
Kapalıçarşıdan Kadınlar Pazarına Alışveriş Hattı
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Tarihi yarımadanın çarşıları hala birbirine bağlı bir ağ; birinden çıkıp diğerine girmek mümkün. Bu rota o ağı batıdan doğuya yürüyor ve turistik olandan gündelik olana doğru gidiyor. Beş durak, yaklaşık üç kilometre yürüyüş.
Süre: yarım gün. En iyi zaman: Hafta içi sabah; pazar günleri Kapalıçarşı ve Mısır Çarşısı kapalı. Ulaşım: T1 tramvayı Beyazıt ve Eminönü duraklarını görür, aralar yürüme mesafesinde
Rota Durakları

Kapalıçarşı
Nuruosmaniye Kapısı'ndan girin, ana cadde olan Kalpakçılar Caddesi doğrudan karşınıza çıkar ve yönünüzü kaybetmezsiniz. Kuyumcular bu ana eksende, halıcılar ve antikacılar yan sokaklarda. İç Bedesten çarşının en eski bölümü ve gerçek antika oradadır; kapıları akşam erken kapanır. Pazarlık burada beklenen bir davranış, ilk fiyatın üzerinden konuşulur ama kabalık etmeden. Tuvalet ve çay ocakları sokak aralarında; Kapalıçarşı pazar günleri ve dini bayramlarda kapalıdır.

Sahaflar Çarşısı
Kapalıçarşı'nın Beyazıt tarafındaki kapısından çıkınca hemen sol tarafta küçük bir avlu; buraya girmek için kapıyı aramak gerekiyor. Dükkanlar ikinci el ve sahaf kitap satıyor, bir kısmı akademik yayın, bir kısmı eski dergi ve kartpostal. İstediğinizi sormaktan çekinmeyin, raflar düzenli görünmese de esnaf stokunu biliyor. Fiyatlar sabit değil ama pazarlık Kapalıçarşı'daki kadar geniş değil. Avludaki çınarın altında oturacak yer var, kalabalıktan çıkmak için iyi bir mola.

Tarihi Dokusu ve Baharat Kokularıyla Büyüleyen Mısır Çarşısı
Eminönü'ye inin; çarşı L biçiminde ve iki kapısı var, kalabalık akışı tek yönlü ilerliyor. Baharat, kuruyemiş ve lokum ana ürünler ama gerçek fiyatlar çarşının dışındaki sokaklarda. İçeride tadım vermek yaygın, almadan önce isteyin. Safran ve kırmızı biber gibi ürünlerde kalite farkı büyük; kapalı ambalajlı olanı tercih edin. Çarşının arka sokakları peynirci, şarküteri ve kahvecilerle dolu ve fiyatlar orada belirgin biçimde makul, oraya da girin.
Mısır Çarşısı, İstanbul’un en eski ve en canlı ticaret merkezlerinden biri olup, yüzyıllardır şehrin kültürel ve ticari hayatına yön veren eşsiz bir yapıdır. 17. yüzyılda Osmanlı padişahı IV. Mehmet’in annesi Turhan Sultan tarafından Yeni Cami Külliyesi’ne gelir sağlamak amacıyla inşa ettirilen bu çarşı, adını, Osmanlı döneminde Mısır’dan gelen baharat ve değerli ürünlerin burada satılmasından almıştır. İstanbul’un en önemli kapalı çarşılarından biri olan Mısır Çarşısı, mis gibi baharat kokuları, rengârenk tezgâhları ve tarihi atmosferiyle ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor.
Çarşıda baharatlardan kuruyemişlere, doğal şifalı bitkilerden lokum ve şekerlemelere, kahveden egzotik hediyelik eşyalara kadar pek çok ürün bulunur. Osmanlı’dan günümüze kadar süregelen ticaret geleneğini yaşatan bu tarihi yapı, yüzyıllardır tüccarların, esnafın ve alışveriş meraklılarının buluşma noktası olmuştur. Dar taş sokakları, kemerli geçitleri ve mistik havasıyla Mısır Çarşısı, ziyaretçilerine adeta zamanda bir yolculuk yaşatır.
İstanbul’un en hareketli noktalarından biri olan Eminönü’nde yer alan Mısır Çarşısı, hem yerli hem de yabancı turistlerin uğrak noktasıdır. Çarşının içinde dolaşırken, Osmanlı döneminin ticaret ruhunu hissedebilir, geleneksel Türk tatlarını deneyebilir ve tarihle iç içe keyifli bir alışveriş deneyimi yaşayabilirsiniz. Günümüzde hâlâ İstanbul’un en popüler çarşılarından biri olarak önemini koruyan Mısır Çarşısı, tarih, kültür ve alışverişin iç içe geçtiği eşsiz bir atmosfer sunmaya devam ediyor.

Osmanlı sadrazamı Rüstem Paşa tarafından yaptırılan bu cami, özellikle zengin İznik çinileriyle tanınır. Mimar Sinan’ın zarif eseri olan cami, Eminönü’nde merkezi bir konumda yer almaktadır.
Mısır Çarşısı'nın arkasındaki dükkanların arasından yukarı çıkan dar merdiveni bulun; tabela küçük, esnafa sormak en hızlısı. Çarşı gürültüsünden bir anda sessizliğe çıkmak bu rotanın en keskin geçişi. İçerideki İznik çinileri duvarın tamamını kaplıyor; mihrap çevresindeki panolarda lale ve karanfil desenlerini yakından inceleyin. Küçük bir cami, kalabalık olmuyor. Namaz vakitlerinde ziyaret duruyor, ayakkabı çıkarılıyor ve kadınlar için başörtüsü isteniyor.
Rüstem Paşa Camii, İstanbul’un Eminönü semtinde, Tahtakale bölgesinde yer alan ve Osmanlı mimarisinin en zarif örneklerinden biri olarak kabul edilen bir ibadet yapısıdır. Cami, Osmanlı Sadrazamı Rüstem Paşa tarafından, 1561 yılında yaptırılmıştır. Mimarisi, Osmanlı’nın en ünlü mimarı Mimar Sinan’a aittir. Yapı, hem mimari düzeni hem de süsleme zenginliği açısından büyük öneme sahiptir.
Cami, bulunduğu yer itibariyle çevresindeki ticaret yapılarının üzerine kurulmuştur. Alt kısmında dükkânlar yer almakta, cami bu yapıların üzerine yükseltilmiş bir platformda inşa edilmiştir. Caminin bu konumlandırılması, dar bir alanda görkemli bir yapı inşa etme konusunda Mimar Sinan’ın ustalığını göstermektedir.
Rüstem Paşa Camii’nin en dikkat çeken özelliği, iç ve dış cephelerinde kullanılan zengin İznik çini süslemeleridir. Caminin iç mekânı, 16. yüzyıla ait bitkisel motiflerle bezenmiş binlerce el yapımı çini ile kaplıdır. Lale, karanfil, sümbül gibi motiflerin yoğunlukla yer aldığı bu çiniler, sanat tarihçileri tarafından Osmanlı çini sanatının en nadide örnekleri arasında gösterilmektedir.
Caminin merkezi kubbesi dört fil ayağı üzerinde yükselmekte olup, mekânı çevreleyen yarım kubbelerle desteklenmiştir. Kubbe, içeriyi ferahlatan geniş pencerelerle aydınlatılmıştır. Mihrabı, minberi ve kürsüsü zarif taş işçiliğiyle dikkat çeker. Caminin tek minaresi bulunmaktadır ve klasik Osmanlı mimari üslubunu yansıtır.
Rüstem Paşa Camii, sadece bir ibadet alanı değil, aynı zamanda Osmanlı sanat ve mimarisinin estetik boyutunun en güzel örneklerinden biridir. Cami, yoğun ticaret alanı olan Eminönü’nde yer aldığı için gün boyunca hem ibadet edenler hem de sanat meraklıları tarafından ziyaret edilmektedir. Günümüzde hâlâ aktif olarak kullanılan cami, ziyaretçilerine hem manevi bir huzur hem de görsel bir şölen sunmaktadır.

Kadınlar Pazarı (Fatih İtfaiye) Esnaf Lokantaları
Fatih tarafına geçin; burası turistik değil, şehirde yaşayanların alışveriş yaptığı bir meydan. Siirt ve Güneydoğu kökenli esnaf ağırlıkta; büryan kebabı, perde pilavı ve bal, ceviz, otlu peynir gibi ürünler burada bulunuyor. Öğle yemeğini burada yiyin, porsiyonlar büyük ve fiyat çarşılara göre çok makul. Kuruyemiş ve baharatta Mısır Çarşısı'yla fiyat karşılaştırması yapmak için iyi bir yer. Meydanın çevresindeki çay ocaklarında oturup günü kapatın.
