Saltar para o conteúdo principal
Radar Türkiye
Descubra eventos na app
Abrir
Radar Türkiye

Kalyondan Gulete, Bartın'da Ahşap Tekne Yapımcılığı

Radar TürkiyeRadar Türkiye6 Kasım 2026
Ainda sem avaliações

Inicie sessão para gostar e avaliar

Kalyondan Gulete, Bartın'da Ahşap Tekne Yapımcılığı

Bartın'a ırmak kıyısından bakınca kentin neden tekneyle özdeşleştiği ilk bakışta anlaşılır. Karadeniz'e açılan kıyı şeridi, ormanla kaplı yamaçlar ve denize doğru akan bir ırmak, ahşabı ve suyu aynı hikayede buluşturur. Bu yazı, Bartın'ın yazılı kaynaklara yansıyan gemi yapımcılığı geçmişini, bugün hangi köylerde sürdüğünü ve kentte bu mirasın izini nerede sürebileceğinizi anlatıyor. Bilgilerin dayanağı Bartın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı resmi sayfalardır.

Yazılı kaynaklarda kalyon

Bartın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün tekne yapımcılığı sayfasına göre Bartın ve Amasra'da kalyonların yapıldığı iki yazılı kaynakta geçiyor. Bunlardan biri Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nin üçüncü cildi, diğeri Ulus'lu İbrahim Hamdi'nin 1738 tarihli Atlas adlı kitabıdır. Aynı sayfa, Osmanlı Donanması'nın kadırga ve kalyon ihtiyacının Bartın, Amasra, Kurucaşile'deki Tekkeönü ve Kapısuyu tersanelerinde karşılandığını bildiriyor. Yani bu kıyı, yalnızca küçük balıkçı kayıkları üreten bir yer olarak değil, devletin büyük gemi gereksinimine katkı veren bir üretim bölgesi olarak anılıyor.

Burada dikkat edilecek bir nokta var. Kaynaklar hangi yılda kaç geminin yapıldığını ayrıntılı vermiyor. Bu nedenle "şu kadar kalyon çıktı" gibi bir rakam vermek mümkün değil. Elimizdeki sağlam bilgi, iki yazılı eserde kalyon yapımının anıldığı ve dört yerleşimdeki tersanelerin donanma ihtiyacına hizmet ettiğidir. Gezgin için bunun anlamı şudur: Bartın'da denizcilik, sonradan türetilmiş bir turizm hikayesi değil, kayda geçmiş bir üretim geleneğidir.

Gemi türleri ve adları

Müdürlüğün sayfası, bu tersanelerde yapılan gemi türlerini de sayıyor. Mavna, yelkenli, gulet, çektirme, bumbarta ve martiko bu türler arasında geçiyor. Listeye bakınca yük taşıyan, yelkenle giden ve kıyıda iş gören teknelerin bir arada üretildiği görülür. Hepsinin ayrıntılı teknik tarifi bu kaynakta yok; hangi türün hangi boyda olduğunu yazmak da bu yüzden doğru olmaz. Yine de adların kendisi okura bir fikir verir. Gulet bugün de ahşap tekne denince akla gelen en tanıdık türlerden biridir ve başlıktaki kalyondan guletle uzanan çizgi, kaynaktaki bu sıralamadan gelir.

Ahşap tekne üretiminin hammaddesi, kıyıya kadar inen ormanlardır. Bu bir çıkarımdır; kaynaklar bağlantıyı açıkça kurmuyor. Yine de il müdürlüğünün plajlar sayfası, Bartın kıyısının dik ve ormanlık yamaçlarla denize ulaştığını yazar. Ormanın kıyıya bu kadar yakın olması, kereste ile suyun aynı coğrafyada buluşmasının doğal nedenlerinden biri olarak düşünülebilir.

Irmak kıyısındaki tersaneler

Kent merkezindeki hikaye Bartın Irmağı'yla iç içe. İl müdürlüğünün ırmak sayfasına göre ırmak, antik dönemde Parthenios adıyla anılıyor ve kente adını veriyor. Kocaçay ile Kocanaz Çayı şehir merkezinde Gazhane Burnu'nda birleşiyor; oluşan ırmak yaklaşık 15 kilometre akıp Boğaz mevkiinde Karadeniz'e ulaşıyor. Aynı sayfa, ırmakta Karadeniz'den kente kadar 500 tonluk gemilerle ulaşım yapılabildiğini belirtiyor. Bu bilgi, ırmağın neden bir tersane hattına dönüştüğünü açıklamaya yetiyor: Tekneyi yapan, onu doğrudan suya indirebilecek bir su yoluna ihtiyaç duyar.

Tekne yapımcılığı sayfası bu noktada somut bir adres veriyor. Bartın'da Gazhane Burnu ile Orduyeri Köprüsü arasında, ırmak kenarında, Tersane Caddesi olarak anılan hatta yıllık 40 ila 50 gemi kapasiteli tersaneler faaliyet gösterdi. Bu tersanelerin 1950'li yıllara kadar varlığını sürdürdüğü biliniyor. Bugün aynı hattan yürürken tersanelerin yerinde bir üretim görmeyeceğinizi baştan bilmek gerekir. Yine de ırmak kıyısındaki yürüyüş, bu geçmişi hayal etmek için iyi bir zemin sunar. Kıyıda yürürken suyun kente ne kadar yakın aktığına dikkat edin; geçmişte geminin yapıldığı ve suya indirildiği yerin, bugünkü yalı mevkii gibi mekanlarla aynı su hattı üzerinde olduğunu düşünün.

Aynı ırmağın bugünkü işlevine de değinmek gerek. Müdürlüğün sayfası Bartın Irmağı'nı (Yalı mevkii) ve Amasra'daki antik liman ile balıkçı barınaklarını yat turizminde değerlendirilebilecek özellikler arasında sayıyor. Yani ırmak, geçmişin üretim hattı olmaktan çıkmış, ama suyla kurulan ilişki sürmüştür. Zafer Bayramı gibi günlerde ırmakta düzenlenen tekne kortejleri de il müdürlüğünün duyurularında yer alıyor; bu tür etkinlikler her yıl aynı biçimde yapılmayabilir, ziyaretten önce resmi duyurulara bakmanız yerinde olur.

Bugün tersane Kurucaşile'de

Tekne yapımcılığı sayfası, günümüzde gemi yapımcılığının Kurucaşile ilçesine bağlı Kapısuyu ve Tekkeönü köylerindeki tersanelerde sürdürüldüğünü yazıyor. Plajlar sayfası ise Kurucaşile, Tekkeönü ve Kapısuyu'nun Bartın'ın kuzeydoğu ucunda yer aldığını, Karadeniz'in vahşi güzelliğini sergileyen doğası ve temiz kumuyla beğenilen tatil beldeleri olduğunu söylüyor. Aynı sayfa Tekkeönü'nü tarihi Kromna kentinin merkezi, Kapısuyu'nu ise balıkçı köyü olarak tanıtıyor ve her ikisinin ahşap yat ile tekne yapımcılığıyla ilgi çektiğini ekliyor.

Sayfaya göre bu sanat, babadan kalma aletlerle ve babadan oğula öğretilerek günümüze ulaşmış. Teknolojik gelişmelerle bütünleşerek geçerliliğini koruyor; zaman zaman nostaljik eklemelerle süslenen önemli parçaların çoğu eski aletlerle, yalnızca el emeği ve ustalıkla yapılıyor. Bu cümle, gezginin beklentisini doğru ayarlamak için değerlidir. Kurucaşile'deki tersaneler çalışan üretim yerleridir; müze ya da gösteri alanı değildir. Orada bir teknenin gövdesine yakından bakmak istiyorsanız önce nasıl bir ziyaretin uygun olduğunu sormak, çalışma düzenine saygı göstermek ve fotoğraf çekmeden izin almak gerekir.

Golden Hind'in hikayesi

Tekne yapımcılığı sayfasının en dikkat çekici bölümü Golden Hind'dir. Sayfaya göre Tekkeönü'nde özel bir tersanede üç yılda tamamlanan, 1992'de denize indirilen Türk Golden Hind, Kraliçe I. Elizabeth devrinin ünlü İngiliz gemicisi Sir Francis Drake'in efsane gemisinin eşi, yani bir kopyası olarak anılıyor. Gemi, Amerika'nın keşif yıldönümünde düzenlenen Amerika 500. Anı Tazeleme Yarışması'nda Türkiye'yi temsil etti ve sayfanın ifadesiyle hayli ilgi uyandırdı.

Bu örnek, Bartın ustalığının yalnızca geleneksel yerel teknelerle sınırlı olmadığını gösterir. Tarihi bir geminin kopyasını üç yıl içinde tamamlamak, ahşapla çalışan ustaların elindeki bilgi birikimine işaret eder. Yine de Tekkeönü'nü haritada işaretlerken bu hikayeyi bilmek, kıyı yolculuğuna anlam katar.

Kısa zaman çizgisi

Yazıdaki kaynak bilgilerini sıraya dizmek isteyenler için aşağıdaki özet işe yarar.

  • Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nin üçüncü cildi, Bartın ve Amasra'da kalyon yapıldığını kaydeder.
  • Ulus'lu İbrahim Hamdi'nin 1738 tarihli Atlas adlı kitabı da aynı bilgiyi verir.
  • Irmak kıyısındaki Tersane Caddesi tersaneleri 1950'li yıllara kadar çalışmıştır.
  • Tekkeönü'nde yapılan Türk Golden Hind 1992'de denize indirilmiştir.
  • Bugün gemi yapımcılığı Kapısuyu ve Tekkeönü köylerindeki tersanelerde sürmektedir.

Bu çizgi, tekne geleneğinin kesintisiz bir tek hat olarak değil, merkezden köylere kayan bir üretim coğrafyası olarak okunması gerektiğini düşündürür. Kentte tersaneler geride kalmış, usta-çırak aktarımı kıyı köylerinde sürmüştür.

Kent Müzesi'nde iz sürmek

Bartın merkezde bu mirasın izini kapalı mekanda sürmek isterseniz Bartın Kent Müzesi'ne uğrayabilirsiniz. İl müdürlüğünün müzeler sayfasına göre müze, Bartın'ın Kaşka (Gasga) dönemiyle başlayan tarihini anlatıyor ve ana başlıkları arasında gemi yapımcılığı, ticari hayat, tarihi Zanaatçılar Çarşısı ile interaktif sözlü tarih çalışmaları var. Müze, Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul dışı öğrenme sayfasına göre 27 Ocak 2018'de ziyarete açıldı ve on iki salondan oluşuyor. Bina 1885'te iptidai ve rüştiye mektebi olarak yapılmış, sonradan lise, ilkokul ve belediye hizmet binası olarak kullanılmış. Müzeyi ziyaret edecekseniz çalışma gününü ve saatlerini Milli Eğitim Bakanlığı'nın sayfasından kontrol edin.

Amasra tarafındaysanız Amasra Müzesi'ni de bu hikayeye bağlayabilirsiniz. Müze binası 1884'te Denizcilik Okulu olarak yapımına başlanmış ama bitirilememiş bir yapı; Kültür Bakanlığı 1976'da binayı satın alıp restore etmiş ve 1982'de müze olarak hizmete açmıştır. Denizcilikle başlayan bir yapının bugün Amasra'nın arkeolojik ve etnografik eserlerini barındırması, kıyı kentinin kimliğini düşündürür.

Pratik öneriler

Ziyaret planınızı üç parçaya bölebilirsiniz. Kent merkezinde Bartın Irmağı'nın kıyısında kısa bir yürüyüş yapıp ırmağın Gazhane Burnu'ndaki birleşim noktasını düşünebilir, ardından Kent Müzesi'nde gemi yapımcılığı bölümüne bakabilirsiniz. Üçüncü adım olarak, vaktiniz ve aracınız varsa Kurucaşile yönüne uzanıp Tekkeönü ve Kapısuyu kıyılarında doğayı ve balıkçı köyü havasını görebilirsiniz.

Işık açısından, ırmak kıyısında sabah ve akşamüstü fotoğraf için uygun zamanlardır, ancak bu bir genel gezi tavsiyesidir, kaynaktan gelen bir bilgi değildir. Mevsim konusunda yalnızca şu söylenebilir: plajlar sayfasında kıyı, tatil beldeleri olarak anılıyor; bu nedenle yaz aylarında kıyıdaki hareketlilik artar. Tersane ziyaretlerinde çalışma düzenini bozmayacak bir zaman seçmek, ustalara sorular sorarken acele etmemek en iyi yaklaşımdır.

Kaynaklar

Comentários

0/1000

Seja o primeiro a comentar