Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye
Çengelköy'den Kandilli'ye Anadolu Kıyısında Bir Gün
Kültürel

Çengelköy'den Kandilli'ye Anadolu Kıyısında Bir Gün

Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Boğaz'ın Anadolu yakasında Üsküdar'dan kuzeye çıkarken Beylerbeyi'ni geçince kıyı yavaşlar. Çengelköy, Kuleli, Vaniköy ve Kandilli haritada birbirine yapışık görünür, ama her birinin kendine ait bir yüzü vardır. Çengelköy iskele meydanı ve yaşlı çınarıyla bir köy merkezidir.

Üsküdar, İstanbul
Kültürel
Radar Editör
24 Eylül 2026

Gezi Hakkında

Boğaz'ın Anadolu yakasında Üsküdar'dan kuzeye çıkarken Beylerbeyi'ni geçince kıyı yavaşlar. Çengelköy, Kuleli, Vaniköy ve Kandilli haritada birbirine yapışık görünür, ama her birinin kendine ait bir yüzü vardır. Çengelköy iskele meydanı ve yaşlı çınarıyla bir köy merkezidir. Kuleli, denizden bakınca kıyıyı kaplayan kuleli bir yapıdır. Vaniköy, kıyıdaki ahşap camisiyle eski bir yalı köyüdür. Kandilli ise burnunda yalıları, tepesinde bir rasathaneyi taşıyan eski bir sayfiyedir. Bu gezi dört semti sabahtan akşam vapuruna kadar, acele etmeden birbirine bağlıyor.

Oraya varmak

Çengelköy'de ve Kandilli'de Şehir Hatları iskelesi var. Şehir Hatları'nın sefer listesinde Çengelköy'den Kabataş ve İstinye yönüne kalkan hatlar görünüyor. En rahat plan, güne Çengelköy'de vapurdan inerek başlamak, akşam Kandilli'den vapura binerek dönmektir. Bu kıyıya uğrayan seferler sık değildir; tarifeyi Şehir Hatları'nın sitesinden önceden kontrol edin. Vapur saatleri uymazsa Üsküdar'dan sahil yolunu izleyen otobüslerle de gelebilirsiniz.

Çengelköy iskelesi başlı başına bir tarih parçası. Şehir Hatları'nın kayıtlarına göre ilk iskele eski kayık iskelesinin yerine ahşap olarak yapılmış, 1894'te Şirket-i Hayriye bugünkü arsayı satın alıp iskeleyi genişletmiş. Vapurdan indiğiniz anda meydan, çay bahçeleri ve yamaca tırmanan evlerle köyün bütün düzeni önünüzde açılır.

Çınar ve iskele meydanı

Çengelköy'ün kalbi iskelenin önündeki meydan ve orada, denize birkaç adım mesafede duran çınardır. TRT Haber'e göre ağacın boyu devrilmeden önce 26 metreyi buluyordu. Temmuz 2017'deki fırtınada kökünden devrilen çınar, Anadolu Ajansı'nın haberine göre o sırada 180 yaşındaydı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri ağacı vinçle yeniden ayağa kaldırdı, tepe ve yan dallarını budadı, köklerini koruma altına aldı; bir buçuk ay kadar sonra çınar yeniden filiz vermeye başladı. Gölgesinde oturduğunuz ağacın bu ikinci hayatını bilmek, meydana biraz daha dikkatli bakmanızı sağlar.

TDV İslam Ansiklopedisi Çengelköy'ü, Çakal dağı eteklerinden inen Bekar deresinin denize döküldüğü yerde kurulmuş büyükçe bir köy olarak tanımlar ve köyün IV. Murad döneminde düzenlendiğini yazar. Aynı kaynağa göre semtin başlıca mesiresi Havuzbaşı idi; bugün aynı adı taşıyan bir park var. Ansiklopedi, suyu Çamlıca'dan gelen Vezir Çeşmesi'ni ve Kaptanıderya Abdullah Paşa'nın yaptırdığı camiyi de köyün eski eserleri arasında sayar. İskeleden içeri doğru birkaç sokak yürüdüğünüzde yamaca dizilen ahşap evler ve yüksek bahçe duvarları köyün eski ölçeğini hala hissettirir.

Adı ve salatalığı

Çengelköy adının kökeni kesin değil. TDV İslam Ansiklopedisi burada "çengel çapa" denen gemi çapalarının yapıldığını ve köyün adını bundan aldığını yazar. Vikipedi ise adı Çengeloğlu Tahir Paşa'ya bağlayan rivayet dahil birkaç başka açıklamayı da sıralar. Bizans döneminde kıyının İmparatoriçe Sophia'ya atfedilen Sophianai adıyla anıldığı da kaynaklarda geçer. Böyle bir durumda en doğrusu, tek bir hikayeye sarılmadan bu katmanları birlikte akılda tutmaktır.

Kesin olan bir şey var. Çengelköy salatalığıyla meşhurdu. TDV maddesi bunu açıkça kaydeder, Türkçe Vikipedi semtin kirazını ve ayvasını da ekler. İngilizce Vikipedi'ye göre bu küçük salatalık bugün başka bölgelerde yetiştiriliyor. Yani adı mutfakta yaşıyor, bostanları ise çoktan evlere dönüşmüş.

Kuleli'yi denizden görmek

Çengelköy'ün kuzeyinde, köşelerinde kuleleri olan uzun ve açık renkli bir bina kıyı boyunca uzanır. Burası Kuleli'dir. TDV İslam Ansiklopedisi, alanın eskiden burada duran bir kule nedeniyle Kuleli Bahçe diye anıldığını, Kanuni Sultan Süleyman'ın bahçede bir köşk yaptırdığını yazar. II. Mahmud, 1826'da yeniçeri ocağı kaldırıldıktan sonra bahçeyi genişletip Asakir-i Mansure-i Muhammediye süvarileri için bir kışla yaptırdı. Kışla 1844'te onarım sırasında yandı ve yeniden yapıldı. Kırım Savaşı yıllarında yaralı İngiliz askerleri için hastane olarak kullanılan bina bir kez daha yandı ve 1860'ların başında kagir olarak yeniden inşa edildi. 1872'den itibaren askeri okul oldu.

Bugünkü yapının köşelerinde beş katlı kuleler, ortasında revaklı bir avlu var. Bina uzun yıllar askeri lise olarak kullanıldı; Vikipedi'ye göre bugün de askeri bir eğitim kurumunun yerleşkesi. Askeri alan olduğu için ziyarete kapalı. Kuleli'nin bütün cephesini en iyi, bu kıyıdan geçen bir vapurun güvertesinden görürsünüz. Karadan geçerken askeri alanlarda fotoğraf ve video kısıtlaması olabileceğini unutmayın.

Vaniköy'ün kıyı camisi

Kuleli'yi geçince Vaniköy başlar. TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre bu kıyı eskiden Papaz Bahçesi ya da Papaz Korusu diye anılırdı. IV. Mehmed burayı hocası Vani Mehmed Efendi'ye bağışlayınca semt onun adıyla anılmaya başladı. Van'ın Hoşap kasabasında doğan Vani Mehmed Efendi, Erzurum'da vaizlik yaptıktan sonra İstanbul'a çağrılmış ve padişahın yakın çevresine girmişti. Kaynaklar, 1665'te burada bir cami, yanına medrese ve evler yaptırdığını, burada daha önce var olan mescidi genişlettiğini ve kendine bir yalı kurduğunu kaydeder. Cami, Küçüksu Kasrı'nın yapıldığı 1752 yılında Devatdar Mehmed Emin Paşa tarafından esaslı biçimde onarılmıştır.

Vaniköy Camii ahşap karkas bir yalı camisidir; deniz tarafındaki duvarında bir çeşme bulunur. 15 Kasım 2020'de elektrik arızasından çıkan yangında ahşap bölümleri zarar gördü, uzun bir restorasyondan sonra 2023'te yeniden ibadete açıldı. İçeri girecekseniz namaz vakitlerinin dışını seçin, omuz ve dizleri kapatan kıyafetle girin, kadınlar başlarını örtsün, ayakkabılarınızı girişte çıkarın ve içeride sessiz kalın.

TDV İslam Ansiklopedisi'nin yalı maddesi, Mühürdarzadeler yalısını, semte adını veren Vani Efendi Yalısı'nı ve Nafiz Paşa Yalısı'nı en eski Vaniköy yalıları olarak anar. Aynı maddeye göre Mimar Alexandre Vallaury'nin yaptığı Serasker Rıza Paşa Yalısı'nın yalnızca selamlığı ayakta kalmıştır; koni biçimli ahşap kuleleriyle dikkat çeken Mahmud Nedim Paşa Yalısı'nı ise Osmanlı'nın Viyana sefiri yaptırmıştır. Hepsi özel mülk; kıyıdan ve denizden bakılır.

Kandilli tepesinde bir rasathane

Vaniköy'ün arkasındaki dik tepe, eski adıyla İcadiye tepesidir. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nün tarihçesine göre kurumun kökü 1868'de Pera'da kurulan Rasathane-i Amire'ye uzanır. İlk müdür, Osmanlı telgraf şebekesini yenileyen Aristide Coumbary'dir ve rasathane başta hava gözlemleri ile tahminlerin telgrafla iletilmesi için kurulmuştur. 1894 İstanbul depreminden sonra İtalya'dan sismograflar getirilmiş, İtalyan sismolog Giovanni Agamennone bu bölümün başına geçmiştir. 1909'da 31 Mart Vakası sırasında aletler tahrip edilince 21 Haziran 1910'da müdürlüğe Fatin Hoca, sonradan aldığı soyadıyla Fatin Gökmen atanmış; yeni yer olarak İcadiye tepesini seçmiştir. 1 Temmuz 1911'den itibaren burada düzenli ölçümler başlamış, kurum 1936'da ilk kez Kandilli Rasathanesi adını almış, 1982'de Boğaziçi Üniversitesi'ne bağlanmıştır.

Tepenin Bebek'e bakan yamacındaki sismograf binası 1930'da başlanıp 1934'te tamamlanmış iki katlı kagir bir yapıdır. Cephesindeki çini panoların birinde bir astronomi aleti olan rubu tahtası deseni bulunur. Bina 21 Haziran 2006'dan beri Rasathane Bilim Tarihi koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. Gökbilim ve yerbilimleri çalışmalarında kullanılmış aletler burada sergileniyor; enstitünün sitesine göre Kandilli el yazmalarından 32'si de sergilenen eserler arasında. Kampüs serbestçe gezilen bir yer değildir; enstitünün sitesindeki gezi başvurusu bölümünden ziyaret koşullarını öğrenip önceden başvurun.

Kandilli kıyısı ve yalılar

Kandilli adı için TDV İslam Ansiklopedisi iki rivayet aktarır. Birine göre Göksu deresinden dönen padişahlar için burada bir kandil yakılırdı. Ötekine göre IV. Murad'ın burada yaptırdığı köşkte doğan Şehzade Mehmed için yedi gece kandil donanması yapıldı. Ansiklopedi bir de şunu hatırlatır: XVI. yüzyıl ortalarında burada "bahçe-i kandil" diye bir has bahçe vardı ve Kandilli burnundaki tepede eskiden beri bir fener yanardı. Semtin asıl imarı I. Mahmud dönemindedir; padişah 1752'de sahilsarayı yenileterek merkeze cami, hamam ve dükkanlar yaptırmıştır. Aynı kaynak, Kandilli'nin yazmalarının da meşhur olduğunu not eder.

Kıyı boyunca yalılar sıralanır. TDV'nin yalı maddesi Kıbrıslı Yalısı'nı, İsmail Paşa ve Server Paşa yalılarını, Abud Efendi ve Kont Ostrorog yalılarını ve Mustafa Fazıl Paşa'nın 1870'lerde yaptırdığı Cemile Sultan Sarayı'nı Kandilli sahilinin önemli yapıları olarak sayar. Burnun üst tarafında Adile Sultan Sarayı durur. Adile Sultan için XIX. yüzyılın ortasında yapılan bina, sultanın isteğiyle kız okulu oldu; 1916'dan 1986'daki yangına kadar Kandilli Kız Lisesi olarak kullanıldı ve restorasyonun ardından 2007'de eğitim ve kültür merkezi olarak yeniden açıldı. Vikipedi'ye göre Kandilli burnu ile karşıdaki Bebek koyu arasında Boğaz'ın 110 metreyi bulan en derin noktası uzanır.

Kandilli iskelesinin de kendi hikayesi var. Şehir Hatları'na göre köyün ilk iskelesi Mustafa Paşa Yalısı'nın üst tarafındaki dükkanların önündeydi; bina 1916'da yanınca yenisi yapıldı. 1978'de Liberya bayraklı Methodic adlı bir gemi iskeleye çarpınca yerine bugünkü beton iskele kuruldu.

Yürüyüş önerisi

Güne Çengelköy iskelesinde başlayın, meydanda çınarın gölgesinde bir çay içip içerideki sokaklara ve Havuzbaşı'na uzanın. Ardından kıyıya dönüp kuzeye, Kuleli'yi geçerek Vaniköy'e yürüyün. Vaniköy Camii'nin çevresinde yalıların deniz cephelerine bakın. Rasathane için başvurunuz kabul edildiyse yokuşu buradan tırmanın. Son bölümde Kandilli sahiline inip Kandilli Camii'nin önünden iskeleye varın. Güzergah düz ve kısadır, fakat kıyı yolu trafiğe açıktır; yürürken kaldırımı izleyin.

Mevsim ve saat

Anadolu yakası batıya, Rumeli yakasına bakar. Bu yüzden akşamüstü güneş karşı kıyının arkasına iner ve Çengelköy'den ya da Kandilli'den gün batımı Rumeli yakasının silueti üzerinde izlenir. Sabahın erken saatlerinde Çengelköy meydanı daha sakindir; hafta sonları kalabalıklaşabilir. İlkbahar ve sonbahar yürüyüş için en uygun dönemlerdir; yaz öğlenlerinde kıyıda gölge azdır.

Pratik notlar

  • Vapur seferleri seyrek, tarifeyi Şehir Hatları'ndan önceden kontrol edin.
  • Kuleli askeri alandır, ziyarete kapalıdır.
  • Kandilli Rasathanesi için önceden gezi başvurusu yapmak gerekir.
  • Vaniköy Camii'ni namaz vakitleri dışında ve uygun kıyafetle ziyaret edin.
  • Yalıların hepsi özel mülktür, yalnızca dışarıdan bakılır.

Kaynaklar

Konum - Çengelköy'den Kandilli'ye Anadolu Kıyısında Bir Gün

Gezi Bilgisi
ŞehirÜsküdar, İstanbul
TürKültürel
Tarih24 Eylül 2026
KaynakRadar Editör
Radar TürkiyeYazarRadar TürkiyeKaynağı Ziyaret EtYol Tarifi Al