
Aydos'ta Orman, Kale ve Şehrin En Yüksek Tepesi
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap
Kartal kıyısından içeri doğru arazi hızla yükselir ve önce Yakacık, sonra Aydos tepelerine çıkar. Tepesi 537 metreyle İstanbul'un en yüksek noktası kabul ediliyor, dolayısıyla Anadolu Yakası'nın da.
Gezi Hakkında
Kartal kıyısından içeri doğru arazi hızla yükselir ve önce Yakacık, sonra Aydos tepelerine çıkar. Tepesi 537 metreyle İstanbul'un en yüksek noktası kabul ediliyor, dolayısıyla Anadolu Yakası'nın da. Tepe Kartal, Pendik, Sultanbeyli ve Sancaktepe ilçelerinin buluştuğu yerde yükseliyor; zirvenin kendisi Kartal'ın kuzeyinde kalıyor. Eteklerini saran Aydos Ormanı, Anadolu Yakası'nda geçmişte bulunan güney ormanlarından günümüze kalan parçalardan biri ve batıdaki Kayışdağı Ormanı ile bir hat oluşturuyor. İstanbul'un başlıca ormanları sayılırken Belgrad ve Kayışdağı ile birlikte Aydos'un da adı geçer. Bu gezi üç şeyi bir araya getiriyor: ormanda bir yürüyüş, Sultanbeyli yamacındaki Aydos Kalesi'nin kalıntıları ve dünyada yalnızca bu tepede yetişen bir çiçek.
Oraya varmak
Aydos'a tek bir kapıdan girilmiyor; hangi taraftan geldiğiniz, günü nasıl geçireceğinizi belirliyor. Sancaktepe tarafında M5 metrosunun Veysel Karani istasyonu Aydos Ormanı'na yakın duraklar arasında sayılıyor ve Samandıra'daki Akpınar Mahallesi'nde ormanın bir girişi bulunuyor. Kale ise Sultanbeyli sınırında, tepenin 325 metrelik bir uzantısında. Zirve Kartal tarafında kalıyor. Otobüs hatları sık değiştiği için gideceğiniz girişe göre güncel hatları İETT'den kontrol edin; ormanın içindeki yolları bilmiyorsanız telefonunuza çevrimdışı bir harita indirin.
Tepenin adı ve suyu
Aydos adı, tepenin Sultanbeyli yamacındaki kaleden geliyor. Bizans'ın son döneminde kalenin adı Yunancada kartal anlamına gelen Aetos'tu ve bu ad küçük bir değişiklikle bugüne ulaştı. Kimi tarihçiler, eski kaynaklarda Oxeia diye geçen ve Kalkedon'un, yani bugünkü Kadıköy'ün 10 kilometre kadar ötesinde tarif edilen tepenin de Aydos olduğunu düşünür.
Aydos aynı zamanda bir su ayrım çizgisi. Güney yamaçlarına düşen yağmur Büyükdere üzerinden Marmara'ya, kuzey ve doğu yamaçlarına düşen yağmur Çayağzı Deresi'yle Karadeniz'e akar. Güneyden bakıldığında konik görünen tepenin dik yamaçları sel yataklarıyla yarılmış; en büyüğü, yakınındaki aslana benzeyen kayalar yüzünden Arslan Yatakları diye anılır. Aynı sel yatağı aşağıda Erikli Yata adını alır ve suyunu Yayalar ile Şeyhli arasında Kayalıdere aracılığıyla Büyükdere'ye taşır. Kuzeye bakan yamaçlarda çoğunluğu meşeden oluşan yapraklı bir orman var, bu kesimin adı Şalgamlı. Eteklerdeki kaynaklar yakın zamana kadar çevre köylerin ve Pendik'in içme suyunu karşılıyordu; Yakacık ve Dolayoba çeşmelerinden alınan memba suyu arabalarla Pendik'e getirilip satılırdı. Kaynaklara göre yılın ilk karı Aydos'ta görülür ve tepede sıcaklık deniz seviyesine göre üç dört derece düşüktür.
Aydos Kalesi
Keçi Kalesi diye de anılan kale, Sultanbeyli'de Aydos Tepesi'nin 325 metrelik bir uzantısında. Dış duvarlarıyla yaklaşık 26.000 metrekarelik bir alanı kaplıyor; iç ve dış olmak üzere iki suru var, içteki surda altı, dıştakinde yedi burç bulunuyor. Yapımının ilk evresinin 11. ve 12. yüzyıllara uzandığı düşünülüyor. Çevresiyle birlikte birinci derece arkeolojik sit alanı.
Kalenin önemi, İstanbul ile Anadolu arasındaki ana yolun yakınından geçmesinden geliyordu. Sultanbeyli Belediyesi'nin ilçe tarihi, bugün Fatih Bulvarı olarak bilinen tarihi Bağdat Caddesi'nin bu bölgeden geçtiğini, Anadolu'dan sefere hazırlanan Bizans ordusunun burada toplanıp konakladığını ve fetihten sonra Osmanlı ordusunun da bu yolu kullanmayı sürdürdüğünü anlatır. Belediye, Roma ve Bizans dönemlerinde Üsküdar'dan Gebze'ye kadar uzanan bölgenin yönetim merkezinin burası olduğunu da yazar. Sultanbeyli ve Sancaktepe belediyelerinin ilçe tarihlerine göre kale 1328'de Orhan Gazi'nin görevlendirdiği Abdurrahman Gazi, Akça Koca ve Konur Alp'in kuşatmasıyla Osmanlılara geçti. Aşıkpaşazade'ye göre Osmanlı kuvvetleri önce bugünkü Samandıra olan Semendra Kalesi'ni aldı, sonra Aydos'u kuşattı; bugün ormanın bir girişinin Samandıra'da olması bu komşuluğu hatırlatıyor. Aynı kaynağın aktardığı bir rivayete göre kale tekfurunun kızı, rüyasında gördüğü kahramanı kuşatanların arasında tanıdı ve kalenin teslimine yardım etti; fetihten sonra Abdurrahman Gazi ile evlendi. Hoca Sadeddin Efendi, İzmit'in 1337'de alınmasından sonra kaleye ihtiyaç kalmadığı için Orhan Gazi'nin onu yıktırdığını yazar. Abdurrahman Gazi'nin kabri bugün komşu Sancaktepe ilçesinde bulunuyor.
Kalede arkeolojik kazılar 13 Eylül 2010'da Sultanbeyli Belediyesi tarafından, İstanbul Arkeoloji Müzeleri başkanlığında başladı; ilk aşama 17 Şubat 2011'de tamamlandı. İkinci etabı birkaç yıl sonra başlayan kazılar Aralık 2022'de sona erdi ve alan ziyarete açıldı. Sultanbeyli Belediyesi ayrıca kalenin hikayesini anlatan bir tanıtım ve sergi salonu açtı. Kazılar, danışmanlığını tarihçi Halil İnalcık'ın yaptığı İstanbul'a Açılan Kapı, Aydos adlı bir belgesele de konu oldu. Kalıntıların arasında dolaşırken işaretli yolların dışına çıkmayın, duvarlara tırmanmayın; ziyaret koşullarını ve saatleri gitmeden belediyenin sitesinden kontrol edin.
İstanbul çiğdemi
Aydos'un en küçük ama en özel sakini bir çiçek. Crocus olivieri subsp. istanbulensis, Türkçe adıyla İstanbul çiğdemi, İstanbul Üniversitesi'nin aktardığına göre dünyada yalnızca Sultanbeyli'deki Aydos Tepesi'nde yetişiyor. Sarı çiçekleri şubat ile nisan arasında açıyor, en yoğun görüldüğü ay mart. Bitki 1981'de Türk botanikçi Turhan Baytop tarafından bulundu ve 1982'de botanikçi Mathew tarafından bilim dünyasına tanıtıldı. İstanbul Üniversitesi'nin aktardığına göre çiçek 150 ile 170 metre yükseklikteki kurak çalılıklarda ve orman açıklıklarında, yani zirvede değil alçak yamaçlarda yetişiyor. Çok küçük bir alana sıkıştığı için İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ile Sultanbeyli Belediyesi tohumdan üretip doğaya geri kazandırma projesi yürüttü.
Sultanbeyli Belediyesi çiçeği 2009'da logosuna taşıdı ve adına bir şiir festivali düzenlemeye başladı. Baharda Aydos'a çıkarsanız çiğdemi arayın ama koparmayın, soğanını sökmeyin, üzerine basmamak için patikadan ayrılmayın. Fotoğraf çekmek için yere eğilmek yeter.
Ormanda yürümek
Aydos Ormanı'nın kuzeybatı eteğinde, Sancaktepe sınırında bir gölet var; haritalarda Aydos Göleti adıyla işaretli. Göletin çevresi, ormana kısa bir yürüyüşle girmek için iyi bir başlangıç noktası. Samandıra'da gezmeye vakit kalırsa, Sancaktepe Belediyesi'nin aktardığına göre Bizans imparatorları Tiberios Konstantinos ve Mavrikios dönemlerinde, 578-602 yılları arasında yapılmış Damatris Yazlık Sarayı'nın kalıntıları da bu semtte; alan arkeolojik sit ilan edilmiş durumda. Sultanbeyli Belediyesi de kendi tarafında Aydos Korusu adıyla bir sosyal yaşam alanı düzenlediğini belirtiyor.
Tek günde hem kaleyi hem ormanı görmek istiyorsanız sabahı kaleye ayırın, ardından ormana geçin. Kale ile zirve arasında kuş uçuşu iki kilometre kadar mesafe var, gölet ise kalenin kuzeybatısında iki buçuk kilometre kadar uzakta; ancak orman yolları dolambaçlı ve yokuşlu, yürüyüş süresini buna göre hesaplayın. Zirve çevresinde kapalı ya da uyarı levhalı alanlar görürseniz içeri girmeyin.
Yürüyüş önerisi
Sabah Sultanbeyli'de kaleyle başlayın; kalıntıları gezdikten sonra belediyenin tanıtım ve sergi salonuna uğrayıp kalenin hikayesini tamamlayın. Öğleden sonra Samandıra tarafına geçin; M5'in Veysel Karani istasyonu çevresinden ormanın Akpınar girişine ve Aydos Göleti'ne yönelin. Göletin çevresinde kısa bir tur atıp orman yollarında bir saat kadar yürüyün. Zirveyi hedefliyorsanız bunu ayrı bir güne, daha uzun ve yokuşlu bir yürüyüş olarak planlayın; harita uygulamanızda rotayı önceden çizin ve yanınıza bir arkadaş alın.
Mevsim ve saat
İstanbul çiğdemi için şubat sonundan nisan başına kadar olan dönem en iyisi. İlkbahar ve sonbahar yürüyüş için en rahat mevsimler; yazın gölgeli orman yollarını seçin ve öğle sıcağında yürümeyin. Kışın ilk kar sık sık Aydos'a düşer; karlı günlerde yollar kayganlaşır, ayakkabınızı buna göre seçin. Gün batımına yakın saatlerde ormanda kalmayın, patikalarda hava çabuk kararır.
Pratik notlar
- Ormanda ateş yakmayın, sigara içmeyin; mangal için yalnızca izin verilen düzenlenmiş alanları kullanın.
- Su, atıştırmalık ve rüzgarlık alın; tepe kıyıdan daha serin ve rüzgarlıdır.
- Kapalı, kaymayan ayakkabı giyin.
- Çöpünüzü geri götürün.
- Kalenin ve sergi salonunun güncel ziyaret koşullarını Sultanbeyli Belediyesi'nden öğrenin.
Kaynaklar
- Sultanbeyli Belediyesi, İlçe Tarihi, https://www.sultanbeyli.bel.tr/ilce-tarihi/
- Sultanbeyli Belediyesi, Aydos Kalesi Tanıtım ve Sergi Salonu, https://www.sultanbeyli.bel.tr/proje/aydos-kalesi-tanitim-ve-sergi-salonu/
- Sultanbeyli Belediyesi, Aydos Korusu, https://www.sultanbeyli.bel.tr/proje/aydos-korusu/
- Sancaktepe Belediyesi, Sancaktepe Tarihi, https://www.sancaktepe.bel.tr/sancaktepe/sancaktepe-tarihi/
- İstanbul Üniversitesi Ajans Üniversite, İstanbul'un Çiğdemi Açtı (arşiv kopyası), https://web.archive.org/web/20190327010912/https://ajansuniversite.istanbul.edu.tr/istanbulun-cigdemi-acti/
- OpenStreetMap, Aydos Dağı zirve noktası, https://www.openstreetmap.org/node/2622398377
- OpenStreetMap, Aydos Göleti, https://www.openstreetmap.org/relation/20326341
- Vikipedi, Aydos Tepesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Aydos_Tepesi
- Vikipedi, Aydos Kalesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Aydos_Kalesi
- Vikipedi, Aydos Ormanı, https://tr.wikipedia.org/wiki/Aydos_Orman%C4%B1
- Vikipedi, M5 İstanbul Metrosu, https://tr.wikipedia.org/wiki/M5_(%C4%B0stanbul_Metrosu)
- Vikipedi, İstanbul, https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul
- Wikipedia, Kartal, https://en.wikipedia.org/wiki/Kartal
