
Poyrazlar Gölü'nden Beşköprü'ye Adapazarı'nda Müzeler ve Köprü
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Adapazarı'nı anlamanın en iyi yolu bir nehrin yer değiştirmesini takip etmektir. Sakarya Nehri ovada yüzyıllar boyunca yatağını kaydırdı, arkasında set gölleri ve kuru kalmış köprüler bıraktı. Kent de bu ovada iki büyük depremle, 1967 ve 1999 depremleriyle sınandı ve kendini yeniden kurdu. Bu rota o iki hikayeyi aynı günde, dört durakta anlatır: nehrin bıraktığı bir göl, depremin hafızasını tutan bir müze, kentin binlerce yıllık geçmişini toplayan bir müze ve nehrin artık altından geçmediği bir Doğu Roma köprüsü.
Güne kentin kuzeydoğusundaki Poyrazlar Gölü Tabiat Parkı'nda başlarsınız. Vikipedi gölü, Sakarya Nehri'nin yatak değiştirmesiyle oluşmuş bir alüvyal set gölü olarak tanımlar; yani rotanın teması daha ilk durakta, suyun kenarında görünür. Sabah saatleri hem kuş gözlemi hem de durgun su yüzeyi için en iyi zamandır. Ardından merkeze inersiniz. Deprem Kültür Müzesi ile Sakarya Müzesi birbirine birkaç yüz metre uzaklıktadır ve aradaki yolu yürüyerek geçebilirsiniz. Birinci müze 17 Ağustos 1999 depremini anmak ve deprem bilincini canlı tutmak için kurulmuştur; ikincisi ise 1915'te yapılmış bir konakta, ilin arkeolojik ve etnografik eserlerini sergiler. Bu ikisini art arda gezmek, kentin yakın ve uzak geçmişini birbirine bağlar.
Rotanın son durağı güneybatıdaki Justinianus Köprüsü, halk arasındaki adıyla Beşköprü'dür. Doğu Roma İmparatoru I. Justinianus'un yaptırdığı köprü bir zamanlar Sakarya Nehri'ni geçiyordu; Vikipedi'ye göre nehrin yatağı zamanla yaklaşık üç kilometre doğuya kaydığı için köprü bugün Sapanca Gölü'nden gelen Çark Deresi'nin üzerinde durur. Sabah gölde gördüğünüz nehir hareketinin en çarpıcı izi böylece günün sonunda karşınıza çıkar. Günü köprüde bitirmek, akşam ışığında taş kemerleri görmenizi de sağlar.
Sıra kuzeyden güneye doğru kurulmuştur ve gereksiz geri dönüşleri önler. Göl ile merkez arasında ve merkez ile köprü arasında araç ya da taksi gerekir; iki müze arası ise kısa bir yürüyüştür. Rahat ayakkabı giyin ve gölde yürüyüş için yanınıza su alın.
Yola çıkmadan üç şeyi kontrol edin. Poyrazlar Gölü Tabiat Parkı'na giriş ücretlidir ve güncel bilgiyi Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nden öğrenmeniz gerekir. Sakarya Müzesi pazartesi günleri kapalıdır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Justinianus Köprüsü için restorasyon projesinin sürdüğünü ve köprünün kapalı olduğunu yazar; köprünün üzerine çıkılıp çıkılamadığını gitmeden önce sorun, kapalıysa yapıyı çevresinden izleyin.
Süre: 5-6 saat. En iyi zaman: Sakarya Müzesi pazartesi kapalı olduğu için rotayı salıdan cumaya bir güne, kuş sesinin ve göl ışığının en canlı olduğu sabah saatlerine göre kurun; Deprem Kültür Müzesi'nin güncel ziyaret günlerini de önceden belediyeden öğrenin.. Ulaşım: Poyrazlar Gölü kentin kuzeydoğusunda, Karasu yolu üzerindedir ve oraya araçla ya da taksiyle gidilir. İki müze kent merkezinde birbirine yürüme mesafesindedir ve Sakarya Müzesi, Adaray banliyö treninin Adapazarı istasyonunun karşısında durur; Beşköprü'ye ise merkezden şehir içi ulaşım araçlarıyla ya da araçla geçilir, güncel hat bilgisini Sakarya Büyükşehir Belediyesi'nden kontrol edin.
Kaynaklar
- Sakarya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Poyrazlar Gölü Tabiat Parkı, https://sakarya.ktb.gov.tr/TR-340209/poyrazlar-golu-tabiat-parki.html
- Kültür Portalı, Poyrazlar Gölü, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/sakarya/gezilecekyer/poyrazlar-golu
- KÜRE Ansiklopedi, Adapazarı Deprem ve Kültür Müzesi, https://kureansiklopedi.com/tr/detay/adapazari-deprem-ve-kultur-muzesi-0789b
- Yeni Birlik (Anadolu Ajansı), Sakarya'daki müze deprem gerçeğini yansıtıyor, https://www.gazetebirlik.com/yerel-haberler/sakaryadaki-muze-deprem-gercegini-yansitiyor/186623
- Müzeler, Sakarya Müzesi, https://muze.gov.tr/muze-detay?SectionId=SKM01&DistId=MRK
- Sakarya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Sakarya Müzesi, https://sakarya.ktb.gov.tr/TR-340171/sakarya-muzesi.html
- Sakarya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Tarihi Justinianus Köprüsü, https://sakarya.ktb.gov.tr/TR-340117/tarihi-justinianus-koprusu.html
- Kültür Portalı, Justinianus Köprüsü, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/sakarya/gezilecekyer/justinianus-koprusu
- Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Turizm Broşürü 2025, https://www.sakarya.bel.tr/uploads/files/TurizmBrosur2025.pdf
- Vikipedi, Justinianus Köprüsü, https://tr.wikipedia.org/wiki/Justinianus_Köprüsü
- Wikipedia, Sangarius Bridge, https://en.wikipedia.org/wiki/Sangarius_Bridge
- Vikipedi, Poyrazlar Gölü, https://tr.wikipedia.org/wiki/Poyrazlar_Gölü
- Wikipedia, Lake Poyrazlar Nature Park, https://en.wikipedia.org/wiki/Lake_Poyrazlar_Nature_Park
- Vikipedi, Deprem Kültür Müzesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Deprem_Kültür_Müzesi
- Vikipedi, Sakarya Müzesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Sakarya_Müzesi
- Vikipedi, Adaray, https://tr.wikipedia.org/wiki/Adaray
Rota Durakları

Poyrazlar Gölü Tabiat Parkı
Rotaya Poyrazlar Gölü'nde, sabah ışığı henüz yumuşakken başlayın. Kültür Portalı gölün Adapazarı'nın kuzeyinde, Poyrazlar Köyü yakınında olduğunu ve şehir merkezine sekiz kilometre uzaklıkta bulunduğunu yazar. Vikipedi'ye göre göle eski Sakarya-Karasu yolunun onuncu kilometresinden, yeni Karasu yolunda ise Güneşler kavşağından sonraki beşinci kilometreden ulaşılır. Tabiat parkı olduğu için girişte ücret alınır; güncel bilgiyi Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nden kontrol edin. Önce kıyıya inip gölün bütününe bakın, çünkü bu durağın asıl dersi gölün nasıl oluştuğudur. Vikipedi gölü, Sakarya Nehri'nin yatak değiştirmesiyle oluşmuş bir alüvyal set gölü olarak tanımlar ve nehrin göle yalnızca 350 metre uzakta aktığını belirtir. Nehir taştığında suları göle bir boğazdan karışır, normal zamanlarda ise nehir gölü sızıntılarla besler. Günün son durağında, nehrin yatak değiştirdiği için artık altından akmadığı bir köprü göreceksiniz; bu göl aynı hareketin ilk izidir. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü gölün 67 hektarlık bir alanı kapladığını, kıyı uzunluğunun 2.400 metre, derinliğinin ise üç ile sekiz metre arasında olduğunu yazar. Bu ölçüler gölün bir sabah yürüyüşüyle rahatça kavranabileceğini gösterir. Kıyı boyunca yürürken gölün güney ucuna doğru ilerleyin. Vikipedi'ye göre güney kısımlar sığdır ve sazlıklarla kaplıdır, burada su kuşlarının beslenme ve üreme alanı olan küçük bir longoz bulunur. Müdürlük gölde bugüne kadar 154 kuş türünün tespit edildiğini, bunların 65'inin yerli, 47'sinin yaz göçmeni, 36'sının kış göçmeni olduğunu aktarır. Bu yüzden bir dürbün ya da yakınlaştırmalı bir objektif bu durakta işinize yarar. İngilizce Vikipedi mayıs başında çok sayıda kelebek türünün gözlenebildiğini de not eder. Göl çevresindeki ormana da dikkat edin; müdürlüğe göre doğal gürgen ve meşe ormanının yanında sonradan ağaçlandırılmış karaçam ve sarıçam alanları vardır. Aynı kaynak sahada tilki, sincap, kirpi, kara kaplumbağası ve benekli semender gibi türlerin yaşadığını yazar; patikada sessiz yürürseniz izlerine rastlayabilirsiniz. Alan 1993'te birinci derece doğal sit ilan edilmiş, gölün batı kıyısı ise 2011'de tabiat parkı olmuştur. Koruma altındaki bir alanda olduğunuzu unutmayın ve patikaların dışına çıkmayın. Müdürlük parkta bisiklet kiralanabildiğini de belirtir; gölü bisikletle dolaşmak kıyının tamamını görmenin kolay bir yoludur. Fotoğraf için sabahın ilk saatlerinde suyun durgun olduğu, karşı kıyıdaki ormanın yüzeye yansıdığı anları bekleyin. Hafta sonları piknikçilerle kalabalıklaştığı için hafta içi sabahlar en sakin zamandır. Göl kıyısındaki banklardan birinde kısa bir mola verin, çünkü sonraki iki durakta uzun süre ayakta kalacaksınız. Buradan kent merkezine yaklaşık sekiz kilometre yol vardır ve bu aralığı araçla ya da taksiyle geçmeniz gerekir.
Kaynak: Sakarya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Poyrazlar Gölü Tabiat Parkı; Kültür Portalı, Poyrazlar Gölü; Vikipedi, Poyrazlar Gölü.

Deprem Kültür Müzesi
Kent merkezine vardığınızda ilk olarak Deprem Kültür Müzesi'ne gidin. KÜRE Ansiklopedisi müzenin Adapazarı'nın Cumhuriyet Mahallesi'nde, Kavaklar Caddesi üzerinde bulunduğunu yazar; Büyükşehir Belediyesi'nin turizm broşürü ise binanın Ordu Evi arazisi üzerine kurulduğunu belirtir. Müzeye girmeden önce birkaç adım geri çekilip binanın dışına bakın. Vikipedi'ye göre yapı yıkık duvarlara ve eğik kolonlara benzetilerek göçük biçiminde tasarlanmıştır. KÜRE de cephede eğik kolonların, kırık kirişlerin ve yıkık duvarların bilerek kullanıldığını, mimarinin ziyaretçiye doğrudan bir deneyim yaşatmayı amaçladığını anlatır. Yani müzenin anlatısı içeri girmeden, binanın kendisiyle başlar. Müzeyi Adapazarı Belediyesi işletir; binanın yapımına 2000 yılında başlanmış ve müze 2004'te ziyarete açılmıştır. Broşür müzenin amacını toplumun deprem bilincini canlı tutmak ve 17 Ağustos 1999 depreminde hayatını kaybedenleri anmak olarak özetler. Burası bir anma yeridir, bu yüzden içeride sesinizi alçak tutun ve sergiyi acele etmeden gezin. İçeride önce fotoğraf sergisine yönelin. KÜRE'ye göre sergi alanlarında Anadolu Ajansı arşivinden seçilmiş, 1999 depreminin etkilerini belgeleyen fotoğraflar önemli bir yer tutar. Vikipedi müzede 1967 ve 1999 depremlerine ait, öncesini ve sonrasını gösteren fotoğrafların bulunduğunu da yazar. Bu iki tarihi birlikte görmek, kentin aynı fay hattı üzerinde iki kez sınandığını anlamanızı sağlar. Ardından depremde yıkılan binaların yapım tekniğine ve inşaat malzemelerine ayrılan bölüme geçin; burası sergiyi bir anı mekanından bilgi veren bir yere dönüştürür. Müzenin en çok konuşulan bölümü deprem simülasyonudur. KÜRE ve Anadolu Ajansı haberi, platformun 17 Ağustos 1999'da saat 03.02'de yaşanan 7,4 büyüklüğündeki depremin yaklaşık 45 saniyelik süresini canlandırdığını yazar. Simülasyona girmek isteğe bağlıdır; kalp ya da denge sorunu olan ziyaretçiler ve küçük çocuklar için bu bölümü atlamak doğru bir tercih olabilir. Müzede afetlerde hayatını kaybedenlerin adlarının yazılı olduğu cam kristallerin bulunduğu bir alan da vardır. Bu alanda biraz durun ve fotoğraf çekmeden önce çevrenizdeki ziyaretçilere saygı gösterin. KÜRE müzenin AFAD ve milli eğitim müdürlükleriyle birlikte deprem bilinci eğitimlerine ev sahipliği yaptığını belirtir, bu yüzden hafta içi okul gruplarıyla karşılaşabilirsiniz. Anadolu Ajansı'nın 2024 tarihli haberine göre müze açıldığından beri bir milyondan fazla ziyaretçi ağırlamıştır. Broşür girişin ücretsiz olduğunu yazar; ziyaret günlerinin güncel bilgisini gitmeden önce belediyeden öğrenin. Çıkışta Sakarya Müzesi'ne doğru yürüyün; iki müze arasında yalnızca birkaç yüz metre vardır.
Kaynak: KÜRE Ansiklopedi, Adapazarı Deprem ve Kültür Müzesi; Yeni Birlik (AA), Deprem Kültür Müzesi; Sakarya Büyükşehir Belediyesi Turizm Broşürü 2025.

Sakarya Müzesi
Sakarya Müzesi'ne ulaştığınızda önce binayı ve konumunu fark edin. Müzeler sitesine göre müze Semerciler Mahallesi'nde, Milli Egemenlik Caddesi üzerinde, istasyonun karşısında yer alır; yani Adaray banliyö treniyle gelen biri için de kolay bir duraktır. Müzeyi Kültür ve Turizm Bakanlığı işletir; giriş ücretsizdir ve müze pazartesi günleri kapalıdır. Açılış saatlerinin güncel bilgisini müzeler sitesinden kontrol edin. Bina, Deprem Kültür Müzesi'nde gördüğünüz hikayenin devamı gibidir. Bakanlığın anlatımına göre konut 1910 ile 1915 arasında, dönemin Askerlik Şubesi Başkanı Binbaşı Baha Bey tarafından zemin kat dahil üç katlı olarak yaptırıldı. Ev 1967 depreminde büyük ölçüde hasar gördü, ardından sivil mimarlık örneği olarak tescil edildi. Bakanlık yapıyı kamulaştırdı ve dış görünümünü aslına uygun koruyarak içini betonarme olarak yeniden inşa ettirdi. Müze 21 Haziran 1993'te açıldı; 1999 depreminde vitrinler ve eserler zarar görünce kapandı ve 28 Haziran 2003'te yeniden ziyarete açıldı. Yani bir saat önce fotoğraflarını gördüğünüz iki deprem bu binanın tarihinde de iz bırakmıştır. Evin bir başka önemi daha vardır: kaynaklar Mustafa Kemal Atatürk'ün Haziran 1922'de burada konakladığını ve annesi Zübeyde Hanım ile bu evde buluştuğunu yazar. Gezinize bahçeden başlayın, çünkü bahçe bir açık hava sergisidir. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne göre burada il sınırları içinde bulunmuş Roma ve Bizans dönemlerine ait mimari parçalar, mezar taşları, sunaklar, yazılı taşlar, ostotek, pişmiş toprak bir erzak küpü ve sütun kaideleri sergilenir. Yazılı taşların önünde biraz durun; günün sonunda göreceğiniz Doğu Roma köprüsünün çağdaşı olan bir dünyanın parçalarına bakıyorsunuz. Sonra içeri girip birinci kattaki sergi salonuna çıkın. Bakanlık salonun yaklaşık 85 metrekare olduğunu yazar, bu yüzden eserlere tek tek bakmak için vaktiniz olacaktır. Arkeolojik vitrinlerde yassı el baltaları, pişmiş toprak kaplar, koku ve gözyaşı şişeleri, madeni ve cam eserler yer alır. Belediye broşürü Grek, Helenistik, Roma ve Geç Roma dönemlerine ait sikkelerin de teşhir edildiğini belirtir. Etnografik bölümde Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait ateşli ve kesici silahlar, bakır kaplar, mühürler ve el işlemeleri bulunur. Bakanlığa göre bu eserler Bursa, Amasya, Konya, Tokat ve Ankara etnografya müzelerinden seçilerek buraya getirilmiştir. Atatürk'ün kullandığı eşyaların sergilendiği vitrini de bu bölümde arayın. Vitrin camlarında yansıma olduğu için fotoğrafı açılı çekin. Müzeden çıktıktan sonra son durak olan Beşköprü'ye geçmek için araç ya da şehir içi ulaşım araçlarını kullanın; köprü kentin güneybatısındadır.
Kaynak: Müzeler (muze.gov.tr), Sakarya Müzesi; Sakarya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Sakarya Müzesi; Sakarya Büyükşehir Belediyesi Turizm Broşürü 2025.

Justinianus Köprüsü
Günün son durağı Justinianus Köprüsü'dür ve halk onu Beşköprü diye anar. Belediye broşürü köprünün bugün Serdivan ilçesi sınırlarında kaldığını belirtir; Kültür Portalı şehir merkezine uzaklığını sekiz kilometre, Vikipedi ise yaklaşık beş kilometre olarak verir. Oraya vardığınızda önce köprünün gerçekten neyin üzerinde durduğuna bakın. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne göre köprü, Sapanca Gölü'nün sularını Sakarya Nehri'ne boşaltan Çark Deresi'nin, eski adıyla Melas Çayı'nın üzerindedir. Vikipedi'ye göre ise yapı inşa edildiğinde Sakarya Nehri'ni geçiyordu ve nehrin yatağı zamanla yaklaşık üç kilometre doğuya kaydı. Sabah Poyrazlar Gölü'nde başlayan nehrin yer değiştirmesi hikayesi böylece burada tamamlanır: dev bir köprünün altından bugün küçük bir dere akar. Köprü, Doğu Roma İmparatoru I. Justinianus döneminde yapıldı, ama kaynaklar tarih ve ölçüde ayrışır. Müdürlük ve Kültür Portalı yapım yıllarını MS 558-560, uzunluğu 365 metre, genişliği 9,85 metre olarak verir ve toplam 12 kemerden söz eder. Vikipedi ise çağdaş kaynaklara dayanarak yapımın 559 sonbaharında başladığını ve 562'de tamamlandığını, köprünün iki ucundaki dayanaklarla birlikte 429 metre uzunluğunda olduğunu yazar. Bu farkı akılda tutarak köprüyü ucundan ucuna gözünüzle ölçün; hangi rakamı alırsanız alın, Anadolu'da bu çağdan kalmış en görkemli yapılardan birine bakıyorsunuz. Vikipedi'ye göre köprü, Konstantinopolis'i imparatorluğun doğu eyaletlerine bağlayan stratejik yolun geçiş noktasıydı ve Prokopios onun, akıntıyla sık sık kopan bir kayık köprünün yerine yapıldığını anlatır. Vikipedi köprünün tamamen kireçtaşından yapıldığını yazar; kemerlerin arasındaki ayaklara yaklaştığınızda blokların işçiliğini de görürsünüz. Kemerlerin arasındaki ayaklara yakından bakın. Vikipedi ayakların akıntı yönüne bakan tarafta sivri, karşı tarafta ise yuvarlatılmış yapıldığını ve bu özelliğin köprüyü bilinen Roma köprülerinin çoğundan ayırdığını yazar. Ardından doğu ucuna yürüyüp apsisli yapıyı arayın. Müdürlük köprünün doğu ucunda apsisli yapı ve tonozlu yapı kalıntıları, batı ucunda ise bir tak izi bulunduğunu belirtir; Vikipedi'ye göre batıdaki zafer takı 19. yüzyıla kadar ayaktaydı. Vikipedi köprünün Agathias'a ait Yunanca bir şiir yazıtıyla süslendiğini, yazıtın günümüze ulaşmadığını ama metninin İmparator Konstantinos Porphyrogennetos'un yazılarında korunduğunu da aktarır. Adın hikayesi de ilginçtir. Müdürlüğe göre köprüye önce Latince köprü anlamına gelen pons denmiş, bu sözcük zamanla Pontogephyra'ya, daha sonra da Beş Köprü anlamındaki Pentegephyra'ya dönüşmüştür; oysa köprü ne beş parçalıdır ne de beş kemerli. Müdürlük köprünün 2018'de UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne girdiğini, restorasyon projesinin sürdüğünü ve köprünün kapalı olduğunu yazar; bu yüzden üzerine çıkıp çıkamayacağınızı gitmeden önce sorun. Kapalıysa yapıyı dere kıyısından ve köprünün iki ucundan izleyin. Fotoğraf için akşamüstünü bekleyin; batan güneş kireçtaşı blokları sıcak bir renge boyar. Rota burada biter ve kent merkezine dönmek için yine araç ya da şehir içi ulaşım araçlarını kullanırsınız.
Kaynak: Sakarya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Tarihi Justinianus Köprüsü; Kültür Portalı, Justinianus Köprüsü; Vikipedi, Justinianus Köprüsü.
