Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye
Edirne Yolunda Mola, Lüleburgaz'da Sokollu Külliyesi
Kültürel

Edirne Yolunda Mola, Lüleburgaz'da Sokollu Külliyesi

Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

İstanbul'dan Edirne'ye D-100 kara yoluyla gidenlerin yolu Lüleburgaz'dan geçer. Kasabanın ortasında, tarihi kervan yolunun iki yanına dizilmiş dükkanları, bir dua kubbesi, camisi ve medresesiyle Mimar Sinan'ın tasarladığı bir menzil külliyesi duruyor.

Lüleburgaz, Kırklareli
Kültürel
Radar Editör
24 Eylül 2026

Gezi Hakkında

İstanbul'dan Edirne'ye D-100 kara yoluyla gidenlerin yolu Lüleburgaz'dan geçer. Kasabanın ortasında, tarihi kervan yolunun iki yanına dizilmiş dükkanları, bir dua kubbesi, camisi ve medresesiyle Mimar Sinan'ın tasarladığı bir menzil külliyesi duruyor. Edirne'ye giderken bir iki saatlik bir mola, yolculuğu 16. yüzyılın büyük yol ağının bir parçası olarak görmenizi sağlar; Selimiye'ye varmadan önce Sinan'ın taşradaki işini tanımak da iyi bir hazırlık olur.

İstanbul'dan Lüleburgaz'a

Lüleburgaz, İstanbul'u Edirne ve Kapıkule'ye bağlayan D-100 kara yolunun üzerinde. Bu yolun Kapıkule'den ölçülen kilometre değerlerine göre kasaba Edirne'nin yaklaşık 70 kilometre doğusunda kalıyor. Arabayla gidiyorsanız kasaba merkezine girip külliyenin çevresinde park edin; külliye alanının bir bölümü zaten otopark ve yol olarak kullanılıyor. Otobüsle gelecekseniz şehirlerarası firmaların güncel sefer ve saatlerini yola çıkmadan kontrol edin.

Menzil Külliyesi Ne Demek

Osmanlı yol sisteminde menzil, hem resmi haberleşmenin hem de ordunun konakladığı duraklardı. TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre Kanuni döneminde, 1539'da Vezir-i azam Lutfi Paşa bu sistemi yeniden düzenledi; İstanbul merkezli yollar Anadolu ve Rumeli yönünde ana kollara ayrılıyordu. Bu yolların üstüne yapılan külliyeler cami, medrese, kervansaray, imaret, hamam ve çarşıyı bir araya getiriyor, çevrelerinde yeni yerleşimlerin doğmasını sağlıyordu.

Ansiklopedi, 16. yüzyılda Trakya'da yapılan önemli menzil külliyeleri arasında Tekirdağ'da Rüstem Paşa (1553), Babaeski'de Cedid Ali Paşa (1561-1564), Büyükçekmece'de Kanuni (1563), Lüleburgaz'da Sokullu (1569) ve Havsa'da Sokullu, yani Kasım Paşa (1576) külliyelerini sayıyor. Lüleburgaz, TDV'nin tanımıyla Belgrad-Sofya-Edirne-İstanbul kervan yolunun en önemli duraklarından biriydi.

Sokollu Mehmed Paşa ve Kasaba

Kasabanın kökeni Bizans döneminin Arkadiopolis'ine uzanıyor. Burgaz adı Yunanca kule anlamındaki pyrgos kelimesinden geliyor ve ırmak kenarında Bizans dönemine ait surun bir parçası hala duruyor. İlk Osmanlı kaynakları kalenin 1358-1360 arasında alındığını ve daha önce terk edilmiş olduğunu yazıyor. 1530 tarihli tahrir defterine göre kasaba o yıllarda hala çok küçüktü: üç mahalle ve toplam kırk bir hane. 1555'te buradan geçen Alman seyyah Hans Dernschwam şehir kapısını, eski kalenin duvarlarını ve ırmak üzerindeki taş köprüyü not etmişti. Durumu Sokollu Mehmed Paşa değiştirdi. Paşa kasabayı bütünüyle yeniden inşa ederek önemli bir konaklama yerine dönüştürdü. İtalyan seyyah Antonio Pigafetta 1567'de buradan geçtiğinde işçiler hala inşaatta çalışıyordu; ondan sonra gelen gezginlerin hepsi bu yapı grubunu övgüyle anlattı. Evliya Çelebi'nin 1651'deki ziyaretinde kasabada 700 hane vardı.

TDV İslam Ansiklopedisi'nin külliye maddesine göre Sokollu, yapımı büyük ihtimalle 1560'ların başında başlattı; belgeler ve üslup özellikleri külliyenin 1569'da, en geç 1570'lerin başında tamamlandığını gösteriyor. Tasarım ve inşa, dönemin başmimarı Sinan ve ona bağlı Hassa Mimarları Ocağının işi. Sokollu, Lüleburgaz'ı yalnızca bir konak yeri olarak değil, insanların gelip yerleşeceği bir kasaba olarak düşünmüş; medrese, sıbyan mektebi ve su getirme tesisleri bu yüzden külliyenin parçası.

Külliyenin Planını Okumak

Külliyeyi gezmenin en kolay yolu, önce planını kafanızda kurmak. Omurga, tarihi İstanbul-Edirne-Orta Avrupa yolunun iki yanına dizilmiş elli dokuz dükkanlık arasta ve ortasındaki dua kubbesi. Arastanın güneyinde cami, medrese ve sıbyan mektebi; kuzeyinde kervansaray, imaret ve tabhane yer alıyordu. Çifte hamam doğuda, çeşme ve görevliler için yapılan evler batıda, köprü ise daha batıda derenin üzerindeydi. Dua kubbesi kuzey ve güney yapı gruplarını birbirine bağlıyor. Dükkan sayısının bu kadar çok olması, yolun ne kadar işlek ve bölgenin ne kadar zengin olduğunu gösteriyor; TDV'ye göre bugün dükkanların sayısı yarı yarıya azalmış ve kalanların bir kısmı bakımsız.

Arastada yürürken dua kubbesinin altında durun ve iki yöne bakın; bir yanda cami ve medrese, öbür yanda kervansaray tarafı. TDV, simetri, oran ve ritim ilişkisini, ortak avluyu, çift son cemaat yerini ve dua kubbesi şemasını Sinan'la özdeşleşen özellikler olarak sayıyor ve eserin bir taşra külliyesinden çok İstanbul yapılarını andırdığını vurguluyor.

Cami, Medrese ve Sıbyan Mektebi

Tek kubbeli cami bugün Lüleburgaz'ın en büyük camisi ve onarımlarla bakımlı durumda. Kuzeyindeki revaklı iç avlunun ortasında şadırvan, kuzeybatı köşesinde tek şerefeli minare var. Avlu ile son cemaat yerinin kesiştiği iki köşede imamlar için birer oda bulunuyor. Çift son cemaat yerinin altından geçerken revakların ritmine dikkat edin. TDV'ye göre şadırvanın dış kuruluşu külliyenin genel şemasına uymuyor.

Medrese, avlunun güney dışındaki üç yanına yerleştirilmiş dershane ve öğrenci odalarından oluşuyor; iyi durumda ve bugün farklı amaçlarla kullanılıyor. Caminin güneyindeki sıbyan mektebi tek kubbeli bir oda; yüksek bir bodrum üzerinde duruyor ve bu bodrum aslında külliyenin su dağıtım merkeziydi.

Camiye girerken namaz vakitlerine dikkat edin. Omuzları ve dizleri örten kıyafet giyin, kadın ziyaretçiler başlarını örtsün, ayakkabıları kapıda çıkarın ve içeride sessiz olun.

Kervansaraydan Kalanlar

Arastanın kuzey tarafındaki taçkapı, bir zamanlar kervansaray, imaret ve tabhanenin bulunduğu büyük yapı kütlesine açılıyordu. TDV'ye göre kervansaray 1935'te dönemin belediye başkanı tarafından yıktırıldı; geriye yalnızca giriş kapısı, yanındaki görevli odası ve ahırlara ait bazı baca ve nişler kaldı. İmaret, tabhane ve iç avlunun yerinde bugün otopark ve yol var. Kapının kitabesine bakın; kervansarayın yapım tarihini ebced hesabıyla 1565-66 olarak veriyor.

Köprü, Hamam ve Çeşmeler

Külliyenin parçası olan dört gözlü köprü Lüleburgaz deresi üzerinde hala kullanılıyor. Lüleburgaz Kaymakamlığına göre köprünün karşısında, Edirne yönünden kasabaya girişte Kadı (Gazi) Ali Camii var; TDV bu camiyi kasabanın ilk önemli camisi olarak anıyor. Kaynaklar yapım tarihi konusunda farklı bilgi veriyor, bu yüzden onu kasabanın en eski camilerinden biri olarak görmek yeterli.

Doğudaki çifte hamam, çevresine sonradan eklenen dükkan ve depolar arasında kalmış. Arastadaki bir dükkana bitişik küçük çeşme harap durumda. Kaymakamlığın tanıtımına göre Turgut Bey Caddesi'ndeki kare planlı, kubbeli Çarşı Çeşmesi 1667'de IV. Mehmed tarafından yaptırılmış ve hala kullanılıyor. Halkın Zindan Baba Türbesi dediği yapı ise TDV'ye göre Osmanlı öncesinden kalma bir burç kalıntısı.

Edirne'ye Doğru

Moladan sonra yola devam ederken aynı menzil zincirinin iki halkası daha önünüzde. Babaeski'deki Cedid Ali Paşa Külliyesi 1561-1564 yıllarına, Edirne'ye 25 kilometre uzaklıktaki Havsa'daki Sokullu (Kasım Paşa) Külliyesi ise 1576'ya tarihleniyor. Edirne'de Selimiye'yi gezdiğinizde, 16. yüzyılda başkentten Balkanlara uzanan yol boyunca nasıl bir yapı ağı kurulduğunu daha iyi hissedeceksiniz.

Önerilen Mola Planı

  • Arastanın bir ucundan girin ve dükkanlar boyunca dua kubbesine kadar yürüyün.
  • Dua kubbesinden güneye dönüp caminin avlusuna geçin; cami ve medrese için yarım saat ayırın.
  • Kuzeye dönüp kervansarayın ayakta kalan kapısını ve kitabesini görün.
  • Dereye yürüyüp dört gözlü köprüyü ve karşısındaki Kadı Ali Camii'ni görün.
  • Yola dönerken Çarşı Çeşmesi'ne uğrayın.

Tüm bu yürüyüş için bir buçuk ile iki saat yeterli.

Mevsim ve Saat

Lüleburgaz her mevsim gezilebilir, çünkü mola kısa ve durakların çoğu birbirine yakın. İlkbahar ve sonbahar arastada ve dere boyunda yürümek için en rahatı. Cuma öğle saatlerinde camiye denk gelmemek için planınızı buna göre yapın. Sabah erken yola çıkarsanız Lüleburgaz'ı öğleden önce gezip öğle yemeğini Edirne'de yiyebilirsiniz.

Pratik Notlar

  • Külliye yaşayan bir kasaba merkezinin içinde; arasta ve çevresi trafik ve alışveriş nedeniyle hareketli olabilir.
  • Kervansaray kapısı ve dua kubbesi açık alanda, her zaman görülebilir. Caminin ziyaret için uygun saatleri namaz vakitlerine bağlı.
  • Medrese farklı amaçlarla kullanıldığı için içine girmek her zaman mümkün olmayabilir; dışarıdan cephesine bakmak da planı anlamanıza yeter.
  • Edirne'de Selimiye'yi anlatan gezimizle bu molayı aynı güne sığdırabilirsiniz.

Kaynaklar

Konum - Edirne Yolunda Mola, Lüleburgaz'da Sokollu Külliyesi

Gezi Bilgisi
ŞehirLüleburgaz, Kırklareli
TürKültürel
Tarih24 Eylül 2026
KaynakRadar Editör
Radar TürkiyeYazarRadar TürkiyeKaynağı Ziyaret EtYol Tarifi Al