
Sevgi Soysal Yaşamakta Israr Ediyor
Sevgi Soysal Yaşamakta Israr Ediyor
Kırkıncı yaşına ülkesinden uzakta, Londra'da giren bir kadın. İki göz odalı, geçici kiralanmış bir evde, o sabah da günün ilk ışıklarıyla açıyor gözlerini.
Kendi kadar inatçı kanseri onu rahat uyutmadığından mı? Ölüme inat, içinde bir türlü gem vuramadığı o yaşam hızı onu ele geçirdiğinden mi? Yoksa yazdığı karakterler, uyku ile uyanıklık arasında ona musallat olduğu için mi?
Eğer bu kadın Sevgi Soysal'sa, bu soruların tek bir cevabı yoktur çünkü ihtimaller pek çoktur.
Çoğalmayı seven ve bundan asla korkmayan Sevgi Soysal, kendisine gelen gizemli paketin içinden çıkan kitaplarının sayfaları arasında, hem kendi geçmişine hem de memleketin tarihine doğru bir yolculuğa çıkar.
Cumhuriyet'in 25. yılından 50. yılına uzanan bu yolculukta; arkadaşlığı, yoldaşlığı, aşkı, ısrarı, inadı, isyanı, yokluğu, bolluğu, zulmü, sevinci, kahkahayı ve alayı hatırlarken, hep ölümün kıyısında dolanacak ama yürümekten asla vazgeçmeyecektir.
Bir kadının nasıl büyüdüğünü ve bir ülkenin nasıl dönüştüğünü hatırlarken, yolu hep gerçeklerden geçecektir.






