Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye
İzmir'de Tarih ve Lezzet Rotası
Rotalar7 Durak

İzmir'de Tarih ve Lezzet Rotası

Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

İki günlük bu rota, İzmir'in tarihi çekirdeğini ve lezzetli sokaklarını bir araya getiriyor. İlk gün Konak'taki müzeler, Kemeraltı ve Kadifekale ile şehrin köklerine iniyorsunuz. İkinci gün arabayla Urla'ya uzanıp antik Klazomenai ve balıkçı limanı Urla İskele'de deniz ürünlerinin tadını çıkarıyorsunuz.

Konak, İzmir
Rotalar
7 Durak
Mekanlarda ~8 sa 30 dk
Yol ~70,5 km · 2 sa 49 dk
Toplam ~11 sa 19 dk
20 Ekim 2026

Rota Durakları

1
İzmir Arkeoloji Müzesi

İzmir Arkeoloji Müzesi

~1 sa 15 dk burada
Bahri Baba Parkı, Halil Rıfat Paşa Cd., Konak/İzmir

1. gün · İzmir'in arkeoloji koleksiyonunu görmek için başlangıç noktası ideal. Efes ve Bergama'ya gitmeden önce bu müzeyi gezmek bağlamı kavratır.

Efes'e, Bergama'ya gitmeden önce buraya bir saat ayırın; oralarda göreceğiniz yerlerin heykelleri burada. Bahri Baba Parkı'nın üstündeki müzede Bayraklı, Efes, Bergama ve Teos'tan gelen heykel, seramik ve cam eserler var. Poseidon ile Demeter heykelleri ve Roma bronzları en sevilenler; Müzekart geçer.
2
Smyrna Agorası Örenyeri

Smyrna Agorası Örenyeri

~45 dk burada
Namazgah, Tarık Sarı Sk., Konak/İzmir

1. gün · Şehrin ortasında apartmanların arasında kalan Roma agorasını dolaşın. Küçük bir alan olduğu için kısa bir ziyaret yeterli.

Şehrin göbeğinde, apartmanların arasında bir Roma agorası; İzmir'in katmanlı halini en iyi burada hissedersiniz. Bazilikanın tonozlu bodrum galerileri ve Korint sütunlu batı stoası en etkileyici bölümler. Kemeraltı'ndan beş dakika yürüyün, bir saat ayırın; Müzekart geçer.
3
Kemeraltı Çarşısı

İzmir’in Tarihi ve Canlı Alışveriş Merkezi: Kemeraltı Çarşısı

~1 sa 30 dk burada
Konak, Anafartalar Cd., 35250 Konak/İzmir, Türkiye

1. gün · Kemeraltı'nda çarşıda gezin, yerel lokantalarda öğle yemeği yiyin. Pazartesi dışında daha canlı bir atmosfer bulacaksınız.

İzmir’in Konak ilçesinde yer alan Kemeraltı Çarşısı, 17. yüzyıldan günümüze uzanan köklü geçmişiyle Türkiye’nin en eski ve en büyük açık hava çarşılarından biridir. Osmanlı döneminden bu yana ticaretin merkezi olan bu bölge, tarihi atmosferi ve hareketli yapısıyla yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğrak noktasıdır.

Dar sokakları, tarihi hanları, camileri, kahvehaneleri ve geleneksel dükkanlarıyla Kemeraltı, klasik bir çarşıdan çok daha fazlasını sunar. Burada altın ve gümüş takılar, baharatlar, deri ürünleri, antikalar, el yapımı halılar, tekstil ürünleri ve hediyelik eşyalar gibi birbirinden farklı pek çok ürünü bulabilirsiniz. Çarşının otantik atmosferi, alışverişi keyifli ve benzersiz bir deneyime dönüştürür.

Kızlarağası Hanı, çarşının en önemli tarihi yapılarından biridir. 18. yüzyılda Osmanlı döneminde inşa edilen bu han, günümüzde el sanatları dükkanları ve kahvehaneleriyle ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Özellikle tarihi kahvecilerinde közde pişirilen Türk kahvesini tatmak, Kemeraltı’nda yapılması gerekenlerin başında gelir.

Kemeraltı aynı zamanda İzmir’in kültürel mirasını barındıran camiler ve sinagoglarla da dikkat çeker. Hisar Camii, Şadırvan Camii, Salepçioğlu Camii ve Beth İsrael Sinagogu, çarşıda görülmesi gereken dini yapılar arasındadır.

Gün boyunca kalabalık ve hareketli olan çarşı, akşam saatlerinde de meşhur tatlıcıları, restoranları ve küçük meyhaneleriyle ziyaretçilerine lezzetli seçenekler sunar. İzmir’in en sevilen sokak lezzetlerinden biri olan boyoz ve kumru, Kemeraltı’nda mutlaka tadılması gereken lezzetler arasındadır.

Hem tarihi dokuyu hissetmek hem de alışveriş yaparken farklı kültürleri keşfetmek isteyenler için Kemeraltı Çarşısı, İzmir’in ruhunu en iyi yansıtan noktalardan biridir.


4
Kadifekale

Kadifekale

~1 sa burada
Kadifekale Mah., Konak/İzmir

1. gün · Pagos Tepesi'ne çıkıp İzmir körfezinin manzarasını izleyin. Gün batımına yakın gitmek fotoğraf için harika olabilir.

İzmir'i tek bakışta görmek istiyorsanız Pagos Tepesi'ne çıkın. Helenistik surların üstünden körfez, Karşıyaka ve liman ayaklarınızın altında. Duvarlar kısmen ayakta, içeride çay bahçeleri var. Kırk beş dakika yeter, ama gün batımını buradan izleyin; şehrin ışıkları teker teker yanarken inmek istemezsiniz.
5
Barbaros Köyü (Oyuk Köyü)

Barbaros Köyü (Oyuk Köyü)

~1 sa burada
Barbaros Mahallesi, Urla / İzmir

2. gün · Urla'nın tarihi köy dokusunu ve sakin sokaklarını keşfedin. Arabayla kolayca ulaşılabilir.

Barbaros, Urla ilçesine bağlı, 2014'e kadar köy statüsünde olan ve bugün mahalle olarak yönetilen kırsal bir yerleşimdir. Urla merkezinin batısında, Çeşme yarımadasına doğru uzanan tepeler arasında yer alır. Taş evleri, bostanları ve sokaklarına dikilen renkli korkuluklarıyla son on yılda İzmir'in en çok konuşulan köylerinden biri oldu. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nün En İyi Turizm Köyleri listesine 2025'te girmesi, adını Türkiye dışına da taşıdı. Köyün geçmişi Vikipedi'de birkaç idari kayıtla izlenebiliyor. Eski adı Sıradam'dır, ancak 1928 tarihli Osmanlıca köy listesinde Barbaros olarak geçer ve o yıllarda Çeşme kazasına bağlı Barbaros nahiyesinin bir köyüdür. Nahiyenin merkezi Barbaros değil Uzunkuyu'ydu ve 1940 sayımında köyün nüfusu 507 kişiydi. 1955 sayımında nahiye Urla kazasına bağlanmıştı ve köyün nüfusu 504 kişi olarak kaydedildi. Mahalle muhtarı Barbaros Ersan ise DHA'ya verdiği demeçte yerleşimin yaklaşık 700 yıllık olduğunu söylüyor. Barbaros'un turizmle tanışması yeni değil. Muhtarın anlattığına göre 1970'lerin ikinci yarısından sonra bir turizm şirketi köyde Türk geceleri düzenleyerek ilk kez yabancı turist getirdi. Her hafta bir gün Dokuz Eylül Üniversitesi'nden bir folklor ekibi gösteri yapıyor, köy kadınları yol kenarına tezgah açıp el işlerini satıyordu. Muhtara göre bu düzen 1998'e kadar sürdü ve otellerde her şey dahil sisteminin yaygınlaşmasıyla sona erdi. Köyü yeniden canlandıran şey 2016'da başlayan Oyuk Festivali oldu. Oyuk, bölgede bostanlara dikilen korkuluğa verilen addır ve festivalin amacı muhtarın sözleriyle tarımı canlandırmak, köyü tanıtmak, köylüye gelir sağlamak ve göçü geri çevirmekti. İlk yıl köy halkıyla birlikte atölyeler kuruldu ve yaklaşık 400 oyuk yapıldı; muhtar o sırada köyün nüfusunun 416 olduğunu, yani köy halkı kadar oyuk yapıldığını anlatıyor. İlk festivale 6 bin kişinin katıldığı söyleniyor. Herkes evinin, penceresinin ya da sokağının önüne bir oyuk koydu ve bu korkuluklar bugün köyün simgesi oldu. Festival imece usulüyle, köy halkının ortak emeğiyle düzenleniyor ve oyuklar hava koşullarında yıprandığı için her yıl yenileniyor. Bu yüzden köye hangi mevsimde giderseniz gidin sokaklarda farklı kıyafetler giydirilmiş, farklı yüzleri olan korkuluklarla karşılaşırsınız. Festivalin zamanı kaynaklarda farklı veriliyor: Vikipedi yaz sonunu, GoTürkiye'nin tanıtım yazısı ise ilkbaharı işaret ediyor. Gitmeden önce o yılın festival tarihini Urla'daki kurumların duyurularından kontrol edin. UN Tourism, yani Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü, 2025 En İyi Turizm Köyleri listesini Çin'in Huzhou kentinde düzenlenen bir törenle açıkladı. GoTürkiye'ye göre bu listeye Türkiye'den dört yeni köy girdi: Mardin'den Anıtlı, Muğla'dan Akyaka, Antalya'dan Kale Üçağız ve İzmir'den Barbaros. Muhtar, köyün 2021 ve 2022'deki başvurularının sonuç vermediğini, 2024 başvurusuyla seçime katılma hakkı kazandıklarını ve 17 Ekim 2025'te turizm köyü olarak tescil edildiklerini anlatıyor. Köyde gezerken ilk bakılacak şey sokaklardaki oyuklar ve taş evlerin cepheleridir. Mahallede çoğu kadınlar tarafından yürütülen el sanatları atölyeleri var; DHA'ya konuşan bir atölye sahibi, açık hava sineması, kadınlar korosu ve ritim atölyesi gibi etkinliklerin de imeceyle yapıldığını söylüyor. GoTürkiye köyün yerel ürünleri ve el işleriyle tanındığını, bazı evlerin kapısında Çat Kapı yazısı bulunduğunu ve bu evlerde yerel zeytinyağı, sebze ve otlarla hazırlanan ev yemeklerinin tadılabildiğini yazıyor. Köy meydanındaki anıtın çevresi, gezinin başlangıç noktası olarak kullanılabilir. Kalabalığı sevmeyenler için en iyi zaman festival dışındaki ilkbahar ve sonbahar günleridir. Atölye sahibinin anlatımına göre köy en yoğun ziyaretçiyi bu iki mevsimde alıyor, festival günlerinde ise sokaklar çok kalabalık oluyor. Burası bir yaşam alanıdır; evlerin avlularına ve bostanlara izinsiz girmeyin, fotoğraf çekerken köy halkının mahremiyetine özen gösterin. Barbaros'a Urla merkezinden kısa bir araç yolculuğuyla ulaşılır ve köy, GoTürkiye'nin ifadesiyle Urla'ya yakın bir mesafededir. İzmir merkezinden toplu taşımayla gelmek isteyenler önce ESHOT otobüsleriyle Urla'ya, oradan da köye giden ilçe içi hatlara aktarma yapabilir; güncel hatları ESHOT'un sitesinden kontrol edin. Gün içinde Barbaros'u Urla İskele ve Klazomenai antik kenti ile birleştirmek, yarımadanın tarih ve köy hayatını aynı günde görmenin iyi bir yoludur.
6
Klazomenai Antik Kenti

Klazomenai Antik Kenti

~1 sa 30 dk burada
İskele Mah., Urla/İzmir

2. gün · İyon Birliği'nin kentlerinden Klazomenai'yi gezin. Antik kalıntılar arasında yürüyüş yapmak için rahat ayakkabı giyin.

İyon Birliği'nin on iki kentinden biri; en ilginç bölümü MÖ 6. yüzyıldan kalma zeytinyağı işliğinin yeniden kurulmuş hali. Taş pres, ayırma havuzları; zeytinyağının ne kadar eski bir iş olduğunu burada anlarsınız. Filozof Anaksagoras da bu şehirde doğmuş. Urla İskele'ye yürüme mesafesi, kırk beş dakika.
7
Urla İskele

Urla İskele

~1 sa 30 dk burada
İskele Mah., Urla/İzmir

2. gün · Balıkçı limanında taze deniz ürünleri ile öğle yemeği yiyin. Balık restoranları genellikle hafta sonu kalabalık olur.

Urla merkezin dört kilometre kuzeyindeki bu küçük balıkçı limanı İzmirlilerin akşam yemeği kaçamağı. Karantina Adası'na uzanan yol, sıra sıra balık lokantaları, Ege otlu mezeler. Gün batımında iskelede yürüyün, sonra sofraya oturun; sıralamayı bozmayın.

Rota Haritası

Rota Bilgisi
ŞehirKonak, İzmir
TürRotalar
Durak7
Tarih20 Ekim 2026
Erdal ÇolakYazarErdal Çolak
Rotayı Başlat