Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye
Uçhisar'dan Paşabağları'na Kapadokya Vadileri
Rotalar4 Durak

Uçhisar'dan Paşabağları'na Kapadokya Vadileri

Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Kapadokya'yı en iyi, ayakkabının tozlandığı yerden tanırsınız. Bu rota, bölgenin en yüksek noktasından başlayıp iki vadi boyunca aşağı inen ve günü peribacalarının en yoğun durduğu alanda bitiren bir yürüyüş günüdür. Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ çevresindeki volkanların milyonlarca yıl önce bıraktığı kül ve tüf tabakaları, yağmur, rüzgar ve akarsularla aşındıkça vadiler derinleşmiş, kaya kütleleri biçimlenmiştir. Gün boyunca bu sürecin dört farklı yüzünü göreceksiniz. Nevşehir Valiliği Güvercinlik, Bağlıdere ve Devrent'i bölgenin başlıca vadileri arasında sayar ve bu alanların kaya yamaçlarından vadi tabanlarına kadar bir bütün olarak korunması gerektiğini vurgular. Uçhisar'ın kıyısında durduğu Göreme Milli Parkı da 1985'ten beri UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndedir.

İlk durak Uçhisar Kalesi'dir. İçi odalar, depolar ve tünellerle oyulmuş bu kaya kütlesinin tepesinden, birazdan içine ineceğiniz Güvercinlik Vadisi'ni, Göreme'nin peribacalarını ve ufukta Erciyes'i aynı bakışta görürsünüz; yani günün haritasını önce yukarıdan okursunuz. Ardından kalenin eteğinden Güvercinlik Vadisi'ne girip yaklaşık dört kilometrelik patikayla Göreme'ye inersiniz. Uçhisar Göreme'den yüksekte olduğu için yürüyüşü bu yönde yapmak yokuş aşağı iner, Uçhisar Belediyesi de bu yönü daha rahat bulur. Vadinin yamaçlarındaki yüzlerce güvercinlik, bu topraklarda tarımın kayayla nasıl iş birliği yaptığını anlatır.

Göreme'den kısa bir araç yolculuğuyla Göreme-Uçhisar yolu üzerindeki Örencik'e geçer, Bağlıdere'nin, yani Aşk Vadisi'nin başına varırsınız. Göreme Belediyesi'nin verdiği ölçüye göre yaklaşık beş kilometrelik bu vadi, Göreme-Avanos yoluna iner ve bazıları elli metreye ulaşan uzun, ince peribacalarıyla tanınır. Vadinin bittiği yol, günün son durağına da götürür: Göreme-Avanos yolunun bir kilometre kadar içerisindeki Paşabağları'nda iki ve üç başlı, mantar biçimli peribacaları bir arada durur.

Sıra bilinçli kuruldu. Önce yükseklikten genel manzara, sonra güvercinliklerle insanın vadiyi nasıl kullandığı, sonra insan izinin azaldığı, kayanın kendi biçimini gösterdiği bir vadi, en sonda da jeolojinin en çarpıcı örnekleri. Toplam yürüyüş on kilometreye yaklaşır ve vadi tabanları yer yer tozlu, kaygan ve engebelidir; bileği kavrayan, altı iyi tutan ayakkabı şarttır. Yolda su bulmak her zaman mümkün olmayabilir, yeterince su ve atıştırmalık taşıyın. Vadilerde kaya yüzeylerine yazı yazmayın, bitki örtüsüne zarar vermeyin, çöpünüzü yanınızda götürün. Kalenin ve ören yerinin ziyaret koşullarını, açılış saatlerini ve giriş bilgisini gitmeden resmi sitelerinden kontrol edin. Kondisyonunuz bir vadiye yetiyorsa Aşk Vadisi'ni araçla geçip doğrudan Paşabağları'na gidebilir, rotayı yarım güne indirebilirsiniz.

Süre: tam gün. En iyi zaman: İlkbahar ve sonbaharın serin sabahları en iyisidir; yazın vadilerde öğle sıcağına kalmamak için güne erken başlayın, yanınıza bol su alın.. Ulaşım: Kapadokya'ya en yakın havalimanları Nevşehir Kapadokya ve Kayseri'dir, şehirlerarası otobüsler de Nevşehir'e ve Göreme'ye iner. Uçhisar il merkezinin yaklaşık yedi kilometre doğusundadır; vadi yürüyüşleri arasındaki kısa geçişler (Göreme'den Örencik'e, Aşk Vadisi çıkışından Paşabağları'na) için araç ya da taksi gerekir, yerel minibüs hatlarının güncel bilgisini belediyelerden kontrol edin.

Kaynaklar

Nevşehir Merkez, Nevşehir
Rotalar
4 Durak
Mekanlarda ~6 sa 30 dk
Yol ~7,9 km · 31 dk
Toplam ~7 sa 1 dk
19 Ekim 2026

Rota Durakları

1
Uçhisar Kalesi

Uçhisar Kalesi

~1 sa burada

Güne Uçhisar'ın belediye meydanı çevresinde başlayın ve kaleye doğru eski köyün dar sokaklarından yukarı yürüyün. Eski köy, dev kaya konisinin eteğine toplanmış taş evlerden oluşur; yeni yerleşim ise Nevşehir'den Göreme'ye giden yola daha yakındır. Yukarı çıkarken kaya kütlesinin aslında tek bir tepe olmadığını fark edin. Uçhisar Belediyesi'ne göre kale, yerel halkın Ağa'nın Kalesi ve Çavuş'un Kalesi dediği bitişik iki büyük koniden oluşur. Bugün kalenin zirvesine bir patikayla çıkılır; tr Vikipedi'ye göre eskiden kullanılan iç yollar güvenlik nedeniyle kapatılmıştır. İngilizce Vikipedi de kayanın içini dolaşan geçitlerin ve odaların bugün büyük ölçüde kapalı ya da geçilmez olduğunu yazar. Bu yüzden içeride kaybolmayı değil, açık olan yoldan zirveye çıkmayı planlayın. Çıkarken yamaçtaki kapı ve pencere açıklıklarına bakın; belediyenin anlatımına göre kalenin içi uzun kuşatmalara dayanmak için erzak depoları, yağmur suyu toplayan sarnıçlar ve tünellerle oyulmuştur. Kaya oyma yapıların bir kısmı Bizans dönemine aittir ve yerleşimin parçasıdır. Adın kaynağı için iki anlatı vardır. Belediye, adı Selçuklu ve Karamanoğulları dönemlerindeki sınır, yani uç beyliği işleviyle açıklar. Vikipedi'deki yerel anlatıya göre ise bölge üç kaleyle gözlenirdi: en uçtaki Uçhisar, ortadaki Ortahisar, yönetim merkezi de Başhisar denilen Ürgüp'tü. Kalenin yüksekliği için kaynaklar farklı rakamlar verir, ama bölgenin en yüksek noktası olduğu konusunda hepsi birleşir. Zirvede acele etmeyin, çevreyi dört yöne bölerek okuyun. Hemen aşağıda birazdan yürüyeceğiniz Güvercinlik Vadisi uzanır, onun ötesinde Göreme'nin peribacaları görünür. Avanos tarafına ve ufuktaki Erciyes'e de bakın; MTA'nın bülteni bu stratovolkanın yüksekliğini 3916 metre olarak verir. Erciyes, bu manzarayı biçimlendiren tüfün kaynaklarından biridir, yani ufuktaki dağla ayağınızın altındaki kaya aynı hikayenin parçalarıdır. Uçhisar, 1985'te UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne giren Göreme Milli Parkı ve Kapadokya Kayalık Alanları'nın kıyısında yer alır. Fotoğraf için sabahın ilk ve akşamın son ışığı tüfün renklerini en iyi gösterir; öğlen ışığı kayayı düzleştirir. Aşağı inerken kalenin çevresindeki kaya evlere bir kez daha bakın. Belediyeye göre Uçhisar halkı 1950'li ve 1960'lı yıllara kadar bu kaya evlerde yaşadı, sonra erozyon ve kaya düşmesi tehlikesi yüzünden yerleşim alanın dışına taşındı. Terk edilen taş evlerin birçoğu bugün onarılmış durumdadır ve bazı cephelerde taş oyma süslemeler görülür. Kaleden indikten sonra eteğindeki yol sizi Güvercinlik Vadisi'nin Uçhisar girişine götürür. Kalenin ziyaret koşullarını ve açılış bilgisini gitmeden resmi kaynaklardan kontrol edin.

Kaynak: Uçhisar Belediyesi, Uçhisar Kalesi; Vikipedi, Uçhisar Kalesi ve Uçhisar; MTA Doğal Kaynaklar ve Ekonomi Bülteni.

Kapadokya'nın en yüksek noktası; kale değil, içi oyularak yaşanmış dev bir kaya kütlesi. Tepeye çıkıldığında peribacaları, Güvercinlik Vadisi ve açık havada Erciyes aynı anda görünüyor.
2
Güvercinlik Vadisi

Güvercinlik Vadisi

~2 sa burada
Uçhisar ile Göreme arası, Nevşehir Merkez / Nevşehir

Vadiye Uçhisar girişinden, kalenin hemen eteğinden girin. Uçhisar Belediyesi'ne göre girişte dallarına yüzlerce nazar boncuğu asılmış bir ağaç durur ve burası vadinin en çok fotoğraflanan noktalarından biridir. Bu noktada kaleyi arkanıza alıp vadiye bakın; Göreme'ye kadar uzanan derinliği ve peribacalarının heykelsi dokusunu tek karede görürsünüz. Patika vadi tabanından kıvrılarak ilerler ve Göreme'ye kadar yaklaşık dört kilometre sürer. Belediye bu yürüyüşü orta zorlukta sayar ve süresini ortalama bir buçuk ile iki saat olarak verir. Uçhisar Göreme'den yüksekte olduğu için bu yönde yürümek çoğunlukla yokuş aşağıdır ve daha rahattır. Yürürken gözünüzü yamaçlardaki küçük, düzenli açıklıklara verin; vadi adını kayalara ve peribacalarının içine oyulmuş bu güvercin yuvalarından alır. Belediyenin anlatımına göre yuvalar, tilki ve sansar gibi yırtıcıların ulaşamayacağı yüksekliklere, sarp kayalıklara oyulmuştur. Birçok güvercinliğin girişindeki kırmızı şeritlere ve motiflere dikkat edin. Bu süslemeler aşı boyası ya da yöresel bitkilerden elde edilen kök boyalarla yapılmıştır ve güvercinlerin yuvalarını uzaktan tanıyıp dönmelerine yardım ettiği düşünülür. Bu yuvaların asıl işi tarımdı. Güvercin gübresi yüksek azot ve fosfor içerir, belediyeye göre bu gübre bölgenin üzüm bağlarının en büyük destekçisiydi. İngilizce Vikipedi, gübrenin bölgede 1970'lere kadar yaygın biçimde kullanıldığını yazar. Kaynaklar güvercin besleme geleneğinin 9. yüzyıla kadar uzandığını belirtir. Yamaçlarda bugün de kalan bağ ve bahçeler bu ilişkinin devamıdır. Vadi tabanında iğde, kayısı, erik ve elma ağaçları, baharda da yabani çiçekler görürsünüz. Bu yeşilliği vadinin içinden geçen ve mevsime göre kuruyabilen Vasıl Deresi besler. Patika yer yer kayaya oyulmuş kısa tünellerden, eski yaşam alanlarından ve terk edilmiş mağara evlerden geçer. Göreme Belediyesi vadide yaklaşık on beş metre yüksekten akan bir şelale bulunduğunu da yazar; suyun akıp akmadığı mevsime bağlıdır. Zemin tozlu, kaygan ve engebeli olabilir, bu yüzden adımınızı özellikle inişlerde dikkatle atın. Yazın öğle sıcağına kalmamaya çalışın, yanınızda bol su bulundurun. Mola için gölgeli bir ağaç altı seçin ve vadinin sessizliğinde kuş seslerini dinleyin. Kayalara yazı yazmayın, bitki örtüsüne zarar vermeyin ve çöpünüzü Göreme'ye kadar taşıyın. Patika sizi Göreme'ye çıkarır; buradan bir sonraki durak için Göreme-Uçhisar yolu üzerindeki Örencik'e kısa bir araç yolculuğu gerekir.

Kaynak: Uçhisar Belediyesi, Güvercinlik Vadisi; Göreme Belediyesi, Vadiler; Vikipedi, Uçhisar.

Güvercinlik Vadisi, Uçhisar Kalesi'nin eteğinden başlayıp Göreme'ye kadar uzanan, yaklaşık dört kilometrelik bir yürüyüş vadisidir. Adını yamaçlara ve peribacalarının içine oyulmuş sayısız güvercin yuvasından alır. Vadi, Kültür Portalı'nın doğa yürüyüşü için önerdiği Kapadokya vadileri arasında sayılır ve sıcak hava balonlarının sabah geçtiği güzergahlardan biridir. Güvercinliklerin vadide neden bu kadar yoğun olduğunu anlamak için Kapadokya'nın toprağına bakmak gerekir. Volkanik kökenli kıraç toprak, bağ ve bahçe için tek başına yeterince verimli değildi. Bölge halkı güvercinleri besleyip kaya yuvalarında biriken dışkıyı toplayarak bağlarına ve tarlalarına gübre olarak taşıdı. Uçhisar Belediyesi bu gübrenin yüksek azot ve fosfor içeriği sayesinde özellikle bağcılıkta çok etkili olduğunu anlatır. Güvercinliklerin geçmişi konusunda kaynaklar farklı tarihler verir. Uçhisar Belediyesi bölgede güvercin beslemenin geçmişini dokuzuncu yüzyıla kadar götürür, Küre Ansiklopedisi ise vadideki güvercinliklerin özellikle on dokuzuncu yüzyıldan itibaren tarım için düzenlendiğini yazar. İki bilgi de güvercinliklerin uzun bir dönem boyunca kullanıldığını gösterir. Belediyenin aktarımına göre güvercin yumurtası da kaya oyma yapıların duvar resimlerinde ve sıvalarında bağlayıcı olarak kullanılmıştır. Yamaçlardaki yuvalar rastgele açılmış delikler değildir. Tilki ve sansar gibi yırtıcıların ulaşamayacağı yükseklikte, sarp kaya yüzlerine oyulmuşlardır. Birçok güvercinliğin girişinde kırmızı aşı boyasıyla yapılmış şeritler ve motifler görülür. Belediyenin açıklamasına göre bu boyalar güvercinlerin yuvalarını uzaktan fark edip geri dönmesine yardımcı oluyordu. Vadinin içinden mevsimsel olarak kuruyabilen Vasıl Deresi geçer. Bu küçük su yolu tabanda yeşil bir şerit oluşturur. İğde, kayısı, erik ve elma ağaçları ile yabani çiçekler özellikle ilkbaharda vadiyi renklendirir. Yürüyüş boyunca kayalara oyulmuş kısa tünellerden ve terk edilmiş eski mağara evlerin önünden geçilir. Yürüyüşü Uçhisar'dan başlatmak en kolay seçenektir. Uçhisar Göreme'den daha yüksekte olduğu için bu yönde yol çoğunlukla iner. Belediye parkuru orta zorlukta tanımlar ve yürüyüşün ortalama bir buçuk ile iki saat sürdüğünü belirtir. Göreme'de bitirdikten sonra Uçhisar'a dönüş için araç ya da toplu taşıma planlamak gerekir. Vadinin Uçhisar girişindeki seyir noktası, kaleyi arkanıza alıp Göreme yönüne bakmak için en iyi yerdir. Buradan vadinin derinliği, peribacalarının dizilişi ve yamaçlardaki güvercinlik cepheleri tek bir karede görülür. Kısa bir ziyaret için yalnızca bu noktaya gelip vadiyi yukarıdan izlemek de mümkündür. Patika yer yer tozlu, kaygan ve engebelidir. Belediye bileği kavrayan, altı iyi tutunan yürüyüş ayakkabısı önerir. Yaz aylarında öğle sıcağından kaçının ve yanınıza bol su alın, çünkü vadide gölge sınırlıdır. Işık, vadinin rengini gün boyunca değiştirir. Gün doğumu ve gün batımına yakın saatlerde kayalar altın sarısından kızıla döner ve fotoğraf için en iyi zamanlar bunlardır. Öğleden sonra ise güvercinliklerin cepheleri gölgeli kalır, bu yüzden sabah yürüyüşü yamaçları daha iyi görmenizi sağlar. Vadi, Göreme Tarihi Milli Parkı alanı içinde, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Göreme Milli Parkı ve Kapadokya Kayalık Alanları kapsamında yer alır. Bitki örtüsüne zarar vermemek, kayalara yazı yazmamak ve çöpü vadide bırakmamak buradaki koruma anlayışının parçasıdır. Uçhisar ile Nevşehir arasında belediyenin düzenli otobüs seferleri vardır; güncel sefer bilgisini gitmeden önce Uçhisar Belediyesi'nin sitesinden kontrol edin.
3
Aşk Vadisi (Bağlıdere)

Aşk Vadisi (Bağlıdere)

~2 sa 30 dk burada
Göreme-Uçhisar yolu, Örencik mevkii ile Göreme-Avanos yolu arası, Nevşehir Merkez / Nevşehir

Aşk Vadisi'nin resmi adı Bağlıdere Vadisi'dir ve Göreme Belediyesi'ne göre Göreme'nin en bilinen, en sık ziyaret edilen vadilerinden biridir. Yürüyüşe Göreme-Uçhisar yolu üzerindeki Örencik'ten başlayın. Belediye vadinin bu noktadan başlayıp Göreme-Avanos yolu üzerinde bittiğini ve uzunluğunun 4900 metre olduğunu yazar; aynı sayfa parkuru yuvarlak bir ifadeyle beş kilometre diye de anar. Bu yüzden yaklaşık beş kilometre yürümeye ve fotoğraf molalarıyla birlikte bu durağa iki buçuk saat ayırmaya hazırlanın. Vadiye indikçe manzara değişir; Güvercinlik Vadisi'nin güvercinlikleriyle dolu yamaçlarının yerini burada kayanın kendi biçimleri alır. Vadiyi ünlü yapan, tabandan göğe yükselen uzun ve ince gövdeli peribacalarıdır. Göreme Belediyesi vadideki bazı kayaların yüksekliğinin elli metreye ulaştığını belirtir. Bu sütunları yakından incelerken gövde ile tepe arasındaki farka bakın. Göreme Milli Parkı'nı anlatan kaynaklar, yumuşak tüfün üzerini daha sert bir kaya katmanının örttüğünü ve bu koruyucu başlığın altındaki gövdenin yavaş aşındığını anlatır. Gövdelerdeki renk farkları, kayanın farklı mineral katmanlarından gelir. Vadinin adı için İngilizce Vikipedi iki açıklama verir: birbirine düşman iki ailenin çocuklarının aşkını anlatan eski bir halk anlatısı ve bazı kayaların biçimine dayanan daha yeni bir yorum. Hikayeyi bilin, ama vadide asıl dikkatinizi kayaya verin. Göreme Belediyesi vadideki bitki örtüsünü de görülmeye değer bulur. Bölgenin yıllık yağışı düşüktür ve İngilizce Vikipedi'ye göre akarsu boyları dışında bitki örtüsü azdır; vadi tabanındaki yeşil şerit bu yüzden dikkat çeker. Yer yer bağların ve meyve ağaçlarının arasından geçecek, bazı yerlerde patikanın daraldığını göreceksiniz. Belediye vadinin gün doğumu ve gün batımını izlemek için Kapadokya'nın en popüler noktalarından biri olduğunu da yazar. Sabahları hava uygunsa balonlar manzarası nedeniyle vadinin üzerinden geçer. Fotoğraf için uzun peribacalarını alçak açıdan, gökyüzüne karşı çekmek boylarını en iyi gösterir. Uzun bir yürüyüş olduğu için suyunuzu ve atıştırmalığınızı paylaştırın, vadinin ortasında oturup dinlenmek için bir kaya gölgesi seçin. Peribacalarına tırmanmayın, gövdelere yazı kazımayın; bu yapılar doğal aşınmayla zaten incelmektedir. Vadi Göreme-Avanos yoluna çıkar ve aynı yol sizi bir sonraki durak olan Paşabağları'na götürür. Yoldan Paşabağları'na geçmek için kısa bir araç yolculuğu planlayın.

Kaynak: Göreme Belediyesi, Vadiler; Vikipedi, Love Valley, Cappadocia ve Göreme Historical National Park.

Aşk Vadisi, resmi adıyla Bağlıdere Vadisi, Göreme'nin en bilinen ve en çok ziyaret edilen vadilerinden biridir. Göreme Belediyesi'ne göre vadi, Göreme-Uçhisar yolu üzerindeki Örencik'ten başlar ve Göreme-Avanos yolu üzerinde biter. Belediyenin verdiği uzunluk dört bin dokuz yüz metredir. İngilizce kaynaklarda vadi Love Valley, Türkçede halk arasında Aşıklar Vadisi adıyla da geçer. Vadiyi Kapadokya'nın öteki vadilerinden ayıran şey peribacalarının boyu ve inceliğidir. Burada tabandan yükselen uzun, ince gövdeli ve sivri başlı kaya sütunları sıra sıra dizilir. Belediyenin aktarımına göre vadideki bazı kayaların yüksekliği elli metreye ulaşır. Yukarıdan bakıldığında bu sütunlar yeşil vadi tabanının ortasında beyaz bir orman gibi görünür. Bu biçimler bölgenin volkanik geçmişinin ürünüdür. Hasan Dağı, Erciyes Dağı ve Göllüdağ'ın püskürttüğü kül ve tüfler havzada kalın bir tabaka oluşturdu, üstünü yer yer daha sert lavlar örttü. Rüzgar, yağmur ve sel suları milyonlarca yıl boyunca yumuşak tüfü aşındırarak vadileri derinleştirdi ve sütunları ayakta bıraktı. Sert başlığını yitiren sütunlar ise zamanla aşınıp küçülür. Vadinin adı için iki açıklama dolaşır. İngilizce Vikipedi, birbirine düşman iki ailenin çocuklarının aşkını anlatan bir halk hikayesini aktarır. Aynı kaynak daha yeni bir açıklama olarak peribacalarının bazılarının kalbe benzeyen biçimlerini de anar. Hangisi olursa olsun, adın kayalık manzaranın kendisinden çok anlatılan hikayelerden geldiği açıktır. Bağlıdere adı ise vadinin tabanındaki tarımsal hayatı hatırlatır. Vadi içinde bağlar ve meyve bahçeleri bulunur, bitki örtüsü kurak yamaçlara göre belirgin biçimde yeşildir. Göreme Belediyesi vadinin bitki örtüsünün ve peribacalarının görmeye değer olduğunu vurgular. Bahçeler özel mülk olabileceği için ağaçlara ve ekili alanlara dokunmamak gerekir. Vadi yürüyüş için uygundur ve belediye beş kilometre uzunluğunda bir yürüyüş parkurundan söz eder. Yürüyüş Örencik tarafından, yani Göreme-Uçhisar yolundan başlayıp vadi boyunca Göreme-Avanos yoluna inerek yapılabilir. Parkurun büyük bölümü vadi tabanını izler, yer yer kumlu ve taşlı geçişler vardır. Tek yönlü yürüyüşte başlangıç noktasına dönüş için araç planlamak gerekir. Vadinin üstündeki düzlükler seyir noktası olarak kullanılır. Belediye Aşk Vadisi'ni Kapadokya'da gün doğumu ve gün batımı izlemek için en popüler noktalardan biri olarak tanımlar. Yürümek istemeyenler vadinin kenarından bakarak da peribacası dizilerini görebilir. Sabahları vadinin üzerinde sıcak hava balonları görülür; Göreme Belediyesi hava koşulları uygun olduğunda balonların manzarası nedeniyle vadinin üzerinden geçtiğini belirtir. Bu yüzden sabahın erken saatleri hem ışık hem de manzara açısından en hareketli zamandır. Öğle saatlerinde ise ışık serttir ve gölge azdır. Fotoğraf için yukarıdan çekilen geniş açılar vadinin dizilişini, vadi tabanından çekilen kareler ise sütunların yüksekliğini en iyi gösterir. Uzun gövdeler ışığa bağlı olarak beyazdan sarıya ve pembeye döner. Gün batımında kaya yüzleri sıcak bir renge bürünür. Bölge yarı kurak bir iklime sahiptir ve yaz aylarında vadi tabanı ısınır. Yanınıza su, şapka ve tabanı kaymayan ayakkabı almak yerinde olur. Yağmurdan sonra tüf kaygan ve yumuşak olabildiği için dik yamaçlara çıkmaktan kaçının. Aşk Vadisi, Göreme Tarihi Milli Parkı alanı içinde, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Göreme Milli Parkı ve Kapadokya Kayalık Alanları kapsamında yer alır. Kayalara yazı yazmamak ve peribacalarına tırmanmamak bu hassas mirası korumanın en basit yoludur. Vadi, Uçhisar ve Göreme arasındaki yürüyüş rotalarıyla, örneğin Güvercinlik Vadisi ile aynı gün birleştirilebilir.
4
Paşabağları Peribacaları

Paşabağları Peribacaları

~1 sa burada
Çavuşin, Avanos / Nevşehir (Göreme-Avanos yolu üzeri)

Paşabağları, Göreme-Avanos yolunun sağında, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın müze rehberine göre yoldan bir kilometre kadar içeridedir. Alan, Bakanlığa bağlı Zelve-Paşabağları ören yerinin parçasıdır, yani buraya biletli bir ören yeri olarak girersiniz. Bakanlığın Museum Pass Cappadocia kartı da bölgedeki müze ve ören yerleriyle birlikte burayı kapsar; güncel giriş koşullarını ve ücretleri resmi siteden kontrol edin. Girişten sonra yürüyüş yolunu izleyerek peribacalarının arasına girin. Bakanlık sayfası alanın eskiden Rahipler Vadisi diye anıldığını yazar ve bazı peribacalarının içine bir şapel ile oturma yerleri oyulduğunu belirtir. Bugün sizi buraya getiren ise kayanın kendisidir. Paşabağları, Kapadokya'nın simgesi olan iki ve üç başlı peribacalarının en yoğun görüldüğü alanlardan biridir. Gövdelerin bir kısmının birden fazla tepe taşıdığını, bazılarının da tek bir kaidenin üzerinde birkaç gövdeye ayrıldığını göreceksiniz. Bu mantar biçimlerini anlamak için tepe ile gövde arasındaki sınıra bakın. Peribacasının tepesi sert ve zor aşınan bir kayadır, gövdesi ise yumuşak tüftür; sert başlık, altındaki gövdeyi yağmurdan ve selden korur. Başlık düştüğünde korunmasız kalan gövde kısa sürede aşınır ve yok olur, bu yüzden alanda başlığını yitirmiş, sivrileşmiş konileri de arayın. Nevşehir Valiliği peribacalarının yağmur ve rüzgar başta olmak üzere doğal aşınımla biçimlendiğini ve bu sürecin bugün de devam ettiğini vurgular. Yani karşınızdaki manzara donmuş bir an değil, yavaş yavaş değişen bir süreçtir. Valilik bu nedenle peribacalarını değişen iklim ve insan faaliyetleri karşısında hassas bir miras olarak tanımlar. Gövdelere dokunmayın, yürüyüş yolunun dışına çıkıp yamaçlara tırmanmayın. Fotoğraf için alanın içinde birkaç adım geri çekilip birden çok başlığı aynı kareye almaya çalışın. Vatan Gazetesi'nin aktardığına göre Kapadokya Alan Başkanlığı burada doğaya zarar vermeyen bir aydınlatma sistemi kurdu ve peribacaları gün batımından sonra da farklı bir görünüm kazanıyor. Akşam ziyaretinin mümkün olup olmadığını ve saatlerini resmi kaynaklardan öğrenin. Paşabağları'nın hemen yanında üç vadiden oluşan Zelve Ören Yeri bulunur ve buradaki yerleşim 1952'ye kadar sürmüş, kaya düşmesi riski yüzünden boşaltılmıştır. Vaktiniz kalırsa günün sonunda oraya da uğrayabilirsiniz. Ören yerinin çevresinde oturup günün ilk durağı olan Uçhisar Kalesi'ni düşünün; sabah yukarıdan gördüğünüz manzaranın içinden geçerek buraya geldiniz. Dönüşte Göreme-Avanos yolu sizi kısa sürede Avanos'a ya da Göreme'ye götürür.

Kaynak: Türkiye Müzeleri, Zelve-Paşabağları Ören Yeri; Nevşehir Valiliği, Peribacaları; Vikipedi, Peribacası; Vatan Gazetesi.

Paşabağları, Göreme ile Avanos arasındaki yolun kenarında, Kapadokya'nın en tanıdık peribacası görüntülerinin çoğunun çekildiği alandır. Kültür Portalı'na göre bölge Göreme-Avanos yolunun sağında, yoldan yaklaşık bir kilometre içeridedir. Eskiden halk arasında Rahipler Vadisi diye anılan yer, bugün Paşabağları adıyla bilinir. Alan, hemen yanındaki Zelve ile birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Zelve-Paşabağları Ören Yeri'nin bir parçasıdır. Paşabağları'nı ayıran şey peribacalarının biçimidir. Burada tek gövdeden yükselen iki, hatta üç başlı peribacaları bir arada durur ve her başın üstünde koyu renkli, sert bir taş şapka taşır. Valiliğin anlatımıyla bölge, Kapadokya'nın simgesi haline gelen bu çok başlı peribacalarının en yoğun görüldüğü yerlerden biridir. Bu biçimlerin hikayesi milyonlarca yıl önce başlar. Erciyes Dağı, Hasan Dağı ve Göllüdağ çevresindeki volkanik püskürmeler bölgeye kalın kül, tüf ve lav tabakaları bıraktı. Yumuşak tüfün üstünü yer yer daha sert ve dayanıklı bir kayaç örttü. Yağmur, kar suyu, sel ve rüzgar zamanla yumuşak katmanı aşındırırken, sert kayanın altında kalan bölüm daha yavaş aşındı ve bugünkü konik gövdeler ortaya çıktı. Şapka, peribacasının ömrünü belirler. Tepesindeki sert taş düşen bir peribacası korumasız kalır ve kısa sürede aşınarak yok olur. Paşabağları'nda dolaşırken bazı gövdelerin şapkasını yitirdiğini, bazılarının ise hala dengede durduğunu görebilirsiniz. Bu fark, aynı jeolojik sürecin farklı evrelerini yan yana izlemenizi sağlar. Peribacalarının rengine de dikkat edin. Gövdeler açık krem ve bej tonlarındadır, şapkalar ise koyu gri ve kahverengidir. Bu renk farkı iki ayrı kayacın birbirinin üstünde durduğunu gösteren en kolay işarettir. Öğleden sonra ışığı alçaldıkça gövdelerin yüzeyindeki aşınma çizgileri ve küçük oyuklar daha belirgin hale gelir. İnsanlar bu yumuşak kayayı yüzyıllar boyunca oyarak kullandı. Bazı çok gövdeli peribacalarının içine oturma yerleri ve küçük odalar açılmıştır; üç başlı bir peribacasında oyulmuş bir şapel ve inziva hücresi bulunur. Bu oyukları dışarıdan görmek, kayanın hem doğal bir anıt hem de geçmişte kullanılan bir yaşam alanı olduğunu hatırlatır. Alanın içinde düzenlenmiş taş döşeli bir yürüyüş yolu peribacalarının arasından geçer. Yol düzdür ve yavaşça yürüyerek alanın tamamını dolaşmak fazla zaman almaz. Peribacalarına tırmanmak ve gövdelere dokunmak yumuşak kayaya zarar verir; yürüyüş yolundan ayrılmamak hem güvenli hem de korumaya katkı sağlayan seçimdir. Kapadokya Alan Başkanlığı Paşabağları'nda bir aydınlatma projesi hayata geçirdi. Haberlere göre vadideki canlılara zarar vermeyecek biçimde seçilen ışıklar sayesinde peribacaları gün batımından sonra da farklı bir görünüm kazanıyor. Akşam ziyareti mümkünse, aynı yeri gündüz ve karanlıkta görmek iki ayrı deneyim sunar. Fotoğraf için sabah erken ya da gün batımına yakın saatler en iyisidir. Bu saatlerde peribacalarının gölgeleri uzar ve şapkalarla gövdeler arasındaki renk farkı daha belirgin olur. Öğle saatlerinde ışık serttir ve alan daha kalabalıktır. Valilik peribacalarını hassas bir miras olarak tanımlar. Doğal aşınma bugün de sürüyor, değişen iklim koşulları ve insan etkisi bu süreci hızlandırabiliyor. Bu nedenle kayalara yazı yazmamak, oyuklara girmemek ve çöp bırakmamak, peribacalarının gelecek kuşaklara ulaşması için önemlidir. Paşabağları, Göreme-Avanos yolunun üzerinden kolayca ulaşılabilen bir duraktır ve özel araçla ya da günlük turlarla gezilebilir. Hemen yakındaki Zelve Ören Yeri ile aynı ziyarette birleştirilebilir. Ören yeri biletli olduğu için giriş koşullarını, ziyaret saatlerini ve müze kartı geçerliliğini gitmeden önce Bakanlığın resmi sayfasından kontrol edin. Gölge az olduğu için yaz aylarında yanınıza su ve şapka almayı unutmayın.

Rota Haritası

Rota Bilgisi
ŞehirNevşehir Merkez, Nevşehir
TürRotalar
Durak4
Tarih19 Ekim 2026
Radar TürkiyeYazarRadar TürkiyeRotayı Başlat