Mardin Taşı, Kentin Ortak Malzemesi
Prijavi se za všečke in ocene

Mardin'e ilk kez gelen biri sokakta yürürken önce evlerin biçimine, sonra renklerine dikkat eder. Duvarlar bal rengine, sarıya, kimi yerde pembeye çalan tek bir malzemeden yükselir. Bu malzemenin bir adı, bir sicil numarası ve resmi bir tescil belgesi vardır. Bu yazıda taşı bir yapı listesi olarak değil, bir malzeme ve bir zanaat olarak ele alıyoruz. Amaç, Mardin'de bir kapı söveşine ya da bir kemer silmesine bakarken ne gördüğünüzü bilmenizi sağlamak.
Adı tescilli bir taş
Mardin Taşı, Türk Patent ve Marka Kurumu'nun coğrafi işaretler kayıtlarında menşe adı olarak geçer. Kayıta göre başvuru 22 Temmuz 2009 tarihinde yapılmış, tescil 15 Nisan 2011 tarihinde tamamlanmış ve tescil numarası 145 olarak verilmiştir. Başvuruyu yapan ve tescili alan kurum Mardin Valiliği'dir. Ürün grubu olarak "diğer ürünler" yazılıdır ve dosya numarası C2009/016'dır.
Mardin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, tescil metnini kendi sayfasında da yayımlar. Metne göre bu taş, kentte yüzyıllardır yapılan medreselerin, camilerin, hanların ve evlerin büyük çoğunluğunda kullanılmış ve eserlerin büyük bölümü bugün de ayaktadır. Metin ayrıca taşı, kentte yaşayan farklı toplulukların ortak bir simgesi olarak tanımlar. Aynı metinde taş işlemeciliğinin 7000 yıllık bir geçmişi olduğu söylenir; bu ifade tescil belgesine aittir ve biz onu bir belge iddiası olarak aktarıyoruz.
Taşın yerin altındaki hikayesi
Tescil metni, taşın jeolojik kimliğini de verir. Mardin Taşı, Hoya Formasyonu içinde yer alır ve formasyonun Eosen ile Oligosen dönemlerine ait resifal kökenli kayaçlardan oluştuğu belirtilir. Formasyonun ortalama kalınlığının 50 ile 600 metre arasında değiştiği yazılıdır. Formasyonu oluşturan kayaçlar arasında tebeşirli kireçtaşı, dolomitik kireçtaşı, killi kireçtaşı ve fosilli kireçtaşı sayılır. Metne göre formasyon sığ deniz ve şelf kenarında oluşmuştur.
Bu jeolojik çeşitlilik renk paletine de yansır. Tescil metninde kayaçların renkleri sarı, pembe, kırmızı, beyaz, kirli beyaz ve gri olarak sıralanır. Kentte aynı sokağın iki ayrı duvarında farklı tonlar görmeniz bu yüzden şaşırtıcı değildir. Gün ışığının açısı bu tonların algısını değiştirebilir; aynı yüzeye sabah ve akşamüstü bakmak, farkı kendi gözünüzle görmenin en kolay yoludur.
Ocaktan atölyeye
Taş ocaktan belirli ölçülerde çıkarılır. Tescil metni, Mardin Taşı'nın 19 x 20 x 30 santimetre ebadında ve özel ölçülerde kesilerek yapılarda, sanat eserlerinde ve süs işlemeciliğinde kullanıldığını söyler. Aynı metin taşın doluluk oranını yüzde 85 ile 90 arasında verir. Laboratuvar deneylerinden alınan bazı değerler de aktarılır; ısı iletim katsayısı 0,7985, özgül ısı kapasitesi 987,6 J/kg.C ve su emme oranı yüzde 21,8 olarak yazılmıştır. Bu rakamları tescil metnindeki haliyle aktarıyoruz; mühendislik yorumu yapmak bizim işimiz değil.
Taşın bol gözenekli olanları, metne göre genellikle kaba işçilik isteyen işlerde kullanılır. İnce işçilik görecek parçalar ise ocaktan çıkarıldıktan sonra gölgede işlenir ve istenen biçim verildikten sonra ışığa çıkarılır. Bu cümle, zanaatın en sade tarifidir: sabırla gölgede çalışmak, sonucu güneşe bırakmak. Metin, taşın testereyle kesilebildiğini, matkapla delinebildiğini ve sert kesicilerle yontulabildiğini de ekler.
Önce yumuşak, sonra sert
Mardin Taşı'nı anlamanın anahtarı, tescil metninin kendi ifadesiyle en belirgin özelliğinde yatar. Taş işlendiğinde yumuşaktır; işlendikten sonra güneş ve suyla temas ettiğinde sertleşir. Metin ayrıca taşın tebeşirimsi bir yapıda, ince taneli olduğunu ve ocaktan çıkarıldığında rahatlıkla işlenebildiğini söyler. Taş ustası için bu, bir üstünlük iddiası değil, iş akışının tarifidir; önce biçim verilir, sonra zaman ve hava işi pekiştirir.
Bu özelliğin sonucu, kentin bütün cephelerinde okunur. Kemerlerdeki ince oyma, sütun başlıklarındaki kabartma ve pencere çevrelerindeki bezeme, aynı malzemenin ince işlenebilmesine dayanır. Tescil metni, evlerin içinin ve dışının nakış gibi süslemelerle bezeli olduğunu, kapı ve pencere çevrelerinin, sütunların ve kemerlerin oya gibi ince taş işçiliği örnekleri taşıdığını yazar. Mardin sokaklarında yürürken başınızı kaldırıp bir pencere söveşinin kenarına yakından bakın; çizgilerin ne kadar keskin kaldığını göreceksiniz.
Kasımiye taç kapısı üzerinden bir okuma
Taşı yakından incelemek için kent merkezinin güneybatısındaki Kasımiye Medresesi iyi bir örnektir. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Kültür Portalı, yapının inşasına Artuklu döneminde başlandığını ve Akkoyunlu hükümdarı Cihangiroğlu Kasım Padişah döneminde, 1457 ile 1502 yılları arasında tamamlandığını yazar. Aynı kaynağa göre medrese iki katlıdır, kubbelidir, tek ve açık bir avlusu vardır ve inşasında düzgün kesme taş kullanılmıştır. Yapı kesme taş ve tuğladan oluşur; avluda bir çeşme ve büyükçe bir havuz bulunur.
Yapının güney cephesi ovaya açıktır. Girişe, bir taç kapının bağladığı beşik tonozlu bir koridordan geçilerek varılır. Portal ve koridor, taşın mimaride nasıl kullanıldığını anlamak için iyi bir başlangıç noktasıdır. Uluslararası Mardin Çalışmaları Dergisi'nde 2024'te yayımlanan bir makale, medreseyi Artuklu ve Akkoyunlu dönemlerinde inşa edilmiş, mimari yapısı, taş işçiliği ve süslemeleriyle tanınan bir yapı olarak tanıtır. Makale ayrıca avludaki havuz ve kubbelerin, yapıyı Mardin'in çok ziyaret edilen yerlerinden biri haline getirdiğini belirtir.
Bu yazının konusu medrese değil, medresenin malzemesidir; bu yüzden ayrıntıya girmiyoruz. Kasımiye'ye giderken amacınız taşa bakmaksa, önce taç kapının oyma yüzeyine, sonra revaklı avlunun kemerlerine, en sonda da tuğla ile taşın yan yana kullanıldığı yüzeylere göz atmanızı öneririz. Her biri, aynı malzemenin farklı bir davranışını gösterir.
Sokakta taşa nasıl bakılır
Kent merkezinde taş, yalnızca anıtlarda değil gündelik yapılarda da karşınıza çıkar. Balkon korkulukları, kapı üstlükleri ve avlu duvarları, tescil metninin de belirttiği gibi taşla yapılmaya devam eden öğelerdir. Yürürken üç şeye bakmanızı öneririz.
- Derz çizgilerine. Düzgün kesilmiş taşlar, birbirine ince aralıklarla oturur ve cephenin ritmini belirler.
- Renk geçişlerine. Aynı duvarda sarıdan pembeye değişen bantlar, taşın farklı katmanlardan geldiğini düşündürür.
- Oyma yüzeylerin kenarlarına. Keskin kalmış bir kenar, işçiliğin ve taşın dayanıklılığının göstergesidir.
Fotoğraf çekecekseniz yan ışık, yani sabahın erken ya da akşamüstünün geç saatleri, oymaların derinliğini en iyi gösterir. Taş yüzeylere dokunmadan, uzaktan bakmak hem yapıyı korur hem sizi güvende tutar. Merdivenli ve eğimli sokaklarda ayakkabınızın tabanına dikkat edin; cilalanmış taş ıslakken kayganlaşabilir.
Bir tescil kaydı nasıl okunur
Coğrafi işaret kayıtları ilk bakışta kuru bilgiler gibi görünür, ama doğru okunduğunda bir ürünün kimlik kartına dönüşür. Mardin Taşı kaydında "menşe adı" ifadesi, ürünün adının bir yöreye bağlı olarak tescil edildiğini gösterir. Başvuru tarihi ile tescil tarihi arasında iki yıla yakın bir süre vardır; kayıt, bu süre içinde dosyanın işlem gördüğünü gösterir. Kayıtta tescil ettiren olarak bir kamu kurumunun yer alması, ürünün tek bir üreticiye değil, bütün bir yöreye ait sayıldığını anlatır. Kaydın adres satırında Artuklu'daki Hükümet Konağı yazılıdır; yani ürünün sahibi bir firma değil, il yönetimidir.
Gezi planınıza bu bilgiyi şöyle taşıyabilirsiniz. Mardin'de bir yapıya girerken önce hangi malzemeyle karşılaştığınızı sorun, sonra o malzemenin tescil metninde anlatılan özelliklerini gözünüzle arayın. Gözenekli ve kaba işlenmiş bir yüzey ile ince oyulmuş bir yüzey arasındaki farkı birkaç dakika içinde ayırt etmeye başlarsınız. Bu küçük alıştırma, müzelerde ve medreselerde geçirdiğiniz süreyi daha verimli kılar.
Zanaat yaşıyor, ama tescil bir vitrin değil
Taş işçiliği tarihte kalmış bir uğraş değildir. Tescil metni, mezarların ve balkon korkuluklarının bugün de bu taştan yapılmaya devam ettiğini söyler. Bir taşın coğrafi işaretle korunması, adının ve niteliklerinin belgelenmesi anlamına gelir; belirli bir satış noktasını önermek anlamına gelmez. Taş ustalarının çalışmasını görmek isterseniz, resmi turizm danışma noktalarından ve il kültür turizm müdürlüğünün sayfalarından güncel bilgi alabilirsiniz.
Pratik notlar
Kasımiye Medresesi, Kültür Portalı'ndaki tarife göre Yeni Yol üzerinden Nusaybin yönüne giderken, Mardin Şehir Stadyumu'nu geçtikten sonra itfaiye garajının orada sağa sapılarak 250 metre gidildiğinde bulunur. Açık olup olmadığı, giriş koşulları ve ziyaret saatleri değişebilir; güncel bilgi için Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın resmi sayfalarına ve il kültür turizm müdürlüğüne bakın. Yaz aylarında öğle sıcağında taş yüzeyler ısınır, bu nedenle gezinizi sabaha ya da akşamüstüne yaymak daha rahat olur. Su, şapka ve düz tabanlı ayakkabı, bu kentte taş kadar gerekli malzemedir.
Küçük bir ipucu daha. Mardin'de kısa bir süre geçirecekseniz önce bir müze ya da medrese gezin, ardından sokak dokusuna çıkın. Böylece sokakta gördüğünüz kapı ve pencere çerçevelerini, müzede ve medresede gördüğünüz süslemelerle karşılaştırabilirsiniz. Taşın hikayesi, ancak bu karşılaştırmayla somutlaşır.
Kaynaklar
- Türk Patent ve Marka Kurumu, Mardin Taşı coğrafi işaret kaydı, https://ci.turkpatent.gov.tr/cografi-isaretler/detay/38010
- Mardin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Mardin Taşı, https://mardin.ktb.gov.tr/TR-311926/mardin-tasi.html
- Fırat, N. (2024). Kasımiye Medresesi'nin Tarihi ve Kültürel Değeri, International Journal of Mardin Studies, https://dergipark.org.tr/tr/pub/ijms/article/1459194
- Kültür Portalı, Kasımiye Medresesi, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/mardin/gezilecekyer/kasimiye-medresesi
Komentarji
Napiši prvi komentar
