Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye
Frig Vadisi'nin Afyon Yakası, Göynüş'ten Emre Gölü'ne
Tarihi Mekanlar

Frig Vadisi'nin Afyon Yakası, Göynüş'ten Emre Gölü'ne

Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Frig Vadisi denince akla çoğunlukla Eskişehir'deki Yazılıkaya gelir. Oysa Friglerin kayaya işlediği anıtlar üç ile yayılır ve bu geniş bölgenin güney ucu Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesindedir.

İhsaniye, Afyonkarahisar
Tarihi Mekanlar
Radar Editör
19 Ekim 2026

Gezi Hakkında

Frig Vadisi denince akla çoğunlukla Eskişehir'deki Yazılıkaya gelir. Oysa Friglerin kayaya işlediği anıtlar üç ile yayılır ve bu geniş bölgenin güney ucu Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesindedir. Türkçe Vikipedi'nin Frigya maddesi Eskişehir, Kütahya ve Afyon sınırları içinde kalan, Frig uygarlığının izlerini taşıyan bu bölgeye topluca Frig Vadileri dendiğini yazar. Bu gezi o güney ucunu tek günde dolaşmayı öneriyor. Rotanın iki ucu belli: batıda dere yatağının açtığı Göynüş Vadisi, kuzeyde ise Döğer kasabasının yanındaki küçük Emre Gölü. Arada tüf kayalarının arasından geçen köy yolları, tarlalar ve Frig dönemine ait, birbirinden yalnızca birkaç kilometre uzakta duran kaya anıtları var.

Bu yazı anıtları tek tek tanıtmaktan çok, araziyi okumaya ve günü kurmaya odaklanıyor. Aslantaş, Yılantaş, Aslankaya ve Döğer Kervansarayı Radar'daki Frig rotasında ayrıca anlatılıyor; burada ağırlık Göynüş Vadisi'nin kendisinde, Maltaş Anıtı'nda ve Emre Gölü kıyısındaki manzarada.

Dağlık Frigya neresi

Friglerin hikayesi Afyon'un çok dışında başlar. Frigya maddesine göre Frigler Balkanlardan gelip önce Bitinya'ya yerleşmiş, MÖ 12. ve 7. yüzyıllar arasında Orta Anadolu'nun batısına egemen olmuştur. Başkentleri Gordion'du ve en parlak dönemleri MÖ 9. ve 8. yüzyıllardaydı. Aynı madde Frig sanatının Hitit, Urartu, Asur ve Ege uygarlıklarının izlerini taşıdığını, Friglerin kaya anıtlarını insan ve hayvan motifleriyle bezediğini anlatır. Frig yazısıyla yazılmış metinler az ve kısa olduğu için bu dil bugün hala tam olarak çözülebilmiş değildir.

Kültür Portalı, İhsaniye'deki anıtları Dağlık Frigya Bölgesi'ne yerleştirir. Burayı dağlık yapan şey yüksek zirveler değil, eski yanardağ küllerinin sertleşmesiyle oluşan tüf kayalardır. Bu yumuşak taş hem kolay oyulmuş hem de rüzgar ve suyla aşınarak bugün gördüğünüz sivri, delikli, katman katman kaya kümelerini bırakmıştır. Afyonkarahisar Belediyesi'nin Frigya sayfası İhsaniye başta olmak üzere çevredeki kaya anıtlarının, mezarların ve doğal oluşumların bölgeyi bir açık hava müzesine çevirdiğini yazar; aynı sayfa vadi boyunca görülen peribacalarının İhsaniye, İscehisar, Bayat ve Bolvadin'de farklı örnekleri olduğunu da belirtir.

Oraya varmak

Göynüş Vadisi'ne gitmek için Afyonkarahisar'dan Eskişehir yönüne, kuzeye çıkılır. Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü vadinin İhsaniye'nin Kayıhan Mahallesi'nde olduğunu, Afyon-Eskişehir karayolunun otuz ikinci kilometresinden yaklaşık bir buçuk kilometre sola dönülerek ulaşıldığını yazar. Kültür Portalı'ndaki Maltaş sayfası aynı sapaktan batıya doğru yaklaşık iki kilometre gidildiğini, vadinin beş altı metre yüksekliğe ulaşan dik kaya blokları arasında kaldığını söyler. İngilizce Vikipedi alanın İhsaniye kasabasının on bir kilometre doğusunda, Afyonkarahisar'ın ise otuz kilometre kuzeyinde, D-665 karayolunun hemen yanında olduğunu verir.

Emre Gölü tarafına geçmek için aynı karayoluna dönüp biraz daha kuzeye ilerlemek gerekir. Kültür Portalı, Döğer'deki kervansaraya ve Aslankaya'ya Afyon-Eskişehir karayolunun otuz altıncı kilometresinden kuzeybatıya sapılıp yaklaşık iki kilometre gidilerek ulaşıldığını yazar. Bölgede toplu taşıma anıtların önüne kadar uzanmaz; günü rahat kurmak için özel araç gerekir. Köy yollarının bir kısmı tarlalar arasından geçer, bu yüzden haritayı önceden indirip yolu gün ışığında kullanmak akıllıca olur.

Göynüş Vadisi'nde ilk adımlar

Vadinin adı kaynaklarda iki biçimde geçer. Kültür Portalı Göynüş ile birlikte Köynüş yazımını da verir, Frig Vadileri sitesi ise Köhnüş adını kullanır ve vadinin Türkmen Dağı'nın güney eteklerinde, volkanik tüf kayalarla çevrili engebeli bir arazide uzandığını anlatır. Vadiye girdiğinizde ilk dikkat çeken şey bu kayaların bir dere yatağını iki yandan sıkıştırmasıdır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü vadideki varlıkları tek cümlede sayar: Göynüş Kalesi, aslan kabartmalı mezar odaları Aslantaş ve Yılantaş, ve Maltaş açık hava tapınım alanı.

Aslantaş ile Yılantaş birbirine çok yakındır. Kültür Portalı aralarında yaklaşık seksen metre olduğunu, Maltaş'ın ise bu ikiliden beş yüz metre kadar uzakta durduğunu yazar. Önce kayalara yaklaşmadan vadinin girişinde birkaç dakika durun ve araziye bakın. Bu küçük mesafeler, burayı Frig döneminde aynı çevreye ait bir anıtlar grubu olarak düşünmenizi kolaylaştırır. Aslantaş'ın on bir metrelik kaya kütlesi uzaktan bile seçilir; Yılantaş'ın ise devrilip parçalanmış bir blok olarak durduğunu göreceksiniz. İngilizce Vikipedi bu yıkımın büyük olasılıkla bir depremle ya da başka bir doğal olayla gerçekleştiğini aktarır.

Maltaş, vadiden kurtarılan anıt

Göynüş'ün asıl sürprizi vadinin güneybatı köşesindedir. Kültür Portalı Maltaş'ın vadiyi batıdan sınırlayan Akkuş Yuvası Kayalıkları üzerinde olduğunu, yöre halkının içinde hazine saklı olduğuna inandığı için ona Maltaş ya da Malkaya dediğini yazar. Anıt bölgedeki diğer Frig kaya anıtlarıyla birlikte MÖ 8. ve 6. yüzyıllar arasına tarihlenir. Onu ilk inceleyen kişi 1881'de W. M. Ramsay olmuş; sonraki yıllarda A. Gabriel, E. Haspels ve C. Brixhe gibi farklı ülkelerden araştırmacılar da anıt üzerinde çalışmıştır.

Maltaş'ın önünde durduğunuzda göreceğiniz cephe, kayanın düzleştirilmiş bir yüzüne oyulmuştur. Kültür Portalı ölçüleri de verir: anıtın niş tabanından çatının tepesine kadar yüksekliği sekiz buçuk metreyi aşar, taban genişliği yaklaşık dokuz metredir. Çatı eğimli bir beşik çatıdır. Alınlığın ortasında baklava motifleriyle bezeli kalın bir dikme yükselir; duvar yüzeyi ise tekrarlanan geometrik motiflerle kaplıdır. Cephenin ortasında iki metreye iki metrelik kare bir niş açılır. Nişin içinde karşılıklı kapı kanatları betimlenmiştir ve bu kanatlar tapınağın kapılarının açık durduğunu anlatır gibidir.

Bu cephede iki ayrıntıyı özellikle arayın. Birincisi yazıtlardır. Sol yandaki çerçevenin üst kısmında on bir harfe kadar korunabilmiş bir Frig yazıtı vardır, nişin hemen altındaki dar silmede ise oldukça silik bir satır daha bulunur. İkincisi arkadaki kuyudur. Kültür Portalı, cephenin iki buçuk metreyi aşkın gerisinde nişle aynı eksende, dokuz metreyi aşan derinlikte, yukarıdan aşağıya daralan bir kuyu olduğunu ve nişin arka duvarındaki açıklıkla bu kuyuya geçildiğini anlatır. Aynı kaynak bu geçişin muhtemelen defineciler tarafından kırılıp genişletildiğini de not eder.

Maltaş'ı farklı kılan, uzun süre toprak altında kalmasıdır. Kültür Portalı'na göre vadiden geçen derenin taşıdığı alüvyon anıtın önünü dört buçuk metreyi bulan bir dolguyla örtmüş, araştırmacılar önünü defalarca açıp kapatmıştır. 2021'de yürütülen bir kurtarma kazısıyla anıt bugünkü haliyle tamamen ortaya çıkarılmıştır. Kazı sırasında anıtın önünde, Frig dönemine ait az sayıdaki örnekten biri sayılan mimari duvar kalıntıları da bulunmuştur. Frig Vadileri sitesi, anıtın yakın zamana kadar yöre halkının dışında pek bilinmediğini ve turizme yeni açıldığını yazar. Bu yüzden Maltaş, Afyon yakasında ilk kez gidenleri en çok şaşırtan durak olabilir.

Emre Gölü'ne doğru

Göynüş'ten sonra kuzeye, Döğer tarafına geçin. Bu ikinci bölümde anıtlar kayalık bir vadinin içinde değil, açık bir düzlükte ve gölün çevresindedir. Türkçe Vikipedi Aslankaya'nın Döğer kasabasına dört kilometre mesafede, Emre Gölü yakınında, yaklaşık bir kilometre uzunluğundaki bir tüf kayalığın parçası olduğunu yazar. Frig Vadileri sitesi de anıtın Üçlerkayası Köyü'nden Emre Gölü'ne geçerken yolun hemen kenarında görüldüğünü, Küçük Kapıkaya anıtının ise yaklaşık bin üç yüz metre batısında kaldığını anlatır. Aynı site Aslankaya'nın kayalık bir tepenin eteğinde değil açık bir alanda durduğunu, çevresindeki yerleşimlerin ortasında bir tören alanı gibi konumlandığını vurgular.

Bu yol üzerinde göreceğiniz tahribat da yolculuğun bir parçasıdır. Frig Vadileri sitesi, Üçlerkayası çevresindeki Büyük Kapıkaya anıtına 1996'da defineciler tarafından ağır zarar verildiğini, bu yüzden anıtın turistik niteliğini yitirdiğini yazar. Aynı site Aslankaya'daki büyük hasarın da büyük ölçüde patlayıcıyla yapıldığını belirtir. Frig anıtlarında bugüne kadar saklı değerli eşya bulunmadığını hatırlatan site, bu kırımı yalnızca ortak mirasa verilmiş bir zarar olarak tanımlar. Anıtların önünde dururken kayaya tırmanmamak, oyukları kurcalamamak ve gördüğünüz yeni bir hasarı yetkililere bildirmek bu mirası korumanın en kolay yoludur.

Gölün kendisi

Emre Gölü, Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün göller sayfasına göre ilin doğal yolla oluşmuş en küçük gölüdür ve yüzölçümü yaklaşık beş kilometrekaredir. İhsaniye'nin Döğer kasabası ile Bayramaliler köyü arasında yer alır. Suları tatlıdır, derinliği bazı yerlerde üç metreyi aşar. Aynı kaynak gölün alanının yağış dönemlerine göre daralıp genişlediğini de not eder; yani yaz sonunda göreceğiniz kıyı, ilkbahardaki kıyıdan farklı olabilir.

Göl kıyısına indiğinizde arkanızda tüf kayalığın uzun silueti, önünüzde ise düz bir su yüzeyi kalır. Döğer, Vikipedi'ye göre karasal iklim tarımının yapıldığı bir beldedir; haşhaş, pancar, buğday ve patates en çok ekilen ürünlerdir. Göl çevresindeki tarlalar mevsime göre renk değiştirir. Kasabanın içinde ise 1434'te II. Murad'ın yaptırdığı Döğer Kervansarayı durur. Kültür Portalı yapının Afyon, Kütahya ve Eskişehir sınırında, eski bir yol üzerinde olduğunu yazar; günü kervansarayın uzun taş cephesine bakarak bitirmek Frig çağından Osmanlı yollarına uzanan bir geçiş sunar.

Yürüyüş önerisi

Günü iki bölüme ayırın. Sabahı Göynüş Vadisi'ne verin: aracı vadinin girişinde bırakıp Aslantaş ve Yılantaş arasındaki kısa mesafeyi yürüyün, sonra vadinin güneybatı köşesine, Maltaş'a doğru ilerleyin. Arazi düz değildir; dere yatağının çevresi taşlı ve otludur, bu yüzden bileği saran ayakkabı giymek iyi olur. Öğleden sonra kuzeye, Döğer tarafına geçin. Aslankaya'yı yol kenarından görüp göl kıyısına inin, ardından kasabaya dönerek kervansarayın önünde günü kapatın.

Frig Vadileri sitesi Göynüş Vadisi'ndeki yerleşim izlerinin her yönde bulunduğunu, ama tarlaların arasından yol olmadığı için yalnızca bir yönün rahatça gezilebildiğini yazar. Bu not önemlidir: anıtlara giden belirgin patikadan çıkmayın, ekili tarlalara girmeyin. Vadinin derinliklerindeki başka noktaları görmek istiyorsanız önce yerel yetkililere danışın.

Mevsim ve saat

Bölge iç Anadolu ikliminin etkisi altındadır; yaz öğleden sonraları açık arazide gölge neredeyse yoktur. İlkbahar ve sonbahar hem yürüyüş hem de fotoğraf için daha elverişlidir. Kaya cephelerindeki kabartmalar ve yazıtlar alçak, yan gelen ışıkta daha iyi seçilir; Maltaş'taki silik yazıt satırı ve Aslantaş'taki aşınmış aslan figürleri günün erken ya da geç saatlerinde daha belirgin görünür. Frig Vadileri sitesi de Aslankaya'daki okunamayan yazıtların gün doğumundan hemen sonra özel bir teknikle çekilen fotoğraflar sayesinde ortaya çıkarıldığını aktarır. Kışın kar ve çamur köy yollarını zorlaştırabilir.

Pratik notlar

  • Anıtlar açık arazidedir; ziyaret koşulları ve olası kazı çalışmaları için güncel bilgiyi Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nden kontrol edin.
  • Yanınıza su ve atıştırmalık alın; vadide hizmet birimi beklemeyin.
  • Kayalara tırmanmayın, oyukların içine girmeyin; tüf kolay kırılır.
  • Göl kıyısında ve tarlalarda yöre halkının arazisine saygı gösterin.
  • Ayazini ve Avdalaz Kalesi aynı ilçededir ve başka bir gün için ayrı bir gezi olarak planlanabilir.

Kaynaklar

Konum - Frig Vadisi'nin Afyon Yakası, Göynüş'ten Emre Gölü'ne

Gezi Bilgisi
Şehirİhsaniye, Afyonkarahisar
TürTarihi Mekanlar
Tarih19 Ekim 2026
KaynakRadar Editör
Radar TürkiyeYazarRadar TürkiyeKaynağı Ziyaret EtYol Tarifi Al