
Erzurum Kalesi'nden Taşhan'a Selçuklu ve Osmanlı Erzurum'u
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Erzurum'un tarihi merkezi, birkaç yüz metrelik bir alana sığar. Şehre hakim tepedeki iç kale, onun güneydoğu eteğindeki Çifte Minareli Medrese, Cumhuriyet Caddesi üzerindeki Yakutiye Medresesi ve kalenin kuzeybatısında kalan Taşhan, yaklaşık bin beş yüz yıllık bir hikayenin dört ayrı katmanını gösterir. Bu rota o katmanları yürüyerek, dört durakta ve kronolojik bir sırayla gezer.
Güne kalede başlarsınız. Kaynaklar iç kalenin 5. yüzyılın başında Bizans döneminde yapıldığını yazar; Saltuklular 12. yüzyılda içine bir gözetleme kulesi ile küçük bir kale mescidi ekledi. O kule bugün Tepsi Minare ya da Saat Kulesi adıyla şehrin simgelerinden biridir. Kaleden inince Tebrizkapı semtinde Çifte Minareli Medrese'ye varırsınız. Kitabesi olmayan bu Selçuklu medresesinin genellikle 13. yüzyılın sonlarında yapıldığı kabul edilir ve açık avlulu medreselerin Anadolu'daki en büyük örneği sayılır. Oradan batıya, Cumhuriyet Caddesi boyunca yürüyerek kitabesine göre 1310'da İlhanlılar döneminde yapılan Yakutiye Medresesi'ne geçersiniz; yapı bugün Türk İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi'dir. Son durak, 16. yüzyılın ortasında Rüstem Paşa adına yapılan ve bugün Oltu taşı ustalarının atölyelerini barındıran Taşhan'dır.
Sıra bilerek böyle kuruldu. Kale şehrin en eski katmanını ve kuruluş yerini gösterir. İki medrese, Selçuklu ve İlhanlı dönemlerinde Erzurum'un bir eğitim ve sanat merkezi olduğunu taş süslemeleriyle anlatır; ikisini art arda görmek, açık avlu ile kapalı avlu arasındaki farkı yerinde kavramanızı sağlar. Taşhan ise Osmanlı döneminde doğu ile batı arasındaki kervan ticaretinin şehirdeki izidir ve bugün de bir çarşı olarak yaşar. Böylece yürüdükçe zamanda da ilerlersiniz.
Toplam yürüyüş bir buçuk kilometreyi geçmez, ama kalenin bulunduğu tepeye çıkış kısa ve dik bir yokuştur. Erzurum yüksek bir şehirdir ve kışlar uzun, sert ve karlı geçer; aralıktan marta kadar kaldırımlar buzlanabilir, kaymayan tabanlı ayakkabı giyin. Yazın bile sabahlar serin olur, yanınıza ince bir hırka alın. Kale ve Yakutiye Medresesi bakanlığa bağlı ziyaret yerleridir, giriş koşullarını ve kapalı olduğu günleri resmi sitelerinden önceden öğrenin. Çifte Minareli Medrese'de restorasyon ya da sergi düzenlemesi olabileceğini hesaba katın. Taşhan bir çarşıdır, akşamüstü kapanmadan önce varmak için rotayı sabah başlatmak iyi olur. Ücret ve saat bilgilerini rakamla burada vermiyoruz; güncel bilgiyi resmi sitelerinden kontrol edin.
Süre: 4-5 saat. En iyi zaman: Mayıs ile ekim arasında, sabah erken saatlerde başlayın; kışın kaldırımlar buzlanır, kalenin ve müzelerin güncel ziyaret saatlerini yola çıkmadan resmi sitelerinden kontrol edin.. Ulaşım: Erzurum Kalesi Tebrizkapı semti ile Cumhuriyet Caddesi'nin kesiştiği yerdedir ve şehrin her noktasından belediye otobüsleriyle bu caddeye gelinir; güncel hat bilgisini Erzurum Büyükşehir Belediyesi'nden kontrol edin. Dört durak arası yürüme mesafesidir, rota boyunca araç gerekmez.
Kaynaklar
- Kültür Portalı, Erzurum Kalesi, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/erzurum/gezilecekyer/erzurum-kalesi
- Türkiye Müzeleri, Erzurum Kalesi, https://turkishmuseums.kprod.kultur.gov.tr/museum/detail/2042-erzurum-castle/2042/4
- Kültür Portalı, Çifte Minareli Medrese, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/erzurum/gezilecekyer/cifte-minareli-medrese
- Kültür Portalı, Yakutiye Medresesi Türk İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/erzurum/gezilecekyer/yakutiye-medresesi
- Kültür Portalı, Rüstem Paşa Kervansarayı (Taşhan), https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/erzurum/gezilecekyer/rustem-pasa-kervansarayi-tashan
- Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Erzurum Turizm Rehberi (PDF), https://erzurum.ktb.gov.tr/Eklenti/149997,turizm-rehberi---trpdf.pdf?0=
- TDV İslam Ansiklopedisi, Erzurum, https://islamansiklopedisi.org.tr/erzurum
- KÜRE Ansiklopedi, Oltu Taşı, https://kureansiklopedi.com/tr/detay/oltu-tasi-fa320
- Vikipedi, Tepsi Minare, https://tr.wikipedia.org/wiki/Tepsi_Minare
- Wikipedia, Erzurum Castle, https://en.wikipedia.org/wiki/Erzurum_Castle
- Vikipedi, Çifte Minareli Medrese (Erzurum), https://tr.wikipedia.org/wiki/Çifte_Minareli_Medrese_(Erzurum)
- Vikipedi, Yakutiye Medresesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Yakutiye_Medresesi
- Wikipedia, Rüstem Pasha Caravanserai (Erzurum), https://en.wikipedia.org/wiki/Rüstem_Pasha_Caravanserai_(Erzurum)
Rota Durakları

Erzurum Kalesi
Kaleye Cumhuriyet Caddesi ile Tebrizkapı semtinin kesiştiği köşeden, kısa ama dik bir yokuşla çıkarsınız. Yokuşu acele etmeden çıkın, çünkü şehir deniz seviyesinden epey yüksektir ve ilk dakikalarda nefesiniz daralabilir. Girişte kalenin bakanlığa bağlı bir ziyaret yeri olduğunu ve müze kartı geçerliliğini resmi sitesinden önceden kontrol ettiğinizi varsayıyoruz. Kapıdan geçince kendinizi iç kalenin avlusunda bulursunuz; bugün ayakta kalan kısım işte bu iç kaledir. Erzurum'un surları bir zamanlar üç kat halinde şehri çeviriyordu, ama dış surlardan yalnızca birkaç duvar parçası ve kapıların adları kalmıştır. Tebriz Kapısı, Erzincan Kapısı ve Gürcü Kapısı adları bugün hala semt adı olarak yaşar; rotanın son durağına giderken Gürcükapı yönüne yürüyeceksiniz. Kaynaklar iç kalenin yapımını Bizans dönemine bağlar; Kültür Portalı 415 yılını ve İmparator Theodosius'u verirken İngilizce Vikipedi 422 yılını yazar. Avluda önce surların iç yüzünü dolaşın ve burçları sayın; il turizm rehberi iç kalenin sekiz burcu olduğunu yazar. Avlunun içinde tuğladan yapılmış eski bir hamamın kalıntılarını arayın. Kalede 2000 yılından beri düzenli kazılar yapılıyor ve bu kazılarda çeşitli mekanlar, seramikler ve küçük buluntular ortaya çıkarıldı. Kazı alanlarının çevresindeki koruma çizgilerine uyun ve açık çukurlara yaklaşmayın. Ardından avlunun güneybatı köşesindeki Tepsi Minare'ye yürüyün. Bu kule Saltuklu döneminde, il rehberine göre 1124 ile 1132 arasında, hem gözetleme kulesi hem de kale mescidinin minaresi olarak yapıldı. Taş bir kaide üzerinde yükselen gövdesinin tuğladan örüldüğüne, şerefeye yakın kısmında yazı kuşağı dolandığına dikkat edin. Kuleye saatin ne zaman eklendiği kesin bilinmiyor, ama Vikipedi bunun 1843'ten önce olduğunu yazar; adının Saat Kulesi'ne dönüşmesi bu eklemeden gelir. İl rehberi ahşap basamaklarla kulenin tepesine çıkılabildiğini yazar; çıkışın o gün açık olup olmadığını girişteki görevlilere sorun. Kulenin hemen doğusunda konik külahlı küçük kale mescidi durur; kaynaklar onu Erzurum'daki en eski Türk yapılarından biri sayar. Kalenin güney cephesinde sivri kemerli, kitabeli bir çeşmenin de bulunduğunu unutmayın. Surların üst kotuna çıkılabilen yerlerden şehre bakın; güneyde Palandöken'in yamaçları, aşağıda medreselerin minareleri seçilir. Fotoğraf için sabah ışığı iyidir, çünkü güneş doğudan surların iç yüzünü aydınlatır. Kalenin zaman içinde yıkılan bölümlerinin taşları, 19. yüzyılın ortalarında şehrin çevresindeki tabyaların yapımında kullanılmıştır; dolayısıyla gördüğünüz surlar, şehrin başka yapılarına da malzeme vermiş bir yapının kalan parçasıdır. Kale çeşitli dönemlerde onarıldı, son büyük onarımlar 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman ve 19. yüzyılda II. Mahmut dönemlerinde yapıldı. Avluda gölgelik yer azdır, yazın şapka ve su almayı unutmayın. Ziyareti bitirdiğinizde aynı yokuştan inip güneydoğuya yönelin; Çifte Minareli Medrese birkaç yüz metre ötededir.
Kaynak: Kültür Portalı, Erzurum Kalesi; Türkiye Müzeleri, Erzurum Kalesi; Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Turizm Rehberi; TDV İslam Ansiklopedisi, Erzurum; Vikipedi, Tepsi Minare.
Çifte Minareli Medrese
~45 dk buradaMedreseye kalenin güneydoğu eteğinden, Tebrizkapı semtinden yaklaşırsınız. İçeri girmeden önce karşı kaldırıma geçin ve kuzeye bakan cepheyi bütünüyle görün. Yapıya adını veren iki minare taç kapının iki yanından yükselir; Kültür Portalı ikisinin de yirmi altı metre olduğunu yazar. Minarelerin tuğla gövdelerindeki sırlı, turkuaz renkli parçaları ve kürsülerindeki süslemeleri yakından inceleyin. Sonra gözünüzü taç kapının yan yüzlerine indirin. Batı yandaki panoda çift başlı bir kartal, ağzı açık iki yılan ve dilimli yapraktan oluşan bir hayat ağacı işlenmiştir. Doğu yandaki simetrik panoda ise yaprak ve kartal işlemesi yoktur; bu farkı kendi gözünüzle bulmaya çalışın. İl turizm rehberi de iki yanın aynı olmadığını, birinin sade, ötekinin çok daha incelikli işlendiğini vurgular. Bezemelerde en çok palmet ve rumi motifleri kullanılmıştır; ikisinin birbirine nasıl geçtiğine bakmak, Selçuklu taş işçiliğini anlamanın en kolay yoludur. Medresenin yapım tarihi kesin değildir, çünkü yapının kitabesi yoktur. Kültür Portalı ve TDV İslam Ansiklopedisi genellikle 13. yüzyılın sonlarını verir; Türkçe Vikipedi ise 1253 yılını yazar, yani kaynaklar burada ayrışır. Hatuniye Medresesi adı, yapının Selçuklu sultanının kızı Hundi Hatun ya da İlhanlı hanedanından Padişah Hatun tarafından yaptırılmış olabileceği düşüncesinden gelir. Taç kapıdan geçince açık avluya çıkarsınız; avlu dört yönden revaklarla çevrilidir. Yapı iki katlı ve dört eyvanlıdır, açık avlulu medreseler grubunun en önemli örneklerinden sayılır. Revaklardaki sütunların çoğunun silindirik, birkaçının sekizgen gövdeli olduğuna dikkat edin. Avlunun iki yanında öğrenci ve hocaların odaları sıralanır; zemin katta on dokuz, üst katta on sekiz oda vardır. Vikipedi'ye göre üst kat dört ayrı gruba bölünmüştür ve bir gruptan ötekine geçmek için alt kata inmek gerekir. Girişin batısındaki kare mekan, kaynaklara göre vaktiyle mescit olarak kullanılmıştır. Avlunun güneyinde, ana eyvanla birleşen on iki köşeli gövdeli kümbet yükselir; dıştan külah, içten kubbeyle örtülüdür ve Kültür Portalı onu Anadolu'da çağdaşları arasındaki en büyük örnek sayar. Yapı Osmanlı döneminde IV. Murad tarafından onarıldı ve bir süre askeri amaçlarla kullanıldı. 1942 ile 1967 arasında Erzurum Müzesi olarak hizmet veren medrese, bugün hem müze hem de sergi salonu olarak kullanılıyor; ziyaretiniz sırasında hangi serginin açık olduğunu girişte sorun. Medrese, Sivas, Konya, Kayseri ve Kırşehir'deki Selçuklu medreseleriyle birlikte 2014'te UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alındı. Cephe kuzeye baktığı için gün boyu yumuşak bir ışık alır ve taş işçiliğinin ayrıntılarını fotoğraflamak kolaylaşır. Çıkışta Cumhuriyet Caddesi'ne dönün ve batıya doğru yürüyün; Yakutiye Medresesi yaklaşık yarım kilometre ötededir.
Kaynak: Kültür Portalı, Çifte Minareli Medrese; Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Turizm Rehberi; TDV İslam Ansiklopedisi, Erzurum; Vikipedi, Çifte Minareli Medrese (Erzurum).
Yakutiye Medresesi
~1 sa buradaCumhuriyet Caddesi boyunca batıya yürürken Yakutiye Medresesi'nin tek minaresini uzaktan seçersiniz. Medresenin önündeki geniş meydanda biraz durun ve yapıyı bütün olarak görün. Kitabesine göre medrese 1310 yılında, İlhanlı hükümdarı Sultan Olcaytu döneminde, Gazan Han ve Bolugan Hatun adına Hoca Cemaleddin Yakut tarafından yaptırıldı. Kültür Portalı onu Anadolu'daki kapalı avlulu medreselerin en büyüğü olarak tanıtır. Az önce gördüğünüz açık avlulu Çifte Minareli Medrese ile bu yapıyı karşılaştırmak rotanın asıl kazancıdır. Önce cepheden dışa taşan taç kapıya yaklaşın. Taç kapının yan yüzlerindeki nişlerde, delikli işlenmiş bir küreden çıkan hurma yapraklarını, iki parsı ve bir kartalı arayın. Kaynaklar bu kompozisyonu bir hayat ağacı olarak yorumlar ve Orta Asya Türklerinin simgelerini bir araya getirdiğini yazar. Basık kemerli taç kapının her yüzeyi oymayla kaplıdır, bu yüzden ayrıntıları görmek için birkaç dakika ayırın. Sonra köşedeki minareye bakın. Minarenin gövdesinde sırlı ve sırsız tuğlalarla kurulmuş geometrik süslemeler vardır; Vikipedi bu sırlı parçaların firuze ve patlıcan moru renkte olduğunu yazar. Öbür köşedeki kalın gövdeli kulenin yalnızca kaidesi durur ve konik bir külahla kapatılmıştır; bu minarenin ya çok önce yıkıldığı ya da hiç yapılmadığı düşünülür. İçeri girince dört eyvanlı plana ve avlunun ortasını örten mukarnaslı kubbeye bakın. Kubbenin ortasındaki açıklıktan süzülen ışık, kapalı avlulu medreselerin içini nasıl aydınlattığını gösterir. Avlunun iki yanında karşılıklı altışar oda sıralanır ve her odanın girişindeki işleme farklıdır; kaynaklar bunun odaların sınıf ve derecesine göre belirlendiğini yazar. Güneydeki tonozun üzerinde, medreseye vakfedilen altı köyün adını taşıyan mermer vakfiyeyi bulmaya çalışın. Medrese Osmanlı döneminde bir süre dökümhane, 19. yüzyılın sonlarından itibaren de askeri depo olarak kullanıldı. Cumhuriyet döneminde birkaç kez onarıldı; Kültür Portalı son onarımlardan birinin 1990'larda yapıldığını yazar. Bugün yapı Türk İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi olarak kullanılıyor. Odalardaki vitrinlerde akik taşlı bilezikleri, sedef kakmalı ahşap bir yazı takımını ve mineli tombak bir ibrik takımını arayın. Kültür Portalı, yeşil sırlı bir hayvan üzerinde davul çalan oturmuş bir insan figürünün Anadolu'da bilinen tek örnek olduğunu belirtir. Yakutiye Medresesi de 2014'te Anadolu Selçuklu Medreseleri başlığıyla UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alındı. Müzenin kapalı olduğu günü ve güncel ziyaret koşullarını resmi sitesinden kontrol edin. Çıkışta kuzeye dönün ve Menderes Caddesi yönüne yürüyün; Taşhan birkaç yüz metre ötededir.
Kaynak: Kültür Portalı, Yakutiye Medresesi Türk İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi; TDV İslam Ansiklopedisi, Erzurum; Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Turizm Rehberi; Vikipedi, Yakutiye Medresesi.

Rüstem Paşa Kervansarayı (Taşhan)
Taşhan, Menderes Caddesi üzerinde, kalenin kuzeybatı eteğindedir. Yapıya batıya bakan ana girişten girin; bu cephe 1965'teki restorasyonda hafifçe öne taşırılmış ve beşik tonozlu derin girişin üstüne kervansaray yöneticisi için bir oda bırakılmıştır. Girişin üstündeki kitabeye bakın. Kültür Portalı, kitabede Erzurum'un o dönemde bir sınır şehri olması nedeniyle yapının ribat, yani bir tür ileri karakol olarak anıldığını yazar. Yapım tarihi konusunda kaynaklar ayrışır: Kültür Portalı ve İngilizce Vikipedi 1561'i verir, TDV İslam Ansiklopedisi kitabedeki Rüstem Paşa adına dayanarak 1544 ile 1561 arasını tahmin eder. İl turizm rehberi ise kitabe yıprandığı için kesin tarihin bilinmediğini belirtir. Avluya çıkınca kesme taştan revakların dikdörtgen bir avluyu nasıl çevirdiğini görün. Revakların arkasında sivri kemerli tonozlarla örtülü odalar sıralanır; alt kattaki oda sayısını kaynaklar otuz bir ile otuz iki arasında verir. Kuzey revakının ortasında, revakın akışını kesen derin bir eyvan vardır; avlunun ortasından ona doğru bakın. TDV'ye göre yapı 1960'lı yıllarda esaslı bir onarım geçirmiş ve kuzey duvarına bitişik kısmı temelden yeniden yapılmıştır. Üst kata taç kapının güneyindeki ayrı bir kapıdan çıkılır. Üst katta yapıyı çepeçevre dolanan bir koridor ve koridorun iki yanında, önleri kapatılarak dükkana dönüştürülmüş sivri kemerli nişler bulunur. Köşelerdeki ve kenar ortalarındaki kubbeleri koridordan yukarı bakarak sayabilirsiniz. Kervansarayın başlangıçta imarethane, mescit, dinlenme yeri, dükkanlar ve hayvanlar için bölümler de içerdiği, ama bunların bir kısmının günümüze ulaşmadığı bilinir. Bugün yapı Oltu taşı esnafının hem imalat hem de satış yeridir. Atölyelerde ustaların siyah Oltu taşını nasıl biçimlendirip parlattığını izleyebilirsiniz; yakından bakmak için ustadan izin isteyin. Tespih, yüzük ve gerdanlık en çok üretilen parçalardır. Siyah kehribar olarak da bilinen Oltu taşı, ilin kuzeydoğusundaki Oltu ilçesinde galeri denen küçük ocaklardan çıkarılır ve 2015'te mahreç işaretiyle tescillenmiştir. Bir parça almak isterseniz birkaç atölyeyi gezip işçiliği karşılaştırın ve ürünün Oltu taşı olduğunu satıcıya sorun. Avludaki revaklar yağmurda ve karda da gezilebilen korunaklı bir yürüyüş alanıdır, bu yüzden rotanın kış günlerinde de rahat geçen durağıdır. Hanın karşısında, adını çevresinde boya işiyle uğraşanların çokluğundan alan tarihi Boyahane Hamamı yer alır. Rotayı burada bitirdikten sonra Gürcükapı yönünden Cumhuriyet Caddesi'ne kısa bir yürüyüşle dönebilirsiniz.
Kaynak: Kültür Portalı, Rüstem Paşa Kervansarayı (Taşhan); TDV İslam Ansiklopedisi, Erzurum; Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Turizm Rehberi; KÜRE Ansiklopedi, Oltu Taşı; Wikipedia, Rüstem Pasha Caravanserai (Erzurum).
