Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye
Batı Kıyısında Deniz Köşkünden Sinan'ın Köprüsüne
Kültürel6 Durak

Batı Kıyısında Deniz Köşkünden Sinan'ın Köprüsüne

Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

İstanbul'un batı kıyısı, şehri Trakya'ya ve Rumeli'ye bağlayan eski yolun üzerinde uzanır. Roma döneminde Via Egnatia olarak bilinen bu yol, Küçükçekmece ve Büyükçekmece'de göllerin denize açıldığı iki dar geçitten geçiyordu. TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre her iki geçitte de Roma ve Bizans dönemlerinden beri köprüler vardı, Fatih Sultan Mehmed fetihten hemen sonra ikisini de onarttı ve Osmanlı döneminde Rumeli'ye yapılan seferlerin çoğunda bu yol kullanıldı. 16. yüzyılda buraya bugün de ayakta olan taş köprüler yapıldı. Aynı kıyı 20. yüzyılda bambaşka bir hikayeye sahne oldu: şehrin ilk havaalanı 1912'de Yeşilköy'de açıldı, 1935'te ise Florya'da denizin üstüne Atatürk için bir köşk kuruldu.

Bu rota iki hikayeyi aynı günde birleştiriyor. Yeşilköy'deki 1856 yapımı fenerden başlayıp havacılık müzesine, oradan Florya Atatürk Deniz Köşkü'ne, Küçükçekmece Gölü'nün denize açıldığı yerdeki köprüye, sonra Mimar Sinan'ın imzasını taşıyan Büyükçekmece köprüsüne ve köprübaşındaki kervansaraya gidiyor. Yani günün ilk yarısı Cumhuriyet'in ve havacılığın, ikinci yarısı Osmanlı'nın yol ve köprü mühendisliğinin izinde geçiyor. Küçükçekmece'de köprü kadar gölün kendisine de bakın: kıyı boyunca taşınan kum ve çakılın denizden ayırdığı bu lagünün kuzeybatı kıyısında, arkeologların kaynaklarda adı geçen Bathonea kentine ait olabileceğini düşündüğü kalıntılar bulundu.

Rotanın ilk yarısı toplu taşımayla da yapılabilir; Marmaray'ın Yeşilköy ve Florya istasyonları ilk durakların yakınında, Küçükçekmece'de de bir Marmaray istasyonu var. Büyükçekmece bacağı ise uzun olduğu için araç gerektirir; bu yüzden rota araçla, batıya doğru tek yönde gezilecek biçimde kuruldu. Kıyı yolu ile ana yol arasında gidip gelirken trafiğe takılmamak için sabah erken başlayın ve öğle molasını Küçükçekmece'de verin.

Birkaç uyarı var. İstanbul Hava Kuvvetleri Müzesi askeri bir havaalanının bitişiğinde; ziyaret gün ve saatlerini, giriş koşullarını gitmeden kontrol edin. Florya Atatürk Deniz Köşkü'nün müze olarak ziyarete açık olup olmadığını da önceden teyit edin; açık değilse köşkü kıyıdan, iskelesiyle birlikte görmek mümkün. Yeşilköy Feneri çalışan bir seyir yapısıdır, dışarıdan görülür. Küçükçekmece Köprüsü'nün mimarı konusunda kaynaklar temkinlidir, bunu durak metninde anlatıyoruz. Büyükçekmece'de köprüyü yürüyerek geçmek, gözlerin ritmini görmenin en iyi yolu; günün son ışığında gelirseniz taş köprü fotoğraf için en iyi haline bürünür.

Süre: tam gün. En iyi zaman: Açık bir ilkbahar ya da sonbahar günü, sabah erken çıkıp günü Büyükçekmece köprüsünde akşamüstü ışığında bitirmek en iyisidir.. Ulaşım: Rota araçla, batıya doğru tek yönde gezilecek biçimde kuruldu; ilk üç durak için Marmaray'ın Yeşilköy ve Florya istasyonları da kullanılabilir, ama Büyükçekmece bacağı için araç gerekir.

Kaynaklar

Bakırköy, İstanbul
Kültürel
6 Durak
Mekanlarda ~5 sa
Yol ~24,7 km · 1 sa 39 dk
Toplam ~6 sa 39 dk
24 Eylül 2026

Rota Durakları

1
Yeşilköy Feneri

Yeşilköy Feneri

~30 dk burada

Yeşilköy Feneri, Marmara'dan gelip İstanbul Boğazı'na yönelen gemilerin karşılaştığı tarihi fenerdir; Vikipedi'ye göre gemiler Boğaz'a giriş rotalarını onunla belirler. Fener, 1856'da Fransız asıllı Mişel Paşa tarafından taş bir kule olarak yapıldı. Yeşilköy'ün 1926'ya kadarki adı Ayastefanos olduğu için fener de önce bu adla anıldı, sonra semtin yeni adını aldı. 23 metre yüksekliğindeki kulenin yanında bir de lojman bulunuyor ve yapı 1945-1988 arasında üç kez restore edildi. Yeşilköy maddesi, Kırım Savaşı sırasında buraya yerleşen Fransızların İstanbul'un üç fenerinden birini burada yaptığını da kaydeder.

Fener Yeşilköy Burnu'nda duruyor ve çalışan bir seyir yapısı olduğu için onu dışarıdan, kıyı boyunca yürüyerek görürsünüz. Burada biraz zaman ayırın, çünkü Yeşilköy'ün kendisi de bir durak değerinde. Semt 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başında İstanbul'un varlıklı ailelerinin sevdiği bir sahil ve dinlenme yeriydi ve o dönemden kalma dikkat çekici ahşap art nouveau evleri hala görülebiliyor. 1878'de Osmanlı-Rus Savaşı'nın sonuçlarını kayda geçiren Ayastefanos Antlaşması da burada imzalandı. Yeşilköy adının semte Halit Ziya Uşaklıgil'in önerisiyle verildiği rivayet edilir.

Yeşilköy'ün marinası, yaz aylarında Adalar'a ulaşım sağlayan iskelesi ve kumlu plajları var. Sahilde kısa bir yürüyüş yapıp feneri farklı açılardan görün, sonra havacılık müzesine geçin; ikisi birbirine çok yakın.

Kaynak: Vikipedi.

Bakırköy'ün Yeşilköy semtinde, Yeşilköy Burnu'nda duran tarihi deniz feneri. Marmara'dan gelip İstanbul Boğazı'na yönelen gemilerin karşılaştığı fenerlerden; gemiler Boğaz'a giriş rotalarını onunla belirler. 1856'da Fransız asıllı Mişel Paşa tarafından taş kule olarak yapıldı ve semtin eski adına uygun olarak önce Ayastefanos Feneri diye anıldı. 23 metre yüksekliğindeki kulenin yanında bir lojman bulunur; yapı 1945-1988 arasında üç kez restore edildi. Çalışan bir seyir yapısı olduğu için dışarıdan, Yeşilköy sahilinden görülür.
2
İstanbul Hava Kuvvetleri Müzesi (Havacılık Müzesi)

İstanbul Hava Kuvvetleri Müzesi (Havacılık Müzesi)

~1 sa 30 dk burada

İstanbul Hava Kuvvetleri Müzesi, Yeşilköy'de askeri havaalanının bitişiğinde yer alır. Yer seçimi anlamlı: şehrin ilk havaalanı 1912'de Yeşilköy Hava Meydanı adıyla burada açılmıştı ve müzenin tarihçesinde Yeşilköy, ilk hava biriminin kurulduğu yer olarak anılır. Türkiye'nin ilk hava müzesi 15 Mayıs 1971'de İzmir Cumaovası'nda açılmış, yeri elverişsiz bulununca Yeşilköy'e taşınmıştı. Buradaki binanın inşaatı 1977'de başladı, 1983'te tamamlandı ve müze 16 Ekim 1985'te ziyarete açıldı.

Müze 65 bin metrekarelik bir alana yayılıyor; bunun 2.365 metrekaresi kapalı, 12 bin metrekaresi açık sergi alanı. Hangarda ve açık alanda Türk Hava Kuvvetleri'nin kullandığı çeşitli uçak ve helikopterler duruyor. Anılar Salonu'nda havacılık tarihine iz bırakmış kişilere ait eşyalar, motor bölümünde pervaneli ve jet uçaklara ait motorlar, Kıyafetler Salonu'nda Osmanlı havacılarından bugüne pilot kıyafetlerinin örnekleri sergileniyor. Açık alanda 1943 ABD yapımı Skytrain nakliye uçağını arayın; Vikipedi'ye göre bu tipten 110 uçak 1946-1998 arasında hava kuvvetlerinin envanterine girmişti. 1970 Almanya yapımı Dornier Do 28 tipi ulaştırma uçağı da Türkiye'de örneği az kalanlardan.

Açık alan geniş olduğu için burada bir buçuk saat kolayca geçer; güneşli günlerde şapka ve su, rüzgarlı günlerde bir rüzgarlık alın. Müze Hava Kuvvetleri'ne ait olduğu ve askeri havaalanının bitişiğinde bulunduğu için ziyaret gün ve saatlerini, giriş koşullarını gitmeden kontrol edin. Çocuklarla geldiyseniz uçakların yanındaki tanıtım levhalarını birlikte okuyun; hangi uçağın hangi yıllarda kullanıldığını karşılaştırmak iyi bir oyuna dönüşür.

Kaynak: Vikipedi.

Yeşilköy'de askeri havaalanının bitişiğinde, Türk Hava Kuvvetleri'nin kullandığı uçak ve helikopterlerin sergilendiği müze. Türkiye'nin ilk hava müzesi 1971'de İzmir Cumaovası'nda açılmış, sonra ilk hava biriminin kurulduğu yer olan Yeşilköy'e taşınmıştır; buradaki müze 16 Ekim 1985'te ziyarete açıldı. 65 bin metrekarelik alanın 2.365 metrekaresi kapalı, 12 bin metrekaresi açık sergi alanıdır. Hangar ve açık alanın yanı sıra Anılar Salonu, motor bölümü, Silahlar Salonu ve Kıyafetler Salonu bulunur. Ziyaret gün ve saatlerini, giriş koşullarını gitmeden kontrol edin.
3
Florya Atatürk Deniz Köşkü

Florya Atatürk Deniz Köşkü

~45 dk burada
Florya sahili, Bakırköy

Florya Atatürk Deniz Köşkü, kıyıdan yaklaşık 70 metre açıkta, deniz tabanına çakılan kazıkların üzerinde durur ve karaya ahşap bir iskele yoluyla bağlanır. Atatürk'ün bölgeye duyduğu ilgi üzerine İstanbul Belediyesi mimar Seyfi Arkan'a proje çizdirdi; köşk 1935'te tamamlanıp 14 Ağustos'ta Atatürk'e armağan edildi. Erken Cumhuriyet mimarisinin simge yapılarından biri sayılır ve İngilizce Vikipedi maddesi onu Bauhaus üslubunda tanımlar. İçinde kabul salonu, yatak odaları, banyo ve kütüphane bulunuyor.

Atatürk köşkü üç yıl boyunca belirli aralıklarla yazlık çalışma ofisi olarak kullandı, özellikle 1936 yılının haziran ve temmuz aylarında burada uzun süre kaldı ve son ziyaretini 28 Mayıs 1938'de yaptı. Dolmabahçe'de kaldığı dönemlerde sık sık motorla köşke geldiği ve halkla birlikte denize girdiği anlatılır. Köşk sonraki yıllarda başka cumhurbaşkanlarının da yazlığı oldu, 6 Eylül 1988'de TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığı'na devredildi ve onarılarak müzeye dönüştürüldü.

Köşkün müze olarak ziyarete açık olup olmadığını ve ziyaret günlerini gitmeden kontrol edin. Açık değilse bile iskelenin ve köşkün denizle kurduğu ilişkiyi kıyıdan görmek mümkün; Seyfi Arkan'ın sade, yatay çizgilerini karşıdan bakınca daha iyi okursunuz. Köşke bahçe olarak kurulan koru bugün Florya Atatürk Kent Ormanı adıyla halka açık bir park; köşkten sonra ağaçların altında kısa bir yürüyüş iyi gelir. Marmaray'ın Florya istasyonu yaklaşık 500 metre uzakta.

Kaynak: Vikipedi; Wikipedia.

1935'te Atatürk için Marmara'nın üstüne kazıklar üzerinde yapılan köşk, Florya sahilinde bir iskeleyle karaya bağlanır. Sade modern mimarisi, dönemin eşyaları ve deniz manzarasıyla 30–45 dakikalık bir ziyaret; Florya sahil parkı ve Yeşilköy yürüyüşüyle birleştirilir.
4
Küçükçekmece Köprüsü

Küçükçekmece Köprüsü

~45 dk burada

Küçükçekmece Gölü aslında bir lagün. Denizden, kıyı boyunca taşınan kum ve çakılın oluşturduğu sığ bir kıyı okuyla ayrılır; doğu ucundaki ayak gölün fazla suyunu Marmara'ya boşaltır, deniz kabardığında ise deniz suyu göle akar. Bu yüzden gölün suyu biraz tuzludur. Vikipedi'ye göre adı, köprü yokken karşıya geçmek için elle çekilen küçük sallardan, yani çekmecelerden gelir.

Köprü bu ayağın üzerinde, İstanbul'u Rumeli'ye bağlayan ana yolun geçtiği yerde. TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre burada Roma döneminde büyük ihtimalle ahşap bir köprü vardı; 6. yüzyılda depremlerden zarar gören köprüyü İmparator Iustinianos taş bir kemer üzerine oturttu. Fatih Sultan Mehmed köprüyü 1455 kışında onarttı. Bugünkü köprünün yapımına Evliya Çelebi'ye göre Kanuni döneminde başlandı ve II. Selim zamanında bitirildi. Mimar konusunda kaynaklar temkinli: köprü Mimar Sinan'ın eser listelerinde geçmez ve Sinan'ın köprülerini inceleyen Orhan Bozkurt onun, Sinan'dan önce başmimar olan Acem Ali'ye ait olabileceğini belirtir. Batılı kaynaklar onu Büyükçekmece'dekine kıyasla Ponte Piccolo, yani küçük köprü diye anar.

Köprü 210 metre uzunluğunda, 7,60 metre genişliğinde ve en geniş kemer açıklığı 10 metre. I. Dünya Savaşı sırasında genişletilip eğimi düzleştirildiği için özgün biçimini büyük ölçüde kaybetti. Yine de köprübaşındaki çeşmeye, çevresine bağlı balıkçı teknelerine ve gölün açıklığına bakmak için durun. Gölün kuzeybatı kıyısında bulunan kalıntıların, arkeologlarca kaynaklarda adı geçen Bathonea kentine ait olabileceği düşünülüyor.

Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi; Vikipedi.

Küçükçekmece Gölü'nün Marmara'ya açıldığı ayağın üzerinde, İstanbul'u Rumeli'ye bağlayan eski yolun geçtiği yerdeki taş köprü. TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre burada Roma döneminden beri köprü vardı; İmparator Iustinianos köprüyü taş kemerle yeniletti, Fatih Sultan Mehmed 1455'te onarttı. Bugünkü köprünün yapımına Kanuni döneminde başlanıp II. Selim zamanında bitirildiği aktarılır; Mimar Sinan'ın eser listelerinde geçmez ve Acem Ali'ye ait olabileceği belirtilir. 210 metre uzunluğunda ve 7,60 metre genişliğindedir. I. Dünya Savaşı sırasında genişletildiği için özgün biçimini büyük ölçüde kaybetmiştir. Batı kaynaklarında Ponte Piccolo diye anılır.
5
Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü (Büyükçekmece)

Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü (Büyükçekmece)

~50 dk burada

Büyükçekmece'deki Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü, TDV İslam Ansiklopedisi'nin ifadesiyle Osmanlı dönemi mühendisliğinin başta gelen anıtlarından. Maddeye göre eski Roma köprüsü bataklığın içinde, daha kuzeyde kalıyordu ve sel taşkınlarından zarar görmüştü. Mimar Sinan kısa bir köprü yapıp iki ucunu kaldırımlarla bağlamak yerine batak arazinin tamamı üzerinde uzanan, daha güneyde, sağlam zemine oturan uzun bir köprü tasarladı. Her ayak için bir kalyon büyüklüğünde kalıp sandıkları hazırlatıp içlerine kazıklar çaktırdı ve bunları erimiş kurşunla birbirine bağlattı.

Yapımına Kanuni'nin emriyle başlandı; padişah Zigetvar seferinde ölünce köprü oğlu II. Selim tarafından tamamlandı ve kitabeler bitiş tarihini 975 (1567-68) olarak verir. Köprü farklı uzunlukta dört bölümün yapay adacıklarla birleştirilmesiyle kurulmuş; toplam uzunluğu yaklaşık 636 metre, genişliği 7 metreyi biraz geçer ve 28 gözü vardır. Belediye bu genişliğin karşılıklı gelen iki kervanın yan yana geçebileceği ölçü olduğunu not eder. Bölümler arasındaki korkuluksuz bağlantı aralıklarının, taşkın sularının köprüye zarar vermeden aşması için bırakıldığı düşünülür.

Yürürken iki şeyi arayın. En geniş kemerin üstünde dinlenme sedirleri var. Bir bölümün başındaki karşılıklı kitabe köşklerinde Arapça ve Türkçe kitabeler duruyor; Türkçe kitabenin yanında okunan amel-i Yusuf b. Abdullah ibaresi, TDV'ye göre Sinan'ın bir eseri üzerindeki bilinen tek imzası. Ana trafik bugün biraz ilerideki modern köprüden geçiyor, tarihi köprü göreli olarak korunmuş durumda.

Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi; Büyükçekmece Belediyesi; Vikipedi.

Büyükçekmece Gölü'nün Marmara'ya açıldığı yerde, eski Rumeli yolunun üzerindeki Mimar Sinan köprüsü. Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle yapımına başlandı, padişahın ölümünden sonra II. Selim tarafından tamamlatıldı; kitabeler bitiş tarihini 975 (1567-68) olarak verir. Dört ayrı bölümün yapay adacıklarla birleştirilmesiyle kurulan köprü yaklaşık 636 metre uzunluğunda, 7 metreyi biraz aşan genişlikte ve 28 gözlüdür. Kitabe köşkünde okunan amel-i Yusuf b. Abdullah ibaresi, TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre Sinan'ın bir eseri üzerindeki bilinen tek imzasıdır. Ana trafik bugün yakındaki modern köprüden geçer.
6
Büyükçekmece Kervansarayı (Kurşunlu Han)

Büyükçekmece Kervansarayı (Kurşunlu Han)

~40 dk burada

Köprünün girişindeki küçük tarihi alanda üç yapı yan yana durur. Kurşunlu Han diye de bilinen Büyükçekmece Kervansarayı, adını kurşunla kaplı çatısından alır. Büyükçekmece Belediyesi'nin tarihi mekanlar sayfasına göre 1566'da yapılan han avlusuz, kapalı tip bir kervansaray; duvarlar bir sıra kesme taş, iki sıra tuğlayla örülmüş. Ortadaki geniş alan hayvanlar ve yükler içindi, duvarlarında ocaklar ve nişler bulunan kenar bölümlerde yolcular dinlenip uyurdu. Vikipedi, aynı yerde daha önce Fatih döneminde bir kervansaray bulunduğunu, bugünkü yapının TDV'ye göre Sinan'ın eser listelerinde geçtiğini ve 1965-1966'da Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarıldığını aktarır. Evliya Çelebi 1659'da Bosna'ya giderken burada konaklamıştı. Han, Rumeli yolu üzerindeki menzil yerlerinden biriydi ve bugün kültürel ve sanatsal etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

Hanın karşısındaki Sokullu Mehmet Paşa Camii'nden bugün minaresi, bir geçit ve alçak bir duvar kalmış. Kanuni'nin sadrazamı Sokullu Mehmed Paşa için 1567 civarında yapılan caminin minaresi, belediyeye ve Vikipedi'ye göre tek parça taştan oyulmuş olmasıyla dikkat çekiyor. Yanı başındaki Sultan Süleyman Çeşmesi de 1566 tarihli; beyaz mermerden, 6 metre yüksekliğinde ve her biri bir çeşme taşıyan, sivri kemerli nişlerle süslü üç kanattan oluşuyor.

Kervansarayın etkinlik programını Büyükçekmece Belediyesi'nin kültür sanat sayfasından kontrol edin. Günü bitirmeden bir kez daha köprünün başına dönüp göle bakın; Rumeli yolundaki kervanlar yüzyıllar boyunca tam bu menzilde konaklıyordu.

Kaynak: Büyükçekmece Belediyesi; Vikipedi.

Büyükçekmece köprüsünün başındaki 16. yüzyıl kervansarayı; çatısı kurşunla kaplı olduğu için Kurşunlu Han diye de bilinir. Belediyeye göre 1566'da yapılan han avlusuz, kapalı tip bir kervansaraydır ve bir sıra kesme taş, iki sıra tuğlayla örülmüştür. Ortadaki geniş alan hayvanlar ve yükler, ocaklı ve nişli kenar bölümler yolcular içindi. Rumeli yolu üzerindeki menzil yerlerinden biriydi; Evliya Çelebi 1659'da burada konakladı. 1965-1966'da Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılan yapı bugün kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapıyor. Karşısında Sokullu Mehmet Paşa Camii'nin minaresi, yanında Sultan Süleyman Çeşmesi durur.

Rota Haritası

Rota Bilgisi
ŞehirBakırköy, İstanbul
TürKültürel
Durak6
Tarih24 Eylül 2026
Radar TürkiyeYazarRadar TürkiyeRotayı Başlat