Iğdır Kayısısı ve Coğrafi İşaretin Hikayesi
Logg inn for å like og vurdere

Iğdır'a yazın ya da sonbaharda yolu düşen biri, bu şehirle kayısı arasındaki bağı sokakta, pazarda ve bahçelerin kenarında hemen fark eder. Bu yazı o bağın nasıl resmi bir kayda dönüştüğünü, kayıtta neyin yazdığını ve bir okur olarak bu bilgiyi gezide nasıl kullanabileceğinizi anlatıyor. Amaç bir meyve övgüsü yazmak değil. Amaç, bir ürünün adının neden korunduğunu ve bu korumanın arkasında hangi kurumların, hangi belgelerin durduğunu sade biçimde göstermek.
Coğrafi işaret nedir
Türkiye'de coğrafi işaretlerle ilgili ilk yasal düzenleme 1995 yılında yürürlüğe giren 555 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapıldı. Bu kararname 1995 ile 2016 arasında yürürlükte kaldı. 2017'de ise 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uygulamaya girdi. Kanun, coğrafi işareti belirgin bir niteliği, ünü ya da başka özellikleri bakımından geldiği yörenin adıyla özdeşleşmiş ürünü gösteren işaret olarak tanımlıyor. Yani bir ürünün adı yalnızca bir etiket değil, belli bir yöreye bağlanmış bir ayırt edici özellikler bütünüdür.
Iğdır Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi'nde yayımlanan bir makale bu sistemi Iğdır kayısısı üzerinden ele alıyor. Makaleye göre coğrafi işaret tescili, yöreyle özdeşleşmiş ve ayırt edici nitelikleri olan ürünlere veriliyor. Aynı makale, yerel ve kültürel mirasın korunması bakımından bu işaretlerin önemli olduğunu, ürünün güvenilirliğini artırdığını ve tüketici tercihini etkileyebildiğini belirtiyor. Bu cümleleri okurken akılda tutulması gereken şu: coğrafi işaret bir kalite vaadi değil, bir köken ve nitelik tanımıdır.
Iğdır kayısısının tescili
TÜRKPATENT'in Coğrafi İşaretler Portalı'ndaki kayıt, işin resmi tarafını açıkça gösteriyor. Iğdır Kayısısı, menşe adı türünde bir coğrafi işaret olarak kayıtlı. Başvuru 1 Kasım 2017 tarihini taşıyor ve dosya numarası C2017/170. Tescil numarası 385, tescil tarihi ise 17 Eylül 2018. Ürün grubu, işlenmiş ve işlenmemiş meyve ve sebzeler ile mantarlar olarak yazılmış. Başvuruyu yapan ve tescil ettiren kurum Iğdır Ticaret ve Sanayi Odası, kaydın durumu ise tescilli.
Burada iki ayrıntı dikkat çekiyor. Birincisi, tür olarak menşe adı seçilmiş. Menşe adı, ürünün niteliğinin büyük ölçüde o yörenin koşullarına bağlı olduğunu söyleyen daha sıkı bir koruma türüdür. İkincisi, başvuruyu bir esnaf odası yapmış. Yani tescil, tek bir üreticinin değil, yörenin ortak adına yapılmış bir başvuru. Bu bilgilerin hepsi portaldaki kayıttan okunabiliyor ve herkes aynı sayfaya bakıp doğrulayabiliyor.
Makale tescili hangi başlıklarla inceliyor
Dergideki makalenin özeti, çalışmanın coğrafi işaret korumasının temel unsurlarını sırayla ele aldığını söylüyor. Bunlar ürünün tanımı ve ayırt edici özellikleri, coğrafi sınırı, ürünle coğrafi alan arasındaki ilişki, yetiştirme tekniği ve denetim. Makalenin teşekkür bölümünde Iğdır Ticaret ve Sanayi Odası, Iğdır İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Serhat Kalkınma Ajansı çalışanları anılıyor. Bu da tescil sürecinin yerel kurumların ortak emeğiyle ilerlediğini düşündürüyor.
Kaynakçada Şalak kayısısı ve Aras havzasında yetiştirilen çeşitler üzerine akademik çalışmalar da yer alıyor. Bunların içeriğine girmiyorum, çünkü yalnızca başlıklarını okudum. Ama kaynakçanın varlığı, konunun yalnızca yerel bir ün meselesi olmadığını, üniversitelerin de üzerinde çalıştığı bir alan olduğunu gösteriyor. Merak eden okur, makalenin DergiPark sayfasından kaynakçaya ulaşabilir.
Üretimin ölçeği, 2015 verileriyle
Meyve Bilimi dergisinde yayımlanan bir çalışma, Iğdır'daki kayısı üretimini 2015 yılı verileriyle özetliyor. Rakamlar o yıla aittir ve bugünkü durumu göstermez, bu yüzden bir fotoğraf gibi okunmalı. Çalışmaya göre yaklaşık 27.126 dekarlık bir alanda, meyve veren 211.390 ağaçtan toplam 37.544 ton kayısı elde ediliyor. Dekar başına verim 178 kilogram olarak verilmiş. Iğdır, Türkiye'de üretilen toplam kayısının yaklaşık yüzde ikisini karşılıyor.
Bu oran küçük görünebilir, ama bir ilin tek bir meyvedeki payı olarak okununca anlamlı. Üstelik aynı çalışma, kayısıyı yaklaşık 650 tarım işletmesinin ürettiğini yazıyor. Bu sayı çiftçi kayıt sistemi verilerine dayanıyor. Yani ortada birkaç büyük işletme değil, çok sayıda küçük ve orta ölçekli üretici var. Coğrafi işaret de tam bu noktada anlam kazanıyor, çünkü ortak bir adı ortak kurallarla korumak, dağınık üreticiler için en pratik yol.
Çeşitler
Aynı çalışmaya göre Iğdır'da yetiştirilen kayısıların yüzde 85'ini Şalak çeşidi oluşturuyor. Kalan yüzde 15'lik bölümü ise Ordubat, Teberze ve Teyvent çeşitleri, bir başka adıyla Ağerik, paylaşıyor. Pazara ya da bahçeye gittiğinizde bu adları duyarsanız, hangi çeşitten söz edildiğini artık biliyorsunuz. Çeşit adları köyden köye ve kişiden kişiye farklı söylenebilir. Bu yüzden satıcıya sormak ve aldığınız cevabı bir kaynakla karşılaştırmak iyi bir alışkanlık.
Kayısı nereye gidiyor
Çalışma pazarlama yapısını da inceliyor. İşletmeler ürettikleri kayısıyı büyük ölçüde tüccara, komisyoncuya, meyve suyu fabrikasına ya da şehir içinde perakende olarak satıyor. Bir bölümü ise taze ve kuru olarak aile içinde tüketiliyor. Bu tablo, kayısının hem ticari bir ürün hem de evin kendi sofrasının parçası olduğunu gösteriyor. Gezgin için çıkarılacak ders şu: şehirde gördüğünüz taze ya da kuru kayısı, bu uzun zincirin yalnızca son halkası.
İklim ve bahçe
Kayısının bu ovada neden kök saldığına dair bilimsel bir ipucu da var. Iğdır Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi'ndeki iklim etüdü, 1976-2005 verilerine dayanarak ilin nem, yağış ve rüzgar enerjisinin az; sıcaklık, güneşlenme süresi ve buharlaşmanın ise yüksek olduğunu bildiriyor. Etüt, bazı sorunlar olmakla birlikte iklim özelliklerinin tarım ve hayvancılığa uygun olduğu sonucuna varıyor. Bu iki bilgiyi birlikte okumak yeterli: bol güneş ve sıcak yazlar bahçeciliğin temel koşullarından. Ovanın doğasını ayrıca anlatan bir yazımız var, burada tekrar etmiyorum.
Sofrada altı ürün
Serhat Kalkınma Ajansı'nın Iğdır coğrafi işaretli ürünler sayfası, ilin altı ürününü listeliyor. Bunlar Iğdır Kayısısı, Yöresel Taş Köfte Yemeği, Iğdır Beyaz Üzümü ya da Miskali, Iğdır Bozbaş Yemeği, Iğdır Omaç Aşı Çorbası ve Iğdır Patlıcan Reçeli. Bu liste, kayısının tek başına bir istisna olmadığını, şehrin mutfağının ve bahçelerinin birden çok ürününün tescilli olduğunu gösteriyor. Tariflerin ayrıntısına bu yazıda girmiyorum, çünkü yalnızca ürün adlarını doğruladım. Gezide bu adları menülerde ve pazarda tanımak yeterli bir başlangıç.
Okur için pratik notlar
İlk öneri, bir ürünün coğrafi işaretli olup olmadığını TÜRKPATENT'in Coğrafi İşaretler Portalı'ndan kontrol etmek. Portalda ürün adını aratınca tescil numarasını, tarihini ve başvuran kurumu görebilirsiniz. İkinci öneri, çeşit adlarını öğrenmek: Şalak, Ordubat, Teberze ve Teyvent adları sohbeti kolaylaştırır. Üçüncü öneri, rakamları tarihleriyle okumak. 2015 verileri o yılın tablosudur ve bugünün üretimini yansıtmaz.
Dördüncüsü, fiyat ve satış yeri konusunda tahmin yürütmemek. Bu yazıda fiyat, işletme adı ya da marka yok, çünkü bunlar değişen bilgilerdir. Hasat zamanı ve bahçe ziyareti gibi konular için Iğdır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Iğdır Ticaret ve Sanayi Odası'nın güncel duyurularına bakmak en doğrusu. Son olarak, bir meyveyi tanımanın en iyi yolu, onun hakkında okuduğunuzu sofrada ve bahçe kenarında yeniden düşünmek. Kayısı Iğdır'da hem bir tarım ürünü hem de resmi kayıtta bir yer adıdır.
Kaynaklar
- TÜRKPATENT Coğrafi İşaretler Portalı, Iğdır Kayısısı, https://ci.turkpatent.gov.tr/cografi-isaretler/detay/38397
- Serhat Kalkınma Ajansı, Iğdır Coğrafi İşaretli Ürünler, https://www.serka.gov.tr/cografi-isaretli-urunlerimiz/igdir-cografi-isaretli-urunler
- Iğdır Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Türkiye'de Coğrafi İşaret Sistemi, Iğdır Kayısısı Örneği, https://dergipark.org.tr/tr/pub/igdirsosbilder/article/1125826
- Meyve Bilimi, Iğdır İlinde Kayısı Üretimi ve Pazarlaması, https://dergipark.org.tr/tr/pub/meyve/article/287373
- Iğdır Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, Zirai Meteorolojik Açıdan Iğdır İklim Etüdü, https://dergipark.org.tr/tr/pub/jist/article/104215
Kommentarer
Skriv den første kommentaren
