Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye
Aydos Kalesi
Tarihi & Kültürel YerlerKaleler & Saraylar

Aydos Kalesi

35
Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Aydos Kalesi

Mehmet Akif Mahallesi, Orman Caddesi No. 180, Sultanbeyli / İstanbul
Sultanbeyli, İstanbul

Mekan Hakkında

Aydos Kalesi, Sultanbeyli'de Aydos Tepesi'nin deniz seviyesinden 325 metre yükseklikteki bir uzantısına kurulmuş bir Bizans kalesidir. Halk arasında Keçi Kalesi adıyla da anılır ve çevresiyle birlikte birinci derece arkeolojik sit alanı olarak korunur. Belediyenin tanıtım sitesine göre kale İstanbul şehir merkezinin yaklaşık 36 kilometre doğusunda, Marmara Denizi'nin ise 8 kilometre kadar kuzeyinde duruyor. Adı, Yunancada kartal anlamına gelen Aetos sözcüğünden gelir ve bu ad küçük bir değişiklikle bugüne ulaşmıştır. Kalenin yapımına 11. ya da 12. yüzyılda başlandığı, sonraki eklerle 13. ve 14. yüzyıllarda son biçimini aldığı düşünülüyor. Kazılarda ortaya çıkan kalıntıların büyük bölümü bu son evreye ait; dolayısıyla kalenin en yoğun kullanıldığı dönem de bu yüzyıllar sayılıyor. Aynı kazılarda İlk Tunç Çağı'na ait iki taş balta ucu ve çok sayıda çakmaktaşı yonga bulunması, tepenin çok daha eski dönemlerden beri kullanıldığını gösteriyor. Bizans döneminde kale, Konstantinopolis'ten Anadolu'ya giden ticaret yolunu denetleyen bir karakol ve çevredeki toprakları yöneten Aydos tekfurluğunun merkeziydi. 1326 ile 1328 arasında Kocaeli Yarımadası'nın büyük bölümü Osmanlı egemenliğine girince iki devlet arasındaki sınır Aetos ile bugünkü Pendik arasındaki hatta oturdu. Aşıkpaşazade'nin tarihine göre Orhan Gazi, kaleyi almak için Abdurrahman Gazi, Akça Koca ve Konur Alp'i görevlendirdi; Osmanlı kuvvetleri önce bugünkü Samandıra olan Semendra Kalesi'ni aldı, sonra Aydos'u kuşattı. Aynı kaynağın anlattığı ve sonraki yüzyıllarda pek çok yazarın yeniden işlediği rivayete göre tekfurun kızı, kuşatmacılara bir taşa sarılı mektup atarak kalenin alınmasına yardım etti. 1558 tarihli Osmanname'deki bir minyatürde bu sahne, kızın uzun saç örgüsünü surlardan sarkıttığı bir resimle anlatılır. Tarihçi Halil İnalcık kaleyi "İstanbul'un fethinin başladığı yer" diye tanımlamıştır. Hoca Sadeddin Efendi ise İzmit'in 1337'de alınmasından sonra kaleye gerek kalmadığını ve Orhan Gazi'nin onu yıktırdığını yazar. Dış duvarlarıyla yaklaşık 26.000 metrekarelik bir alanı kaplayan kale, savunmayı güçlendirmek için iç sur ve ön sur olarak kademeli kurulmuştur. Belediyenin restorasyon sayfasına göre bugün altısı iç surda, altısı dış surda olmak üzere on iki burç ayakta. Yarım daire planlı burçlar horasan harcı, yerel taş ve yer yer tuğlayla örülmüş. Özgün kale kapısını taşıyan ve 1 numara verilen en büyük burç, diğerlerinden farklı bir duvar tekniğiyle yapıldığı için sonradan eklendiği düşünülen bölümdür. Bizans duvar örgüsünde kaset tekniği denen ve daha çok 13. ile 14. yüzyıllarda görülen bu yöntem, burcun bir dönem eki olduğunu düşündürüyor. Bu burca çıkan seğirdim merdiveninin bir kısmı ve askerlerin üstte durduğu sekinin kalıntıları özgün haliyle görülebilir. Sultanbeyli Belediyesi 2010'da kazı ve restorasyon çalışmalarını başlattı; kazılar İstanbul Arkeoloji Müzeleri başkanlığında yürütüldü ve çevre düzenlemesi tamamlanınca kale 2022'de ziyarete açıldı. Kazılarda surlar ve burçların yanı sıra kapılar, su sistemleri, iki sarnıç, konaklama alanları ve tahıl deposu olduğu düşünülen bir yapı ortaya çıktı. Kuzeydeki sarnıcın yaklaşık 300, doğudakinin yaklaşık 450 metreküp su alabildiği ölçülmüş. Kalenin kuzeydoğusundaki uzun yapıda karbonlaşmış buğday ve bakla kalıntıları bulunduğu için burasının kalenin erzak ambarı olduğu düşünülüyor. Kale içinde Orta Bizans dönemine ait üç nefli bir yapının temel kalıntıları da açığa çıkarıldı ve mermerlerinin Marmara Adası'ndan geldiği belirlendi. Ziyarete girişten başlayıp önce büyük kapı burcuna, sonra kuzeydeki sarnıca ve ambar kalıntılarına doğru ilerlemek iyi bir sıra olur. Tepeye hakim konumu sayesinde surların yanından vadinin büyük bölümü görülür; açık havalarda Marmara yönüne doğru bakmayı unutmayın. Kazı ve restorasyonda çıkan sütun kaideleri, profilli taşlar, kemer parçaları ve kabartmalı levhalar kalenin tanıtım ve sergi salonunda, yani Aydos Müzesi'nde sergileniyor. Salonda kalenin tarihini anlatan videolar ve on iki yıllık restorasyon sürecinin fotoğrafları da var. Belediyenin duyurusuna göre müze ücretsiz ve pazartesi günleri kapalı; güncel ziyaret saatlerini kalenin resmi sitesinden kontrol edin. Kalıntıların arasında işaretli yollardan ayrılmayın ve surlara tırmanmayın, çünkü duvarlar arkeolojik koruma altındadır. Tepede rüzgar kıyıya göre sert eser; ilkbahar ve sonbaharın açık günleri hem yürüyüş hem fotoğraf için en uygun zamandır. Mayıs 2026'da hizmete giren M5 metro uzatmasıyla Sultanbeyli raylı sisteme bağlandı; Sultanbeyli ve Hasanpaşa istasyonlarından kaleye otobüs ya da taksiyle devam edilebilir. Kalenin çevresini saran Aydos Ormanı ve Anadolu Yakası'nın en yüksek noktası olan Aydos Tepesi, ziyareti uzatmak isteyenler için iyi bir devamdır.

Konum - Aydos Kalesi

Mekan Bilgisi
AdresMehmet Akif Mahallesi, Orman Caddesi No. 180, Sultanbeyli / İstanbul
MekanSultanbeyli, İstanbul
TürTarihi & Kültürel Yerler
Web Sitesini Ziyaret EtYol Tarifi Al