
Şehirden Çıkmadan Ormana ve Kumsala
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
İstanbul'un kuzeyi orman, kuzeydoğusu Karadeniz kıyısı ve ikisi de şehir sınırı içinde. Bu rota şehir merkezinden çıkıp bir gün ormanda bir gün kıyıda geçirmek üzere kurulu. Beş durak, iki güne bölmek gerekiyor.
Süre: iki gün. En iyi zaman: Mayıs-ekim; Karadeniz kıyısı temmuz-ağustosta kalabalık. Ulaşım: Hepsi il sınırları içinde ama araç gerekiyor; Şile ve Ağva için otobüs var
Rota Durakları

İstanbul’un En Büyük Doğal Kaçış Noktası Belgrad Ormanı
Bentler bölümünden girin; Osmanlı su kemerleri ve bentleri orman içinde duruyor ve yürüyüş yolları onları birbirine bağlıyor. Neşet Suyu ve Bentler arasındaki parkur işaretli, yaklaşık altı kilometre ve düz sayılır. Koşu parkuru ayrı, bisiklet için de uygun. Piknik alanlarında mangal izinli bölümler belli, tabelalara bakın. Hafta sonu otopark erken doluyor, sabah dokuzdan önce gidin. Cep telefonu çekmeyen bölümler var, rotayı önceden indirin.
İstanbul’un en büyük ve en doğal yeşil alanlarından biri olan Belgrad Ormanı, doğaseverler, spor tutkunları ve huzur arayanlar için vazgeçilmez bir adres. Sarıyer ilçesinde yer alan bu geniş ormanlık alan, yüzyıllardır İstanbul’a temiz hava ve su kaynağı sağlarken, günümüzde de şehrin karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için mükemmel bir kaçış noktası sunuyor.
Orman, yürüyüş yapmak ve koşu antrenmanları yapmak isteyenler için özel olarak düzenlenmiş parkurlara sahip. En popüler rotalardan biri olan Neşet Suyu Parkuru, hem düz hem de hafif engebeli yollarıyla spor yapanlar için ideal bir seçenek oluşturuyor. Ayrıca bisiklet sürmek isteyenler için de geniş alanlar mevcut.
Belgrad Ormanı’nın içinde yer alan göletler ve tarihi bentler, burayı sadece spor yapmak için değil, aynı zamanda keşfetmek için de ilgi çekici bir yer haline getiriyor. Ailece vakit geçirmek isteyenler için geniş piknik alanları ve oturma noktaları bulunuyor. Özellikle hafta sonları doğayla iç içe keyifli bir kahvaltı ya da mangal yapmak isteyenlerin uğrak noktası oluyor.
Şehrin yoğun temposundan sıyrılıp temiz hava almak, doğayla baş başa vakit geçirmek ve enerji depolamak isteyenler için Belgrad Ormanı, İstanbul’un en değerli doğal hazinelerinden biri olmaya devam ediyor.

Kilyos Plajı
Ormandan kuzeye inin, yarım saat sürer. Karadeniz kıyısındaki bu plajlar şehre en yakın açık deniz; kum geniş ve dalga var. Plajların çoğu işletmeli ve giriş ücretli, şezlong dahil oluyor. Akıntı zaman zaman kuvvetli, cankurtaran bayrağına bakın ve bayrak kırmızıysa girmeyin, burada bu uyarı ciddiye alınmalı. Yamaçtaki Kilyos Kalesi kalıntısı kıyıdan görünüyor. Akşamüstü rüzgar sertleşiyor; uçurtma uçuranlar o saatte geliyor.

Polonezköy
Beykoz sırtlarında, on dokuzuncu yüzyılda Polonyalı göçmenlerin kurduğu köy. Tabiat parkı içindeki yürüyüş parkurları işaretli ve orman yolu gölgeli; giriş ücretli. Köydeki pansiyon ve lokantalar kahvaltı ve et yemekleriyle biliniyor, hafta sonu öğlen rezervasyon gerekiyor. Köy müzesi küçük ama göç hikayesini anlatıyor, yarım saat yeter. Bahar aylarında kiraz ve elma ağaçları çiçekte; yaz ortasında gölge arayanlar için iyi seçenek.

Şile
Karadeniz kıyısında bir ilçe merkezi; şehirden yaklaşık iki saat. Fenerin olduğu burun ve altındaki plaj bilinen durak. Deniz burada da dalgalı ve akıntılı, bayrak uyarısına uyun. İlçede Şile bezi satan dükkanlar var, gömlek ve örtü alınabiliyor; fiyat pazarlıkla değişiyor. Kale kalıntısı ve iskele çevresinde balık lokantaları sıralanıyor. Hafta sonu yol trafiği yoğun oluyor, sabah erken çıkmak ya da hafta içi gitmek çok fark ediyor.

Ağva
Şile'den doğuya yarım saat; iki derenin denize kavuştuğu yerde kurulu küçük bir kasaba. Göksu ve Yeşilçay dereleri boyunca kayık ve kano turları yapılıyor, sandalcılar iskelede bekliyor ve süre pazarlıkla belirleniyor. Dere kıyısındaki oteller ve kahvaltı yerleri kasabanın asıl işi. Yürüyüş için dere boyu patikası var, düz ve gölgeli. Kumsal kasabaya yürüme mesafesinde ama akıntı kuvvetli. Hafta sonları dolu, rezervasyonsuz gitmeyin.
