
İstiklal Caddesi'nin Pasajları ve Sinemaları
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
İstiklal Caddesi'nde yürürken çoğu zaman vitrinlere bakarız; bu rota ise başınızı kaldırıp cephelere, pasajların tavanlarına ve eski sinema salonlarının hikayesine bakmanızı istiyor. Osmanlı döneminde Cadde-i Kebir, Fransızca Grande Rue de Péra diye anılan cadde, Cumhuriyet'in ilanından sonra İstiklal adını aldı ve Taksim'den Tünel'e yaklaşık 1,4 kilometre uzanır. Bugün gördüğünüz yapıların önemli bir kısmı 19. yüzyılın son çeyreğinin ürünüdür. 5 Haziran 1870'te çıkan büyük Beyoğlu yangını caddenin bir bölümünü yok etti; açılan arsalarda kagir apartmanlar, hanlar ve iki caddeyi birbirine bağlayan pasajlar yükseldi.
Bu yürüyüşün ortak ipi pasaj ile sinema salonudur. Pasajlar, iki caddeyi birbirine bağlayan, üstü çoğu zaman camla örtülü, dükkanlarla dolu geçitlerdi ve 19. yüzyıl sonunun Beyoğlu'sunda alışverişi sokaktan içeriye taşıdı. Sinema salonları ise 20. yüzyılda caddenin gece hayatının merkezindeydi; Atlas Sineması 1948'de 1860 kişilik salonuyla açıldığında Beyoğlu'nun en büyük sinemalarından biriydi. Bu rotada ikisinin de ayakta kalan ve dönüşmüş örneklerini göreceksiniz.
Rota Taksim tarafından başlar ve Tünel'e doğru iner. İlk durakta caddenin genel dokusunu ve 1894 tarihli Rumeli Han'ı görürsünüz. Ardından Cercle d'Orient binasındaki Emek'e ve hemen yanındaki Atlas Pasajı'na, yani İstiklal'in sinema çağına geçersiniz. Atlas'taki İstanbul Sinema Müzesi rotanın en uzun durağıdır. Galatasaray'a yaklaşınca Çiçek Pasajı ile Avrupa Pasajı arka arkaya gelir; ikisi de 1870'lerde, yangın alanında yükselmiş ve Balık Pazarı ile birbirine bağlanır. Hazzopulo Pasajı'nın avlusu 1871'den kalma bir iç dünyayı gösterir. Yürüyüş, İstanbul'un ilk Art Nouveau yapısı sayılan ve İBB tarafından restore edilen Botter Apartmanı'nda biter.
Yürüme mesafesi toplamda iki kilometreyi bulmaz, yol Tünel'e doğru hafif bir iniştir. Asıl zaman müzede ve pasajların içinde geçer. Bazı yapılar restorasyonda ya da yalnızca etkinlik zamanlarında açıktır. Rumeli Han'ın içine girmeyi beklemeyin, cephesine bakın. Emek Sahnesi'ne yalnızca etkinlik biletiyle girilir. Hazzopulo Pasajı'nın alt katları canlıdır, üst katları bakım bekler. İstanbul Sinema Müzesi ve Casa Botter'in güncel gün ve saatlerini gitmeden resmi sitelerinden kontrol edin.
Pasajlar dar ve kalabalık olabilir. Fotoğraf çekerken dükkanların önünü kapatmayın ve esnafın izni olmadan vitrinleri çekmeyin. Hafta içi sabah saatleri hem ışık hem de sakinlik açısından en iyi zamandır.
Süre: 4-5 saat. En iyi zaman: Salıdan pazara, sabah ya da öğleye doğru başlayın; Casa Botter pazartesi kapalıdır ve cadde akşama doğru çok kalabalıklaşır.. Ulaşım: M2 metrosuyla Taksim'e gelip İstiklal'in başından yürümeye başlayın; rota Tünel'de biter, oradan F2 füniküleriyle Karaköy'e inebilir ya da T2 nostaljik tramvayla Taksim'e dönebilirsiniz.
Kaynaklar
- AKM İstanbul, İstanbul Sinema Müzesi (Atlas Sineması), https://akmistanbul.gov.tr/tr/istanbul-sinema-muzesi-atlas-sinemasi
- İBB Atatürk Kitaplığı, Casa Botter, https://ataturkkitapligi.ibb.gov.tr/tr/Kitaplik/Muzelerimiz/Casa-Botter-/28
- Kültür Envanteri, Cercle d'Orient (Grand Pera), https://kulturenvanteri.com/yer/cercle-dorient/
- Kültür Envanteri, Rumeli Pasajı, https://kulturenvanteri.com/yer/rumeli-pasaji/
- Kültür Envanteri, Hacopulo Pasajı, https://kulturenvanteri.com/en/yer/hacopulo-pasaji/
- Smart Beyoğlu, Rumeli Han, https://smartbeyoglu.com/rehber/rumeli-han-26263.html
- TRT Haber, İstiklal Caddesi'nin gizli tüneli Rumeli Han geçidi, https://www.trthaber.com/foto-galeri/istiklal-caddesinin-gizli-tuneli-rumeli-han-gecidi/63165.html
- Grand Pera, Köklü Geçmişiyle Emek Sahnesi, https://www.grandpera.com/tr/sayfa/emek-sahnesi.html
- Atlas 1948, Atlas Sineması resmi sitesi, https://www.atlas1948.com/
- Bellek Mekanları, Çiçek Pasajı, https://www.bellekmekanlari.org/mekan/cicek-arcade-cicek-pasaji-a-historic-passage-on-istiklal-avenue/
- Vikipedi, İstiklal Caddesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/İstiklal_Caddesi
- Vikipedi, Emek Sineması, https://tr.wikipedia.org/wiki/Emek_Sineması
- Vikipedi, Atlas Pasajı, https://tr.wikipedia.org/wiki/Atlas_Pasajı
- Wikipedia, Çiçek Pasajı, https://en.wikipedia.org/wiki/Çiçek_Pasajı
- Vikipedi, Avrupa Pasajı, https://tr.wikipedia.org/wiki/Avrupa_Pasajı
- Wikipedia, Avrupa Pasajı, https://en.wikipedia.org/wiki/Avrupa_Pasajı
- Vikipedi, Hazzopulo Pasajı, https://tr.wikipedia.org/wiki/Hazzopulo_Pasajı
- Vikipedi, Botter Apartmanı, https://tr.wikipedia.org/wiki/Botter_Apartmanı
Rota Durakları

İstiklal Caddesi
Rotaya Taksim tarafından, İstiklal Caddesi'nin başından girin ve ilk birkaç yüz metrede yalnızca üst katlara bakarak yürüyün. Zemin katların vitrinleri değişse de yukarıda 19. yüzyıl sonunun kagir cepheleri, cumbaları ve pencere süslemeleri durur. Caddenin bu görünümü, Tanzimat sonrasında ve özellikle Sultan Abdülaziz döneminde hızlanan dönüşümün ürünüdür.
Ağa Camii'ne geldiğinizde durun; caminin hemen yanındaki büyük yapı Rumeli Han'dır. Sultan II. Abdülhamid'in başmabeyincisi Sarıcazade Ragıp Paşa'nın yaptırdığı han 1894'te açıldı; açılış yılı İstiklal tarafındaki girişin üzerinde Roma rakamlarıyla yazılıdır. Mimarı kesin olarak bilinmez, Ragıp Paşa'nın öteki yapılarını inşa eden August Jasmund ya da Konstantinos Pappas'ın elinden çıktığı düşünülür. Genel çizgisi neoklasiktir, ama caddeye bakan ana kapı eklektik üsluptadır ve barok ile ampir süslemeler burada yoğunlaşır. Ragıp Paşa'nın yaptırdığı üç hana, imparatorluğun uzandığı kıtaları anarak Rumeli, Anadolu ve Afrika adları verildi.
Han açıldığı yıllarda kumaşçılara, bisiklet satıcılarına ve halıcılara ev sahipliği yaptı. 1990'lardan sonra tiyatro ve konser salonları, sanatçı atölyeleri buraya taşındı, yapı 2012'de kapandı. Restorasyon çalışmaları sırasında binanın altında, anlatılana göre komşu hanlara bağlanan bir geçit ortaya çıktı ve bu geçit 1978'den beri tescilli bir anıt olarak korunuyor. Son bilgilere göre restorasyon sürdüğü için içeri girmeyi beklemeyin; ana kapının süslemelerine ve cephenin bütününe caddenin karşı kaldırımından bakın, sonra Galatasaray yönüne yürümeye devam edin.
Kaynak: Smart Beyoğlu; Kültür Envanteri; TRT Haber; Vikipedi (İstiklal Caddesi).
Emek Sahnesi (Emek Sineması)
~20 dk buradaBirkaç dakika sonra caddenin en geniş cepheli yapılarından birinin önüne gelirsiniz. Kültür Envanteri'ne göre Alexandre Vallaury'nin Abraham Paşa için konut olarak tasarladığı bu yapı 1883'te açıldı ve kısa süre sonra imparatorluğun ilk sosyal kulüplerinden Cercle d'Orient'e ev sahipliği yaptı. İnşa edildiği dönemde İstiklal'in en geniş cepheli binasıydı.
Binanın Yeşilçam Sokağı tarafındaki salonu, sinemaya dönüşmeden önce jimnastik salonu, sirk ve paten sahnesi olarak kullanıldı. 1924'ün sonunda Melek Sineması adıyla açılan salon, adını perdenin iki yanında duran Art Nouveau melek heykellerinden aldı; bugünkü işletmeci ise adı girişteki Melek Apartmanı'na bağlar. Yaldızlı tavanları ve barok ile rokoko süslemeleriyle salon yaklaşık 875 kişiliktir. Sinema sonraki on yıllarda Emek adıyla Yeşilçam Sokağı'nın sinema salonlarından biri olarak tanındı.
Sinema 2009'da kapandı. Yapı 2013'te yıkılıp yeniden inşa edildi ve salon Mayıs 2016'da binanın beşinci katında Emek Sahnesi adıyla açıldı. Yeni salonda eski salonun barok ve rokoko süsleme öğeleri korunarak kullanıldı; oturma düzeni ise yatay değil dikey kurgulanmış, yaklaşık 500 kişi alır. Bugün film gösterimlerinin yanı sıra konser, tiyatro ve gala gibi etkinliklere ev sahipliği yapar.
Salona yalnızca etkinlik biletiyle girebilirsiniz; bir gösterime denk gelmek istiyorsanız programa önceden bakın. Etkinlik yoksa cadde cephesini karşı kaldırımdan izleyip Yeşilçam Sokağı'nın ağzına kadar yürüyün, bir sonraki durak Atlas Pasajı birkaç adım ötededir.
Kaynak: Kültür Envanteri; Grand Pera Emek Sahnesi; Vikipedi (Emek Sineması).

Atlas Pasajı ve İstanbul Sinema Müzesi
Atlas Pasajı, bir konağın sinemaya, sinemanın müzeye dönüşmesinin hikayesidir. Yapı 1870'lerde, Sultan Abdülaziz'in yakını ve saray sarrafı Agop Köçeyan için kışlık konak olarak inşa edildi; kaynaklar tarih olarak 1870 ya da 1877'yi verir. AKM'nin aktardığına göre neoklasik etkiler taşıyan yapı 1918-1922 arasında İngiliz işgal kuvvetlerince mahkeme olarak kullanıldı, ardından PTT Genel Müdürlüğü'ne geçti ve 1932'de eğlence mekanına dönüştürüldü. 1948'de açılan Atlas Sineması, 1860 kişilik kapasitesiyle dönemin Beyoğlu'sunun en büyük sinemalarından biriydi.
Yapı 1992'de Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devredildi, 2019'da kapsamlı bir restorasyona girdi ve İstanbul Sinema Müzesi 2021'de açıldı. Müze üç kattan oluşur ve tek biletle gezilir. İlk iki kat kalıcı sergiye, üçüncü kat geçici sergilere ayrılmıştır. Yeşilçam oyuncularının balmumu figürleri, ünlü yönetmenlerden kalan eşyalar, film afişleri ve dijital hafıza havuzu adı verilen etkileşimli bir bölüm sizi bekler. Restore edilen konak bölümünde tavan ve duvar resimlerine de bakın; kaynaklar bu süslemeleri Fransız ressam Hippolyte Berteaux'ya bağlar.
Atlas Sineması yeniden film gösteriyor ve programında klasiklerle yeni filmler yan yana yer alıyor. Müzeden sonra bir seansa girmek, rotanın sinema bölümünü salonda bitirmenin en güzel yolu olur. Pasajın cadde tarafındaki bölümü ise hala dükkanlarla dolu bir geçittir. Müzenin ve sinemanın güncel gün, saat ve bilet bilgilerini gitmeden resmi sitelerinden kontrol edin.
Kaynak: AKM İstanbul; Atlas 1948 resmi sitesi; Vikipedi (Atlas Pasajı).

Çiçek Pasajı ve Nevizade
Galatasaray'a doğru yürüyüp Sahne Sokağı'nın köşesine geldiğinizde karşınıza çıkan üç katlı cephe, ilk adıyla Cité de Péra, bugünkü adıyla Çiçek Pasajı'dır. 1870 yangınında ağır hasar gören Naum Tiyatrosu'nun arsasını satın alan Rum banker Hristaki Zografos Efendi, yapıyı mimar Kleanthis Zannos'a tasarlattı. 1876'da açılan yapı, arkad bölümündeki 24 dükkan ile üst katlardaki dairelerden oluşan bir kompleksti ve ilk yıllarında Hristaki Pasajı diye de anıldı.
Çiçek adı, pasajda çiçek satıcılarının açtığı dükkanlardan gelir. Kaynaklar bunu farklı dönemlere bağlar; kimi 1917 devriminden sonra İstanbul'a gelen Rus göçmen kadınları, kimi 1908'de pasajın sahibi olan Sadrazam Küçük Said Paşa dönemini anar. 20. yüzyıl boyunca pasaj yazarların ve sanatçıların buluştuğu bir yer olarak anıldı.
Yapının kaderini 10 Mayıs 1978 gecesi değiştiren şey ani bir çöküştür. Bakımsız kalan bina o gece çöktü ve on yıl boyunca bu halde bekledi. 1988'de yeniden yapılarak açıldı, 2005'te bir kez daha yenilendi. Bugünkü pasaj betonarmedir; üç katlı arkadın ortasındaki avlunun üstü cam bir çatı ve cam bir kubbeyle örtülüdür.
Bu durakta asıl bakılacak şey cephedir. Heykel süslemelerine, karyatidlere ve girişin üstündeki Roma rakamlı, çalışmayan saate dikkat edin. Ardından cam örtülü avlunun altından geçip yan kapıdan Balık Pazarı'na çıkın; Avrupa Pasajı'nın girişi birkaç adım ötededir.
Kaynak: Bellek Mekanları; Vikipedi (Çiçek Pasajı).

Avrupa Pasajı (Aynalı Pasaj)
Balık Pazarı'nın içinden birkaç adım sonra, Sahne Sokağı ile Meşrutiyet Caddesi'ni birbirine bağlayan Avrupa Pasajı'na girersiniz. Burası da 1870 yangınında yanan yapıların arsasına kuruldu; kaynaklar yangından önce bu alanda Jardin des Fleurs otelinin bulunduğunu yazar. Ermeni tüccar Onnik Düz'ün yaptırdığı, mimar Domenico Pulgher'in tasarladığı pasaj 1874'te tamamlandı.
Pasaj yaklaşık 56 metre uzunluğunda, üç katlı ve 22 dükkanlı neoklasik bir geçittir. Cephede Malta'dan getirilen taş, zeminde İtalya'dan getirilen Trieste taşı kullanıldı. Başınızı kaldırın; üst iç cephelerde büyük kadın heykelleri durur ve tavanın bir bölümü camla örtülüdür. Kaynaklar bu heykelleri farklı yorumlar, kimi zanaatları temsil ettiklerini, kimi Yunan mitolojisinden figürler olduğunu yazar. İlk yıllarda pasaj ünlü aynalarının önüne konan gaz lambalarıyla aydınlatılırdı ve bu yüzden Aynalı Pasaj diye de anılır.
Açıldığı yıllarda burada kunduracı, berberler, terziler, bakkal, tuhafiye, sabuncular ve halıcı vardı; zamanla saatçiler, piyano yapımcıları ve moda evleri eklendi. Pasaj 1929'da devlete geçti, 1936'da Emlak ve Eytam Bankası'na satıldı. Bugün dükkanlarda kartpostal, seramik ve hediyelik eşya, halı ve antika satılır.
Neoklasik düzeni en iyi, pasajın ortasında durup iki ucu birlikte görerek okursunuz. Fotoğraf çekerken dükkanların önünü kapatmayın. Meşrutiyet Caddesi tarafındaki çıkıştan sola dönüp Tünel yönünde yürürseniz Hazzopulo Pasajı'nın arka girişine varırsınız.
Kaynak: Vikipedi (Avrupa Pasajı; tr ve en).

Hazzopulo Pasajı
Hazzopulo Pasajı, Meşrutiyet Caddesi ile İstiklal Caddesi'ni birbirine bağlayan, içine girince caddenin gürültüsünün birden kesildiği bir avludur. Rum tüccar Hacopulo'nun yaptırdığı pasaj 15 Nisan 1871'de açıldı; kaynaklar kurucu olarak aileden farklı isimler verir. Danışman Geçidi ya da Han Geçidi adlarıyla da anılır.
Neoklasik tarzda kagir bir yapıdır. Kısmen iki, kısmen dört katlı binalar bir avlunun çevresinde toplanır. İstiklal tarafındaki giriş dar bir koridordur ve altı çapraz tonozla örtülüdür, Meşrutiyet tarafında ise üç tonoz vardır. Ayağınızın altındaki taşlara bakın; zemin, eski adı Podima olan Yalıköy'den getirilen taşlarla döşenmiştir.
Pasajın tarihindeki en ilginç ayrıntı basınla ilgilidir. Burada Ahmet Mithat Efendi'nin matbaası çalışıyordu ve Namık Kemal İbret gazetesini bu matbaada çıkardı. Pasajda berberler, terziler ve halıcılar vardı; bir dönem Jön Türklerin buluşma yerlerinden biri oldu.
Bugün alt katlar çay ocakları ve küçük dükkanlarla canlıdır. Kaynaklar üst katların uzun süredir bakımsız olduğunu, mülkiyet sorunları nedeniyle pasajın restorasyon beklediğini yazar. Masalar avluyu doldurduğunda yolu kapatmamaya dikkat edin, burası hala iki cadde arasında kullanılan bir geçittir. Avluda bir çay içip yukarıdaki pencere düzenine ve katların oranına bakmak, İstiklal'in vitrinlerinin arkasında kalmış 19. yüzyılı görmenin en kolay yoludur. Buradan İstiklal tarafındaki dar koridordan caddeye çıkın ve Tünel yönünde yürümeye devam edin.
Kaynak: Kültür Envanteri; Vikipedi (Hazzopulo Pasajı).

Botter Apartmanı (Casa Botter)
Rotanın son durağı, İstiklal Caddesi 235 numaradaki Botter Apartmanı, İstanbul'un ilk Art Nouveau yapısı olarak bilinir. İtalyan mimar Raimondo D'Aronco'nun 1900-1901'de tasarladığı bina, II. Abdülhamid döneminde sarayın resmi terzisi ve moda tasarımcısı olan Hollandalı Jean Botter için yapıldı. İBB'nin sayfasına göre Osmanlı'da moda evi olarak kullanılan ilk yapıdır; Botter'in atölyesi Birinci Dünya Savaşı sonrasına kadar saray mensuplarına ve Osmanlı seçkinlerine giysi hazırladı. Zemin katta butik, birinci katta atölye ve depo, üst katlarda daireler bulunuyordu.
Cepheye karşı kaldırımdan bakın. Kıvrımlı çizgiler, bitkisel motifler, çiçek bordürleri ve çiçeklerle süslenmiş insan başı madalyonları D'Aronco'nun dilini tanıtır; Vikipedi batı cephesindeki dalgalı saçlı, gülümseyen kadın başı kabartmalarını Demeter olarak yorumlar. Yapı çelik iskeletin kullanıldığı ilk apartmanlardandır ve Pera Palas'tan sonra asansörü olan ikinci bina olduğu aktarılır.
Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı işlerini bozunca Botter ailesi yapıyı 1917'de satıp Paris'e taşındı. Bina uzun yıllar sonra İBB'nin miras ekiplerince restore edildi ve Nisan 2023'te Casa Botter Sanat ve Tasarım Merkezi olarak yeniden açıldı. Zemin kattaki salonlarda değişen sergiler düzenlenir. İBB'nin sayfasına göre merkez pazartesi kapalıdır; güncel sergiyi ve saatleri gitmeden kontrol edin.
Buradan Tünel meydanına yürümek birkaç dakika sürer. Dönüşte F2 füniküleriyle Karaköy'e inebilir ya da T2 nostaljik tramvayla caddenin başına dönebilirsiniz.
Kaynak: İBB Atatürk Kitaplığı, Casa Botter sayfası; Vikipedi (Botter Apartmanı).
