Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye
Kurul Kalesi'nden Yason Burnu'na, Ordu Kıyısında Bir Gün
Rotalar4 Durak

Kurul Kalesi'nden Yason Burnu'na, Ordu Kıyısında Bir Gün

Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Ordu, yüzünü denize, sırtını fındık bahçeleriyle örtülü yamaçlara vermiş bir kıyı kenti. Bu rota o yamaçlardan biri olan Kurul Kayalıkları'nda başlıyor ve kıyı yolundan batıya doğru ilerleyip Perşembe'nin denize uzanan yarımadası Yason Burnu'nda bitiyor. Dört durak arasında yalnızca birkaç saatlik sürüş var, ama gün boyunca Pontos krallığının bir dağ kalesinden kentin seyir terasına, kuşlara bırakılmış bir adacıktan Argonotlar efsanesinin bağlandığı bir buruna uzanan geniş bir hikaye dinlenir.

İlk durak Altınordu'nun güneyinde, Bayadı Mahallesi sınırlarındaki Kurul Kalesi. Melet Irmağı vadisine hakim sivri bir kaya üzerine kurulan bu yerleşim, kazıları yürüten arkeologlara göre Pontos kralı VI. Mithradates döneminde bir garnizon kalesi olarak kullanıldı ve 2010'dan beri kazılıyor. Belediye ve il müdürlüğü burayı Doğu Karadeniz'in ilk bilimsel arkeolojik kazı alanı olarak tanıtıyor. Sabah serinliğinde kaledeki basamaklara ve seyir teraslarına çıkmak en rahat seçenek. İkinci durak kentin hemen üstündeki Boztepe; burada Ordu'nun bütün kıyı şeridi bir harita gibi ayağınızın altına seriliyor. Kurul Kalesi'ni kazan ekip, Boztepe'nin eski çağlarda Perşembe ve Fatsa üzerinden Ordu'ya ulaşan batı yoluna hakim olduğunu yazıyor; rotanın geri kalanı da tam olarak o yönü izliyor.

Boztepe'den inip kıyı yoluna çıkınca Perşembe'ye varıyorsunuz. Ramazan Mahallesi sınırlarında, adını taşıyan tünelin hemen yanında duran Hoynat Adası'na çıkılmıyor; karşı kıyıdaki seyir terasından dürbünle bakılıyor. Ada tepeli karabatak ve gümüş martı için Türkiye'nin sayılı üreme yerlerinden biri. Son durak Yason Burnu, Perşembe'nin batısında Çaytepe sınırları içinde denize uzanan küçük yarımada. Burnun ucundaki kayalarda dolaşıp akşam güneşini burada beklemek günün en güzel kapanışı oluyor.

Sıra coğrafyayı izliyor: önce iç kesimdeki dağ kalesi, sonra kentin tepesi, ardından kıyı boyunca batıya iki doğa durağı. Kalede ve Boztepe'de yürüyüş var; yamaçlar dik, basamaklar yer yer kaygan olabilir, bu yüzden tabanı tutan ayakkabı giyin. Hoynat'ta kuşları rahatsız etmemek için sessiz olun ve dürbününüzü yanınıza alın. Yason Burnu'nda kayalık kıyıda dalga kuvvetliyken suya yaklaşmayın. Kurul Kalesi ve Yason Burnu korunan sit alanları; işaretli yolların dışına çıkmayın, kazı alanlarına girmeyin. Ziyaret koşulları ve teleferik gibi değişebilen bilgiler için yola çıkmadan önce Ordu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün güncel duyurularına bakın.

Süre: tam gün. En iyi zaman: Mayıs ile ekim arası; güne Kurul Kalesi'nde sabah erken başlayıp günü yaz aylarında gün batımının açıkça izlenebildiği Yason Burnu'nda bitirin.. Ulaşım: Rota araçla yapılır; Kurul Kalesi, Hoynat Adası seyir alanı ve Yason Burnu arasında pratik bir toplu taşıma bağlantısı yoktur. Boztepe'ye isterseniz aracınızı kentte bırakıp sahildeki Atatürk Parkı'ndan kalkan teleferikle de çıkabilirsiniz.

Kaynaklar

Altınordu, Ordu
Rotalar
4 Durak
Mekanlarda ~5 sa
Yol ~32,9 km · 55 dk
Toplam ~5 sa 55 dk
19 Ekim 2026

Rota Durakları

1
Kurul Kalesi

Kurul Kalesi

~1 sa 30 dk burada
Bayadı Mahallesi, Altınordu / Ordu

Güne Ordu kent merkezinin yaklaşık 13 kilometre güneyinde, Bayadı Mahallesi sınırlarındaki Kurul Kalesi'nde başlayın. Kaleye asfalt yolla çıkılıyor ve alanın girişinde geniş bir otopark bulunuyor. Aracınızı bıraktıktan sonra önünüzde yükselen kireç taşı kütlesine bir süre aşağıdan bakın; haritalarda Kurul Kayalıkları olarak geçen bu üç büyük kaya bloğu kalenin doğal surudur. Kazı ekibinin yayımladığı çalışmaya göre zirve denizden 571 metre yüksekte ve ırmağa bakan doğu ile güney yamaçları neredeyse dik iniyor. Bu yüzden kaleye eskiden olduğu gibi bugün de Bayadı'ya bakan daha yumuşak kuzey ve güney yamaçlardan yaklaşılıyor. Çıkışta ana kayaya oyulmuş basamakları göreceksiniz; 2012'de ortaya çıkarılan bu basamaklar kalenin eski giriş yolunu gösteriyor. Basamakları acele etmeden tırmanın, çünkü yer yer dik ve kaygan olabiliyorlar. Yukarıda ilk dikkat edilecek yapı, kayanın içine açılmış basamaklı tünel, yani yörede dehliz diye bilinen geçit. Araştırmacılar tünelin kayanın içinde doğrusal bir eğimle indiğini ve zemininde su çıkan doğal bir kaya çanağında son bulduğunu anlatıyor. Kazı ekibi, Roma komutanı Pompeius'un Pontos kalelerinin su yapılarını doldurtmasıyla tünelin de taş ve toprakla kapatılmış olabileceğini düşünüyor. İç kalede kayaya oyulmuş büyük, yuvarlak bir rezervuar daha var; ziyaretçi tabelaları onu sarnıç diye anar, ama kazı başkanı bu işlevi temkinle karşılıyor. Zirveye yakın kesimde araştırmacıların Dilek Kayası adını verdiği açık hava kült alanı yer alıyor. Kayanın yüzüne açılmış küçük sunu çukurlarını ve aşağıya kıvrılarak inen derin olukları burada arayın. Kazılarda bulunan sikkelerin büyük çoğunluğu VI. Mithradates dönemine ait ve bunlar kalenin o dönemde bir garnizon olarak işlediğini gösteriyor. Alandaki en ünlü buluntu, 2016'da kalenin ana kapısında ortaya çıkarılan mermer Kibele heykeli. Kazılarda ayrıca Dionysos ve Pan figürleri, keçi biçimli kaplar, sikke ve sayısı binleri bulan küçük eser ele geçti. Bu eserleri alanda göremezsiniz; buluntular müzeye teslim ediliyor, bu yüzden ziyaretinizi kalıntıların kendisine ayırın. Yer yer çitle ayrılmış kazı alanları göreceksiniz, kazı mevsiminde ekip çalışıyor olabilir ve bu alanlara girilmiyor. İl müdürlüğü alanda yürüyüş yolları, oturma grupları ve ışıklandırılmış seyir terasları yaptırdığını duyuruyor. Teraslardan birinde durup doğuya bakın; aşağıda Melet Irmağı'nın kıvrılarak denize doğru aktığı vadiyi göreceksiniz. Arkeologlar kalenin ırmağın denize kavuştuğu noktanın yaklaşık 9 kilometre gerisinde olduğunu ve ağza hakim bir konumda kurulduğunu belirtiyor. Kuzeye döndüğünüzde Ordu'nun üzerine kurulduğu alüvyon ova ve kıyı şeridi açık havada net seçiliyor. Sabah ışığı vadiyi yandan aydınlattığı için fotoğraf çekmek isteyenler için de günün en iyi saati bu. Alanda piknik yeri olduğundan yanınıza su ve hafif bir şeyler alıp terasta kısa bir mola verebilirsiniz. Kurul Kalesi birinci derece arkeolojik ve doğal sit alanıdır; kayalardan taş almayın ve işaretli yolun dışına çıkmayın. Buradan Ordu merkezine geri dönüp kentin üstündeki Boztepe'ye çıkmak, rotanın ikinci adımı.

Kaynak: Şenyurt ve Akçay 2016, Seleucia; Ordu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Kurul Kalesi; Ordu Büyükşehir Belediyesi.

Kurul Kalesi, Ordu kent merkezinin yaklaşık on üç kilometre güneyinde, Bayadı Mahallesi sınırlarında sivri bir kaya üzerine kurulmuş antik bir yerleşimdir. Alan birinci derece arkeolojik ve doğal sit alanı olarak koruma altındadır. Küre Ansiklopedisi kalenin deniz seviyesinden 571 metre yükseklikte, Melet Irmağı vadisine hakim bir kayalıkta durduğunu yazar. Yerleşim kuzeydoğu ile güneybatı doğrultusunda sırt boyunca uzanır. Kalede ilk arkeolojik kazı 2010 yılında Ordu Müze Müdürlüğü başkanlığında başladı. Kazıların bilimsel danışmanlığını ve sonraki dönemde başkanlığını Prof. Dr. Süleyman Yücel Şenyurt üstlendi. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Kurul'u Karadeniz Bölgesi'nde başlatılan ilk sistematik arkeolojik kazı alanı olarak tanıtır. Kazı sırasında bulunan pişmiş toprak çatı kiremitleri ve seramik parçaları, alanda MÖ 2. ve 1. yüzyıllarda yerleşim olduğunu göstermiştir. Küre Ansiklopedisi'nin aktardığı kazı sonuçlarına göre yerleşimin kökeni MÖ 3. yüzyıla kadar gider. Kale işlevini ise MÖ 1. yüzyılın başında Pontos Krallığı'nın son büyük hükümdarı VI. Mithradates döneminde kazanmıştır. Bu dönemde savunma amaçlı bir garnizon olarak kullanıldığı, aynı zamanda idari ve dinsel işlevler de üstlendiği düşünülür. Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi'nin kültür envanteri, yerleşimin güçlü bir Roma saldırısı sırasında çıkan büyük bir yangınla son bulduğunu yazar. Kale bundan sonra yaklaşık iki bin yıl boyunca kullanılmadan kalmıştır. Kalenin çevresi ortalama iki buçuk metre kalınlığında taş surlarla çevrilidir. Yerleşim zirvedeki iç kale ile kuzeydoğu terası olmak üzere iki ana bölümden oluşur. Bu iki bölüm koridor biçimli geçişler ve giriş kapılarıyla birbirine bağlanır. Kazılarda depo yapıları, askeri amaçlı odalar ve dinsel işlevli mekanlar tespit edilmiştir. Farklı seviyelerdeki bölümler arasındaki geçiş, kazılarla gün ışığına çıkarılan uzun basamak dizileriyle sağlanır. Alanın en çok dikkat çeken yapısı ana kayaya oyulmuş basamaklı tüneldir. Küre Ansiklopedisi bu tünelin 426 basamaktan oluştuğunu yazarken il müdürlüğü ve haberler 250 ile 300 arasında basamaktan söz eder. Tünelin sonunda su sarnıcı olarak kullanıldığı düşünülen doğal bir kaya çanağı bulunur. Bu tünel ve sarnıç, kuşatma altındaki bir garnizonun suya ulaşma ihtiyacını anlamak için iyi bir örnektir. Kurul'u Türkiye'de tanınır kılan buluntu 2016 kazı sezonunda ortaya çıkmıştır. Kalenin ana giriş kapısında tahtında oturan mermer bir Kybele heykeli bulunmuştur. Bölge kalkınma idaresinin kültür envanteri, heykelin üzerindeki ahşap yapının saldırı sırasında çökerek onu örttüğünü ve heykelin bu sayede yerinde korunarak günümüze ulaştığını aktarır. Heykelin ölçüsü kaynaklarda farklı verilir; envanter yaklaşık 110 santimetre boy ve 200 kilogram ağırlıktan söz eder. Helenistik döneme tarihlenen Kybele heykelleri arasında özgün yerinde bulunan ilk örneklerden biri olması onu bilimsel açıdan önemli kılar. Kazılardan çıkan buluntular bununla sınırlı değildir. Dionysos ve Pan figürleri, keçi biçimli ritonlar, bir Apollon figürini, bronz Herme ve kartal betimlemeleri, bronz kapı anahtarları ve oniks taşından bir kolye ucu bunlar arasındadır. Ok ve mızrak uçları, kum taşından gülleler, kandiller ve sikkeler de kalenin askeri yaşamına ışık tutar. Kazı ekibine göre bulunan eser sayısı birkaç bini bulmuştur. Sonraki sezonlarda kalenin doğu yanında ikinci bir giriş kapısı ile toprağa gömülü erzak küpleri de ortaya çıkarılmıştır. Bugün alanda yürüyüş parkurları, oturma grupları ve ışıklandırılmış seyir terasları bulunur. İl müdürlüğü alanda bir piknik yeri ve otopark düzenlendiğini de belirtir. Seyir teraslarından Melet vadisi, çevredeki ormanlık sırtlar ve fındık bahçeleriyle kaplı yamaçlar geniş bir açıyla görülür. Kazı alanının içine girilmez; kazı açmalarının çevresindeki yollardan ve teraslardan izlenir. Kaleye araçla kent merkezinden güneye inen yollarla ulaşılır ve kale tepesine kadar yürüyüş gerekir. Basamaklar ve eğimli zemin nedeniyle kaymayan, rahat ayakkabı giymek gerekir. Yaz aylarında kazı sezonu sürüyorsa bazı bölümler ziyarete kapatılabilir; güncel ziyaret koşullarını il kültür ve turizm müdürlüğünden öğrenmek iyi olur. Kalenin kayalık zirvesi gün batımında özellikle etkileyicidir, ancak dönüş yolunun karanlıkta zorlaşabileceğini hesaba katın.
2
Ordu Boztepe

Ordu Boztepe

~1 sa 15 dk burada
Boztepe Mahallesi, Altınordu / Ordu

Kurul'dan kente döndükten sonra ikinci durak Ordu'nun hemen üstünde yükselen Boztepe. Tepeye üç yoldan çıkabilirsiniz: Selimiye Mahallesi'nden geçen yoldan, Oğmaca ve Yaraşlı üzerinden çevre yoluna bağlanan asfalt yoldan ya da sahildeki Atatürk Parkı'ndan kalkan teleferikle. İl müdürlüğü tepenin il merkezine yaklaşık 6 kilometre uzaklıkta olduğunu belirtiyor. Bu rotada araçla geldiğiniz için en kolayı yol, ama kentin üstüne yavaşça yükselmenin tadını çıkarmak isteyenler aracı sahile bırakıp teleferiğe binebilir. Teleferik hattı 2012'de hizmete girdi ve kıyıyı tepeye bağlıyor. Sefer ve bilet bilgisi değişebildiği için güncel durumu işleten kurumun duyurularından kontrol edin. Boztepe'nin yüksekliği kaynaklarda farklı veriliyor; il müdürlüğü 450 metre, başka kaynaklar 530 ya da 550 metre diyor. Hangisi olursa olsun, tepeye vardığınızda Ordu'nun neden bu yamaca yaslandığı birden anlaşılıyor. Tepenin üzerinde aynı adı taşıyan Boztepe Mahallesi de kurulu; kaynaklara göre 1877-1878 savaşından sonra buraya Gürcistan'dan kayda değer bir nüfus göç etti. Önce seyir noktasına yürüyün ve kenti soldan sağa doğru okuyun. Aşağıda yamaca tırmanan mahalleler, kıyı boyunca uzanan şehir ve önünde uçsuz bucaksız Karadeniz duruyor. Kurul Kalesi'ni kazan arkeologlar, Boztepe'nin eski çağlarda Perşembe, Bolaman ve Fatsa üzerinden Ordu'ya gelen batı yoluna hakim olduğunu yazıyor. Bu yüzden bakışınızı batıya, kıyının kıvrılarak uzaklaştığı yöne çevirin; rotanın son iki durağı o tarafta. Tepenin bir bölümü, il müdürlüğünün aktardığına göre yaklaşık 600 metre uzunluğundaki eski araç yolu üzerinde yürüyüş aksı olarak düzenlenip araç trafiğine kapatıldı. Bu aks boyunca kenti farklı açılardan görerek rahatça yürüyebilirsiniz. Belediye tepeye yöresel ürünlerin satıldığı ahşap tezgahlar da kurdu; Ordu'nun fındığını ve yayla ürünlerini burada tanıyabilirsiniz. Tepede ormanlık piknik alanları ve dinlenme yerleri bulunduğu için gölgede oturup kısa bir mola vermek kolay. Hava açıkken Boztepe yamaç paraşütü için de bir kalkış noktası; renkli kanatların kente doğru süzüldüğünü görebilirsiniz. Fotoğraf için öğle saatleri ışığı sertleştirir, ama pus yoksa kıyının bütün kıvrımları en net bu saatte seçilir. Akşam yeniden kente dönecekseniz kentin ışıklarını görmek için Boztepe'ye bir kez de karanlıkta çıkmayı düşünebilirsiniz. Kalabalık yaz günlerinde teleferik ve otopark yoğun olabilir, bu yüzden hafta içi gelmek daha sakin bir ziyaret sağlar. Tepeden ayrılırken kıyı yoluna inin ve batıya, Perşembe yönüne dönün; sıradaki durak Hoynat Adası.

Kaynak: Ordu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Boztepe; Kültür Portalı, Boztepe; Şenyurt ve Akçay 2016, Seleucia.

Boztepe, Ordu kentinin yamaçlarına yaslandığı ve şehrin bütününü kuşbakışı gösteren tepedir. Ordu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kentin bu tepenin eteklerine serildiğini yazar ve tepeyi ilin en bilinen seyir noktası olarak tanıtır. Aynı adı taşıyan mahalle de tepenin üstündedir ve Vikipedi'ye göre kent merkezine yaklaşık dört kilometre uzaklıktadır. Mahallenin adı Osmanlı döneminden gelir ve 1877-1878 savaşının ardından buraya Gürcistan'dan kayda değer bir Gürcü nüfus yerleşmiştir. Tepenin yüksekliği kaynaklarda farklı verilir. İl müdürlüğü ve Kültür Portalı deniz seviyesinden yaklaşık 450 metre derken, Anadolu Ajansı kaynaklı bir haber 530 metreden, İngilizce Vikipedi ise 550 metreden söz eder. Teleferiğin üst istasyonu için İngilizce Vikipedi 498 metre yükseklik verir. Bu yüzden en güvenli ifade, Boztepe'nin kıyıdan birkaç yüz metre yükselen ve şehrin hemen batısında duran bir tepe olduğudur. Tepeden bakınca Ordu'nun deniz ile dağlar arasına sıkışmış dar kıyı ovası bütünüyle görülür. Kıyı şeridi batıya doğru kavis çizerek uzar ve kentin limanı, sahil yolu ve stadı bu kavisin içinde seçilir. Arka planda sıra sıra yükselen sırtlar, Ordu'nun neden fındık bahçeleriyle kaplı dik yamaçlarıyla bilindiğini gösterir. Açık havada Karadeniz'in ufku geniş bir çizgi halinde görünür; nemli yaz günlerinde ise ufuk puslu olabilir. Boztepe'ye çıkmanın iki yolu vardır. Araçla gelenler Selimiye Mahallesi'nden yukarı tırmanan yolu ya da Oğmaca ile Yaraşlı üzerinden çevre yoluna bağlanan asfalt yolu kullanabilir. İl müdürlüğü bu yolların bakanlık katkısıyla iyileştirildiğini ve tepenin il merkezine yaklaşık altı kilometre mesafede olduğunu belirtir. İkinci ve daha çok tercih edilen yol, kıyıdaki Atatürk Parkı yakınından kalkan teleferiktir. Teleferik hattı Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilir ve 9 Haziran 2012'de hizmete açılmıştır. İngilizce Vikipedi'ye göre hat yaklaşık 2350 metre uzunluğundadır ve iki istasyon arasında yedi taşıyıcı direk bulunur. Hatta sekiz kişilik kabinler çalışır ve yolculuk birkaç dakika sürer. Kabin yükseldikçe önce kentin çatıları, sonra kıyı şeridi ve en sonda tepenin ormanlık yamaçları görüş alanına girer. Teleferiğin çalışma saatleri ve ücretleri değişebildiği için güncel bilgiyi işleten kurumun sitesinden kontrol edin. Tepenin üstünde araç yolu olarak kullanılan yaklaşık 600 metre uzunluğundaki aks, büyükşehir belediyesinin projesiyle trafiğe kapatılıp yürüyüş yoluna dönüştürülmüştür. Bu aks boyunca peyzaj düzenlemesi yapılmış ve haberlere göre yöresel ürünlerin satıldığı ahşap büfeler kurulmuştur. İl müdürlüğü alanda yeme içme ve dinlenme tesisleri ile ormanlık piknik alanları bulunduğunu yazar. Yürüyüş yolunun kenarındaki seyir noktalarından kent ve deniz farklı açılardan izlenebilir. Boztepe aynı zamanda yamaç paraşütü kalkış noktası olarak da bilinir. Haberlerde yer alan anlatıma göre paraşütçüler tepeden havalanıp kıyıya doğru süzülerek sahile iner. Paraşüt uçuşu ancak bu işi yapan yetkili kuruluşlarla ve hava uygun olduğunda yapılabilir. Ziyaret için en etkileyici saatler sabah erken ve gün batımıdır. Sabah ışığı kenti doğudan aydınlatır, akşamüstü ise güneş batı yönündeki kıyının arkasına indikçe deniz ve kıyı şeridi sıcak renklere bürünür. Yaz aylarında ve hafta sonlarında tepe kalabalık olabileceği için hafta içi ya da sabah saatlerinde gelmek daha rahattır. Kış aylarında yol açık kalsa da sis ve yağmur manzarayı tamamen kapatabilir, bu yüzden çıkmadan önce hava durumuna bakmak iyi olur. Boztepe, Ordu'yu ilk kez ziyaret eden biri için kenti anlamaya en uygun başlangıç noktasıdır. Tepeden aşağıya bakarken sonra gezilecek yerlerin konumu kolayca seçilir. İnişte teleferiği kullanıp kıyıdaki sahil yürüyüş yoluna devam etmek, günü kent merkezinde sürdürmek için pratik bir yoldur.
3
Hoynat Adası

Hoynat Adası

~45 dk burada
Ramazan, Hoynat Tüneli yanı, Perşembe / Ordu

Boztepe'den inip kıyı yolundan batıya ilerlediğinizde Perşembe'ye, ardından Ramazan Mahallesi sınırlarındaki Hoynat Adası'na varıyorsunuz. Adayı bulmak kolay, çünkü Perşembe ile Fatsa arasındaki sahil yolunun tam karşısındaki tünel de onun adını taşıyor ve Hoynat Tüneli diye anılıyor. Belediyenin düzenlediği seyir alanında aracınızı uygun bir yere bırakıp teraslara yürüyün. Ada kıyıdan yaklaşık 100 metre açıkta duruyor ve kaynaklara göre yalnızca 700 metrekare kadar bir alanı kaplıyor. Adaya çıkmak yasak; belediye burayı kuşları ürkütmemek için insandan tamamen ayrılmış bir yaşam alanı olarak koruma altına aldı. Bu yüzden durağın asıl işi seyretmek ve dinlemek. Terasta kurulu gözlem dürbünlerinden yararlanın, yanınızda kendi dürbününüz varsa onu da çıkarın. Önce kayaların üstündeki koyu renkli, uzun boyunlu kuşlara bakın; bunlar tepeli karabatak. Tepeli karabatak için Türkiye'de çok az üreme yeri var; il müdürlüğü Hoynat'ı tek yer olarak tanıtırken basında iki yerden biri olduğu yazılıyor. Basına yansıyan sayımlara göre adada 90 çift kadar tepeli karabatak ve 250 çift kadar gümüş martı yaşıyor. Bitki örtüsüyle kaplı tepenin üzerinde zamanla seçilebilen duvar izleri de var. İl müdürlüğü adada tarihi kale ve sarnıç kalıntıları bulunduğunu, bu yüzden 2004'te ikinci derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiğini belirtiyor. Kaynaklar adanın eski çağlarda gemicilerin depo ve sığınak olarak kullandığı bir yer olduğunu tahmin ediyor. Tarihi boyunca ise adada kalıcı bir yerleşim olmadığı biliniyor. Nesli tehlike altındaki türleri barındırdığı için Hoynat ayrıca Önemli Kuş Alanı olarak belirlendi. Kıyıdaki düzenlemede seyir terasının yanında kumsala inen ahşap basamaklar ve oturma grupları bulunuyor. Kumsala inip suyun kıyısında durursanız adayı ve kuşları daha alçak bir açıdan görürsünüz. Kuşları gözlerken yüksek sesle konuşmayın, onlara yiyecek atmayın ve ışığı kuşların gözüne doğrultan flaşlı çekimden kaçının. Fotoğraf için uzun odaklı bir objektif burada çok işe yarıyor, çünkü kuşlara yaklaşmanın başka yolu yok. Kuşların kayalarda en kalabalık olduğu dönem üreme mevsimi; bu durakta o dönemde gelirseniz daha canlı bir sahne görebilirsiniz. Perşembe'nin sakin şehir ağına üye olduğu da burada akla gelir; yavaş akan kıyı hayatı bu durağın temposuna da uyuyor. Kısa bir moladan sonra kıyı yolundan batıya devam edin; günün son durağı Yason Burnu.

Kaynak: Ordu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Hoynat Adası; DHA, Hoynat Adası; Karar, Hoynat Adası.

Hoynat Adası, Perşembe ilçesinde Ramazan köyü sınırları içinde, sahil yolundaki Hoynat Tüneli'nin hemen yanında denizden yükselen küçük ve kayalık bir adacıktır. Vikipedi adanın kıyıdan yaklaşık 100 metre açıkta olduğunu ve 700 metrekare kadar bir alanı kapladığını yazar. Perşembe ile Fatsa arasındaki sahil yolunda adanın hizasındaki tünel de adını bu küçük adadan alır. Karadeniz'in Türkiye kıyılarında ada sayısı çok az olduğu için Hoynat, kıyıdan bakan herkesin gözünü hemen yakalar. Ada tarih boyunca kalıcı bir yerleşim yeri olmamıştır. Ordu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, eski çağlarda gemicilerin adayı depo ve sığınak olarak kullandıklarının tahmin edildiğini belirtir. Adanın üzerinde kale ve sarnıç kalıntıları bulunur ve Vikipedi duvar izlerinin adanın bir surla çevrili olduğunu düşündürdüğünü aktarır. Bu kalıntılar nedeniyle Samsun Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu adayı 2004'te ikinci derece arkeolojik sit alanı olarak tescil etmiştir. Kıyıdan dikkatle bakıldığında kayaların arasında örülmüş taş duvar parçaları seçilebilir. Hoynat'ı bugün asıl ünlü kılan şey kuşlarıdır. İl Müdürlüğü adayı martı ve karabatakların yaşadığı bir kuş cenneti olarak tanımlar. Ada tepeli karabatağın üreme alanıdır; İl Müdürlüğü onu bu türün Türkiye'de yuva yaptığı tek yer olarak anarken basında yer alan haberler adayı iki üreme alanından biri olarak gösterir. Kaynaklar bu konuda ayrıştığı için adayı türün ülkedeki çok az sayıdaki üreme yerinden biri olarak bilmek en doğrusudur. Demirören Haber Ajansı'nın aktardığı tespite göre adada yaklaşık 90 çift tepeli karabatak ile 250 çift gümüş martı yaşar. Tepeli karabatak kıyıda bir süre izlemeye değer bir kuştur. Vikipedi'ye göre boyu 68 ile 78 santimetre arasındadır, uzunca bir kuyruğu ve sarı bir boğaz lekesi vardır. Üreme döneminde erişkinlerin başında küçük bir tepe belirir ve siyah tüyleri metalik yeşil bir parıltı kazanır. Tür karabataklar arasında en derine dalabilenlerden biridir ve 61 metreye kadar daldığı gözlemlenmiştir. Yuvalarını kayalık çıkıntılara ve yarıklara kurar; Vikipedi yuvalama mevsiminin şubat sonunda başlayıp mayısa kadar uzayabildiğini yazar. Kuşları korumak için adaya çıkmak yasaktır. Ada, nesli tehlike altındaki türleri barındırdığı için Önemli Kuş Alanı olarak belirlenmiş ve kuşların yaşam alanı olarak bırakılmıştır. Perşembe Belediye Başkanı, Milliyet'e verdiği demeçte kuşların insandan ürktüğünü ve üreme döneminde rahatsız edildiklerinde saldırabildiklerini anlatmıştır. Bu nedenle adanın karşısındaki yol kenarında gürültü yapmamak ve korna çalmamak gerekir. Sahilde yüzenlerin de adaya doğru açılmaması kuşlar için önemlidir. Hoynat'ı izlemenin yolu karşı kıyıdaki seyir terasıdır. Ordu Büyükşehir Belediyesi adanın karşısına bir seyir terası, kumsala inen ahşap basamaklar, oturma alanları, korkuluklar ve gözlem dürbünleri yerleştirmiştir. Terasa vardığınızda önce çıplak gözle adanın tamamına bakın, sonra dürbünle kayalık zirvedeki beyaz lekeli alanları ve yarıklardaki kuşları tek tek arayın. Sabah erken saatlerde kuşların hareketi daha belirgindir ve ışık adanın doğu yüzünü aydınlatır. Kendi dürbününüzü getirirseniz kalabalık saatlerde de rahatça gözlem yapabilirsiniz. Ada sahil yolunun hemen kenarında olduğu için ulaşım kolaydır. Ordu merkezinden ya da Perşembe'den Fatsa yönüne giden kıyı yolunu izlemek ve Hoynat Tüneli'ne yaklaşınca seyir terasının yanında durmak yeterlidir. Toplu taşıma kullanmak isteyenler kıyı boyunca çalışan hatların güncel bilgisini ilçede almalıdır. Rüzgarlı günlerde deniz kabardığında dalgaların adanın kayalarına çarpışı ayrı bir görüntü sunar. Buradan batıya doğru devam ederseniz kısa bir sürüşle Yason Burnu'na ulaşırsınız.
4
Yason Burnu

Yason Burnu

~1 sa 30 dk burada
Çaytepe, Perşembe / Ordu

Günün son durağı Perşembe ilçe merkezinin yaklaşık 15 kilometre batısında, Çaytepe sınırları içinde denize uzanan Yason Burnu. Yarımada eski Ordu-Samsun yolunun üzerinde kalıyor ve 2008'de tamamlanan Bolaman-Efirli sahil yolu açıldıktan sonra kolayca ulaşılır hale geldi. Belediye alanda tarihi ve doğal dokuyu gözeterek yürüyüş yolları, otopark ve bilgilendirme kulübesi yaptırdı. Aracınızı otoparka bırakıp yürüyüş yollarından burnun ucuna doğru ilerleyin. Burnun adı Yunan mitolojisindeki Yason'dan geliyor; anlatılara göre Argonotlar Altın Post'u ararken bu kıyıya da uğradı. Antik kaynaklar burada denizcileri koruyan bir Yason tapınağının bulunduğunu, coğrafyacı Skylaks da bir akropolis olduğunu aktarıyor. Bu efsaneyi bilerek kıyıya bakınca, açıklarda akıntılara karşı yol alan küçük gemileri hayal etmek zor değil. Yarımada bugün birinci derece arkeolojik ve ikinci derece doğal sit alanı olarak korunuyor. Burnun kayalık ucuna yürüyün ve denizin her iki yandan aynı anda göründüğü noktayı arayın. Kaynaklar burnun ucunda bir deniz fenerinin durduğunu belirtiyor; feneri ve önündeki kayalığı aynı karede toplamaya çalışın. Yarımadada 19. yüzyıldan kalma tarihi bir yapı da bulunuyor, ama bu durağın asıl konusu burnun kendisi ve manzarası. Kaynaklar bölgenin antik dönemde bir deniz ticareti merkezi olduğunu, yüzey araştırmaları ve kil yataklarının da burada seramik üretimi ve ticareti yapıldığını gösterdiğini aktarıyor. Kıyı boyunca kayaya oyulmuş eski liman izlerine ve balık havuzlarına dikkat edin; kaynaklar bunların bugün de görülebildiğini yazıyor. Burnun yaklaşık 300 metre batısında Yalancı Yason diye anılan ikinci, daha küçük bir çıkıntı var. Batıya baktığınızda hava açıksa Ünye Burnu'nun silueti seçilebiliyor. İl müdürlüğüne göre güneşin doğuşu da batışı da yaz aylarında buradan çıplak gözle izlenebiliyor. Bu yüzden ziyaretinizi akşam saatlerine denk getirin ve güneşin denize indiği anı burada bekleyin. Kayaların arasında oturacak düz bir yer seçin, ama dalga kuvvetliyken kıyının en alçak kayalarına inmeyin. Yarımadanın kıyılarında bol miktarda deniz kabuğu birikiyor; onları yerinde bırakın, çünkü alan koruma altında. Yarımadada ve yakın kıyıda piknik alanları ve dinlenme yerleri bulunuyor. Burun yaz akşamlarında kalabalık olabileceği için otopark için biraz erken gelmek işinizi kolaylaştırır. Gün batımından sonra kıyı yolundan doğuya, Perşembe üzerinden il merkezine dönüş il müdürlüğünün verdiği mesafeye göre yaklaşık 28 kilometre tutar. Dönüş yolunda sağınızda kalan karanlık deniz, sabah Kurul'dan baktığınız aynı kıyıyı bu kez gece çizgisiyle gösterecek.

Kaynak: Ordu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Yason Burnu; Kültür Portalı, Yason Burnu Yarımadası; Wikipedia, Cape Jason.

Yason Burnu, Ordu'nun Perşembe ilçesinde, Çaytepe sınırları içinde Karadeniz'e uzanan alçak ve düz bir yarımadadır. Ordu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü burnu Perşembe merkezine 15, il merkezine 28 kilometre mesafede gösterir. Burun, Fatsa ve Bolaman'ın kıyısında kurulduğu geniş körfezin doğu ucunu oluşturur. Ordu Üniversitesi'nden Hasan Buyruk'un Akdeniz Sanat Dergisi'ndeki makalesine göre antik dönemdeki adı İasonia Akte'dir. Buyruk'un aktardığı bir değerlendirmeye göre bu kıyı, Sinop'un doğusundaki Türkiye kıyılarının en büyük burnudur. Yaklaşık 14 kilometre uzunluğundaki çıkıntı denize üç ayrı uç uzatır. Doğuda Çam Burnu, ortada Çapraz Burnu, batıda ise bugün Yason Burnu diye bilinen uç yer alır. Makaleye göre Çam Burnu antik çağda Genetes Akroterion adıyla anılırdı. Yarımadanın en geniş yeri yaklaşık 610 metre, en dar yeri ise 30 metre kadardır ve uçtaki kayalıklarda genişlik 20 metreye iner. Burnun adı Yunan mitolojisinin en bilinen yolculuk anlatılarından birine bağlanır. Söylenceye göre Yason ve Argo gemisinin yolcuları Altın Post'u aramak için Karadeniz'in doğusundaki Kolhis'e yelken açmıştır. Bölgede anlatılan geleneğe göre Argonotlar bu kıyıya uğramış ve burun adını onlardan almıştır. Buyruk, Rodoslu Apollonios'un anlatısında gemicilerin bu kıyıda karaya çıktığının açıkça yazılmadığını da hatırlatır. Yani adın efsaneyle bağı güçlüdür ama efsanenin kendisi bir tarih belgesi değildir. Burnun yazılı kaynaklardaki geçmişi ise gerçekten eskidir. Ksenophon, Anabasis'in altıncı kitabında Kotyora'dan gemilerle batıya giden Helenlerin yolculukta İason Burnu'nu gördüklerini yazar. Amasyalı Strabon da Coğrafya'sında Amisos'tan, yani bugünkü Samsun'dan kıyı boyunca gidildiğinde önce bir buruna, ardından Iasonion denen başka bir buruna varıldığını anlatır. On yedinci yüzyılda kıyıyı dolaşan Evliya Çelebi burnu denize uzanan sivri bir burun olarak tarif eder. On dokuzuncu yüzyılda bölgeden geçen İngiliz gezgin William John Hamilton da yolculuğunda Hoynat Kalesi'nden sonra bu buruna vardığını yazmıştır. Bugün yarımada hem doğa hem tarih açısından koruma altındadır. Bakanlık envanterine göre alan 1991'de doğal ve arkeolojik sit olarak tescil edilmiş, 2004'te birinci derece arkeolojik ve ikinci derece doğal sit statüsünü almıştır. Buyruk, burnun düzlüğünde temel seviyesinde izlenebilen pek çok yapı kalıntısı bulunduğunu ve bunların araştırılmayı beklediğini belirtir. İngilizce Vikipedi kıyıda eski liman izlerinin ve balık yetiştirme havuzlarının hala görülebildiğini aktarır. Yarımadada 19. yüzyıldan kalma bir yapı da bulunur ve burnun ucunda denizcilere yol gösteren bir fener durur. Yason Burnu'nun asıl çekiciliği manzarasıdır. İl Müdürlüğü yaz aylarında güneşin hem doğuşunun hem batışının buradan çıplak gözle izlenebildiğini vurgular. Vikipedi'ye göre açık havada batıda Ünye yönündeki burun da seçilebilir. Kıyı kayalık olduğu için dalgaların kırıldığı çizgi rüzgarlı günlerde etkileyici bir görüntü verir. Vikipedi kıyılarda bol miktarda deniz kabuğu bulunduğunu, bölgenin dalış ve su sporları için de tercih edildiğini yazar. Gezinin rahat yürüyüşlerle geçtiği bir yerdir. Ordu Büyükşehir Belediyesi alanda tarihi ve doğal dokuya zarar vermeden yürüyüş yolları, otopark ve bilgilendirme noktası düzenlemiştir. Önce burnun ucuna kadar yürüyüp iki yandaki koyları ve feneri görün, sonra kıyı boyunca geri dönerek kayalık kenarı izleyin. Yarımadanın yaklaşık 300 metre batısındaki Yalancı Yason, yani Sülü Burnu, Buyruk'a göre temiz bir kıyıya sahiptir ve ikinci bir bakış noktası sunar. Kayalıklar ıslakken kaygan olduğu için kıyı kenarında dikkatli adım atın ve sit alanındaki kalıntılara basmayın. Yason Burnu eski Ordu-Samsun yolunun üzerindedir ve ana yoldan ayrılan kısa bir bağlantıyla ulaşılır. Vikipedi'ye göre Bolaman ile Efirli arasındaki sahil yolunun 2008'de tamamlanmasıyla yarımada turizme tümüyle açılmıştır. Ordu merkezinden ya da Perşembe'den kıyı yolunu izleyen araçlarla gelinebilir; toplu taşıma için güncel hat bilgisini ilçede alın. Gün batımını izlemek isteyenler yazın akşam saatlerinde gelmeli, sabah ışığını sevenler ise gün doğumuna yetişmelidir. Rotanızı doğuya doğru sürdürürseniz kıyı yolu sizi birkaç kilometre sonra Hoynat Adası'nın karşısındaki seyir terasına ulaştırır.

Rota Haritası

Rota Bilgisi
ŞehirAltınordu, Ordu
TürRotalar
Durak4
Tarih19 Ekim 2026
Radar TürkiyeYazarRadar TürkiyeRotayı Başlat