Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye
Of'tan Çaykara Yaylalarına Bir Gün
Kültürel

Of'tan Çaykara Yaylalarına Bir Gün

Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Trabzon'un doğusunda sahil yolu Of'a vardığında, denize dik inen iki derenin ağzında küçük bir ova açılır. Biri Baltacı, öbürü Solaklı.

Çaykara, Trabzon
Kültürel
Radar Editör
19 Ekim 2026

Gezi Hakkında

Trabzon'un doğusunda sahil yolu Of'a vardığında, denize dik inen iki derenin ağzında küçük bir ova açılır. Biri Baltacı, öbürü Solaklı. Bu gezi Solaklı'nın izini sürüyor: sabah denizi gören bir tepede bölgenin en büyük taş konağına bakıyor, öğleye doğru dar vadiden içeri, Çaykara'ya ve Uzungöl'e çıkıyor, günü iki bin metredeki Sultan Murat Yaylası'nın çıplak sırtlarında bitiriyor. Aynı gün içinde deniz kıyısındaki fındık bahçelerinden ağaç sınırının üstündeki otlaklara geçmek, Karadeniz'in dağla denizi ne kadar yakın tuttuğunu en iyi anlatan yolculuklardan biri.

Of ve Solaklı vadisi

Türkçe Vikipedi Of'un arazisini Solaklı ve Baltacı derelerinin aşağı havzalarının oluşturduğunu yazıyor; ilçenin adı Antik Çağ kaynaklarında Opiunte biçiminde geçiyor ve Lazca Oput'e "yerleşim yeri, köy" anlamına geliyor. Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Of'un Miletoslu denizcilerin kurduğu kolonilerden biri olduğunu, Pontos, Roma ve Bizans egemenliklerinden geçtiğini, Trabzon İmparatorluğu döneminde önemli bir ticaret merkezi olduğunu ve 1461'de Osmanlı topraklarına katıldığını aktarıyor. Osmanlı döneminde ilçe bugünkü Çaykara, Hayrat ve Dernekpazarı'nı da içine alan geniş bir kazaydı; sınırları 1948'de Çaykara'nın, 1990'da Hayrat'ın ilçe olmasıyla daraldı. Yani bu gezide geçeceğiniz bütün vadi, bir zamanlar tek bir idari birimin parçasıydı.

Oraya varmak

Gezi kendi aracınızla ya da bir gün için kiralanan araçla en rahat yapılır; yayla yolunda toplu taşıma her mevsim düzenli değildir. Of sahil yolunun üzerindedir. İl müdürlüğü Çaykara'nın Trabzon'a 76 kilometre uzaklıkta olduğunu, Of'tan Bayburt yönüne uzanan vadinin içinde kurulduğunu ve Of, Dernekpazarı, Çaykara, Bayburt devlet yolunun Solaklı Çayı'nı takip ettiğini yazıyor. Uzungöl için Kültür Portalı Trabzon'dan 99, Çaykara'dan 19 kilometre veriyor. Sultan Murat Yaylası'nın uzaklığı kaynaklarda farklı: il müdürlüğünün ilçe sayfası yaylayı Çaykara'nın 27 kilometre güneyine koyarken Türkçe Vikipedi ilçe merkezinden 17 kilometre güneybatıda olduğunu yazıyor, aynı maddede başka bir yerde 25 kilometre geçiyor. İl müdürlüğünün yayla sayfası ise yaylanın Trabzon, Çaykara, Ataköy yolu üzerinde ve Trabzon'dan yaklaşık 105 kilometrede olduğunu belirtiyor. Yola çıkmadan önce yolun durumunu ilçeden sorun; yükseklerde mevsim kısa, hava çabuk değişir.

Sıraağaç'ta taş konak

Günün ilk durağı Of'un Sıraağaç, eski adıyla Çalek mahallesindeki Çakıroğlu İsmail Ağa Konağı. Türkçe Vikipedi konağın denize hakim bir tepeye, çoğunlukla pembe renkli kesme taştan yapıldığını, taşların 2 ile 2,5 kilometre uzaklıktaki bir ocaktan taşındığını ve yapının Karadeniz bölgesinin en büyük taş konağı sayıldığını yazıyor. Yapım tarihi konusunda kaynaklar uyuşmuyor: Vikipedi konağın 1805'te tamamlandığının tahmin edildiğini, yapımın altı yıl sürdüğünü ve 40 ustanın çalıştığını aktarırken il müdürlüğü yapının hicri 1237, yani 1821 yılında İsmail Ağa tarafından yaptırıldığını yazıyor. İl müdürlüğü konağı Hayrat'a bağlı Sarıağaç köyünde gösteriyor; Vikipedi ve harita kayıtları ise yeri Of'a bağlı Sıraağaç olarak veriyor.

Konağın etrafında dolaşırken iki yüzün birbirinden çok farklı olduğunu fark edeceksiniz. Vikipedi'ye göre denize bakan kuzey yüz iki katlı ve küçük pencerelidir, güneyde ise yapı üç katlıdır; ana kapılar batıya ve doğuya bakar, güneyin ortasında üçüncü bir kapı, doğu tarafında atlar için ayrı bir kapı vardır. Konak 529 metrekarelik kare bir tabana oturuyor ve yaşam alanı yaklaşık 1500 metrekareyi buluyor. İl müdürlüğü zemin katın kesme taş olduğunu, kış odası, kiler ve ambarın burada yer aldığını, ikinci katın ahşap bağdadi kaplamalı olduğunu ve oda sayısının tam bilinmediğini yazıyor. Vikipedi misafirlerin batı tarafındaki ayrı bir odada ağırlandığını, yanında bir tüfeklik bulunduğunu, alt katta bir hapishane, binada kütüphane ve toplantı odaları olduğunu aktarıyor. Bu ayrıntılar konağı bir evden çok, ayanların bölgeyi yönettiği bir merkez gibi okumayı sağlıyor.

Yapının tarihine de bir iki iz düşmüş. Vikipedi'ye göre 1817'de Tuzcuoğlu Memiş Ağa Çakıroğlu İsmail Ağa'ya sığınmış, Birinci Dünya Savaşı'nda konak Rus savaş gemilerinin bombardımanına uğramış ama çok az hasar görmüş. İl müdürlüğü konağın 1979'da Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nce onarıldığını belirtiyor; Vikipedi ise 2019'dan bu yana yeniden restorasyon çalışmaları sürdüğünü yazıyor. Bu yüzden içeri girilip girilemeyeceğini önceden sorun; dışarıdan, bahçe sınırından bakmak bile taş işçiliğini görmek için yeter. Sabah ışığı doğu cephesine vurur, denize bakan kuzey yüzü fotoğraflamak için en iyi yer konağın aşağısındaki yamaçtır.

Solaklı boyunca içeri

Konaktan sonra sahile inip Solaklı vadisine dönün. İl müdürlüğü vadinin yatağının dar olduğunu, bu yüzden kıyısındaki yerleşimlerin de dar bir şeride sıkıştığını anlatıyor. Yolda önce Dernekpazarı'ndan geçersiniz; il müdürlüğü ilçenin Solaklı vadisinin batısında, çayın kıyısındaki dar düzlükte kurulduğunu yazıyor. Ardından Çaykara gelir. Adını, Solaklı ve Yeşilalan derelerinin birleştiği yere yakın taşların arasından çıkan Çaykara Suyu'ndan alır; Vikipedi ilçenin halk arasındaki eski adının Kadahor olduğunu ve "aşağı köy" anlamına geldiğini aktarıyor. Çaykara 1925'e kadar Of'a bağlı bir köydü, 1925'te bucak oldu, 1947'de çıkarılan kanunla ilçe statüsü kazandı ve 1948'in ilk gününde fiilen teşkilatlandı.

Vadi yukarı daraldıkça dağlar yükselir. Vikipedi bölgede Kaçkarların batıya uzanan son uzantılarının bulunduğunu, Demirkapı, Kayışkıran ve Karakaya gibi zirvelerin üç bin metreyi aştığını, buzul vadileri boyunca Karagöl, Sarıgöl, Balıklı Göl ve Aygır gölleri gibi göllerin yayıldığını yazıyor. İl müdürlüğüne göre de Bayburt sınırındaki Soğanlı Dağları yer yer üç bin metreyi geçer.

Uzungöl'de kısa bir mola

Çaykara'dan sonra Haldizen Deresi'nin vadisine sapan yol Uzungöl'e çıkar. Burada uzun kalmayın, ama gölü görmeden geçmek de olmaz. Kültür Portalı gölün yamaçlardan düşen kayaların Haldizen Deresi'nin önünü kapatmasıyla oluştuğunu, yakınındaki Şerah köyünün eski ahşap evlerinin manzarayı tamamladığını yazıyor; Türkçe Vikipedi gölün 1989'da ilan edilen Uzungöl Tabiat Parkı'nın parçası olduğunu ekliyor. Gölün yüksekliği kaynaklarda farklı geçiyor: Kültür Portalı 1090, il müdürlüğünün yayla sayfası 1150 metre veriyor. Kısa bir göl kıyısı yürüyüşü bacakları açar, asıl yükseklik ise bundan sonra kazanılacak.

Sultan Murat Yaylası

Yol Uzungöl'den sonra ormanın içinden kıvrılarak yükselir ve bir noktada ağaçlar birden biter. İl müdürlüğü Sultan Murat Yaylası'nın 2000 metre yükseklikte, orman sınırının üzerinde olduğunu yazıyor. Karşınıza çıkan manzara yeşil ama çıplak, yuvarlak sırtlar ve bu sırtların arasına serpilmiş yayla evleri. Yaylanın adı bir rivayete dayanıyor: il müdürlüğü ve Vikipedi, IV. Murad'ın 1635'teki İran seferinden dönerken ordusuyla burada konakladığının anlatıldığını aktarıyor.

Yaylanın daha yakın bir tarihi de var. İl müdürlüğü 1916'da burada Ruslara karşı savaşan bir subayın ve 70 erin hayatını kaybettiğini, bu yüzden yaylada Şehitler Tepesi adı verilen bir anıt alan bulunduğunu yazıyor. Vikipedi Birinci Dünya Savaşı'ndan kalma siperlerin bugün de görülebildiğini belirtiyor. Sırtlarda yürürken bu siperleri arazinin içindeki düzensiz çukurlar ve set izleri olarak fark edebilirsiniz; alanın bir anma yeri olduğunu unutmadan, sessizce dolaşın.

Yayla aynı zamanda yaşayan bir yer. KÜRE Ansiklopedisi yöre halkının ilkbahar sonlarında yaylaya göç edip yazı burada geçirdiğini, peynir ve tereyağı üretimi gibi geleneksel işlerin sürdüğünü yazıyor. İl müdürlüğü yaylada her yıl yaz ortasında yayla şenlikleri yapıldığını belirtiyor; tarihleri yıldan yıla değişebileceği için gitmeden önce ilçeden teyit edin. Vikipedi ilçe düğünlerinde kemençe ve kaval eşliğinde horon oynandığını anlatıyor; şenlik günlerinde yaylada da aynı müziği duymanız olasıdır.

Ne zaman gidilir

Yaylaya çıkmanın zamanı yazdır. İl müdürlüğü Trabzon yaylalarının kışın karla kaplı olduğunu, yaz sıcağında ise sis ve çise içinde kaldığını yazıyor. Bu sis yaylanın en güzel anlarını da yaratır: vadiler bulutla dolduğunda, iki bin metredeki sırtlardan aşağıya bakınca bulutların bir deniz gibi yayıldığını görebilirsiniz. Sabah erken saatlerde vadiler çoğu zaman açıktır, öğleden sonra sis yukarı tırmanır; dönüş yolunu sis basmadan inmeyi planlayın. Yayla yolunda hava aşağıya göre çok daha serindir, yanınıza kalın bir giysi ve yağmurluk alın.

Pratik notlar

  • Konak, göl ve yayla arasında gün boyu araçla dolaşacaksınız; yakıtı sahilde tamamlayın.
  • Yayla yolları kışın ve bahar başında kapanabilir; yolu ilçeden sorun.
  • Konağın ziyaret durumu ve yayla şenliklerinin tarihi için güncel bilgiyi ilgili resmi kurumdan kontrol edin.
  • Siperlerin bulunduğu alan bir anma yeridir; yüksek sesten ve çöp bırakmaktan kaçının.
  • Yaylada hayvanlar serbest otlar, sürülere araçla yaklaşırken yavaşlayın.

Kaynaklar

Konum - Of'tan Çaykara Yaylalarına Bir Gün

Gezi Bilgisi
ŞehirÇaykara, Trabzon
TürKültürel
Tarih19 Ekim 2026
KaynakRadar Editör
Radar TürkiyeYazarRadar TürkiyeKaynağı Ziyaret EtYol Tarifi Al