メインコンテンツへスキップ
Radar Türkiye
アプリでイベントを見つけよう
開く
Radar Türkiye

Bingöl Dağı ve Bin Gölün Hikayesi

Radar TürkiyeRadar Türkiye6 Kasım 2026
まだ評価はありません

いいねや評価をするにはログインしてください

Bingöl Dağı ve Bin Gölün Hikayesi

Bir ilin adı çoğu zaman bir tabelada kalır. Bingöl'de ise ad, ilin yukarısında duran bir dağın ve o dağın sırtındaki sayısız küçük gölün doğrudan özeti. Bu yazı, coğrafya kaynaklarına dayanarak Bingöl Dağı'nın nasıl oluştuğunu, buzulların ardında ne bıraktığını, şehrin eski adının nereden geldiğini ve Bingöl'ün sularının hangi büyük nehirlere uzandığını anlatıyor. Efsane anlatılarına girmiyoruz; resmi kurumların coğrafya sayfaları ile akademik bir makale yazının dayanağı.

Bir ilin haritadaki yeri

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün tarifine göre Bingöl, Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat bölümünde yer alıyor. Doğusunda Muş, kuzeyinde Erzurum ve Erzincan, batısında Tunceli ve Elazığ, güneyinde Diyarbakır bulunuyor. Merkezin dışında Adaklı, Genç, Karlıova, Kiğı, Solhan, Yayladere ve Yedisu olmak üzere yedi ilçesi var. İl merkezi denizden yaklaşık 1151 metre yükseklikte, Çapakçur ovasının kuzeybatı köşesinde kurulu.

Kaynağa göre arazi oldukça engebeli ve yüksek. Ova niteliğindeki yerler bile bin metrenin üzerinde; dağların üzerindeki yayla ve düzlüklerin yüksekliği ise 2000 metrenin altına inmiyor. Yüksekliği 3000 metreyi aşan dağlar var. Bingöl ovası dört yandan dağlarla çevrili; yaklaşık 1150 metre rakımda uzanan bu ova, Genç, Karlıova ve Sancak gibi daha küçük ovalarla tamamlanıyor.

Ateşten gelen dağ

Bingöl Dağları'nın hikayesi yer kabuğunun hareketleriyle başlıyor. Çevre İdaresi sayfası, bölgenin üçüncü zaman sonlarındaki tektonik olaylarla biçimlendiğini yazıyor. Kırılmalardan sonra yeryüzüne çıkan lavlar bir örtü gibi etrafa yayılmış; bu örtünün bazı kütleleri çökmüş, bazıları yükselmiş. İlin adını veren dağların bu dönemde oluştuğu da aynı sayfada belirtiliyor.

Dağların yapısında genellikle bazalt ve andezit bulunuyor. Bazalt, akıcı bir lav türü; andezit ise daha kıvamlı lavlarla ilişkilendirilen bir kaya. Kaynak, volkanik alanların en çok Göynük Suyu ile Peri Suyu arasındaki bölgede görüldüğünü söylüyor. Bu kesimin çukurlukları ve yükseltileri, dağların genel görünümünü bozan bir yüzey hareketliliği yaratıyor. Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan dağların kuzey yamaçları hafif eğimli, güney kesimleri ise oldukça sarp.

Kaynağın bu tarifi, dağa hangi yönden bakıldığının manzarayı değiştirdiğini düşündürüyor: kuzeyde yumuşak bir yükselti, güneyde ise daha dik bir yüzey. Dağın tamamı yalnızca Bingöl'ün değil; Muş ve Erzurum topraklarına da uzanıyor. Bu yazıda yalnızca Bingöl kaynaklarında yer alan bilgilere dayanıyoruz.

Buzulun bıraktığı göller

Coğrafya sayfası, dağların yüksek kısımlarını doruklar ve buzul gölleri, etek kısımlarını ise moren kalıntılarının kapladığını belirtiyor. Bingöl sınırları içinde büyüklük açısından önemli sayılabilecek tek bir göl yok; buna karşılık buzulların aşındırdığı, sirk adı verilen çok sayıda küçük göl var. Sayfa bunların en önemlilerini Gölbahri, Kerkis Gölü, Zırlır Gölü, Sar Gölü, Kuş Gölü, Harem Gölü, Er Gölü, Kıllı Göl, Belli Göl, Karlı Göl, Çili Göl ve İçme Gölü diye sıralıyor.

Sirk gölü kavramı için Türk Coğrafya Dergisi'nde yayımlanan bir makale yol gösterici. Makalede sirk gölleri, Anadolu'daki yüksek dağlık alanların alpin kuşağında yer alan en önemli buzul gölleri olarak tanımlanıyor. Çalışma, Anadolu'da yirmi sekiz farklı kütle üzerinde toplam 660 sirk gölü tespit ediyor. Bu göllerin ortalama yüksekliği 2882 metre; ortalama alanları ise yaklaşık 13 bin metrekare. Göllerin neredeyse tamamı küçük göl sınıfında. Bu sayılar Anadolu geneli için hesaplandı; Bingöl'e özgü değerler değildir, yalnızca kavramın ölçeğini göstermesi için aktarılıyor.

Makalenin kayaç türüyle ilgili bir bulgusu da var. Yazarlara göre Batı ve Orta Toroslar'da karstik kütleler üzerinde sirk çok olsa bile göl sayısı azdır; Doğu Karadeniz Dağları ise karstik olmayan volkanik ve intrusif birimlerden oluşur ve sirk göllerinin büyük bölümünü barındırır. Kayacın yapısı, buzulun oyduğu çukurda suyun kalıp kalmayacağını belirleyen etkenlerden biri olarak öne çıkıyor. Bingöl Dağları'nın volkanik kayaçlardan oluştuğunu bilmek, bu genel çerçeveyi yerel manzarayla ilişkilendirmeye yardım eder.

Adın izi

Bingöl Belediyesi'nin kente bakış sayfası, adın tarihine de ışık tutuyor. Şehrin eski adı Çevlik; halk dilindeki karşılığı Çolig. Çevlik, Anadolu halk ağızlarında dere kenarındaki bağlık bahçelik yer anlamına geliyor. Çolig adı bugün de kırsal kesimlerde il merkezi için kullanılıyor. Bu yerleşim, Palu ilçesine bağlı bir bucaktı. Sayfaya göre 1872'de Çapakçur adıyla ilçe, 1936'da ise yine aynı adla il yapıldı. İl merkezi 20. yüzyılın ortalarına kadar Çapakçur diye anıldı; sonra il, adını dağdan alarak Bingöl oldu.

Çapakçur adına ortaçağ İslam kaynaklarında rastlandığı belediye sayfasında aktarılıyor; adın ne zamandan beri kullanıldığı ise bilinmiyor. Belediyenin ifadesiyle dağ adını üzerindeki irili ufaklı çok sayıda buzul gölden almış. Başka bir deyişle ad zinciri şöyle işliyor: göller dağa adını, dağ da ilin adını vermiş oluyor. Kaynağın bu bölümü edebi bir dille yazılmış; yüzlerce hatta binlerce ifadesi bir sayı değil, bir çokluk imgesi olarak okunmalı. Sayfada il adına ilişkin birçok anlatı dolaştığı da yazıyor; burada onlardan söz etmiyoruz.

Şehrin yer değiştirmesi

Çevre İdaresi sayfası ilgi çekici bir ayrıntı daha veriyor: Bingöl şehri daha önce vadi içinde kuruluymuş, 1950'lerden sonra hızla geliştikçe hakim olan düzlüğe taşınmış. Bu bilgi, bugün gördüğünüz şehir planının kısa bir geçmişi olduğunu hatırlatıyor. Yeni yerleşim, Göynük Suyu'nun bir kolunun hakim olduğu düzlük üzerinde.

Suların yolculuğu

Dağlardan inen sular Bingöl'ün haritasını çiziyor. İl sınırları içindeki en önemli akarsu Peri Suyu. Toplam uzunluğu 258 kilometre; il sınırları içinde 112 kilometre akıyor. Karagöl ve Bingöl dağlarındaki kaynaklardan çıkan sular, Karlıova ilçesinin kuzeybatısında bazı dereleri alıp Peri Suyu'nu oluşturuyor. Güneydoğuya akan ırmak Kiğı sınırları içinde başka derelerle birleşiyor, il sınırlarından çıkıp Tunceli'den geçiyor ve Elazığ'da Fırat'a karışıyor.

Murat Nehri ise Fırat'ın en büyük kollarından biri. Kaynağını Van Gölü'nün kuzeybatısındaki Aladağ'dan ve Bingöl dağlarından alıyor. Muş, Bulanık ve Bingöl çevresindeki yüksek ovaları ve dağları doğu-batı doğrultusunda aşıp Elazığ sınırlarına giriyor. Keban ilçesinin kuzeydoğusunda Karasu ile birleşerek Fırat'ı oluşturuyor. Bingöl içindeki toplam uzunluğu 96 kilometre. Peri Suyu da Murat Nehri de sonunda Fırat'a ulaşıyor; dağın suları böylece Fırat havzasına bağlanıyor. Göynük Suyu ise Bingöl dağlarının batı yamaçlarındaki Kargapazarı Köyü'nden doğuyor ve Genç yakınlarında Murat Nehri'ne karışıyor; başlangıcı da bitişi de il sınırları içinde kalıyor.

Meşe, mera ve mevsim

Bu coğrafyanın bitki örtüsü, yükselti kuşaklarına göre değişiyor. Meşe ormanları dağların 1200 metreden aşağı kesimlerinde görülüyor ve 1900 metreye kadar yayılabiliyor. Çevre İdaresi sayfası, Bingöl'ü Doğu Anadolu'nun en zengin orman alanlarına sahip illerinden biri olarak tanıtıyor ve ağaç türü olarak meşenin yaygın olduğunu söylüyor. Ormanların uzun süre tahrip edildiği yerlerde ise bozkır bitki örtüsü ortaya çıkıyor. İl arazisinin yüzde 51'i mera, yüzde 27,92'si orman. Dağlar genellikle seyrek ormanlık; güney bölümlerinin bazı kısımları çıplak. Göynük Suyu'nun kaynağı olan Kargapazarı Köyü de bu yüksek kütlenin batı yamaçlarında yer alıyor.

İklim sert ve belirgin: Yazlar sıcak, kışlar soğuk. Meteoroloji verilerine dayanan sayfa, yıllık ortalama sıcaklığı 12,1 derece, yıllık yağışı 873,7 milimetre, kar yağışlı gün sayısını 24,5, donlu gün sayısını 94,1 olarak veriyor. Sonbahar ve kışta Sibirya kaynaklı yüksek basıncın etkisi hissediliyor; hakim rüzgarlar batı ve kuzeybatıdan esiyor.

Bugün nasıl bakılır

Bingöl Dağı'nı ve göllerini yakından görmek isteyenler için yükseklik ve hava durumu en önemli faktör. Dağın yüksek kesimleri, kaynaklardaki tarife göre doruklar ve göllerle kaplı; bu bölgelere yol, kar durumu ve güvenlik açısından bilgi almadan çıkılmamalı. Bingöl Valiliği ve il kültür turizm müdürlüğünün güncel duyurularını kontrol edin. Yürüyüşe çıkacaksanız yerel bir rehberle ya da deneyimli bir grupla gitmeniz, hava değişikliklerine karşı katmanlı giyinmeniz ve yeterli su taşımanız önerilir.

Dağa çıkmasanız bile şehirden dağın silüetine bakmak hikayeyi tamamlar. İl merkezinin dört yanı dağlarla çevrili; ovada durup yukarı baktığınızda adın nereden geldiğini görürsünüz. Bahar ve yaz aylarında yeşil, kışın ise karlı bir görünüm beklemek, kaynaklardaki iklim verileriyle uyumlu bir tahmindir.

Sonuç yerine

Bingöl, adını ilin yüksekliğinden, dağından ve o dağın göllerinden alıyor. Bazaltın ve andezitin yarattığı bir platoya, buzulun oyduğu göz göz havzalar eklenmiş; bu havzalardan çıkan sular Murat ve Peri vadilerinden geçerek Fırat'a ulaşıyor. İlin adının da, haritasının da, iklim ve bitki örtüsünün de bu dağa bağlı olduğunu söylemek abartı olmaz.

Kaynaklar

コメント

0/1000

最初のコメントを書きましょう