Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye
Basmane Garı'ndan Kültürpark'a Arşiv, Müze ve Fuar
Kültürel3 Durak

Basmane Garı'ndan Kültürpark'a Arşiv, Müze ve Fuar

Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

İzmir'in tren yolculuklarının yüz elli yılı aşkın süredir başladığı Basmane Garı ile şehrin en büyük parkı Kültürpark birbirine bitişiktir, ama çoğu ziyaretçi ikisini ayrı günlerde görür. Bu rota garın önündeki 9 Eylül Meydanı'ndan yola çıkar, parkın batı duvarı boyunca yürüyüp şehrin belleğini saklayan kent arşivine uğrar, ardından 1936'dan beri İzmir Enternasyonal Fuarı'na ev sahipliği yapan parkın içinden geçer ve Alsancak'taki eski tütün fabrikasında, İzmir Resim ve Heykel Müzesi'nde biter. Dört durak yürüyerek birbirine bağlanır; toplam yürüyüş üç kilometreyi geçmez.

Sıra coğrafyaya göre kuruldu. Garın neoklasik cephesini sabah meydan sakinken görürsünüz; sonra Dr. Refik Saydam Bulvarı'nda parkın duvarını sağınıza alıp Lozan Meydanı'na yürürsünüz. Meydanın hemen yanında 1932'de itfaiye merkezi olarak yapılan ve 2004'te Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi'ne dönüşen bina durur; burada İzmir'in eski gazetelerini, fotoğraflarını ve Osmanlı mahkeme defterlerini saklayan arşivi ve süreli sergiyi gezersiniz. Lozan Kapısı arşivin birkaç adım ötesindedir. Parkta 1937 tarihli Paraşüt Kulesi'ni, aslına göre yeniden kurulan Göl Gazinosu'nu ve 1.850 metrelik yürüyüş halkasını görür, kuzeydoğudaki 26 Ağustos Kapısı'ndan çıkarsınız. Son durak birkaç dakika ötede, 1884'te tütün fabrikası olarak kurulan ve 2023'te kültür yerleşkesine dönüşen yapıdadır.

Bu sıranın bir hikayesi de var. Basmane, 1866'da açılan İzmir-Kasaba demiryolunun şehre giriş kapısıydı; 1922 yangını garın çevresini ve bugün parkın durduğu mahalleleri yok etti; Kültürpark o yangın yerinde 1936'da açıldı; parkın içinde 1952'de kurulan Resim ve Heykel Müzesi ise yetmiş yıl sonra fabrikaya taşındı. Rota, aynı birkaç yüz metrede şehrin yıkımını ve yeniden kurulmasını adım adım izler.

Yola çıkmadan üç şeyi kontrol edin. APİKAM'ın resmi sitesi kurumun adresi olarak hem Şair Eşref Bulvarı'ndaki tarihi binayı hem Kültürpark içindeki 1 No'lu Hol'ü gösteriyor; sergiyi hangi binada açtıklarını gitmeden sorun. Kültürpark'taki İzmir Tarih ve Sanat Müzesi'nin eserlerinin Kültür Sanat Fabrikası'na taşındığı ve binanın 2025'te bakanlığa iade edildiği yazılıyor; güncel durumu muze.gov.tr'den öğrenin. Eylül başındaki fuar günlerinde park kalabalıktır ve girişte fuar düzeni geçerlidir. Müzelerin açılış saatlerini ve ücretlerini de resmi sitelerinden kontrol edin.

Rota, mevcut Çocukla İzmir ve Bahri Baba'dan Kültürpark'a Müze Günü rotalarını tekrarlamaz; parkı bir çocuk parkuru ya da müze koridoru olarak değil, fuarın ve şehrin hafızasının mekanı olarak okur. Günün sonunda demiryolundan arşive, fuar alanından tütün fabrikasına uzanan bir hatta İzmir'in son yüz elli yılını yürümüş olursunuz.

Süre: 5-6 saat. En iyi zaman: Hafta içi bir sabah, meydan ve park sakinken başlayın; eylül başındaki fuar günlerinde parkta fuar düzeni geçerli olduğu için sakin bir yürüyüş istiyorsanız başka bir gün seçin ve müzelerin güncel durumunu gitmeden resmi sitelerinden kontrol edin.. Ulaşım: M1 metrosunun Basmane istasyonu garın altındadır; İZBAN ile gelenler Hilal istasyonunda metroya aktarma yapıp bir durak sonra Basmane'de iner. Duraklar arası yürünür, dönüşte son durağa birkaç dakika uzaklıktaki Alsancak Garı'ndan İZBAN'a binilir.

Kaynaklar

Konak, İzmir
Kültürel
3 Durak
Mekanlarda ~2 sa 45 dk
Yürüyüş ~2,1 km · 35 dk
Toplam ~3 sa 20 dk
30 Eylül 2026

Rota Durakları

1
Basmane Garı

Basmane Garı

~30 dk burada
Anafartalar Cad., Etiler Mah., Basmane, Konak / İzmir

Güne garın önündeki 9 Eylül Meydanı'nda, binaya biraz uzaktan bakarak başlayın. Vikipedi'ye göre İzmir-Kasaba demiryolunun imtiyazı 1863'te verildi, garın yapımı 1864'te başladı ve istasyon 25 Ekim 1866'da hizmete girdi. Aynı kaynak burayı Alsancak Garı'ndan sonra Türkiye'nin en eski ikinci garı olarak anar. Visit İzmir ise bugünkü binanın 1876'da Fransız Regie Generale şirketince yaptırıldığını ve projesinin Eiffel'e ait olduğunu yazar; iki tarih ve mimar iddiası kaynaklar arasında uzlaşmadığı için yapıyı 19. yüzyılın ikinci yarısının eseri olarak okumak en doğrusudur. Cepheye dikkatle bakınca kesme taştan, dikdörtgen planlı ve üç bölümlü bir kurgu görürsünüz. Ortadaki bölüm iki yandan yüksektir, üç katlıdır ve kırma çatıyla örtülüdür; girişin üstündeki alınlık ile cepheyi bölen silmeler neoklasik dili taşır. İki yana uzanan alçak kanatlar bekleme salonlarını ve hizmet birimlerini barındırır. Meydan sabah erken sakin olduğu için cephenin bütününü tek karede almak en kolay o saattedir.

Sonra içeri girin ve bekleme salonundan peronlara geçin. Gar bugün de canlı bir istasyondur; Vikipedi Ankara, Bandırma ve Konya'ya giden ana hat trenlerinin yanı sıra Ödemiş, Tire, Denizli, Söke, Nazilli ve Uşak yönlerine bölgesel trenlerin buradan kalktığını yazar. Zemin seviyesinde dört peron vardır ve garın altında M1 metrosunun 22 Mayıs 2000'de açılan Basmane istasyonu durur. Bina 1922 Büyük İzmir Yangını'nda hasar gördü, Cumhuriyet döneminde onarıldı; Vikipedi'ye göre 1984'te TCDD tarafından yenilendi, 2001'de elektrifikasyon altyapısıyla donatıldı ve 2022'de yeni bir restorasyon başladı. Bu yüzden bazı bölümleri iskeleli ya da kapalı bulabilirsiniz; görevlilerin yönlendirmesine uyun ve peronlarda sarı çizgiyi geçmeyin. Visit İzmir'e göre gar, devletin demiryolu için ayırdığı yaklaşık yirmi bin metrekarelik yerleşkenin ana yapısıdır; atölyeler, depolar ve idari birimler aynı yerleşkeyi paylaşır. İstasyonun ilk günlerinde hattın en önemli durağı olması bir tesadüf değildi, çünkü Kasaba'dan, yani bugünkü Turgutlu'dan gelen ürün gümrük kapısı olan bu gardan şehre giriyordu. Peronların ucundan geriye dönüp bakınca binanın arka cephesinin öndekinden daha sade olduğunu fark edersiniz.

Garın çevresi de yürüyüşün parçasıdır. Meydanın karşısında Kültürpark'ın 9 Eylül Kapısı yükselir; parkın Basmane'ye bakan girişi budur ve rotanın üçüncü durağında oradan değil, batıdaki Lozan Kapısı'ndan gireceksiniz. Anafartalar Caddesi ise garın önünden güneybatıya, Kemeraltı'na doğru iner; o cadde bu rotanın dışında kalır ama vakit bulursanız dönüşte denenebilir. Fotoğraf için en iyi açı meydanın karşı kaldırımıdır; öğle saatlerinde cephe düz ışık alır ve taşın rengi sönükleşir. Trenle ilgilenen bir ziyaretçi için bölgesel trenlerden birinin kalkışını izlemek bile başlı başına bir sahnedir. Yarım saat dolunca meydandan Dr. Refik Saydam Bulvarı'na geçin ve parkın duvarını sağınıza alarak Lozan Meydanı'na doğru yürüyün. Yol düz ve gölgelidir; bulvarın sonunda kent arşivinin beş nişli cephesi sizi karşılar.

Kaynak: Vikipedi; Visit İzmir; Wikipedia.

Basmane Garı, Konak'ın Etiler Mahallesi'nde, Anafartalar Caddesi'nin Basmane'ye çıktığı meydanda duran, İzmir'in iki ana tren garından biridir. Adı bu semtte bir zamanlar çalışan basma, yani kumaş baskı atölyelerinden gelir; gar ilk kayıtlarda Basma Hane diye anılır. Hikayesi Anadolu'nun ilk demiryollarına uzanır: İngiliz sermayeli Smyrna Cassaba Railway şirketinin yaptığı İzmir - Kasaba, bugünkü adıyla Turgutlu hattı 25 Ekim 1866'da bu istasyondan hizmete girdi. Hat sonradan Afyonkarahisar'a kadar uzatıldı ve Basmane, Ege'nin iç kesimlerinden gelen tarım ürünlerinin limana ulaştığı kapı oldu. Osmanlı hükümeti gar, atölye ve depolar için yaklaşık 20 bin metrekarelik bir alan tahsis etmişti. Şirket 1894'te Fransız sermayesine geçti; TCDD 1 Haziran 1934'te şirketi satın alıp işletmeyi devraldı. Bugünkü binanın mimarı ve yapım yılı konusunda kaynaklar ayrışıyor. Kültür ve turizm tanıtım metinleri binayı Gustave Eiffel'in tasarımına ve Fransız Regie Generale şirketinin 1876'daki inşaatına bağlar; Türkçe Vikipedi ile mimarlık yazıları ise bu isme hiç yer vermez ve yapıyı 19. yüzyılın sonuna tarihler. Bu yüzden Eiffel adını bir söylence olarak dinleyin, belge olarak değil. Kesin olan mimari dildir: neoklasik üsluptaki bina üç bölümlü ve simetriktir, ortadaki üç katlı bölüm dik çatısıyla yükseltilmiştir, cephede kesme taş söveler, alınlıklar, plasterler ve silmeler kullanılır. Peronları örten yaklaşık 23 metre açıklıklı çelik saçak iki basık tonozdan oluşur; dökme sütunları ve kemerleriyle 19. yüzyıl gar mimarisinin İzmir'deki karakteristik örneğidir. Cephenin ortasındaki BASMANE GAR yazısı ve çatı tepesindeki TCDD amblemi meydanın simgesidir. Gar, 1922 Eylül'ündeki büyük İzmir yangınında ağır hasar gördü; onarım 1926'da TCDD'nin kuruluşundan sonra, 1927'den itibaren yapıldı. 1936'da Kültürpark'ta açılan İzmir Enternasyonal Fuarı garın önemini artırdı ve çevresindeki sokaklar bir otelciler bölgesine dönüştü. 1984'ten 1995'e kadar Bornova'ya, 2006'ya kadar Çiğli'ye banliyö trenleri buradan kalktı. 22 Mayıs 2000'de garın altında İzmir Metrosu'nun Basmane istasyonu açıldı; yer altındaki istasyona yalnızca gar binasından inilir. 2006'daki yenileme sırasında yolcu hizmeti durdu ve 2009'da yeniden başladı; 2022'de yeni bir modernizasyon ve restorasyon çalışması başlatıldı. Gar bugün de İzmir'in bütün ana hat ve bölgesel trenlerinin kalkış ve varış noktasıdır. Bugün bir kenar ve üç ada peronda yedi hat vardır. Ankara, Konya ve Bandırma yönüne giden ana hat trenleriyle Denizli, Aydın, Söke, Ödemiş, Tire, Alaşehir ve Uşak yönündeki bölgesel trenler buradan kalkar. Sefer saatleri ve bilet için TCDD Taşımacılık'ın sitesine bakın; gişede yurt dışı bilet satışı da vardır. Metronun M1 hattı garın altındadır; bir sonraki durak Hilal'de İZBAN'a aktarma yapılır. Gar önünden ESHOT otobüsleri geçer; Kültürpark 1 kilometre, sahil ise yaklaşık 1,5 kilometre uzaklıktadır. Binada asansör ve rampa, bekleme salonu ve ulaşım kartı satışı vardır; emanet dolabı yoktur ve bina 24 saat açık değildir, gece seferlerinde kapı saatlerini önceden öğrenin. Meydanın karşı kaldırımından bakınca cephenin simetrisini bütünüyle görürsünüz; trafik yoğun olduğu için erken saat iyidir. İçeri girin ve peron saçağının altına geçin: çelik kemerlerin ritmi, tren gelmese bile fotoğraf değerindedir. Peronlara giriş kurallarını yerinde görevlilere sorun. Garın önünden başlayan Anafartalar Caddesi Kemeraltı'na iner; Kadifekale ise garın hemen üstündeki tepede yükselir. Bu yüzden Basmane, kentin en eski ulaşım, ticaret ve konaklama katmanlarının üst üste bindiği yerdir. Metro ile gelenler istasyonun çıkışında doğrudan gar binasının içine adım atar; bu geçiş yeni ve eski İzmir'i tek hamlede birleştirir. Kültürpark'a yürümek için Şair Eşref Bulvarı'nı izleyin; yol üstünde APİKAM'ın eski itfaiye binası vardır. Tren gününüz yoksa bile Basmane'ye bir sabah uğrayın: Anadolu'ya giden ilk rayların döşendiği meydanda gar, 160 yıla yakın süredir aynı işi yapıyor.
2
Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi

Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi

~1 sa burada
Şair Eşref Bulvarı No: 1/A, İsmet Kaptan Mah., Çankaya, Konak / İzmir

Lozan Meydanı'na varınca Şair Eşref Bulvarı'nın başındaki iki katlı, geniş avlulu binanın önünde durun. APİKAM'ın kendi tarihçesine göre bu yapı 1930-1932 arasında belediye mimarı Mesut Özok'un projesiyle İzmir İtfaiyesi Merkez Binası olarak yapıldı ve 1932'den 2001 sonuna kadar yetmiş yıl boyunca aralıksız itfaiye olarak çalıştı. Ön cephedeki beş büyük niş eski garaj kapılarıdır; araçlar buradan çıkar, yüksek tavanlı garaj bugün müzenin ana sergi salonudur. Bina Erken Cumhuriyet dönemi mimarisinin izlerini taşır ve restorasyonu Şubat 2002'de başladı. Müze 10 Ocak 2004'te İzmir Kent Arşivi ve Müzesi adıyla açıldı; aynı yılın 15 Haziran'ında görevi başında ölen belediye başkanı Ahmet Piriştina'nın adı 6 Temmuz 2004 tarihli meclis kararıyla kuruma verildi. İzmir Art bu kurumu Türkiye'nin ilk kent arşivi ve müzesi olarak tanıtır.

İçeride iki ayrı dünya vardır ve ikisine de zaman ayırın. Zemin kattaki sergi salonu süreli sergilere ayrılmıştır; APİKAM 359 metrekarelik bu alanda kent tarihini tek bir tema üzerinden anlatan sergiler açar ve önceki yıllarda Kent ve Ticaret, Kent ve Sağlık, Kent ve Ulaşım gibi başlıklar sergilendi. 2024-2025 döneminin sergisi Yanık Yurt adıyla Kurtuluş Savaşı'nda İzmir ve Batı Anadolu yangınlarını konu aldı; siz gittiğinizde hangi serginin açık olduğunu girişte öğrenin. Sergi panolarını acele etmeden okuyun, çünkü buradaki fotoğraflar ve haritalar rotanın bir sonraki durağı olan Kültürpark'ın kurulduğu yangın yerini de gösterir. Asıl hazine üst kattaki arşivdedir. İzmir Dergisi'ne göre koleksiyonda yüz binden fazla belgeyi barındıran 1.834 Osmanlı mahkeme defteri, yaklaşık 1.440 cilt Osmanlıca gazete ve Latin harfli 8.000 cilde yakın yayın bulunur; kütüphanede Piriştina ile tarihçi Orhan Koloğlu'nun bağışladığı 11.000 kadar kitap durur. Kurumun sitesi koleksiyonu süreli yayınlar, yazılı belgeler, görsel belgeler, defterler, nadir eserler ve kitaplar gibi gruplara ayırır. Belgeler mikrofilme alınıp taranarak dijital ortama aktarılır ve araştırmacılar bunlara üst kattaki bilgisayarlardan ulaşır; Vikipedi'ye göre arşiv Aralık 2019'dan beri internet üzerinden de açıktır. Ailenizden bir İzmirlinin adını ya da eski bir mahalleyi aramak isterseniz görevliden yardım isteyin, çünkü katalog kullanımı ilk kez gelen için karışık olabilir.

Yapının kendisi de bir sergi nesnesidir. Avluya çıkıp binanın etrafını dolaşın; garaj cephesinin ve geniş avlunun oranları yapının ilk işlevini bugün de okutur. Vikipedi'ye göre kurum 2018'de Tarihi Kentler Birliği'nden Arşiv ve Koleksiyon Müzesi ödülü aldı ve Nisan 2026'da Avrupa Endüstriyel Miras Rotası'na dahil edildi. APİKAM'ın Buca'daki Göç ve Mübadele Anı Evi ile Konak'taki Köy Enstitüleri Anı ve Kültür Evi gibi şubeleri de vardır; bu rotada onlara uğramıyorsunuz ama sergideki yönlendirmeler ilginizi çekerse başka bir güne not edin. Gitmeden önce şunu mutlaka kontrol edin; kurumun resmi sitesi adres olarak hem Şair Eşref Bulvarı 1/A'yı hem Kültürpark içindeki 1 No'lu Hol'ü gösteriyor, dolayısıyla sergi ya da okuma salonu geçici olarak parkın içindeki hole taşınmış olabilir. Böyle bir durumda hol zaten bir sonraki durağınızın içindedir ve yürüyüş sırası bozulmaz. Bir saat dolunca bulvara çıkın; Lozan Kapısı birkaç adım ötededir ve Kültürpark oradan başlar.

Kaynak: APİKAM; İzmir Büyükşehir Belediyesi; İzmir Dergisi; İzmir Art; Vikipedi.

Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi, kısa adıyla APİKAM, İzmir'in belleğini tek çatı altında toplayan kurumdur ve Türkiye'nin ilk kent arşivi ve kent müzesi olarak anılır. Kurum, dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina'nın 1999 seçim bildirgesindeki bir vaatten doğdu; arşiv ve müze projesi 2000 yılında bilimsel ölçütlerle kuruldu. 10 Ocak 2004'te İzmir Kent Arşivi ve Müzesi adıyla açıldı. Piriştina'nın 2004 Haziran'ında görevi başında ölümünden sonra belediye meclisi 6 Temmuz 2004'te kuruma onun adını verdi. Bina, kurumun kendisi kadar önemlidir. Konak'ın Çankaya semtinde, Şair Eşref Bulvarı üzerindeki yapı 1930 ile 1932 arasında İzmir'in merkez itfaiye binası olarak belediye tarafından yaptırıldı; mimarı Mesut Özok'tur. Erken Cumhuriyet dönemi mimarisinin izlerini taşıyan bina, kentin 1922 Eylül'ündeki büyük yangında 2 milyon 600 bin metrekarelik yerleşim alanını kaybetmesinden sonra öncelikli yatırımlardan biriydi; 1924 tarihli yasa itfaiye hizmetini belediyelere zorunlu kılmıştı. Geniş hangar kapıları ve kentteki yangın dumanını erken fark etmek için yükseltilmiş gözetleme kulesiyle, işlevin biçimi belirlediği endüstriyel bir yapıdır. Yetmiş yıl boyunca, 1932'den 2001 Kasım'ına kadar itfaiye olarak çalıştı. 8 Şubat 2002'de törenle başlayan restorasyon 2004 Nisan'ında tamamlandı; garaj ve gözetleme kulesi korunarak yapı müzeye dönüştürüldü. Nisan 2026'da Tarihi Havagazı Fabrikası ve Tarihi Asansör ile birlikte Avrupa Endüstri Mirası Rotası'na alındı. İçeride iki ana birim vardır: arşiv ve müze. Eski garaj alanındaki yaklaşık 400 metrekarelik ana sergi salonunda arşivden seçilen görsel malzemeyle kentin tarihi anlatılır; sergiler dönem dönem değişir. Arşiv sekiz grupta düzenlenmiştir: süreli yayınlar, yazılı belgeler, görsel belgeler, sicil defterleri, nadir eserler, kitaplar, İBB Kent Kütüphanesi ve açık arşiv. Sicil defterleri arasında Osmanlı dönemi şer'iye sicilleri ve belediye meclis kayıtları da bulunur. Aralık 2019'dan beri arşiv internet üzerinden araştırmacılara açıktır; ücretsiz üyelikle koleksiyonlar taranabilir, görsel kopyası isteyenler için belediye meclisinin belirlediği bir tarife uygulanır. Kurum 2018'de Tarihi Kentler Birliği'nden arşiv ve koleksiyon müzesi ödülü aldı. Kent tarihi ve kültürü eğitimleri randevuyla verilir; kütüphane ve araştırma hizmetleri ile müze ve sergi birimi ayrı telefonlarla hizmet verdiği için hangi birime gideceğinizi önceden belirleyin. APİKAM'ın kent içinde üç anı evi daha vardır. Buca'daki Göç ve Mübadele Anı Evi, Kasaplar Meydanı'nda 1904 tarihli Sakız tipi bir Rum evinde, Balkanlar'dan Türkiye'ye göçlerin hikayesini anlatır. Konak'taki Köy Enstitüleri Anı ve Kültür Evi ile Aziz Vukolos Kilisesi bahçesindeki Basın Anı Evi de aynı kuruma bağlıdır. Ziyaret öncesi bir uyarı gereklidir. Kurumun kendi sitesindeki iletişim sayfası Şair Eşref Bulvarı No 1/A adresini verirken sitenin diğer sayfalarında Büyükşehir Belediyesi'nin Kültürpark içindeki 1 No'lu Hol adresi de görünüyor; gitmeden önce müzenin açık olduğu günleri, saatleri ve adresi apikam.org.tr'den kontrol edin. Arşivde çalışmak isteyenler önce çevrim içi kataloğu tarayıp yerinde inceleme için kurumu aramalıdır. Ulaşım için T2 tramvayı Gazi Bulvarı ile Şair Eşref Bulvarı'nı izler; Gazi Bulvarı durağı M1 metrosunun Çankaya istasyonuyla aktarmalıdır ve müzeye birkaç dakikalık yürüyüştür. Kültürpark - Atatürk Lisesi durağı da yakındır. Basmane Garı yaklaşık 500 metre, Kültürpark'ın kapıları ise birkaç dakika uzaklıktadır; bu yüzden APİKAM, Basmane'den Kültürpark'a uzanan bir yürüyüşün doğal durağıdır. Gezerken önce cepheye bakın: sıvalı yüzeydeki dikey hatlar, geniş garaj açıklıkları ve arkadaki kule, yapının itfaiye geçmişini hemen ele verir. Kulenin arka plandaki yüksek binalarla birlikte göründüğü açı, kentin iki dönemini tek karede toplar. İçeride sergiyi kronolojik akışıyla izleyin; eski fotoğraflardaki sokakları dışarı çıkınca Kemeraltı ve Basmane'de yerinde aramak müzenin en keyifli tarafıdır. Müze bir saatte gezilir; arşivde çalışacaklar için süre işin boyutuna bağlıdır. Dışarı çıkınca Şair Eşref Bulvarı boyunca yürüyüp Kültürpark'ın kapısından içeri girmek gezinin doğal devamıdır.
3
İzmir Resim ve Heykel Müzesi

Sanatın Kalbi: İzmir Resim ve Heykel Müzesi

~1 sa 15 dk burada
İzmir Kültür Sanat Fabrikası, Mimar Sinan Mahallesi, Ziya Gökalp Bulvarı No 36, Konak/İzmir

Ziya Gökalp Bulvarı 36 numaradaki yerleşkeye girince önce tuğla cephelerin arasında bir dakika durun, çünkü burası bir müze olmadan önce bir fabrikaydı. Vikipedi'ye göre Alsancak Tekel Fabrikası 1884'ten 2004'e kadar tütün işledi; Anadolu Ajansı'nın haberine göre Kültür ve Turizm Bakanlığı yapıları 2022'de restore etti ve yirmi bin metrekarelik yerleşke on iki yapısı yeniden işlevlendirilerek 29 Nisan 2023'te İzmir Kültür Sanat Fabrikası adıyla açıldı. İzmir Resim ve Heykel Müzesi fabrikanın en büyük ikinci binasındadır; girişteki yönlendirmeleri izleyin ve önce bu binaya gidin. Müzenin kendi sayfasına göre kurum 9 Eylül 1952'de Kültürpark içindeki Maarif Vekaleti binasında bir galeri olarak açıldı, 1973'te Konak'taki binasına taşındı ve orada 2022'ye kadar kaldı. Kurumun sayfası o ilk binayı mimar Bruno Taut'un tasarımı olarak anar. Wikipedia'ya göre Konak'taki bina Konak İskelesi yakınında, Atatürk Bulvarı üzerinde ve Ege Üniversitesi'ne ait bir alanda yapılmıştı. 30 Ekim 2020 depreminde Konak binası hasar görünce koleksiyon yeniden Kültürpark'a döndü, 25 Mart 2022'de orada hizmete başladı ve Nisan 2023'te bugünkü yerinde ziyarete açıldı. Yani az önce yürüdüğünüz park bu müzenin hem doğduğu hem de depremden sonra sığındığı yerdir; rota o hikayeyi tersinden izler.

İçeride Anadolu Ajansı'na göre dört ana galeri ile iki geçici sergi salonu vardır ve yaklaşık dört yüz eser sergilenir; 2025 tarihli bir başka AA haberi sayıyı üç yüz elli olarak verir, dolayısıyla sergideki eser sayısı dönem dönem değişir. Koleksiyon Tanzimat döneminden günümüze resim, heykel, seramik ve özgün baskıyı kapsar. Salonları kronolojik sırayla gezin ve ilk galerilerde Şeker Ahmed Paşa ile Hoca Ali Rıza gibi erken dönem ressamlarını arayın. Sonraki salonlarda İbrahim Çallı'nın, Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun ve Fahrelnisa Zeid'in işleri gelir; seramik vitrinlerinde Füreya Koral'ın, heykel bölümünde ise heykeltıraş Turgut Pura'nın eserlerine bakın. Wikipedia'ya göre koleksiyonun ağırlığı 20. yüzyıl Türk resmi ve heykelidir ve Turgut Pura'dan hatırı sayılır bir grup eser bulunur. Geçici sergi salonlarındaki programı girişte sorun, çünkü müze yıl içinde tematik sergiler de açar. Eserlere flaşsız fotoğraf çekmek genellikle serbesttir, ama her salonda görevliye danışın ve heykellerin çevresindeki şeritleri geçmeyin.

Vaktiniz kalırsa aynı yerleşkedeki diğer binalara da göz atın; müzenin yanı başındaki Arkeoloji ve Etnografya Müzesi binlerce eseri barındırır ve AA yaklaşık 2.300 yıllık Belevi Anıt Mezarı parçalarını burada anar, yani Kültürpark'ta göremediyseniz Belevi'nin grifonlarını burada bulursunuz. Yerleşkede Atatürk İhtisas Kütüphanesi, Alsancak Halk Kütüphanesi, Türk Dünyası Müzik İhtisas Kütüphanesi ve bir çocuk kütüphanesi de vardır; AA 2024'te kütüphanelerin dört yüz binden fazla ziyaretçi ağırladığını yazıyor. Aynı ajansın 2023 haberine göre Türk Dünyası Müzik İhtisas Kütüphanesi'nde yüz bine yakın, Alsancak Halk Kütüphanesi'nde kırk bin kitap bulunur. Vikipedi'ye göre Resim ve Heykel Müzesi bugün İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü bünyesinde çalışır. Müze Kart sayfası yerleşkeyi her gün açık gösteriyor, ama saatleri ve ücreti gitmeden resmi sitesinden kontrol edin. Avludaki banklar günün son molası için uygundur; fabrikanın yüksek bacası ve tuğla duvarları akşam ışığında iyi fotoğraf verir. Rota bu avluda sona erer. Dönüş için yerleşkeden Alsancak Garı'na birkaç dakika yürüyüp İZBAN'a binebilir ya da Kordon'a inip günü deniz kıyısında kapatabilirsiniz.

Kaynak: İzmir Kültür Sanat Fabrikası; Anadolu Ajansı; Müze Kart; Vikipedi; Wikipedia.

İzmir’in Konak ilçesinde, Nisan 2023'ten beri Alsancak'taki İzmir Kültür Sanat Fabrikası yerleşkesinde (eski Tekel fabrikası) yer alan İzmir Resim ve Heykel Müzesi, Türkiye’nin en önemli sanat müzelerinden biri olarak sanatseverlere kapılarını açmaktadır. 1952 yılında kurulan ve zaman içinde zengin bir koleksiyona sahip olan müze, hem klasik hem de çağdaş Türk sanatının en güzel örneklerini barındırmaktadır.

Müze, resim, heykel ve seramik sanatı alanlarında geniş bir koleksiyona sahiptir. İçinde 19. yüzyıl Osmanlı sanatından günümüz modern sanatına kadar uzanan geniş bir eser yelpazesi yer almaktadır. Osman Hamdi Bey, İbrahim Çallı, Hikmet Onat, Şeker Ahmet Paşa ve Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi usta sanatçıların eserleri, müzenin en dikkat çekici parçaları arasında bulunmaktadır.

Müzenin bölümleri şunlardır:

  • Klasik Türk Resmi Bölümü: Osmanlı’nın son dönemlerinden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan önemli eserleri içerir.
  • Çağdaş Sanat Bölümü: Türk modern sanatının önde gelen isimlerine ait soyut ve figüratif eserleri barındırır.
  • Heykel ve Seramik Bölümü: Ünlü Türk heykeltıraşlarının ve seramik sanatçılarının eserlerini sergiler.

İzmir Resim ve Heykel Müzesi, yalnızca sanat eserlerini sergilemekle kalmaz; aynı zamanda sanat atölyeleri, sergiler ve eğitim programları düzenleyerek, sanata ilgi duyan herkes için interaktif bir deneyim sunar. Müze, yıl boyunca farklı dönemsel sergilere de ev sahipliği yaparak sanatseverlere sürekli yenilenen bir kültürel atmosfer sağlar.

Müze 1952'de Kültürpark'ta bir galeri olarak açıldı, 1973'te Konak'taki binasına taşındı; o bina 30 Ekim 2020 depreminde hasar görünce koleksiyon önce Kültürpark'a döndü, Nisan 2023'te ise İzmir Kültür Sanat Fabrikası'ndaki bugünkü binasında ziyarete açıldı. Açılış saatleri ve giriş ücreti için müzenin resmi sayfasına bakın.

Rota Haritası

Rota Bilgisi
ŞehirKonak, İzmir
TürKültürel
Durak3
Tarih30 Eylül 2026
Radar TürkiyeYazarRadar TürkiyeRotayı Başlat