Gölyazı'da Antik Kent, Göl ve Kuşlar
Piesakies, lai atzīmētu Patīk un vērtētu

Gölyazı, Bursa'nın Nilüfer ilçesinde, Uluabat Gölü kıyısında kurulu bir mahalledir. Aynı zamanda bir antik kentin üzerinde durur. Bu yazı Gölyazı'yı iki katmanıyla anlatır. Birinci katman kentin Apollonia ad Rhyndacum adıyla bilinen geçmişi, ikincisi önünde uzanan göl ve sulak alandır.
Gölyazı'ya Gelmeden Önce
Nilüfer Belediyesi'nin Yazıevleri sayfasına göre Gölyazı, Bursa-İzmir karayolunun yaklaşık 7 kilometre güneyinde yer alır ve Apollonia ad Rhyndacum antik kentinin üzerine kurulu bir mahalledir. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin gezi portalı Uluabat Gölü'nü Bursa'ya 30 kilometre uzaklıkta gösterir. Ulaşım seçenekleri ve sefer saatleri zamanla değiştiği için güncel bilgiyi resmi sitelerden kontrol edin.
Gölyazı küçük bir yerleşimdir ve yürüyerek gezmeye uygundur. Gelmeden önce kazı alanlarının durumunu Nilüfer Belediyesi'nden ya da Bursa Müzeler Müdürlüğü'nden sormak iyi olur. Kazı sürdüğü için alan düzenlemesi değişebilir. Bu yüzden kazı alanlarına serbest giriş olduğunu varsaymayın. Göl ve çevresi dört mevsim ziyaret edilebilir. Yine de kuş gözlemi için mevsimin etkisi büyüktür.
Apollonia ad Rhyndacum'un Hikayesi
Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nün kazı sayfasına göre antik yazılı kaynaklarda kentin kuruluş tarihine dair bilgi yoktur. Kentte basılan sikkeler ve yazıtlar bir fikir verir. Sayfa, kentin Milet kolonisi olarak kurulduğunun tahmin edildiğini yazar. Bunu M.Ö. 2. yüzyılın ortalarına tarihlenen bir Milet belgesine dayandırır. Kent, M.Ö. 218 ile 188 arasında bir ara Bergamalıların egemenliğinde görünür. M.Ö. 156-154 savaşından sonra kesin olarak Bergama yönetimine geçmiştir.
Adın kökeni için iki açıklama vardır. Nilüfer Belediyesi'ne göre ilk görüş adın Bergama Kralı II. Attalos tarafından annesi Apollonis'in anısına verildiği, ikincisi ise çok eski yerleşenlerin tanrı Apollon'a atfen koyduğudur. Kazı sayfası da Apollon'un kentin koruyucusu olmasının adın seçiminde etkili olmuş olabileceğini söyler. Anadolu'da aynı adı taşıyan başka kentler bulunduğu için ayırt etmek amacıyla Rhyndakos çayına atıfla Apollonia ad Rhyndacum denmiştir. Kazı sayfasına göre Attalos, ölen annesini Bergama'da büyük bir kutsal alana gömmüş ve yakındaki bir göle annesinin adını vermiştir. Lacus Apolloniatis denen bu gölün Uluabat Gölü olduğu tahmin edilir. Ancak sayfa, gölün yakınında bu alana ait bir kalıntının henüz bulunamadığını da not eder.
Kentin coğrafi konumu hikayenin önemli bir parçasıdır. Nilüfer Belediyesi sayfasına göre Apollonia ad Rhyndacum antik coğrafyada Mysia, Frigya ve Bithynia bölgelerinin kesişme noktasında yer alıyordu. Uluabat Gölü'nü besleyen Kocasu, yani Rhyndakos, Aizonai, Harmancık, Keles ve Orhaneli yönünden gelir. Batıdan gelen Susurluk ve Nilüfer çaylarıyla birleşip büyük bir ırmak olarak Marmara Denizi'ne ulaşır. Sayfaya göre bu su yolu taşımacılıkta çok yakın bir zamana kadar kullanılmıştır. Bu nedenle kent, liman kayıtlarında adı geçen deniz bağlantılı kentler arasında yer almıştır.
Siyasi sınırlar da kentin konumunu karmaşık kılar. Kazı sayfasına göre M.Ö. 183'te Romalılar kenti II. Eumenes'in elinden alıp Bithynia kralı I. Prusias'a vermiş, böylece Apollonia Bergama ile Bithynia arasındaki sınırı belirleyen bir kent olmuştur. Aynı sayfa, Plinius'a göre Rhyndakos'un Asia ve Bithynia eyaletlerinin sınırında yer aldığını belirtir. Apollonia, Nilüfer Çayı'nın güneyinde kalan Asia Eyaleti topraklarında sayılabilir. Sayfada kentin Roma Dönemi'nde Edremit'teki mahkeme merkezine bağlı on bir üyeden biri olarak göründüğü, bir süre de Kyzikos'a bağlı kaldığı yazılıdır.
Kazı sayfası M.Ö. 1. yüzyıldan itibaren kentte bir zenginleşme gözlendiğini ve bunda kerevit ticaretinin gelişmesi ile Apollon Kült Alanı'nın rolü olduğunu yazar. Roma İmparatorluk Dönemi'nde kent aynı zamanda bir liman kentidir. Marmara Denizi'ne bağlantı doğrudan Rhyndakos üzerinden sağlanır. Sayfa, Efes'te bulunan bir yazıta dayanarak Apollonia'da imparatorluk adına liman vergisi toplamakla görevli bir yöneticinin bulunduğunu da aktarır. Aynı sayfa, kentteki iki yazıta dayanarak İmparator Hadrianus'un 124 yılındaki Mysia seyahatinde Kyzikos'a giderken Apollonia'ya uğrayıp konakladığını belirtir. Sayfaya göre Hadrianus, bölgedeki büyük bir depremden sonra kendi hesabından kentlere önemli parasal destek vermiş ve bu tarihten sonra yeni bir imar faaliyeti başlamıştır. Sur duvarında devşirme olarak kullanılan bir sunakta Hadrianus için kurtarıcı ve kurucu sıfatlarının geçtiği de aynı sayfada yazılıdır.
Kız Ada ve Apollon Tapınağı
Nilüfer Belediyesi sayfasına göre Apollon Tapınağı anakaradan yaklaşık 1 kilometre uzaktaki Kız Ada üzerinde yer alır. Tapınağın tasarımı hakkındaki en önemli kaynak, kentte basılan Roma imparatorluk dönemi sikkesidir. Sayfaya göre sikkenin arka yüzünde Apollon Sauroktonos olarak anılan kült heykeli ile İon düzeninde tetrastil bir tapınak betimlenmiştir. Aynı sayfa, Fransız gezginler Le Bas ve Reinach'ın çizimleri dışında tapınak ve kutsal alanla ilgili günümüze ulaşan bir belge bulunmadığını da ekler.
Adadaki alan, temenos denilen bir duvarla çevrilidir. Temenos duvarının ilk olarak Helenistik Dönem'de inşa edildiği tahmin edilmektedir. Alana batıdan yarım daire biçimli basamaklı bir kapıyla girilir. Duvarın ilk bölümü, bağlayıcı malzeme kullanılmadan örülmüş devasa kireç taşı bloklardan oluşur. Doğu tarafında tekne bağlama halkaları vardır. Bu halkalar sayfada adanın bu bölümünde bir limanın bulunduğunun kanıtı olarak sunulur. Tapınak günümüzde önemli ölçüde tahrip olmuştur. Sütun tamburları ve kaideler gibi bazı mimari parçaların göl sularına dağıldığı tahmin edilmektedir.
Tiyatro, Stadyum ve Su Yolu
Nilüfer Belediyesi sayfası kentte bugün gözlemlenebilen kalıntıları sayarken su yolunu, Kız Ada'daki Apollon Tapınağı'nı, antik tiyatroyu ve antik stadyumu anar. Aynı sayfa, toprağın altında gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen birçok eser bulunduğunu da ekler. Tiyatro, stadyum ve temenos gibi kentin birçok yapısının aynı malzemeyle, yani göl çevresindeki kireç taşı kaynaklarından sağlanan taşla inşa edildiği de yine bu sayfada geçer.
Bu yapıların ayrıntılı planı ve yapım tarihi konusunda yazıda tahmin yürütmüyoruz. Bunları resmi kaynaklardan okuyabilirsiniz. Gezide yapılabilecek en iyi şey, yarımadadaki yürüyüşte ortak taş dokusuna dikkat etmektir. Aynı kireç taşının farklı yapılarda yinelendiğini görmek, kentin göl kıyısında nasıl kurulduğunu anlamanın yolunu açar.
Kazılar Nasıl Yürüyor
Uludağ Üniversitesi'nin kazı sayfasına göre Apollonia ad Rhyndacum kazıları Bursa Müzeler Müdürlüğü, Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü ve Nilüfer Belediyesi ortaklığında yürütülür. 2016 yılında Kız Adası ve nekropol çalışmalarıyla başlayan proje, 2017'den itibaren Kybele Kutsal Alanı gibi Gölyazı'nın çeşitli noktalarında sürmektedir. Burada anılan ad, kazı programının adıdır ve yazıda yalnız arkeolojik çalışma başlığı olarak geçer.
Nilüfer Belediyesi sayfası, Kasım 2015'te belediye ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü arasında kazı ve çevre düzenleme çalışmalarına destek için 5 yıl süreli bir ortak hizmet protokolü imzalandığını yazar. Sayfaya göre nekropol ve kutsal alan kazıları sürmektedir. Kazı sürerken alan düzeni ve erişim koşulları değişebilir. Gölyazı'nın ziyaretini planlarken bunu hesaba katın.
Uluabat Gölü ve Sulak Alan
Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin gezi portalına göre Uluabat Gölü 24 kilometre uzunluğunda ve 10 kilometre genişliğindedir. Apolyont adıyla da bilinir. Göl, Halil Bey Adası başta olmak üzere 11 ada barındırır ve 21 farklı balık türüne ev sahipliği yapar. Portal gölün küçük karabatak, tepeli pelikan ve leylek gibi göçmen kuşların uğrak yeri olduğunu söyler.
Tarım ve Orman Bakanlığı 2. Bölge Müdürlüğü'ne göre Karacabey, Nilüfer ve Mustafakemalpaşa ilçelerinde yer alan 48.037,01 hektarlık sulak alanın 19.900 hektarlık kısmı 15.04.1998 tarihinde Ramsar Sözleşmesi kapsamında koruma altına alınmıştır. Gölün çevresine yaklaşırken bu koruma statüsünü akılda tutmak, kuşlara ve kıyıya karşı davranışınızı belirler.
Gölyazı'nda Yürüyüş ve Tekne Gezisi İçin Pratik Bilgiler
Gölyazı yarımadasında yürüyüş, kıyı boyunca ilerleyen kısa bir çizgidir. Kıyıdan Kız Ada'yı görmek mümkündür. Portal Gölyazı'da tekne gezintilerinin yapıldığını belirtir. Güncel bilgiyi resmi kaynaklardan ya da yerel yönlendirmelerden öğrenin.
Kuş izlerken sessiz olun ve mesafenizi koruyun. Yuva ve konaklama alanlarına yaklaşmayın. Dürbün ve rahat ayakkabı işinizi kolaylaştırır. Kıyıda ve taşlı zeminde dikkatli yürüyün. Kazı alanlarında tabelalara ve görevlilere uyun.
Kaynaklar
- Nilüfer Belediyesi Yazıevleri, Gölyazı, https://yazievleri.nilufer.bel.tr/tr/yararli-bilgiler/golyazi-40
- Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü, Apollonia ad Rhyndacum, Antik Kent, http://arkeoloji.uludag.edu.tr/apollonia/antikkent.html
- Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü, Apollonia ad Rhyndacum, Çalışmalar, http://arkeoloji.uludag.edu.tr/apollonia/calismalar.html
- Tarım ve Orman Bakanlığı 2. Bölge Müdürlüğü, Uluabat Gölü Sulak Alanı, https://bolge2.tarimorman.gov.tr/Menu/168/Bursa-Ulubat-Golu-Sulak-Alani
- Bursa Büyükşehir Belediyesi gezi portalı, Uluabat Gölü, https://rota.bursa.com.tr/en/mekanlar/uluabat-golu-105
Komentāri
Uzraksti pirmo komentāru
