Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye
Ulus İşhanı'ndan Atakule'ye Ankara Modernizmi
Kültürel6 Durak

Ulus İşhanı'ndan Atakule'ye Ankara Modernizmi

Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Erken Cumhuriyet'in taş kaplı, simetrik kamu binalarından sonra Ankara 1950'lerde başka bir dil konuşmaya başladı: cam perde cepheler, alüminyum doğramalar, prizmatik kütleler ve yüksek bloklar. Bu dönüşümün finansörü çoğu kez Emekli Sandığı'ydı; Ulus İşhanı, Emek İşhanı ve Büyük Ankara Oteli üçü de onun gelir getirici yatırımlarıdır. Yarışmalar da dönemin mimarlık kültürünün merkezindeydi: Ulus İşhanı 1952-53 yarışmasıyla, Anıtkabir 1941-42'de birçok ülkeden 49 projenin katıldığı yarışmayla elde edildi. Rota bu kırk yılı altı durakta izliyor: Ulus'ta uluslararası modernizmin ilk örneklerinden Ulus İşhanı, Sıhhiye'de Turgut Cansever ile Ertur Yener'in 1980'de Ağa Han Mimarlık Ödülü alan Türk Tarih Kurumu binası, Kızılay'da Türkiye'nin ilk gökdeleni sayılan Emek İşhanı, Bakanlıklar'da İsviçreli Marc Saugey ile Yüksel Okan'ın çok açılı kütleli Büyük Ankara Oteli, İkinci Ulusal Mimarlık'ın anıtsal özeti Anıtkabir ve 1989'da açılan, 125 metrelik kulesiyle siluetin son parçası Atakule.

Sıra hem coğrafi hem tarihsel: Ulus'tan güneye, Atatürk Bulvarı boyunca inersiniz ve hemen her durakta bir on yıl ilerlersiniz. Ulus, Sıhhiye ve Kızılay arasında metro var, ama bulvar boyunca yürümek daha öğretici; Kızılay'dan Bakanlıklar'a bir kilometre kadar. Anıtkabir için Ankaray'ın Anadolu (Anıtkabir) istasyonundan, Atakule için Kızılay'dan Çankaya yönüne giden EGO hatlarından yararlanın. Büyük Ankara Oteli ile Türk Tarih Kurumu çalışan binalar; ilkine yalnızca dıştan bakılır, ikincisinin kütüphanesi araştırmacılara açık. Emek İşhanı özel mülk, cephe kaldırımdan izlenir. Ulus İşhanı'nın alçak blokları çarşı olarak açık, avlularına girip dolaşabilirsiniz. Anıtkabir ve Atakule'nin seyir terası ziyarete açık; saatleri resmi sitelerinden kontrol edin.

Bu yapıların çoğu koruma tartışmalarının konusu oldu: Büyük Ankara Oteli'nin özgün güneş kırıcıları 2000'lerdeki yenilemede değişti, Türk Tarih Kurumu 2014'te tescillendi, Atakule'nin çarşı bölümü 2014'ten sonra yıkılıp yeniden yapıldı ve kule korundu; Ulus Meydanı'nı çevreleyen üç modern çarşıdan biri olan 100. Yıl Çarşısı ise 2022-23'te tamamen yıkıldı. Yani rota bir yandan da neyin kaldığını, neyin elden çıktığını gösteren bir envanter. Mimar adlarını, yarışma ve yapım yıllarını Ağa Han Mimarlık Ödülü arşivinden, Kültür Envanteri'nden, Ankara'da İz Bırakan Mimarlar projesinden ve Vikipedi'den aldık; Emek İşhanı için kaynaklar 1958 ya da 1959 diye bir yıl farkla başlar, metinde bunu belirttik.

Süre: tam gün. En iyi zaman: Açık bir sonbahar ya da ilkbahar günü; Atakule seyir terasına gün batımından önce çıkacak şekilde planlayın.. Ulaşım: Metro M1 ile Ulus, Sıhhiye ve Kızılay; Anıtkabir için Ankaray'ın Anadolu (Anıtkabir) istasyonu; Atakule için Kızılay'dan Çankaya yönüne giden EGO hatları. Araç gerekmez.

Kaynaklar

Altındağ, Ankara
Kültürel
6 Durak
Mekanlarda ~4 sa 45 dk
Yol ~10,3 km · 1 sa 44 dk
Toplam ~6 sa 29 dk
25 Eylül 2026

Rota Durakları

1
Ulus İşhanı

Ulus İşhanı

~40 dk burada
Hacı Bayram Mahallesi, Ulus Meydanı, Altındağ

Ulus metrosundan çıkınca meydanın güneydoğusundaki alçak bloklar ve arkalarında yükselen prizmatik kule Ulus İşhanı. Emekli Sandığı 10 Ağustos 1952 ile 9 Şubat 1953 arasında hem işhanı hem meydan düzenlemesi için yarışma açtı; birinciliği Orhan Bozkurt, Orhan Bolak ve Gazanfer Beken aldı. İnşaat 1955'te başladı; avlulara bakan alçak bloklar 1960'ta açıldı, yüksek blok 1963'te bitti. Yapı iki avlu çevresinde yedi bloktan oluşur; alüminyum doğramalar, geniş cam yüzeyler ve keskin prizmatik kütleler Türkiye'de uluslararası modernizmin en erken örneklerinden sayılır. Kültür Envanteri, İstanbul Hilton'un yarattığı etkinin Ankara'daki karşılığının bu bina olduğunu yazıyor. 1927 tarihli Zafer Anıtı'yla birlikte Ulus Meydanı'nı gerçekten bir meydana dönüştüren de bu yarışma projesiydi.

Bugün yüksek blok Gençlik ve Spor Müdürlüğü'nde, alçak bloklar çarşı olarak çalışıyor; avlulara girip yürüyün, blokların birbirine nasıl açıldığına ve meydana bakan cephedeki dükkan sırasına bakın. Kuleyi bütünüyle görmek için meydanın karşı kaldırımına geçin. Bulvarın öbür köşesinde 1967 yarışmasıyla Semra ve Orhan Dikel'e verilen, 1981'de tamamlanan 100. Yıl Çarşısı vardı; 2020'de kapatıldı, 2022-23'te yıkıldı. Ulus Meydanı'nı çevreleyen üç modern çarşıdan biri artık yok; Ulus İşhanı bu yüzden yalnızca bir bina değil, meydanın modern katmanının kalan tanığı. Sabah erken gelin, çarşı açılmadan avlular sessizdir ve kütleleri insan kalabalığı olmadan okuyabilirsiniz. Meydanın kuzeydoğusundaki Sümerbank binası ise 1938 tarihli, bir önceki kuşağın taş kaplı diliyle; iki kuşağı tek bakışta karşılaştırın.

Kaynak: Kültür Envanteri; Vikipedi (Ulus İş Hanı, 100. Yıl Çarşısı, Sümerbank Genel Müdürlük Binası).

Ulus Meydanı'nın güneydoğusunda iki avlu çevresine dizilmiş yedi bloktan oluşan çarşı ve büro yapısı, Emekli Sandığı'nın 10 Ağustos 1952 ile 9 Şubat 1953 arasında hem işhanı hem meydan düzenlemesi için açtığı yarışmanın ürünüdür; birinciliği Orhan Bozkurt, Orhan Bolak ve Gazanfer Beken aldı. İnşaat 1955'te başladı, avlulara bakan alçak bloklar 1960'ta açıldı, yüksek blok 1963'te tamamlandı. Alüminyum doğramaları, geniş cam yüzeyleri ve prizmatik kütleleriyle Türkiye'de uluslararası modernizmin en erken örneklerinden sayılır; Kültür Envanteri, İstanbul Hilton'un etkisinin Ankara'daki karşılığı diye niteler. Bugün yüksek blok Gençlik ve Spor Müdürlüğü'nde, alçak bloklar çarşı olarak kullanılıyor; avlular gündüz gezilebilir.
2

Türk Tarih Kurumu Binası

~40 dk burada
Hacettepe Mahallesi, Kızılay Caddesi No:1, Sıhhiye

Sıhhiye'ye metroyla ya da bulvar boyunca yürüyerek inin; Türk Tarih Kurumu, Hacettepe Mahallesi'nde Kızılay Caddesi 1 numarada, bulvarın hemen arkasında. Turgut Cansever ile Ertur Yener tasarıma 1951'de başladı; matbaa binası 1955'te bitti, merkez binanın projesi 1961'de son halini aldı, inşaat 1962'de başlayıp 1966'da tamamlandı ve kurum 1967'de taşındı. Bina 1980'de Ağa Han Mimarlık Ödülü'nün ilk döngüsünde ödül aldı; jüri onu, çağdaş yapı teknolojisiyle geleneksel kavram ve ilkeleri birleştiren bir mimari ifadeye doğru olumlu bir adım olarak tanımladı. Ödül arşivinin anlatımıyla yapının kalbi üç kat yüksekliğinde, tepeden ışık alan bir orta avlu; Osmanlı medreselerinin içe dönük düzenini hatırlatır ve bütün ana işlevler bu avlunun çevresine dizilir. Alüminyum pencereler ahşap kafeslerle birlikte kullanılmış; ışığın denetimiyle avlunun kamusal, çevresindeki odaların kapalı karakteri vurgulanmış. Dışarıda Ankara taşı yapıya kütlesel bir görünüş verir.

Zemin katta konferans salonu ve kitap depoları, üst katlarda kütüphane, okuma salonları ve ofisler var. Kütüphane 1931'de kurumla birlikte kuruldu ve Türk tarihi alanında bir ihtisas kütüphanesi; öğretim üyeleri, lisansüstü ve bağımsız araştırmacılar yararlanabiliyor, lisans öğrencilerinden danışman yazısı isteniyor, ödünç verilmiyor. Araştırmacı değilseniz binayı Kızılay Caddesi'nden ve matbaa ile merkez bina arasındaki kamusal avludan izleyin; ahşap kafeslerin ritmine ve taşın kütlesine bakın. Bina karakterine uymayan müdahalelerden sonra 2014'te tescillendi ve restorasyon gördü. Cansever'in yapısı, bu rotadaki cam ve alüminyum blokların yanında modernizmin başka bir yolunu gösterir: yeni tekniği yerel malzeme ve avlu geleneğiyle buluşturan bir yol.

Kaynak: Aga Khan Award for Architecture; Kültür Envanteri; AYK (TTK Kütüphanesi); GZT; ttk.gov.tr.

Sıhhiye'de, Atatürk Bulvarı'nın hemen arkasındaki Kızılay Caddesi'nde duran kurum binasını Turgut Cansever ile Ertur Yener tasarladı. Çalışma 1951'de başladı, matbaa binası 1955'te bitti, merkez binanın projesi 1961'de son halini aldı, inşaat 1962'de başlayıp 1966'da tamamlandı ve kurum 1967'de taşındı. 1980'de Ağa Han Mimarlık Ödülü'nün ilk döngüsünde ödül aldı; jüri, çağdaş yapı teknolojisiyle geleneksel kavram ve ilkeleri birleştiren bir mimari ifadeye doğru olumlu bir adım olarak tanımladı. Yapının kalbi üç kat yüksekliğinde, tepeden ışık alan bir orta avludur; Osmanlı medreselerinin içe dönük düzenini hatırlatır. Alüminyum pencereler ahşap kafeslerle, dışarıda Ankara taşıyla birlikte kullanılmıştır. Kütüphane araştırmacılara açık, bina dıştan görülür.
3
Emek İşhanı (Kahramanlar İş Merkezi)

Emek İşhanı (Kahramanlar İş Merkezi)

~30 dk burada
Meşrutiyet Mahallesi, Atatürk Bulvarı No:117, Kızılay

Kızılay Meydanı'na varınca bulvarın doğu yakasında, Atatürk Bulvarı 117 numarada yükselen cam blok Emek İşhanı; 2015'ten beri resmi adı Kahramanlar İş Merkezi. Enver Tokay ile İlhan Tayman'ın tasarımı, statik hesapları Yusuf Berdan'ın; Emekli Sandığı için gelir getirici bir mülk olarak yapıldı. Vikipedi yapımı 1959-65 diye verir, Ankara'da İz Bırakan Mimarlar projesi 1958'de başlatır. 24 katlı ve 76 metre; bittiğinde şehrin en yüksek binasıydı ve Türkiye'nin ilk gökdeleni, cam perde cephenin ilk uygulaması kabul edilir. Esin kaynağı açık: New York'taki Lever House ile Birleşmiş Milletler Sekretaryası, yani alçak bir kaide üstünde ince, dikdörtgen bir kule. Kaideyi ve kulenin bulvara bakan dar cephesini Güvenpark tarafından bakınca bütünüyle görürsünüz.

Bina 8 Mart 2006'da özelleştirmeyle satıldı, adı 2015'te değişti; özel mülk olduğu için içine girilmez, cephe kaldırımdan izlenir. İnşaat Mühendisleri Odası'nın kuruluşundan bu yana yapılan elli büyük yapıyı sıraladığı listeye giren yapılardan biri. Tokay'ın Ankara'daki öbür işleri de bu dilin devamıdır: 1955'te Siyasal Bilgiler Fakültesi ek binası, 1958'de Behruz Çinici ve Teoman Doruk'la Devlet Su İşleri genel müdürlük binası. Kızılay'ın 1930'lardaki Jansen planı alçak, bahçeli bir Yenişehir öngörmüştü; Emek İşhanı o meydana ilk düşeyi getirdi ve sonraki bütün yüksek blokların ölçeğini belirledi. Meydanı dolduran trafik ve tabelalar arasında kulenin ne kadar ince ve düzenli durduğuna bakın; en iyi kare, Güvenpark'ın ağaçlarını ön plana alan geniş açıdır.

Kaynak: Ankara'da İz Bırakan Mimarlar; Vikipedi (Kahramanlar İş Merkezi); Wikipedia (Kahramanlar Business Center).

Kızılay Meydanı'nda Atatürk Bulvarı 117 numarada yükselen 24 katlı, 76 metrelik cam kule, Türkiye'nin ilk gökdeleni ve cam perde cephenin ilk uygulaması kabul edilir. Enver Tokay ile İlhan Tayman'ın tasarımı, statik hesapları Yusuf Berdan'ın; Emekli Sandığı için gelir getirici bir mülk olarak 1959-65'te yapıldı ve bittiğinde Ankara'nın en yüksek binasıydı. New York'taki Lever House ve Birleşmiş Milletler Sekretaryası'ndan esinlenen ince kule ve alçak kaide düzeni, Jansen planının alçak Yenişehir'ine ilk düşeyi getirdi. 8 Mart 2006'da özelleştirmeyle satıldı, adı 2015'te Kahramanlar İş Merkezi oldu. İnşaat Mühendisleri Odası'nın elli yılın elli yapısı listesindedir. Özel mülk; cephe kaldırımdan izlenir.
4

Büyük Ankara Oteli

~25 dk burada
Atatürk Bulvarı, Bakanlıklar, Çankaya

Bulvardan güneye, Bakanlıklar'a doğru yürüyün; Meclis'in tam karşısında, çok açılı kütlesiyle bulvara bakan yüksek blok Büyük Ankara Oteli. Emekli Sandığı'nın yatırımıyla İsviçreli Marc Joseph Saugey ve Yüksel Okan 1960'ta tasarladı, inşaat 1960-66 arasında sürdü; mühendislik S.E.H.E.G. firmasının, yapım Emek İnşaat'ın işiydi. 22 kat ve üç bodrum, 67,66 metre yükseklik, 194 oda; 1966'daki açılışından 1986'ya kadar Ankara'nın tek beş yıldızlı oteli olarak kaldı. Vikipedi onu 1960'lar Türk mimarlığının en önemli örneklerinden ve organik modernizmin ülkedeki belli başlı uygulamalarından biri diye niteliyor. Özgün cephenin karakterini alüminyum güneş kırıcıları veriyordu; ters kiriş sistemi sayesinde saçak altı kirişsiz ve temiz bir görünüş almıştı.

2005'te özelleştirildi ve kapsamlı bir yenilemeden geçti; meslek örgütleri iç mekanın baştan düzenlenmesine ve güneş kırıcıların yerine mavi metal bir cephe sisteminin gelmesine itiraz etti. Yapı 2009'da yeniden açıldı ve bugün otel olarak işletiliyor; bir konaklama tesisi olduğu için dıştan görülür. Kaldırımdan bakarken 1960'ların fotoğraflarını aklınızda tutun: gördüğünüz cephe yenilenmiş hali, ama kütlenin kırık geometrisi ve zemine oturuşu Saugey ile Okan'ın çizgisidir. Bulvarın karşı kaldırımı, Meclis'in traverten cephesiyle otelin cam ve metal cephesini aynı kareye alabileceğiniz tek yer; 1938'de yarışması kazanılan bir yapıyla 1960'ta çizilen bir yapının yan yana durduğu bu köşe, Ankara'da mimarlığın yirmi yılda ne kadar yol aldığını gösterir.

Kaynak: GZT Mimari; Vikipedi (Büyük Ankara Oteli, III. TBMM Binası).

Bakanlıklar'da, Meclis'in tam karşısında duran çok açılı kütleli yüksek blok, Emekli Sandığı'nın yatırımıyla İsviçreli mimar Marc Joseph Saugey ve Yüksel Okan tarafından 1960'ta tasarlandı, 1960-66 arasında yapıldı; mühendislik S.E.H.E.G. firmasının, yapım Emek İnşaat'ın işiydi. 22 kat ve üç bodrumla 67,66 metre yükseklikte, 194 odalı yapı 1966'daki açılışından 1986'ya kadar Ankara'nın tek beş yıldızlı oteliydi. Vikipedi onu 1960'lar Türk mimarlığının en önemli örneklerinden ve organik modernizmin ülkedeki başlıca uygulamalarından biri sayar; özgün cephenin karakterini alüminyum güneş kırıcıları veriyordu. 2005'te özelleştirildi, güneş kırıcıların yerine mavi metal cephe getiren yenileme meslek örgütlerinin itirazına yol açtı; 2009'da otel olarak yeniden açıldı. Dıştan görülür.
5
Anıtkabir

Bağımsızlığın Anıt Mezarlığı

~1 sa 30 dk burada
Mebusevleri, Anıttepe, Anıtkabir, 06570 Çankaya/Ankara, Türkiye

Kızılay'dan Ankaray'la Anadolu (Anıtkabir) istasyonuna geçin; Anıtkabir'e oradan yokuş yukarı yürüyerek varılır. Bu rota için Anıtkabir bir başlangıç noktası: 1941-42'de açılan uluslararası yarışmaya birçok ülkeden 49 proje katıldı, Emin Onat ile Orhan Arda'nın tasarımı seçildi ve birkaç değişiklikten sonra 9 Ekim 1944'te temel atıldı, yapı Ekim 1953'te bitti, 10 Kasım 1953'te açıldı. İkinci Ulusal Mimarlık Akımı'nın anıtsal özeti sayılır: Anadolu'nun Hitit, Selçuklu ve Osmanlı katmanlarına gönderme yapan, taşla kurulan, simetrik ve ağırbaşlı bir dil. 262 metrelik Aslanlı Yol'un iki yanında Oğuz boylarını temsil eden 24 aslan var; on kule tören alanını çevreler; Şeref Holü'nde sembolik lahit, altındaki sekizgen mezar odasında Atatürk'ün naaşı bulunur. 750 bin metrekarelik alanın 630 bin metrekaresi Barış Parkı.

Rotanın öbür duraklarıyla birlikte okuyunca 1950'lerin ortasında dilin ne kadar hızlı değiştiğini görürsünüz: Anıtkabir'in bittiği 1953'te Ulus İşhanı yarışması sonuçlanmıştı, iki yıl sonra alüminyum ve camla inşaat başladı. Anıtsal taş ile perde cephe arasında yalnızca birkaç yıl var. Aslanlı Yol'u yavaş yürüyün; kesme taşın derzlerine, kulelerin oranlarına ve tören alanının döşemesine bakın, çünkü bu rotada anıtın kendisi ve taş işçiliği önceliklidir. Tören alanına çıkınca arkanıza dönüp şehre bakın; Anıtkabir'in tepeye yerleşimi de tasarımın parçasıdır. Ziyaret saatleri mevsime göre değişiyor; anitkabir.tsk.tr adresinden kontrol edin. Müze bölümü için ayrıca zaman ayırın.

Kaynak: anitkabir.tsk.tr; Vikipedi (Anıtkabir).

Mustafa Kemal Atatürk'ün ebedi istirahatgâhı olan Anıtkabir, mimari zarafeti ve tarihi atmosferi ile büyük bir kompleks olarak inşa edilmiştir.

Anıtkabir, tüm detaylarıyla Atatürk'ün mirasını ve bağımsızlık mücadelesini yansıtacak şekilde tasarlanmıştır. Anıt Blok, Aslanlı Yol, Barış Parkı ve müzeyle birlikte, tüm ziyaretçilere Cumhuriyet tarihini anlatan çok yönlü bir deneyim sunar. Anıtkabir’in girişindeki Aslanlı Yol, sömürgeci gücün önünde diz çökmeyen bir ulusun gururunu temsil eden büyük ve simgesel heykellerle bezenmiştir.

Ayrıca, Anıtkabir Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi, Cumhuriyetin kuruluş sürecini detaylıca ele alan sergileriyle dikkat çeker. Müzede Atatürk'ün kişisel eşyaları, el yazıları, Nutuk'un orijinal basımı ve o döneme ait bırakılmış fotoğraflar yer alır.

Anıtkabir, sadece bir anıtmezar değil, aynı zamanda bir tarih ve saygı merkezidir. Her yıl milyonlarca ziyaretçi, bağımsızlık kahramanı Atatürk'e olan saygısını sunmak için buraya gelir.


6
Atakule

Atakule

~1 sa burada
Çankaya Caddesi No:1, Çankaya

Kızılay'dan Çankaya yönüne giden EGO hatlarıyla Çankaya Caddesi'ne çıkın; kule Cinnah ile Çankaya caddelerinin kesiştiği yerde, Botanik Parkı'nın hemen yanında. Ragıp Buluç'un tasarladığı Atakule 1986-89'da yapıldı ve 13 Ekim 1989'da, Ankara'nın başkent oluşunun 66. yıl dönümünde açıldı; adı Ata ile kule sözcüklerinin birleşimi. 125 metrelik kule, Türkiye'nin ikinci, Ankara'nın ilk alışveriş merkezinin üstünde yükseliyordu; tepesinde döner bir platform ve seyir terası vardı, aydınlatma tasarımı Nergiz Arifoğlu'nun. Kısa sürede şehrin silueti oldu; 1980'lerin sonunda Ankara kendi kartpostal imgesini bu kuleyle kurdu. Rota burada bitiyor, çünkü Atakule 1950'den 1990'a uzanan modernleşme çizgisinin son büyük parçası: betonun yüksekliğe dönüştüğü, şehri yukarıdan seyretmenin kamusal bir alışkanlık haline geldiği yıllar.

Çarşı bölümü 2014'ten sonra yıkılıp yeniden yapıldı, kule korundu; yeni kompleks 29 Ekim 2018'de açıldı, Botanik Parkı'na doğru bir teras ve girişte bir meydan kazandı. Bu rota için ilginizi çekmesi gereken kulenin kendisi ve seyir terasıdır: iki cam asansörle çıkılır, terastan Ankara'nın panoramasını ve gün boyu geçtiğiniz bulvar hattını izlersiniz. Gün batımından yarım saat kadar önce çıkın; hem gündüz siluetini hem şehrin lambalarının yandığı anı tek çıkışta görürsünüz. Seyir terasının açılış saatleri ve giriş koşulları için atakule.com.tr'ye bakın. Kuleye bakarken Arkitera'nın 2014'te yıkım başladığında sorduğu soruyu da düşünün: yeni yapı eski kuleyle nasıl konuşacak? Cevabını bugün kaldırımdan görüyorsunuz.

Kaynak: Arkitera; A Tasarım; atakule.com.tr; Vikipedi (Atakule).

1989'da açılan 125 metrelik kule uzun yıllar Ankara'nın siluetini tek başına belirledi; tepesindeki döner restoran ve seyir terası şehri 360 derece gösteriyor. Altındaki alışveriş merkezi 2010'larda yenilendi, kule girişi ayrı ücretli ve fiyat ucuz değil, ama manzara açık havada gerçekten karşılığını veriyor. Çankaya Köşkü ve Seğmenler Parkı'na yürüme mesafesinde; Çankaya turunun sonuna, gün batımına denk getirin.

Rota Haritası

Rota Bilgisi
ŞehirAltındağ, Ankara
TürKültürel
Durak6
Tarih25 Eylül 2026
Radar TürkiyeYazarRadar TürkiyeRotayı Başlat