Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye
Sinan'ın Kubbeleri Altında Tarihi Yarımada Hamamları
Kültürel7 Durak

Sinan'ın Kubbeleri Altında Tarihi Yarımada Hamamları

Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

İstanbul'da hamam yalnızca yıkanılan bir yer değildi, şehrin vakıf düzeninin de parçasıydı. Tarihi Yarımada'daki büyük çarşı hamamlarının çoğu bir caminin, kütüphanenin ya da imaretin masraflarını karşılamak için yapıldı. Cağaloğlu Hamamı'nın geliri Ayasofya'daki kütüphaneye, Çemberlitaş Hamamı'nınki Üsküdar'daki Atik Valide Külliyesi'ne, Ayasofya önündeki hamamınki Hürrem Sultan'ın vakıflarına gidiyordu. Bu rota, Zeyrek'ten Ayasofya'ya uzanan yedi durakta bu yapıların nasıl kurulduğunu, sonra ne olduklarını ve bugün hangisinde gerçekten yıkanabileceğinizi anlatıyor.

Osmanlı hamamının dili her durakta aynıdır, bir kez öğrenince gerisi kolay okunur. Kapıdan soyunma yeri olan soğukluğa, yani camekana girilir; sedirleri, çoğu zaman ortasındaki şadırvanı ve büyük kubbesiyle hamamın en gösterişli bölümü burasıdır. Ardından geçiş mekanı olan ılıklık, en sonda sıcaklık gelir. Sıcaklığın ortasındaki yükseltilmiş mermer seki göbek taşıdır; çevresindeki eyvanlarda ve köşelerdeki halvet hücrelerinde kurnalar sıralanır. Kubbelere bakın, üzerlerindeki küçük camlar fil gözleridir ve içerideki yumuşak ışık onlardan gelir. Isı, arkadaki külhanda yakılan ateşten zeminin altındaki cehennemlik denen boşluklara yayılır. Kadınlar ve erkekler için yan yana kurulan çifte hamamlarda iki kısmın kapıları genellikle farklı sokaklara açılır.

Duraklar tarih sırasıyla değil, yürüyüş sırasıyla dizildi. 1466 tarihli Mahmutpaşa Hamamı şehrin ayakta kalan en eski hamamlarından, 1741 tarihli Cağaloğlu Hamamı ise III. Mustafa'nın 1768'de şehir içinde yeni hamam yapımını yasaklamasından önceki son büyük çarşı hamamlarından. Arada Mimar Sinan'ın yaptığı ya da ona atfedilen dört yapı, bir de 1500'lerin başından kalma dev bir külliye hamamı var.

Bugün Zeyrek Çinili, Süleymaniye, Çemberlitaş, Cağaloğlu ve Ayasofya Hürrem Sultan hamamları hamam olarak çalışıyor; Çemberlitaş ve Cağaloğlu gibi bazılarının müşterilerinin neredeyse tamamı yabancı ziyaretçi. Beyazıt'taki II. Bayezid Hamamı müzeye, Mahmutpaşa Hamamı ise dükkanlarla dolu bir çarşıya dönüştü. Rotanın tamamı yürüyerek yaklaşık beş kilometre tutar; Süleymaniye yamacı ile Mahmutpaşa Yokuşu'nda iniş çıkış olduğu için rahat ayakkabı giyin. En iyisi yıkanmak için tek bir hamam seçip gerisini dışarıdan ve müzede görmektir. Seçtiğiniz hamamda kadın ve erkek bölümlerinin ya da saatlerinin nasıl ayrıldığını, rezervasyon gerekip gerekmediğini önceden sorun; ücret ve saatler değiştiği için resmi sitelerden kontrol edin. Adap basittir: peştamala sarınır, nalınla yürür, önce sıcakta terler, sonra keselenir ve köpüklenir, en sonda soğuklukta dinlenirsiniz.

Süre: tam gün. En iyi zaman: Hafta içi bir gün, sabah Zeyrek'ten başlayıp akşamüstü Ayasofya önünde yıkanarak bitirmek en rahatıdır; Beyazıt'taki müze hamam hafta sonları kapalıdır.. Ulaşım: Zeyrek'e M2 metrosunun Vezneciler durağından ya da Atatürk Bulvarı'ndan geçen otobüslerden inip yürüyerek ulaşılır; rota Ayasofya önünde, T1 tramvayının Sultanahmet durağının hemen yanında biter.

Kaynaklar

Fatih, İstanbul
Kültürel
7 Durak
Mekanlarda ~5 sa 20 dk
Yürüyüş ~3,6 km · 1 sa
Toplam ~6 sa 20 dk
24 Eylül 2026

Rota Durakları

1
Zeyrek Çinili Hamam

Zeyrek Çinili Hamam

~1 sa burada

Rotaya Zeyrek'in dar sokaklarındaki bu çifte hamamla başlayın, çünkü bir Osmanlı hamamını hem müze olarak gezebileceğiniz hem de içinde yıkanabileceğiniz nadir yerlerden biri. Hamamı Osmanlı donanmasının kaptan-ı deryası Barbaros Hayreddin Paşa yaptırdı, mimarı Mimar Sinan'dır. TDV İslam Ansiklopedisi yapımı muhtemelen 1540-1546 arasına tarihler; bazı kaynaklar daha erken yıllar verir. Erkekler ve kadınlar kısmı simetrik planlıdır ve her birinde soyunmalık, ılıklık ve haç biçimli bir sıcaklık vardır. Sıcaklıkta sekizgen göbek taşının çevresine dört eyvan ve dört halvet yerleştirilmiştir.

Hamama adını veren çinilerin çoğu bugün başka şehirlerde. Duvarlar bir zamanlar belli bir yüksekliğe kadar mavi-beyaz İznik çinileriyle kaplıydı. Yangın ve depremlerle yıpranan yapıdan sökülen çiniler 19. yüzyılda satılıp dağıldı ve Londra'daki Victoria and Albert Müzesi gibi Avrupa koleksiyonlarına girdi. TDV'nin 1993'te yayımlanan maddesine göre o tarihte yerinde kalan çiniler yalnızca erkekler kısmının sıcaklığındaydı.

On üç yıl süren restorasyonda yapılan kazılarda binlerce çini parçası ve otuz yedi farklı desen bulundu; soğukluk bölümlerinin altında Bizans dönemine ait sarnıçlar ortaya çıktı. Yapı Eylül 2023'te müzesiyle birlikte açıldı, hamam hizmeti 2024'te başladı. Yan binadaki müzede çinilerin hikayesine ve hamamın su ile ısıtma düzenine ayrılan bölümlere bakın; buradaki parçalar rotanın geri kalanında göreceğiniz boş duvarların bir zamanlar nasıl göründüğünü anlamanıza yardım eder. Burada yıkanmayı düşünüyorsanız kadın ve erkek bölümlerinin düzenini ve rezervasyonu önceden sorun.

Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi; Arkitera; Vikipedi.

Zeyrek'te, Osmanlı donanmasının kaptan-ı deryası Barbaros Hayreddin Paşa'nın yaptırdığı ve Mimar Sinan'ın tasarladığı çifte hamam. TDV İslam Ansiklopedisi yapımı muhtemelen 1540-1546 arasına tarihler. Sıcaklığında sekizgen göbek taşının çevresinde dört eyvan ve dört halvet vardır. Adını duvarlarını kaplayan mavi-beyaz İznik çinilerinden alır; bu çinilerin çoğu 19. yüzyılda sökülüp satıldı ve Avrupa müzelerine dağıldı. On üç yıllık restorasyonda binlerce çini parçası ve soğukluk bölümlerinin altında Bizans sarnıçları bulundu. Yapı 2023'te yan binadaki müzesiyle birlikte açıldı, 2024'ten beri hamam olarak da hizmet veriyor.
2
Süleymaniye Hamamı

Süleymaniye Hamamı

~30 dk burada

Zeyrek'ten Süleymaniye'ye tırmanan sokaklar sizi külliyenin güney ucundaki bu hamama getirir. Kanuni Sultan Süleyman adına kurulan külliyenin yapımına 1550'de başlanmış, iş Ekim 1557'de bitmişti; hamam da Hassa Başmimarı Sinan'ın bu büyük programının parçasıdır. Çevresine dökmeci esnafı yerleştiği için eski adı Dökmeciler Hamamı'dır. Külliyenin medreseleri, imareti ve dükkanlarıyla birlikte düşünüldüğünde hamam, bir mahalleyi baştan sona kuran bu planın gündelik ihtiyaçlarından birini karşılıyordu.

Bu yapıyı rotadaki öteki hamamlardan ayıran şey tek hamam olmasıdır; kadınlar için ayrı bir kısmı yoktur. TDV İslam Ansiklopedisi'nde Semavi Eyice, bunun sıradan bir çarşı hamamı olarak değil, daha çok külliyenin görevlileri ve medreselerde kalan öğrenciler için düşünülmüş olabileceğini yazar. Planı Sinan'ın denemelerini gösterir. Kare planlı, 11,5 metre kenarlı soğukluğun üstünde büyük bir kubbe yükselir; üç bölümlü ılıklıktan sonra gelen dört eyvanlı sıcaklıkta halvet hücreleri mermer sütunlarla ayrılır. Aynı ansiklopedinin hamam maddesi, Sinan'ın burada klasik hamam tipini kaplıca mimarisiyle birleştirip içi sütunlu bir çeşitleme yarattığını vurgular.

Hamamın sonraki yüzyılı inişli çıkışlıdır. 1916-1917'de kapalıydı, 1930'larda atölyeye dönüştürüldü, sonra sahibi tarafından yeniden hamam olarak onarıldı. Vikipedi'de aktarıldığına göre 2001'deki onarımdan beri ağırlıklı olarak turistlere yönelik çalışıyor. Kabul düzeni diğer hamamlardan farklı olabildiği için yıkanmayı düşünüyorsanız gitmeden işletmeye sorun. Burada yıkanmayacaksanız kubbeleri ve kurşun örtüyü sokaktan görün, ardından Süleymaniye'nin sırtından Beyazıt yönüne inin.

Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi; Vikipedi.

Süleymaniye Külliyesi'nin güney ucundaki, Hassa Başmimarı Sinan'ın 1550-1557 arasında yaptığı hamam. Çevresine dökmeci esnafı yerleştiği için eskiden Dökmeciler Hamamı diye anılırdı. Kadınlar kısmı olmayan tek hamamdır; TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre daha çok külliyenin görevlileri ve medrese öğrencileri için düşünülmüş olabilir. Dört eyvanlı sıcaklığında halvet hücreleri mermer sütunlarla ayrılır, bu da Sinan'ın klasik hamam tipine getirdiği bir yeniliktir. 1930'larda atölyeye dönüşen yapı daha sonra yeniden hamam olarak onarıldı ve bugün turistlere yönelik çalışıyor.
3
II. Bayezid Hamamı (Türk Hamam Kültürü Müzesi)

II. Bayezid Hamamı (Türk Hamam Kültürü Müzesi)

~45 dk burada
Balabanağa Mahallesi, Kimyager Derviş Paşa Sokak No: 2, Fatih, İstanbul

Ordu Caddesi'nin kenarındaki bu dev çifte hamam, Beyazıt Meydanı'nı çevreleyen II. Bayezid Külliyesi'nin parçasıdır ve bugün İstanbul Üniversitesi'nin II. Bayezid Türk Hamam Kültürü Müzesi olarak gezilir. Yapım tarihi kesin değildir; TDV İslam Ansiklopedisi 1500-1505 arasını, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın müze kaydı 1507-1508'i verir. Hamamın geliri Yavuz Sultan Selim'in annesi Gülbahar Hatun'un vakfına bağlanmıştı.

İki kısım yan yana ve aynı plandadır; sıcaklıklar dört eyvanlı, köşelerinde halvet hücreleri vardır. Erkekler soğukluğunun kubbesi yaklaşık 15 metre çapındadır, yani burada bir çarşı hamamının ne kadar büyük kurulabildiğini ölçeğiyle görürsünüz. Yapının en şaşırtıcı ayrıntısı temelindedir. Hamam, Bizans döneminde bu meydanda duran Theodosius Forumu'nun zafer sütununa ait kabartmalı parçalar inşaat taşı olarak kullanılarak yükseltildi. TDV'ye göre bazı parçalar hala temelde duruyor, birkaçı da İstanbul Arkeoloji Müzeleri'ne taşındı.

1930'lardan sonra soğukluk deri deposu olarak kiraya verildi, sıcaklıklar kısmen demirci atölyesine dönüştü ve yapı uzun süre harap kaldı. İstanbul Üniversitesi hamamı 2000'de devraldı; restorasyonun ardından müze 27 Mayıs 2015'te açıldı. İçeride peştamallar, bakır ve pirinç hamam tasları gibi etnografik eserler ile kazılarda çıkan Bizans ve Osmanlı mimari parçaları sergileniyor. Yıkanmadan bir hamamın bütün bölümlerini sırasıyla dolaşabileceğiniz en rahat durak burası; soğukluktan sıcaklığa yürürken rotanın başında öğrendiğiniz terimleri yerinde görün. Bakanlığın müze kaydına göre müze hafta sonları kapalıdır, güncel gün ve saatleri gitmeden kontrol edin.

Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi; Türkiye Müzeleri (Kültür ve Turizm Bakanlığı); Vikipedi.

Beyazıt Meydanı'ndaki II. Bayezid Külliyesi'nin 1500'lerin başında yapılmış dev çifte hamamı. Geliri Yavuz Sultan Selim'in annesi Gülbahar Hatun'un vakfına bağlanmıştı. Temelinde, bu meydandaki Theodosius Forumu'nun zafer sütununa ait kabartmalı parçalar inşaat taşı olarak kullanıldı. Yirminci yüzyılda depo ve atölye olarak kullanılıp harap düşen yapıyı İstanbul Üniversitesi devraldı ve restorasyonun ardından 2015'te II. Bayezid Türk Hamam Kültürü Müzesi olarak açtı. İçeride hamam eşyaları ile Bizans ve Osmanlı dönemi mimari parçaları sergileniyor.
4
Mahmutpaşa Hamamı

Mahmutpaşa Hamamı

~20 dk burada

Beyazıt'tan Kapalıçarşı'nın içinden geçip Mahmutpaşa Kapısı'ndan çıkınca, yokuş aşağı birkaç dakikada bu hamama varırsınız. Kapısındaki kitabeye göre 1466-1467'de, Fatih Sultan Mehmed'in veziriazamı Mahmud Paşa'nın külliyesinin parçası olarak yapıldı ve şehrin ayakta kalan en eski hamamlarındandır. Aynı külliyeye ait Kürkçü Hanı da birkaç adım ötededir.

Hamam aslında çifte hamamdı; kadınlar kısmı zamanla ticari yapılaşma için yıkıldı. Ayakta kalan kısımda üç büyük kubbeli mekan var. Soğukluğu yaklaşık 17 metre çaplı, pencereli bir kubbe örter ve bu kubbe mukarnaslı tromplarla duvarlara oturur. Vikipedi'ye göre ılıklıkta İstanbul'da ayakta kalan en erken yarım kubbe örneği bulunur. Sekizgen sıcaklıkta nişler, yan eyvanlar ve köşe halvetleri göbek taşının çevresine dizilir. Girişin mukarnaslı nişine ve cepheye de bakın; 15. yüzyıl Osmanlı yapılarının sade ama ağırbaşlı süslemesini burada yakından görürsünüz.

Yapının sonraki hikayesi bir hamamın şehirde nasıl işlev değiştirebildiğini gösterir. 1755'teki yangında zarar gördü, 1953'te onarılıp bir süre yeniden hamam olarak kullanıldı, sonra depoya çevrildi ve 1990'larda bir çarşıya dönüştürüldü. Bugün içinde dükkanlar var; kubbelerin altında yürüyüp mekanın büyüklüğünü görebilirsiniz. Satıcıların arasında gözünüzü yukarıda tutun, çünkü rafların üstünde kalan kubbe ve tromplar yapının asıl kimliğini hala taşıyor. Mahmutpaşa Yokuşu hafta içi çok kalabalıktır; yavaş yürüyün ve dükkan önlerinde akışı kesmeyin.

Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi (Mahmud Paşa Külliyesi); Vikipedi.

Mahmutpaşa Yokuşu'nda, Fatih Sultan Mehmed'in veziriazamı Mahmud Paşa'nın külliyesine ait hamam. Kapısındaki kitabeye göre 1466-1467'de yapıldı ve İstanbul'un ayakta kalan en eski hamamlarındandır. Çifte hamam olarak kurulmuştu, kadınlar kısmı sonradan yıkıldı. Erkekler kısmının soğukluğunu yaklaşık 17 metre çaplı, mukarnaslı tromplara oturan pencereli bir kubbe örter; sıcaklığı sekizgen planlıdır. 1953'te onarılıp bir süre yeniden hamam olarak kullanıldı, sonra depo oldu ve 1990'larda dükkanlarla dolu bir çarşıya dönüştürüldü. Aynı külliyeye ait Kürkçü Hanı birkaç adım ötededir.
5
Çemberlitaş Hamamı

Çemberlitaş Hamamı

~45 dk burada

Mahmutpaşa'dan yokuşu çıkıp Nuruosmaniye yönünden Divanyolu'na vardığınızda, porfir gövdeli Çemberlitaş Sütunu'nun dibindeki bu hamamın önündesiniz. Hamamı 1584'te II. Selim'in eşi ve III. Murad'ın annesi Nurbanu Sultan yaptırdı; geliri Üsküdar'daki Atik Valide Külliyesi'ne ayrılmıştı. Mimarı konusunda kaynaklar ayrışır. Hamam genellikle Mimar Sinan'a atfedilir, ancak TDV İslam Ansiklopedisi'nde Semavi Eyice, Sinan'ın eserlerini sayan kaynaklarda adının geçmediğini not eder.

Yapının en özgün yeri sıcaklıktır. Burada on iki köşeli çokgen bir plan kurulmuş, göbek taşının çevresine on iki sütunlu bir halka yerleştirilmiş, köşelere kubbeli halvet hücreleri konmuştur. Zemindeki ve duvarlardaki geometrik mermer kakmalara dikkat edin. Soyunmalıkları örten büyük kubbelere köşe tromplarıyla geçilir.

Hamamın bugünkü hali 19. yüzyıldaki şehir düzenlemelerinin izini taşır. 1868'de Divanyolu genişletilirken soğukluk kısmından bir parça kesildi. Kadınlar kısmı hamam olmaktan çıkıp önce lokanta, sonra halı mağazası oldu. Yapı 1916-1917'de bir yangın geçirdi, erkekler kısmı 1972-1973'te onarıldı. Girişteki basamaklar da yol seviyesinin değişmesiyle eklendi.

Hamam bugün çalışıyor ve müşterilerinin neredeyse tamamı yabancı ziyaretçi. Burada yıkanacaksanız önce göbek taşında terleyin, sonra kese ve köpük için tellağı bekleyin; iş bitince soğuklukta bir süre oturup serinleyin. Kadınlar ve erkekler için hangi bölümün ya da saatin ayrıldığını girişte sorun. Yıkanmayacaksanız hamamın hemen yanındaki sütunun dibinde durup iki yapının yan yana geldiği bu köşenin, Bizans forumundan Osmanlı çarşısına geçen şehri nasıl özetlediğine bakın.

Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi; Çemberlitaş Hamamı resmi sitesi; Vikipedi.

Divanyolu'nda, Çemberlitaş Sütunu'nun hemen yanındaki çifte hamam. 1584'te II. Selim'in eşi ve III. Murad'ın annesi Nurbanu Sultan yaptırdı, geliri Üsküdar'daki Atik Valide Külliyesi'ne ayrıldı. Genellikle Mimar Sinan'a atfedilir, ancak TDV İslam Ansiklopedisi Sinan'ın eser listelerinde adının geçmediğini not eder. On iki köşeli, on iki sütunlu sıcaklığı yapının en özgün bölümüdür. 1868'deki Divanyolu genişletmesinde soğukluğundan bir parça kesildi, kadınlar kısmı başka işlere verildi. Bugün hala hamam olarak çalışıyor ve müşterilerinin çoğu yabancı ziyaretçi.
6
Cağaloğlu Hamamı

Cağaloğlu Hamamı

~30 dk burada

Çemberlitaş'tan Divanyolu boyunca doğuya yürüyüp Cağaloğlu yönüne saptığınızda bu hamama varırsınız. Yapı 1741'de, Sultan I. Mahmud'un Ayasofya'da kurduğu kütüphaneye gelir sağlamak için tamamlandı. Mimar konusunda kaynaklar farklı adlar verir; TDV İslam Ansiklopedisi Hüsrev adında bir mimarı çekinceyle anarken başka kaynaklar işi Süleyman Ağa ile Abdullah Ağa'ya bağlar.

Cağaloğlu, İstanbul'un son büyük çarşı hamamlarından biridir. III. Mustafa 1768'de şehir içinde yeni hamam yapılmasını yasakladığı için bu ölçekte bir yapı bir daha kurulmadı. Bu yüzden hamam, Sinan'ın 16. yüzyıl hamamlarıyla karşılaştırma yapmak için iyi bir yerdir. Plan hala klasik düzendedir: soğukluk, ılıklık ve dört eyvanlı, dört halvet hücreli bir sıcaklık. Değişen şey süslemedir. Ayrıntılarda 18. yüzyılda Batı sanatından gelen Barok etkisini görürsünüz; TDV bu yapıyı Türk mimarisindeki yabancı sanat etkisinin örnekleri arasında sayar. Zeyrek'te ve Çemberlitaş'ta gördüğünüz ağırbaşlı klasik hatlarla buradaki kıvrımlı dili kafanızda yan yana koyun, iki yüzyıllık zevk değişimi kendiliğinden ortaya çıkar.

Çifte hamamın iki girişi ayrıdır. Erkekler kısmına sokaktan merdivenle geçilir, kadınlar kısmının kapısı ise yan sokağa açılır. Bu, iki kısmın kapılarının aynı sokağa açılmaması yönündeki eski Osmanlı alışkanlığının tipik bir örneğidir. Hamam bugün de hizmet veriyor ve müşterilerinin neredeyse tamamı turist. Yıkanmayacaksanız iki ayrı kapıyı dışarıdan bulup çifte hamam düzenini sokakta okuyun, sonra birkaç dakikalık yürüyüşle Ayasofya'ya geçin.

Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi; Cağaloğlu Hamamı resmi sitesi; Vikipedi.

Sultan I. Mahmud'un Ayasofya'da kurduğu kütüphaneye gelir sağlamak için 1741'de tamamlanan çifte hamam. III. Mustafa'nın 1768'de şehir içinde yeni hamam yapımını yasaklamasından önce kurulan son büyük çarşı hamamlarındandır. Planı klasik düzeni sürdürür, dört eyvanlı ve dört halvet hücreli bir sıcaklığı vardır; süslemesinde ise 18. yüzyılda Batı'dan gelen Barok etkisi görülür. Erkekler ve kadınlar kısmının girişleri ayrı sokaklara açılır. Mimarı konusunda kaynaklar farklı adlar verir. Bugün hala hamam olarak hizmet veriyor.
7
Ayasofya Hürrem Sultan Hamamı

Ayasofya Hürrem Sultan Hamamı

~1 sa 30 dk burada

Rotanın son durağı, Ayasofya-i Kebir Camii ile Sultanahmet Camii arasındaki meydan boyunca uzanan bu uzun, kurşun kubbeli yapıdır. Kanuni Sultan Süleyman'ın eşi Hürrem Sultan'ın vakıflarına gelir sağlamak için Mimar Sinan tarafından 1556-1557'de yapıldı ve Ayasofya'nın cemaatine hizmet etmesi düşünüldü. Hamamın altında Roma döneminden kalma Zeuksippos Hamamları'nın kalıntıları vardır; yani bu köşede yıkanma geleneği çok daha eskiye uzanır.

Hamamı Osmanlı mimarisinde özel kılan, iki bölümün dizilişidir. Türk hamam mimarisinde ilk kez kadınlar ve erkekler kısmı aynı eksen üzerinde uç uca yerleştirildi. Yaklaşık 75 metre uzunluğundaki yapıda erkekler kısmının girişi kuzeye, kadınlar kısmınınki batıya bakar. Erkekler kısmında soğukluk, ılıklık ve sıcaklık sırayla dizilir, ardından kadınlar kısmının sıcaklığı, ılıklığı ve soğukluğu gelir; yani iki sıcaklık ortada sırt sırta durur. Her sıcaklığın ortasında sekizgen mermer bir göbek taşı vardır. Erkekler kısmının önündeki revaklı giriş cephesine dikkat edin; dönemin hamamlarında pek görülmeyen bir çözümdür.

Hamam 1910'a kadar çalıştı, sonra uzun süre kapalı kaldı ve farklı dönemlerde depo olarak kullanıldı. 1957-1958'deki onarımdan sonra devletin işlettiği bir halı satış mağazası oldu. 2008-2011 arasındaki kapsamlı restorasyonun ardından Mayıs 2011'de yeniden hamam olarak açıldı. Rotayı burada yıkanarak bitirmek iyi bir fikir; rezervasyonu önceden yapın, bölümlerin ve hizmetlerin ayrıntısını işletmeden öğrenin. Çıktığınızda akşamüstü ışığında meydanda biraz oturup Ayasofya ile Sultanahmet arasında bu uzun kubbe dizisine bir kez daha bakın.

Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi; Vikipedi.

Ayasofya-i Kebir Camii ile Sultanahmet Camii arasında, Mimar Sinan'ın Hürrem Sultan'ın vakıflarına gelir sağlamak için 1556-1557'de yaptığı çifte hamam. Roma dönemine ait Zeuksippos Hamamları'nın kalıntıları üzerinde durur. Türk hamam mimarisinde kadınlar ve erkekler kısmını ilk kez aynı eksen üzerinde uç uca dizen yapıdır ve yaklaşık 75 metre uzunluğundadır. Erkekler kısmının girişi kuzeye, kadınlar kısmınınki batıya bakar. 1910'a kadar hamam olarak kullanıldı, sonra depo ve halı satış mağazası oldu. 2008-2011 arasındaki restorasyonun ardından yeniden hamam olarak açıldı.

Rota Haritası

Rota Bilgisi
ŞehirFatih, İstanbul
TürKültürel
Durak7
Tarih24 Eylül 2026
Radar TürkiyeYazarRadar TürkiyeRotayı Başlat