
Marmara'dan Karadeniz'e İstanbul'un Deniz Fenerleri
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Marmara'dan Boğaz'a, oradan Karadeniz'e uzanan su yolu, gemileri burunlara ve kayalıklara karşı uyaran ışıklarla işaretlenmiştir. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne göre Türkiye kıyılarında düzenli fener işletmeciliği 1856'da, Osmanlı Devleti ile Fransızlar arasında imzalanan bir imtiyaz sözleşmesiyle başladı. Fenerler İdaresi Umumiyesi adıyla yürütülen hizmet 1938'de satın alınarak devlete geçti. Bu rotadaki fenerlerin çoğu o dönemin, Kırım Savaşı yıllarının eseri; Ahırkapı'nın ve Kız Kulesi'nin fener geçmişi ise daha eskiye uzanır. Hepsi bugün de Kıyı Emniyeti tarafından işletilen, çalışan seyir yardımcıları.
Rotanın sırası bir geminin yolunu izler. Marmara'dan gelen bir gemi önce Yeşilköy Burnu'nu, sonra tarihi yarımadanın ucunda Ahırkapı'yı, Boğaz'ın ağzında Kız Kulesi'ni ve Anadolu kıyısında Fenerbahçe Burnu'nu görür. Boğaz'dan Karadeniz'e çıkarken Rumeli ve Anadolu fenerlerinin arasından geçer. Şile Feneri ise Karadeniz kıyısında daha doğudadır.
Yedi fener iki yakaya ve iki denize dağılmış durumda, bu yüzden rotayı iki güne bölmenizi öneriyoruz. Birinci gün Marmara kıyısındaki dört durak için araç gerekmez. Marmaray'la Yeşilköy'e gidip feneri görün, Sirkeci'ye dönüp sahil boyunca Ahırkapı'ya yürüyün. Yine Marmaray'la Üsküdar'a geçip kıyıdan tekneyle Kız Kulesi'ne gidin, günü Feneryolu istasyonundan ulaşacağınız Fenerbahçe Burnu'nda bitirin.
İkinci gün Karadeniz ağzındaki üç fener için araç şart. Sabah Rumeli Feneri'nde başlayın. Karşıdaki Anadolu Feneri düz çizgide yalnızca 2 deniz mili ötede, ama karayoluyla oraya geçmek için Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden dolanmanız gerekir. Anadolu Feneri'nden sonra Karadeniz kıyısına paralel yollarla Şile'ye uzanıp günü Şile Feneri'nde tamamlayın; bu bacak rotanın en uzun sürüşüdür.
Fenerlerin hepsinin içine girilmez ve bunu önceden bilmek hayal kırıklığını önler. Kıyı Emniyeti'nin turizme açılan fenerler listesinde İstanbul'dan Şile ve Anadolu fenerleri yer alır. Kız Kulesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın restorasyonunun ardından 2023'te anıt eser olarak yeniden ziyarete açıldı. Yeşilköy, Ahırkapı, Fenerbahçe ve Rumeli fenerlerini ise dışarıdan, çevrelerindeki kıyılardan ve parklardan görürsünüz. Ziyaret koşulları değişebildiği için içine girilen yerlerin güncel gün ve saatlerini gitmeden kontrol edin.
Fenerler rüzgara açık burunlarda durur; mevsim ne olursa olsun yanınıza bir rüzgarlık alın. Açık havada kuleler uzaktan seçilir, sisli günlerde kaybolur. Işıklar akşam karanlığıyla yanmaya başlar; birinci günü Fenerbahçe'de, ikinci günü Şile'de alacakaranlığa bırakırsanız fenerleri asıl işlerini yaparken de görürsünüz.
Süre: iki gün. En iyi zaman: Rüzgarın hafif, görüşün açık olduğu ilkbahar ve sonbahar günleri; araçlı ikinci gün için hafta içi.. Ulaşım: Birinci gün Marmaray ve yürüyüşle (Yeşilköy, Sirkeci, Üsküdar ve Feneryolu istasyonları), Kız Kulesi'ne tekneyle; ikinci gün Rumeli Feneri, Anadolu Feneri ve Şile arasında özel araçla.
Kaynaklar
- Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Tarihçe, https://www.kiyiemniyeti.gov.tr/tarihce
- Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Turizme Açılan Fenerler, https://kiyiemniyeti.gov.tr/turizme_acilan_fenerler
- Kız Kulesi resmi sitesi (T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı), https://kizkulesi.gov.tr/
- Vikipedi, Yeşilköy Feneri, https://tr.wikipedia.org/wiki/Yeşilköy_Feneri
- Wikipedia, Yeşilköy Feneri, https://en.wikipedia.org/wiki/Yeşilköy_Feneri
- Vikipedi, Ahırkapı Feneri, https://tr.wikipedia.org/wiki/Ahırkapı_Feneri
- Wikipedia, Ahırkapı Lighthouse, https://en.wikipedia.org/wiki/Ahırkapı_Lighthouse
- Vikipedi, Kız Kulesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Kız_Kulesi
- Wikipedia, Maiden's Tower, https://en.wikipedia.org/wiki/Maiden's_Tower
- Wikipedia, Fenerbahçe Lighthouse, https://en.wikipedia.org/wiki/Fenerbahçe_Lighthouse
- Vikipedi, Rumeli Feneri, https://tr.wikipedia.org/wiki/Rumeli_Feneri
- Wikipedia, Rumeli Feneri, https://en.wikipedia.org/wiki/Rumeli_Feneri
- Vikipedi, Anadolu Feneri, https://tr.wikipedia.org/wiki/Anadolu_Feneri
- Wikipedia, Anadolu Feneri, https://en.wikipedia.org/wiki/Anadolu_Feneri
- Vikipedi, Şile Feneri, https://tr.wikipedia.org/wiki/Şile_Feneri
- Wikipedia, Şile Lighthouse, https://en.wikipedia.org/wiki/Şile_Lighthouse
- Vikipedi, Marmaray, https://tr.wikipedia.org/wiki/Marmaray
- Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Ahırkapı demir bölgesinde karaya oturan gemi yüzdürüldü (haber), https://kiyiemniyeti.gov.tr/haber/162/AHIRKAPI-DEMIR-BOLGESINDE-KARAYA-OTURAN-WADI-SAFAGA-ISIMLI-GEMI-YUZDURULDU
Rota Durakları

Yeşilköy Feneri
Birinci günün ilk durağı Yeşilköy Burnu. Eski adıyla Ayastefanos Feneri, Marmara Denizi'nden Boğaz'a yönelen gemilerin karşılaştığı ilk tarihi fener olarak anılır. Osmanlı Devleti'nin fenerlerin işletilmesi için Fransızlarla anlaştığı 1856 yılında, Fransız asıllı Mişel Paşa'nın yönettiği Fenerler İdaresi tarafından yapıldı; İngilizce Vikipedi ilk kez 5 Ocak 1857'de yakıldığını yazar.
Taş kule, bekçi evinin ortasından yükselen sekizgen bir prizma biçimindedir. Yerden 16, deniz seviyesinden 23 metre yüksekliktedir ve ışığı 15 deniz mili uzaktan görülür. Işık kaynağı yıllar içinde gazyağından asetilenle çalışan Dalén lambasına, oradan elektriğe geçti. Fener 1945, 1971 ve 1988'de onarıldı ve bugün de Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından işletilen, çalışan bir seyir yardımcısıdır.
Kule, Kıyı Emniyeti'nin turizme açtığı fenerler arasında değil; içine çıkılmaz. Feneri kıyıdan ve çevresinden görün. Sekizgen gövdenin bekçi evinin ortasından nasıl yükseldiğine ve fener odasını çevreleyen balkona bakın. İkinci gün göreceğiniz Rumeli Feneri'nin ışığı denizden 58 metrede yanar; buradaki 23 metre, alçak Marmara kıyısı ile Karadeniz ağzının yüksek burunları arasındaki farkı tek bir sayıda özetler.
Yeşilköy Marmaray istasyonundan sahile inip yürüyerek ulaşabilirsiniz. Marmara'ya açık bu burunda rüzgar sert esebilir; sabahın erken saatleri hem sakin hem de fotoğraf için yumuşak ışıklıdır. Buradan Marmaray'a dönüp Sirkeci'ye geçin.
Kaynak: Vikipedi; Wikipedia; Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü.

Ahırkapı Feneri
Sirkeci'den Sarayburnu'nu dolaşan sahil yolu boyunca yürüdüğünüzde, Kennedy Caddesi'nin kenarında, Marmara surlarının dibinde Ahırkapı Feneri'ni görürsünüz. Buradaki fenerin hikayesi rotadaki diğer fenerlerin çoğundan yaklaşık bir asır eskidir. 1755'te Kumkapı açıklarında bir kalyonun kötü havada karaya oturmasının ardından III. Osman, surun üzerinde her gece kandil yakılacak bir fener yapılmasını emretti. Bugünkü taş kule, Kırım Savaşı'nın ardından Sultan Abdülmecid döneminde, 1857'de yapıldı; İngilizce Vikipedi yapımında Fransız mühendislerin çalıştığını yazar.
Kulenin biçimine dikkat edin. Kare bir kaide üzerinde yükselen silindirik gövdenin balkonu bir minare şerefesini andırır. Kule 26 metre yüksekliğindedir, ışığı denizden 36 metrede yanar ve 16 deniz mili uzaktan görülür. Beyaz gövdeyi saran tek siyah şerit, feneri denizden tanımayı kolaylaştıran gündüz işaretidir.
Fenerin denizle ilişkisi 1958'de sahil yolu yapılınca değişti; kule artık doğrudan suyun kıyısında değil. Türkçe Vikipedi, fenerin 1907'den 1995'e kadar Lik ailesinin kadınları tarafından işletildiğini kaydeder; bu, İstanbul fenercilik tarihinin az bilinen insan hikayelerinden biri. Bakımı başlangıçta Bostancı Ocağı'na aitti, bugün Kıyı Emniyeti tarafından yürütülüyor.
Kule ziyarete açık değil; feneri sahil yolunun kıyı tarafından ve surların önünden görün. Önünüzdeki su, Kıyı Emniyeti kayıtlarında Ahırkapı demir bölgesi olarak geçer; açıkta demirli gemileri görmeniz olasıdır. Buradan Sirkeci'ye dönüp Marmaray'la Üsküdar'a geçin.
Kaynak: Vikipedi; Wikipedia; Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü.

Boğaz’ın Ortasında Efsanelerle Çevrili Büyüleyici Bir Durak Kız Kulesi
Marmaray'la Üsküdar'a geçin ve Salacak kıyısına yürüyün. Üsküdar kıyısının yaklaşık 200 metre açığındaki Kız Kulesi, rotadaki yapıların en eskisi, ama fener olarak en az bilineni. Kaynaklar yerindeki ilk yapıyı 1110'da Bizans İmparatoru I. Aleksios'un yaptırdığı, taş duvarla korunan ahşap bir kuleye bağlar. Kule 1509 depreminde yıkılıp yeniden yapıldı, 1721'de yandı; ardından yeniden yapılarak fener olarak kullanıldı. 1763'te daha dayanıklı taşla yenilendi ve bugünkü görünümünü 1832'de II. Mahmud'un yaptırdığı onarımla aldı. Türkçe Vikipedi, kulenin geceleri geçen gemilere yol gösteren feneriyle bu işlevini hiç kaybetmediğini vurgular.
Kulenin son büyük onarımı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2021'de başlatıldı; iki yılı aşan çalışmanın ardından kule Mayıs 2023'te anıt eser olarak yeniden ziyarete açıldı. Tuz kristalleşmesinin zayıflattığı duvarlar paslanmaz çelik gergilerle güçlendirildi. Kulenin Boğaz'ın güney girişinde, kıyıdan açıktaki küçük bir adacıkta durması, onu gündüz uzaktan seçilen bir işaret, gece de ışığıyla bir uyarı noktası yapmıştır.
Kuleye kıyıdan kalkan teknelerle gidilir. Kalkış noktalarını, sefer ve ziyaret saatlerini resmi sitesinden kontrol edin. Kulenin içinde dolaşırken pencerelerden etrafa bakın: bir yanda tarihi yarımada ve Sarayburnu, öbür yanda Üsküdar kıyısı ve Boğaz'ın girişi. Az önce gördüğünüz Ahırkapı ile bu kule, Boğaz'ın Marmara'ya açılan güney ağzını iki yandan işaretler.
Tekneyle gitmeyecekseniz Salacak kıyısından kuleyi izlemek de yeterli. Buradan Marmaray'la Feneryolu'na geçin.
Kaynak: Kız Kulesi resmi sitesi; Vikipedi; Wikipedia.
İstanbul Boğazı’nın ortasında yer alan Kız Kulesi, hem tarihi dokusuyla hem de eşsiz manzarasıyla şehrin en romantik ve mistik noktalarından biri. Şehir efsaneleriyle süslenmiş bu özel yapı, gün batımında ve gece ışıklar altında bambaşka bir atmosfere bürünüyor.
Salacak açıklarında konumlanan Kız Kulesi, İstanbul’un en eski yapılarından biri olup tarih boyunca gözetleme kulesi, deniz feneri ve karantina istasyonu gibi farklı amaçlarla kullanılmıştır. Günümüzde ise restoran ve müze olarak hizmet veren kule, ziyaretçilerine benzersiz bir deneyim sunuyor. Boğaz’ın ortasında yer alması sayesinde panoramik İstanbul manzarasına sahip bu özel mekana, teknelerle kısa bir yolculuk yaparak ulaşabilirsiniz.
Ziyaretiniz sırasında hem kule içindeki tarihî atmosferi keşfedebilir hem de Boğaz’ın üzerinde romantik bir akşam yemeğiyle unutulmaz bir an yaşayabilirsiniz. Kız Kulesi, fotoğraf çekmek, eşsiz manzarayı izlemek ve İstanbul’un mistik havasını hissetmek için mükemmel bir durak.

Fenerbahçe Parkı ve Feneri
Birinci günün son feneri için Marmaray'la Feneryolu'na gidin, oradan yürüyerek ya da kısa bir otobüs yolculuğuyla Fenerbahçe Burnu'ndaki parka geçin. Burnun eski adı Kalamış Burnu'dur. Tarihi belgeler burnun konumunun gemiler için sık sık kazaya yol açtığını anlatır; Kanuni Sultan Süleyman'ın 1562'de burada bir ışık yakılması için ferman çıkardığı kaydedilir. Bugünkü kule 1857'de yapıldı.
Beyaz, silindirik gövde iki balkonludur ve fener odası da beyazdır. Kuleye bitişik tek katlı kagir bekçi evi hala yerindedir; fener ve bekçi evi tescilli kültür varlığı olarak koruma altındadır. Işık, rotadaki öteki fenerler gibi gazyağından asetilene, oradan elektriğe geçti; bugün 12 saniyede bir çift çakar ve 15 deniz mili uzaktan görülür. Her fenerin çakma düzeni farklıdır ve denizciler feneri bu düzenden tanır; alacakaranlıkta beklerseniz ışığın ritmini sayabilirsiniz.
Park herkese açık, ama kuleye girilmez. Feneri parkın içinden ve Marmara'ya bakan kayalık kıyıdan görün. Kulenin gövdesiyle bekçi evinin nasıl birleştiğine, balkonların hizasına dikkat edin; fotoğraf için kıyıdan, kuleyi deniz önünde yakalayabileceğiniz açıları arayın.
Fenerbahçe Parkı Radar'ın Kadıköy sahil rotasında park olarak da anlatılıyor; burada onu İstanbul'un fener zincirinin Anadolu yakasındaki Marmara halkası olarak görün. Günü burada, ışık yanana kadar bekleyerek bitirin; ikinci gün araçla Karadeniz ağzına gideceksiniz.
Kaynak: Wikipedia; Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü.

Rumeli Feneri
İkinci günü araçla ve erken başlayın. Rumeli Feneri, Boğaz'ın Karadeniz'e açıldığı ağızda, Avrupa yakasında, kendi adını verdiği Sarıyer köyünün içinde yükselir. Kırım Savaşı sırasında Fransız ve İngiliz savaş gemilerinin Karadeniz'e güvenle girip çıkabilmesi için yapıldı. Türkçe Vikipedi'ye göre Fransız asıllı Mişel Paşa, karşı kıyıdaki Anadolu Feneri ile birlikte kule kısmını yaptırdı ve fener 15 Mayıs 1856'da işletmeye açıldı. Fransızlara tanınan yüz yıllık işletme imtiyazı 1933'te iptal edildi ve fener Türk yönetimine geçti.
30 metre boyundaki kule üç aşamada yapılmış, iki kademeli sekizgen bir gövdeye sahiptir. Işık deniz seviyesinden 58 metre yükseklikte yanar ve beyaz ışığı 18 deniz mili uzaktan görülür. Lamba gazyağından asetilene, oradan elektriğe geçti; yedeği bütan gazıyla sağlanır.
Rumeli Feneri, Kıyı Emniyeti'nin turizme açtığı fenerler listesinde yer almıyor; bu yüzden kulenin içini değil, çevresini gezmeyi planlayın. Feneri köyün sokaklarından ve kıyıdan görün. Karşıya bakın: Anadolu Feneri düz çizgide yalnızca 2 deniz mili ötede. İki fenerin karşılıklı duruşu, Karadeniz'den Boğaz'a giren gemilere ağzın iki kenarını birlikte gösterme fikrini anlatır.
Buradan Anadolu Feneri'ne karayoluyla geçmek için Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden Anadolu yakasına dolanmanız gerekir. Yola çıkmadan önce güncel trafik durumunu kontrol edin.
Kaynak: Vikipedi; Wikipedia; Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü.

Anadolu Feneri
Anadolu Feneri, Boğaz'ın Karadeniz'le birleştiği kuzey ucunda, Asya yakasında Yum Burnu (kaynaklarda Yon ya da Hrom Burnu) üzerinde durur ve Beykoz'da kendi adını taşıyan köyün kıyısındadır. Burada ilk fener 1830'larda kuruldu. Bugünkü kule, Kırım Savaşı yıllarında Rumeli Feneri ile aynı gün, 15 Mayıs 1856'da işletmeye açıldı. Fransızların işletme imtiyazı 1933'te sona erdi; fener bugün Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından işletiliyor.
Beyaza boyalı silindirik kule, balkonu ve fener odasıyla yaklaşık 20 metre boyundadır; ama kayalık burnun üzerinde durduğu için ışığı denizden yaklaşık 75 metre yükseklikte yanar. Kuleye iki katlı bir bekçi evi bitişiktir. Işık kaynağı öteki fenerler gibi gazyağından asetilene, oradan elektriğe geçti. Türkçe Vikipedi, Anadolu Feneri'ni orijinal halini koruyan nadir fenerlerden biri olarak niteler.
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Anadolu Feneri'ni turizme açtığı fenerler arasında sayar. Yine de ziyaret koşulları değişebildiğinden gitmeden güncel durumu teyit edin. Köy küçük bir balıkçı yerleşimidir; feneri çevresindeki yamaçtan, bir yanda Karadeniz'in açık suyu, öbür yanda Rumeli Feneri görünecek şekilde izleyin. Sabah Rumeli yakasından baktığınız manzarayı şimdi tersinden görürsünüz.
Burnun kayalıklarında rüzgar sert eser; kıyıya inerken dikkatli olun ve çocukları yanınızdan ayırmayın. Buradan Karadeniz kıyısına paralel yollarla Şile'ye doğru yola çıkın; rotanın en uzun sürüşü bu bacaktır.
Kaynak: Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü; Vikipedi; Wikipedia.

Şile Feneri
Rotanın son feneri Şile Feneri, kasabanın yaklaşık bir kilometre kuzeydoğusunda, Şile Burnu'nda, deniz seviyesinden 60 metre yükselen kayalıkların üzerindedir. Sultan Abdülmecid döneminde 1859'da yapıldı ve 1860'ta yakıldı. Türkçe Vikipedi yapıyı Fransız asıllı Mişel Paşa'nın yönettiği Fenerler İdaresi'ne bağlar; yani Yeşilköy'de başlayan zincirin aynı idarenin elinden çıkmış bir halkası.
Sekizgen prizma biçimindeki taş kule 19 metre yüksekliğindedir. Beyaz gövdesi ince siyah yatay şeritlerle çevrilidir ve kuleye tek katlı bir bekçi evi bitişiktir. Işığı 20 deniz mili uzaktan görülür. İlk yıllarda gazla yanan lamba 1968'de elektrikle çalışmaya başladı.
Şile Feneri, Kıyı Emniyeti'nin turizme açılan fenerler listesinde ilk sırada yer alır ve Türkçe Vikipedi bugün müzeye çevrildiğini yazar. Rotadaki fenerler arasında içini görme şansınızın en yüksek olduğu yer burası; güncel ziyaret gün ve saatlerini gitmeden kontrol edin. Ziyaret sırasında kulenin sekizgen planına, taş duvarların kalınlığına ve fener odasına çıkan düzene dikkat edin.
Fenerin çevresinden Şile kıyısına ve Karadeniz'in açık suyuna bakın. Kayalıklarda rüzgar ve dalga güçlüdür; kıyıya inerken dikkatli olun. Işığın yanmasını bekleyecekseniz dönüş yolunu karanlıkta süreceğinizi hesaba katın. Şile ve Ağva'nın kumsalları ile kasabanın kendisi Radar'ın gezi yazılarında ayrıca anlatılıyor; vaktiniz varsa geceyi burada geçirip ertesi gün kasabayı gezebilirsiniz.
Kaynak: Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü; Vikipedi; Wikipedia.
