
Taksim'den Şişli'ye Meşrutiyet ve Cumhuriyet'in İzleri
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Bu rota, Cumhuriyet'in ilk yıllarında dikilen bir anıttan başlayıp Meşrutiyet'in anıtında biten, zamanı geriye doğru okuyan bir yürüyüştür. Taksim'deki Cumhuriyet Anıtı 1928'de açıldı; İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica'nın bronz figürleri, Giulio Mongeri'nin düzenlediği mermer kaidenin kemerleri içinde durur. Buradan Gezi Parkı'nı geçerek Taşkışla'ya varılır, oradan teleferikle ya da yürüyerek Maçka Demokrasi Parkı'na inilir; on dokuzuncu yüzyıldan beri mesire yeri olan Dolmabahçe vadisi bugün Nişantaşı, Harbiye ve Beşiktaş arasında uzanan yeşil bir koridordur. Vadiden Harbiye'ye çıkıp Halaskargazi Caddesi boyunca Şişli'ye yürüdüğünüzde, Atatürk'ün 1918 sonu ile 1919 baharı arasında annesi ve kız kardeşiyle yaşadığı üç katlı eve, bugünkü Atatürk Müzesi'ne varırsınız. Son durak Şişli'nin en yüksek tepesindeki Abide-i Hürriyet: 1909 olaylarında ölenlerin anısına Mimar Muzaffer Bey'in tasarladığı, 1911'de açılan ve kaynaklara göre Osmanlı döneminde yapılmış ilk ulusal anıt sayılan mermer yapı.
Sıra coğrafyayı izler. Dört durak kuzeye doğru neredeyse düz bir hat üzerinde dizilir ve her adımda tarih biraz daha geriye gider; 1928'den 1918'e, oradan 1911'e. Anıtların dili de bu sırayla değişir: Taksim'de Canonica'nın gerçekçi bronz figürleri, Şişli'de ise Birinci Ulusal Mimarlık döneminin mermer geometrisi. İki anıtı bir günde görmek, aynı şehrin yirmi yıl arayla kendini nasıl anlattığını karşılaştırma fırsatı verir. Rotanın omurgası olan Halaskargazi Caddesi de aynı dönüşümün ürünüdür: Taksim'den kalkan atlı tramvay 1881'de Şişli'ye kadar uzadı, bahçeli evler 1920'lerden sonra yerini apartmanlara bıraktı. Bugün cadde boyunca gördüğünüz apartman cepheleri, iki anıt arasındaki yılların kentsel karşılığıdır.
Toplam yürüyüş beş kilometre civarındadır. Taksim ile Maçka arasındaki kot farkını teleferik alır, geri kalanı düz caddelerde geçer. Halaskargazi Caddesi gün boyu kalabalıktır; müze ile anıt arasındaki son bölüm Abide-i Hürriyet Caddesi'ni izler ve tepeye hafif bir yokuşla çıkar. Rahat ayakkabı yeter, araç gerekmez.
Dikkat edilecekler: Cumhuriyet Anıtı çevresi ulusal günlerde törenlere ayrılır ve meydan o günlerde çok kalabalık olur; sakin bir ziyaret için hafta içi sabahını seçin. Atatürk Müzesi'nin açık günlerini ve saatlerini gitmeden önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin sayfasından kontrol edin. Abide-i Hürriyet aynı zamanda bir mezarlık alanıdır; sessiz gezilir, mezar taşlarının üstüne basılmaz. Maçka Parkı'nda oturup dinlenecek çok yer vardır; öğle molasını burada vermek, öğleden sonrayı Şişli'nin iki durağına bırakmak en rahat düzendir.
Süre: yarım gün. En iyi zaman: Sonbahar ve ilkbaharda, sabah saatlerinde başlayıp öğleden sonra Şişli'de bitirmek için.. Ulaşım: Başlangıç için M2 Taksim istasyonu ya da Kabataş'tan füniküler; Taksim ile Maçka arasındaki kot farkını Taşkışla-Maçka teleferiği alır. Osmanbey istasyonu Atatürk Müzesi'ne yakındır; dönüşte Abide-i Hürriyet'ten Şişli-Mecidiyeköy metro istasyonuna ya da Mecidiyeköy Metrobüs durağına yürünür.
Kaynaklar
- Vikipedi, Cumhuriyet Anıtı maddesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Cumhuriyet_Anıtı
- Wikipedia, Republic Monument, https://en.wikipedia.org/wiki/Republic_Monument
- TDV İslam Ansiklopedisi, Abide-i Hürriyet maddesi (Semavi Eyice), https://islamansiklopedisi.org.tr/abide-i-hurriyet
- Vikipedi, Abide-i Hürriyet maddesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Abide-i_Hürriyet
- Vikipedi, Atatürk Müzesi (İstanbul) maddesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Atatürk_Müzesi_(İstanbul)
- Şişli Belediyesi, Atatürk ve Şişli, https://sisli.bel.tr/ataturk-ve-sisli
- Vikipedi, Maçka Parkı maddesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Maçka_Parkı
- Vikipedi, TF1 (İstanbul Teleferiği) maddesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/TF1_(İstanbul_Teleferiği)
- Vikipedi, Taşkışla maddesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Taşkışla
- Vikipedi, Taksim Gezi Parkı maddesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Taksim_Gezi_Parkı
- İBB, Taksim Kentsel Tasarım Yarışması (meydanın tarihçesi), https://konkur.istanbul/taksim/
- Vikipedi, Şişli maddesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Şişli
Rota Durakları

Taksim Meydanı
Bu durakta meydanın kendisini değil, ortasındaki anıtı okuyacaksınız. Metrodan ya da İstiklal Caddesi'nden meydana çıkınca doğrudan Cumhuriyet Anıtı'nın önüne gidin; anıt araç trafiğine kapalı alanın ortasında durur ve dört bir yanından dolaşılabilir. İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica'nın tasarladığı anıt 1925'te başlayıp iki buçuk yılda tamamlandı ve 8 Ağustos 1928'de açıldı. Kaideyi ve çevre düzenini ise Giulio Mongeri hazırladı. On bir metre yüksekliğindeki yapı seksen dört ton ağırlığındadır; bronz figürler pembe ve yeşil mermerden kemerli bir kaidenin içine yerleştirilmiştir ve bütün parçalar Roma'dan gemiyle İstanbul'a getirilmiştir. Yapım masrafı halktan toplanan bağışlarla karşılandı; en büyük bağışı bankacı Berç Keresteciyan yaptı.
Önce kuzey cepheye, yani meydanın Cumhuriyet Caddesi tarafına bakan yüze geçin. Burada Mustafa Kemal üniformalı, askerlerinin önünde ve Kurtuluş Savaşı'nın komutanı olarak betimlenir. Sonra anıtın etrafını dolanıp güney cepheye, İstiklal Caddesi yönüne bakan yüze gelin. Bu yüzde Atatürk sivil giysiler içindedir; yanında İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak, çevresinde askerler ve halk vardır, sahne genç Cumhuriyet'in kuruluşunu anlatır. Arka plandaki figürler arasında Kurtuluş Savaşı sırasındaki Sovyet yardımını simgeleyen temsilciler de yer alır; kaynaklar bu figürlerin kimliğini farklı verdiği için adlarını burada yazmıyoruz. İki dar yan yüzde birer asker heykeli, onların üstündeki madalyonlarda ise iki kadın portresi görülür. Kaidenin kemerli biçimi bir meydan çeşmesini andırır; Canonica'nın ilk tasarımı gerçekten de bir çeşme olarak düşünülmüştü. Figürlerin yüz ifadelerini ve giysilerin kıvrımlarını görmek için kaideye yaklaşın, sonra birkaç adım geri çekilip anıtı bütün olarak çerçeveleyin. Sabah ışığı güney cepheyi düz aydınlatır; kuzey cephe öğleden sonra daha iyi okunur. Ulusal günlerde anıtın çevresi törenlere ayrılır, o günlerde bu durağı kısa tutun.
Anıtı bitirince meydanın kuzeydoğusundaki Gezi Parkı'na yürüyün. Park 1943'te açıldı ve Cumhuriyet döneminde İstanbul'da yapılan ilk park sayılır; yerinde 1806 tarihli Topçu Kışlası vardı, kışla 1940'ta Henri Prost'un planı doğrultusunda yıkıldı. Parkın mermer merdivenlerini çıkıp ağaçlı yolu takip edin, parkın arka ucunda Taşkışla'nın uzun cephesi görünür. 1846-1852 arasında İngiliz mimar William James Smith'in tasarımıyla askeri tıp okulu için hastane olarak yapılan Taşkışla, 1860'ta kışlaya çevrildi ve bugün İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'dir; batı cephesindeki sekiz sütunlu girişe bakın. Taşkışla'nın yanındaki istasyondan Maçka'ya inen teleferik 11 Nisan 1993'te açıldı ve İstanbul'un ilk teleferik hattıdır; 347 metrelik hat kırk iki metrelik kot farkını yaklaşık üç buçuk dakikada alır, altışar kişilik dört kabinle çalışır. Kabinden Maçka vadisinin ağaçlarına ve Beşiktaş yönüne bakın; yürümeyi tercih ederseniz Taşkışla'nın önünden vadiye inen yokuş sizi aynı parka götürür. Aşağı indiğinizde bir sonraki durak olan Maçka Demokrasi Parkı'nın içindesiniz.
Kaynak: Vikipedi (Cumhuriyet Anıtı, Taksim Gezi Parkı, Taşkışla, TF1 teleferik); Wikipedia (Republic Monument).

Şehrin Ortasında Yeşilin ve Huzurun Adresi Maçka Parkı
Teleferiğin alt istasyonundan çıktığınızda vadinin tabanındasınız. Bu durakta yapılacak iş yürümek, oturmak ve etrafa bakmaktır. Park, Dolmabahçe vadisi denilen çukurda, Dolmabahçe, Maçka, Nişantaşı ve Harbiye arasında uzanır. Beşiktaş ile Şişli ilçelerinin sınırı da buradan geçer. Vadi on dokuzuncu yüzyıldan beri mesire yeriydi. 1970'lerde bakımsız ve güvensiz bir alana dönüştü. 1993'te yeniden düzenlenerek açıldı ve adına Demokrasi sözcüğü o zaman eklendi. Son büyük bakımını 2021'de İstanbul Büyükşehir Belediyesi yaptı. Taksim'de baktığınız anıtla bu vadinin kaderi aynı plana bağlıdır. 1937'de Henri Prost'un planı Topçu Kışlası'nın yerine park açıp Maçka ve Beşiktaş'a kadar uzanan bir kültür vadisi öngörmüştü.
Parkın içinde vadi boyunca kademeli olarak dizilmiş dokuz yapay havuz ve küçük bir yapay ada vardır. Suyun izini takip ederek yürüyün. Havuzların arasındaki köprücükler parkın en çok fotoğraf çekilen yerleridir. Ağaçlara da dikkat edin. Ihlamur, kavak, gürgen, kestane, meşe, akasya, çınar, şimşir, kızılağaç ve ceviz bir arada büyür. Sonbaharda vadi tabanı sarı ve kahverengiye döner. İki çocuk oyun alanı ve iki açık spor alanı vardır. Çocukla geziyorsanız bu durağın süresini uzatın. Bankların çoğu havuz kenarlarında ve ağaç gölgesindedir. Rotanın öğle molası için en uygun yer burasıdır, çünkü Şişli'deki iki durakta oturacak yeşil alan yoktur.
Vadinin yamaçlarındaki yapılar parkın tarihini anlatır. Beşiktaş tarafında, üç katlı taş kütlesiyle Maçka Silahhanesi görünür. Yapıyı 1873-1875 arasında Sultan Abdülaziz'in isteğiyle Sarkis Balyan tasarladı. Piyade için getirilen tüfeklerin depolandığı bir silahhaneydi ve bugün İstanbul Teknik Üniversitesi'nin Maçka Kampüsü'nün ana binasıdır. Harbiye tarafındaki yamaçta ise Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi ve Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu sıralanır. Yaz akşamlarında açık hava tiyatrosundan gelen ses parkın içinden duyulur. Vadinin Dolmabahçe ucuna doğru yürürseniz Beşiktaş'ın stadyumunun çatısı ağaçların üstünden görünür. O yöne gitmeden geri dönün, çünkü rota kuzeye devam eder.
Parkı Harbiye tarafındaki çıkıştan terk edin. Konser salonu ile kongre merkezinin yanından çıkan yol sizi Harbiye'ye, Askeri Müze'nin önündeki kavşağa getirir. Yokuş kısa ama diktir. Teleferikle kazandığınız kot farkını burada yürüyerek geri alırsınız. Askeri Müze bu rotanın durağı değildir ama Cumhuriyet İstanbulu rotasında gezilir. Önünden geçerken binayı not edin. Kavşaktan itibaren cadde Halaskargazi adını alır. Adı Kurtarıcı Gazi anlamına gelir ve doğrudan Şişli'ye çıkar. Caddeyi Osmanbey'e kadar düz yürüyün. Yol boyunca 1920'lerden sonra bahçeli evlerin yerine yükselen apartmanların cephelerine bakın. Bir sonraki durak olan Atatürk Müzesi bu caddenin üzerindedir.
Kaynak: Vikipedi (Maçka Parkı, Maçka Silahhanesi, Şişli); İBB Taksim yarışması sayfası (Prost planı); Şişli Belediyesi (Halaskargazi adı).
İstanbul’un en yeşil ve en keyifli parklarından biri olan Maçka Parkı, doğayla buluşmak isteyenler için mükemmel bir kaçış noktası! Beşiktaş ve Nişantaşı arasında konumlanan bu geniş park, yürüyüş yapanlardan spor yapanlara, piknik keyfi sürenlerden köpeğiyle vakit geçirenlere kadar her yaştan insana hitap ediyor!
Parkın geniş yürüyüş yolları, yemyeşil çimenleri ve bol ağaçlı alanları sayesinde şehrin gürültüsünden uzaklaşmak mümkün! Açık havada spor yapmak isteyenler için koşu parkurları, egzersiz alanları ve sakin bir atmosfer sunan banklar burada her zaman dolu! Çocuk oyun alanları, sevimli dostlar için özel bölümler ve doğayla iç içe oturup dinlenebileceğiniz alanlar Maçka Parkı’nı vazgeçilmez kılıyor!
Güneşli bir günde piknik yapmak, temiz havada kitap okumak ya da sadece İstanbul’un tadını çıkararak yürüyüş yapmak için Maçka Parkı, doğayla iç içe keyifli anlar sunan harika bir yer!

Atatürk Müzesi (Şişli)
Halaskargazi Caddesi'nde apartmanların arasında kalmış üç katlı pembe ev, dışarıdan kolayca gözden kaçar. Kapının üstündeki tabelayı ve önündeki büstü arayın. Ev 1908'de Osep Kasabyan tarafından yaptırılmıştı. Mustafa Kemal buraya 13 Kasım 1918'de taşındı. 16 Mayıs 1919'da Samsun'a gitmek üzere şehirden ayrılana kadar yaklaşık altı ay burada yaşadı. Üst katta annesi Zübeyde Hanım ve kız kardeşi Makbule kalıyordu. Alt kat ise yaverine ayrılmıştı. Bu durakta yapılacak iş, o altı ayın geçtiği odaları kat kat gezmek ve evin ölçeğini hissetmektir. Burası bir saray değil, dönemin Şişli'sinde sıradan sayılabilecek bir aile evidir.
Ev 15 Haziran 1942'de, Vali ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar döneminde müze olarak açıldı. Müzeyi bugün de İstanbul Büyükşehir Belediyesi işletir. Giriş katı, birinci kat ve ikinci kat olmak üzere üç düzeyde gezilir. Sergide Atatürk'ün giysileri, kullandığı eşyalar ve madalyaları yer alır. Kurtuluş Savaşı ve inkılaplarla ilgili belgeler ile doğumundan ölümüne kadar yaşamını izleyen fotoğraflar da sergidedir. İbrahim Çallı ve Zeki Kocamemi gibi ressamların yaptığı portreler de burada asılıdır. Çallı'nın portresinin önünde durup 1920'lerin resim dilini Taksim'de gördüğünüz Canonica'nın bronz diliyle karşılaştırın. Evin en çarpıcı yanı, Samsun'a çıkıştan önceki hazırlığın bu odalarda yapılmış olmasıdır. Belgelerin tarihlerine dikkat edin. Çoğu 1918 sonu ile 1919 baharı arasındadır.
Yapı birkaç kez elden geçti. 1960'ta kısmi onarım gördü, 1962'de küçük bir yangın geçirdi. 1981'de Atatürk'ün yüzüncü doğum yılı için büyük bir restorasyona alındı. 2014-2015 restorasyonundan sonra 10 Kasım 2015'te yeniden açıldı. Bugün gördüğünüz ahşap merdiven, tavan ve zemin ayrıntıları bu son restorasyonun ürünüdür. Müze küçüktür. Kalabalık bir grupla gelmişseniz katları sırayla ve sessizce gezin. Dar merdivenlerde karşıdan gelene yol verin. Açık günleri ve saatleri gitmeden önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin sayfasından kontrol edin. Ulusal günlerde, özellikle 10 Kasım ve 19 Mayıs'ta ev ziyaretçi akınına uğrar.
Müzeden çıkınca caddenin adını bir kez daha düşünün. Halaskargazi, Kurtarıcı Gazi demektir ve Atatürk'ün unvanlarından biridir. Taksim'den kalkan atlı tramvay 1881'de Şişli'ye kadar uzamıştı. Atatürk'ün burada kaldığı yıllarda cadde henüz bahçeli evlerle çevriliydi. Apartmanlar 1920'lerden sonra yükseldi. Son durağa geçmek için caddeyi kuzeye, Şişli Meydanı'na doğru yürüyün. Osmanbey metro istasyonu hemen yakındır ama yürüyüş kısadır. Meydanda Şişli Camii'nin yanından Abide-i Hürriyet Caddesi'ne girin. Cadde adını gideceğiniz anıttan alır ve hafif bir yokuşla Şişli'nin en yüksek tepesine, anıtın önüne çıkar.
Kaynak: Vikipedi (Atatürk Müzesi (İstanbul), Şişli); Şişli Belediyesi (Atatürk ve Şişli).

Abide-i Hürriyet
Abide-i Hürriyet Caddesi'nin sonunda yokuş biter ve anıt karşınıza çıkar. Burası Hürriyet-i Ebediye Tepesi, Şişli'nin en yüksek noktasıdır ve Kağıthane vadisine bakar. Anıtın tarihi kısa ve nettir. 1909'un Nisan ayında İstanbul'da çıkan ve 31 Mart Olayı diye anılan ayaklanma sırasında ölen askerlerin anısına dikildi. Tasarım yarışmasını Nisan 1909'da Mimar Muzaffer Bey kazandı. Temel 23 Temmuz 1909'da atıldı ve anıt kaynaklara göre 23 Temmuz 1911'de, Meşrutiyet'in yıl dönümü kutlamaları sırasında açıldı. Kaynaklar onu Osmanlı döneminde yapılmış ilk ulusal anıt sayar. Muzaffer Bey, Birinci Ulusal Mimarlık akımının önde gelen adlarından biridir ve bu anıt akımın erken örneklerindendir.
Anıtın önünde durup önce bütününe bakın. Tamamı mermerdir ve yukarı doğru ateşlenen bir top namlusunu andırır. Üçgen biçimli bir plato üzerinde yükselir; Muzaffer Bey bu geometriyi tepenin üçgen arazisinden türetmiştir. Yaklaşınca bronz levhaları ve kanatları bronzdan yapılmış kapıyı görürsünüz. Levhalarda Sultan Mehmed Reşad'ın tuğrası ve Meşrutiyet'in ilanını anan tarihler yer alır. Anıtın altında, on sekiz basamakla inilen bir mescit bölümü vardır. Üç ayaklı ve küçük kubbeli bu bölümde şehit askerlerin sandukaları bulunur ve yazıları hattat Hasan Sabri Efendi yazmıştır. Bu bölüm her zaman açık olmayabilir; kapalıysa dıştan bakmakla yetinin.
Anıtın çevresi bir mezarlıktır ve durağın ikinci yarısı bu alanda geçer. Ayaklanmada ölen yetmiş bir asker, üçü subay, buraya gömüldü. 1913'te öldürülen Sadrazam Mahmud Şevket Paşa'nın açık türbesi anıtın yanına yapıldı ve bu türbeyi Mimar Kemaleddin Bey tasarladı. Talat Paşa'nın naaşı 25 Şubat 1943'te buraya getirildi. Enver Paşa ve Midhat Paşa'nın mezarları da aynı alandadır. Mezar taşlarının arasında yavaş yürüyün, taşların üstüne basmayın ve yüksek sesle konuşmayın. Anıtın siluetini yakından tanıyacaksınız, çünkü Şişli Belediyesi 1990'dan beri logosunda onu kullanır. Açılış için altın ve gümüş hatıra paraları basılmıştı; anıtın üzerindeki tarihler o paraların üstündekiyle aynıdır.
Fotoğraf için en iyi açı, top biçimli gövdeyi gökyüzüne karşı alan alçak bir açıdır; öğleden sonra ışık batıdan gelir ve mermeri sıcak gösterir. Ziyareti bitirince rotayı burada kapatabilirsiniz. Dönüş için Abide-i Hürriyet Caddesi'nden Şişli'ye geri yürüyüp Şişli-Mecidiyeköy metro istasyonuna girin. Mecidiyeköy Metrobüs durağı da yürüme mesafesindedir. Günü uzatmak isteyenler, Taksim'de gördükleri 1928 tarihli bronzla buradaki 1911 tarihli mermeri aklında karşılaştırarak yürüsün; rotanın anlattığı hikaye tam olarak bu iki anıt arasındaki yıllardır.
Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi (Abide-i Hürriyet, Semavi Eyice); Vikipedi (Abide-i Hürriyet, Şişli).
