
Suluhan'dan Hamamönü'ne Yaşayan Zanaat
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Ulus'un Kale eteğine tırmanan sokakları, Ankara'nın beş yüz yıllık çarşı düzeninin bugün hala çalışan parçası. Osmanlı döneminde şehirde otuz kadar han ve otuz kadar çarşı-pazar yeri vardı; Atpazarı, Koyunpazarı, Samanpazarı, Odunpazarı gibi adlar hangi malın nerede alınıp satıldığını söylüyordu. Aynı işi yapan esnaf aynı sokakta toplanırdı; Çıkrıkçılar Yokuşu adını tiftiği çıkrıkla eğirip sof dokuyanlardan aldı. 1916 Eylül'ündeki Hisarönü yangını bu dokunun büyük bölümünü sildi. Cumhuriyet'in ilk yıllarında Anafartalar Caddesi "Uzun Çarşı" olarak yeniden kuruldu; 1950'lerin istimlakleri ve 1980'lerde Samanpazarı meydanının yeniden yapılması dokuyu bir kez daha değiştirdi. Buna rağmen zanaat aynı sokaklarda kaldı: beş yüz yıllık han bugün düğün ve kına süslemesi çarşısı, yokuşta manifaturacı ve çeyizci, bakır ustaları hala çekiçle çalışıyor, saraçlar ve kavaflar çarşısının izinde antikacılar ve el işi atölyeleri var.
Rota baştan sona yürüyüştür, araç gerekmez. Toplam mesafe yaklaşık iki buçuk kilometre, ortası yokuş yukarı. Başlangıç Ulus'ta, Anafartalar Caddesi'nin hemen altındaki Suluhan; Ulus metro durağından birkaç dakika. Hanın iki avlusunu dolaşıp Anafartalar'dan Çıkrıkçılar Yokuşu'nun dibine geçiyor, yokuşu tırmanırken kumaşçıların arasında bakır ustalarının tezgahına bakıyor, Salman Sokak üzerinden Pirinç Han'ın antikacılarına geçiyor, Koyunpazarı Yokuşu'ndan Kale kapısındaki Atpazarı'na çıkıyorsunuz. Son durak Hamamönü Sanat Sokağı biraz uzakta: Atpazarı'ndan Koyunpazarı'nı geri inip Samanpazarı meydanı üzerinden Hamamönü'ne yürümek yaklaşık bir kilometre; isteyen Samanpazarı'ndan otobüse de binebilir.
Neye bakmalı: han avlusunda odaların ve revakların düzeni; kapı önünde çalışan ustanın elindeki çekiç ve zımba; dükkan önündeki mal sergisinin hangi sokakta hangi mala dönüştüğü; ahşap hanın iskeleti; sokak adlarının anlattığı eski ekonomi. Pazarlık bu çarşıların geleneği, ama zanaat ürününde ustanın emeğine saygı gösterin; el dövmesi bir cezvenin fiyatı fabrika ürünüyle karşılaştırılmaz. Fotoğraf çekmeden önce izin isteyin; atölyelerin çoğu dar ve çalışılan mekanlar. Alacağınız bakır kabın içi kalaylı olsun; mutfakta kullanılacak parçada bunu ustaya sorun.
Zamanlama: hafta içi öğleden önce çarşı en canlı halindedir, cumartesi kalabalık, pazar günü Ulus tarafındaki dükkanların çoğu kapalıdır. Hamamönü ise tam tersine hafta sonu dolar. Yokuşlar kaldırım taşlı ve dik; ayakkabınız rahat olsun. Rotayı ters yönde, Hamamönü'nden başlayıp Suluhan'da bitirmek de mümkün, o zaman iniş yönünde yürürsünüz ama sabahın ilk saatinde atölyeleri kaçırırsınız. Alışveriş dışında da işe yarar bir yarım gün bu: bir han avlusu ve iki yüz metrelik bir yokuşta şehrin eski geçim kaynaklarının tamamını okumuş olursunuz.
Süre: yarım gün. En iyi zaman: Hafta içi öğleden önce; dükkanlar açık, yokuşlar sakin, ustalar tezgah başında.. Ulaşım: Metro M1 Ulus durağından Anafartalar Caddesi'ne birkaç dakika yürüyerek Suluhan'a varılır; rota baştan sona yürüyüştür, son durak Hamamönü'ne Samanpazarı'ndan EGO otobüsleriyle de ulaşılabilir. Araç gerekmez.
Kaynaklar
- Vikipedi, Suluhan maddesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Suluhan
- Anadolu Ajansı, Alışverişin 500 yıllık simgesi Suluhan (14 Ağustos 2018), https://www.aa.com.tr/tr/kultur-sanat/alisverisin-500-yillik-simgesi-suluhan/1230572
- Vikipedi, Çıkrıkçılar Yokuşu maddesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Çıkrıkçılar_Yokuşu
- Güven Dinçer, Ulus'tan Samanpazarı'na Anafartalar Caddesi'nin Öyküsü, İdealkent 11 (Ocak 2014), s. 36-60, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/465461
- Asena Ertaş, Ankara İli Bakırcılık Sanatı, folklor/edebiyat 20/79 (2014), s. 161-178, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/255507
- Altındağ Belediyesi, Hamamönü Sanat Sokağı sayfası, https://www.altindag.bel.tr/tr/sosyal-tesis/hamamonu-sanat-sokagi
- Vikipedi, Pirinç Han (Ankara) maddesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Pirinç_Han_(Ankara)
- TDV İslam Ansiklopedisi, Ankara maddesi (Rifat Özdemir), https://islamansiklopedisi.org.tr/ankara
- TDV İslam Ansiklopedisi, Ahi Elvan Camii maddesi (Semavi Eyice), https://islamansiklopedisi.org.tr/ahi-elvan-camii
- Yeni Ankara, Samanpazarı Ankara'nın tarihi ticaret merkezi haberi, https://www.yeniankara.com.tr/ankara/samanpazari-ankaranin-tarihi-ticaret-merkezi-125040
- Sabah, Bakır seslerinin izinde Ankara (2024), https://www.sabah.com.tr/turizm/2024/08/04/bakir-seslerinin-izinde-ankara
- Hürriyet, Ekonomiyi belirleyen Çıkrıkçılar Yokuşu haberi, https://www.hurriyet.com.tr/yerel-haberler/ankara/ekonomiyi-belirleyen-cikrikcilar-yokusu-42215851
Rota Durakları

Suluhan Çarşısı
Ulus metrosundan Anafartalar Caddesi'ne inin; Hacı Doğan Mahallesi'nde, Tekneciler Sokak ile Suluhan Sokak arasında kalan taş han rotanın ilk durağı. 1508-1511 arasında, II. Bayezid döneminin devlet adamı Hasan Paşa yaptırdı; uzun süre Hasanpaşa Hanı diye anıldı, Suluhan adı 1688'den itibaren kayıtlara geçti. Ad boşuna değil: haber kaynaklarına göre her odasında ocağı ve kendi su düzeni olan, döneminin tek hanıydı. İki katlı, iki avlulu bir yapı; ilk avlu kare planlıdır, altta 30 üstte 32 oda dizilir, ortasında şadırvan köşkü ve Köşk Mescidi durur. İkinci avlu ahır bölümüydü, hamam oradadır.
Osmanlı döneminde burada kahve ve iplik ticareti yapılıyordu; Ankara'da iplik demek tiftik ipliği demektir, yani yokuşta göreceğiniz çıkrıkçıların hammaddesi buradan geçti. 1920'lerin sonundaki yangından sonra han harap düştü, 1950'lere kadar sebze meyve hali olarak kullanıldı; 1937'de karşısına Ankara Hali yapıldı, 1940'larda duvarına dayalı bir Sobacılar Çarşısı vardı. Vakıflar Genel Müdürlüğü 1980'lerde aslına uygun restore etti.
Bugün Suluhan bir kutlama çarşısı: çiçekçiler, süslemeciler, bebek ve doğum süsü satanlar, el işi ve hediyelik dükkanları; nişan, kına ve düğün için yapma çiçek, nikah şekeri ve kına malzemesi burada alınır. Zanaat rotasının başlangıcı olmasının sebebi bu: beş yüz yıllık han hala elle yapılan işin satıldığı bir yer. İki avluyu da dolaşın, üst kat revaklarından aşağı bakın, mescidin yanında durun. Sonra Anafartalar'a çıkıp Çıkrıkçılar Yokuşu'nun dibine birkaç yüz metre yürüyün.
Kaynak: Vikipedi, Suluhan; Anadolu Ajansı 2018; Güven Dinçer, İdealkent 2014.

Çıkrıkçılar Yokuşu
Anafartalar Caddesi'nden ayrılıp Kale'ye doğru yükselen bu iki yüz metrelik yokuş, Saraçlar ve Salman sokaklarının kavşağında biter. Adı bir zanaatı anlatıyor: Osmanlı döneminde Ankara keçisinin tiftiği burada çıkrıkla eğrilir, ondan sof denen kumaş dokunurdu. Yokuş, Ulus ile Samanpazarı'nı bağlayan Uzun Çarşı'nın parçasıydı; 1916 yangını çevredeki 1745 tarihli İplikçiler ve 1732 tarihli Çanakçılar camilerini yok etti, çarşı sonra yeniden kuruldu ve 1982'den itibaren yenileme projeleriyle korunmaya çalışıldı. Bugün yokuş ve çevresindeki Saraçlar, Salman, Mazi ve Atpazarı sokaklarında binden fazla esnaf çalışıyor; ana iş kumaş, tuhafiye, çeyiz, kına ve düğün kıyafeti. Esnaf arasında yokuş, İstanbul'daki Mahmutpaşa ve İzmir'deki Kemeraltı ile aynı cümlede anılır.
Yokuşun üzerinde bakır ustalarının dükkan ve atölyeleri de var; çekiç sesini duyduğunuz yerde onlara gelmişsiniz demektir. Ankara'da bakırcılığın başlangıcı bilinmiyor, ama ustaların ayırt edici yöntemi hep dövme oldu: levha örsün üstünde çekiç ve tokmakla biçimlenir, yüzey kazıma ve zımbayla desenlenir; desen önce bakıra çizilir, sonra ustanın kendi yaptığı zımbalarla işlenir. Bakırdan sonra en çok pirinç kullanılır. Ürünler cezve, ibrik, sini, tas, kazan, havan ve semaver; mutfakta kullanılacak kabın içi kalaylanır, dekoratif parçalarda kalay yoktur, alırken sorun. Ustalar mesleğe çoğunlukla on beş on dokuz yaşında çırak girip üç dört yılda öğrenmiş; bugün alıcıların çoğu ziyaretçi ve mesleği devralacak genç bulmak zor.
Sabah erken, esnaf malını dizerken gelin. Kapı önünden çalışmayı izlemek serbest, içeri girip fotoğraf için izin isteyin. Küçük bir el dövmesi cezve, bavula sığan gerçek bir Ankara hatırasıdır. İlhan Berk bu yokuşa şiir, Metin İpek öykü yazdı.
Kaynak: Vikipedi; Güven Dinçer, İdealkent 2014; Asena Ertaş, folklor/edebiyat 2014; Sabah; Hürriyet.

Pirinç Han ve Samanpazarı Antikacıları
Yokuşun bittiği kavşaktan Salman Sokak'a sapın; sokak Koyunpazarı'na doğru ilerler ve Pirinç Han bu iki sokak arasında, Atpazarı'nın altındaki Pirinç Sokak'ta durur. Çevre, Ankara antikacılığının çekirdeği: 1940'larda şehrin en eski antika mağazası Çıkrıkçılar Yokuşu'nun başındaydı, bugün Koyunpazarı'nın dar sokaklarına yayılmış antikacılar ve el sanatı atölyeleri aynı işi sürdürüyor.
Hanın kendisi iki katmanlı bir hikaye. Eski Pirinç Han için kaynaklar 17. yüzyıl kayıtları ile 1739 tarihli bir vakfiye arasında ayrışıyor; küçük kervanların barındığı bu yapı 1930'larda camisiyle birlikte yıkıldı, yerine ilkokul yapıldı. Bugün gezilen Pirinç Han ise eski bir ahşap konağın 1985'te han olarak restore edilmiş hali: üç katlı, avlulu, ahşap iskelet ve kerpiç dolgu. Şehrin ilk ahşap hanı diye anılır. Giriş duvarında Faruk Nafiz Çamlıbel'in Han Duvarları şiiri yazılıdır; şiiri okumadan önce hanın kendisini okuyun, avluya bakan ahşap dolaşma katları geleneksel han planının küçük ölçekli bir dersidir.
Dükkanlar antika eşya ve el yapımı takı satar. Alışverişte iki kural: fiyat sorulur, pazarlık edilir; ama eski eşya alıyorsanız dönemini ve tamir görüp görmediğini de sorun. Avluda oturup çevredeki sokaklardan gelen kalabalığı izlemek için de iyi bir yer. Buradan Koyunpazarı Sokak'a çıkıp yokuşu tırmanmaya başlayacaksınız.
Kaynak: Vikipedi, Pirinç Han (Ankara); Güven Dinçer, İdealkent 2014; Yeni Ankara.
Atpazarı ve Koyunpazarı Yokuşu
~40 dk buradaKoyunpazarı Sokak kaldırım taşlı, dik ve tek yönlü bir yokuştur; Samanpazarı'ndan Kale'nin ana kapısına tırmanır. Adı, sonundaki meydanın adı gibi, Osmanlı Ankara'sının pazar düzeninden kalma. Şehirde otuz kadar çarşı ve pazar yeri vardı ve Atpazarı bunların en bilinenlerindendi. Cumhuriyet'in ilk yıllarında bile pazarlar Kale'ye doğru sırayla diziliyordu: Arabapazarı, Odunpazarı, Samanpazarı, Koyunpazarı, Atpazarı ve Kale önünde Ekinpazarı. Koyunpazarı'nda saraçların ve kavafların çarşısı vardı; koşum takımı ve ayakkabı işinin izinde bugün antikacılar ve el sanatı atölyeleri çalışıyor.
Yokuşun üstünde, Koyunpazarı'nda Ahi Elvan Camii durur; 14. yüzyıl sonunda bir Ahi ailesinin yaptırdığı, on iki ahşap direkli cami. Rota onu içeriden anlatmıyor, ama kapısının önünden geçerken zanaat örgütü ile bu sokakların bağını hatırlatır: Ahiler, usta-kalfa-çırak düzenini ve meslek ahlakını buradaki esnafa veren teşkilattı. Yakında, Samanpazarı semtinde 13. yüzyıldan Aslanhane Camii de vardır.
Yokuşun sonu Atpazarı'na, Kale kapısının önündeki küçük meydana açılır. Karşınızda 16-17. yüzyıldan iki han, Çengelhan ve Çukurhan; biri müze, öteki konaklama tesisi. Onlar başka bir rotanın konusu; siz meydanda durup üç şeye bakın: kapının taş kütlesi, hanların avlu kapıları, meydandan aşağı dökülen sokaklar. Kale'ye girmeden geri dönün, bu rota Kale'yi anlatmıyor. Yokuşu inerken sokağın sağında solunda kepenkleri açık atölyelere göz atın; en iyi alışveriş çoğu zaman ana yol üstünde değil, ara sokaktadır.
Kaynak: Güven Dinçer, İdealkent 2014; TDV İslam Ansiklopedisi; Yeni Ankara.

Hamamönü
Atpazarı'ndan Koyunpazarı'nı inip Samanpazarı meydanını geçin; Hamamönü yaklaşık bir kilometre ötede. Buradaki durak mahallenin bütünü değil, Altındağ Belediyesi'nin Tanış Sokak'ta kurduğu Sanat Sokağı. Yirmi iki geleneksel Ankara evi aslına uygun biçimde restore edilip 2010'dan beri sanat merkezi olarak kullanılıyor; her evin üst katı atölye, alt katı galeri. Evler geleneksel sanatlarla çağdaş sanatı bir arada yürüten sanatçılara tahsis edilmiş. Kapılardan içeri baktığınızda ebru, hat, çini, vitray, deri işi, keçe, gümüş ve takı, resim atölyeleri görürsünüz; sanatçılar burada hem üretiyor hem satıyor hem de kaybolmakta olan teknikleri öğretiyor.
Rotanın mantığı burada tersine döner. Ulus tarafındaki çarşılarda zanaat pazar için üretilen eşyaydı; burada aynı el işi bir sanat ve eğitim işi olarak sürüyor. Atölyede çalışan biriyle konuşmaktan çekinmeyin, çoğu tekniği anlatmaya hazırdır; kurs soruyorsanız güncel program için belediyenin sayfasına bakın. Ürün almak istiyorsanız sanatçının kendi işi olan parçaları sorun.
Hamamönü'nün geri kalanı, 19. yüzyıl Osmanlı sivil mimarisinin restore edilmiş sokakları, bu rotada anlatılmıyor; lezzet ve fotoğraf rotaları onu ayrıca ele alıyor. Sanat Sokağı hafta sonu kalabalık olur, dükkanlar ve atölyeler o zaman en dolu halindedir; sakin gezmek isteyen hafta içi gelsin. Yürüyüş burada biter; Hamamönü'nden Ulus ve Kızılay yönüne EGO otobüsleri, biraz yürüyünce Ankaray ve metro bağlantıları vardır.
Kaynak: Altındağ Belediyesi, Hamamönü Sanat Sokağı.
