Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye
Büyükçekmece'den Silivri'ye Marmara'nın Batı Kıyısı
Rotalar5 Durak

Büyükçekmece'den Silivri'ye Marmara'nın Batı Kıyısı

Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

İstanbul'un batı kıyısı Edirne'ye giden eski yolun kıyısıdır. Bizans'ın Rumeli'ye açılan ana yolu da, Osmanlı'nın menzil yolu da, bugünkü D-100 de aynı hattı izler; bu yüzden Büyükçekmece ile Silivri arasında sıralanan yapılar birbirini tamamlayan bir hikaye anlatır. Rota, yayındaki "Batı Kıyısında Deniz Köşkünden Sinan'ın Köprüsüne" rotasının bittiği yerden, Büyükçekmece Kervansarayı'ndan başlar ve batıya devam eder.

Güne Büyükçekmece Gölü'nün denize en yakın ucunda başlarsınız. Bu deniz kulağı göl hem İstanbul'un içme suyu barajı hem de kuşların uğrak yeridir; sabah ışığında sazlıklara bakmak günün en sakin anıdır. Birkaç yüz metre ötedeki Kervansaray, kervanların ve orduların konakladığı uzun taş yapıdır. Oradan tarihi köprünün üzerinden Mimarsinan Mahallesi'ne geçip Dünya Kostümleri Müzesi'ni gezersiniz; mübadele döneminden kalma taş bir yapıda, ilçenin her yaz düzenlediği uluslararası festivale gelen toplulukların bıraktığı giysiler sergilenir. Köprü önceki rotanın durağıdır, burada yalnızca geçit olarak kullanılır.

Öğle saatlerinde İETT 300 hattıyla kıyı boyunca Silivri'ye gidersiniz. Silivri'de antik Selymbria'nın denize bakan yarı üzerindeki kale içinde açılmış Kalepark'ta açık hava müzesindeki taş eserleri inceler, yüksek yardan Marmara'ya bakarsınız. Günün son durağı Danamandıra Tabiat Parkı'dır; sazlıklı göllerin çevresindeki ormanda yürüyerek kıyıdan kırsala geçen günü kapatırsınız.

Sıra coğrafyayı izler: doğudan batıya, sonra kıyıdan kuzeye. Büyükçekmece'deki üç durak birbirine yürüme mesafesindedir ve toplam yürüyüş birkaç kilometreyi geçmez. Silivri belediyesine göre ilçe şehir merkezinin 67 kilometre batısındadır, bu yüzden güne erken başlamak işinizi kolaylaştırır. Büyükçekmece ile Silivri arası otobüsle geçilir; Danamandıra ise toplu taşımanın kolay ulaşmadığı bir köyün yanındadır, o yüzden bu son bölüm için bir araç planlayın ya da günü Kalepark'ta bitirin.

Birkaç uyarı. Dünya Kostümleri Müzesi resmi sitesine göre Pazartesi kapalıdır. Kervansaray bugün kültür ve sanat etkinliklerinde kullanılır; içine girip giremeyeceğiniz o günün programına bağlı olabilir. Büyükçekmece Gölü içme suyu kaynağıdır; kıyıda suya girmeyin ve çöp bırakmayın. Danamandıra'da kamp yasaktır ve park girişinde araçlardan ücret alınır; güncel bilgiyi işleten kurumdan kontrol edin. Yaz aylarında kıyı ilçelerinin nüfusu çok artar, hafta içi gezmek daha rahattır.

Günün sonunda dört yüzyılı aşkın bir menzil hanından mübadele dönemine tanıklık etmiş bir taş eve, Bizans surlarından bugünün korunan ormanına uzanan bir şerit yürümüş olursunuz.

Süre: tam gün. En iyi zaman: İlkbahar ya da sonbaharda, Pazartesi dışında bir gün sabah erkenden yola çıkın; Dünya Kostümleri Müzesi resmi sitesine göre Pazartesi kapalıdır, müzenin ve Danamandıra Tabiat Parkı'nın güncel ziyaret saatlerini gitmeden resmi sitelerinden kontrol edin.. Ulaşım: Metrobüsün batı ucundaki Tüyap durağından kalkan İETT 300 (Silivri - Tüyap Metrobüs) hattı önce Büyükçekmece merkezinden, sonra kıyı boyunca Silivri'ye gider; Büyükçekmece'deki üç durak arası yürünür. Danamandıra Tabiat Parkı Silivri'nin kuzeyindeki kırsalda olduğu için son durak için araç gerekir.

Kaynaklar

Büyükçekmece, İstanbul
Rotalar
5 Durak
Mekanlarda ~5 sa 20 dk
Yol ~59,3 km · 2 sa
Toplam ~7 sa 20 dk
15 Ekim 2026

Rota Durakları

1
Büyükçekmece Gölü

Büyükçekmece Gölü

~45 dk burada

Güne gölün güney ucunda, denize en yakın kesimde başlayın; burası Büyükçekmece merkezinden yürüyerek ulaşılan, gölün Marmara'ya değdiği noktadır. Önce suya bakıp şekline dikkat edin: Vikipedi'ye göre bu bir deniz kulağı gölüdür. Çatalca yöresinden güneye inen Karasu'nun aşağı vadisi, yükselen deniz suyunun altında kalınca bir koy oluşmuş, koyun ağzı sonradan çakıl, kum ve kilden bir dille kapanmıştır. Önünüzde uzanan su bu yüzden bir zamanlar denizin kendisiydi. Gölü denize bağlayan kesintinin üzerinden tarihi köprü geçer; köprü önceki rotanın durağı olduğu için onu şimdilik uzaktan görmekle yetinin. Adın kökenine de bakın: Vikipedi, gölün adını köprüden önce karşıya geçmek için kullanılan, elle çekilen ve çekmece denen büyük sallardan aldığını yazar. Kaymakamlığın ilçe tarihçesi de köprüden önce iki yaka arasındaki geçişin sallarla yapıldığını söyler. Şimdi gözünüzü gölün deniz ayağına çevirin. Burada DSİ'nin 1983 ile 1988 arasında yaptığı toprak dolgu baraj, gölü denizden ayırır. İSKİ'nin su kaynakları sayfasına göre baraj 1989'da hizmete girdi ve İstanbul'a yılda yaklaşık yüz milyon metreküp su veriyor. Aynı sayfa havzanın 620 kilometrekareyi bulduğunu ve suyun Büyükçekmece İçme Suyu Arıtma Tesisi'nde arıtıldıktan sonra şehre gittiğini belirtir. Yani bu sabah baktığınız su, Avrupa Yakası'nda birçok evin musluğuna ulaşan suyun parçasıdır. Baraj ile deniz arasındaki dar şeride ayrıca bakın; Vikipedi burada hafif tuzlu bir göl, su odacıkları ve sazlıklar bulunduğunu yazar. Sabah erken saatte sazlıkların çevresi en hareketli halidir, dürbününüz varsa yanınıza alın. İngilizce Vikipedi'ye göre BirdLife International göl çevresini 1989'da önemli kuş alanı ilan etti. Aynı kaynak gölün yaklaşık 28 kilometrekare yüzölçümüne, yedi kilometre uzunluğa ve iki kilometre genişliğe ulaştığını yazar. Bakanlığın sulak alan kaydı, gölde eskiden 30 balık türü varken bugün dördü yabancı olmak üzere 15 tür kaldığını not eder. Aynı kayıt göl çevresinin yoğun sanayi ve yerleşim baskısı altında olduğunu da açıkça söyler. Göl derinleştirildiği için sazlıkların ancak kuşların üreme mevsiminde yeni yeni oluştuğu da o kayıtta geçer. Gölün çevresinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin içme suyu havzalarını koruma çalışması kapsamında bir doğal yaşam parkı kuruluyor; Vikipedi'ye göre ilk iki etap 14 Mart 2024'te kullanıma açıldı. Proje yürüyüş ve bisiklet yolları ile kuş gözlem noktaları içeriyor; bu bölümlerin güncel durumunu işleten kurumdan kontrol edin. Göl içme suyu kaynağı olduğu için suya girmeyin, kıyıya yiyecek ve çöp bırakmayın. Fotoğraf için sabahın yumuşak ışığı en iyisidir, güneş arkanızda kalırsa sazlık ve su daha net çıkar. Kırk beş dakikanın sonunda kıyı boyunca güneydoğuya, birkaç yüz metre ötedeki Kervansaray'a yürüyün.

Kaynak: İSKİ, Su Kaynakları; Vikipedi, Büyükçekmece Gölü; T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı, Büyükçekmece Gölü sulak alan kaydı.

Büyükçekmece Gölü, İstanbul'un batısında Marmara kıyısına yaslanan ve şehrin içme suyunun bir bölümünü sağlayan geniş bir su yüzeyidir. Coğrafyacılar onu deniz kulağı ya da lagün gölü olarak tanımlar, çünkü kökeni bir nehir vadisinin denizle buluştuğu koya dayanır. Çatalca yöresinden güneye inen Karasu Deresi'nin aşağı vadisi yükselen deniz seviyesinin altında kalmış ve önce bir koy oluşmuştur. Zamanla koyun ağzında çakıl, kum ve kilden bir set birikmiş, bu set koyu denizden ayırarak bugünkü gölü ortaya çıkarmıştır. Gölü denize bağlayan dar geçit tarih boyunca yolcuların aşması gereken bir engel olmuştur. Göl adını da bu geçitten alır, çünkü köprü yokken karşıya halatla çekilen büyük sallarla geçilir ve bu sallara çekmece denirdi. Büyükçekmece Kaymakamlığı'nın ilçe tarihçesine göre Bizans kaynaklarında bu kıyıdaki yerleşimin adı Atirus ya da Atira olarak geçer. Geçidin üzerine sonradan çok gözlü taş bir köprü yapılmış, Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü adıyla anılan bu yapı bugün de gölün deniz ayağında durmaktadır. İngilizce Vikipedi'deki verilere göre gölün yüzölçümü yaklaşık 28 kilometrekare, boyu yaklaşık 7 kilometre, genişliği ise 2 kilometre civarındadır. Devlet Su İşleri'nin yaptığı çalışmalarla derinleştirilen gölün en derin yeri 8 metreyi biraz aşar. Gölün denizle bağlantısı 1980'lerin sonunda bir barajla kesilmiş ve göl tatlı su deposuna dönüştürülmüştür. İSKİ'nin su kaynakları sayfasına göre Büyükçekmece Barajı 1989'da hizmete alınmış, gölün suyu Büyükçekmece İçme Suyu Arıtma Tesisleri'nde arıtıldıktan sonra şehre verilmektedir. Aynı kaynak barajın yılda yaklaşık 100 milyon metreküp su verebildiğini ve havzasının 620 kilometrekareye ulaştığını belirtir. Baraj ile deniz arasında hafif tuzlu küçük bir göl, su odacıkları ve sazlıklar kalmıştır. Göl kuşlar açısından da önemlidir ve BirdLife International onu 1989'da Önemli Kuş Alanı olarak listelemiştir. Kaynaklar, gölde eskiden yaklaşık 30 balık türü yaşarken bugün bu sayının 15'e indiğini ve bunların bir kısmının sonradan gelen türler olduğunu yazar. Gölün kuzey kıyısında, bir yarımadanın üzerinde Hezarfen havaalanı bulunur. Kıyıların bir bölümü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin içme suyu havzalarında yeşil kuşak oluşturma programı kapsamında Büyükçekmece Gölü Doğal Yaşam Parkı olarak düzenlenmektedir. Türkçe Vikipedi'ye göre proje 12 etaptan oluşuyor ve ilk iki etap 14 Mart 2024'te halkın kullanımına açıldı. Projede yürüyüş ve bisiklet yolları, dinlenme noktaları ve kuş gözlem noktaları yer alıyor. Bu parkın kıyı yolunda yürürken gölün ortasındaki sazlık adacıklar ve karşı kıyıdaki yerleşimler aynı karede görünür. Gölü en iyi görmenin yollarından biri de deniz ayağındaki tarihi köprünün çevresinden kuzeye, baraj gövdesine doğru bakmaktır. Kıyıda dolaşırken bunun bir içme suyu deposu olduğunu unutmamak gerekir. Havza koruma kuralları gereği yüzmek, suya girmek ve kıyıyı kirletmek uygun değildir. Kuş gözlemi için sakin sabah saatleri ve göç mevsimleri olan ilkbahar ile sonbahar daha verimlidir. Dürbün ve sessiz bir yürüyüş, sazlıkların arasındaki su kuşlarını fark etmenizi kolaylaştırır. Gölün kıyısında gölge sınırlı olduğundan yaz günlerinde şapka ve su yanınızda olsun. Gölün güney ucuna Büyükçekmece ilçe merkezinden yürüyerek ulaşılır ve aynı gezide Kurşunlu Han ile Kanuni Köprüsü de görülebilir. Toplu taşımayla gelecekler metrobüsün batıdaki son duraklarından İETT otobüsleriyle Büyükçekmece merkezine geçebilir. Güncel hat ve sefer bilgisini İETT'nin resmi kanallarından kontrol etmenizi öneririz. Kaymakamlığın tarihçesine göre Büyükçekmece tarih boyunca orduların ve yolcuların konaklama yeri olmuş, bu yüzden ilçede kervansaray, han ve hamam kalıntıları bulunur. Büyükçekmece uzun süre Çatalca'ya bağlı bir bucaktı ve 1987 yılında çıkarılan bir kanunla ilçe oldu. Türkçe Vikipedi'ye göre doğal yaşam parkı projesinin bütün etapları toplamda 12 milyon metrekareyi aşan bir alanı kapsıyor. İSKİ, İstanbul'un yüzeysel su kaynaklarıyla beslendiğini ve yağışlı mevsimlerde gelen suyun baraj göllerinde toplandığını anlatır; Büyükçekmece de bu zincirin batıdaki halkalarından biridir. Gün batımında gölün su yüzeyi turuncuya döner ve kıyıdan bakan herkes için sakin bir manzara oluşur.
2
Büyükçekmece Kervansarayı (Kurşunlu Han)

Büyükçekmece Kervansarayı (Kurşunlu Han)

~30 dk burada

Kervansaray'a kuzey cephesinden yaklaşın, çünkü yapının tek girişi bu cephededir ve yuvarlak kemerlidir. Önce uzun gövdeye dışarıdan bakın: TDV İslam Ansiklopedisi'ndeki Semavi Eyice maddesi yapıyı 41 metreye 18,5 metre ölçülerinde, dikdörtgen planlı bir menzil hanı olarak tarif eder. Kaymakamlığın sayfası ise uzunluğu 48 metre olarak verir; kaynaklar ölçüde ayrıştığı için rakama takılmadan yapının ne kadar uzun olduğunu yürüyerek hissedin. Duvarlara yakından bakın: kesme taş sıralarının arasına tuğla hatıllar konmuştur. Çatıya bakın; yapı iki yana eğimli bir kırma çatıyla örtülüdür. Kurşunlu Han adı, çatının bir zamanlar kurşun levhalarla kaplı olmasından gelir; TDV'ye göre bugün üstü alaturka kiremitle örtülüdür. Kim yaptırdı sorusunun cevabı kaynakta temkinli verilir. Kaymakamlık sayfası yapıyı 1566'da Kanuni Sultan Süleyman'ın Mimar Sinan'a yaptırdığını yazar. TDV ise kesin tarihin bilinmediğini, ama yapının adının Sinan'ın eser listelerinde geçtiğini ve büyük ihtimalle Kanuni devrinde Sinan tarafından yapıldığını belirtir. Aynı maddeye göre Kanuni'nin son yıllarında köprünün yapımına başlanmış, köprü başına bir çatal çeşme yaptırılmıştı; han da bu yapılarla aynı yıllara ait düşünülür. Şimdi güney cephesine dolaşın, çünkü yapı içeriye ışığı yalnızca bu yandan alır. En alt dizideki sekiz mazgalı sayın, sonra üstteki sekiz pencereye bakın; pencereler sırayla yuvarlak ve sivri kemerlidir. Üçgen biçimde yükselen alın duvarında ortada sivri kemerli bir pencere, iki yanında yuvarlak pencereler görürsünüz. Yan cepheler sağırdır, yani hiç pencere taşımaz. Giriş cephesinde kapının iki yanında birer oda olduğu kalıntılardan anlaşılır; TDV'ye göre soldaki neredeyse tamamen yıkılmış, sağdaki ise iyi durumdadır. Bu odaların hancının evi ya da ordu ileri gelenleri için ayrılmış paşa odaları olabileceğini maddede okursunuz. Kapı açıksa içeri girin ve ortadaki destek dizisine bakın; aslında ahşap olan on destek son onarımda kare kesitli beton payelere çevrilmiştir. İki yan duvarın her birinde on bir ocak, aralarında on iki dolap nişi bulunur. Duvarlar boyunca uzanan yüksek sekiler, yolcuların yataklarını serdiği yerlerdi. Yapı İstanbul'u Batı'ya bağlayan ana yolun üzerinde olduğu için başkente karadan gelen gezginlerin çoğu onu görmüştür. Evliya Çelebi de Mart 1659'da Bosna yolunda burada konaklayanlar arasındadır. Vikipedi'ye göre han İkinci Dünya Savaşı yıllarında askeri depo olarak kullanıldı, sonra saman ambarı oldu ve Vakıflar Genel Müdürlüğü onu 1965-1966'da onardı. Bugün kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapar; içine girip giremeyeceğiniz o günün programına bağlı olabilir, kapı kapalıysa cepheleri dolaşmak da yeterlidir. Yarım saatin sonunda batıya yönelin; tarihi köprüden geçerek gölün öbür yakasındaki Mimarsinan Mahallesi'ne, Çarşı Sokağı'ndaki müzeye yürüyün.

Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi, Büyükçekmece Kervansarayı; Büyükçekmece Kaymakamlığı, Kervansaray; Vikipedi, Büyükçekmece Kervansarayı.

Büyükçekmece köprüsünün başındaki 16. yüzyıl kervansarayı; çatısı kurşunla kaplı olduğu için Kurşunlu Han diye de bilinir. Belediyeye göre 1566'da yapılan han avlusuz, kapalı tip bir kervansaraydır ve bir sıra kesme taş, iki sıra tuğlayla örülmüştür. Ortadaki geniş alan hayvanlar ve yükler, ocaklı ve nişli kenar bölümler yolcular içindi. Rumeli yolu üzerindeki menzil yerlerinden biriydi; Evliya Çelebi 1659'da burada konakladı. 1965-1966'da Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılan yapı bugün kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapıyor. Karşısında Sokullu Mehmet Paşa Camii'nin minaresi, yanında Sultan Süleyman Çeşmesi durur.
3
Dünya Kostümleri Müzesi

Dünya Kostümleri Müzesi

~50 dk burada
Mimarsinan Mahallesi, Çarşı Sokak, 34535 Büyükçekmece / İstanbul

Müze, Mimarsinan Mahallesi'nde Çarşı Sokağı üzerindedir; köprüyü geçtikten sonra mahallenin dar çarşı sokağına girdiğinizde onu taş cephesinden tanırsınız. Girmeden önce binaya bakın, çünkü yapının kendisi de bir belgedir. Müzenin resmi sitesine göre bina, mübadele dönemine tanıklık etmiş eski bir taş yapıdır. Aynı sayfa Büyükçekmece'nin 1923 nüfus mübadelesinden önce Rum ve Türk nüfusun birlikte yaşadığı bir yer olduğunu, ayrılan nüfusun yerine Türklerin iskan edildiğini anlatır. Vikipedi'ye göre belediye bu binayı restore etti ve müze Temmuz 2011'de açıldı. Resmi site binanın 210 metrekare olduğunu ve iki bağımsız bölümden oluştuğunu yazar. İngilizce Vikipedi'ye göre zemin kat dünya kostümlerine, üst kat Türk kostümlerine ayrılmıştır; gezinize zemin kattan başlayın. Koleksiyonun nereden geldiğini bilmek bakışınızı değiştirir. Giysiler, Büyükçekmece'de her yaz düzenlenen Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali'ne katılan yabancı halk dansı topluluklarının belediyeye hediye ettiği kostüm ve aksesuarlardır. İngilizce Vikipedi festivalin 2000'den beri yapıldığını ve 2003'ten beri Uluslararası Folklor Festivalleri ve Halk Sanatları Örgütleri Konseyi'nin, yani CIOFF'un üyesi olduğunu yazar. Bir haber kaynağına göre festival bu konseyin en iyi festival ödülünü dört kez aldı. Vitrinlerde ülke adlarını okuyarak dolaşın; İngilizce Vikipedi'ye göre koleksiyon 44 ülkeden giysi barındırır. Aynı kaynak arasında İspanya, Özbekistan, Malezya, Tayland, Meksika, Polonya, Venezuela, Etiyopya, Arjantin, Gürcistan ve Endonezya'nın da bulunduğunu sayar. Kumaşlardaki renklere ve motiflere yakından bakın; resmi site de sergilemenin bu canlılığa dayandığını vurgular. Giysilere eşlik eden geleneksel kostüm fotoğraflarından oluşan resim koleksiyonunu da atlamayın, giysinin nasıl giyildiğini orada görürsünüz. Vikipedi'ye göre sergideki en eski parça yüz yaşını aşmış bir gelinliktir. Aynı kaynak eser sayısının iki bini aştığını ve parçaların dönem dönem değiştirildiğini yazar, yani bir sonraki ziyaretinizde başka giysiler görebilirsiniz. Üst kata çıktığınızda Anadolu'nun geleneksel halk giysilerine geçersiniz. Burada yöreden yöreye değişen kesimleri karşılaştırmak, alttaki dünya giysileriyle bağ kurmanın en iyi yoludur. Resmi site müzede çeyiz adeti, halk oyunları ve eski gelenekler üzerine çalışmalar yapıldığını, her ay çocuklara atölye ve yetişkinlere söyleşi düzenlendiğini yazar. Çocukla geliyorsanız atölye programını önceden sorun. Temmuz sonundaki festival günlerine denk gelirseniz, festival ilçe merkezindeki Kültürpark'ta yapılır ve aynı giysileri bu kez dansın içinde görürsünüz. Resmi siteye göre müze Pazartesi kapalıdır; açılış saatlerini gitmeden resmi sitesinden kontrol edin. Kaynaklarda farklı kapalı günler geçtiği için bu kontrol özellikle önemlidir. Müzeden çıkınca İETT 300 hattının Büyükçekmece'deki duraklarına yürüyün ve kıyı boyunca Silivri'ye geçin.

Kaynak: Dünya Kostümleri Müzesi resmi sitesi; Vikipedi, Dünya Kostümleri Müzesi; Milliyet, Büyükçekmece Kostüm Müzesi.

Dünya Kostümleri Müzesi, Büyükçekmece'nin eski çarşısında, Mimarsinan Mahallesi'nde dünyanın dört bir yanından geleneksel giysileri bir araya getiren küçük bir belediye müzesidir. Müze Temmuz 2011'de, Büyükçekmece Belediyesi'nin restore ettiği tarihi bir yapıda açıldı. Koleksiyonun hikayesi ilçede her yıl düzenlenen Uluslararası Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali'ne dayanır. Festivale katılan yabancı halk oyunları toplulukları, kendi ülkelerinin özgün kostümlerini, aksesuarlarını ve bunlarla ilgili objeleri belediyeye hediye etmiştir. İngilizce Vikipedi'ye göre festival 2000'den beri yapılıyor ve 2003'ten bu yana UNESCO ile ilişkili Uluslararası Folklor Festivalleri ve Halk Sanatları Organizasyonları Konseyi'nin üyesi. Aynı kaynak, festivalin bu konseyden dört kez en iyi festival ödülü aldığını da aktarır. Müzenin kendi sitesine göre bina yaklaşık 210 metrekarelik bir taş yapıdır ve iki bağımsız bölümden oluşur. Sergide bir yanda geleneksel Anadolu kültürünü yansıtan Türk halk giysileri, öbür yanda festivale yıllardır katılan ülkelerin armağan ettiği kostümler yer alır. Vikipedi'deki bilgiye göre koleksiyonda 44 ülkeden kostüm bulunuyor. Bu ülkeler arasında İspanya, Özbekistan, Malezya, Tayland, Meksika, Polonya, Fransa, Venezuela, Etiyopya, Arjantin, Cezayir, Gürcistan, Endonezya ve Azerbaycan sayılabilir. Aynı kaynağa göre sergilenen en eski parça yüz yılı aşkın geçmişi olan bir gelin giysisidir. Koleksiyonda iki binden fazla eser olduğu ve sergilenen parçaların dönem dönem değiştirildiği belirtilir. Vikipedi'ye göre giriş katı dünya kostümlerine, üst kat ise Türk kostümlerine ayrılmıştır. Kostümlerin yanında ülkelerin geleneksel giyimini gösteren bir fotoğraf koleksiyonu da sergiye eşlik eder. Müze sitesi, binanın ve çevresinin 1923 nüfus mübadelesi dönemine tanıklık etmiş eski taş mimarisinin bir parçası olduğunu vurgular. Aynı metne göre mübadeleden önce Büyükçekmece'de Rum ve Türk nüfus birlikte yaşıyordu ve mübadeleyle ayrılan Rumların yerine Türkler yerleştirildi. Müze bu yüzden yalnızca kostüm göstermez, ilçenin kendi kültürel geçmişini de hatırlatır. Kurumun belirttiğine göre müzede çeyiz geleneği, halk oyunları ve eski gelenekler üzerine çalışmalar yapılmaktadır. Her ay çocuklara yönelik atölyeler ve yetişkinlere yönelik söyleşiler düzenlendiği de sitede yazılıdır. Gezerken bir ülkenin kostümünü komşu ülkeninkiyle karşılaştırmak, kumaş, renk ve motif farklarını görmek için iyi bir yöntemdir. Nakışlara, başlıklara ve takı gibi küçük aksesuarlara yakından bakmaya zaman ayırın. Müze küçük olduğu için yarım saat ile bir saat arasında rahatça gezilir. Müzenin sitesindeki etkinlikler bölümünde küçük çocukların müze ziyaretleri gibi etkinlikler duyurulur. Müzenin resmi sitesine göre müze pazartesi günleri ziyarete kapalıdır. Açılış saatleri ve giriş koşulları değişebileceği için gitmeden önce resmi siteyi kontrol etmenizi öneririz. Müze ilçe merkezindeki eski çarşı dokusunun içinde olduğundan çevresi yürüyerek keşfedilir. Kısa bir yürüyüşle Kurşunlu Han olarak bilinen Büyükçekmece Kervansarayı'na ve Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü'ne ulaşılır. Büyükçekmece Gölü'nün güney kıyısı da müzeden yürüme mesafesindedir. Toplu taşımayla gelenler metrobüsün batıdaki son duraklarından İETT otobüsleriyle ilçe merkezine geçebilir. Güncel hat bilgisini İETT'nin resmi kanallarından kontrol etmek en doğrusudur. Vikipedi'ye göre müze, Çarşı Sokak'ta 4 numaralı tarihi binadadır. Büyükçekmece Belediyesi'nin müze portalında bu müzenin yanında ilçedeki başka müzeler de listelenir. Müze sitesi, kurumun hedefini ziyaretçilerin kendi kültürlerini ve farklı kültürleri hoşgörülü bir yaklaşımla tanıması olarak tarif eder. Halk oyunlarına, el işçiliğine ya da dünya kültürlerine ilgi duyanlar için bu küçük müze batı kıyısı gezisine eklenecek sakin bir duraktır.
4
Silivri Kalepark (Selymbria Kalesi)

Silivri Kalepark (Selymbria Kalesi)

~1 sa 15 dk burada

İETT 300 hattı sizi Silivri merkezine getirir; Kalepark, şehrin denize bakan doğu yarındaki eski kale alanındadır. Belediyenin ilçe tarihçesine göre Silivri, koyun doğusunda Marmara'ya hakim, dik ve sarp bir tepenin üzerinde kurulmuş ve bu tepe zamanla surlarla çevrilmiştir. Aynı metin kentin yer yer 56 metreye çıkan bir falez üzerinde, üç tarafı surlarla, dördüncü tarafı denizden çıkılması imkansız bir yarla korunduğunu anlatır. Vikipedi ise parkın 47 metre yüksekliğindeki bir yarın üzerinde durduğunu yazar; iki ölçü farklı yerlerden alınmış olabilir. Parka girmeden önce kapının yanındaki sur duvarına bakın, çünkü kaleyi en iyi burada okursunuz. Vikipedi'ye göre kalenin tarihi MS 3. yüzyıla uzanır, ama ayakta kalan kalıntıların çoğu 9. ve 12. yüzyıllardandır. Belediyenin anlatımına göre Bizans İmparatoru Arkadius eşi Evdoksiya'yı onurlandırmak için kaleyi yaptırmış ve şehrin adını Evdoksiyapolis yapmıştır. İngilizce Vikipedi de antik Selymbria'nın bir süre bu adı taşıdığını doğrular. Türkçe Vikipedi ise 9. yüzyılda İmparator III. Mihail'in tepeye bugün kalıntıları duran bir kale yaptırdığını yazar; kaynaklar farklı dönemleri anlattığı için surların birkaç kez yenilendiğini düşünmek doğru olur. Belediyeye göre 1509'da II. Bayezid döneminde Silivri surları da onarılmıştır. Silivri Belediyesi yenileme çalışmasından sonra parkı 30 Ağustos 2020'de açtı. Parkın içindeki açık hava müzesine yönelin; burada Silivri ve çevresinde bulunmuş Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait yaklaşık 150 taş eser sergilenir. Bir haber kaynağına göre eserler İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü'nün koordinasyonuyla yerleştirildi ve aralarında lahitler de var. Lahitlerin kapak biçimlerine ve kenar bezemelerine bakın, sonra her eserin yanındaki açıklama levhasını okuyun. Sütun parçalarını ve başlıkları yan yana karşılaştırmak, kentin farklı yüzyıllarda nasıl yeniden inşa edildiğini sezdirir. Aynı haberde konuşan ziyaretçiler, eserlerin eskiden parkın içinde dağınık durduğunu ve bugünkü düzenle açıklamalı bir sergiye dönüştüğünü anlatıyor. Ardından yarın kenarındaki yürüyüş yoluna çıkın. Haber kaynağına göre parkta seyir dürbünü, amfi tiyatro, yürüyüş yolları ve mesire alanı bulunur. Buradan Marmara'ya ve batıdaki koya bakın; belediye metni bu girintinin eskiden liman kurmaya elverişli olduğunu, sonradan lodosların getirdiği molozla dolduğunu anlatır. Demiryolunun ve karayollarının gelişiyle limanın işlevini yitirdiği de aynı metinde geçer. Antik kentin adı Selymbria'dır ve İngilizce Vikipedi'ye göre Byzantion'dan da eski bir Megara kolonisi olarak kurulmuştur. Yayındaki Silivri gezisi aynı tepeyi kale yarı ve kent dokusuyla anlatır; burada vaktinizi müzeye ve manzaraya ayırın. Öğleden sonra ışığı denizin üstünde yumuşadığında fotoğraf için en iyi zamandır. Bir saat on beş dakikanın sonunda araçla kuzeye, Danamandıra köyüne yönelin.

Kaynak: Silivri Belediyesi, Silivri tarihi; Vikipedi, Silivri Kalepark; Hürriyet, Silivri'deki açık hava müzesi.

Silivri Kalepark, Silivri'nin deniz kıyısındaki yüksek tepede, antik Selymbria kentinin kalesinin içinde düzenlenmiş bir park ve açık hava müzesidir. Silivri Belediyesi'nin ilçe tanıtımına göre kentin antik çağdaki adı Selymbria ya da Selybria idi. Kent doğal bir limana sahip olduğu ve önemli ticaret yollarının üzerinde bulunduğu için her dönemde önemini korumuştur. Aynı tanıtıma göre yerleşim, bugünkü kasabanın yanındaki koyun doğusunda, Marmara'ya hakim dik ve sarp bir tepenin üzerinde kurulmuştur. Tepe zamanla surlarla çevrilmiş, şehir sonradan surların dışına taşarak yayılmıştır. Belediye tanıtımı, kentin üç yanı surlarla çevrili, dördüncü yanı ise denizden tırmanılması imkansız dik bir yarla korunan bir yerde kurulduğunu anlatır. Strabon'a dayanan anlatıya göre kentin adı efsanevi kurucusu Selys ile Trak dilinde kent anlamına geldiği düşünülen bria sözcüğünden gelir. Kent, MÖ 7. yüzyılda Megaralı kolonicilerin yerleştiği bir liman olarak anılır. Belediyenin aktardığına göre Bizans İmparatoru Arkadius, eşi Evdoksiya'yı onurlandırmak için kaleyi yaptırmış ve şehrin adını Evdoksiyapolis olarak değiştirmiştir. Bu ad pek benimsenmemiş ve zamanla yeniden eski adı kullanılmıştır. Türkçe Vikipedi'deki Silivri maddesi, 9. yüzyılın sonlarında İmparator III. Mihail'in tepenin üzerine kalıntıları bugün de ayakta olan bir kale yaptırdığını yazar. Kaynaklar kalenin kökenini MS 3. yüzyıla tarihlendirir, ancak bugün görülen kalıntıların çoğu 9. ve 12. yüzyıllardan kalmadır. Belediye tanıtımına göre surlar 1509'daki büyük sarsıntının ardından II. Bayezid döneminde onarılmıştır. Tepenin denize bakan yüzü yaklaşık 47 metre yüksekliğinde bir yardır ve parkın manzarası bu yükseklikten açılır. Silivri Belediyesi uzun süren yenileme çalışmalarından sonra Kalepark'ı 30 Ağustos 2020'de ziyaretçilere açtı. Parkın içindeki açık hava müzesinde Silivri ve çevresinde bulunmuş yaklaşık 150 taş eser sergilenir. Bu eserler Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine aittir ve ilçenin farklı yerlerinden koruma amacıyla buraya getirilmiştir. NTV'nin haberine göre müzede Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait mimari parçalar ve tarihi eserler bir arada görülür. Her parçanın yanında durup işçiliğine ve taşın dokusuna bakmak, kentin uzun geçmişini somut biçimde görmenizi sağlar. Girişte, üstü dişli siperlerle bitirilmiş taş bir kapı sizi karşılar. Kapıdan girdikten sonra yürüyüş yolları ağaçların arasından yarın kenarına doğru ilerler. Belediyenin tanıttığına göre parkta amfi tiyatro, seyir dürbünü, yürüyüş yolları, mesire alanı ve çocuk oyun alanı bulunur. Yarın kenarındaki seyir noktalarından Marmara Denizi ve Silivri koyu geniş bir açıyla görülür. Gün batımında güneş koyun batısına doğru alçalırken denizin rengi değişir, bu saatler fotoğraf için en uygun zamandır. Açık günlerde ufuk çizgisi boyunca kıyı şeridini izlemek mümkündür. Sur kalıntılarının çevresinde dolaşırken yüzyıllar içinde farklı dönemlerde yapılmış onarımları taşların dizilişinden ayırt etmeye çalışın. Yarın kenarında korkuluklara güvenmeden yürümek ve çocukları yakından takip etmek gerekir. Açılış saatleri değişebileceği için ziyaretten önce Silivri Belediyesi'nin resmi duyurularını kontrol etmenizi öneririz. Kalepark ilçe merkezinin hemen yanında olduğundan Silivri çarşısından yürüyerek çıkılabilir. İstanbul merkezinden gelenler İETT'nin Silivri'ye giden hatlarını kullanabilir, güncel hat bilgisini resmi kanallardan kontrol edin. Tepeden indikten sonra sahil boyunca yürümek ve kasabanın kıyı dokusunu görmek gezinin doğal devamıdır. Silivri Belediyesi'ne göre ilçe, İstanbul il merkezinin yaklaşık 67 kilometre batısında, Marmara Denizi kıyısındadır. Belediyenin aktardığına göre İstanbul'un 1453'te alınmasından kısa süre sonra Silivri de Osmanlı idaresine geçmiş ve kale içine Türk haneleri yerleştirilmiştir. Aynı tanıtım, ilçenin ilk kez denizden yüksekliği 56 metreyi bulan bir falezin üzerinde kurulduğunu ve kıyının sonradan denizin taşıdığı malzemeyle dolduğunu anlatır. Selymbria'nın binlerce yıllık hikayesini tek bir tepede özetleyen Kalepark, batı kıyısında hem tarih hem manzara arayanlar için önemli bir duraktır.
5
Danamandıra Tabiat Parkı

Danamandıra Tabiat Parkı

~2 sa burada

Danamandıra Tabiat Parkı, Silivri'nin kuzeyindeki kırsalda, Danamandıra köyünün hemen güneybatısındadır; kıyıdan ayrılıp tarlaların arasından ormana girdiğiniz an günün ikinci yarısının başladığını hissedersiniz. Buraya toplu taşımayla ulaşmak zordur, bu yüzden son durak için bir araç planlayın. Vikipedi'ye göre park girişinde araçlardan ücret alınır; güncel bilgiyi işleten kurumdan kontrol edin. Parkın statüsünü bilmek gezinize anlam katar. Vikipedi'ye göre içinde göllerin bulunduğu bu ormanlık alan 2006'da tabiatı koruma amacıyla sit alanı olarak tescil edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın tabiat parkları listesi alanın 16 Aralık 2015'te tabiat parkı ilan edildiğini gösterir; liste parkı 1. Bölge Müdürlüğü altında sayar. Vikipedi'ye göre kıyıları sazlıklarla kaplı üç gölün bulunduğu dinlence alanı o tarihte tabiat parkı olmuştur. Park ilginç bir yönetim düzenine sahiptir: komşu ilçe Esenyurt'un belediyesi 2016'da alanı kalabalık bir ilçede yaşayanlara dinlence alanı sağlamak için 49 yıllığına kiraladı. Açılışın da o yılın Mayıs ayının ortasında yapıldığı aynı kaynakta geçer. İşleten kurumun sayfası parkta göl manzaralı yürüyüş ve bisiklet yolları ile piknik alanları bulunduğunu yazar. Girişten sonra ilk göle doğru yürüyün ve sazlıkla çevrili kıyıyı izleyin. Suyun kenarında yavaş yürüyün; sazlıklar kuşların saklandığı yerdir ve sessiz kalırsanız hareketi daha çok görürsünüz. İki saatlik sürenin büyük kısmını yürüyüş yollarında geçirin, gölden göle geçerken ormanın içindeki gölgeli bölümlerde dinlenin. Sabah Büyükçekmece'de baktığınız deniz kulağı gölüyle bu ormandaki küçük göller arasında bir fark gözetin: biri içme suyu barajına dönüşmüş geniş bir lagün, öbürü ormanın ortasındaki sakin göletlerdir. Bu karşılaştırma, aynı gün içinde kıyı ile iç Trakya'nın ne kadar farklı manzaralar taşıdığını gösterir. İşleten kurumun sayfası parkın doğal dokusunu koruduğunu ve doğal yaşamı koruma bilinciyle düzenlendiğini vurgular. Bu yüzden yürüyüş yollarının dışına çıkmayın, bitkileri koparmayın. Aynı sayfa parkta kamp yapmanın yasak olduğunu açıkça belirtir; günübirlik gelin ve hava kararmadan çıkın. Piknik yapacaksanız yalnızca ayrılmış alanları kullanın ve ateşle ilgili kurallara uyun. Çöplerinizi yanınızda geri götürün, çünkü göllerin kıyısı kolayca kirlenir. Ziyaret saatlerini gitmeden işleten kurumun sitesinden kontrol edin, mevsime göre değişebilir. İlkbahar ve sonbaharda ormanın renkleri en canlı halindedir, yaz öğleden sonraları ise gölge arayanlarla kalabalıklaşabilir. Günü burada, kıyıdan kırsala uzanan bir şeridin en sakin noktasında kapatırsınız. Dönüşte aracınızla yeniden Silivri'ye inip oradan İETT hatlarıyla metrobüse bağlanabilirsiniz.

Kaynak: Esenyurt Belediyesi, Danamandıra Tabiat Parkı; Tarım ve Orman Bakanlığı, Tabiat Parkları; Vikipedi, Danamandıra Tabiat Parkı.

Danamandıra Tabiat Parkı, Silivri'nin kuzeyinde, Danamandıra köyünün hemen güneybatısında, içinde göllerin bulunduğu ormanlık bir alandır. Danamandıra, Silivri Belediyesi'nin ilçe tanıtımında sayılan on üç köyden biridir ve ilçe merkezinin iç kesiminde kalır. Alan 2006'da doğanın korunması amacıyla sit alanı olarak tescil edilmiştir. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün tabiat parkları listesine göre alan 16 Aralık 2015'te tabiat parkı ilan edilmiştir. Park, aynı bakanlığın İstanbul'daki 1. Bölge Müdürlüğü'nün sorumluluğundaki korunan alanlar arasında yer alır. İngilizce Vikipedi parkın yüzölçümünü yaklaşık 381 hektar olarak verir. Parkın en belirgin özelliği, kıyıları sazlıklarla örtülü üç gölüdür. 2016'da komşu ilçe Esenyurt'un belediyesi, kalabalık bir ilçede yaşayan sakinlerine dinlenme alanı sağlamak amacıyla parkı 49 yıllığına kiralamıştır. Park aynı yılın mayıs ayının ortasında ziyaretçilere açılmıştır. Bugün de işletmeyi Esenyurt Belediyesi yürütür ve parkı kendi tesisleri arasında tanıtır. Belediyenin tanıtımına göre parkta göl manzaralı yürüyüş ve bisiklet yolları ile piknik ve dinlenme alanları bulunur. Aynı sayfada parkta kamp yapmanın yasak olduğu açıkça yazılıdır. Bu nedenle Danamandıra bir günübirlik doğa yürüyüşü ya da piknik yeri olarak düşünülmelidir. Silivri Belediyesi'nin ilçe tanıtımına göre kuzeye, köylere doğru çıkıldıkça yükseklik ve nem arttığı için orman başlar. Aynı kaynak ilçe ormanlarında meşe, gürgen, ıhlamur, kızılcık ve söğüt gibi türlerin bulunduğunu sayar. İlçe ormanlarında karaca, tavşan, tilki, sincap gibi hayvanlarla ördek, kaz, şahin ve atmaca gibi kuşların yaşadığı da aynı tanıtımda belirtilir. Parkın gölleri bu orman kuşağının içinde, ağaçlarla çevrili sakin su yüzeyleri olarak durur. Sazlık kıyılar su kuşları için barınak, ziyaretçi için de fotoğraf karesi oluşturur. Gezinin en keyifli bölümü göllerin çevresini dolaşan yolda yavaş yürümektir. Yürürken sazlıkların arasında hareket eden kuşları ürkütmemek için sesinizi alçak tutun. Sabah erken saatlerde göl yüzeyi daha durgun olur ve ağaçların yansıması suda daha net görünür. Sonbaharda orman yapraklarının sararması parkın en renkli dönemini oluşturur. Yağışlı günlerden sonra toprak yollar çamurlanabilir, bu yüzden uygun ayakkabı giyin. Park bir koruma alanı olduğu için çöpünüzü geri götürmek ve bitkilere zarar vermemek temel kuraldır. Ateş yakmak orman alanlarında yangın riski taşır, piknikte yalnızca belirlenmiş alanları kullanın. Wikipedia'ya göre park girişinde araçlardan ücret alınmaktadır. Ziyaret saatleri ve giriş koşulları değişebileceği için gitmeden önce Esenyurt Belediyesi'nin resmi sayfasını kontrol etmenizi öneririz. Park ilçe merkezinden uzakta, köyler arasında kaldığı için toplu taşımayla ulaşım sınırlıdır ve çoğu ziyaretçi özel araçla gelir. Silivri merkezine giden İETT hatlarının güncel bilgisini resmi kanallardan öğrenip oradan aktarma planlayabilirsiniz. Silivri Belediyesi, ilçede yağışların sonbaharda başladığını, kışın yoğunlaştığını ve bölgede Trakya ikliminin özelliklerinin görüldüğünü yazar. Aynı kaynağa göre kuzeye ve batıya gidildikçe kara ikliminin etkileri artar, bu yüzden parkta kış sabahları kıyıdakinden daha serin olabilir. Esenyurt Belediyesi parkı çocuklar için eğitici, yetişkinler için dinlendirici bir doğa deneyimi olarak tanıtır. Danamandıra, aynı gün Silivri'deki Kalepark ile birleştirildiğinde kıyı ile orman arasında dengeli bir gezi sunar. Şehrin kalabalığından birkaç saatliğine uzaklaşmak isteyenler için sessiz ve yeşil bir duraktır.

Rota Haritası

Rota Bilgisi
ŞehirBüyükçekmece, İstanbul
TürRotalar
Durak5
Tarih15 Ekim 2026
Radar TürkiyeYazarRadar TürkiyeRotayı Başlat