メインコンテンツへスキップ
Radar Türkiye
アプリでイベントを見つけよう
開く
Radar Türkiye

Marmara Ereğlisi'nde Perinthos, Deniz Kıyısındaki Antik Başkent

Radar TürkiyeRadar Türkiye6 Kasım 2026
まだ評価はありません

いいねや評価をするにはログインしてください

Marmara Ereğlisi'nde Perinthos, Deniz Kıyısındaki Antik Başkent

Marmara Denizi'nin kuzey kıyısında, bugün Marmara Ereğlisi'nin üzerinde durduğu yarımadada, iki buçuk bin yılı aşkın bir geçmişi olan bir liman kenti yatıyor. Adı Perinthos, sonraki dönemlerde Herakleia. Surları hala ayakta, tiyatrosu kazıyla gün ışığına çıkıyor, mezar tepeleri ve eserleri ise ilçenin değişik köşelerinde ve müzelerde saklı. Bu rehber, kenti hem tarihi hem de bugün nerede ve nasıl görüleceği açısından anlatıyor.

Propontis kıyısında bir liman kenti

Perinthos, antik çağın Propontis dediği Marmara Denizi'nin kuzey kıyısında, Tekirdağ'a bağlı Marmara Ereğlisi ilçesinde yer alır. Kazı heyetinin resmi sayfasına göre kent, İstanbul-Tekirdağ-Çanakkale-İzmir ana kara yolu güzergahı üzerindedir. İstanbul'a yaklaşık 90 kilometre, Tekirdağ'a 43 kilometre uzaklıktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Kültür Portalı, kentin MÖ 6. yüzyılda Samos Adası'ndan gelen topluluklar tarafından kurulduğunu belirtir. yüzyıl diye anmak en güvenlisidir.

Alan, I. ve III. derece arkeolojik sit statüsündedir. Kültür Portalı'ndaki kayıt, Tekirdağ Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün 2014 tarihli Tekirdağ Kültür Envanteri'ne dayanır; envanter, Trakya Kalkınma Ajansı'nın destek programı kapsamında hazırlanmıştır. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde 2023'te hazırlanan bir yüksek lisans tezi, Perinthos'u Doğu Thrakia'nın önemli bir liman kenti olarak tanıtır. Aynı tez, kentte akropolis, aşağı şehir, nekropol alanları ve iki büyük limanın bulunduğunu söyler. Yani anlatılan şey tek bir anıt değil, yarımadaya ve çevresindeki yamaçlara yayılmış bütün bir kent düzenidir. Modern Marmara Ereğlisi bu eski kentin üzerinde ve yanında geliştiği için antik izler çoğu yerde günlük hayatın içinde karşınıza çıkar.

Kentin tarihi, Persler'den eyalet başkentliğine

Türkiye Turizm Ansiklopedisi'ndeki maddeye göre kent önce Pers egemenliği altında kaldı ve MÖ 476-475 yıllarında yeniden bağımsızlığına kavuştu. MÖ 4. yüzyılın ortasında, Makedonya Kralı II. Philippos kenti kuşattı ve alamadı; bu kuşatma Perinthos'un antik yazarlarda anılmasının en bilinen nedenidir. Ansiklopedi, Büyük İskender'in burada kendi adına sikke bastırdığını da aktarır.

Roma döneminde kent önemli bir merkezdi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'ndeki tez, Perinthos'un Roma döneminde Thrakia eyalet başkentliği yaptığını kaydeder. Aynı ansiklopedi maddesi, Roma ile Byzantion arasındaki savaşı Roma İmparatorluğu'nun kazandığını ve bu savaşın anısına Perinthos'ta Septimius Severus'un büyük bir heykelinin dikildiğini yazar. Kentin adı daha sonra Herakleia olarak değişti. Madde, Herakleia adıyla anılan kentin halı dokumasıyla tanındığını da belirtir. Adın değişim tarihi için kaynaklar farklı şeyler söyler. Bu yüzden iki adı yan yana, Perinthos/Herakleia diye anmak doğru olur. Kazı heyeti de kendini bu çift adla tanıtır.

Akropolis ve sur hattı

Kültür Portalı'na göre Perinthos'un antik çağdan günümüze en iyi durumda gelen anıtı surlardır. Surlar, akropolis surları ve aşağı şehir surları olarak kenti kuzeyden ve batıdan kuşatır. Akropolisin kuzeybatı köşesinde surlar yer yer 6-7 metre yüksekliğe kadar korunmuştur. Yarımadanın kuzeyinde limana bakan kesimdeki deniz surları ise kısmen 5 metreye kadar ayaktadır. Resmi kayıt, Ereğli'de bugün görülen surların MS 5. yüzyıldan kaldığını belirtir.

Akropolisin güney yamaçları çok dik olduğu için bu yönde sur yapılmasına gerek görülmemiştir. Güneybatıda ise yapıların ağırlığıyla toprağın kaymasını önlemek için destek duvarları örülmüştür. Surları gezerken akropolisin doğal topografyasını okumak, yani nerede sur gerektiğini, nerede yamacın yeterli olduğunu görmek öğretici bir egzersizdir. Kalekapı semtindeki kuzey aşağı şehir surları ise inşaat faaliyetleri nedeniyle tamamen yok olmuştur; bu kayıp, sit alanlarının kent içinde korunmasının zorluğunu da gösterir.

Tiyatro ve amfitiyatro gibi kurulmuş bir kent

Kültür Portalı, antik yazar Diodoros'un MÖ 4. yüzyılın ortasındaki II. Philippos kuşatmasını anlatırken akropolis eteklerindeki evlerin uzaktan bir tiyatronun oturma sıralarındaki insanlar gibi göründüğünü yazdığını aktarır. Bu benzetme, kentin eğimli bir yamaca basamak basamak yerleştiğini çok iyi anlatır. Deniz tarafından bakıldığında, evler sıralar halinde yükselen bir seyirci alanını andırıyordu.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin tezi, günümüze kalan yapılar arasında tiyatroyu da sayar. Kazı heyetinin sayfasında tiyatro ve stadion ayrı kazı alanları olarak listelenir; tiyatroda sahne binası ve theatron ayrı fotoğraf başlıklarıdır. Burada yapılan 2022 dönemi çalışmaları da heyetin sayfasında ayrıca yer alır. Tiyatronun büyüklüğüne dair kesin bir karşılaştırma vermek yerine, onu kentin yamaca yayılmış düzeninin bir parçası olarak görmek daha doğrudur.

Nekropol, tümülüsler ve su yolları

Kent yalnız yaşayanların değil, ölülerin de düzenli bir coğrafyasıydı. Kazı heyeti nekropol alanını ve tonozlu yapıyı ayrı kazı alanları olarak sunar. Türkiye Turizm Ansiklopedisi, Trakya tümülüslerini Helenistik ve Roma dönemlerinden kalan anıtsal mezar tepeleri olarak tanıtır. Aynı madde, Trak geleneğinde ölülerin atlarıyla birlikte gömüldüğünü, hatta atlar için ayrı tümülüsler yapıldığını da aktarır. Tekirdağ Müzesi'nde sergilenen Naip Tümülüsü buluntuları, bu geleneğin bölgedeki izlerini görmek isteyenler için iyi bir başlangıçtır.

Ansiklopedi ayrıca Roma döneminden kalma bir lahdi anar. Lahit, Kleopatra adıyla bilinen Valeria Lucia tarafından, eşi Marcus'un oğlu Mocellus için yaptırılmıştır. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'ndeki tez ise günümüze kalan yapı kalıntıları arasında sur kulelerini, sur gövdelerine ait parçaları ve daha geç dönemlere ait Konstantin/Metropolit Evi gibi sivil mimari örneklerini sayar. Ansiklopedi, 1993 yılında Tekirdağ Müze Müdürlüğü aracılığıyla yapılan kazılarda tabanı mozaik döşeli bir bazilikanın ortaya çıkarıldığını da kaydeder; bu yapı, kentin geç dönemini anlatan arkeolojik bir kalıntı olarak anılır.

Su konusu da kent hayatının önemli bir parçasıydı. Aynı ansiklopedi, Roma döneminden itibaren kentin su ihtiyacının Değirmendere'den karşılandığını, yaklaşık 17 kilometre uzaktan pişmiş toprak borularla suyun Marmara Ereğlisi'ne getirildiğini yazar. Yani ilçede dolaşırken karşılaştığınız her çeşme ya da su kemeri kalıntısı, çok uzun bir mühendislik geleneğinin devamıdır.

Kazı çalışmaları ve 2021'den bu yana ortaya çıkanlar

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin tezi, antik kentteki güncel kazı çalışmalarının 2021 yılında başlatıldığını söyler. Kazı heyetinin sayfasında 2021 ve 2022 dönemleri ayrı başlıklarla izlenebilir. 2021'de tapınak alanı, O.N.16-17 alanı ve bir sondaj çalışması öne çıkar. 2022'de ise tapınak alanıyla Bizans nekropolü ve tiyatro çalışmaları listelenir.

Heyetin çalışma başlıkları kazıyla sınırlı değildir. Sayfada 3B belgeleme, küçük buluntu, mimari ve antropolojik çalışmalar bulunur. Ayrıca İTÜ jeofizik çalışmaları, topoğrafik harita, konservasyon ve restorasyon, sualtı çalışmaları ile zooarkeolojik çalışmalar yer alır. Bu liste, modern bir arkeolojik projenin yalnızca toprak kazmaktan ibaret olmadığını gösterir. Kazı evi, Marmaraereğlisi'nde Bahçelievler Mahallesi'ndedir ve heyetin resmi sayfasında adresi görülebilir.

Bu çalışmalar sürdüğü için alanın görünümü zamanla değişebilir. Bugün gördüğünüz bir kazı çukuru ya da kapatılmış bir alan, birkaç sezon sonra bambaşka bir şey olabilir. Bu da her ziyareti biraz farklı kılar.

Eserleri nerede görmeli ve nasıl gezilmeli

Perinthos'un buluntuları tek yerde toplanmaz. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'ndeki tez, kente ait çok sayıda arkeolojik kültür varlığının Tekirdağ Müzesi'nde, Marmaraereğlisi Açık Hava Müzesi'nde (Belediye Parkı, Taş Bahçesi), Marmaraereğlisi Belediye Binası Bahçesi'nde ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilendiğini belirtir.

Tekirdağ Müzesi'nin resmi sayfası, Taş Eserler Salonu'nda Perinthos dahil çeşitli ören yerlerinden gelen steller, adak stelleri ve heykellerin sergilendiğini yazar. Müzenin bahçesinde Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait mimari parçalar açık teşhirdedir. Çalışma günü ve saatleri için muze.gov.tr'deki güncel bilgiye bakın.

Kültür Portalı'na göre ören yeri, Marmara Ereğlisi merkeze giden yol üzerinde sol tarafta kalır. Kazı alanının giriş koşulları için Tekirdağ İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün ve Perinthos Kazısı'nın resmi sayfasına bakmak gerekir. Önce müzeyi gezip eserleri tanımak, ardından ilçeye gidip surların ve tiyatronun yerini okumak mantıklı bir sıradır. Surlar için gün ışığının alçaldığı saatler fotoğraf için daha elverişlidir; yazın sıcağında su ve şapka ihmal edilmemelidir.

Kaynaklar

コメント

0/1000

最初のコメントを書きましょう