına da yol açan 6. yüzyıldaki kanal projesiyle ilişkilendirdi. Kaleden elde edilen bulgular ise yapının, yoğunlaşan Türk akınlarına karşı nehrin batısına dizilen kaleler sırasına ait olduğunu gösterdi. Mimarisi ve taş işçiliği bölgedeki öteki kalelerle benzerlik taşır ve bu özellikler yapının Bizans dönemine ait olduğunu ortaya koyar. Kaynaklarda Ab-ı Sufi adıyla da anılan kale, kuzeydeki Seyifler Kalesi ile birlikte nehrin kuzeyindeki toprakların alınmasında önemli görülmüş kalelerden biridir. Ziyaretten önce bilmeniz gereken en önemli bilgi şudur: İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne göre 2023 yılından bu yana kalede temizlik ve kazı çalışmaları sürmektedir ve yapı ziyarete kapalıdır. Bu nedenle gitmeden önce güncel durumu il kültür ve turizm müdürlüğünden öğrenin, kazı alanına girmeyin ve kaleyi dışarıdan izleyin. Kaleye Küçük Söğütlü'den Akçakamış'a giden yoldan sola ayrılan tarla yoluyla ulaşılır. Yolun son yaklaşık 2 kilometresi topraktır; Müdürlük her mevsim gidilebildiğini belirtse de Kültür Portalı yağmurlu havalarda ulaşımın güçleştiğini not eder. Kale şehir merkezine yaklaşık 13 kilometre uzaklıktadır ve özel araçla gitmek en pratik yoldur. Ova düz ve açık olduğu için surların uzunluğunu tarla kenarından tek bir bakışta kavramak kolaydır. Yakından bakma imkanı bulduğunuzda burç diplerindeki kalas deliklerini ve kapı yanlarındaki sürgü yuvalarını arayın, çünkü Bizans duvar tekniğinin nasıl çalıştığını en iyi bu ayrıntılar anlatır. Çevredeki araziler ekili tarla olduğundan ekili alanlara girmeyin ve sürülmüş toprağa araç sokmayın. Yanınıza su ve çamura dayanıklı ayakkabı almanız yerinde olur. Kale, nehrin akışı yönünde kuzeyde kalan Seyifler Kalesi ile aynı gün gezilebilir ve iki yapının aynı savunma hattının parçaları olduğu kaynaklarda vurgulanır. Planını büyük ölçüde koruyan Harmantepe, Aşağı Sakarya'daki Bizans sınır savunmasını yerinde görmek isteyenler için ildeki en anlaşılır örneği sunar.
2
Seyifler Kalesi

Seyifler Kalesi

~30 dk burada
Seyifler girişi, Ferizli / Sakarya

Seyifler Kalesi'ne Ferizli'nin kuzeyinden, Seyifler Köyü'nün girişinden varılır. Kültür Portalı kalenin köy girişinde ve kent merkezine 30 kilometre uzaklıkta olduğunu yazıyor. Burada bir ziyaretçi merkezi ya da tabela düzeni beklemeyin; kalıntılar köyün kenarında, ağaç ve sarmaşık örtüsü arasında duruyor. Aracı köy yolunun kenarına, kimsenin girişini kapatmadan bırakın ve kalıntılara yürüyerek yaklaşın.

Önce konuma bakın, çünkü bu kaleyi anlamanın yolu oradan geçiyor. Kale, Sakarya Nehri ile Çark Suyu'nun yaklaştığı ve birleştiği noktadaki yarımada biçimli bir arazide kurulmuş. Vikipedi bu stratejik alanın antik çağda Mesonesion, yani Orta Ada diye anıldığını aktarıyor. Çark Suyu, belediyenin broşürüne göre Sapanca Gölü'nün fazla sularını taşıyan yaklaşık 45 kilometrelik bir dere ve Seyifler köyü yakınında Sakarya Nehri'ne katılıyor. Yani bir yanınızda göl suyu, öbür yanınızda nehir var; kale iki suyun arasında bir boğazı tutuyor.

Kültür Portalı kalenin büyük olasılıkla Karadeniz ile Adapazarı arasındaki yol üzerinde, Çark Suyu ve Sakarya Nehri'ndeki köprülerin güvenliğini sağlamak için kurulduğunu söylüyor. Yaklaşık seksene seksen metrelik küçük bir kale bu. Yapım tarihi kesin bilinmiyor; Vikipedi 12. ya da 13. yüzyılda yapıldığının düşünüldüğünü yazıyor, broşür de tarihin kesin olmadığını vurguluyor.

Şimdi ayakta kalanı arayın. Kültür Portalı batı ve kuzey bölümdeki yarım daire biçimli iki burcun hala ayakta olduğunu belirtiyor. Broşür bu iki kulenin yaklaşık on metre arayla dizildiğini ve aralarında bir sur parçasının kaldığını ekliyor. Vikipedi kalıntıların dere kenarında durduğunu, gerideki tarla olarak kullanılan alanda ise kalın duvarların büyük ölçüde yıkılıp yalnızca temel yerlerinin kaldığını anlatıyor. Tarlalara girmeyin; kalan duvar kalıntılarını yol kenarından ve dere tarafından izleyin.

Duvarın kesitine dikkat edin. Kaynaklar duvarların dış yüzü kaplama taşla örülmüş, içi moloz taşla doldurulmuş bir teknikle yapıldığını söylüyor. Yıkılmış bir köşede bu iki katmanı yan yana görebilirsiniz; Harmantepe'de dışarıdan izlediğiniz örgünün içini burada okuyabilirsiniz. Vikipedi de iki kalenin yapı tarzının aynı olduğunu belirtiyor.

Bu kalenin tarihteki yeri hakkında Vikipedi'nin aktardığını bilin. Maddeye göre Seyifler ve Harmantepe kaleleri nehrin kuzeyindeki toprakların fethi için önemli görülmüş, Seyifler Orhan Gazi'nin üssü olmuş ve Karadeniz kıyısına yönelen seferlerde kullanılmış. Kültür Portalı ise kaleyi Harmantepe, Poyrazlar, Adliye, Sapanca'daki Kurtköy, Geyve Boğazı'ndaki Çobankale ve Pamukova'daki kalelerle birlikte Sakarya boyuna dizilmiş sınır kontrol kulelerinden biri sayıyor.

Fotoğrafta burada dokuyu arayın. Sarmaşıkla örtülü kalın duvar, yakın kadrajda taş ile bitkinin iç içe geçtiğini gösterir. Öğleye yakın saatlerde ağaç gölgesi duvarı parçalı aydınlatır, bu yüzden bulutlu bir gün daha dengeli bir görüntü verir. Burada yarım saat yeter. Çıkışta Karasu yönüne kuzeye devam edin; Yenimahalle'deki nehir ağzı kuş uçuşu yaklaşık 22 kilometre uzakta.

Kaynak: Kültür Portalı; Sakarya Büyükşehir Belediyesi Turizm Broşürü 2025; Vikipedi.

Seyifler Kalesi, Ferizli ilçesinin kuzeyinde, Seyifler'in hemen güneyinde, Sakarya Nehri ile Çark Suyu'nun birbirine yaklaştığı noktada yer alan küçük bir Bizans kalesidir. Yapım tarihi kesin olarak bilinmiyor ve kaynaklar kalenin 12. ya da 13. yüzyılda inşa edildiğini düşünüyor. Kale yaklaşık 80 metreye 80 metre ölçülerindedir ve bu yönüyle küçük ölçekli bir sınır kalesi sayılır. Bulunduğu yer, iki akarsuyun arasında kalan yarımada biçimli bir arazidir. Antik çağda bu stratejik alana Mesonesion, yani Orta Ada adı verildiği aktarılır. Kalenin konumunu anlamak için Çark Suyu'nu tanımak gerekir. Bu dere, Sapanca Gölü'nün doğusundaki Gölbaşı mevkiinden çıkar, gölün fazla sularını taşır ve yaklaşık 45 kilometre aktıktan sonra Seyifler yakınında Sakarya Nehri'ne katılır. Kültür Portalı, kalenin Karadeniz ile Adapazarı arasındaki yol üzerinde, olasılıkla Çark Suyu ve Sakarya Nehri üzerindeki köprülerin güvenliğini sağlamak için iki akarsuya da çok yakın kurulduğunu belirtir. Büyükşehir Belediyesi'nin turizm broşürü de kalenin önemli stratejik konumunun gösterişli mimarisini açıkladığını vurgular. Seyifler, Bizans'ın Sakarya boyunca dizdiği hudut muhafaza ve kontrol kulelerinden biridir. Kültür Portalı aynı hattın öteki halkaları arasında Harmantepe Kalesi'ni, Poyrazlar yakınındaki bugün tamamen yıkılmış kaleyi, Domuztepe ve Tersiye tepelerindeki kaleleri, Adliye Kalesi'ni ve Sapanca'daki Kurtköy Kalesi'ni sayar. Geyve Boğazı'ndaki geçidi tutan Çobankale ile Pamukova'daki Pahalar ve Mekece kaleleri de bu dizinin parçasıdır. Seyifler'in yapı tarzı Harmantepe Kalesi ile aynıdır; tuğla kullanılmamış, kaplama taş duvarların içi moloz taşla doldurulmuştur. Günümüze ulaşan bölüm, dere kenarında yaklaşık 10 metre aralıkla dizilmiş iki kule ile aralarında uzanan bir sur parçasıdır. Kalenin batı ve kuzey bölümündeki bu iki yarım daire biçimli burç hala ayaktadır. Arkadaki tarla olarak kullanılan alanda ise kalın duvarların büyük ölçüde yıkılmış kalıntıları ve temel izleri görülür. Kalenin Osmanlı tarihindeki yeri kuruluş dönemine uzanır. Kaynaklarda Kara Çepiş adıyla da anılan Seyifler, Harmantepe ile birlikte nehrin kuzeyindeki toprakların fethi için önemli görülmüştür. Bu kalelerin fethini Orhan Bey'e Akça Koca'nın önerdiği aktarılır. Fetihten sonra kale Orhan Gazi'nin üssü olmuş ve Karadeniz kıyılarına, batıya ve güneydoğuya yönelen seferlerde kullanılmıştır. Kaynaklara göre Seyifler ile birlikte Kaynarca, Mağara ve Karasu kalelerinin de alınmasıyla Osmanlılar 1304 yazı gibi erken bir tarihte Kocaali ve Karasu kıyılarına ulaşmıştır. Bugün kale bakımsızdır ve duvarları sarmaşık ile ağaçlarla örtülüdür. Yerel basına yansıyan haberlerde mahalle sakinleri taşların zaman zaman döküldüğünü anlatmış, yapının restore edilip ziyarete açılması isteğini dile getirmiştir. Bu nedenle kaleyi düzenlenmiş bir ören yeri gibi değil, kırsalın içinde kendi haline kalmış bir tarih izi olarak düşünün. Kale Seyifler girişindedir ve şehir merkezine yaklaşık 30 kilometre uzaklıktadır. Kültür Portalı şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşılabildiğini belirtse de çevredeki öteki kaleleri aynı gün gezmek için özel araç daha pratiktir. Duvarlara yaklaşırken dikkatli olun ve gevşek taşlar ile sık bitki örtüsü nedeniyle sur kalıntılarına tırmanmayın. Kalıntıların arkasındaki alan tarla olarak kullanıldığı için ekili alanlara girmeyin. Bitki örtüsü yazın yoğunlaştığı için duvar dokusunu ilkbaharda ya da sonbaharda daha rahat görebilirsiniz. Duvarın yüzünde kaplama taşların düzenini ve aradaki moloz dolguyu karşılaştırın, çünkü yıkılan bölümler Bizans duvarının nasıl katman katman örüldüğünü açıkça gösterir. Seyifler'i güneydeki Harmantepe Kalesi ile birlikte gezmek, aynı savunma hattının iki ayrı yüzünü görmek demektir. Harmantepe planını büyük ölçüde korurken Seyifler'den yalnızca iki kule ile bir sur parçası kalmıştır. Nehir Sakarya il sınırları içinde yaklaşık 159,5 kilometre akar ve Seyifler bu yolculuğun son bölümüne yakın durur. Buradan kuzeye, nehrin akışı yönünde ilerleyen yol sizi Karasu'da Sakarya Nehri'nin denize döküldüğü yere ulaştırır.
3
Sakarya Nehri'nin Denize Döküldüğü Yer

Sakarya Nehri'nin Denize Döküldüğü Yer

~1 sa burada
Yenimahalle, Karasu / Sakarya

Karasu'da Yenimahalle'ye girdiğinizde nehrin denize kavuştuğu noktaya çok yaklaşmışsınız demektir. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, mahallenin girişinden Karadeniz'e kadar olan yaklaşık bir kilometrelik mesafenin parke taşıyla döşenerek yürüyüş yoluna dönüştürüldüğünü yazıyor. Aracı mahalle girişinde bırakın ve bu yolu baştan sona yürüyün; nehrin son kilometresini ayakta geçirmek bu durağın asıl işi.

Yürümeye başlamadan önce nehrin nereden geldiğini düşünün. Müdürlüğe göre Sakarya Nehri Eskişehir'den doğup 824 kilometre yol katederek Yenimahalle sınırlarından Karadeniz'e dökülüyor. Küre Ansiklopedisi nehri Kızılırmak ve Fırat'tan sonra Türkiye'nin üçüncü en uzun akarsuyu ve Kuzeybatı Anadolu'nun en büyük nehri olarak tanımlıyor. Aynı kaynak nehrin adını Yunan mitolojisindeki ırmak tanrısı Sangarius'tan aldığını da belirtiyor. Küre'ye göre nehir Adapazarı Ovası'nın kuzeyinde Mudurnu Çayı'nı ve az önce Seyifler'de katıldığını gördüğünüz Çark Suyu'nu da alarak denize ulaşıyor.

Yol boyunca nehrin yüzüne bakın. Müdürlük burayı tatlı su ile tuzlu suyun birleştiği nokta olarak da anıyor. Kıyıda bağlı balıkçı teknelerini ve yürüyüş yolunun iki yanındaki asırlık çınarları göreceksiniz. Belediyenin duyurusuna göre 6 bin 380 metrekarelik alanda yürüyüş ve dinlenme alanı, bisiklet yolu, oturma grupları, gölgelikler ve balık tutma alanları düzenlendi; belediyenin broşürü bu çalışmanın Eylül 2025 sezonunda tamamlandığını yazıyor. Bir bankta oturup nehrin akışını izlemek için iyi bir yer.

Yolun sonunda denize vardığınızda deltanın biçimine dikkat edin. Vikipedi'nin Sakarya Deltası maddesine göre bu delta, Kızılırmak ve Yeşilırmak deltaları gibi denize doğru belirgin bir çıkıntı yapmaz. Denizin aniden derinleşmesi ve güçlü akıntılar bu çıkıntıyı engellediği için delta daha çok doğu batı doğrultusunda, kıyıya paralel gelişmiş. Kıyıya baktığınızda düz uzanan sahil çizgisi bunun sonucudur.

Kıyıdaki kumullar da aynı hikayenin parçası. Madde, küçük tepecikler biçimindeki delta kumullarının ortalama beş metre yüksekliğinde olduğunu ve bu alanın Türkiye'nin kesintisiz en uzun kumul habitatı sayıldığını yazıyor. Kumulların üzerine basmayın; bitki örtüsü kumu yerinde tutar ve kolay zarar görür. Vikipedi bu kumullarda küresel ölçekte tehlikedeki iki bitkinin, Karadeniz salkımı ile sahil sığırkuyruğunun yaşadığını aktarıyor.

Nehrin ağzı bir yaşam alanı olarak da önemli. Belediyenin broşürü Sakarya Nehri'nin havyarı çok değerli olan mersin balığıyla ünlü olduğunu belirtiyor. Vikipedi ise nesli tehlikedeki mersin balığının bu ağızda yaşatılmaya çalışıldığını ve deltanın Sibirya kazı ile kadife ördek için kışlama alanı olduğunu yazıyor. Kışın gelirseniz dürbün getirin, kıyıdaki su kuşlarını izleyin.

Müdürlük yazın denize girmenin de mümkün olduğunu söylüyor; yüzmek isterseniz dalga ve akıntı koşullarına dikkat edin ve nehrin denizle buluştuğu yerde suya girmeyin. Belediye burayı kentte gün batımının en güzel izlendiği noktalardan biri olarak anıyor; rotanın son durağından sonra akşam ışığı için buraya dönebilirsiniz. Burada bir saat geçirin, ardından kıyıya paralel batıya, Acarlar Longozu'na doğru yola çıkın.

Kaynak: Sakarya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; Sakarya Büyükşehir Belediyesi; Küre Ansiklopedisi; Vikipedi.

Sakarya Nehri, Eskişehir'den doğup uzun bir yolculuğun sonunda Karasu ilçesinde, Yenimahalle sınırları içinde Karadeniz'e dökülür. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü nehrin uzunluğunu 824 kilometre olarak verir. Büyükşehir Belediyesi'nin turizm broşürü ise kollarıyla birlikte 824 kilometre olan uzunluğun, zamanla kuruyan kollar nedeniyle 720 kilometreye indiğini yazar. Aynı broşüre göre nehrin adı Yunan mitolojisindeki nehir tanrısı Sangarius'tan gelir ve nehir Eskişehir'in Çifteler ilçesinden doğar. Nehrin Sakarya il sınırları içindeki uzunluğu yaklaşık 159,5 kilometredir. Adapazarı ovasının kuzeyinde Sapanca Gölü'nün fazla sularını taşıyan Çark Deresi'ni de alan nehir, buradan sonra denize ulaşır. Yenimahalle bu yüzden tatlı su ile tuzlu suyun birleştiği nokta olarak da anılır. Nehrin taşıdığı çökeller burada Sakarya Deltası'nı oluşturmuştur. Bu delta, Kızılırmak ve Yeşilırmak deltaları gibi denize doğru belirgin bir çıkıntı yapmaz ve daha çok doğu batı doğrultusunda, kıyıya paralel gelişmiştir. Denizin birden derinleşmesi ve güçlü akıntılar delta ovasının denize doğru büyümesini engellemiştir. Delta ekosistemi subasar ormanları, tatlı su göllerini, deniz kıyısını ve kıyı kumullarını bir arada barındırır. Akgöl, Acarlar Longozu, Küçükboğaz Gölü ve Anagöl deltadaki önemli göllerdir. Küçük tepecikler halindeki delta kumulları ortalama 5 metre yüksekliğindedir ve bu alan Türkiye'nin kesintisiz en uzun kumul habitatı olarak tanımlanır. Kumullar, küresel ölçekte tehlikede olan Karadeniz salkımı ve sahil sığırkuyruğu gibi bitkilere ev sahipliği yapar. Delta ovası aynı zamanda yöre halkının yoğun biçimde tarım ve hayvancılık yaptığı verimli bir arazidir. Delta kuşlar için de önemlidir; Sibirya kazı ve kadife ördek için bir kışlama alanıdır. Kıyı kesimleri deniz kuşları, göller ise ördekler açısından değer taşır. Nehir ağzı balıkçılık açısından da önemlidir ve nesli tehlikedeki mersin balığı burada yaşatılmaya çalışılır. Broşür, nehrin havyarı çok değerli olan mersin balığıyla ünlü olduğunu da hatırlatır. Yenimahalle girişinden Karadeniz'e kadar uzanan yaklaşık 1 kilometrelik mesafe parke taşıyla döşenerek yürüyüş yoluna dönüştürülmüştür. Bu yol boyunca nehir kıyısına bağlanmış balıkçı teknelerini görür, asırlık çınarların gölgesinde nehri izleyebilirsiniz. Büyükşehir Belediyesi 2025 yılında burada bir sahil düzenleme projesini tamamladı. Yaklaşık 6.380 metrekarelik alanda yürüyüş ve dinlenme alanları, bisiklet yolu, oturma grupları, gölgelikler, balık tutma alanları ve aydınlatma yapıldı. Alan, ilin gün batımının en güzel izlendiği noktalarından biri olarak tanıtılır, bu yüzden ziyaretinizi akşamüstüne denk getirmeniz önerilir. Nehrin ucundaki küçük fener kıyının tanıdık bir işaretidir ve gün batımı fotoğraflarında sıkça yer alır. Nehir ağzında sportif olta balıkçılığı yapılabilir, yaz aylarında Karadeniz kıyısında denize girmek de mümkündür. Bu kıyıda akıntılar güçlü olabildiği için yalnızca güvenli ve denetimli alanlarda yüzün. Yürüyüş yolundaki balıkçılar ve tekneler alanın canlı bir parçasıdır; ağlara, iplere ve teknelere dokunmayın, balık tutan kişilerle aranızda mesafe bırakın. Deltanın yaşadığı ciddi sorunlardan biri kıyı gerilemesidir ve yapılaşmanın kıyıdaki kumulları büyük ölçüde daralttığı belirtilir. Bu nedenle kumulların üzerinde yürümeyin ve kumul bitkilerini koparmayın. Nehir ağzı, Karasu ilçe merkezinin birkaç kilometre batısındadır ve Adapazarı'ndan gelenler için Karasu yönündeki ana yol en pratik güzergahtır. Batıdaki Acarlar Longozu ve doğudaki Karasu sahiliyle birlikte bu nokta, deltanın üç farklı yüzünü aynı günde görmeyi mümkün kılar. Nehrin güneyden gelen yolculuğunu Seyifler ve Harmantepe kaleleri üzerinden izleyip burada denize ulaşmak, Aşağı Sakarya'yı anlamanın en doğal yoludur.
4
Acarlar Longozu

Acarlar Longozu

~2 sa burada
İhsaniye-Denizköy yolu, Karasu / Sakarya

Günün son ve en uzun durağı Acarlar Longozu. Longoz, Vikipedi'ye göre Karasu ile Kaynarca ilçeleri arasında, Sakarya Nehri'nin 6 kilometre batısında uzanıyor ve çevresinde Denizköy, Karamüezzinler, Üçoluk, Taşlıgeçit ve Camitepe gibi köyler var. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ulaşımın asfalt yoldan olduğunu ve alanın her mevsim gezilebildiğini yazıyor. Alanı Sakarya Büyükşehir Belediyesi işletiyor ve giriş ücretli; ücret ve saatler için belediyenin güncel duyurularına bakın.

İçeri girmeden önce longozun ne olduğunu bilin. Longoz, mevsime göre su altında kalan subasar ormandır. Müdürlüğe göre alan 1.562 hektar büyüklüğünde ve birinci derece doğal sit. Vikipedi longozu Türkiye'nin tek parça halindeki en büyük subasar ormanı olarak tanımlıyor ve uzunluğunu 7,5 kilometre, genişliğini 250 ile 1.250 metre arasında veriyor; belediyenin broşürü de aynı ifadeyi kullanıyor. Bakanlığın tanıtım platformu Türkiye'ye Git ise onu İğneada Longozu'ndan sonra ülkenin ikinci büyük subasar ormanı olarak anıyor; iki tanımın farkı tek parça olma ölçütünden geliyor olabilir.

Yürüyüş yoluna çıkın. Müdürlük ziyaretçilerin rahatça gezebileceği toplam bir buçuk kilometrelik bir yürüyüş yolu ve seyir iskeleleri olduğunu belirtiyor. Yolu acele etmeden yürüyün ve her iskelede birkaç dakika durun; bu durağa iki saat ayırmamızın sebebi bu. İskelelerden suya baktığınızda ağaçların gövdelerinin doğrudan suyun içinden yükseldiğini göreceksiniz, longozu sıradan bir ormandan ayıran görüntü bu.

Ağaçları tanımaya çalışın. Müdürlük longozun çevresinin bütünüyle dişbudak ormanlarıyla çevrili olduğunu ve bu ağaçların yer yer gölün bataklık kesimlerine sokulduğunu yazıyor. Vikipedi orman alanında dişbudağın yanında kızılağaç, kayın ve karaağaç türlerinin de yaygın olduğunu ekliyor. Suyun yüzünde ise nilüferlere bakın; Kültür Portalı longozun 2.300 dolayında bitki türüne ev sahipliği yaptığını, su menekşesi, su lalesi ve çeşitli renklerde nilüferlerin bunlardan bazıları olduğunu belirtiyor. Vikipedi su menekşesinin Türkiye'de yalnızca Acarlar'da bulunduğunu aktarıyor. Belediyenin broşürü, bahar aylarında endemik bitkilerin ortaya çıkmasıyla alanın en canlı görüntüsüne kavuştuğunu söylüyor.

Suyun mevsimle değiştiğini unutmayın. Müdürlüğe göre longoz yaz aylarında kuruyor, kışın su birikintisiyle yeniden oluşuyor ve derinliği bir buçuk metreye kadar çıkıyor. Yazın suları çekilen toprakların köylüler tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığı da belirtiliyor. Yani gördüğünüz manzara geldiğiniz aya göre büyük ölçüde farklı olacak.

Kuşlar için sessiz olun. Türkiye'ye Git longozun 243 kuş türüne ev sahipliği yaptığını yazıyor. Kültür Portalı burada sülün, çulluk ve yaban ördeği yaşadığını belirtiyor. Vikipedi alanın Anadolu üzerinden geçen iki önemli göç yolundan biri üzerinde olduğunu ve balıkçıl, karabatak, yaban ördeği gibi türlerin burada konakladığını aktarıyor. Dürbününüz varsa iskelelerde kullanın, yüksek sesle konuşmayın.

Longozun nasıl oluştuğunu da kıyıya bakarak anlayabilirsiniz. Vikipedi alanı tipik bir kıyı set gölü olarak tanımlıyor: denize akan derelerin önü kumullarla tıkanmış, kumul setlerinin ardındaki çukur su ile dolmuş. Longozu denizden ayıran kumulların yüksekliği 20 ile 25 metre. Az önce nehir ağzında gördüğünüz kumul kuşağının iç tarafındasınız.

Kültür Portalı longozda tekne ve su bisikleti turları yapıldığını belirtiyor; Vikipedi ise kuşların kuluçka döneminde motorlu teknelerle gezilmesinin su kuşlarına zarar verdiğini not ediyor. Bu yüzden suya çıkmak isterseniz kürekli ya da sessiz bir seçeneği tercih edin. Sinek kovucu sürün, yürüyüş yolundan ayrılmayın ve çöpünüzü geri götürün. İki saatin sonunda gün batımına vakit kaldıysa Yenimahalle'deki nehir ağzına dönüp günü orada kapatabilirsiniz.

Kaynak: Sakarya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; Kültür Portalı; Türkiye'ye Git; Sakarya Büyükşehir Belediyesi Turizm Broşürü 2025; Vikipedi.

Acarlar Longozu, Sakarya'nın kuzeyinde, Karasu ile Kaynarca ilçeleri arasında uzanan ve Türkiye'nin tek parça halindeki en büyük subasar ormanı olarak tanımlanan bir sulak alandır. Longoz, kışın sularla dolan, yazın ise suları çekilen bir orman ve göl karışımıdır. Oluşumu açısından tipik bir kıyı set gölüdür. Eski bir kıyı ovasını kat eden derelerin önü zamanla kıyı kumullarıyla tıkanmış, kumul setlerinin gerisinde kalan çukur alan sularla dolarak bugünkü göl ortamını oluşturmuştur. Bu nedenle longoz aynı zamanda lagün karakteri taşır. Kuzeyde Karadeniz'le arasında 20 ile 25 metre yüksekliğinde kumullar, güneyde ise ortalama 100 metre yüksekliğinde alçak tepeler bulunur. Kaynaklar longozun boyutlarını farklı verir. Türkçe Vikipedi 7,5 kilometre uzunluk ve 250 ile 1250 metre arasında genişlik yazarken İngilizce madde ormanın 12 kilometre boyunca uzandığını belirtir. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne göre longozun yüzölçümü 1.562 hektardır ve derinliği 1,5 metreye kadar çıkar. Yazın suları çekilen toprakların bir bölümü çevre köylerde tarım arazisi olarak kullanılır. Longoz Sakarya Nehri'nin yaklaşık 6 kilometre batısındadır ve fazla suları doğudaki Okçu Deresi ile nehre, oradan da denize ulaşır. 1971'de Okçu Deresi genişletilerek kanala dönüştürülmüş ve kaynaklara göre gölün alanı o tarihten bu yana yaklaşık yüzde 40 küçülmüştür. Alan, 1998'de Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararıyla birinci derece doğal sit alanı ilan edilmiştir. Longoz aynı zamanda Sakarya'daki tek yaban hayatı geliştirme sahasıdır ve 2009'da hazırlanan planla sulak alan olarak tescillenmiştir. Longozun çevresi dişbudak ormanlarıyla kuşatılmıştır ve ağaçlar yer yer gölün bataklık kesimlerine kadar sokulur. Ormanda dişbudağın yanında kızılağaç, kayın ve karaağaç yaygındır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü longozun 2300 civarında bitki türüne ev sahipliği yaptığını belirtir; bunların arasında su menekşesi, su lalesi ve farklı renklerde nilüferler bulunur. Su menekşesi Türkiye'de yalnızca Acarlar Gölü'nde bulunan bir türdür ve göl lalesi gibi nadir bitkiler de burada yetişir. Belediyenin turizm broşürü, bahar aylarında endemik bitkilerin ortaya çıkmasıyla longozun görsel olarak en zengin dönemine girdiğini vurgular. Longoz, Anadolu üzerinden geçen iki önemli kuş göç yolundan biri üzerinde yer alır ve göçmen kuşlar için üreme ve kışlama alanıdır. Balıkçıl türleri, karabataklar, yaban ördekleri ve bataklık kuşları burada konaklar, sülün ve çulluk da alanda yaşar. Gölde yayın, kızılkanat, sazan, turna ve oklama gibi tatlı su balıkları bulunur. Çevrede tavşan, tilki, yaban domuzu, gelincik ve sincap gibi memeliler yaşar. Longozun çevresinde Karasu'ya bağlı Denizköy, Karamüezzinler, Üçoluk, Taşlıgeçit ve Camitepe ile Kaynarca'ya bağlı Turnalı, Büyükyanık ve Birlik yerleşimleri bulunur. Ziyaretçiler için longozun Karasu kesiminde toplam yaklaşık 1,5 kilometre uzunluğunda yürüyüş yolu ve seyir iskeleleri düzenlenmiştir. Ahşap yürüyüş yolu, subasar ormanın içine yaya olarak girmeyi ve suyun üzerindeki nilüferleri yakından görmeyi sağlar. Alanı Sakarya Büyükşehir Belediyesi işletir ve giriş ücretlidir; güncel ücret ve ziyaret koşullarını işleten kurumdan öğrenin. Ulaşım asfalt yoldandır, longoz her mevsim gezilebilir ve şehir merkezine uzaklığı yaklaşık 60 kilometredir. Longoza İhsaniye ile Denizköy arasındaki yoldan ulaşılır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü longozda tekne ve su bisikleti turları yapıldığını belirtir, ancak bu tür etkinlikler dönemsel olarak kısıtlanabildiği için güncel durumu işleten kurumdan sorun. Kuşların kuluçkaya yattığı dönemde motorlu teknelerle gezmenin su kuşlarına zarar verdiği bilinir; sessiz kalmak ve yürüyüş yolundan ayrılmamak alanı korumanın en kolay yoludur. Çevredeki köylerin atık suları ve tarımda kullanılan kimyasallar longoz üzerinde baskı oluşturur, bu yüzden getirdiğiniz her atığı geri götürün. Yürüyüş yolu ve seyir iskeleleri fotoğraf için iyi bakış noktaları sunar ve durgun su ağaçları ile bulutları yansıtır. Kuş gözlemi için dürbün almak ve sabahın erken saatlerini tercih etmek iyi bir fikirdir. Karadeniz kıyısındaki kumul şeridi longozun hemen kuzeyindedir ve longoz aynı gün nehir ağzı ile Karasu sahiliyle birlikte gezilebilir.

Rota Haritası

Rota Bilgisi
ŞehirAdapazarı, Sakarya
TürKültürel
Durak4
Tarih19 Ekim 2026
Radar TürkiyeYazarRadar TürkiyeRotayı Başlat