Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye
Hasanoğlan Köy Enstitüsü ve Elmadağ'ın Dağ Havası
Kültürel

Hasanoğlan Köy Enstitüsü ve Elmadağ'ın Dağ Havası

Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Ankara'nın yaklaşık 34 kilometre doğusunda, İdris Dağı'nın eteğinde 1.200 metre rakımda kurulu Hasanoğlan, bugün Elmadağ ilçesinin en kalabalık mahallesi.

Elmadağ, Ankara
Kültürel
Radar Editör
30 Eylül 2026

Gezi Hakkında

Ankara'nın yaklaşık 34 kilometre doğusunda, İdris Dağı'nın eteğinde 1.200 metre rakımda kurulu Hasanoğlan, bugün Elmadağ ilçesinin en kalabalık mahallesi. Kasabanın adı Türkiye eğitim tarihinin en çok konuşulan deneylerinden biriyle birlikte anılıyor: 1941'de burada açılan Hasanoğlan Köy Enstitüsü ve onun bünyesinde 1942'de kurulan Yüksek Köy Enstitüsü. Demiryolunun hemen yanındaki geniş yerleşke, öğrencilerin kendi elleriyle yükselttiği taş binalar ve Anadolu'nun ilk açık hava tiyatrolarından biriyle, kısa ömrüne rağmen iz bırakmış bir okulun mekanı. Bu gezi, sabahı o yerleşkenin çevresinde, öğleden sonrayı Elmadağ'ın dağ havasında geçirmek isteyenler için.

Oraya varmak

Hasanoğlan, Ankara'dan doğuya, Kırıkkale ve Samsun yönüne giden karayolunun yakınında, Elmadağ ilçe merkezinin kuzeydoğusunda kalıyor. Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Elmadağ merkezini Ankara'ya 41 kilometre uzaklıkta veriyor; Hasanoğlan ise Vikipedi'ye göre kentin 34 kilometre doğusunda. Ankara-Kars demiryolu kasabanın içinden geçiyor ve 1925'te Anadolu-Bağdat Demiryolları tarafından açılan Hasanoğlan Tren İstasyonu yerleşkenin hemen yanında duruyor; ne var ki istasyon bugün kullanım dışı ve burada yolcu treni durmuyor. Başkentray banliyö hattının doğudaki son durağı Kayaş; oradan ötesi için Ankara'dan Elmadağ ve Hasanoğlan yönüne giden otobüs ve minibüs hatlarını EGO'nun güncel listesinden kontrol edin. Yerleşke kasabanın İstasyon Mahallesi'nde; eski istasyon binasını bulduğunuzda enstitünün ağaçlıklı arazisi de görüş alanınıza girer.

Bir okulun kuruluşu

Köy Enstitüleri 17 Nisan 1940 tarihli ve 3803 sayılı yasayla kuruldu; amaç, köylerde çalışacak öğretmenleri köyün kendi koşullarında ve üretimin içinde yetiştirmekti. Beş yıllık programda öğrenimin yarısı kültür derslerine, dörtte biri tarım çalışmalarına, dörtte biri teknik derslere ayrılıyordu; öğrenciler kendi okullarını kendileri inşa ediyordu. Türk Maarif Ansiklopedisi'ne göre Ankara'daki enstitü için yer arayan komisyonun çalışması sonunda Elmadağ'a bağlı Hasanoğlan köyü seçildi ve okul 1941'de açıldı. Vikipedi'nin aktardığına göre bu, açılan on beşinci köy enstitüsüydü; ilk öğrenci kadrosu Kırklareli'deki Kepirtepe Köy Enstitüsü'nden gelen 266 öğrenciyle oluşturuldu. Dersler 23 Mayıs 1941'de köyün üç derslikli ilkokulunda geçici olarak başladı; Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği'ne göre kalıcı yerleşkenin temeli aynı yılın 10 Temmuz'unda atıldı ve ilk yapılar 1942'de tamamlandı.

Hasanoğlan'ı öteki enstitülerden ayıran şey, 1942-1943 öğretim yılında bünyesinde açılan Yüksek Köy Enstitüsü'ydü. Üç yıllık bu üst kademe, diğer enstitülere öğretmen ve müfettiş yetiştirmek, enstitü mensuplarına hizmet içi eğitim vermek ve bir köy araştırmaları merkezi olmak için tasarlanmıştı. Öğrenciler güzel sanatlar, yapıcılık, madencilik, hayvancılık, kümes hayvancılığı, köy ev işleri ve el sanatları, tarla ve bahçe tarımı ile tarım işletmeciliği gibi kollara ayrılıyordu. Ders veren kadro Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Yüksek Ziraat Enstitüsü, Gazi Eğitim Enstitüsü ve Devlet Konservatuvarı'ndan geliyordu; botanikçi Hikmet Birand, tarihçi Enver Ziya Karal ve müzisyen Ruhi Su bu adlar arasındaydı. Halk ozanı Aşık Veysel de bir dönem enstitüde ders verenler arasında sayılıyor. 1944'te iki yıllık bir sağlık kolu da eklendi.

Öğrencilerin yaptığı yerleşke

Yerleşkenin en dikkat çekici yanı, binaların büyük bölümünün öğrenciler tarafından inşa edilmiş olması. Türk Maarif Ansiklopedisi'ne göre yerleşke planı için ulusal bir mimari yarışma açıldı ve Kemal Ahmet Aru, Adnan Kuruyazıcı ile Orhan Safa'nın projesi kazandı. İnşaatta, öteki köy enstitülerinden gelen otuz kırk kişilik öğretmen ve öğrenci ekipleri dönüşümlü olarak çalıştı. TÜBA Kültür Envanteri Dergisi'nde 2021'de yayımlanan bir araştırma, yerleşkenin ilk binasından sonuncusuna kadar daha önce kurulmuş on dört enstitünün öğrenci ve eğitmenlerinin emeğiyle yükseldiğini, yapımda yerel yapı tekniklerinden yararlanıldığını kaydediyor ve işlik, okul, yemekhane ile müzik binalarını ayrı ayrı inceliyor. Genç mimar Mualla Eyüboğlu yapı işlerinin başındaydı ve 1943'te yerleşkenin açık hava tiyatrosunu tasarladı; Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği bu amfiyi Anadolu'da yapılan ilk açık hava tiyatrosu olarak anıyor. 1945'e gelindiğinde yerleşkede kırkı aşkın yapı vardı: yatakhaneler, öğretmen evleri, sinema salonu, müzik binası, hamam, işlikler, ahırlar ve amfitiyatro bunlar arasındaydı. Derneğin verdiği bilgiye göre yerleşke yaklaşık 600 dönümlük bir arazi üzerine yayılıyordu; su tesisatından tarım alanlarına kadar altyapının önemli bölümü de öğrencilerin işiydi. Vikipedi 1945'te enstitünün elinde 259 mandolin ve 55 keman bulunduğunu yazıyor; müzik, bu okulun gündelik yaşamının parçasıydı.

Kapanış ve sonrası

Yüksek Köy Enstitüsü 1947'de kapatıldı; öğrenciler başka kurumlara aktarıldı. Vikipedi'ye göre okul 27 Kasım 1947'ye kadar faaliyet gösterdi ve bu sürede 678 öğretmen, 774 sağlık memuru ile 213 yüksek kısım mezunu verdi; Türk Maarif Ansiklopedisi de 1944-1947 arasındaki üç dönemde 213 mezun sayısını doğruluyor. Köy enstitüleri 1954'te ilköğretmen okullarına dönüştürüldü ve Hasanoğlan da aynı yıl bir ilköğretmen okulu oldu. Yerleşke sonraki on yıllarda çeşitli eğitim kurumlarınca kullanıldı, bir kısmı boş kaldı. Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği'nin aktardığına göre bugün alanda bir polis meslek eğitim merkezi, polis meslek yüksekokulu, fen lisesi, imam hatip lisesi ve bir aile sağlığı merkezi bulunuyor; açık hava tiyatrosu aslına uygun onarılmış ve etkinliklerde kullanılmaya devam ediyor. Yerleşkenin korunması ve yeniden işlevlendirilmesi son yıllarda kamu kurumlarının gündeminde; röleve, restitüsyon ve restorasyon projeleri konuşuluyor.

Ne görülür, nasıl gezilir

Yerleşke bugün eğitim kurumlarının kullanımında olduğu için içeri girmek o kurumların iznine bağlı; geziyi dıştan planlayın. İstasyon Mahallesi'nden yerleşkeyi çevreleyen yolları yürüyerek binaların cephelerini, geniş arazi içindeki ağaçlıkları ve eski istasyon binasını görebilirsiniz. Dernek amfinin bugün de etkinliklerde kullanıldığını yazıyor; Köy Enstitüleri'nin kuruluş yıl dönümü olan 17 Nisan çevresindeki anma etkinlikleri için derneğin ve Elmadağ Belediyesi'nin duyurularını izleyin, o günlerde tiyatro ziyaretçilere açılıyor. Fotoğraf için sabahın erken saatleri iyidir; güneş doğudan, İdris Dağı'nın üstünden gelir. Kasabanın kendisi de görülmeye değer: 16. yüzyıl Osmanlı kayıtlarında Hasanoğlanı adıyla geçen eski bir köy, 1953'te belediye olmuş, 2008'de belediyesi kapatılarak Elmadağ'a mahalle olarak bağlanmış. Bugün altı mahalleye bölünmüş 18 bin nüfuslu bir kasaba; yamaçlara yayılan bahçeli evler ve aşağıda kıvrılan demiryolu, kasabanın karakterini veriyor.

Elmadağ ve doğası

Öğleden sonra için Elmadağ'ın kendisini ayırın. İlçe adını yanı başındaki dağdan alıyor: Vikipedi'ye göre Elmadağ 1.862 metreye, komşusu İdris Dağı 1.995 metreye ulaşıyor; ilçe merkezi 1.100 metre dolayında. Elmadağ Belediyesi'nin tarihçesine göre yerleşimin 16. yüzyıl Osmanlı kayıtlarındaki adı Yozgat'tı; 1928'de Küçük Yozgat, 1941'de dağın adıyla Elmadağ oldu ve 1 Nisan 1960'ta ilçe statüsü kazandı. Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü bölgede Frig ve Lidya izlerinin milattan önce 547'ye kadar sürdüğünü, sonra Pers ve Roma egemenliğinin geldiğini, 1071'den itibaren de Türk yerleşiminin başladığını yazıyor; aynı kaynak halıcılık, el dokuması kilim, heybe ve çanta yapımını ilçenin geleneksel uğraşları arasında sayıyor. Dağlardan toplanan kar ve yağmur suyuyla beslenen Kargalı Deresi kuzeye akıp Kızılırmak'a karışıyor. İklim karasal; kış sert geçiyor ve kar kasımdan nisana kadar yerde kalabiliyor.

Dağın Ankara'ya bakan kuzey yamacında, kentin 17 kilometre güneydoğusunda Elmadağ Kayak Merkezi var. Pistler 1.500 ile 1.850 metre arasında, ağaçsız açık arazide uzanıyor; 548 metrelik bir teleski ve toplam 700 metrelik pist ocak-mart arasında kayakçılara hizmet veriyor, kar kalınlığı sezonda 30-60 santimetre arasında oluyor. Tesisleri Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile birkaç üniversitenin kayak evleri paylaşıyor. İlkbahar ve yazın aynı yamaçlar yürüyüş için kullanılıyor; tesisler yıl boyu açık tutuluyor. Hasanoğlan'dan kayak merkezine gitmek için Ankara yönüne dönüp dağ yolunu izlemeniz gerekir; kışın zincir ve kış lastiği şart. Sezon ve tesis bilgileri değişebildiği için güncel durumu Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nün duyurularından kontrol edin.

Mevsim ve saat

Hasanoğlan 1.200 metrede kurulu; kışın soğuk ve kar, yazın ise bozkırın kuru sıcağı hakim. Yerleşkeyi ve kasabayı görmek için ilkbahar ve sonbahar en iyi zaman: ağaçlar yeşil ya da sarı, hava yürüyüşe elverişli. Kayak merkezi için ocak-mart arasını, dağ yürüyüşü için mayıs-ekim arasını seçin. Enstitü çevresini sabah, dağı öğleden sonra gezmek gün ışığını en iyi kullanan sıralama; dönüşte Ankara trafiğine akşam saatinden önce girmeye çalışın.

Pratik notlar

  • Yerleşke içine giriş oradaki kurumların iznine bağlıdır; dıştan bakarak gezin, kapılardan izinsiz girmeyin ve öğrencilerin fotoğrafını çekmeyin.
  • Hasanoğlan Tren İstasyonu kullanım dışıdır; toplu taşıma için EGO'nun güncel hat listesine bakın.
  • Kayak merkezinin sezon, pist ve ücret bilgisi her yıl değişir; gitmeden önce resmi duyuruları kontrol edin.
  • Dağ yolunda kışın buzlanma olur; araçta zincir bulundurun, hava kararmadan dönün.
  • Yürüyüş için sağlam ayakkabı, rüzgarlık ve su alın; yamaçlarda gölge az.

Kaynaklar

Konum - Hasanoğlan Köy Enstitüsü ve Elmadağ'ın Dağ Havası

Gezi Bilgisi
ŞehirElmadağ, Ankara
TürKültürel
Tarih30 Eylül 2026
KaynakRadar Editör
Radar TürkiyeYazarRadar TürkiyeKaynağı Ziyaret EtYol Tarifi Al