
Mese Yolu Boyunca Konstantinopolis'in Sütunları
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Konstantin 330'da Byzantion'u yeni başkenti Konstantinopolis olarak yeniden kurduğunda, şehre Roma'nın kent dilini de getirdi: forum denen geniş meydanlar ve bu meydanların ortasında imparatorların zaferlerini anlatan anıt sütunlar. Vikipedi'ye göre Çemberlitaş'taki Konstantin Sütunu, Roma'daki Trajan ve Marcus Aurelius sütunlarından bile yüksekti. Arkadios ve Theodosius'un sütunları, Roma'daki örnekleri gibi gövdelerine sarılan kabartmalarla zafer hikayeleri anlatıyor, içlerindeki sarmal merdivenlerle tepeye çıkılabiliyordu. Bu rota, o anıtlardan bugüne kalanları sırayla dolaşıyor.
Sütunların çoğu tek bir caddenin üzerinde ya da yakınında durur. Mese adı verilen ana yol, Ayasofya'nın yakınındaki Milion'dan batıya uzanıyordu; yaklaşık 25 metre genişliğindeydi ve iki yanı dükkanlı revaklarla çevriliydi. Hipodrom'un yanından geçer, Konstantin Forumu'na, oradan Theodosius Forumu'na ulaşır, sonra ikiye ayrılırdı. Kuzeybatı kolu kara surlarındaki bir kapıya, güneybatı kolu ise Boğa Forumu ile Arkadios Forumu'ndan geçip Altın Kapı'ya giderdi. Bugünkü Divanyolu, Yeniçeriler Caddesi ve Ordu Caddesi büyük ölçüde bu yolun izini sürer.
Rota Mese'nin güneybatı kolunun üzerindeki Arkadios Forumu'ndan, bugün yalnızca kaidesi kalan bir sütundan başlıyor. Oradan Fatih'teki Kıztaşı'na, yani bütünüyle ayakta kalan Markianos Sütunu'na çıkıyor, sonra Beyazıt'taki Theodosius Forumu'nun zafer takı kalıntılarına iniyor ve Mese'yi doğuya doğru izleyerek Çemberlitaş'a, Hipodrom'un dikilitaşlarına ulaşıyor. En sonda Gülhane Parkı'nda, şehrin ayakta kalan en eski Roma anıtı sayılan Gotlar Sütunu'nda bitiyor. Böylece her durakta başka bir koruma halini görürsünüz: kaide, tam bir sütun, dağılmış parçalar, tepesi yıkılmış bir gövde, dikilitaşlar ve hiç yerinden oynamamış bir sütun. Her durakta malzemeye, yazıta ve kabartmaya bakın. Konstantin'in sütununda Mısır porfiri, Markianos'unkinde kırmızımsı gri Mısır graniti, Gotlar Sütunu'nda Marmara Adası'ndan gelen Prokonnesos mermeri kullanıldı; taşın rengi ve dokusu, anıtları birbirinden ayırmanın en kolay yoludur.
Rota uzundur; yürüyerek altı-yedi kilometre tutar. Cerrahpaşa ile Kıztaşı arasında ve Kıztaşı'ndan Beyazıt'a inerken yokuşlar var; bu iki bacağı otobüsle, Çemberlitaş, Sultanahmet ve Gülhane arasını tramvayla kısaltabilirsiniz. Arkadios kaidesi bir konut sokağında durur, sessiz olun ve özel alanlara girmeyin. Theodosius Forumu'nun kalıntıları tramvay hattının geçtiği yoğun Ordu Caddesi'nin kenarındadır; fotoğraf çekerken trafiğe dikkat edin. Yanınıza su alın, gölge azdır. Gülhane Parkı'nın açılış saatlerini gitmeden kontrol edin.
Süre: tam gün. En iyi zaman: Uzun yürüyüş için serin bir ilkbahar ya da sonbahar günü seçin; sabah Cerrahpaşa'dan başlayıp öğleden sonrayı Gülhane Parkı'nın gölgesinde bitirmek en rahatıdır.. Ulaşım: Cerrahpaşa'ya Aksaray'daki metro ve tramvay duraklarından kısa bir yürüyüşle ulaşılır; Kıztaşı'ndan Beyazıt'a otobüsle ya da Şehzadebaşı üzerinden yürüyerek geçilir, Çemberlitaş, Sultanahmet ve Gülhane ise T1 tramvayının duraklarıdır.
Kaynaklar
- T.C. Fatih Kaymakamlığı, Çemberlitaş, https://fatih.gov.tr/cemberlitas
- Anadolu Ajansı, İstanbul'un tarihine tanıklık eden Çemberlitaş sütunu 1700 yıldır ayakta, https://www.aa.com.tr/tr/kultur/istanbulun-tarihine-taniklik-eden-cemberlitas-sutunu-1700-yildir-ayakta/3249704
- TDV İslam Ansiklopedisi, Beyazıt Hamamı maddesi (Semavi Eyice), https://islamansiklopedisi.org.tr/beyazit-hamami
- Vikipedi, Arkadios Sütunu, https://tr.wikipedia.org/wiki/Arkadios_Sütunu
- Vikipedi, Kıztaşı, https://tr.wikipedia.org/wiki/Kıztaşı
- Vikipedi, Kıztaşı, Fatih, https://tr.wikipedia.org/wiki/Kıztaşı,_Fatih
- Vikipedi, Theodosius Forumu, https://tr.wikipedia.org/wiki/Theodosius_Forumu
- Vikipedi, Çemberlitaş Sütunu, https://tr.wikipedia.org/wiki/Çemberlitaş_Sütunu
- Vikipedi, Gotlar Sütunu, https://tr.wikipedia.org/wiki/Gotlar_Sütunu
- Wikipedia, Mese (Constantinople), https://en.wikipedia.org/wiki/Mese_(Constantinople)
- Wikipedia, Column of Arcadius, https://en.wikipedia.org/wiki/Column_of_Arcadius
- Wikipedia, Column of Marcian, https://en.wikipedia.org/wiki/Column_of_Marcian
- Wikipedia, Forum of Theodosius, https://en.wikipedia.org/wiki/Forum_of_Theodosius
- Wikipedia, Column of Constantine, https://en.wikipedia.org/wiki/Column_of_Constantine
- Wikipedia, Hippodrome of Constantinople, https://en.wikipedia.org/wiki/Hippodrome_of_Constantinople
- Wikipedia, Obelisk of Theodosius, https://en.wikipedia.org/wiki/Obelisk_of_Theodosius
- Wikipedia, Serpent Column, https://en.wikipedia.org/wiki/Serpent_Column
- Wikipedia, Walled Obelisk, https://en.wikipedia.org/wiki/Walled_Obelisk
- Wikipedia, Column of the Goths, https://en.wikipedia.org/wiki/Column_of_the_Goths
Rota Durakları

Arkadios Sütunu Kaidesi
Rotaya Cerrahpaşa'da, Haseki Kadın Sokağı'nda evlerin arasından yükselen bu büyük taş kütleyle başlayın. Karşınızdaki yapı, bir zamanlar şehrin en büyük anıtlarından birinin kaidesidir. Arkadios Sütunu, İmparator Arkadios'un Gainas önderliğindeki Got isyancılarına karşı kazandığı zaferi anmak için 401'den sonra yapılmaya başlandı. Arkadios 408'de öldüğü için sütun ancak 421'de, halefi II. Theodosius döneminde tamamlandı. Şehrin yedinci tepesinde, Kserolofos denen yerdeki Arkadios Forumu'nun ortasında duruyordu.
Sütunun gövdesi, Roma'daki örnekleri gibi, sarmal biçimde dolanan kabartma şeritlerle kaplıydı. Türkçe Vikipedi bu şeritlerin ordunun yola çıkışını, Gotlarla çatışmaları, deniz savaşını ve son kara zaferini sırasıyla anlattığını yazar. İçi boştu, sarmal bir merdiven tepeye çıkıyordu ve en üstte imparatorun tunç bir heykeli duruyordu; heykel 740'ta devrildi. Yüksekliği için kaynaklar farklı rakamlar verir: Türkçe Vikipedi 46-50 metreyi, İngilizce Vikipedi yaklaşık 32 metreyi anar.
Sütunun kendisi 18. yüzyılın başında yıkıldı; Türkçe Vikipedi 1711 yılını ve onarılamaz hasarla çökme tehlikesini gösterir, İngilizce Vikipedi ise 1719 depremini anar. Bugün geriye yaklaşık 11 metrelik kaide ve alt bölüm kaldı. Kaybolan kabartmaların neye benzediğini, 1574-1575'te yapılmış ve Flaman ressam Lambert de Vos'a atfedilen Freshfield Albümü'ndeki ayrıntılı çizimlerden biliyoruz. Halk arasında Avrat Taşı diye de anılan kaideyi sokaktan inceleyin; çevresi konut olduğu için sessiz olun ve özel alanlara girmeyin. Taş kütlenin boyutu, rotanın ilerisinde göreceğiniz ayakta kalmış sütunların gerçek ölçüsünü kafanızda kurmanız için iyi bir başlangıçtır.
Kaynak: Vikipedi.

Kıztaşı (Markianos Sütunu)
Cerrahpaşa'dan kuzeydoğuya, Fatih yönüne yürüdüğünüzde bu kez bütünüyle ayakta kalmış bir sütunla karşılaşırsınız. Türkçe Vikipedi yerini şöyle tarif eder: Saraçhanebaşı'ndan Macar Kardeşler Caddesi üzerinden kuzeybatıya giderken, Fatih Camii'ne gelmeden, Kıztaşı Caddesi'nin güney ucunun açıldığı meydan. Semte adını veren bu anıt Markianos Sütunu'dur. İngilizce Vikipedi'ye göre 450-452 yılları arasında şehir valisi Tatianus tarafından İmparator Markianos (450-457) onuruna diktirildi.
Yaklaşık 17 metre yüksekliğindeki gövde kırmızımsı gri Mısır granitindendir, dört yüzlü kaide ise beyaz mermer levhalarla kaplıdır. Kaideye yakından bakın. Bir yüzünde Latince bir ithaf yazısı vardır; anlamı kabaca, Markianos'un bu heykelini ve kaidesini vali Tatianus'un adadığıdır. Harflerin oyukları bir zamanlar tunçla doldurulmuştu. Başka bir yüzde küre tutan kanatlı figürler görülür; Türkçe Vikipedi bunları zafer tanrıçası Nike olarak tanımlar. Sütunun halk arasındaki adı bu figürlerden gelir: imparatorun heykeli kaybolduktan sonra kaidedeki kanatlı figürler anıtın en dikkat çekici yanı oldu ve sütun Kıztaşı diye anılmaya başladı.
Başınızı kaldırın. Tepede köşelerinde kartal figürleri bulunan Korint düzeninde bir başlık durur; bir zamanlar bu başlığın üstünde Markianos'un heykeli vardı. Rotanın başında yalnızca kaidesini gördüğünüz Arkadios Sütunu'nun ölçüsü düşünüldüğünde bu sütun mütevazı kalır, ama başlığından kaidesine kadar bütün halinde görebileceğiniz iki sütundan biri budur; öteki rotanın sonunda sizi bekliyor. Etrafını dolaşıp dört yüzü de görün. Buradan Beyazıt'a, Theodosius Forumu'na geçmek için Şehzadebaşı üzerinden yirmi-yirmi beş dakika yürüyebilir ya da otobüse binebilirsiniz.
Kaynak: Vikipedi.

Theodosius Forumu Kalıntıları
Beyazıt Meydanı'nın güneyinden geçen Ordu Caddesi'nin kenarında, tramvay hattının hemen yanında yere dizilmiş dev mermer parçalar görürsünüz. Bunlar Konstantinopolis'in en büyük meydanlarından Theodosius Forumu'nun zafer takından kalanlardır. Forumun ilk adı Konstantin döneminde Forum Tauri, yani Boğa Forumu'ydu; İmparator I. Theodosius 393'te onu Roma'daki Trajan Forumu'nu örnek alarak, çevresi kamu yapılarıyla çevrili bir meydan olarak yeniden kurdurdu. Mese yolu tam buradan geçiyor, biraz batıda ikiye ayrılıyordu.
Forumun batı yanında, Prokonnesos mermerinden üç geçişli bir zafer takı yükseliyordu; ortadaki geçiş yanlardakilerden büyüktü. İngilizce Vikipedi'ye göre takın ayakları dörder sütundan oluşuyor ve bu sütunlar Herakles'in lobutunu andıran biçimde oyulmuştu. Yerde yatan gövdelere yakından bakın, bu budaklı yüzeyleri hala seçebilirsiniz. Takın üstünde bir zamanlar Theodosius'un ve oğulları Arkadios ile Honorius'un heykelleri dururdu. Parçalar, Ordu Caddesi ile Beyazıt Meydanı'nın yeniden düzenlendiği 1948-1961 yılları arasında ortaya çıktı.
Forumun ortasında bir de Theodosius'un zafer sütunu vardı. İmparatorun barbarlara karşı zaferlerini anlatan kabartmalarla süslüydü ve içinde tepeye çıkan sarmal bir merdiven bulunuyordu. İngilizce Vikipedi'ye göre 15. yüzyılın sonuna kadar ayaktaydı. TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre kabartmalı gövde parçaları caddenin karşısındaki II. Bayezid Hamamı'nın temelinde inşaat taşı olarak kullanıldı; bazıları hala orada, birkaçı İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde. Bugün müze olan hamam caddenin tam karşısındadır. Buradan Divanyolu'nu izleyerek, eski Mese'nin üzerinde doğuya, Çemberlitaş'a yürüyün.
Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi; Vikipedi.

Çemberlitaş (Konstantin Sütunu)
Divanyolu'nda, Çemberlitaş tramvay durağının hemen yanında yükselen koyu renkli sütun, Konstantinopolis'in kuruluşuna tanıklık etmiş bir anıttır. İmparator I. Konstantin onu adını taşıyan forumun ortasına diktirdi ve sütun 11 Mayıs 330'da adandı. Konstantin Forumu, o zamanki şehrin dışında kurulmuş oval bir meydandı; Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre sütun bu forumdan bugüne ulaşan tek yapıdır.
Gövde, beyaz mermer bir kaidenin üzerine oturan Mısır porfiri tamburlardan oluşur. Tamburların özgün sayısı için kaynaklar yediden on bire kadar farklı rakamlar verir; aralarındaki defne dalı motifli bileziklere yakından bakın. Sütun bugün zeminden 34,8 metre yüksekliğindedir; heykeliyle birlikte aslında 50 metreye yaklaştığı tahmin edilir. Tepede, ışın taçlı, elinde mızrak ve küre tutan bir Konstantin heykeli dururdu. 1106'daki şiddetli bir fırtına heykeli ve en üstteki üç tamburu devirdi; 12. yüzyılda Komnenos hanedanından bir imparator sütunu onartıp tepesine bir haç koydurdu.
Sütunun iki halk adı da sonraki yüzyıllardan gelir. Osmanlı döneminde gövdeyi çatlaklara karşı saran demir çemberler ona Çemberlitaş adını verdi; 1779'daki yangında taşlar karardığı için Batı dillerinde Yanık Sütun diye de anıldı. Kaide bugün Osmanlı döneminde eklenen bir taş örgüyle sarılıdır ve modern onarımlar 1955'ten beri aralıklarla sürdü. Sütunun hemen dibinde 1584 tarihli Çemberlitaş Hamamı durur; Bizans forumunun anıtı ile Osmanlı çarşı hamamının bu yan yanalığı, Divanyolu'nun katmanlarını tek bakışta gösterir. Buradan Divanyolu boyunca Sultanahmet Meydanı'na yürüyün.
Kaynak: Fatih Kaymakamlığı; Anadolu Ajansı; Vikipedi.

Sultanahmet Meydanı (Hipodrom)
Divanyolu'nun sonunda Sultanahmet Meydanı'na çıktığınızda, bugünkü meydanın altında Konstantinopolis'in Hipodromu yatar. İlk hipodromu 203'te Septimius Severus yaptırdı, Konstantin 324 dolaylarında onu büyük ölçüde yeniledi. Yaklaşık 450 metre uzunluğunda ve 130 metre genişliğindeki U biçimli arena, Vikipedi'ye göre 100 bin kadar seyirci alıyordu. Arenanın ortasındaki ayırıcı set anıtlarla doluydu; bugün bunlardan üçü yerinde duruyor ve rotanın en eski parçaları onlardır.
Dikilitaş'tan başlayın. Firavun III. Thutmose'un yaklaşık MÖ 1450'de Karnak'taki büyük tapınağın önüne diktirdiği, Asvan'ın kırmızı granitinden bir dikilitaştır. II. Constantius onu İskenderiye'ye taşıttı, I. Theodosius ise 390'da burada diktirdi. Aslında yaklaşık 30 metre olan gövdenin bugün 20 metreye yakın bir üst parçası duruyor. Mermer kaidenin dört yüzüne tek tek bakın: kuzeyde dikilitaşın dikilişi, batıda haraç getiren diz çökmüş yabancılar, güneyde araba yarışları, doğuda müzikli gösteriler işlenmiştir. Kaidedeki Latince yazıt dikme işinin 30 gün, Yunanca yazıt ise 32 gün sürdüğünü söyler.
Yakındaki Yılanlı Sütun daha da eskidir. MÖ 479'da Plataia'da Perslere karşı kazanılan zaferin anısına Delfi'de kurulan tunç bir adağın parçasıydı; birbirine sarılmış üç yılan üstlerinde altın bir üçayak taşırdı. Konstantin onu 324 dolaylarında buraya getirdi. Sarmallarda savaşa katılan 31 Yunan şehrinin adı yazılıdır. Yılan başları 1700 yılının sonunda yok olmuştu; bir başın parçası İstanbul Arkeoloji Müzeleri'ndedir.
Meydanın güney ucundaki Örme Dikilitaş yaklaşık 32 metre yüksekliğindedir. 10. yüzyılda VII. Konstantinos Porfirogennetos onu onartıp yaldızlı tunç levhalarla kaplattı; levhalar 1204'te Dördüncü Haçlı Seferi'nin askerleri tarafından sökülüp eritildi.
Kaynak: Vikipedi.

Gotlar Sütunu
Rotanın son durağı için Sultanahmet'ten Gülhane Parkı'na geçin ve parkın ağaçlı yolları boyunca kuzeye, Sarayburnu yönüne yürüyün. Topkapı Sarayı'nın dış bahçelerinin yanında, yüksek ağaçların arasında tek başına duran beyaz mermer sütun Gotlar Sütunu'dur. Yaklaşık 18,5 metre yüksekliğindeki gövde tek parça Prokonnesos mermerindendir ve üstünde akantus yapraklı, kartal figürlü Korint düzeninde bir başlık bulunur.
Kaidedeki Latince yazıtı okuyun: FORTUNAE REDUCI OB DEVICTOS GOTHOS. Anlamı, Gotların yenilmesi dolayısıyla geri dönüşü sağlayan Fortuna'yadır. Yazıt, sütunun Gotlara karşı kazanılan bir zaferi andığını söyler ama hangisini söylemez. Kaynaklar sütunu 3. ya da 4. yüzyıla tarihler ve iki aday gösterir: Gotları yenen imparatorlar II. Claudius Gothicus (268-270) ile I. Konstantin. İngilizce Vikipedi, yazıtın daha eski bir ithafın yerine konmuş olabileceğini de not eder. Başlığın üstünde bir zamanlar bir heykel vardı. Bizans tarihçisi Nikephoros Gregoras bunun şehrin efsanevi kurucusu Byzas'ın heykeli olduğunu yazar; başka bir görüşe göre talih tanrıçası Tykhe'ydi.
Gotlar Sütunu, Vikipedi'ye göre şehirde ayakta kalan en eski Roma anıtıdır ve Konstantinopolis'in yeniden kuruluşundan bile önceye gidiyor olabilir. Rotayı burada bitirmenin anlamı da bu. Cerrahpaşa'daki kaideden başlayıp Mese boyunca Markianos'un, Theodosius'un ve Konstantin'in anıtlarını gördükten sonra, hepsinden eski olabilecek ve hiç yerinden oynamamış bir sütunun önündesiniz. Sütunun çevresinde biraz dinlenin, ardından parkın içinden Gülhane tramvay durağına dönebilir ya da sahile inebilirsiniz.
Kaynak: Vikipedi.
