
Tarihi & Kültürel YerlerTarihi Mekanlar
Anastasius Suru (Uzun Duvar)
Henüz puan yok
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Anastasius Suru (Uzun Duvar)
Çatalca, İstanbul
Mekan Hakkında
Anastasius Suru, Bizans döneminde İstanbul'u Trakya yönünden gelen saldırılara karşı korumak için Karadeniz'den Marmara Denizi'ne kadar çekilmiş uzun bir savunma hattıdır. Altıncı yüzyıl yazarları ve sonraki kaynaklar ona Uzun Duvar adını verir. Sur adını, 491 ile 518 yılları arasında hüküm süren Bizans İmparatoru I. Anastasios'tan alır. Kaynaklara göre imparator duvarı 507 ile 512 arasında yaptırmış ya da yenilemiştir; Çatalca Kaymakamlığı ise tarih olarak 507 ile 511 yıllarını verir. İngilizce kaynaklar, bu hatta bir tahkimatın daha İmparator I. Leon döneminde 469'da ve Zenon döneminde 478'de var olduğuna dair izler bulunduğunu da not eder. Altıncı yüzyılda yazan Prokopios'a göre şehirden yaklaşık 65 kilometre uzakta yapılan duvar çok uzundu, aceleyle yapıldığı için yeterince güçlü değildi ve korunması büyük bir asker gücü gerektiriyordu.
Duvarın uzunluğu konusunda kaynaklar farklı rakamlar verir. İngilizce Vikipedi duvarın başlangıçta yaklaşık 56 kilometre uzunluğunda olduğunu yazar. Feridun Dirimtekin'in hesabı ise yaklaşık 52 kilometredir. Çatalca Kaymakamlığı 45 kilometrelik bir uzunluk verir ve bunun 22 kilometrelik kısmının bugün de ayakta olduğunu belirtir.
Sur, Karadeniz kıyısında Evcik İskelesi denilen yerden başlar, kısa bir mesafe batıya uzandıktan sonra güneybatıya döner ve Hisartepe'ye ulaşır. Oradan Karacaköy yakınından geçer, birkaç dereyi aşar ve Kurfallı ile Gümüşpınar arasındaki yolun kenarından güneye iner. Kurfallı'nın içinden geçen hat, Fener köyünün batısından ilerleyerek Silivri'nin batısında, Karınca Burnu'nda Marmara kıyısına ulaşır. İngilizce kaynaklar kalıntıların bugün Karacaköy'deki Gümüşpınar kavşağında, Yalıköy'deki Hisartepe'de, İhsaniye'deki Pınarca'da ve Kurfallı köyünde görülebildiğini belirtir.
Duvarın kalınlığı 3,3 metre, yüksekliği ise 5 metrenin üzerindeydi. Dış yüzler kesme taşla kaplanmış, iç kısım horasan harcıyla bağlanan moloz dolguyla doldurulmuştu. Bazı yerlerde farklı teknik ve malzeme görülmesi, sonraki dönemlerde yapılan onarımların izi olarak kabul edilir. Hattın üzerinde burçlar, kapılar, kaleler, hendekler ve bir askeri yol bulunuyordu. Duvarda sürekli asker tutmak mümkün olmadığından gerisinde kışlalar ve ordugahlar kurulmuştu; Karacaköy yakınındaki ordugah yaklaşık 250 metreye 300 metre ölçüsündedir. Geçit yerlerinde dikdörtgen planlı kapı tahkimatları vardı ve dışarıdan içeri ancak bu küçük avlulardan geçilerek girilebiliyordu. Halk, köşelerinde kule bulunduğu anlaşılan bu kapı yapılarına bedesten adını vermiştir. Oldukça iyi korunmuş bir parça Arabacı Kapısı denilen yerde ölçülmüştür; orada yaklaşık 30 metrelik bir bölüm 5 metreden yüksek, 3,15 metre kalınlığında kalmıştır.
Kaynaklar duvarın İstanbul'u korumada beklenen işi göremediğini, batıdan gelen akınların onu defalarca aştığını yazar. Uzun hattı sınırlı bir garnizonla tümüyle savunmak zordu ve aceleyle yapılan duvar yeterince sağlam değildi. İngilizce kaynaklar duvarın 7. yüzyılda bırakıldığını söylerken, Türkçe kaynak onarımların 10. ya da 11. yüzyıla kadar sürdüğünü aktarır. Yüzyıllar içinde taşlarının büyük bölümü çevredeki köylerde yeni yapılarda kullanıldı. Evliya Çelebi Seyahatname'de Silivri'den Terkos'a kadar burçların, temellerin ve hendeklerin hala seçilebildiğini, çevre köylerin han ve imaretlerinin bu duvarın taşlarıyla yapıldığını anlatır. Alman araştırmacı Schuchhardt'ın 1898'de iyi durumda gördüğü kapı tahkimatları sonradan yok olmuştur. Duvarın en iyi korunan kesimi bugün kuzeydeki ormanlık alanlardadır.
Bugün duvarı görmek planlı bir gezi ister, çünkü kalıntıların büyük bölümü ormanın içinde ve köy yollarından uzaktadır. En kolay başlangıç noktası, kaynakların da işaret ettiği Karacaköy ve Gümüşpınar çevresidir. Burada duvarın iri kesme taşlardan örülmüş yüzü, sık bitki örtüsünün arasından izlenebilir. Kalıntılar korunması gereken bir tarihi yapı olduğu için duvara tırmanmamak ve taşlara zarar vermemek gerekir. Çatalca merkezine otobüsle gelip oradan köylere giden hatları kullanmak mümkündür, ancak kalıntılara ulaşmak çoğu zaman araç ve yürüyüş gerektirir. Ormanlık kesimlere kapalı ayakkabı, su ve çevrimdışı bir haritayla çıkmak, dikenli çalılara karşı uzun pantolon giymek doğru olur. Kaymakamlığın andığı Kurşun Germe ve Ballı Germe su kemerleri de Gümüşpınar yakınındadır ve aynı bölgede görülebilir. Kuzeyde Yalıköy ve Çilingoz'un Karadeniz kumsalları, duvarın denize kavuştuğu kıyıya yakın durur.
Konum - Anastasius Suru (Uzun Duvar)
Mekan Bilgisi
MekanÇatalca, İstanbul
TürTarihi & Kültürel Yerler
