
Anadolu Yakasında Üsküdardan Yorosa
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Anadolu kıyısı Avrupa yakasından daha sakin ve yeşil; sahil yolu boyunca köy karakterini koruyan semtler sıralanıyor. Rota Üsküdar'da başlayıp Boğaz'ın Karadeniz'e açıldığı yerde bitiyor. Yedi durak, uçtan uca yaklaşık otuz kilometre.
Süre: tam gün. En iyi zaman: Mayıs-ekim; Anadolu Kavağı vapuru kışın seyrek. Ulaşım: Üsküdar'dan kuzeye otobüs; Anadolu Kavağı için Boğaz vapuru daha keyifli
Rota Durakları

Üsküdar Sahili ve Mihrimah Sultan Camii
İskeleden çıkıp meydana bakan camiden başlayın; iskele meydanındaki bu yapı denizden gelenler için kurulmuş bir karşılama. İçeri girip çift revaklı son cemaat yerine bakın, bu düzen az yapıda var. Sonra sahil boyunca güneye yürüyün, yol boyunca çay bahçeleri ve balıkçı tezgahları sıralanıyor. Karşıda Kız Kulesi ve tarihi yarımada silueti aynı karede; sabah ışığında Avrupa yakası aydınlık olduğu için fotoğraf sabah daha iyi çıkıyor.

Kuzguncuk
Sahilden içeri, tek bir ana caddesi olan bu semte girin ve caddeyi baştan sona yürüyün; on dakika sürer ama ağır ağır yapın. Renkli ahşap evler restore edilmiş ve çoğu hala oturuluyor. Caddenin sonundaki bostan şehirdeki en eski sürekli ekilen alanlardan biri, kapısından bakabilirsiniz. Cami, kilise ve sinagogun aynı sokakta yan yana durması semtin bilinen özelliği; yapıları dışarıdan görmek yeterli, hepsi ibadete açık ve ziyaret saatleri farklı. Kahvaltı için hafta içi sabah gidin.

Beylerbeyi Sarayı
Köprünün hemen altında, sahil yolundan girişi var. Gezi rehberli ve güzergah belli; yaklaşık bir saat sürüyor. Havuzlu salonu ve deniz köşklerini görün, hasır zemin detayını sorun. Saray çıkışında bahçedeki manolyaların altında oturup köprüyü ve altından geçen gemileri izleyin. Otoparkı küçük, hafta sonu dolu oluyor; otobüsle gelmek daha rahat. Buradan kuzeye devam etmeden önce sahildeki büfelerden su ve atıştırmalık alın, sonraki durakta seçenek azalıyor.

Küçüksu Kasrı
Göksu deresinin ağzında küçük ve gösterişli bir kasır. İçerisi yarım saatte gezilir; asıl keyif rıhtımda. Deniz tarafındaki mermer merdiven ve saçak işçiliğine yakından bakın, kasrın gösterişi dışarıya dönük. Çevresindeki çayırda piknik yapanlar oluyor, hafta içi neredeyse boş. Buradan Anadolu Hisarı'na sahil boyunca on beş dakika yürüyün; yol düz ve deniz kenarında, arada balık tutan olta sıraları var.

Anadolu Hisarı ve Göksu
Rumeli Hisarı'ndan yaklaşık elli yıl önce yapılmış, daha küçük ve daha sade; iç kalesi ile çevre duvarından ibaret. Yapının içi genelde ziyarete kapalı ama etrafında dolaşıp dere ağzındaki ahşap yalılarla birlikte fotoğraflayabilirsiniz. Göksu deresinin üzerindeki köprüden karşıya geçin, dere boyunca kayık gezintisi yapanlar oluyor. Karşı kıyıdaki Rumeli Hisarı'na bakın; iki hisarın Boğaz'ı kapatma mantığı buradan net görünüyor.

Kanlıca
İskele meydanındaki yoğurtçular bu semtin bilinen durağı; yoğurt pudra şekeriyle veriliyor, şekeri kendiniz ayarlayın. Meydandaki çınarın altına oturup vapur yanaşmalarını izleyin. Küçük bir yer, yarım saat yeter. İskeleden karşıya Emirgan ve Bebek'e vapur var; rotayı burada bitirip Avrupa yakasına geçmek de bir seçenek. Devam edecekseniz Anadolu Kavağı'na otobüs sahil yolundan gidiyor, yaklaşık kırk dakika.

Anadolu Kavağı
Boğaz'ın Karadeniz'e açıldığı son iskele; vapurla gelirseniz yolculuğun kendisi rotanın en güzel kısmı olur. İskeleden çıkıp balıkçı lokantalarının arasından yokuşa sapın ve Yoros Kalesi'ne çıkın; yürüyüş yaklaşık yirmi beş dakika ve dik, ama tepeden iki denizin birleştiği yer görünüyor. Kaleye giriş serbest, kalıntılar korumasız olduğu için kenarlardan uzak durun. İnişte iskeledeki lokantalarda balık yiyin, porsiyon ve fiyatı önce sorun.
